Back to Languages

Turkish - Chapter 17 - Al-Isra

Translation by Celal Y Ld R M — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Isra 17:1

Kulu (Muhammedi) gecenin bir bolumunde —kendisine bir kısım ayetlerimizi (kudretimizi yansıtan belgelerimizi) gostermek icin— Mescid-i Haram´dan, cevresini mubarek kıldıgımız Mescid-i Aksa´ya goturen Allah (butun noksanlıklardan) yucedir, munezzehtir, isiten ve goren O´dur

Verse 2 — Surah Al-Isra 17:2

Musa´ya da kitap verdik ve benden baskasını vekil edinmeyin diye onu Israil ogulları icin dogru yolu gosteren bir rehber kıldık

Verse 3 — Surah Al-Isra 17:3

Ey Nuh ile beraber (gemiye) yukledigimiz kimselerin soyundan olanlar! (Nuh´un sabrını tasıyın); suphesiz ki, Nuh cok sukreden bir kul idi

Verse 4 — Surah Al-Isra 17:4

Israil ogullan´na kitapta sunu hukmettik: Sanıma and olsun ki, yeryuzunde iki defa fesad cıkaracaksınız ve elbette gururlanıp buyuk bir serkeslik gostereceksiniz

Verse 5 — Surah Al-Isra 17:5

Onlardan birincisinin va´desi ( = mukadder vakti) gelince uzerinize cok guclu (savascı) kullarımızı gonderdik, yurtları(nızın) arasına kadar sokulup (her tarafı didik didik edip) arastırdılar. Bu, yerine getirilmis bir va´d idi ki (gerceklesti)

Verse 6 — Surah Al-Isra 17:6

Sonra onlara karsı size tekrar ustunluk verdik; size mallarla, ogullarla yardımda bulunduk ve toplulugunuzu cogalttık

Verse 7 — Surah Al-Isra 17:7

Iyilik ederseniz, kendinize iyilik yapmıs olursunuz ; kotuluk islerseniz, onu da kendi aleyhinize (islemis olursunuz). Diger ikinci fesadın vakti gelince, yuzlerinizi karartıp kotulestirenleri, ilk defa girdikleri gibi Mescid´e girmeleri; alt-ust ettiklerini busbutun mahvu perisan etmeleri icin (ustunuze yeni guclu dusmanları gonderecegiz)

Verse 8 — Surah Al-Isra 17:8

Ola ki Rabbiniz size merhamet eder. Eger donerseniz, biz de doneriz. Cehennemi de kafirlere zindan kıldık

Verse 9 — Surah Al-Isra 17:9

Suphesiz ki bu Kur´an, en dogruya, en saglama iletir. Guzel-yararlı amellerde bulunan mu´minlere buyuk bir mukafatı mujdeler

Verse 10 — Surah Al-Isra 17:10

Ahiret´e inanmayanlara elem verici bir azabı hazırladıgımızı bildirir

Verse 11 — Surah Al-Isra 17:11

Insan hayra dua eder gibi kotuluk icin dua eder; zaten insan cok acelecidir

Verse 12 — Surah Al-Isra 17:12

Gece ve gunduzu (varlıgımıza, kudretimize) birer delil ve belge kıldık; gece belgesini silip gunduz belgesini aydınlık yaptık; ta ki Rabbinizin genis lutfu ve keremini isteyesiniz ve yılların sayısını ve hesabı bilesiniz; (boylece) her seyi yeterince acıklayıp bildirdik

Verse 13 — Surah Al-Isra 17:13

Her insanın (Dunya´da isledigi) amelini boynuna dolarız; Kıyamet gunu de acık vaziyette bulacagı bir kitabı onune cıkaracagız

Verse 14 — Surah Al-Isra 17:14

Oku kitabını! Bugun hesap gorucu olarak sen kendine yetersin

Verse 15 — Surah Al-Isra 17:15

Kim dogru yolu bulup secerse, onu ancak kendi lehine bulup secer. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapmıs olur. Hicbir gunahkar diger bir gunahkarın gunahını yuklenmez. Ve biz bir peygamber gondermedikce azab ediciler de degiliz

