Ey iman edenler! Akidleri yerine getirin. Ihramlı iken —avlanmayı helal saymaksızın— size davarların (eti) helal kılınmıstır. Ancak (asagıda) size okunacak olanlar mustesna. Suphesiz ki Allah diledigini hukmeder
Ey iman edenler! Allah´ın (ibadet icin koydugu) belirtileri, haram ayını, (hediye olarak Kabe´ye gonderilen) kurbanlıgı, kurbanlık hayvana takılan gerdanlıkları; Rablerinin hosnutlugunu, O´nun fazl-u keremini (kendi bilgileri olcusunde de olsa) dileyerek Beytu´l-Haram´a yonelip gelenlerin mal ve canını) helal sayıp saygısızlık etmeyin, ihramdan cıktıgınızda (isterseniz) avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram´a girmekten alıkoydular diye bir topluluga beslediginiz kin ve ofke sizi tecavuze sevk etmesin; iyilik ve takva (Allah´tan saygı ile korkup kotuluklerden sakınmak) hususunda yardımlasın ; gunah ve (haklara) tecavuz uzerinde yardımlasmayın. Allah´tan korkup (kotuluklerden, her turlu haksız tecavuzden) sakının. Suphesiz ki Allah´ın cezası cok siddetlidir
Olu (hayvan), kan, domuz eti, Allah´tan baskası adına bogazladıgınız —yetiserek sartına uygun kesilen mustesna— bogulmus, (bir cisimle) vurularak oldurulmus, yuksekce bir yerden yuvarlanıp olmus, susulerek olmus, canavar tarafından parcalanarak olmus hayvan; dikili taslar (putlar) uzerine kesilen ve bir de fal okları, kumar zarlarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıstır. Butun bunlar (Allah ve din) yolundan cıkıstır. Bugun kafirler sizin dininizden (onun nurunu sondurmekten) umidlerini kesmislerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugun size dininizi kemale erdirdim, nimetimi uzerinize tamamladım. Sizin icin din olarak Islam´ı begendim. Kim aclıktan bunalıp caresiz hale^ gelir, —gunaha istek gosterip egilmeksizin— onlardan yemek zorunda kalırsa, suphesiz ki Allah cok bagıslayan ve cok merhamet edendir
Senden kendilerine nelerin helal kılındıgını soruyorlar; de ki . Size temiz yararlı seyler helal kılınmıstır. Egittiginiz ve Allah´ın size ogrettigini ogrettiginiz avcı hayvanların sizden yana yakaladıklarını yeyiniz ve uzerine Allah´ın ismini anınız (Besmele cekiniz). Allah´tan korkup kotuluklerden (murdar ve zararlı seylerden) sakının ; suphesiz ki Allah hesabı cabuk gorendir
Bugun size temiz-yararlı seyler helal kılındı; kendilerine kitap verilen (Yahudi ve Hıristiyan)lerin yiyecegi size helaldir; sizin de yiyeceginiz onlara helaldir. Inanan iffetli kadınlarla, sizden once kendilerine kitap verilenlerin iffetli kadınları, —iffetli oldugunuz, zina etmediginiz, gizli dost tutmadıgınız halde— (nikah akdi yaparak) mahirlerini verdiginizde (size helaldırlar). Kim (Hakk´a) imanı inkar ederse, gercekten ameli bosa gider ve Ahirette de zarara ugrayanlardandır
Ey iman edenler! Namaza kalkmayı dilediginizde yuzlerinizi, dirseklere kadar (dirsekler dahil) ellerinizi yıkayın. Baslarınıza meshedip topuklarına kadar (topuklar dahil) ayaklarınızı yıkayın. Cunub iseniz iyice yıkanıp temizlenin (boy abdesti alın). Hasta iseniz veya yolculukta bulunuyorsanız veya sizden biri tabii ihtiyacını gidermekten gelmisse veya kadınlara dokunmussanız, bu durumda su da bulamamıssanız, tertemiz bir toprakla teyemmum edin ; ondan yuzlerinize ve ellerinize surun. Allah size sıkıntı vermek istemez. ama sizi tertemiz yapmak ve sukredesiniz diye uzerinize nimetini tamamlamak ister
Allah´ın size olan nimetini ve «Isittik, itaat ettik» dediginiz zaman sizi bagladıgı misakını hatırlayın. Allah´tan korkup (ahdi ve andı bozmaktan) sakının. Suphesiz ki Allah goguslerdekini geregi gibi bilir
Ey iman edenler! Allah icin (hakkı) saglam olculerle ayakta tutun ; adaletli sahidler olun ve bir kavme (veya millet ve topluluga) olan kin (ve dusmanlıgınız) sizi sakın adaletsizlige itmesin. Adaletle hareket edin ; o, takva (Allah´tan saygı ile korkup kotuluklerden sakınma)ya daha cok yakındır. Allah´tan korkup takva uzere bulunmaya devam edin. Suphesiz ki Allah islediklerinizden haberlidir
