Back to Languages

Turkish - Chapter 17 - Al-Isra

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Isra 17:1

Kulunu (Muhammed sallellahu aleyhi ve sellemi) bir gece Mescid-i haramdan (alıb) Mescid-i Aksaaya kadar goturen (Zat-i ecelle ve a´la her durlu nakıysalardan) munezzehdir. (O Mescid-i Aksaa ki) biz onun etrafına (feyz ve) bereket verdik (ve bu gece yolculugunu) ona (o peygambere) ayetlerimizden ba´zısını gosterelim diye (yapdırdık). Subhesiz ki O, (asıl) O (her sey´i) hakkıyle isiden, (her sey´i) kemaliyle gorendir

Verse 2 — Surah Al-Isra 17:2

Biz Musaya kitab verdik ve o (kitabı) «Benden baska hicbir vekil tutmayın» diye israil ogulları icin bir hidayet (rehberi) kıldık

Verse 3 — Surah Al-Isra 17:3

Ey Nuh ile beraber (gemide) tası (yıb selamete cıkar) dıgımız (insanlar) zurriyeti, (su) bir hakıykatdır ki (Nuh) cok sukreden bir kuldu

Verse 4 — Surah Al-Isra 17:4

Biz kitabda Israil ogullarına su haberi verdik: «Siz arz (-ı mukaddes) de muhakkak iki defa fesad cıkaracak ve muhakkak (bana karsı) buyuk bir serkeslik yapıb kabaracaksınız»

Verse 5 — Surah Al-Isra 17:5

Iste o ikiden birinci (fesadlarının ceza) va´de (si) gelince (muhaarebede) cok cetin bir kuvvete malik olan kullarımızı uzerinize musallat kıldık da onlar evlerin aralarına kadar girib (sizi) arasdırdılar. (Bu), yerine getirilmis bir va´d idi

Verse 6 — Surah Al-Isra 17:6

Sonra bunlara karsı size tekrar devlet ve galebe verdik. Mallarla, ogullarla sizin imdadınıza yetisdik, cem´iyyetinizi de (oldugunızdan) daha fazla cogaltdık

Verse 7 — Surah Al-Isra 17:7

Eger iyilik ederseniz kendinize iyilik etmis olursunuz. Eger kotuluk ederseniz (yine) kendinize kotuluk (etmis olursunuz). Artık diger (cezanın) vade (si) gelince yuzlerinizi kotulesinler, mescid (iniz) e birinci defa girdikleri gibi gir (ib tahrib et) sinler, galebe ve istila etdiklerini mahv etdikce etsinler diye (basınıza yine dusmanları musallat etdik)

Verse 8 — Surah Al-Isra 17:8

(Tevbe ederseniz) Rabbinizin sizi esirgeyeceginizi umabilirsiniz. (Eger tekrar fesada) donerseniz biz de (sizi cezalandırmıya) doneriz. Biz cehennemi kafirlere bir zindan yapdık

Verse 9 — Surah Al-Isra 17:9

Gercek bu Kur´an (insanları) oyle bir sey´e (yola) dogrultub goturur ki o, en aadil ve en dogru bir (yol) dur. Guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunan mu´minlere kendileri icin muhakkak bir ecr oldugunu da mujdeler o

Verse 10 — Surah Al-Isra 17:10

Ahirete iman etmezler (e gelince:) onlar icin de subhesiz pek acıklı bir azab hazırladıgımızı (bildirir)

Verse 11 — Surah Al-Isra 17:11

Insan, hayra olan duaası gibi, serre de duaa eder. Pek acelecidir (bu) insan

Verse 12 — Surah Al-Isra 17:12

Biz gece ile gunduzu (kudretimize delalet eden) iki ayet (nisane) kıldık da gece ayetini silib (giderib yerine esyayi) gosterici (zıyadar) gunduz ayetini getirdik. Taki (gunduzun) Rabbinizden (geciminize aid) bir lutf-u inayet arayasınız, yılların sayısını, (vakıtların) hesabı (nı) bilesiniz. Iste biz (boylece) her sey´i geregi gibi anlatdık

Verse 13 — Surah Al-Isra 17:13

Herkesin (dunyadaki) amel (ve hareket) ini kendi boynuna doladık. Kıyamet gunu onun icin bir kitab cıkaracagız ki nesredilmis olarak kendisine kavus (ub soyle cat) acak