Verse 16 — Surah Al-Isra 17:16

Bir memleketi yıkıp yok etmek istedigimiz zaman oranın luks ve konfor icinde yasayan sımarık varlıklılarına, (peygamber ve kitaba uyarak dogru yolu secmelerini) emrederiz ; buna ragmen onlar itaatsizlik edip yanlıs yolda yurumeye devam ederler; o takdirde o memleket uzerine (azab ile ilgili) hukum hakk olur ve artık orayı yıkıp yerle bir ederiz

Verse 17 — Surah Al-Isra 17:17

Nuh´dan sonra nice kusakları yok ettik. Kullarının gunahlarından haberli ve goren olarak Rabbin yeter

Verse 18 — Surah Al-Isra 17:18

Kim acele (ve pesin bir dunya hayatı) istiyorsa, biz Dunya´da diledigimizi istedigimize acele olarak veririz. Sonra da Cehennem´i ona ayırırız ; yerilmis ve kovulmus olarak oraya varıp girer

Verse 19 — Surah Al-Isra 17:19

Kim de Ahiret"! ister ve mu´min olarak orası icin layık oldugu bicimde calısıp caba gosterirse, iste onların calısıp cabalaması ovulmeye ve kabul edilmeye layıktır

Verse 20 — Surah Al-Isra 17:20

Her birine: Onlara da, bunlara da Rabbinin bagıs ve ihsanından ardarda veririz. Zaten Rabbinin bagıs ve ihsanı (kimselerden) yasaklanmıs degildir

Verse 21 — Surah Al-Isra 17:21

Bak, onların kimini kiminden nasıl ustun kıldık ve sanıma and olsun ki, Ahiret, dereceler bakımından da daha buyuktur, ustunluk bakımından da daha buyuktur

Verse 22 — Surah Al-Isra 17:22

Allah ile beraber baska bir ilah edinip tapma ! Sonra yerilmis ve yalnızlıga itilip yardımsız bırakılmıs olursun

Verse 23 — Surah Al-Isra 17:23

Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni; ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmistir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaslanırsa, onlara «of!» bile deme; onları sakın azarlama, onlara hep guzel, tatlı, ic acıcı soz soyle

Verse 24 — Surah Al-Isra 17:24

Onlara cok merhametli davranıp tevazu´ kanadını indir ve de ki: Rabbim I Kucukken beni besleyip buyuttukleri gibi onlara merhamette bulun

Verse 25 — Surah Al-Isra 17:25

Rabbiniz, icinizde olanı iyi bilir ; eger iyi-yararlı kisiler olursanız, suphesiz ki O, kendisine (imanla, tevbeyle) donup yonelenler icin cok bagıslayıcıdır

Verse 26 — Surah Al-Isra 17:26

Yakınlara, yoksula, yolda kalmısa hakkını ver ve sakın sacıp savurma

Verse 27 — Surah Al-Isra 17:27

Suphe yok ki, sacıp savuranlar, seytanların kardesleridir. Seytan ise Rabbine karsı cok nankordur

Verse 28 — Surah Al-Isra 17:28

Rabbinden umdugun rahmeti arzulayarak, onlardan (sozu edilen hak sahiplerinden) yuzcevirirsen, o durumda onlara (hic degilse) tatlı yumusak bir soz soyle

Verse 29 — Surah Al-Isra 17:29

Elini boynuna baglayıp asma, onu busbutun acma, sonra kınanır, pismanlık icinde acıkta kalırsın

Verse 30 — Surah Al-Isra 17:30

Suphesiz ki Rabbin rızkı diledigine genisletir, diledigine de bir olcuye gore daraltır. Cunku O, kullarından elbette haberlidir ve onları mutlaka gorur

Verse 31 — Surah Al-Isra 17:31

Cocuklarınızı fakirlik endise ve korkusuyla oldurmeyin. Biz onları da, sizi de rızıklandırıyoruz. Suphesiz ki, onları oldurmek buyuk bir suctur

Verse 32 — Surah Al-Isra 17:32

Zinaya yaklasmayın; cunku o elbette hayasızlıktır ve kotu bir yoldur

Verse 33 — Surah Al-Isra 17:33

Allah´ın haram kıldıgı, (oldurulmesini kesinlikle yasakladıgı) kimseyi —haklı bir sebep dısında— oldurmeyin. Kim haksız yere oldururse, onun (oldurulenin) velisine bir yetki vermisizdir; artık o da oldurme hususunda asırı gitmesin ; cunku o yardıma eristirilmistir

