Feyiz ve bereket, azamet ve kudret sahibi ne yucedir ki (hakkı batıldan, dogruyu egriden, helali haramdan ayıran) Furkan´ı, milletleri (tuttukları yolun tehlikesine karsı) uyarıcı olsun diye kulu (Muhammed´e) indirmistir. O yuce kudret ki, goklerin ve yerin mulku O´nundur. O, cocuk edinmemistir; mulkunde hicbir ortagı yoktur; her seyi yaratıp duzene koymus, belli olculere gore takdir etmistir
Feyiz ve bereket, azamet ve kudret sahibi ne yucedir ki (hakkı batıldan, dogruyu egriden, helali haramdan ayıran) Furkan´ı, milletleri (tuttukları yolun tehlikesine karsı) uyarıcı olsun diye kulu (Muhammed´e) indirmistir. O yuce kudret ki, goklerin ve yerin mulku O´nundur. O, cocuk edinmemistir; mulkunde hicbir ortagı yoktur; her seyi yaratıp duzene koymus, belli olculere gore takdir etmistir
(Oyle iken inkarcı sapıklar) O´nu bırakıp baska tanrılar edindiler ki, bunlar bir sey yaratamazlar, kendileri yaratılmıslardır; kendi kendilerine ne bir zarar, ne de bir yarara sahiptirler ; ne olume, ne dirime, ne de oldukten sonra yeniden dirilmeye guc getirebilirler
Kufre sapanlar, «bu Kur´an, Muhammed´in uydurdugu yalandan baskası degildir; bunu (duzmede) baska bir topluluk ona yardım etmistir» dediler. Onlar cidden haksızlık ve yalanla geldiler
Hem dediler ki: «Bu peygambere ne oluyor ki yemek yiyor, carsı-pazarlarda dolasıyor ?! Ona bir melek indirilseydi de kendisiyle beraber uyarıcı olsaydı ya..»
«Veya Ona bir hazine sunulsa, ya da kendisine ait bir Cennet olsa da ondan yese ya..» Bu zalimler, (Muhammed´e inananlara): «Siz olsa olsa, buyulenmis bir adama uyuyorsunuz !» dediler
Feyiz, bereket ve rahmet kaynagı O Yuce Kudret, dilerse sana bundan daha iyi olan, altlarından ırmaklar akan Cennetleri verir ve sana koskler meydana getirir
De ki: «Bu mu hayırlıdır, yoksa muttakilere (Allah´tan korkup kufurden, azgınlıktan, haramdan sakınanlara) va´dedilen sonsuz Cennet mi daha hayırlıdır ? Onlar icin bir mukafat, sonunda varacakları (mutlu) bir yer bulunuyordun
Onları ve Allah´ı bırakıp taptıkları seyleri kaldırıp (hesap alanına) toplayacagı gun (Allah) onlara : Siz mi su kullarımı saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan saptılar? der
Onlar (tapılan seyler), «seni tenzih ederiz, bize senden baska dostlar ve sahip edinmeler yakısmaz ; ne var ki ,sen onları ve babalarını nimetlerle zevke daldırdın, o kadar ki seni anmayı unuttular ve yok olmaya ugratılan bir millet oldular» derler
Gercekten, taptıklarınız, soyledikleriniz seyler hakkında sizi yalanladılar. Artık bu durumda ne (azabı) savmaya, ne de bir yardım (gormeye) gucunuz yeter. Sizden kim haksızlık ederse, ona da buyuk bir azab tattırırız
Senden once gonderdigimiz peygamberler de suphesiz ki yemek yerler, carsı-pazarlarda gezip dolasırlardı. Bir kısmınızı bir kısmınıza deneme ve sınav vesilesi kıldık. Sabreder misiniz ? Rabbın ise yeterince bilip gorendir
Bize kavusacaklarını umit etmeyenler: «Uzerimize melekler indirilseydi ya, ya da Rabbimizi gormeli degil miydik» derler. And olsun ki onlar kendi kendilerine buyukluk tasladılar da azgınlık ve taskınlıkta hayli ileri gittiler