Verse 14 — Surah Al-Isra 17:14

«Oku kitabını, bu gun sana karsı, iyi hesab gorucu olarak kendi nefsin yeter»

Verse 15 — Surah Al-Isra 17:15

Kim dogru yolu bulursa, o dogru yolu ancak kendi faidesine bulmus olur. Kim de sapıklık ederse o da yalınız kendi aleyhine sapmıs olur. Hic bir gunahkar baskasının gunah yukunu yuklenmez. Biz bir resul gonderinceye kadar (hic bir kimseye ve kavme) azab ediciler degiliz

Verse 16 — Surah Al-Isra 17:16

Bir memleketi helak etmek diledigimiz vakit onun ni´met ve refahdan sımarmıs elebasılarına emrederiz de orada (bu emre ragmen) itaatden cıkarlar. Artık o (memlekete) karsı soz (azab) hak olmusdur. Iste biz onu artık kokunden mahv-u helak etmisizdir

Verse 17 — Surah Al-Isra 17:17

Nuh (devrin) den sonra nice asırları (n halkını) helak etdik. Rabbin, kullarının gunahlarından hakkıyle haberdardır, (onları) hakkıyle gorucudur ya, (iste bu) yeter

Verse 18 — Surah Al-Isra 17:18

Kim bu carcabuk gecen (dunyayı) dilerse biz de burada ona, (evet) kimi dilersek ona, dileyecegimiz sey´i carcabuk veririz. Sonra da onu cehenneme sokarız. O, buraya kınanmıs ve (rahmetimizden) kogulmus olarak ulasır

Verse 19 — Surah Al-Isra 17:19

Kim de mu´min olarak ahireti diler, onun icin (ona gereken) bir sa´y ile calısırsa iste onların (bu) calısmaları meskur (ve makbul) olur

Verse 20 — Surah Al-Isra 17:20

Her birine, onlara da, bunlara da Rabbinin vergisinden birbiri ardınca veririz. Rabbinin vergisi (kimseden) men edilmis degildir

Verse 21 — Surah Al-Isra 17:21

Baksan a, biz onların kimini kiminden nasıl ustun kıldık. Elbette ahiret, dereceler (farkları) i´tibariyle de daha buyukdur, ustun kılmak bakımından da daha buyukdur

Verse 22 — Surah Al-Isra 17:22

Allah ile beraber diger bir Tanrı edinme. Sonra kınanmıs ve kendi basına (yardımsız) bırakılmıs olursun

Verse 23 — Surah Al-Isra 17:23

Rabbin, «Kendinden baskasına kulluk etmeyin. Ana ve babaya iyi muamele edin» diye hukmetdi. Eger onlardan biri veya her. ikisi senin nezdinde ihtiyarlıga ererlerse onlara «Of» (bile) deme. Onları azarlama. Onlara cok guzel (ve tatlı) soz soyle

Verse 24 — Surah Al-Isra 17:24

Onlara acıyarak tevaazu kanadını (yerlere kadar) indir ve: «Yarab, Onlar beni cocukken nasıl terbiye etdilerse Sen de kendilerini (oylece) esirge» de

Verse 25 — Surah Al-Isra 17:25

Rabbiniz sizin iclerinizdekini en iyi bilendir. Eger siz iyi kimseler olursanız subhesiz ki Allah da daima kendine donenleri (ve cok tevbe edenleri) cidden yarlıgayıcıdır

Verse 26 — Surah Al-Isra 17:26

Hısıma, yoksula, yolda kalmısa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile sacıb savurma

Verse 27 — Surah Al-Isra 17:27

Cunku sacıp savuranlar seytanların biraderleri olmuslardır. Seytan ise Rabbine (karsı) cok nankordur

Verse 28 — Surah Al-Isra 17:28

Sayed Rabbinden umdugun rahmeti arayarak onlardan sarf-ı nazar edersen (boyle bir mecburiyyetde kalırsan) o halde kendilerine yumusak bir soz soyle (mekle mukaabelede bulun)

Verse 29 — Surah Al-Isra 17:29

Elini boynuna baglı olarak asma Onu busbutun de acıb sacma. Sonra kınanmıs, pesiman bir halde oturub kalırsın