Verse 34 — Surah Al-Isra 17:34

Yetim malına da —rusde erinceye kadar— en guzel ve uygun seklin dısında yaklasmayın. Verilen sozu, yapılan sozlesmeyi yerine getirin. Cunku verilen soz ve yapılan sozlesmede mutlaka sorumluluk vardır

Verse 35 — Surah Al-Isra 17:35

Olctugunuz zaman olcegi tam olarak yerine getirin ; dogru teraziyle tartın. Bu daha hayırlı ve sonuc yonunden de daha iyidir

Verse 36 — Surah Al-Isra 17:36

Bilmedigin bir seyin ardına dusme; cunku dogrusu kulak, goz ve kalb, bunların herbiri ondan (ardına dustugun seyden) sorumludur

Verse 37 — Surah Al-Isra 17:37

Yeryuzunde boburlenerek yurume ; cunku sen yeri delemezsin ve boyca da daglara ulasamazsın

Verse 38 — Surah Al-Isra 17:38

Daha kotusu, butun bunlar Rabbin katında sevilmeyen seylerdir

Verse 39 — Surah Al-Isra 17:39

Iste bunlar Rabbinin sana vahyettigi hikmetlerdendir. Allah ile beraber baska bir tanrı edinme, sonra kınanmıs, kogulmus olarak Cehennem´e atılırsın

Verse 40 — Surah Al-Isra 17:40

Rabbiniz sizi ogullarla seckinlestirdi de kendisi meleklerden disiler (kızlar) mı edindi ?! Dogrusu siz cok buyuk (cok agır) bir soz soyluyorsunuz

Verse 41 — Surah Al-Isra 17:41

Sanıma and olsun ki biz, bu Kur´an´da (sozu edilen hususları), iyice dusunup ogut alsınlar diye bir bir acıklayıp tekrarladık. Ne yazık ki bu uyarı ve ogutler onların sadece nefretini artırmaktadır

Verse 42 — Surah Al-Isra 17:42

De ki: Eger O´nunla beraber —dedikleri gibi— baska ilahlar olsaydı, elbette onlar Ars´ın sahibine bir yol ararlardı

Verse 43 — Surah Al-Isra 17:43

Munezzeh ve cok yuce olan Allah onların dediklerinden hem cok yuce, hem cok buyuktur

Verse 44 — Surah Al-Isra 17:44

Yedi gokler, yer ve bunlarda bulunanlar O´nu tesbih ve tenzih ederler. Zaten hicbir sey yoktur ki, O´nu hamd ile tesbih etmesin ; ne var ki, siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Suphesiz ki O, Halim´dir (sefkatlidir, merhametlidir, sabırlıdır, lutf ile muamele edicidir) ve cok bagıslayandır

Verse 45 — Surah Al-Isra 17:45

Kur´an´ı okudugun zaman, seninle Ahiret´e inanmayanlar arasına gorunmez bir perde yerlestiririz

Verse 46 — Surah Al-Isra 17:46

Kalbleri uzerine O´nu anlamalarına engel kılıflar geciririz (perdeler orteriz); kulaklarına da bir agırlık koyarız. Kur´an´da Rabbini, «Bir» olarak andıgın zaman nefretle arkalarını donup giderler

Verse 47 — Surah Al-Isra 17:47

Seni dinledikleri zaman neye nasıl kulak verdiklerini ve o gizli toplanıp fısıldasarak zalimlerin ; «siz ancak buyulenmis bir adama uyuyorsunuz» dediklerini cok iyi biliyoruz

Verse 48 — Surah Al-Isra 17:48

Dikkat et, sana nasıl da misaller veriyorlar da bu yuzden sapıttılar ; artık bir yol da bulamıyacaklar

Verse 49 — Surah Al-Isra 17:49

Biz kemik (yıgını) ve ufalanmıs toz haline geldigimiz zaman, biz mi yepyeni bir yaratık olarak diriltilip kaldırılacagız? derler

