Back to Languages

Turkish - Chapter 6 - Al-Anam

Translation by Celal Y Ld R M — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Anam 6:1

Hamd o Allah´a ki gokleri ve yeri yaratmıs, karanlıkları ve aydınlıgı duzenleyip var kılmıstır. Sonra da (Hakk´ı) inkar edenler Rablarına, (yaptıkları putları, putlastırdıkları kisileri) denk tutuyorlar

Verse 2 — Surah Al-Anam 6:2

O ki, sizi camurdan yaratmıs, sonra da (size) bir ecel belirleyip takdir etmistir. Belirlenip adlandırılan ecel O´nun yanındadır. Sonra da siz (kalkıp) suphe ediyorsunuz

Verse 3 — Surah Al-Anam 6:3

O, goklerde de, yerde de (ovulmege layık olan) Allah´tır; sizin gizli ve acık hallerinizi bilir; kazandıklarınızı da bilir

Verse 4 — Surah Al-Anam 6:4

Onlara Rablerinden ne kadar bir ayet geldiyse, mutlaka ondan yuzcevirdiler

Verse 5 — Surah Al-Anam 6:5

Kendilerine (Rablerinden) hak (olan Peygamber ve Kitab) geldiginde durmadan onu yalanladılar. Yakında ne ile alay ettiklerinin (bas dondurucu) haberi gelecektir

Verse 6 — Surah Al-Anam 6:6

Kendilerinden once nice nesilleri yok ettigimizi gormediler mi ? Yeryuzunde sizi yerlestirmedigimiz yerlere onları yerlestirmis, uzerlerine gokten bol yagmur indirmis, ırmakları ayaklarının altından akar duruma getirmistik. Ama gunahları sebebiyle onları yok ettik de, arkalarından baska bir nesil yetistirdik

Verse 7 — Surah Al-Anam 6:7

Eger sana kagıt uzerinde yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, o kufredenler yine de bu acık bir sihirden baskası degildir, derlerdi

Verse 8 — Surah Al-Anam 6:8

Bir de O´nun (Muhammed´in) uzerine (bizim gorebilecegimiz bicimde) bir melek indirilseydi ya, derler. Eger bir melek indirseydik, (ilahi sunnetimiz geregi) is olup biterdi de kendilerine goz bile actırılmazdı

Verse 9 — Surah Al-Anam 6:9

Eger o indirecegimizi melek kılsaydık, yine onu bir adam (seklinde) yapardık da dustukleri supheye tekrar onları dusurmus olurduk

Verse 10 — Surah Al-Anam 6:10

And olsun ki, senden onceki peygamberlerle de alay edildi, o alaya aldıkları sey onların uzerine inip her taraflarından sararak mahvetti

Verse 11 — Surah Al-Anam 6:11

De ki: (Ey inkarcı sapıklar!) yeryuzunde gezip dolasın da sonra (hakk´ı) yalanlayanların sonunun ne oldugunu bir gorun

Verse 12 — Surah Al-Anam 6:12

De ki: Goklerde ve yerde olan kimindir? De ki: Allah´ındır. O, rahmeti kendine gerekli kılmıstır. And olsun ki, meydana geleceginde hic suphe olmayan Kıyamet gunu sizi bir araya getirip toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler (var ya), iste onlar (Allah´a ve Kıyamete) inanmazlar

Verse 13 — Surah Al-Anam 6:13

Gecede ve gunduzde eylesen ne varsa hepsi O´nundur. O isiten ve bilendir

Verse 14 — Surah Al-Anam 6:14

De ki: Allah´tan baskasını mı dost edinirim ? O ki, goklerin ve yerin orneksiz, benzersiz yaradanıdır. O, rızık verip yedirir; kendisi yedirilip rızıklanmaz. De ki: Ben. dini Allah´a halis kılıp O´na teslimiyet gosterenlerin ilki olmakla emrolundum ve sakın Allah´a ortak kosanlardan olma

Verse 15 — Surah Al-Anam 6:15

De ki: Eger Rabbime karsı gelirsem, elbette buyuk gunun azabından korkarım

Verse 16 — Surah Al-Anam 6:16

Artık kim o gun azabdan cevrilirse. gercekten Allah ona merhamet etmistir ve bu cok acık bir kurtulustur

Verse 17 — Surah Al-Anam 6:17

Eger Allah, sana bir sıkıntı ve uzuntu dokundurursa, onu O´ndan baska giderip kaldıran bulunmaz. Ve eger sana bir hayır dokunursa, (suphesiz ki) O. her seye gucu yetendir

Verse 18 — Surah Al-Anam 6:18

O, kullan ustunde essiz ustunluge, sınırsız tasarrufa sahiptir; O, hikmetle tasarrufta bulunandır, (her seyden) haberlidir

Verse 19 — Surah Al-Anam 6:19

De ki: Hangi sey sahid olarak daha buyuktur? De ki: Allah... 0, benimle sizin aranızda sahiddir. Bu Kur´an bana, onunla sizi ve kime ulasırsa onu uyarmam icin vahyedildi. Ya sizler cidden Allah ile beraber ilahlar bulunduguna sehadet eder misiniz ? De ki: Ben sehadet etmem. De ki: Ancak O. bir tek ilahtır ve ben suphe yok ki, sizin ortak kostuklarınızdan beriyim, (hicbir ilgim ve ilisigim yoktur)

Verse 20 — Surah Al-Anam 6:20

Kendilerine kitap verdigimiz (ummetler), Onu (Peygamber Muhammed´i) oz cocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler (var ya) onlardır ki inanmazlar

Verse 21 — Surah Al-Anam 6:21

Allah´a iftirada bulunup yalan uyduran veya O´nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kim vardır? Durum o ki, zalimler (umdukları) kurtulusa elbette kavusamazlar

Verse 22 — Surah Al-Anam 6:22

Onların hepsini (kabirlerinden) kaldırıp biraraya getirecegimiz, sonra da ortak kosanlara, «iddia edip durdugunuz ortaklarınız nerede ?» diyecegimiz gun, (onlar icin hic oma hic kurtulus olmayacaktır)

Verse 23 — Surah Al-Anam 6:23

Sonra onların bir baska fitnesi olmayacak, sadece su sozleri olacak: «Rabbimiz Allah´a yemin ederiz ki, biz ortak kosanlar degildik !»