Verse 30 — Surah Al-Isra 17:30

Subhesiz ki Rabbin kimi dilerse rızkını genisletir, daraltır. Cunku O, kulları (nın her haali) nden gercekden haberdardır, (her sey´i) hakkıyle gorendir

Verse 31 — Surah Al-Isra 17:31

Evladlarınızı fakirlik korkusuyla oldurmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Hakıykat, onları oldurmek buyuk bir sucdur

Verse 32 — Surah Al-Isra 17:32

Zinaya yaklasmayın. Cunku o, subhesiz bir hayaasızlıkdı, kotu bir yoldur

Verse 33 — Surah Al-Isra 17:33

Allahın haram kıldıgı cana, haklı bir sebeb olmadıkca, kıymayın. Kimi mazlum olarak oldurulurse biz onun velisine (mirascısına maktulun hakkını taleb hususunda) bir salahiyyet vermisizdir. O da katilde israf etmesin. Cunku o, cidden (ve zaten) yardıma mazhar edilmisdir

Verse 34 — Surah Al-Isra 17:34

Yetimin, erginlik cagına erisinceye kadar, malına yaklasmayın. Meger ki bu, en iyi bir suretle ola. Bir de ahdi yerine getirin. Cunku ahid (den cayanlar) sorumludur

Verse 35 — Surah Al-Isra 17:35

Olcdugunuz vakit da olcegi tam yapın. Dogru terazi ile tartın. Bu, hem daha hayırlıdır, hem aakıbeti i´tibariyle daha guzeldir

Verse 36 — Surah Al-Isra 17:36

Senin icin hakkında bir bilgi haasıl olmayan sey´in ardına dusme. Cunku kulak, goz, kalb: Bunların her biri bundan mes´uldur

Verse 37 — Surah Al-Isra 17:37

Yer (yuzun) de kibr-u azametle yurume. Cunku (ne kadar bassan) arzı cidden yaramazsın, boyca da asla daglara eremezsin

Verse 38 — Surah Al-Isra 17:38

Kotu olan butun bunlar Rabbinin indinde sevilmeyen (seyler) dir

Verse 39 — Surah Al-Isra 17:39

Bunlar Rabbinin sana vahyetdigi hikmet (ler) dendir. Allah ile beraber diger bir Tanrı edinme ki sonra yerinmis, kogulmus olarak cehenneme atılırsın

Verse 40 — Surah Al-Isra 17:40

Ya! Rabbiniz size ogulları begenib secdi de kendisi meleklerden disiler mi edindi?! Hakıykaten siz buyuk soz soyluyorsunuz

Verse 41 — Surah Al-Isra 17:41

Andolsun, bu (ihtaarı) su Kur´anda durlu durlu sekillerde acıklamısızdır. Taki iyice dusunub ibret alsınlar. Halbuki bu, onların (hakdan) nefret etmelerinden baska, bir sey´i artırmıyor

Verse 42 — Surah Al-Isra 17:42

De ki: Allah ile beraber, soyleyegeldikleri gibi, (baskaca) Tanrılar da olsaydı onlar arsın saahibine elbet bir yol ararlardı

Verse 43 — Surah Al-Isra 17:43

O, bunların soylemekde oldukları seylerden tamamiyle munezzehdir, yucedir, buyukdur

Verse 44 — Surah Al-Isra 17:44

Yedi gokle yer ve bunların icinde bulunan (melekler, cinler, insan) lar onu tesbih (ve tenzih) eder (ler). Hic bir sey haaric degil, hepsi Ona hamd ile tesbih eder. Fakat siz, onların tesbihini iyi anlamazsınız. O, hakıykaten halimdir, gercekden yarlıgayıcıdır

Verse 45 — Surah Al-Isra 17:45

Sen Kur´anı okudugun zaman seninle ahirete inanmazların arasına gizli bir perde cekeriz

Verse 46 — Surah Al-Isra 17:46

(Evet) onların kalbleri uzerine, onu (Kur´anı) iyice anlamalarına (engel), perdeler gerer, kulaklarına bir agırlık veririz. Sen Kur´anda Rabbini bir tek olarak andıgın vakit onlar urkek urkek arkalarını cevirirler

Verse 47 — Surah Al-Isra 17:47

Onlar seni dinleyecekleri zaman (hakıykatde) neyi dinleyeceklerini, gizli (ve sinsi) konusurlarken o zalimlerin (nasıl) «Siz buyulenmis bir kimseden baskasına tabi´ olmuyorsunuz» diyecegini biz pek iyi bileniz

