Kulunu (Muhammed sallellahu aleyhi ve sellemi) bir gece Mescid-i haramdan (alıb) Mescid-i Aksaaya kadar goturen (Zat-i ecelle ve a´la her durlu nakıysalardan) munezzehdir. (O Mescid-i Aksaa ki) biz onun etrafına (feyz ve) bereket verdik (ve bu gece yolculugunu) ona (o peygambere) ayetlerimizden ba´zısını gosterelim diye (yapdırdık). Subhesiz ki O, (asıl) O (her sey´i) hakkıyle isiden, (her sey´i) kemaliyle gorendir
Biz kitabda Israil ogullarına su haberi verdik: «Siz arz (-ı mukaddes) de muhakkak iki defa fesad cıkaracak ve muhakkak (bana karsı) buyuk bir serkeslik yapıb kabaracaksınız»
Iste o ikiden birinci (fesadlarının ceza) va´de (si) gelince (muhaarebede) cok cetin bir kuvvete malik olan kullarımızı uzerinize musallat kıldık da onlar evlerin aralarına kadar girib (sizi) arasdırdılar. (Bu), yerine getirilmis bir va´d idi
Sonra bunlara karsı size tekrar devlet ve galebe verdik. Mallarla, ogullarla sizin imdadınıza yetisdik, cem´iyyetinizi de (oldugunızdan) daha fazla cogaltdık
Eger iyilik ederseniz kendinize iyilik etmis olursunuz. Eger kotuluk ederseniz (yine) kendinize kotuluk (etmis olursunuz). Artık diger (cezanın) vade (si) gelince yuzlerinizi kotulesinler, mescid (iniz) e birinci defa girdikleri gibi gir (ib tahrib et) sinler, galebe ve istila etdiklerini mahv etdikce etsinler diye (basınıza yine dusmanları musallat etdik)
(Tevbe ederseniz) Rabbinizin sizi esirgeyeceginizi umabilirsiniz. (Eger tekrar fesada) donerseniz biz de (sizi cezalandırmıya) doneriz. Biz cehennemi kafirlere bir zindan yapdık
Gercek bu Kur´an (insanları) oyle bir sey´e (yola) dogrultub goturur ki o, en aadil ve en dogru bir (yol) dur. Guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunan mu´minlere kendileri icin muhakkak bir ecr oldugunu da mujdeler o
Biz gece ile gunduzu (kudretimize delalet eden) iki ayet (nisane) kıldık da gece ayetini silib (giderib yerine esyayi) gosterici (zıyadar) gunduz ayetini getirdik. Taki (gunduzun) Rabbinizden (geciminize aid) bir lutf-u inayet arayasınız, yılların sayısını, (vakıtların) hesabı (nı) bilesiniz. Iste biz (boylece) her sey´i geregi gibi anlatdık
Herkesin (dunyadaki) amel (ve hareket) ini kendi boynuna doladık. Kıyamet gunu onun icin bir kitab cıkaracagız ki nesredilmis olarak kendisine kavus (ub soyle cat) acak
Kim dogru yolu bulursa, o dogru yolu ancak kendi faidesine bulmus olur. Kim de sapıklık ederse o da yalınız kendi aleyhine sapmıs olur. Hic bir gunahkar baskasının gunah yukunu yuklenmez. Biz bir resul gonderinceye kadar (hic bir kimseye ve kavme) azab ediciler degiliz
Bir memleketi helak etmek diledigimiz vakit onun ni´met ve refahdan sımarmıs elebasılarına emrederiz de orada (bu emre ragmen) itaatden cıkarlar. Artık o (memlekete) karsı soz (azab) hak olmusdur. Iste biz onu artık kokunden mahv-u helak etmisizdir
Kim bu carcabuk gecen (dunyayı) dilerse biz de burada ona, (evet) kimi dilersek ona, dileyecegimiz sey´i carcabuk veririz. Sonra da onu cehenneme sokarız. O, buraya kınanmıs ve (rahmetimizden) kogulmus olarak ulasır