Verse 24 — Surah Al-Anam 6:24

Bak, kendilerine karsı nasıl yalan soylediler de uydurdukları seyler (putlar) da onlardan (nasıl) uzaklasıp kayboldular

Verse 25 — Surah Al-Anam 6:25

Onlardan bir kısmı da sana kulak verip dinlerler, (inandıkları icin dinlemezler, kusur bulmak icin kulak kabartırlar). Biz, anlamamaları icin kalblerinin uzerine kat kat ortu gerdik ; kulaklarına da bir agırlık koyduk ; artık onlar butun belge ve mu´cizeleri de gorseler yine inanmazlar. O kadar ki, sana geldiklerinde seninle tartısıp cekisirler; kufredenler, «bu, eskilerin masallarından baska bir sey degildir» derler

Verse 26 — Surah Al-Anam 6:26

Onlar, O´ndan (Kur´an ve Peygamber´den) alıkoymak Icin engel olurlar ve kendileri de O´ndan uzak kalırlar. Farkına varmayarak ancak kendilerini mahvederler

Verse 27 — Surah Al-Anam 6:27

Onları ates uzerinde durdurulacakları zaman bir gorsen, «Ah keske biz geri cevrilsek de Rabbimizin ayetlerini bir daha yalanlamasak ve mu´minlerden olsak» derler

Verse 28 — Surah Al-Anam 6:28

Hayır, daha once gizledikleri seyler onlara acıkca gorundu. Eger (Dunya´ya) geri dondurulselerdi yine de men´edildlkleri seylere doneceklerdi ; dogrusu onlar yalancıdırlar

Verse 29 — Surah Al-Anam 6:29

Dediler ki: Hayat, sırf dunya hayatımızdır, baska bir hayat yoktur ve biz bir daha diriltilip kaldırılacak da degiliz

Verse 30 — Surah Al-Anam 6:30

Onları, Rabbin karsısına cıkarılıp (hesap alanında) durdurulacakları zaman bir gorsen, su (gordugunuz dirilme) hak degil mi..? Diyecek. Evet, Rabbimize and olsun ki haktır, diyecekler. O halde inkar ettiginize karsılık azabı tadın, buyuracak

Verse 31 — Surah Al-Anam 6:31

Allah´a kavusmayı yalanlayanlar gercekten ziyanda kaldılar; ta ki Kıyametin kopusu ansızın kendilerine gelince, gunah ve veballerinin agırlıklarını sırtlarına yuklendikleri halde, dunyadaki noksanlık ve kusurlarımızdan dolayı ah, yazıklar olsun bize I diyecekler. Ne kotudur o yuklendikleri sey

Verse 32 — Surah Al-Anam 6:32

Dunya hayatı bir oyuncak ve eglenceden baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise, Allah´tan korkup kotuluklerden sakınanlar icin elbette daha hayırlıdır; artık akletmiyecek misiniz

Verse 33 — Surah Al-Anam 6:33

Onların soylediklerinin seni uzdugunu cok iyi biliyoruz. Gercekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler bile bile Allah´ın ayetlerini inkar ediyorlar

Verse 34 — Surah Al-Anam 6:34

And olsun ki, senden once gonderilen nice peygamberler de yalanlanmıstır, ama onlar bizim yardımımız kendilerine gelinceye kadar yalanlandıkları seylere ve kendilerine yapılan eziyetlere katlanıp sabrettiler. Allah´ın (va´dettigi) sozlerini degistirecek (hicbir kuvvet) yoktur. Hem and olsun ki, sana o peygamberlerin haberinden bazı bolumler de geldi

Verse 35 — Surah Al-Anam 6:35

Ama eger onların yuzcevirmeleri sana agır geliyorsa, hemen onlara daha baska bir ayet (benzeri olmayan bir mu´cize) getirmen icin yerin derinliklerine bir tunel veya goge (yukselmege) bir merdiven aramaya koyul, guc getirebilirsen (durma gerceklestir). Eger Allah dileseydi onları dogru yol uzerinde toplayıp biraraya getirirdi. Sakın sen bilgisizlerden olma

Verse 36 — Surah Al-Anam 6:36

(Hakk´a cagrıya) olumlu cevap verenler, ancak (seni gonulden) dinleyip kulak verenlerdir. Oluleri ise, ancak Allah diriltir; sonra da hepsi O´na dondurulurler

Verse 37 — Surah Al-Anam 6:37

Ve O´na (Muhammed´e) Rabbinden bir baska ayet (herkesi inandırıcı mu´cize) indirilseydi ya, derler. De ki: Allah´ın bir ayet indirmege mutlaka gucu yeter. Ne var ki onların cogu (bu yuce kudreti, ilahi sunneti) bilmezler

Verse 38 — Surah Al-Anam 6:38

Yeryuzunde yuruyup hareket eden her hayvan, kanatlarıyla ucan her kus, sizin gibi birer ummettirler. Kitab´da hicbir seyi eksik bırakmadık ve ihmal de etmedik. Sonunda (hepsi de) Rablerine hasrolunurlar

Verse 39 — Surah Al-Anam 6:39

Ayetlerimizi yalanlayanlar ise, karanlıklar icinde bir suru sagırlar ve dilsizlerdir. Allah diledigini dogru yoldan saptırır, diledigini de dogru yol uzerinde bulundurur

Verse 40 — Surah Al-Anam 6:40

De ki: (Ey inkarcı sapıklar!) bana haber verin, size Allah´ın azabı gelecek olsa veya Kıyamet saati gelip catsa Allah´tan baskasını mı cagırır, dua edersiniz ? Dogrulardan iseniz (soyleyin gercegi)

Verse 41 — Surah Al-Anam 6:41

Herhalde ancak Allah´a yonelip dua edersiniz, artık O dilerse, (korkup) kendisine dua ettiginiz seyi giderir; siz de O´na ortak kostugunuz seyi unutursunuz

Verse 42 — Surah Al-Anam 6:42

And olsun ki, senden once (gelip gecen) ummetlere peygamberler gonderdik, (muhalefet ettikleri icin) onları —yalvarıp yakarsınlar diye— darlık ve bunaltıcı seylerle yakaladık

Verse 43 — Surah Al-Anam 6:43

Onlara darlık ve sıkıntımız geldigi zaman yalvarıp yakarsaydılar ya.. Ama nerede, kalbleri katılasmıs ve yapageldikleri seyleri seytan onlara susleyip cekici duruma getirmistir

Verse 44 — Surah Al-Anam 6:44

Ne vakit ki kendilerine yapılan hatırlatmayı unuttular; her seyin kapılarını onlara actık; sonunda verilen seylerle sevinip ferahladıklarında ansızın kendilerini yakalayıverdik de umitlerini yitirdiler

Verse 45 — Surah Al-Anam 6:45

Boylece zulmedenlerin ardı arkası kesildi. Alemlerin Rabbine hamd olsun

Verse 46 — Surah Al-Anam 6:46

De ki: Haber verin bana, eger Allah isitmenizi ve gozlerinizi alır, kalbleriniz uzerini muhurlerse, Allah´tan baska hangi ilah onu size getirir? Dikkat et, ayetlerimizi nasıl turlu turlu acıklayıp ceviriyoruz, sonra da onlar (inkarcı sapıklar) yuzceviriyorlar