Verse 50 — Surah Al-Isra 17:50

De ki: Ister tas olun, ister demir; isterse gonlunuzde buyuyen baska bir yaratık olun, (elbette diriltilip kaldırılacaksınız). «Bizi kim diriltebilecek ?» diyecekler. De ki: Sizi ilk defa yoktan var edip yaratan... Sana baslarını sallayacaklar ve «ne vakit bu ?» diyecekler. De ki: Yakında oluvermesi umulur

Verse 51 — Surah Al-Isra 17:51

De ki: Ister tas olun, ister demir; isterse gonlunuzde buyuyen baska bir yaratık olun, (elbette diriltilip kaldırılacaksınız). «Bizi kim diriltebilecek ?» diyecekler. De ki: Sizi ilk defa yoktan var edip yaratan... Sana baslarını sallayacaklar ve «ne vakit bu ?» diyecekler. De ki: Yakında oluvermesi umulur

Verse 52 — Surah Al-Isra 17:52

O (yuce kudret sahibi) sizi cagıracagı gun ovguyle kosacaksınız ve (kabillerinizde ya da Dunya´da) pek az bir sure kaldıgınızı sanacaksınız

Verse 53 — Surah Al-Isra 17:53

Kullanma de ki: Sozun en^ guzelini soylesinler. Cunku seytan aralarını bozmaya calısır. Supheniz olmasın ki, seytan, insanın acık bir dusmanı olarak bulunuyordur

Verse 54 — Surah Al-Isra 17:54

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azab eder. Biz seni onlara vekil olarak gondermedik

Verse 55 — Surah Al-Isra 17:55

Ve Rabbin goktekileri ve yerde olan kimseleri daha iyi bilir. And olsun ki, peygamberlerin bir kısmını brr kısmından ustun kıldık; Davud´a da Zebur´u verdik

Verse 56 — Surah Al-Isra 17:56

De ki: Allah´tan baska ilah diye iddia ettiklerinizi cagırın ; (goreceksiniz ki) ne sizden sıkıntıyı giderebilirler, ne de onu degistirebilirler

Verse 57 — Surah Al-Isra 17:57

Iste onların yalvarıp durduklarından Rablerine hangisi daha yakınsa, onunla (yaklasmak icin) vesile ararlar; onun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Cunku Rabbinin azabı korkulup sakınılmaya elverir

Verse 58 — Surah Al-Isra 17:58

Hicbir sehir-kasaba yoktur ki, biz onu Kıyametten once yok etmiyelim veya siddetli bir azaba ugratmıyalım. Bu, o kitap (Levh-i Mahfuz) da yazılı bulunuyordur

Verse 59 — Surah Al-Isra 17:59

Bize ayetler (mu´cizeler ve acık belgeler) gondermekten alıkoyan, ancak oncekilerin o ayetleri ya lanlamasıdır. (Mesela) Semud kavmine deveyi gozle gorulur bicimde verdik, ona zulmettiler. Halbuki biz o ayetleri ancak korkutmak icin gondeririz

Verse 60 — Surah Al-Isra 17:60

Hani biz sana, Rabbin gercekten butun insanları (ilmiyle, kudretiyle, saltanotiyle, tedbir ve tasarrufuyla) kusatmıstır, demistik. Sana gosterdigimiz goruntuyu (ya da ruyayı) ve Kur´an´da lanetlenmis agacı sadece insanlara bir fitne (imtihan) kıldık ve onları (boylece) korkuturuz; bu da onlarda buyuk bir taskınlık ve azgınlıktan baska bir sey artırmaz

Verse 61 — Surah Al-Isra 17:61

Hani bir vakitler meleklere, «Adem´e secde edin I» diye emretmistik ; onlar da hemen secde etmislerdi. Ancak Iblis secde etmedi ve, «camurdan yarattıgın kimseye secde mi ederim !» dedi

Verse 62 — Surah Al-Isra 17:62

«Baksana benden ustun ve serefli kıldıgın bu da kim ? Eger beni Kıyamet gunune kadar geciktirirsen, and olsun ki pek azı dısında onun soyunu emir ve kumandam altına alacagım» diye ilave etti