Verse 48 — Surah Al-Isra 17:48

Bak, sana nasıl misaller getirib sapdılar. Artık onlar bir yol (bulmıy) a guc yetiremiyeceklerdir

Verse 49 — Surah Al-Isra 17:49

Dediler ki: «Biz bir suru kemik, kırıntı ve dokuntu (haalinde bir toprak) oldugumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılısla diriltilecegiz»

Verse 50 — Surah Al-Isra 17:50

Soyle: «Gerek bir tas (gibi cetin), gerek bir demir (gibi kuvvetli) olun

Verse 51 — Surah Al-Isra 17:51

Yahud goguslerinizde (akıllarınızca) buyuyen her hangi bir halk (olun, mutlakaa diriltileceksiniz). «O halde bizi kim (dirilterek) geri cevirecek?» diyecekler. Sen de de ki: «Sizi ilk defa yaratmıs olan (kudret saahibi diriltecekdir)». O vakit sana baslarını sallayacaklar da: «(istihza ile) Ne vakit o?» diyecekler. Soyle ki: «Yakın olması me´muldur»

Verse 52 — Surah Al-Isra 17:52

(Allah) sizi cagıracagı gun hemen (kabirlerinizden kalkıb) Onun emrine icabet edeceksiniz ve sanacaksınız ki (kabirlerinizde) ancak pek az bir muddet kalmıssınızdır

Verse 53 — Surah Al-Isra 17:53

(Mu´min) kullarıma soyle: «(Kafirlere) en guzel (soz) ne ise, onu soylesinler». Cunku seytan aralarına fesad sokar. Zira seytan insanın apacık bir dusmanıdır

Verse 54 — Surah Al-Isra 17:54

«Rabbiniz sizi cok iyi bilendir. Eger dilerse sizi esirger, yahud sayed dilerse sizi azablandırır». Biz seni onların ustune bir vekil gondermedik

Verse 55 — Surah Al-Isra 17:55

Rabbin goklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Andolsun ki biz peygamberlerin kimini kiminden ustun kılmısızdır. Davuda da Zebur verdik

Verse 56 — Surah Al-Isra 17:56

De ki: «Onu (Allahı) bırakıb bos yere (Tanrı diye) soylediklerinizi cagırın. Onlar sizden her hangi bir sıkıntı gideremeyecekleri gibi degisdiremezler de

Verse 57 — Surah Al-Isra 17:57

Onların tapdıkları da — hangisi Rablerine daha yakın (olacak) diye — (bizzat) vesile arıyorlar, Onun rahmetini umuyorlar, Onun azabından korkuyorlar Cunku Rabbinin azabı korkuncdur

Verse 58 — Surah Al-Isra 17:58

Hicbir memleket haaric olmamak uzere biz onları kıyamet gunundun evvel ya helak edeceyiz, yahud siddetli bir azab ile azablandıracagız. Bu, o kitabda (boylece) yazılıdır

Verse 59 — Surah Al-Isra 17:59

Bizi (Kureyse) ayetler (mucizeler) gondermemizden alıkoyan (sebeb baska degil) ancak evvelki (ummet) lerin onları tekzib etmis olduklarıdır. Biz, Semuda gozleri gore gore o disi deveyi verdik de (onu oldurduler ve) bu yuzden (kendilerine) zulmetdiler. Halbuki bir ayetleri (azab ve ihlak icin degil) ancak (ahiret azabından) korkutmak icin gondeririz

Verse 60 — Surah Al-Isra 17:60

Sana: «Subhesiz Rabbin insanları cepcevre kusatmısdır» demisdik, hatırla. (Geceleyin) sana gosterdigimiz o temasayı ve Kur´anda la´net edilen agacı biz (baska degil) ancak insanlara bir fitne (ve imtihan) yapdık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, onlarda buyuk bir taskınlıkdan baska bir sey artırmıyor

Verse 61 — Surah Al-Isra 17:61

(Sunu da) hatırla ki biz meleklere: «Adem icin secde edin» demisdik ve onlar da secde etmislerdi de Iblis etmemis, «Ben bir camur olarak yaratdıgın kisiye secde edermiyim?» demisdi