Ey iman edenler! Allah´ın uzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir kavim ellerini size uzatmayı (sizi oldurup yok etmeyi) kasdetmisti de Allah onların ellerini sizden men´etmisti. Allah´tan korkup (kotuluklerden, haklara tecavuzden) sakının. Mu´minler ancak Allah´a guvenip dayansınlar
And olsun ki Allah Israil ogullarından kesin bir soz almıstı; onlardan oniki tane ileri gelen soz sahiplerini gorevlendirip gondermistik. Allah onlara, «eger namaz kılar, zekat verir, Peygamberlerime inanır da kendilerine yeterince yardım ederseniz ve Allah´a faizsiz guzel bir odunc verirseniz, and olsun ki kusur ve gunahlarınızı elbette bagıslarım ve altlarından ırmaklar akan Cennetlere sizi yerlestiririm» demisti. Bu kesin sozden sonra sizden kim nankorluk edip inkara saparsa, gercekten o duz ve dogru yoldan sapmıs olur
Verdikleri kesin sozu bozmaları sebebiyle onları lanetledik, kalblerini de kaskatı yaptık. Kelimeleri (asıl konuldukları) yerlerinden oynatıp degistirirler. Uyarıldıkları hususlardan nasiplerini unuttular. Iclerinden pek azı mustesna, onlardan surekli olarak hainlik gorursun. (Bununla beraber) sen onları affet ve (gecmis kusurlarından) gec.. Suphesiz ki Allah iyilikte bulunan yararlı kisileri sever
«Biz, Nasraniyiz» diyenlerden de kesin soz aldık. (Ne yazık ki) onlar da uyarıldıkları hususlardan nasiplerini unuttular. Bu yuzden aralarına Kıyamet gunune kadar dusmanlık, kin ve nefret sokup bulastırdık. Allah onlara neler islediklerini, ne sanatlar kurduklarını haber verecektir
Ey Kitap Ehli! Kitabınızdan gizlediginiz bircok seyi size acıklayan ve bircogunu da (acıklamaya gerek gormeyip) gecen Peygamberimiz size gelmistir. Suphesiz ki size Allah´tan bir nur ve cok acık bir kitap gelmistir
Allah kendi hosnutluguna uyanları onunla selamet yollarına eristirir; kendi izniyle onları karanlıklardan cıkarıp aydınlıga ulastırır ve dogru yola koyar
«Allah, Meryem oglu Mesih´in kendisidir,» diyenler, and olsun ki kafir olmuslardır. De ki: Eger Allah, Meryem oglu Mesih´i, anasını ve yeryuzundeki her seyi yok etmeyi dilese, Allah´ın (bu iradesin)den bir sey kurtarmaya (onu durdurmaya) kim sahip olabilir ? Goklerin, yerin ve aralarındaki her seyin mulku Allah´ındır. Diledigini yaratır. Allah´ın kudreti her seye yeter
Yahudi ve Hıristiyanlar, «Biz Allah´ın ogulları ve sevgilileriyiz» dediler. De ki: Oyle ise neden Allah gunahlarınız sebebiyle size azab ediyor ? Hayır, siz O´nun yarattıklarından bir besersiniz. O, diledigini bagıslar, diledigine azab eder. Goklerin, yerin ve ikisi arasındaki seylerin mulku (ve tasarrufu) Allah´ındır; donus O´nadır
Ey Kitap Ehli! Peygamberlerin ardı arkası kesildigi bir zamanda, «biz3 (saadet va´deden) bir mujdeci ve uyarıcı gelmedi» demiyesiniz diye size (en dogruyu, guzeli ve iyiyi ve her yonuyle hakkı) acıklayan Peygamberimiz gelmistir. Suphe yok ki, size hem mujdeci, hem uyarıcı gelmistir. Allah´ın kudreti her seye yeter
Musa, kendi kavmine bir ara soyle demisti: Ey kavmim ! Allah´ın size olan nimetini hatırlayın; hani icinizden peygamberler cıkardı, sizi hukumdarlar, (hur insanlar) yaptı ve milletlerden hic birine vermedigini size verdi
Ey kavmim I Allah´ın size yazıp takdir ettigi Arz-ı Mukaddes (kutsal yer)e girin ; gerisin geri arkanıza donmeyin, sonra zarara ugramıs olarak donersiniz
Ey Musa ! dediler, dogrusu orada zorba bir millet vardır; onlar oradan cıkmadıkca elbette biz giremiyecegiz ; eger oradan cıkarlarsa, o zaman biz gercekten girebiliriz
(Ilahi buyruga uymamaktan) korkup Allah´ın kendilerine (saglam bir iman ve irfan) nimetini sundugu iki adam (cıkıp) dediler ki: «Onların uzerine kapıdan giris yapın; bir defa girdiniz mi artık supheniz olmasın ki siz ustunsunuzdur. Eger inanmıs kisilerseniz Allah´a guvenip dayanın.»