Baksan a, biz onların kimini kiminden nasıl ustun kıldık. Elbette ahiret, dereceler (farkları) i´tibariyle de daha buyukdur, ustun kılmak bakımından da daha buyukdur
Rabbin, «Kendinden baskasına kulluk etmeyin. Ana ve babaya iyi muamele edin» diye hukmetdi. Eger onlardan biri veya her. ikisi senin nezdinde ihtiyarlıga ererlerse onlara «Of» (bile) deme. Onları azarlama. Onlara cok guzel (ve tatlı) soz soyle
Rabbiniz sizin iclerinizdekini en iyi bilendir. Eger siz iyi kimseler olursanız subhesiz ki Allah da daima kendine donenleri (ve cok tevbe edenleri) cidden yarlıgayıcıdır
Sayed Rabbinden umdugun rahmeti arayarak onlardan sarf-ı nazar edersen (boyle bir mecburiyyetde kalırsan) o halde kendilerine yumusak bir soz soyle (mekle mukaabelede bulun)
Allahın haram kıldıgı cana, haklı bir sebeb olmadıkca, kıymayın. Kimi mazlum olarak oldurulurse biz onun velisine (mirascısına maktulun hakkını taleb hususunda) bir salahiyyet vermisizdir. O da katilde israf etmesin. Cunku o, cidden (ve zaten) yardıma mazhar edilmisdir
Yetimin, erginlik cagına erisinceye kadar, malına yaklasmayın. Meger ki bu, en iyi bir suretle ola. Bir de ahdi yerine getirin. Cunku ahid (den cayanlar) sorumludur
Andolsun, bu (ihtaarı) su Kur´anda durlu durlu sekillerde acıklamısızdır. Taki iyice dusunub ibret alsınlar. Halbuki bu, onların (hakdan) nefret etmelerinden baska, bir sey´i artırmıyor
Yedi gokle yer ve bunların icinde bulunan (melekler, cinler, insan) lar onu tesbih (ve tenzih) eder (ler). Hic bir sey haaric degil, hepsi Ona hamd ile tesbih eder. Fakat siz, onların tesbihini iyi anlamazsınız. O, hakıykaten halimdir, gercekden yarlıgayıcıdır
(Evet) onların kalbleri uzerine, onu (Kur´anı) iyice anlamalarına (engel), perdeler gerer, kulaklarına bir agırlık veririz. Sen Kur´anda Rabbini bir tek olarak andıgın vakit onlar urkek urkek arkalarını cevirirler
Onlar seni dinleyecekleri zaman (hakıykatde) neyi dinleyeceklerini, gizli (ve sinsi) konusurlarken o zalimlerin (nasıl) «Siz buyulenmis bir kimseden baskasına tabi´ olmuyorsunuz» diyecegini biz pek iyi bileniz
Yahud goguslerinizde (akıllarınızca) buyuyen her hangi bir halk (olun, mutlakaa diriltileceksiniz). «O halde bizi kim (dirilterek) geri cevirecek?» diyecekler. Sen de de ki: «Sizi ilk defa yaratmıs olan (kudret saahibi diriltecekdir)». O vakit sana baslarını sallayacaklar da: «(istihza ile) Ne vakit o?» diyecekler. Soyle ki: «Yakın olması me´muldur»
(Allah) sizi cagıracagı gun hemen (kabirlerinizden kalkıb) Onun emrine icabet edeceksiniz ve sanacaksınız ki (kabirlerinizde) ancak pek az bir muddet kalmıssınızdır
(Mu´min) kullarıma soyle: «(Kafirlere) en guzel (soz) ne ise, onu soylesinler». Cunku seytan aralarına fesad sokar. Zira seytan insanın apacık bir dusmanıdır
De ki: «Onu (Allahı) bırakıb bos yere (Tanrı diye) soylediklerinizi cagırın. Onlar sizden her hangi bir sıkıntı gideremeyecekleri gibi degisdiremezler de
Onların tapdıkları da — hangisi Rablerine daha yakın (olacak) diye — (bizzat) vesile arıyorlar, Onun rahmetini umuyorlar, Onun azabından korkuyorlar Cunku Rabbinin azabı korkuncdur
