Back to Languages

Turkish - Chapter 32 - As-Sajdah

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah As-Sajdah 32:1

Verse 2 — Surah As-Sajdah 32:2

Bu kitabın indirilmesi, ki onda hiçbir şübhe yokdur, aalemlerin Rabbindendir

Verse 3 — Surah As-Sajdah 32:3

Yoksa o, bunu kendiliğinden mi uydurdu diyorlar? Hayır, o Rabbinden (gelen bir) hakdır. (Biz onu) senden evvel kendilerine inzâr edici hiçbir (peygamber) gelmemiş olan bir kavme, (tutdukları yolun) korkunç aakıbetlerini haber vermen için (indirdik). Olur ki onlar hidâyeti kabul ederler

Verse 4 — Surah As-Sajdah 32:4

Allah, gökleri ve yeri ve bunların arasında olan şeyleri altı günde yaratan, sonra hükmü arşı istîlâ edendir. Sizin Ondan başka hiçbir yâriniz ve (azabınızı giderecek) hiçbir yardımcınız yokdur. Artık iyice düşünmez misiniz

Verse 5 — Surah As-Sajdah 32:5

Gökden yere kadar her işi O tedbîr eder. Sonra (o iş) sizin sayageldiğinizce bin sene mıkdarında olan (mesafeye) bir günde yine Ona yükselir

Verse 6 — Surah As-Sajdah 32:6

İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, yegâne gaalib olan, (ehl-i tâatini) çok esirgeyen (Haalik-ı müdebbir) budur

Verse 7 — Surah As-Sajdah 32:7

Ki O, yaratdığı her şey´i güzel yapan, insanı yaratmıya da çamurdan başlıyandır

Verse 8 — Surah As-Sajdah 32:8

Sonra O, bunun zürriyyetini hakıyr bir sudan meydana gelen nutfeden yapmışdır

Verse 9 — Surah As-Sajdah 32:9

Sonra onu düzeltib tamamladı. İçine ruuhundan üfürdü. Sizin için kulaklar, gözler, gönüller yaratdı. Ne az şükredersiniz

Verse 10 — Surah As-Sajdah 32:10

Dediler ki: «Biz yerde (çürüyüb) gaalib olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışda (bulunacağız)»? Evet, onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edicidirler

Verse 11 — Surah As-Sajdah 32:11

De ki: Size müvekkel olan ölüm meleği canınızı alacak. (Ondan) sonra da Rabbinize döndürül (üb götürüleceksiniz»)

Verse 12 — Surah As-Sajdah 32:12

Günahkârların, Rableri huzuurunda: «Ey Rabbimiz, gördük, İşitdik, Şimdi bizi (dünyâye) geri çevir de güzel amel (ve hareketler) de bulunalım. Çünkü (artık) kat´î suretde inananlarız» (diye diye) sernügûn (olacakları) zaman sen görsen (onları)

Verse 13 — Surah As-Sajdah 32:13

Eğer biz dileseydik herkesi elbette hidâyete erdirirdik. Fakat benden (saadır olan şu): «Cehennemi bütün cinlerden, insanlardan muhakkak dolduracağım» sözü hak olmuşdur

Verse 14 — Surah As-Sajdah 32:14

O halde şu gününüze kavuşmayı unutduğunuza mukaabil tadın (azâbı)! Doğrusu (şimdi) biz de sizi unutduk! Yapmakda (ısraar) etdiğiniz (kötülükler) yüzünden tadın o ardı arası kesilmeyen azâbı

Verse 15 — Surah As-Sajdah 32:15

Bizim âyetlerimize ancak öyle kimseler îman eder (ler) ki bunlarla kendilerine öğüt verildiği zaman, onlar büyüklük taslamayarak, yüzü üstü secdeye kapanırlar ve Rablerini, hamd ile, tesbîh (ve tenzîh) ederler

Verse 16 — Surah As-Sajdah 32:16

Yanları yataklarından uzaklaşır, korku ve ümîd ile Rablerine düâ ederler. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden de (hayra) harcarlar

Verse 17 — Surah As-Sajdah 32:17

Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükâfat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez

Verse 18 — Surah As-Sajdah 32:18

Öyle ya, mü´min olan kimse, îmandan haaric kişi gibi midir? Onlar (hiçbir zaman) müsâvî olmazlar

Verse 19 — Surah As-Sajdah 32:19

İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar için, yapmış oldukları (iyi) amellere mukaabil, konak olmak üzere, Me´vâ cennetleri vardır

Verse 20 — Surah As-Sajdah 32:20

Fâsık olanların barınacağı yer ise ateşdir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse içerisine döndürülürler ve onlara: «Tekzîb edegeldiğiniz o ateşin azabını tadın» denilir

Verse 21 — Surah As-Sajdah 32:21

Biz, o en büyük azâbdan önce de onlara mutlakaa yakın azâbdan tatdıracağız. Tâki ric´et etsinler

Verse 22 — Surah As-Sajdah 32:22

Kendisine Rabbinin âyetleriyle öğüt verilib de sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zaalim kimdir? Hiç şübhesiz ki biz günahkârlardan intikaam alıcılarız

Verse 23 — Surah As-Sajdah 32:23

Andolsun ki biz Musâya o kitabı verdik. Şimdi sen ona kavuşmakdan şübhede olma. Biz onu İsrâîl oğullarına hidâyet (rehberi) yapmışdık

Verse 24 — Surah As-Sajdah 32:24

İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta´yîn etmişdik ve onlar âyetlerimizi çok iyi biliyorlardı

Verse 25 — Surah As-Sajdah 32:25

İhtilâf etmekde oldukları şeyler hakkında muhakkak ki Rabbin, (evet) O, kıyamet günü onların aralarında hükmedecekdir

Verse 26 — Surah As-Sajdah 32:26

Biz onlardan evvel nice nesiller helak etdik. Yurdlarında kendileri de gezib duruyorlar. (Bu), onları hidâyete sevk etmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır.. Haalâ dinlemeyecekler mi

Verse 27 — Surah As-Sajdah 32:27

Suyu kupkuru ve çorak yere sevk etdiğimizi, onunla gerek hayvanlarının, gerek kendilerinin kısmen yiyegeldikleri ekini çıkarmakda olduğumuzu da görmediler mi? Haalâ da görmeyecekler mi

Verse 28 — Surah As-Sajdah 32:28

Diyorlar ki: «Eğer doğru söyleyiciler iseniz o fetih ne zaman»

Verse 29 — Surah As-Sajdah 32:29

Sen de söyle «Fetih günü, o kâfirlere îmanları fâide vermeyecek, kendileri (nin yüzlerin) e de bakılmayacak»

Verse 30 — Surah As-Sajdah 32:30

Artık onlardan yüz çevir, (inecek azâblarını) bekle. Çünkü onlar bekleyicidirler