Onlar (yine) ey Musa ! dediler, o zorbalar orada oldukca biz kesinlikle oraya giremeyiz. Sen, Rabbinle git de ikiniz (onlarla) savasın, biz burada otururuz
(Allah ona): Suphesiz ki, o kutsal yer onlara kırk yıl haram kılınmıstır. (Col) yerinde saskın perisan dolasıp duracaklar. Sen artık (Allah) yolundan cıkan bir millet Icini tasalanma, dedi
Bir de onlara Adem´in iki og lunun haberini (aralarında gecen ola yi) gercek yonuyle anlat: Hani ikisi birer kurban sunmuslardı da birinden kabul edilmis, digerinden kabul edilmemisti. (Kurbanı kabul edilmeyen bu duruma ofkelenmis): And olsun ki seni oldurecegim, demisti. O da : Allah ancak muttakiler (Hakk´a saygılı olup kotuluklerden sakınanlardan kabul buyurur)
Yemin ederim ki, beni oldurmek icin elini uzatırsan, herhalde ben seni oldurmek icin elimi uzatacak degilim ; cunku ben suphe yok ki alemlerin Rabbi Allah´tan korkarım, demisti
Derken Allah ona kardesinin cesedini nasıl ortecegini gostermek icin yeri eseleyen bir karga gonderdi. (Bunun uzerine) O, «yazıklar olsun bana, su karga gibi olup da kardesimin cesedini ortmekten aciz mi kaldım ?» dedi. Bu sebeple ettigine pismanlık duyanlardan oldu
Iste bundan dolayı (Tevrat´ ta) Israil ogulları uzerine sunu yazdık : «Kim bir kisiyi, bir kisi karsılıgında veya yeryuzunde fesat (cıkarma sucundan dolayı) olmaksızın oldururse, butun insanları oldurmus gibi olur; kim de bir kisinin hayatını kurtarırsa, butun insanların hayatını kurtarmıs gibi olur. Sanıma and olsun ki, peygamberlerimiz onlara cok acık belgelerle ve kanıtlarla geldi. Ne var ki onlardan bir cogu bunca belgelerden sonra yeryuzunde (kotuluk ve gunahta) asırı gidenler oldular
Allah ve Peygamberiyle savasanların ve yeryuzunde fesat cıkaranların cezası, ancak oldurulmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının capraz bicimde kesilmesi veya (eylestikleri) yerden surulmeleridir. Bu ceza onlar icin dunyada bir asagılık ve rusvaylıktır. Ahirette ise onlara buyuk bir azab vardır
Ey iman edenler I Allah´tan korkup (kotuluklerden, ilahi sınırları asmaktan) sakının; O´na yakın olmak icin vesile arayın ve yolunda cihad edin. Ola ki, korktugunuzdan kurtulup umdugunuza kavusursunuz
Suphesiz yeryuzundeki butun seyler ve bir misli de beraberinde o kufredenlerin olsa da Kıyamet gununun azabından kurtulmak karsılıgında verseler, yine de kendilerinden kabul edilmez; onlar icin elem verici bir azab vardır
Atesten cıkmak isterler, ne care ki oradan cıkıcı degillerdir; (onları oradan Allah´tan baska cıkaracak bir kuvvet yoktur), onlar icin devam edecek bir azab vardır
Hırsızlık eden erkegin ve hırsızlık eden kadının (bu yoldan) elde ettiklerine (ve insan haklarına el uzatmalarına) karsılık Allah tarafından ibret verici bir ceza olmak uzere ellerini kesin. Allah cok ustundur, cok gucludur, yegane hikmet sahibidir
Kim de yaptıgı haksızlık (hırsızlıktan sonra tevbe eder ve kendini duzeltirse, suphesiz ki Allah onun tevbesini kabul eder. Cunku Allah cok bagıslayan ve cok merhamet edendir)
Ey Peygamber! Agızlarıyla Inandık deyip kalbleri inanmayanlarla Yahudilerden kufre kosusanlar seni uzmesin. Onlar yalana iyice kulak verir, sana gelmeyen bir topluluktan yana kulak kabartıp casusluk yaparlar ; kelimeleri yerine konulmusken kaydırıp degistirirler de, «size bu anlamda (bir hukum) verirlerse alın, boyle vermezlerse kacının !» derler. Allah kimin fitne icinde kalmasını dilerse artık onun icin Allah´tan (dogru yolu bulmasına) hicbir sey ile sahip olamazsın. Iste onlar oyle kimselerdir ki Allah onların kalblerini temizlemeyi dilememistir. Dunya´da onlar icin asagılık ve rusvaylık, Ahirette de onlara buyuk bir azab vardır