Hicbir memleket haaric olmamak uzere biz onları kıyamet gunundun evvel ya helak edeceyiz, yahud siddetli bir azab ile azablandıracagız. Bu, o kitabda (boylece) yazılıdır
Bizi (Kureyse) ayetler (mucizeler) gondermemizden alıkoyan (sebeb baska degil) ancak evvelki (ummet) lerin onları tekzib etmis olduklarıdır. Biz, Semuda gozleri gore gore o disi deveyi verdik de (onu oldurduler ve) bu yuzden (kendilerine) zulmetdiler. Halbuki bir ayetleri (azab ve ihlak icin degil) ancak (ahiret azabından) korkutmak icin gondeririz
Sana: «Subhesiz Rabbin insanları cepcevre kusatmısdır» demisdik, hatırla. (Geceleyin) sana gosterdigimiz o temasayı ve Kur´anda la´net edilen agacı biz (baska degil) ancak insanlara bir fitne (ve imtihan) yapdık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, onlarda buyuk bir taskınlıkdan baska bir sey artırmıyor
(Sunu da) hatırla ki biz meleklere: «Adem icin secde edin» demisdik ve onlar da secde etmislerdi de Iblis etmemis, «Ben bir camur olarak yaratdıgın kisiye secde edermiyim?» demisdi
(Yine) dedi ki: «Benden serefli kıldıgın bu (adam da) kim oluyormus, bana haber ver! Eger beni kıyamet gunune kadar gecikdirirsen, andolsun ki, onun zurriyetini, birazı mustesna olmak uzere, behemehal kendime bendederim»
«Onların icinden gucunun yetdigi kimseleri sesinle yerinden oynat, onlara karsı suvarilerinle, piyadelerinle yaygara cıkar, mallarına, evladlarına ortak ol. Onlara va´d et». Seytan (bu)! Onlara bir aldatısdan baska ne va´d eder o
Denizde size bir sıkıntı degdigi zaman Ondan (Allahdan) baska (butun) tapdıgınız kisiler gaaib olur (gider. Yalınız Allahdan yardım istersiniz). Fakat O, sizi kurtarıb karaya cıkarınca yine yuz cevirirsiniz. Insan cok nankordur
Onun kara tarafında sizi yere gecirmesinden, yahud uzerinize cakıllı bir (kasırga) gondermesinden (selametinize) emin mi oldunuz? (Olmayın). Sonra kendinize hic bir vekil bulamazsınız
Yoksa Onun, sizi tekrar oraya (denize) dondurub de ustunuze kırıb buken bir fırtına yollamasına ve nihayet yapdıgınız nankorluk sebebiyle sizi bogmasına karsı emniyyete mi girdiniz? (Bu suretde de) yine bize karsı onun ocunu alacak bulamazsınız
Andolsun ki biz Adem ogullarını ustun bir izzet ve serefe mazhar kılmısadır. Onlara karada, denizde tasıyacak (vaasıtalar) verdik, onlara guzel guzel rızıklar verdik, onları yaratdıgımızın bir cogundan cidden ustun kıldık
(Hatırla) o gun (u) ki insan sınıflarından her birini biz imanlarıyle cagıracagız. Artık kimin kitabı sagından verilirse onlar kitablarını en kucuk haksızlıga ugratılmaksızın (kendileri) okuyacaklardır
(Akıllarınca) onlar sana vahy etdigimzden baskasını uydurub bize (atf ve) iftira edesin diye seni bile hemen hemen fitneye dusurecekler, o takdirde seni (candan) dost edineceklerdi
O takdirde ise biz dirimin de katmerli, olumun de katmerli (acısını) sana tatdıracakdık muhakkak. Sonra bize karsı kendin icin hic bir yardımcı da bulamayacakdın
(Biz bunu) senden evvel gonderdigimiz peygamberler icin de sunnet (ve kaaide yapmısızdır). Sen bizim sunnetimizde (Habibim) hic bir degisiklik bulmazsın