Verse 63 — Surah Al-Isra 17:63

Allah ona: «Yıkıl da git, artık onlardan kim sana uyarsa. Cehennem hepinizin cezasıdır, hem de eksiksiz bir ceza...» buyurdu

Verse 64 — Surah Al-Isra 17:64

«Hem onlardan gucun yettigince sesinle yerinden oynat, suvarinle piyadenle uzerlerine yuru ; mallarına ve cocuklarına ortak ol, onlara va´dlerde bulun, —ama Seytan onlara aldatmadan baska bir sey va´detmez—»

Verse 65 — Surah Al-Isra 17:65

«Suphesiz ki benim (gercek mu´min) kullarım uzerinde senin hicbir sultan olamaz. Vekil olarak Rabbin yeter

Verse 66 — Surah Al-Isra 17:66

Rabbiniz (o sınırsız kudret sahibidir ki) O´nun genis nimet ve ihsanından (geciminizi) arayasınız diye denizde sizin icin gemiyi yuzdurur. Dogrusu Rabbiniz sizin hakkınızda cok merhametlidir

Verse 67 — Surah Al-Isra 17:67

Denizde size bir sıkıntı dokundugu zaman O´ndan baska taptıklarınız ortadan yok olur, derken O, sizi kurtarıp karaya ulastırınca yuzcevirirsiniz. Insan cok nankor bulunuyordun

Verse 68 — Surah Al-Isra 17:68

Ya sizi kara tarafında yere batırmasından ya da uzerinize taslı-topraklı bir kasırga gondermesinden guvende misiniz ? Sonra da kendinize (kurtarıp koruyucu) bir vekil de bulamazsınız

Verse 69 — Surah Al-Isra 17:69

Yoksa sizi tekrar denize cevirip uzerinize her seyi alt-ust eden bir fırtına gonderip inkar ve nankorlugunuzden dolayı sizi bogmasından guvende misiniz ? Sonra da bize karsı, sizin icin, onun ocunu alacak bir yardımcı da bulamazsınız

Verse 70 — Surah Al-Isra 17:70

And olsun ki, biz Adem ogullarını aziz, saygıdeger kıldık; karada ve denizde onları tasıyacak araclar (imal etme yetenegini) verdik; onları yararlı, temiz ve iyi nimetlerle rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın cogundan ustun kıldık da kıldık

Verse 71 — Surah Al-Isra 17:71

Bir gun butun insanları onder ve liderleriyle birlikte cagıracagız. Artık kimin (amel) kitabı sag eline verilirse, iste onlar kitaplarını (rahatlıkla, guven duyarak) okuyacaklar ve bir hurma fitili kadar haksızlıga ugramıyacaklar

Verse 72 — Surah Al-Isra 17:72

Kim bu Dunya´da korse, Ahiret´te de o kordur ve yol cihetiyle daha da saskındır

Verse 73 — Surah Al-Isra 17:73

Neredeyse onlar sana vahyettigimizden baskasını bize karsı uydurman icin seni bile fitneye dusurecek ve o takdirde seni samimi bir dost edineceklerdi

Verse 74 — Surah Al-Isra 17:74

Eger sana sebat vermemis olsaydık, az da olsa, onlara neredeyse meyledecektin

Verse 75 — Surah Al-Isra 17:75

Ve o takdirde sana hayatın da, olumun de (acısını) kat kat tattırırdık, sonra da kendine, bize karsı bir yardımcı da bulamazdın

Verse 76 — Surah Al-Isra 17:76

Yakında seni bu yerden cıkartmak icin seni rahatsız edip dururlar. O takdirde kendileri de senin ardından pek az bir sure kalıp (sonra da) yok olup giderler

Verse 77 — Surah Al-Isra 17:77

Bu senden once gonderdigimiz peygamberler hakkında (cari) bir sunnettir ve sen sunnetimizde bir degisiklik bulamazsın

Verse 78 — Surah Al-Isra 17:78

Gunes´in (zeval vaktinde) kaymasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl; bir de Kur´an´ın (feyiz ve bereketiyie icice olan) sabah namazını kıl; suphesiz ki sabah namazına (melekler) sahid olur