Yalana iyice kulak verirler, durmadan haram yerler. Sayet sana gelirlerse, aralarında hukmet veya (istersen) kendilerinden yuzcevir. Yuzcevirecek olursan sana elbette hicbir zarar veremezler. Hukmedecek olursan aralarında adalet ve insafla hukmet. Cunku Allah suphe yok ki adil ve insaflı olanları sever
Hem icinde Allah´ın hukumleri bulunan Tevrat yanlarında bulundugu halde nasıl oluyor da (bu ciddi ve samimi olmayan kisiler) seni hakem ediniyorlar?! Sonra da (samimiyetsizliklerini ortaya koyup) verdigin hukumden yuzceviriyor, arka donuyorlar
Suphesiz ki, biz, icinde hidayet (dogru yolu gosterici ve ona iletici) ve (kafa ile gonulleri) aydınlatıcı (belgeler) bulunan Tevrat´ı indirdik. Kendilerini (hakka) teslim eden peygamberler, Yahudiler arasında onunla hukmederlerdi; yine onlardan Rabb icin yol gosterenleri de, bilginleri de Allah´ın kitabından muhafazasıyla emrolundukları hususlarla hukmederlerdi. Ve onlar buna sahitlerdi de.. (Ey hukmetme durumunda olanlar !) artık insanlardan korkmayın benden korkun ; ayetlerimizi az bir degere satmayın. Kim Allah´ın Indlrdigiyle hukmetmezse, iste onlar kafirlerdir
Tevrat´ta onlara (sunu da) yazıp farz kıldık : Cana can, goze goz, buruna burun, kulaga kulak, dise dis ve yaralar misliyle karsılık gorur. Ama kim bu hakkını sadaka olarak bagıslarsa, (gunahlarına) keffarettir. Kim de Allah´ın indirdigiyle hukmetmezse, iste onlar zalimlerdir
Ardından da peygamberlerin izleri uzerine Meryem oglu Isa´yı. onundeki Tevrat´ı tasdik edici olarak gonderdik ve ona, icinde hidayet (dogru yolu gosterici, kalb ve kafaları) aydınlatıcı belgeler bulunan, sakınanlar icin hidayet ve ogut olan Incil´i verdik
(Onlara dedik ki:) Artık Incil´e baglı olanlar, Allah´ın onda indirdigiyle hukmetsin. Kim Allah´ın indirdigiyle hukmetmezse, iste onlar Hak yolunu ve ilahi sınırları asan gunahkarlardır
Sana da (Ey Muhammed !) onundeki kitabı (Tevrat, Zebur ve Incil´i) dogrulayan, onları gozetip denetliyerek tashih eden HAK KITAB´I indirdik. Artık onlar arasında Allah´ın indirdigiyle hukmet; sana gelen haktan sonra onların heveslerine uyma. Her biriniz icin bir seriat ve acık bir yol meydana getirdik. Eger Allah dileseydi hepinizi tek bir ummet yapardı ; ama size verdigiyle sizi denemek icin (tek bir ummet yapmadı). O halde hayırlara kosusun ; hepinizin donusu ancak Allah´adır. Hakkında ayrılıga dustugunuz seylerden size O haber verecektir
Ve artık aralarında Allah´ın indirdigiyle hukmet; onların arzu ve heveslerine uyma ; Allah´ın sana indirdiginin bir kısmında seni sasırtmalarından sakın. Eger yuz cevirirlerse, bilmis ol ki, Allah bazı gunahlarından dolayı onları musibete ugratmak istiyor ve hem insanların cogu gercekten ilahi sınırları asanlardır
Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar (gerektiginde) birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse, dogrusu o da onlardandır. Suphesiz ki Allah zalim toplulugu dogru yola eristirmez
Kalblerinde hastalık bulunanları, onlara dogru (dostluk kucagını acarak) kosustuklarını gorursun ve: «Bize, (devrin donmesiyle) bir felaketin dokunmasından korkarız» derler. Umulur ki Allah fetih veya kendi katından bir emirle gelir de (o kimseler) iclerinde gizleyip durduklarına pisman olarak sabahlarlar