Verse 47 — Surah Al-Anam 6:47

De ki: Haber verin bana, eger Allah´ın azabı ansızın veya acıktan size gelecek olursa, zalimler toplulugundan baskası mı helak olur

Verse 48 — Surah Al-Anam 6:48

Biz, peygamberleri ancak mujdeciler ve uyarıcılar olarak gondeririz. Artık kim iman edip kendini duzeltirse, onlar uzerinde´ hicbir korku yoktur ve onlar uzulmeyeceklerdir de

Verse 49 — Surah Al-Anam 6:49

Ayetlerimizi yalanlayanlara ise, dogru yoldan sapıp ilahi sınırları astıkları karsılıgında azab dokunacaktır

Verse 50 — Surah Al-Anam 6:50

De ki: Ben size Allah´ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, elbette ben bir melegim de demiyorum. Ben ancak bana vahyedilene uyarım. De ki: Gormeyenle goren bir midir ? Artık dusunmez misiniz

Verse 51 — Surah Al-Anam 6:51

Ve bunun (Kur´an) ile Rabbınıza hasr olunacaklarına (inanıp) korkanları uyar; onlara Rablarından gayri ne bir sahip cıkan dostları, ne de bir sefaatcileri vardır; ola ki, (Allah´tan) korkup kotuluklerden sakınırlar

Verse 52 — Surah Al-Anam 6:52

Allah´ın hosnutlugunu dileyerek sabah-aksam Rablarına dua edip (kulluk gorevlerini yerine getirmeye) calısanları (huzurundan ya da meclisinde bulunmaktan) kovma ; onların hesabından sana bir sey yok, senin hesabından da onlara bir sey yok ki onları kovup haksızlıkta bulunanlardan olasın

Verse 53 — Surah Al-Anam 6:53

Boylece onlardan kimini kimiyle deneyip fitneye soktuk, ta ki «Aramızdan bunlara mı Allah nimet verip lutufta bulunmustur?» desinler. Allah sukredenleri daha iyi bilen degil midir

Verse 54 — Surah Al-Anam 6:54

Ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde, de ki: Selam size, Rabblniz kendine rahmeti gerekli kılmıstır. Suphesiz ki sizden kim bilmeyerek bir kotuluk (veya gunah) isler, sonra de tevbe edip kendini duzeltirse, Allah suphesiz ki cok bagıslayandır ve cok merhamet edendir

Verse 55 — Surah Al-Anam 6:55

Iste boylece ayetlerimizi bir bir acıklıyoruz ki sucluların yolu belli olup secilsin

Verse 56 — Surah Al-Anam 6:56

De ki: Dogrusu ben sizin Allah´tan baska taptıgınız seye tapmaktan men´olundum. Ve de ki: Sizin heveslerinize de uymam, o takdirde hem sapıtırım, hem de dogru yol uzerinde bulunanlardan olmam

Verse 57 — Surah Al-Anam 6:57

De ki: Suphesiz ki ben, Rabbimden (hakkı ve gercegi yansıtan) acık belge uzereyim ve siz onu yalan saydınız; acele edip isteye durdugunuz azab da elimde degildir; hukum ancak Allah´ındır; O hakkı anlatır, O (hakkı batıldan, iyiyi kotuden, dogruyu egriden) ayırd edenlerin en hayırlısıdır

Verse 58 — Surah Al-Anam 6:58

De ki: Eger sizin acele edip istediginiz sey elimde olsaydı, aramızdaki durum herhalde coktan hukme baglanıp sonuclanırdı. Allah ise zalimleri daha iyi bilendir

Verse 59 — Surah Al-Anam 6:59

Gaybın anahtarları (veya hazineleri) O´nun katındadır; onları O´ndan baskası bilmez. O, denizdeki ve karadaki seyleri bilir. Bir yaprak dusmez ki O bilmesin ; yerin kararılıkldrındaki bir daneyi de O bilir. Yas kuru ne varsa hepsi o acık, her seyi acıklayan kitaptadır

Verse 60 — Surah Al-Anam 6:60

Geceleyin sizi uyutup olu gibi yapan, gunduzleyin neler kazanacagınızı bilen, sonra da belirlenmis eceliniz tamamlansın diye sizi {sureli olarak) uyutup kaldıran O´dur. Sonra da donusunuz ancak O´nadır. Sonunda yapageldikleriniz! size bir bir haber verir

Verse 61 — Surah Al-Anam 6:61

Kulları uzerinde kudret ve saltanatiyle hep O ustundur. Size Hafeze (islediklerinizi yazıp koruyan melekler) gonderir, sizden birinize olum geldiginde, elcilerimiz onun canını alırlar ve onlar (gorevlerinde) bir eksiklik yapmazlar

Verse 62 — Surah Al-Anam 6:62

Sonra da canları alınarak Hakk olan Mevla´larına (yegane sahiplerine) dondurulurler. Haberiniz olsun ki, hukum ancak O´nundur ve O, hesap gorenlerin en cabugudur

Verse 63 — Surah Al-Anam 6:63

De ki: Sizi kara ve denizin karanlıklarından kim kurtarır ? Yalvara yalvara gizlice Allah´a dua edersiniz de eger bizi bundan kurtarırsa herhalde sukredenlerden oluruz (dersiniz)

Verse 64 — Surah Al-Anam 6:64

De ki: Allah sizi ondan da ve her sıkıntıdan da kurtarır; sonra da (kurtulunca) siz (O´na) ortak kosarsınız

Verse 65 — Surah Al-Anam 6:65

De ki: O, ustunuzden ve ayaklarınızın altından bir azab gondermege, ya da sizi birbiriinze katıp taraflara ayırmaga ve kiminize kiminizin hıncını tattırmaga elbette gucu yeter. Ayetleri nasıl ayrı ayrı anlatımla acıklyoruz, bir bak !. Ola ki anlarlar

Verse 66 — Surah Al-Anam 6:66

Kavmin Onu (Kur´an´ı) yalan saydı. Halbuki O haktır. De ki: Uzerinize vekil degilim, (benim gorevim acık tebligdir. Azab ve mukafat verme Allah´ın kudreti dahilindedir)

Verse 67 — Surah Al-Anam 6:67

Her haberin kararlastırılmıs bir vakti (belirlenmis bir saati) vardır ve siz de onu ileride gorup anlayacaksınız

Verse 68 — Surah Al-Anam 6:68

Ayetlerimize (alaylı bir tavırla, saygısızca) dalanları gordugun zaman, baska bir soze dalıncaya kadar onlardan yuzcevir. Sayet seytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalim kavm ile beraber oturma

Verse 69 — Surah Al-Anam 6:69

Allah´tan korkup kotuluklerden sakınanlar uzerinde onların hesabından bir sey yoktur; fakat bir hatırlatmadır, olur ki sakınırlar