Gecenin bir kısmında da uyanıb, sırf sana mahsus fazla (bir ibadet) olmak uzere onunla (Kur´an ile) gece namazı kıl. Umid edebilirsin, Rabbin seni bir makaam-ı mahmuda gonderecekdir
Ve soyle de: «Rabbim, beni sıdk (ve selamet) girdirilisi ile girdir. Sıdk (ve selamet) cıkarısı ile cıkar ve tarafından bana hakkıyle yardım edici bir huccet (-i kaahire ve kudret-i kamile) ver»
Biz Kur´andan peyderpey onu indiriyoruz ki (herbiri) mu´minler icin sifa ve rahmetdir o. Zaalimlerin ise o, (maddi ve ma´nevi) ziyanından baskasını artırmaz
De ki: «Andolsun, ins-u cin su Kur´anın benzerini (meydana) getirmeleri icin bir araya toplansa, yekdigerine yardımcı da olsalar, yine onun benzerini getiremezler»
«Yahud altından bir evin olsun, yahud semaya cıkasın. Ona cıkdıgına da asla inanmayız a! Taki ustumuze okuyacagımız bir kitab indiresin»! (Soyle) de: «Rabbimin saanı yucedir. Ben (Allahın) resul (u) bir beserden baskası mıyım ki»
Insanların — kendilerine hidayet (rehberi) geldigi zaman iman etmelerini «Allah bir beseri mi peygamber gonderdi?» demelerinden baska bir sey men´ etmedi
Allah kime hidayet (nasıyb) ederse iste o, dogru yolu bulmusdur. Kimi de sasırırsa artık bunlar icin Ondan baska asla yardımcılar bulamazsın. Biz onları kıyamet gunu korler, dilsizler, sagırlar olarak yuzukoyun hasredecegiz. Onların varacagı yer cehennemdir ki atesi yavasladıkca biz onun alevini artırırız
Bu, onların cezasıdır. Cunku, onlar ayetlerimizi tanımayarak kafir oldular, «Bir yıgın kemik ve kırıntı olunca mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılısla diriltilecekmisiz?» dediler
Onlar gozleri ve yeri yaratan Allahın kendileri gibilerini de yaratmıya kaadir oldugunu gormediler mi? (Allah) onlar icin bir ecel ta´yin etdi ki onda hic subhe yokdur. Boyle iken zaalimler ancak gavurlukda ayak dayamısdır
Andolsun ki biz Musaya acık acık dokuz ayet verdik. Iste Israil ogullarına sor: O, bunlara geldigi vakit Fir´avn ona: «Musa, ben seni herhalde buyulenmis sanıyorum» demisdi
O da: «Andolsun, dedi, bunları (her biri basıyretle gorulecek) birer ibret olmak uzere goklerin ve yerin Rabbinden baskasının indirmedigini bilmissindir. Ben de, Fir´avn, seni herhalde helak edilmis sanıyorum»
Arkasından da Israil ogullarına (soyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra ahiret va´di geldigi vakit onları da, sizi de bir araya getirecegiz»
Biz o (Kuranı) hak olarak indirdik ve o, hak olarak indi. Seni de (sevabın) bir mujdeci (sin) den, (azabın) bir haberci (sin) den baska bir (sıfatla) gondermedik
De ki: «Ona ister iman edin, ister iman etmeyin. Cunku bundan evvel ilim verilmis olanlar bile kendilerine karsı o tilavet olununca cenelerinin ustune (yuzu koyun) kapanarak secde ediyorlar»
De ki: «Gerek Allah diye (ad verib) cagırın, gerek Rahman diye (habibim) (ad verib) cagırın, hangisi ile cagırırsanız nihayet en guzel isimler Onundur». Namazında pek bagırma, sesini o kadar kısma da. Ikisinin arası bir yol tut
(Soyle) de: «Evlad edinmeyen, mulk (un) de hic bir ortagı olmayan, zull (-u aciz) den nasi yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allaha hamd olsun». Onu buyuk bil, buyuklukle an