Iman edenler de, «Bunlar mıdır olanca yeminleriyle Allah´a yemin edip sizinle beraber olduklarını Iddia edenler ?» derler. Amelleri bosa gitti de zarara ugrayanlar olarak sabahladılar
Ey iman edenler! Sizden kim dininden donerse, Allah onun yerine ileride oyle bir millet getirir ki, Allah ´ onları sever, onlar da Allah´ı severler ; mu´minlere karsı boyunları bukuk ve alcak gonulludurler; kafirlere karsı baslan dik, vakarlı ve gucludurler ; Allah yolunda cihad (kutsal savas) ederler, kınayıp ayıplayanların ayıplamasından endise etmezler, iste bu, Allah´ın oyle bir lutfudur ki diledigine verir. Allah´ın (lutuf ve Ihsanı) genistir ve (O her seyi) bilendir
Ey iman edenler! Sizden once kendilerine kitap verilenlerden dininizi eglence konusu edinip oyuncak yerine koyanları ve bir de kafirleri dostlar edinmeyin. Eger mu´minler iseniz, Allah´tan korkup (bu gibi dostluk ve yakınlıktan) sakının
De ki: Ey Kitap Ehli! Elbette Allah´a iman etmemizden, bize indirilene ve bizden once indirilene inanmamızdan ve bir de cogunuzun Allah yolundan cıktıgınızdan dolayı ofkelenip bizden hoslanmıyorsunuz
De ki: Allah yanında ceza olarak bundan daha kotusunu size haber vereyim mi ? Allah´ın lanetledigi, gazab ettigi ve kendilerinden maymun ve domuz yaptıgı ve Tagut´a tapan kimseler (var ya), iste onlar yer ve makam itibariyle daha ser ve duz yoldan daha cok sapmıslardır
Rab´den yana olan mursidleri ve (dinde derinlesmis) bilginleri onları gunah soylemekten ve haram yemekten alıkoysalardı ya! Isleyegeldikleri sey ne kotu
Yahudiler, «Allah´ın eli baglıdır,» dediler. Dediklerinden dolayı elleri baglansın ve lanet olsunlar. Hayır, Allah´ın iki eli (lutuf, ihsan ve rahmeti) acıktır, diledigi gibi harcar. Sanıma and olsun ki, sana Rabbinden indirilen (ilahi buyruklar) onların cogunun azgınlık ve kufrunu artırır. Aralarına ta Kıyamete kadar surecek dusmanlık ve kin attık. Ne kadar savas Icin bir ates yaksalar, Allah onu sondurur. (Onlar durmadan) yeryuzunde fesat cıkarmaya kosusurlar. Allah ise fesat cıkaranları sevmez
Eger Kitap Ehli iman etselerdi ve (Allah´tan) korkup (fitne ve fesat cıkarmaktan) sakınsalardı, gunah ve kotuluklerini orter ve kendilerini Naim Cennetlerine koyardık
Ve eger Kitap Ehli, Tevrat ve incil´i ve Rablerinden kendilerine indirilen (Kur´an hukumlerini) dosdogru yerine getirselerdi, herhalde hem ustlerinden, hem ayaklarının altından (nice nimetler) yerlerdi. Onlardan mutedil (ve insaflı) bir grup yok degildir. Cogu ise ne kotu Isler yapıyorlar
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni teblig et; eger etmezsen, (Rabbin sana verdigi) peygamberligi teblig etmemis olursun ; Allah seni insanlardan korur ve suphesiz ki Allah kafirleri amaclarına eristirmez
De ki: Ey Kitap Ehli! Tevrat´ı, Incil´i ve size Rabbinizden indirilen (Kur´an hukumlerini) dosdogru yerine getirmedikce hicbir sey (ciddi bir inanc ve temel) uzere degilsinizdir. Sanıma and olsun ki, sana Rabbinden indirilen (Kur´an) onlardan cogunun azgınlık ve kufrunu artırır. Artık sen kafirler topluluguna (bu azgınlıklarından dolayı baslarına gelecek azabdan dolayı) uzulme
Suphesiz ki, (gorunurde yalnız dilleriyle) iman edenlerle Yahudiler, Sabiiler ve Nasraniler´den kim Allah´a ve Ahiret gunune inanır, iyi ve yararlı amelde bulunursa, onlara hicbir korku yoktur ve onlar uzulmeyeceklerdir de
And olsun ki, Israil ogullarından saglam soz aldık ve kendilerine peygamberler gonderdik; ne kadar onlara bir peygamber, canlarının hoslanmadıgı bir hukumle geldiyse, kimini yalanladılar, kimini de olduruyorlardı