Inkara saplanıp kalanlar dediler ki: «Kur´an O´na (Muhammed´e) bir defada butunuyle indirilseydi ya..» Biz onunla senin kalbini iyice yatıstırıp pekistirmek ve tane tane okuman icin boylece (parca parca ve uzun surede) indirdik
Onlara, ayetlerimizi yalanlayan millete gidin, dedik. (O millet buna ragmen yalanlama ve inkardan vazgecmeyince) cok gecmeden onları fena halde yok ettik
Nuh kavmine de (uyarıcı peygamber) gonderdik; peygamberleri yalanlayınca onları (suda) bogduk ve kendilerini (geride kalan) insanlara bir ogut ve ibret kıldık. Zalimlere de elem verici bir azab hazırladık
Ad´ı da, Semud´u da, Ress (Yemame yoresindeki kasaba veya tasla orulmus kuyu) halkını da ve bunlar arasında (gelip gecen) bircok nesilleri de (yine aynı sebeplerle) yok ettik
And olsun ki onlar (inkarcı sapıklar) afet yagmuruna tutulup (yok edilen) kasabaya varmıslardı, onu gormediler mi ? Hayır, yeniden dirilip kalkmayı ummazlar
Tanrı edindigimiz (putlara tapmakta) sabretmemis olsaydık, neredeyse bizi saptıracaktı! derler. Ileride bunlar azabı gorunce kimin yol edinme bakımından daha sapık oldugunu bileceklerdir
Yoksa sen onların cogunun isittigini, ya da eklettigini mi sanıyorsun ? Onlar ancak davarlar gibidirler, hayır onlar (yol) edinme bakımından daha da saskındırlar
Rabbin (kurdugu duzen, koydugu kanun uyarınca) golgeyi nasıl uzattıgını gormedin mi? Dileseydi onu yerinde sakin bırakırdı. Sonra biz gunesi ona sebep ve delil yaptık
O´dur ki ruzgarları rahmetinin onunde mujdeci gonderdi ve olu bir ulkeyi diriltmemiz ve yarattıgımız davarları ve bircok insanları sulamamız icin gokten tertemiz su indirdi
O´dur ki ruzgarları rahmetinin onunde mujdeci gonderdi ve olu bir ulkeyi diriltmemiz ve yarattıgımız davarları ve bircok insanları sulamamız icin gokten tertemiz su indirdi
And olsun ki, bu (tabiat olayını) ogut alsınlar diye insanlar arasında cevirip dururuz. Bununla beraber insanların cogu inad edip dayattılar da nankorlukten vazgecmediler
O ki, iki denizi salıverip yaklastırdı ; sunun suyu tatlı icimi kolay, bunun suyu tuzlu acı; aralarında da (birbirlerine karısmalarını onlemek icin) bir engel, asılması zor bir sınır koydu
O Allah ki, gokleri, yeri ve ikisi arasındaki seyleri altı gun (devir)de yaratmıs; sonra da Ars uzerine saltanat ve kudretini kurmustur. O Rahman´dır. Artık sen O´nu (O´ndan) haberli olandan sor
Onlar ki Allah´la beraber baska bir tanrıya tapmazlar, haklı bir sebep dısında Allah´ın haram kıldıgı canı oldurmezler; zina etmezler.. Kim bunları islerse cezaya carpılır
Ancak tevbe edenler, dosdog ru iman edip iyi-yararlı amelde bulunanlar mustesna. Iste Allah bunların kotuluklerini iyiliklere cevirir. Allah cok bagıslayan, cok merhamet edendir
Onlar ki, ey Rabbimiz ! derler, bize eslerimizden ve cocuklarımızdan gozlerin aydınlıgı (olcusunde) bagısla ve bizi (Allah´tan) korkup (fenalıklardan) sakınanlara onder ve lider eyle
Iste bunlar sabrettiklerine karsılık Cennet´in gonul acıcı yuksek cardagıyla mukafatlandırılmaya layık gorulurler ve orada saygı ve selam ile karsılanırlar
De ki: Eger duanız (ve iba detiniz) olmasa, Rabbim size ne diye deger versin. Siz (ey inkarcı sapıklar !) cidden (Hakk´ı) yalanladınız. Bunun cezası luzumlu olup (sizi bırakmıyacaktır)