Verse 70 — Surah Al-Anam 6:70

Dinlerini oyuncak ve eglence edinenleri, dunya hayatının aldattıgı kimseleri (kendi hallerine) bırak (da bocalayıp dursunlar). Ve Kur´an ile sunu hatırlat ki, bir kimse kendi kazandıgı ile kendini mahvetmeye gorsun, (o takdirde) onun icin Allah´tan baska ne bir yakın dost, ne de bir sefaatci vardır. Her turlu fidyeyi de verse kendisinden alınmaz. Kazandıklarına karsılık mahvolanlar iste bunlardır. (Evet) bunlar icin inkarlarına karsılık cok kaynar bir icki ve elem verici bir azab vardır

Verse 71 — Surah Al-Anam 6:71

De ki: Allah´ı bırakıp da bize ne bir yarar saglayan, ne de zarar verebilen seylere mi tapalım ? Allah bizi dogru yola eristirdikten sonra seytanların, saskın perisan bir halde yeryuzune salıp dolastırmak istedikleri ve arkadaslarının ise. «bize gel!» diye dogru yola cagırdıkları kimse gibi mi topuklarımız uzerine geriye donelim ? De ki: Suphesiz ki Allah´ın gosterdigi yol, dogru yolun kendisidir. Ve biz de alemlerin Rabbine teslimiyet gostermekle emrolunmusuzdur

Verse 72 — Surah Al-Anam 6:72

Ayrıca namazı dosdogru kılın, Allah´tan korkup kotuluklerden sakının diye emrolunduk. Hasrolunacagımız da ancak O´nadır

Verse 73 — Surah Al-Anam 6:73

O ki, gokleri ve yeri hak ile yarattı. «Ol!» dedigi gun oluverir. O´nun sozu haktır. Sur ufrulecegi gun de mulk (saltanat ve hukum) O´nundur. Gorulmeyeni de, goruleni de (olmus, olacagı da) O bilir. O, hikmet sahibidir ve (her seyden) haberlidir

Verse 74 — Surah Al-Anam 6:74

Bir zaman Ibrahim, babası Azer´e: Putları tanrılar mı ediniyorsun ? demis ve dogrusu ben seni ve kavmini acık bir sapıklık icinde goruyorum (diye ilave etmisti)

Verse 75 — Surah Al-Anam 6:75

Iste boylece biz Ibrahim´e kesin bilgi edinenlerden olsun diye goklerin ve yerin melekutunu (yaratılısındaki duzen, denge, plan ve bazı kanunların isleyisini) gosteriyorduk

Verse 76 — Surah Al-Anam 6:76

Gece karanlıgı basmaya baslayınca bir (buyukce) yıldız gordu, «bu imis Rabbim» dedi. Yıldız batınca da «ben batanları sevmem» dedi

Verse 77 — Surah Al-Anam 6:77

Sonra Ay´ı dogarken gorunce, «bu imis benim Rabbim» dedi. Ay batınca, «eger Rabbim beni dogru yola eristirmeseydi, herhalde su sapıtmıs topluluktan olurdum» (diye rek putperestleri uyarmaya calıstı)

Verse 78 — Surah Al-Anam 6:78

Ne vakit ki Gunes´i dogarken gordu, «bu imis benim Rabbim, bu daha buyukmus!» dedi. Gunes batınca, O, «Ey kavmim ! Suphesiz ki sizin ortak kostuklarınızdan beriyim» diyerek (onlara hak ile batıl ilahlar arasında bir mukayese yapma, aklın ısıgında arastırmada bulunma dusunce ve duygusunu vermege calıstı)

Verse 79 — Surah Al-Anam 6:79

Hem ben suphesiz ki yuzumu, batıldan uzak, hakka tamamen yonelmis bir halde gokleri ve yeri orneksiz yaratana cevirdim ve ben ortak kosanlardan degilim, (diyerek inanc ve gorevini acıkladı)

Verse 80 — Surah Al-Anam 6:80

Kavmi, Ibrahim´le tartısmaya kalkıstı. O da dedi ki: «Beni dogru yola eristirmisken Allah hakkında benimle tartısıyor musunuz ? O´na ortak kostugunuz seylerden korkmam ; megerki Rabbim bir seyi dilerse (mutlaka O´nun dilegi yerine gelir). Rabbim ilim bakımından her seyi kusatıp kapsamıstır. Artık dusunup ogut almaz mısınız

Verse 81 — Surah Al-Anam 6:81

Ortak kostugunuz seylerden nasıl korkarım ki, uzerinize hakkında hicbir kanıt ve belge indirmedigi seyleri O´na ortak kosmaktan korkmuyorsunuz ! O halde eger biliyorsanız (soyleyin), iki taraftan hangisi guvenilmege daha haklıdır

Verse 82 — Surah Al-Anam 6:82

Iiman edip imanlarını hicbir haksızlıkla karıstırmayanlar var ya, iste guven onlaradır; dogru yola erisenler de onlardır

Verse 83 — Surah Al-Anam 6:83

Iste bu, kavmine karsı Ibrahim´e verdigimiz kanıt ve belgelerimizdir. Diledigimiz kimselerin derecelerini yukseltiriz. Suphesiz ki, Rabbin hikmet sahibidir ve (her seyi) bilendir

Verse 84 — Surah Al-Anam 6:84

Ve ayrıca Ona (Ibrahim´e) Ishak´ı ve Yakub´u bagısladık ve her birini dogru yolda bulundurduk; daha once Nuh´u ve O´nun soyundan Davud´u ve Suleyman´ı, Eyyub´u, Yusuf´u, Musa ve Harun´u dogru yolda bulundurduk. Iste boylece iyi ve guzel davrananları mukafatlandırırız

Verse 85 — Surah Al-Anam 6:85

Zekeriyya, Yahya, Isa ve Ilyas´ı da dogru yolda bulundurduk; hepsi de iyi yararlı kisilerdendi

Verse 86 — Surah Al-Anam 6:86

Ismail, Elyesa´, Yunus ve Lut´u da dogru yolda bulundurduk ki hepsini de alemlerden (yasadıkları cagın insanlarından) ustun kıldık

Verse 87 — Surah Al-Anam 6:87

Onların babalarından, soylarından ve kardeslerinden de secip dogru yola eristirdik

Verse 88 — Surah Al-Anam 6:88

Iste bu, Allah´ın yoludur ki kullarından diledigini ona eristirir. Onlar Allah´a ortak kosmus olsalardı. Isledikleri amelleri bosa cıkardı

Verse 89 — Surah Al-Anam 6:89

Iste bunlar kendilerine kitap, hukum ve peygamberlik verdigimiz kimselerdir. Eger onlar (Mekke musrikleri) bunları tanımaz da inkar ederlerse, inkarcı olmayan bir kavmi (iman edenleri) buna vekil kılmısızdır