Sanıma and olsun ki, «Allah, Meryem oglu Mesih´in kendisidir,» diyenler kafir olmuslardır. Halbuki Mesih (onlara soyle) demisti: «Ey Israil ogulları! Benim ve sizin Rabbınız Allah´a tapın. Dogrusu kim Allah´a ortak kosarsa, herhalde Allah ona Cenneti haram kılar/varıp eylesecegi yer ise ates (Cehennemdir). Zalimlerin hicbir yardımcısı da yoktur
And olsun ki, Allah ucun ucuncusudur (uc ilahtan biridir) diyenler de kafir olmuslardır. Halbuki bir ilahtan baska ilah yoktur. Eger dediklerinden vazgecmezlerse, suphesiz onlardan kufre girenlere elem verici bir azab vardır
Meryem oglu Mesih, peygamberden baska degildir. Suphesiz ki ondan once de peygamberler gelip gecmistir. Annesi de cok dogru (ve iffetli) bir kadındı; ikisi de yemek yerlerdi. Dikkat et, onlara ayetlerimizi nasıl acıklıyoruz; sonra yine dikkat et de bak, nasıl cevriliyorlar
De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere taskınlık yapıp sınırı asmayın. Daha once sapmıs ve bircoklarını saptırmıs da duz yoldan ayrılmıs bir toplulugun heveslerine uymayın
Israil ogulları´ndan kufre sapanlar, Davud´un ve Meryem oglu isa´nın diliyle lanetlenmislerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve taskınlık yapıp haddi asmalarındandır
Onlardan cogunun (Allah´ı) inkar edenleri dost edindiklerini gorursun. Nefslerinin kendilerinden yana one surdugu sey ne fena! Allah onlara hısmetmistir ve onlar azab icinde devamlı kalıcılardır
Eger Allah´a, Peygamber´e ve Peygamber´e indirilene iman etmis olsalardı, elbette o kafirleri dost edinmezlerdi; ne var ki, onların cogu fasık (ilahi yol ve sınırı asmıs)dırlar
And olsun ki, mu´minlere karsı insanlardan en siddetli dusman olarak Yahudileri ve bir de Allah´a ortak kosanları bulursun. Ve onlardan mu´minlere karsı en yakın sevgi gosterenleri ise, «Biz Nasraniyiz» diyenleri bulursun. Bu da, onların arasında papazlar ve rahipler bulundugu icindir; hem bunlar (Hakk´ı kabulde pek) buyukluk taslamazlar
Peygambere indirileni isitince, Hakk´a olan asinalıklarından dolayı gozlerinde yas dolup bosaldıgını gorursun. «Rabbimiz! Inandık, bizi (hakka) sahidlerle beraber yaz» derler
Allah da onlara, bu sozlerine karsılık altlarından ırmaklar akıp, icinde ebedi kalacakları Cennetleri sevap (mukafat) olarak verdi. Iste bu iyilikte bulunup ihsan uzere davrananların mukafatıdır
Allah sizi bosanlamsız (dil alıskanlıgı sebebiyle yaptıgınız) yeminlerinizle sorumlu tutmaz; ama (bilerek, azmederek) bagladıgınız yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Bunun keffareti, coluk cocugunuza yedirdiginizin ortalamasından on yoksula yedirmeniz veya onları giydirmeniz ya da bir kole azad etmenizdir. Bunları bulamayan kimseye uc gun oruc gerekir. Iste yemin ettiginizde yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi koruyun. Iste boylece Allah size ayetlerini acıklıyor, ola ki sukredersiniz
Ey iman edenler! icki, kumar, tapınmak icin konulan dikili taslar ve fal okları (talih zarları) seytan isi murdar seylerden baskası degildir. O halde bunlardan kacınıp sakının ki kurtulusa eresiniz
Seytan, icki ve kumar hususunda ancak aranıza dusmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah´ı anmaktan, namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgecersiniz degil mi
Allah´a itaat edin. Peygamber´e itaat edin ve (icki, kumar gibi haramlardan) sakının. Eger yuzcevirirseniz, bilin ki Peygamberimize dusen sadece acık tebligdir