Verse 62 — Surah Al-Isra 17:62

(Yine) dedi ki: «Benden serefli kıldıgın bu (adam da) kim oluyormus, bana haber ver! Eger beni kıyamet gunune kadar gecikdirirsen, andolsun ki, onun zurriyetini, birazı mustesna olmak uzere, behemehal kendime bendederim»

Verse 63 — Surah Al-Isra 17:63

(Allah da): «(Defol) git, dedi, artık onlardan kim sana uyarsa suphesiz ki cehennem hepinizin cezasıdır, tastamam bir ceza»

Verse 64 — Surah Al-Isra 17:64

«Onların icinden gucunun yetdigi kimseleri sesinle yerinden oynat, onlara karsı suvarilerinle, piyadelerinle yaygara cıkar, mallarına, evladlarına ortak ol. Onlara va´d et». Seytan (bu)! Onlara bir aldatısdan baska ne va´d eder o

Verse 65 — Surah Al-Isra 17:65

«Benim gercek kullarım (var ya.) Senin onlar uzerinde hic bir haakimiyyetin yokdur. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter»

Verse 66 — Surah Al-Isra 17:66

Rabbiniz, fazl (-u kerem) inden (nasıyb) arayasınız diye, sizin icin denizde gemileri yurutendir. Subhe yok ki O sizi cok esirgeyicidir

Verse 67 — Surah Al-Isra 17:67

Denizde size bir sıkıntı degdigi zaman Ondan (Allahdan) baska (butun) tapdıgınız kisiler gaaib olur (gider. Yalınız Allahdan yardım istersiniz). Fakat O, sizi kurtarıb karaya cıkarınca yine yuz cevirirsiniz. Insan cok nankordur

Verse 68 — Surah Al-Isra 17:68

Onun kara tarafında sizi yere gecirmesinden, yahud uzerinize cakıllı bir (kasırga) gondermesinden (selametinize) emin mi oldunuz? (Olmayın). Sonra kendinize hic bir vekil bulamazsınız

Verse 69 — Surah Al-Isra 17:69

Yoksa Onun, sizi tekrar oraya (denize) dondurub de ustunuze kırıb buken bir fırtına yollamasına ve nihayet yapdıgınız nankorluk sebebiyle sizi bogmasına karsı emniyyete mi girdiniz? (Bu suretde de) yine bize karsı onun ocunu alacak bulamazsınız

Verse 70 — Surah Al-Isra 17:70

Andolsun ki biz Adem ogullarını ustun bir izzet ve serefe mazhar kılmısadır. Onlara karada, denizde tasıyacak (vaasıtalar) verdik, onlara guzel guzel rızıklar verdik, onları yaratdıgımızın bir cogundan cidden ustun kıldık

Verse 71 — Surah Al-Isra 17:71

(Hatırla) o gun (u) ki insan sınıflarından her birini biz imanlarıyle cagıracagız. Artık kimin kitabı sagından verilirse onlar kitablarını en kucuk haksızlıga ugratılmaksızın (kendileri) okuyacaklardır

Verse 72 — Surah Al-Isra 17:72

Kim bu (dunya) da kor olursa o, ahiretde de kordur, yolca da daha saskındır

Verse 73 — Surah Al-Isra 17:73

(Akıllarınca) onlar sana vahy etdigimzden baskasını uydurub bize (atf ve) iftira edesin diye seni bile hemen hemen fitneye dusurecekler, o takdirde seni (candan) dost edineceklerdi

Verse 74 — Surah Al-Isra 17:74

Eger sana sebat vermis olmasaydık, andolsun ki, sen onlara (belki) biraz meyl edecekdin

Verse 75 — Surah Al-Isra 17:75

O takdirde ise biz dirimin de katmerli, olumun de katmerli (acısını) sana tatdıracakdık muhakkak. Sonra bize karsı kendin icin hic bir yardımcı da bulamayacakdın

Verse 76 — Surah Al-Isra 17:76

Yakında seni, neredeyse, bu yerden cıkarmak icin her halde rahatsız edecekler, (fakat) o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklardır

Verse 77 — Surah Al-Isra 17:77

(Biz bunu) senden evvel gonderdigimiz peygamberler icin de sunnet (ve kaaide yapmısızdır). Sen bizim sunnetimizde (Habibim) hic bir degisiklik bulmazsın