Verse 90 — Surah Al-Anam 6:90

Iste bunlar Allah´ın dogru yola eristirdigi kimselerdir; sen de onların yoluna uy. De ki: Buna karsılık sizden bir mukafat istemem. O (Kur´an) alemler icin ancak bir ogut, bir hatırlatmadır

Verse 91 — Surah Al-Anam 6:91

(Yahudiler), Allah insana hicbir sey indirmemistir, diyerek Allah´ın kadr-u kıymetini, azamet ve kudretini bilip anlayamadılar. De ki: Musa´ nın insanlara bir nur, bir hidayet olarak getirdigi kitabı kim indirdi ? —ki siz onu ayrı ayrı kagıtlara yazarak kimini ortaya cıkarıp acıklıyorsunuz, cogunu da gizliyorsunuz. Ne sizin, ne babalarınızın bilmediginiz seyler (o kitapla) size ogretilmistir—. De ki: (Tevrat´ı) Allah indirmistir. Sonra da onları bırak da daldıkları seyde oynayadursunlar

Verse 92 — Surah Al-Anam 6:92

Bu indirdigimiz kitap mubarektir; ellerindeki (Tevrat ve Incil´i) tasdik edicidir. Ummu´l-Kura (=Kentler Anası Mekke)lileri ve cevresindekileri uyarman icindir. Ahirete iman edenler, namazlarına devam ederek ona da iman ederler

Verse 93 — Surah Al-Anam 6:93

Allah´a karsı yalan uydurandan veya kendisine hicbir sey vahyedilmedigi halde, «bana vahyolundu» diyenden ve «Allah´ın indirdiginin benzerini ben de indirecegim» diye iddia edenden daha zalim kim vardır? O zalimleri olumun siddetli dalgalanması icinde meleklerin ellerini uzatıp «canlarınızı cıkarın ! Allah´a karsı haksız soylediklerinize ve O´nun ayetlerine karsı buyukluk taslamakta oldugunuza karsılık bugun horlayıcı alcaltıcı azab ile cezalandırılacaksınız !» (derlerken) bir gorsen

Verse 94 — Surah Al-Anam 6:94

Sanıma and olsun ki, sizi ilk yarattıgımız gibi bize bir bir geldiniz ve size verdigimiz nimetleri arkanızda bıraktınız. Aranızda (Allah´a) ortak oldugunu iddia ettiginiz sefaatcilerinizi beraberinizde goremiyoruz. And olsun ki, aranızdaki baglar kopmus ve iddia edip durdugunuz (her sey) sizden ayrılıp kaybolmustur

Verse 95 — Surah Al-Anam 6:95

Suphesiz ki Allah daneyi ve cekirdegi (yeniden hayat verip yesertmek icin) catlatıp yarandır. Diriyi oluden cıkarır, oluyu de diriden cıkarandır. Iste Allah bu! (Hak´tan) nasıl ve neden (oluyor da) donduruluyorsunuz

Verse 96 — Surah Al-Anam 6:96

sabahı (karanlıktan) yarıp cıkarandır. Geceyi de dinlenip sukunet bulma donemi; gunesi ve ay´ı da hesap uzere yaratıp duzenlemistir, iste bu yegane ustun olanın ve her seyi hakkıyle bilenin takdiridir

Verse 97 — Surah Al-Anam 6:97

Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulmanız icin yıldızları size duzenlemistir. Gercekten biz ayetlerimizi bilip anlayan bir millet icin acık acık belirttik

Verse 98 — Surah Al-Anam 6:98

O ki sizi bir tek nefsten meydana getirdi. Bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Gercekten biz anlayıslı bir millete ayetlerimizi bir bir acıkladık

Verse 99 — Surah Al-Anam 6:99

O ki. gokten su indirdi de onunla her seyin bitkisini cıkardık; ondan da yesillikler cıkarıp meydana getirdik; ondan da uzerine sıralanmıs doneler cıkardık. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine benzer ve benzemez zeytin ve nar cıkardık. Meyve verdiklerinde meyvelerine ve olgunlasmıs durumuna bir bakın I Suphesiz ki bunlarda inanan bir millet icin acık belgeler vardır

Verse 100 — Surah Al-Anam 6:100

Bir de cinleri, —O yarattıgı halde— Allah´a ortak kostular. Ayrıca O´na, bilgisizce ogullar ve kızlar uydurup sacmaladılar. Allah onların vasfedegeldiklerinden paktır ve cok yucedir

Verse 101 — Surah Al-Anam 6:101

Gokleri ve yeri ornekslz ve modelsiz var kılıp vucuda getirendir. O´nun esi olmadıgı halde cocugu nasıl olabilir?! Her seyi yaratmıstır ve O her seyi bilendir

Verse 102 — Surah Al-Anam 6:102

Iste Rabblniz, Allah budur! O´ndan baska ilah yoktur; her seyi yaratan O, artık O´na kulluk edip tapın. O, her seye vekildir, (koruyup duzen ve dengede tutan, belli kanunlarına gore tasarrufta bulunan O´dur)

Verse 103 — Surah Al-Anam 6:103

Gozler O´nu kusatıp goremez ; O, gozleri gorup kusatır. O, lutuf sahibidir ve her seyden haberlidir

Verse 104 — Surah Al-Anam 6:104

Gercekten Rabbinizden size kalb gozunuzu acacak, aklınıza ısık tutacak belgeler gelmistir. Artık kim gozunu acar, aklını kullanırsa, kendilehine, kim de korluk ederse kendi aleyhinedir. Ve ben, uzerinizde koruyucu bir bekci degilim

Verse 105 — Surah Al-Anam 6:105

Iste biz boylece ayetleri cesit cesit acıklayıp sekilden sekile ceviririz. O kadar ki, «sen okumus ogrenim yapmıssın» derler; biz de Onu (Ku´an´ı) bilip anlayabilen bir millete acıklayalım (diye cesitli acıklamalar yapıyoruz)

Verse 106 — Surah Al-Anam 6:106

Sana Rabbinden vahyedilene uy !. O´ndan baska ilah yoktur. Allah´a esortak kosanlardan yuzcevir

Verse 107 — Surah Al-Anam 6:107

Allah dileseydi, onlar ortak kosmazlardı. Biz seni onlar uzerine bir koruyucu kılmadık ve sen onlar uzerinde bir vekil de degilsin

Verse 108 — Surah Al-Anam 6:108

Allah´tan baskasını ilah edinip (onlara) tapanlara sovmeyin, sonra onlar da bilgisizce sınırı asıp Allah´a soverler. Her ummete amelini boylece suslemisizdir. (Hepsinin de) donusu Rablarınadır; o zaman neler islediklerini onlara bir bir haber verecektir