Iman edip iyi-yararlı amellerde bulunanlar, (Allah´a ortak kosmaktan) sakınıp (Allah´a ve Peygamber´e) imanlarında sebat ederek iyi yararlı amellerini surdururler, sonra da (icki, kumar ve benzeri fenalıklardan) sakınıp (bunların haram kılındıklarını kabul ederek) inanırlar ve amellerini guzellestirip iyi hal uzere olurlarsa, (daha once bu gibi haram nesnelerden) tattıklarından dolayı kendilerine bir gunah yoktur. Allah guzel amellerde bulunup durumunu iyilestirenleri sever
Ey iman edenler! And olsun ki Allah sizi, gıyabında kendisinden kimin (saygı dolu bir kalb ile) korktugunu, ellerinizin ve mızraklarınızın erisebildigi av (cinsinden) bir seyle denemektedir. Artık kim bundan sonra (Allah´ın koymus oldugu yasak sınırını) asarsa, onun icin elem verici bir azab vardır
Ey iman edenler! Siz ihramlı iken avı oldurmeyin ; sizden kim bile bile onu oldururse kendisine ceza vardır. O da oldurdugune benzer bir davardır ki, oldurulen gibi oldugunu iki adil kimse takdir eder, hukum verir. Davar, hacı kurbanı olmak uzere Kabe´ye goturulur, orada kesilir; yahut yoksullara yemek vermek veya onun dengince oruc tutarak keffaretini eda etsin. Ta ki isledigi (bu cinayetin) vebalini tatmıs olsun. Gecmisteki (islenen bu tur cinayetleri) Allah bagısladı. Kim donup bir daha boyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah hep ustundur, gucludur ve (ilahi sınırları asanlardan tevbe etmezlerse) intikam alıcıdır
Deniz avı ve onu yemek size de, gelen misafir kafilelere de helal kılındı. Ve ihramlı bulundugunuz surece kara avı size haram kılınmıstır. (Kabirlerinizden kalkıp hesap alanına) toplanacagınız, (huzurunda yer alacagınız) Allah´tan korkun
Allah Beytu´l-Haram = Kabe´yi, hurmetli ay´ı, Kabe´ye gonderilen gerdanlıklı, gerdanlıksız kurbanlıkları, insanların hayat duzeni icin dayanak kılmıstır. Bu, Allah´ın goklerde olanı da, yerde olanı da bildigini ve gercekten Allah´ın her seyi bilen oldugunu bilip anlamanız icindir
De ki: Murdarın coklugu senin hosuna gidip hayretini mucib olsa da murdarla pak bir degildir. O halde ey sagduyu sahipleri! Allah´tan korkun ki kurtulusa eresiniz
Ey iman edenler! Size acıklanınca sizi kotumser yapacak (veya uzecek) seylerden sormayın; ama Kur´an indirildiginde sorarsanız size acıklanır. Allah (daha once bu kuralı bilmeden) sorduklarınızdan dolayı sizi) atfetmistir. Allah cok bagıslayandır, sefkatle, lutufla, merhametle sabredendir
Allah ne bahire, ne saibe, ne vesile, ne de ham´dan hic biriyle emretmemis ve mesru´ da kılmamıstır. Ama o kufredenler Allah´a karsı yalan uydurup iftirada bulunuyorlar; cogunun da aklı ermemektedir
Onlara, «Allah´ın indirdigi Kitab´a ve Peygamberin (Sunnetine) yuzcevirip gelin!» denilince, atalarımızı uzerinde buldugumuz seyler bize yeter, derler. Ya ataları bir sey bilmeyenler ve dogru yolu bulmayanlar idiyse
Ey iman edenler! Kendinize sahip cıkın. Siz dogru yolda iseniz, yoldan sapan size zarar veremez. Hepinizin de donusu Allah´adır. O size yaptıklarınızı bir bir haber verip acıklayacaktır
Ey iman edenler! Sizden birine olum hali geldiginde vasiyyette bulunurken, aranızdan iki adil kisiyi veya yolculuk halinde bulunuyorsanız, bu sırada size olum musibeti gelip catmıssa, sizden olmayan baska iki kimseyi sahid tutun ve onları namazdan sonra alıkoyun. Suphelendiginiz takdirde, onlar soyle yemin ederler: «And olsun ki, yakınımız bile olsa andımızı paha ile degistirmeyecegiz, aksi halde gunaha girenlerden oluruz !»