Verse 79 — Surah Al-Isra 17:79

Gecenin bir bolumunde uykudan kalk da sana has, fazladan bir namazı, onunla (Kur´an ile) kıl. Umulur ki Rabbin seni MAKAM-I MAH-MUD´a (=Ovulmege layık makama, Sefaat makamına) eristirir

Verse 80 — Surah Al-Isra 17:80

De ki: Rabbim ! Beni girecegim yere sıdk ile sok, cıkaracagın yerden sıdk ile cıkar ve kendi katından bana yardımcı bir kuvvet ver

Verse 81 — Surah Al-Isra 17:81

De ki: Hakk geldi, batıl yok oldu ; cunku gercekten batıl yok olmaya mahkumdur

Verse 82 — Surah Al-Isra 17:82

Kur´an´dan mu´minlere sifa ve rahmet olan (parcalar, bolumler) indiririz. Zalimlerin ise ancak ziyanını artırır

Verse 83 — Surah Al-Isra 17:83

Insana nimet verdigimiz zaman yuzcevirir de yancizer. Kendisine kotuluk dokundugu zaman umitsizlige kapılır

Verse 84 — Surah Al-Isra 17:84

De ki: Herkes mizacına ve inancına gore amel eder. O halde kimin daha dogru yolda bulundugunu Rabbiniz daha iyi bilir

Verse 85 — Surah Al-Isra 17:85

Sana ruhtan soruyorlar, de ki: Ruh Rabbimin emrindendir. Size ilimden az bir sey verilmistir

Verse 86 — Surah Al-Isra 17:86

And olsun ki, dilersek sana vahyettigimizi giderip gotururuz (hafızandaki her seyi sileriz). Sonra bize karsı kendinden yana bir vekil de bulamazsın

Verse 87 — Surah Al-Isra 17:87

Ancak Rabbinden bir rahmet (onu gidermistir. Suphesiz ki O´nun sana iyilik ve ikramı pek buyuktur)

Verse 88 — Surah Al-Isra 17:88

De ki: Eger insanlarla cinler, birbirlerine yardımcı ve destek de olsalar, bu Kur´an´ın bir benzerini getirmek icin biraraya gelseler, yine de onun bir benzerini (yazıp) getiremezler

Verse 89 — Surah Al-Isra 17:89

And olsun ki biz, bu Kur´an´da (luzumlu) her misali tekrar tekrar acıkladık; yine de insanların cogu inkar ve nankorlukte ısrar edip dururlar

Verse 90 — Surah Al-Isra 17:90

(Sapık kafirler) dediler ki: Mumkun degil sana inanmayız, ta ki bize yerden kaynak (su) cıkarasın

Verse 91 — Surah Al-Isra 17:91

Veya sana ait hurmalık ve baglar olup aralarından ırmaklar fıskırtarak akıtasın

Verse 92 — Surah Al-Isra 17:92

Veya iddia ettigin gibi gogu parca parca uzerimize dusuresin ya da Allah´ı ve meleklerini karsımıza (kanıt ve acık belge) olarak getiresin

Verse 93 — Surah Al-Isra 17:93

Veya senin altınla kaplanmıs (cinsten) bir evin olsun, ya da goge yukselesin, —ama okuyabilecegimiz bir kitabı oradan uzerimize indirmedikce senin goge yukselmene de elbette inanmıyacagız— De ki: Rabbimi tenzih ederim; ben peygamber olan bir insandan baska bir sey miyim

Verse 94 — Surah Al-Isra 17:94

Dogru yolu gosteren (Kur´an) geldiginde insanları inanmaktan alı1 koyan sey, sadece «Allah bir insanı mı peygamber olarak gondermis ?!» demeleridir

Verse 95 — Surah Al-Isra 17:95

De ki: Eger yeryuzunde eylesip gonulleri mutmain ve huzur icinde yuruyen melekler bulunsaydı, elbette uzerlerine gokten peygamber olarak melek gonderirdik

Verse 96 — Surah Al-Isra 17:96

De ki: Benimle sizin aramızda sahid olarak Allah yeter. Suphesiz ki O, kullarından haberlidir ve (onların her halini) gorendir