Verse 109 — Surah Al-Anam 6:109

Eger kendilerine (arzuları dogrultusunda) bir mu´cize gelirse, herhalde ona inanacaklarına dair olanca yeminleriyle yemin ettiler. De ki: Mu´cizeler ancak Allah katındadır. Farkında degilsiniz, onlara mu´cize gelse yine de inanmazlar

Verse 110 — Surah Al-Anam 6:110

Onların gonullerini ve gozlerini Ilk once inanmadıkları gibi ters ceviririz ve kendilerini azgınlıkları icinde bırakırız da bocalayıp dururlar

Verse 111 — Surah Al-Anam 6:111

Eger onlara melekleri de indirmis olsak, oluler de onlarla konusmus bulunsa, her seyi karsılarında grup grup toplasak yine de Allah dilemedikce onlar iman edecek degillerdir. Ne var ki cokları (bu gercege) bilgisizdirler

Verse 112 — Surah Al-Anam 6:112

Iste bunun gibi her peygambere insan ve cin seytanlarını dusman kıldık; onlar aldatmak icin birbirlerine yaldızlı sozler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Onları da, iftira edip durdukları seyleri de (basbasa) bırak

Verse 113 — Surah Al-Anam 6:113

Bir de Ahiret´e inanmayanların gonullerinin meyletmesini, hoslanmalarını ve elde ettikleri gunahları isleyedurmalarını (devam ettirmek) icin (bu yola basvururlar)

Verse 114 — Surah Al-Anam 6:114

Allah size kitabı bolum bolum (yeterince) acıklanmıs bicimde indirmisken, O´ndan baskasını mı hakem isteyeyim ? Kendilerine (daha once) kitap verdiklerimiz bilirler ki, O (Kur´an) elbette hak olarak Rabbından indirilmistir. Artık sen suphelenenlerden olma

Verse 115 — Surah Al-Anam 6:115

Rabbin sozu dogruluk bakımından da, adalet bakımından da tamamlanmıstır. O´nun sozunu degistirecek yoktur. O, isiten ve bilendir

Verse 116 — Surah Al-Anam 6:116

Yeryuzundekilerin coguna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar ; onlar zandan baskasına uymazlar ve onlar sadece yalan soyler, tahminlerde bulunurlar

Verse 117 — Surah Al-Anam 6:117

Suphesiz ki Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir ve O, dogru yolda bulunanları da cok iyi bilendir

Verse 118 — Surah Al-Anam 6:118

Uzerine Allah´ın adı anılmıs olanlardan yiyin ; eger O´nun ayetlerine inanan mu´minler iseniz (buna dikkat edin)

Verse 119 — Surah Al-Anam 6:119

Size ne oluyor da uzerine Allah´ın adı anılmıs olanlardan yemiyorsunuz ? Halbuki —darda kalıp kesin ihtiyac duydugunuz durum dısında— size haram kıldıklarını bir bir acıklayıp bildirmistir. Dogrusu bir cokları bilgisizce heveslerine uyup sapıtıyorlar. Suphesiz ki Rabbin asırı gidip (ilahi) sınırı asanları en iyi bilendir

Verse 120 — Surah Al-Anam 6:120

Artık gunahın acıgını da, gizlisini de bırakın! Dogrusu onlar ki gunah kazanırlar, kazandıklarının karsılıgını goreceklerdir

Verse 121 — Surah Al-Anam 6:121

Uzerine Allah´ın adı anılmamıs olanlardan yemeyin; cunku bu (baskası adına ve bir de putlar icin, onlar adına bogazlamak) suphesiz ki ilahi yoldan cıkmaktır. Hem seytanlar sizinle mucadele etmeleri icin dostlarına fısıldayıp dururlar; eger onlara uyarsanız, suphesiz ki, siz de Allah´a es-ortak kosanlar olursunuz

Verse 122 — Surah Al-Anam 6:122

Olu iken dirilttigimiz, insanlar arasında yurumesi icin kendisine bir nur sundugumuz kimse, karanlıklar icinde kalıp bir turlu cıkamayan kimse gibi midir? Boylece kafirlere isleyegeldikleri ameller suslenip yaldızlı gosterilmistir

Verse 123 — Surah Al-Anam 6:123

Iste bunun gibi, her kasabanın ileri gelenlerini, orada hile yapıp birtakım isler cevirsinler diye o kasabanın suc isleyenleri yaptık. Oysa onlar ancak kendilerini aldatıp hile yaparlar da farkında olmazlar

Verse 124 — Surah Al-Anam 6:124

Kendilerine bir ayet (mucize, Kur´an´dan acık bir belge) geldigi zaman, «Allah´ın peygamberine verilen (seref ve itibarın) bir benzeri bize verilmedikce asla iman etmeyiz !» dediler. Allah ise peygamberlik gorevini nereye (kime) sunacagını daha iyi bilir. Suc isleyen o kimselere —hilelerinden ve kirli islerinden dolayı— Allah katından hem asagılık, hem siddetli bir azab dokunacaktır

Verse 125 — Surah Al-Anam 6:125

Allah kimi dogru yola eristirmeyi dilerse, onun kalbini Islam´a acar. Kimi de saptırmak isterse, goge yukseliyormus gibi gogsunu daraltıp sıkıstırır. Iste boylece Allah iman etmiyenler uzerine murdarlık ve rusvaylık, azab ve ıztırab getirir

Verse 126 — Surah Al-Anam 6:126

Iste bu (Islam Dini), Rabbin dosdogru yoludur. Dusunup idrakini kullanabilen bir millete ayetleri bir bir yeterince acıkladık

Verse 127 — Surah Al-Anam 6:127

Onlara Rableri katında Daru´s-Selam (Selamet Yurdu) vardır; yapageldikleri (iyi amelleri)ne karsılık onların dost ve yarı (Allah)dır

Verse 128 — Surah Al-Anam 6:128

Onların hepsini (kabirlerinden kaldırıp) bir araya toplayacagı gun,;«Ey cin toplulugu! Insanlardan cogunu (dogru yoldan cıkarıp) kendinize cekmek amacını surdurdunuz» (diyecek). Onların insanlardan olan dost ve yandasları, «Rabbimiz ! Kimimiz kimimizden yararlandık ve bizim icin takdir buyurdugun sonuca eristik» diyecekler. (Rableri onlara soyle) buyuracak: «Cehennem atesi sizin konagınızdır; orada —Allah´ın diledikleri mustesna— ebedi kalıcılarsınız. Suphesiz ki Rabbin hikmet sahibidir ve (her seyi) bilendir

Verse 129 — Surah Al-Anam 6:129

Iste boylece zalimlerin kimini kimine kazandıkları (gunah ve yaptıkları zalimlik) sebebiyle dost ve yoldas ederiz