Verse 78 — Surah Al-Isra 17:78

Gunesin (zeval vakfında) kayması anından gecenin kararmasına kadar guzelce namaz kıl. Sabah namazını da (oylece eda et). Cunku sabah namazı sahidlidir

Verse 79 — Surah Al-Isra 17:79

Gecenin bir kısmında da uyanıb, sırf sana mahsus fazla (bir ibadet) olmak uzere onunla (Kur´an ile) gece namazı kıl. Umid edebilirsin, Rabbin seni bir makaam-ı mahmuda gonderecekdir

Verse 80 — Surah Al-Isra 17:80

Ve soyle de: «Rabbim, beni sıdk (ve selamet) girdirilisi ile girdir. Sıdk (ve selamet) cıkarısı ile cıkar ve tarafından bana hakkıyle yardım edici bir huccet (-i kaahire ve kudret-i kamile) ver»

Verse 81 — Surah Al-Isra 17:81

De ki: «Hak geldi, baatıl zeval buldu. Subhesiz ki baatıl daim zeval bulucudur»

Verse 82 — Surah Al-Isra 17:82

Biz Kur´andan peyderpey onu indiriyoruz ki (herbiri) mu´minler icin sifa ve rahmetdir o. Zaalimlerin ise o, (maddi ve ma´nevi) ziyanından baskasını artırmaz

Verse 83 — Surah Al-Isra 17:83

Insana ni´met verdigimiz zaman (zikrullahdan) yuz cevirip yan cizer. Ona ser dokununca da pek umidsiz olur

Verse 84 — Surah Al-Isra 17:84

De ki: «Her biri kendi asli tabıy´atına gore hareket eder. O halde kimin daha dogru yolda bulundugunu Rabbin daha iyi bilicidir

Verse 85 — Surah Al-Isra 17:85

Sana «ruuh» u sorarlar. De ki: «Ruuh, Rabbimin emri (cumlesi) ndendir. (Zaten) size az bir ilimden baskası verilmemisdir»

Verse 86 — Surah Al-Isra 17:86

Andolsun sana vahy etdigimizi de, dilersek, muhakkak gideriveririz. Sonra bize karsı onu (geri getirmek icin) kendine bir vekil de bulamazsın

Verse 87 — Surah Al-Isra 17:87

Ancak Rabbinden olan bir rahmetdir (ki onu ibkaa etmisdir). Hakıykat, Onun, senin uzerindeki fazl (-u keremi) buyukdur

Verse 88 — Surah Al-Isra 17:88

De ki: «Andolsun, ins-u cin su Kur´anın benzerini (meydana) getirmeleri icin bir araya toplansa, yekdigerine yardımcı da olsalar, yine onun benzerini getiremezler»

Verse 89 — Surah Al-Isra 17:89

Sanıma andolsun ki biz bu Kur´anda insanlar icin her ma´nadan nice turlusunu acıklamısızdır. Insanlardan pek cogu ise ille gavurlukda ayak dirediler

Verse 90 — Surah Al-Isra 17:90

«Biz, dediler, sana kat´iyyen inanmayız. Taki bizim icin su yerden bir pınar akıtasın»

Verse 91 — Surah Al-Isra 17:91

«Yahud senin hurmalık (lar) dan, uzumluk (ler) den bir bagcen olsun da aralarından sarıl sarıl ırmaklar akıtasın.»

Verse 92 — Surah Al-Isra 17:92

«Yahud iddia etdigin gibi gok yuzunu ustumuze parca parca dusuresin veya Allahı ve melekleri kefil getiresin»

Verse 93 — Surah Al-Isra 17:93

«Yahud altından bir evin olsun, yahud semaya cıkasın. Ona cıkdıgına da asla inanmayız a! Taki ustumuze okuyacagımız bir kitab indiresin»! (Soyle) de: «Rabbimin saanı yucedir. Ben (Allahın) resul (u) bir beserden baskası mıyım ki»

Verse 94 — Surah Al-Isra 17:94

Insanların — kendilerine hidayet (rehberi) geldigi zaman iman etmelerini «Allah bir beseri mi peygamber gonderdi?» demelerinden baska bir sey men´ etmedi

Verse 95 — Surah Al-Isra 17:95

De ki: «Eger (yuzun) de (insanlar gibi) sakin sakin yuruyen melekler olsaydı biz ancak onlara gokden melek bir peygamber gonderirdik»