Verse 97 — Surah Al-Isra 17:97

Allah kimi dogru yola iletirse, o dogru yolu bulmus olur. Kimi de saptırırsa. artık Allah´tan baska onlar icin elbette dost ve yardımcı bulamazsın. Kıyamet gunu ise onları yuzukoyun korler, dilsizler, sagırlar olarak kaldırıp hesap alanına sevkedecegiz. Varıp eylesecekleri yer Cehennem´dir. Onun atesi tesirini kaybetmeye yuz tutunca, biz onun cılgınca (yukselen) alevlerini onlardan yana artırırız

Verse 98 — Surah Al-Isra 17:98

Bu, onların ayetlerimizi inkar etmeleri ve «biz kemikler ve ufalıp toz-toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratık olarak dirilip kaldırılacagız ?» demelerine karsılık cezalarıdır

Verse 99 — Surah Al-Isra 17:99

Onlar, gokleri ve yeri yaratan Allah´ın kendileri gibilerini yaratmaya kudretli bulundugunu gormezler mi ? Allah onlar icin belirli bir sure koymustur ki, bunda hic suphe yoktur. Buna ragmen, zalimler kufur! ve nankorlukte direnip dururlar

Verse 100 — Surah Al-Isra 17:100

De ki: Eger sizler Rabbimin^ rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o takdirde harcamakla tukenir korkusuyla (cimrilik edip) elinizde tutardınız. Zaten insan (tabiatı geregi) cok cimridir

Verse 101 — Surah Al-Isra 17:101

And olsun ki, Musa´ya, Israil ogulları´na geldigi zaman dokuz ayet (mu´cize, acık belge) verdik. Sen onu Israil ogulları´na bir sor. Fir´avn ona : Ey Musa! Dogrusu seni buyulenmis sanıyorum, demisti

Verse 102 — Surah Al-Isra 17:102

Musa da ona: «Yemin ederim ki bunları ancak goklerin ve yerin Rabbinin acıkca gorulecek belgeler halinde indirdigini sen de cok iyi bilirsin ve elbette ben de seni yok edilmis sanıyorum» demisti

Verse 103 — Surah Al-Isra 17:103

Bunun uzerine Fir´avn onları yerlerinden oynatıp cıkarmak istedi, derken onu da, beraberindekilerin hepsini de (denizde) bogduk

Verse 104 — Surah Al-Isra 17:104

Bu olaydan sonra israil ogulları´na, «siz artık bu (soz verilen) toprakta oturun. Ahiret va´di (gunu) gelince sizi (onlarla) derleyip biraraya getiririz» dedik

Verse 105 — Surah Al-Isra 17:105

Kur´an´ı da hak ile indirdik ve hak ile indi. Seni de ancak (rahmetimizin) mu|decisi, (azabımızın) uyarıcısı olarak gonderdik

Verse 106 — Surah Al-Isra 17:106

Insanlara, agır agır, aralıklı, nefes ala ala okuyasın diye Kur´an´ı parca parca sunduk, gerektikce (ihtiyaca gore) indirdik

Verse 107 — Surah Al-Isra 17:107

De ki: O´na ister inanın, Ister inanmayın, ondan once kendilerine ilim verilenlere karsı Kur´an okununca ceneleri uzerine secdeye kapanırlar

Verse 108 — Surah Al-Isra 17:108

«Rabbımızı tenzih ederiz; Rabbınızın va´di mutlaka yerine gelmis bulunuyor» derler

Verse 109 — Surah Al-Isra 17:109

Yine ceneleri uzerine yere kapanıp aglarlar ve bu onların saygı dolu korkusunu artırır

Verse 110 — Surah Al-Isra 17:110

De ki: Ister «Allah» deyin, ister «Rahman» deyin, hangisini derseniz deyin, en guzel isimler O´nundur. Namazında sesini pek yukseltme, onu pek kısma, bu ikisi arasında bir yol (bir ses tonu) tut

Verse 111 — Surah Al-Isra 17:111

De ki: Hamd O Allah´a ki cocuk edinmemistir; mulkunde de hicbir ortagı yoktur; kendini horluk ve acizlikten (kurtarmak hususunda) yardımcıya ve dosta ihtiyacı da olmadı. O´nun buyuklugunu an da an