Verse 130 — Surah Al-Anam 6:130

Ey cin ve insan toplulukları! Size ayetlerimizi anlatan ve sizi bugununuzun gelip catacagıyla uyaran sizden peygamberler, elciler gelmedi mi ? (diye sorulacak). (Ey Rabbimiz !) kendi aleyhimize sahidler olduk, diyecekler. Dunya hayatı onları aldattı da kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine sahidlik ettiler

Verse 131 — Surah Al-Anam 6:131

Iste bu, (peygamberler gonderilmesinin, onların uyarıda bulunmasının sebebi), haberleri yokken, zulumleri yuzunden Rabbinin kasabaları yok edici olmadıgı (hikmetine dayanmakta)dır

Verse 132 — Surah Al-Anam 6:132

Herbiri icin islediklerinden dolayı dereceler vardır. Rabbin onların islediklerinden habersiz degildir

Verse 133 — Surah Al-Anam 6:133

Rabbin her seyden mustagni (hicbir seye ihtiyacı yoktur, butun varlık alemi 0´nun)dır; rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırıp yok eder ve arkanızdan yerinize diledigini getirir; nitekim sizi de baska bir milletin soyundan meydana getirmistir

Verse 134 — Surah Al-Anam 6:134

Size va´dolunan elbette gelecektir ve siz (gelecek olan kazayı engelleyip Allah´ı) aciz kılacak degilsin izdir

Verse 135 — Surah Al-Anam 6:135

De ki: Ey Kavmim! Imkan ve gucunuz yettigince yapın yapacagınızı ; dogrusu ben (gorevimi yerine) getiriciyim. Ileride dunya evinin, Ahiret yurdunun (feyizli) sonucu kimin olacaktır bileceksiniz. Elbette zalimler kurtulusa eremiyeceklerdir

Verse 136 — Surah Al-Anam 6:136

Bir de kalkıp Allah´a, yarattıgı ekin ve davarlardan bir pay ayırdılar da kendi Zanlarınca, «bu Allah icin, su da ortaklarımız (olan putlarımız) icindir» dediler. Ortakları icin olanı Allah tarafına gecmezdi, (ama) Allah icin olanı ortaklarına (aktarılarak) gecip ulasırdı. Hukmettikleri sey ne kotu

Verse 137 — Surah Al-Anam 6:137

Bunun gibi, ortaklan, musriklerden bir coguna oz cocuklarını oldurmeyi susleyip cekici kılmıstı. (Bu da) hem onları mahvetmek, hem de dinlerini karıstırmak icindi. Allah dileseydi boyle yapmazlardı. O halde (ey peygamber!) onları iftira edip durdukları seyle basbasa bırak

Verse 138 — Surah Al-Anam 6:138

Onlar kendi zanlarına gore, «Bu davarlar ve ekinler dokunulmaz ; diledigimiz kimselerden baskası bunlardan yiyemez. Davarlardan bir kısmının sırtları haramdır» derler. Bir kısmını da (keserken) uzerine Allah adını anmazlar da Allah´a iftira ederler. Iftiralarına karsılık Allah onları cezalandıracaktır

Verse 139 — Surah Al-Anam 6:139

Yine onlar, «su davarların karınlarında bulunan yavrular (canlı dogarsa) sadece erkeklerimize mahsustur ; eslerimize ise haramdır. Olu olursa, hepsi (hepimiz) ona ortaktırlar» derler. Allah onlara, bu vasıflamalarından dolayı ceza verecektir, Suphesiz ki Allah, hikmet sahibidir ve (her seyi) bilendir

Verse 140 — Surah Al-Anam 6:140

Dusuncesizlikleri ve beyinsizlikleri yuzunden bilgisizce oz cocuklarını oldurenler; Allah´ın kendilerine rızık olarak sundugu seyleri, Allah´a iftira ederek haram kılanlar, zarara ugramıslardır. Gercekten onlar sapmıslardır (ve hic bir zaman) dogru yolu da bulamadılar

Verse 141 — Surah Al-Anam 6:141

O ki, cardaklı cardaksız, asmalı asmasız bag ve bahceleri; yemisleri ve tadları farklı olan hurma ve ekinleri; birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narı yaratıp ortaya cıkarandır. Gelisip meyve verdigi zaman meyvesinden yiyin ve bicilip devsirildigi gun hakkını verin; bir de sakın israf etmeyin ; cunku Allah gercekten israf edenleri sevmez

Verse 142 — Surah Al-Anam 6:142

Davarlarda da yuk tasıyan ve yununden, kılından yaygı yapılıp serilen (turler) yaratıp meydana getiren O´dur. Allah´ın size rızık olarak sundugundan yiyin, seytanın adımlarına uymayın ; cunku o sizin acık dusmanınızdır

Verse 143 — Surah Al-Anam 6:143

(Allah) sekiz cift (disili erkekli sekiz davar) yaratmıstır. Koyundan iki, keciden de iki.. De ki: Iki erkegini mi yoksa disisini mi veya iki disinin rahminin kapsayıp sarındıgını mı haram kılmıstır ? Eger dogrulardan iseniz ilme dayalı bana haber verin

Verse 144 — Surah Al-Anam 6:144

Ve deveden de iki, sıgırdan da iki yarattı. De ki: Iki erkegi mi yoksa iki disiyi mi veya iki disinin rahminin kapsayıp sarındıgını mı haram kılmıstır ? Yoksa Allah size bununla tavsiyede bulunurken siz hazırmıydınız ? Bilgisiz (dayanaksız ve vahiysiz)ce, insanları saptırmak icin Allah´a karsı yalan uydurandan daha zalim kim vardır? Suphesiz ki Allah, zalim toplulugu dogru yola eristirmez

Verse 145 — Surah Al-Anam 6:145

De ki: Bana vahyolunanda olu, akıtılmıs kan, domuz eti —ki o murdardır—, ilahi sınırı asıp gunah isleyerek Allah´tan baskası adına bogazlanan hayvandan gayrisinin, yiyecek olan bir kimseye haram sayıldıgıyla ilgili (bir emir, bir belge) bulamıyorum. (Bunlardan da) kim yemege mecbur kalırsa, (diger darda kalana ve baskalarının hakkına) tecavuz etmemek, (zaruret miktarını) asmamak uzere yiyebilir. Suphesiz ki Rabbin cok bagıslayandır, cok merhamet edendir

Verse 146 — Surah Al-Anam 6:146

Yahudi (dininden) olanlara da (Tevrat´da) her tırnaklı olan hayvanı haram kıldık. Sıgır ve koyunların da sırtlarında veya bagırsaklarında veya kemige karısık bulunan yaglar dısında ic yaglarını haram kıldık. Bu, asırı gidip ilahi sınırları asmalarından, insan haklarına el uzatmalarından dolayı onlara verdigimiz bir cezadır ve elbette biz dogrularızdır