Eger bu iki sahidin (vebal altına girip) bir gunahı hakkedeceklerine bilgi edinilirse, onların yerine, olene daha yakın hak sahibi varislerden iki kisi gecer ve Allah´a yemin ederek soyle derler: «Yemin olsun ki bizim sahidligimiz onların sahidliginden daha haktır ve hakkı da asmadık, aksi halde zalimlerden oluruz.»
Bu, sahidligi yerine getirmelerine veya yeminlerinden sonra yeminlerinin reddolunmasından korkmalarına daha yakın (bir care)dir. Allah´tan korkup (sahitligi yerine getirmemekten) sakının ve (iyice) dinleyin. Allah, ilahi sınırları asıp gunah isleyenleri sevmez
Allah, peygamberleri biraraya getirecegi gunde, «size ne cevap verildi ?» diyecek. Onlar da «bizim hic bir bilgimiz yok, gayıbları bilen suphesiz ki sensin sen!» diyecekler
Allah (o gun) buyuracak ki: Ey Meryem oglu Isa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla ; hani seni Ruhu´l-Kudus ile desteklemistim de besikte ve yetiskin iken insanlara konusuyordun ; hani sana kitab´ı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve incil´i ogretmistim ve sana, benim iznimle camurdan kus biciminde (sekil) yapıp ona uflemistin, o da benim iz nimle kus oluvermisti. Bir de anadan dogma koru, alaca tenliyi benim iznimle iyilestirmistin; hani oluleri de benim iznimle kabirden diri olarak cıkarıyordun ve Israil ogulları´na acık belgeler (mu´cizeler) getirdiginde onların (saldırısını) senden savmıstım ; onlardan inkara sapanlar, «bu acık bir sihirden baskası degildir» demislerdi
Ve hani Havarilere, bana ve peygamberime iman edin diye ilhamda bulunmustum, onlar da «biz iman ettik, Hakk´a teslimiyet gostredigimize sahid ol» demislerdi
Hani bir vakit de Havariler, «Ey Meryem oglu Isa ! Rabbin gokten uzerimize bir sofra indirebilir mi ? (veya sen Rabbin´den boyle bir istekte bulunabilir misin?)» demislerdi. (Bunun uzerine Isa onlara:) «Eger mu´minler iseniz Allah´tan korkup (ilahi sınırları asmaktan, O´nun hakkında suphe etmekten) sakının,» demisti
Havariler, «ondan yemegi, kalbimizin yatısmasını ve senin de bize dogruyu soyledigini bilmeyi, onun uzerine sahitlerden olmayı arzu ediyoruz da (ondan bu istekte bulunuyoruz),» diyerek (samimiyetlerini) belirtmislerdi
Meryem oglu Isa (dua ederek) dedi ki: Allah´ım ! Rabbimiz ! Uzerimize gokten (oyle) bir sofra indir ki, bizim ilkimize de sonrakilerimize de bayram ve senden acık bir belge (mu´cize) olsun. Bizi rızıklandır; sen rızık verenlerin en hayırlısısın
Allah (onun bu istegine karsı soyle) buyurdu : O sofrayı herhalde size indirecegim ; artık kim ondan sonra inkara, nankorluge saparsa, alemlerde hic kimseye yapmayacagım bir azab ile ona azab ederim
Hem Allah, «Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara Allah´tan baska benimle annemi iki ilah edinin, dedin ?!» demisti (diyecek) de Isa, «Seni (ortaklardan, noksanlıklardan) tenzih ederim ; bana, hak olmayan bir sozu soylemek yarasmaz. Eger soylemissem elbette sen onu bilirsin. Nefsimde olup biten seyi bilirsin, ben ise senin nefsinde (ilminde subut bulan) seyleri bilmem. Suphesiz ki sen, sensin gaybleri cok iyi bilen,» diye cevap vermisti (cevap verecek)
Onlara sadece bana emrettigini soyledim: «Benim de Rabbim, sizin de Rabblniz olan Allah´a kulluk edin». Onlar arasında bulundugum surece kendilerine sahid idim. Beni aralarından tutup aldıgında, uzerlerinde denetleyici olarak (sadece) sen kaldın ; sen her seye yeterince sahidsin
(Bunun uzerine) Allah buyuracak : (Bugun) dogruların dogruluklarının kendilerine yarar verdigi gundur; onlar icin altlarından ırmaklar akan icinde ebedi kalacakları Cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah´tan razı oldular. Iste bu, buyuk bir kurtulustur