Verse 96 — Surah Al-Isra 17:96

De ki: «Benimle sizin aranızda hakıyki sahid olarak Allah yeter. Cunku O, kullarının (her seyinden) cidden haberdardır, kemaliyle gorendir»

Verse 97 — Surah Al-Isra 17:97

Allah kime hidayet (nasıyb) ederse iste o, dogru yolu bulmusdur. Kimi de sasırırsa artık bunlar icin Ondan baska asla yardımcılar bulamazsın. Biz onları kıyamet gunu korler, dilsizler, sagırlar olarak yuzukoyun hasredecegiz. Onların varacagı yer cehennemdir ki atesi yavasladıkca biz onun alevini artırırız

Verse 98 — Surah Al-Isra 17:98

Bu, onların cezasıdır. Cunku, onlar ayetlerimizi tanımayarak kafir oldular, «Bir yıgın kemik ve kırıntı olunca mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılısla diriltilecekmisiz?» dediler

Verse 99 — Surah Al-Isra 17:99

Onlar gozleri ve yeri yaratan Allahın kendileri gibilerini de yaratmıya kaadir oldugunu gormediler mi? (Allah) onlar icin bir ecel ta´yin etdi ki onda hic subhe yokdur. Boyle iken zaalimler ancak gavurlukda ayak dayamısdır

Verse 100 — Surah Al-Isra 17:100

De ki: «Rabbimin rahmet hazinelerine siz malik olsaydınız o zaman harcama (kdan tukenir) korkusuyla muhakkak cimrilik ederdiniz». Cok cimridir insan

Verse 101 — Surah Al-Isra 17:101

Andolsun ki biz Musaya acık acık dokuz ayet verdik. Iste Israil ogullarına sor: O, bunlara geldigi vakit Fir´avn ona: «Musa, ben seni herhalde buyulenmis sanıyorum» demisdi

Verse 102 — Surah Al-Isra 17:102

O da: «Andolsun, dedi, bunları (her biri basıyretle gorulecek) birer ibret olmak uzere goklerin ve yerin Rabbinden baskasının indirmedigini bilmissindir. Ben de, Fir´avn, seni herhalde helak edilmis sanıyorum»

Verse 103 — Surah Al-Isra 17:103

Derken onları o yerden surub cıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem maiyyetindekileri, topdan suda boguverdik

Verse 104 — Surah Al-Isra 17:104

Arkasından da Israil ogullarına (soyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra ahiret va´di geldigi vakit onları da, sizi de bir araya getirecegiz»

Verse 105 — Surah Al-Isra 17:105

Biz o (Kuranı) hak olarak indirdik ve o, hak olarak indi. Seni de (sevabın) bir mujdeci (sin) den, (azabın) bir haberci (sin) den baska bir (sıfatla) gondermedik

Verse 106 — Surah Al-Isra 17:106

Biz onu bir Kur´an olmak uzere (ayet ayet) ayırdık ki insanlara karsı, dura dura (agır agır, dane dane) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik

Verse 107 — Surah Al-Isra 17:107

De ki: «Ona ister iman edin, ister iman etmeyin. Cunku bundan evvel ilim verilmis olanlar bile kendilerine karsı o tilavet olununca cenelerinin ustune (yuzu koyun) kapanarak secde ediyorlar»

Verse 108 — Surah Al-Isra 17:108

Ve: «Rabbimizi tenzih ederiz. Hakıykat, Rabbimizin va´di kat´iyyen fi´le cıkarılmısdır» diyorlar

Verse 109 — Surah Al-Isra 17:109

Aglayarak ceneleri ustune (yuzu koyun) kapanıyorlar ve bu, onlara derin saygısını artırıyor

Verse 110 — Surah Al-Isra 17:110

De ki: «Gerek Allah diye (ad verib) cagırın, gerek Rahman diye (habibim) (ad verib) cagırın, hangisi ile cagırırsanız nihayet en guzel isimler Onundur». Namazında pek bagırma, sesini o kadar kısma da. Ikisinin arası bir yol tut

Verse 111 — Surah Al-Isra 17:111

(Soyle) de: «Evlad edinmeyen, mulk (un) de hic bir ortagı olmayan, zull (-u aciz) den nasi yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allaha hamd olsun». Onu buyuk bil, buyuklukle an