Verse 147 — Surah Al-Anam 6:147

Eger seni yalanlarlarsa, de ki: Rabbınız genis rahmet sahibidir; O´nun saltanat kahrı, suclu gunahkar topluluktan geri cevrilemez

Verse 148 — Surah Al-Anam 6:148

Allah´a ortak kosanlar diyecekler ki: Allah dileseydi ne biz (putlara taparak) ortak kosardık, ne de babalarımız ortak kosardı. Ve ne de bir seyi haram kılardık. Onlardan oncekiler de boyle yalanladılar (veya boyle yalan soylediler), sonunda kahredici azabımızı tattılar. De ki: (Bunu belgeleyecek) yanınızda ilimden bize cıkaracagınız bir sey varmı ? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve siz ancak (delilsiz, bilgisiz, yalan yanlıs) atıp tutuyorsunuz

Verse 149 — Surah Al-Anam 6:149

De ki: En kesin ve ustun delil Allah´ındır; dileseydi hepinizi dogru yola eristirirdi, (ama oyle bir kanun koymadı, size akıl ve yetenek verip dogru ve egri yolu gostererek sizi serbest bıraktı)

Verse 150 — Surah Al-Anam 6:150

De ki: Allah´ın bunu haram kıldıgına tanıklık edecek sahitlerinizi haydi getirin ! Eger sahitlik ederlerse, sen onlarla beraber sahitlik etme; bizim ayetlerimizi yalanlayanların ve Ahirete de inanmayanların heveslerine uyma ; onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar

Verse 151 — Surah Al-Anam 6:151

De ki: (Ey Allah´a karsı yayalan uyduranlar!) Gelin de Allah´ın size neleri haram kıldıgını okuyup (haber vereyim); Hic bir seyi O´na ortak kosmayın ; ana babanıza iyilikte bulunun ; yoksulluk endisesiyle cocuklarınızı oldurmeyin; —sizin de onların da rızkınızı biz veririz—, hayasızlıgın acıgına da, gizlisine de yaklasmayın ; Allah´ın haram kıldıgı canı haksız yere oldurmeyin. Iste Allah bunları, aklınızı kullanırsınız diye size emreder

Verse 152 — Surah Al-Anam 6:152

Bir de yetim malına —rusde erinceye kadar— en iyi ve en uygun tarzın dısında yaklasmayın; olcuyu tartıyı tam ve dogru olcun tartın. Hic kimseye guc getiremiyecegiyle teklifte bulunmayız. Soz soylediginiz zaman —yakınınız bile olsa— ancak adaleti gozetin. Allah´ın ahdini (farz ve vacib kıldıgı hususları ve O´na karsı verdiginiz sozu) yerine getirin. Iste Allah, bunları size emreder; ola ki dusunur de ogut alırsınız

Verse 153 — Surah Al-Anam 6:153

Suphesiz bu benim dosdogru yolumdur; artık bu yola uyun, baska yollara uymayın, sonra o yollar sizi Allah yolundan saptırıp parcalar (fırkalara ayırır). Iste Allah size bunları emretmektedir; olur ki sakınırsınız

Verse 154 — Surah Al-Anam 6:154

Sonra biz Musa´ya kitabı, onu guzel (uygulayana) tamamlamak, her seyi uygun bicimde acıklamak ve dogru yolu gostermek, aynı zamanda rahmet olmak icin verdik ; olur ki, (Israil ogulları) Rablarına kavusacaklarına inanırlar

Verse 155 — Surah Al-Anam 6:155

Bu (Kur´an) ise, indirdigimiz mubarek bir kitabdır. Artık Ona uyunuz ve (Allah´tan korkup kotuluklerden) sakınınız ki merhamet olunasınız

Verse 156 — Surah Al-Anam 6:156

Bizden once yalnız iki topluluga (Yahudi ve Nasara´ya) kitap indirildi ve biz de onların egitim ve ogretimlerinden habersiz bulunuyorduk, dememeniz

Verse 157 — Surah Al-Anam 6:157

Veya bize de kitap indirilseydi elbette onlardan daha cok dogru yolu bulup basarılı olurduk, dememeniz icindir. Iste size Rabbınızdan acık belge, hidayet (dogru yolu gosteren rehber) ve bir de rahmet gelmistir. Allah´ın ayetlerini yalanlayıp (insanları ona yonelmekten) alıkoyanlardan daha zalim kim vardır? Ayetlerimizi yuzcevirerek engelleyenleri bu engellemeleri sebebiyle en kotu azabla cezalandıracagız

Verse 158 — Surah Al-Anam 6:158

Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbin gelmesini veya Rabbin bazı ayetleri (mu´cizeleri)nin gelmesini bekliyorlar. Rabbin bazı ayetlerinin gelecegi gun, daha once iman etmemis veya imanında bir hayır (iyilik ve salih amel) kazanmamıs hicbir kisiye imanı yarar saglamayacaktır. Onlara de ki: Bekleyin, biz de bekliyoruz

Verse 159 — Surah Al-Anam 6:159

Suphesiz ki, hizipleserek dinlerini parca parca edenler var ya, sen hicbir seyde onlarla bagımlı ve ilgili degilsin. Onların durumu Allah´a kalmıstır. Ileride ne istediklerini onlara haber verecektir

Verse 160 — Surah Al-Anam 6:160

Artık kim iyilikle gelirse, ona on misli vardır. Kim de kotulukle gelirse, ona ancak misliyle karsılık vardır ve onlara haksızlık edilmez

Verse 161 — Surah Al-Anam 6:161

De ki: Dogrusu Rabbim beni dosdogru yola, ibrahim´in dimdik ayakta duran, batıldan uzak, tamamiyle Hakk´a yonelmis (Hanif) dinine eristirmistir. Ve O hicbir zaman musriklerden olmadı´

Verse 162 — Surah Al-Anam 6:162

De ki. Suphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve olumum alemlerin Rabbi Allah icindir

Verse 163 — Surah Al-Anam 6:163

O´nun hicbir ortagı yoktur; bsn sadece bununla emrolundum ve ben Muslumanların ilkiyim

Verse 164 — Surah Al-Anam 6:164

De ki: Allah her seyin Rabbi oldugu halde ben O´ndan baska Rab mı arzulayıp ararım ? Herkesin kazandıgı (gunah ve vebal) kendisine aittir. Gunah yuku tasıyan hic kimse digerinin gunah yukunu tasımaz. Sonunda donusunuz Rabbınızadır; o zaman hakkında ayrılıga dustugunuz seyi size bildirecektir

Verse 165 — Surah Al-Anam 6:165

Sizi yeryuzunun halifeleri kılan, verdigi seylerden dolayı sizi denemek icin kiminizi kiminizden ustun derecelerle yukselten O´dur. Dogrusu Rabbin cezalandırmayı cok cabuk gerceklestirendir ve suphesiz ki O, hem cok bagıslayan, hem cok merhamet edendir