Back to Languages

Turkish - Chapter 30 - Ar-Rum

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Ar-Rum 30:1

Verse 2 — Surah Ar-Rum 30:2

Rum (lar) maglub oldu

Verse 3 — Surah Ar-Rum 30:3

Yakın bir yerde. Halbuki onlar bu yenilmelerinin ardından gaalib olacaklar

Verse 4 — Surah Ar-Rum 30:4

Bir kac yıl icinde. Onunde de, sonunda da emir Allahındır. O gun mu´minler de ferahlanacak

Verse 5 — Surah Ar-Rum 30:5

Allahın nusratıyle. O, kimi dilerse ona yardım eder. O, yegane gaalibdir, (mu´minleri) cok esirgeyicidir

Verse 6 — Surah Ar-Rum 30:6

(Bu) Allahın va´di. Allah va´dinden caymaz. Fakat insanların cogu (Onun va´dini) bilmezler

Verse 7 — Surah Ar-Rum 30:7

Onlar (bu) dunya hayatından (yalınız) bir dıs (taraf) ı bilirler. Ahiretden ise onlar gaafillerin ta kendileridir

Verse 8 — Surah Ar-Rum 30:8

Nefisleri hakkında (olsun) iyiden iyi dusunmediler mi? Allah o gokleri, o yeri ve ikisinin arasında bulunan seyleri hakk (ın ikaamesine) ve muayyen bir va´de (nin inkızaasına) sebeb olmakdan baska (bir hikmetle) yaratmamısdır. Hakıykat, insanlardan cogu Rablerine kavusmayı cidden inkar edicilerdir

Verse 9 — Surah Ar-Rum 30:9

Onlar yer (yuzun) de gezib de kendilerinden evvelkilerin aakıbetinin nice olduguna bakmadılar mı? Onlar kuvvetce kendilerinden daha siddetli idiler. Topragı ekmisler, alt ust etmisler, onu bunların i´maar etdiklerinden daha cok i´maar eylemislerdi. Peygamberleri onlara da nice acık huccetler getirmislerdi. Demek, onlara Allah zulm etmiyordu, fakat kendilerine bizzat kendileri zulm ediyorlardı

Verse 10 — Surah Ar-Rum 30:10

Sonra kotuluk eden (o ummet) lerin aakıbeti ates oldu. Cunku onlar Allahın ayetlerini tekzib etmislerdi. Onları eglenceye alıyorlardı

Verse 11 — Surah Ar-Rum 30:11

Allah ilkin mahlukunu yaratır, sonra onu (olumunun ardından diriltib) alır. Nihayet hepiniz ancak Ona dondurul (ub goturul) e ceksiniz

Verse 12 — Surah Ar-Rum 30:12

Kıyametin kopacagı gun gunahkarlar (huccetden umidlerini keserek) susacak (lar) dır

Verse 13 — Surah Ar-Rum 30:13

Ortaklarından da kendilerine sefaatcılar olmamısdır (olmayacakdır). Onlar ortaklarını da inkar edeceklerdir

Verse 14 — Surah Ar-Rum 30:14

Kıyametin kopacagı gun, (evet) o gun (mu´minlerle kafirler) birbirinden ayrılırlar

Verse 15 — Surah Ar-Rum 30:15

Artık iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) Onlar bir bagcede (yasayıb) mesrur olurlar

Verse 16 — Surah Ar-Rum 30:16

Amma kufr (ve inkar) edib de ayetlerimizi ve ahiret mulakaatını yalan sayanlar, onlar da azabda (kalmak uzere) ihzaar olunmuslardır

Verse 17 — Surah Ar-Rum 30:17

Haydi aksama girerken, sabaha ererken Allahı tenzih (ve tesbih) edin (namaz kılın)

Verse 18 — Surah Ar-Rum 30:18

Goklerde ve yerde hamd Onundur. Gunduzun nihayetinde de, ogle vakfına vardıgınız vakıtda da (Allahı tenzih ve tesbih edin, namaz kılın)

Verse 19 — Surah Ar-Rum 30:19

Oluden diriyi, diriden oluyu O cıkarıyor. Arzı, olumunun ardından, O canlandırıyor. Iste siz de (kabirlerinizden) boylece cıkarılacaksınız

Verse 20 — Surah Ar-Rum 30:20

Sizi bir toprakdan yaratmıs olması Onun ayetlerindendir. Sonra siz (her tarafa) yayılır bir beser oldunuz

Verse 21 — Surah Ar-Rum 30:21

Size nefislerinizden, kendilerine ısınmanız icin, zevceler yaratmıs olması, aranızda bir sevgi ve esirgeme yapması da Onun ayetlerindendir. Subhe yok ki bunda fikrini iyi i´mal edecek bir kavm icin elbette ibretler vardır

Verse 22 — Surah Ar-Rum 30:22

O gokleri, o yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin birbirine uymaması da Onun ayetlerindendir. Hakıykat, bunlarda aalimler icin elbette ibretler vardır

Verse 23 — Surah Ar-Rum 30:23

Gece gunduz uyumanız ve Onun fazl (-u kerem) inden (nasıyb) aramanız da yine Onun ayetlerindendir. Subhesiz ki bunda da (hakıykatlara) kulak verecek bir zumre icin mutlak ibretler vardır

Verse 24 — Surah Ar-Rum 30:24

Yine Onun ayetlerindendir ki O, size hem korku, hem tama (vermek) icin simsegi gosteriyor, yukarıdan bir su indiriyor da onunla arza, olumunden sonra, can veriyor. Hakıykat, bunda da aklını kullanacak bir kavm icin elbette ayetler vardır

Verse 25 — Surah Ar-Rum 30:25

Gogun ve yerin. Onun emriyle, durması da yine Onun ayetlerindendir. Sonra sizi bir tek da´vetle cagırdıgı zaman hemen yerden cıkacaksınız

Verse 26 — Surah Ar-Rum 30:26

Goklerde ve yerde kim varsa Onundur. Hepsi de Ona boyun egicidirler

Verse 27 — Surah Ar-Rum 30:27

O, ilkin mahluku yaratıb sonra onu (oldurdukden ve tekrar diriltdikten sonra) iaade edecek olandır ki bu, Ona gore pek kolaydır. Goklerde ve yerde en yuce sıfat (lar) Onun. O, yegane gaalib, yegane hukum ve hikmet saahibidir

Verse 28 — Surah Ar-Rum 30:28

O, size kendi nefislerinizden bir temsil getirdi: Sizi rızıklandırdıgımız seylerde sag elinizin malik oldugu (koleler) den ortaklarınız olmasını ister de bu hususda siz (onlarla) musavi olur, onları kendinizi saydıgınız gibi sayar mısınız? Iste biz ayetleri, aklını kullanacak bir kavm icin, boyle acıklarız

Verse 29 — Surah Ar-Rum 30:29

Hayır, o zulmedenler bilgisizce kendi nevalarına tabi´ oldu (lar). Artık Allahın sapdırdıgı kimseyi kim dogru yola iletebilir? Onlar icin yardımcılardan (hicbir sey) yokdur

Verse 30 — Surah Ar-Rum 30:30

O halde (Habibim) sen yuzunu bir muvahhid olarak dine, Allahın o fıtratına cevir ki O, insanları bunun uzerine yaratmısdır. Allahın yaratısına (hicbir sey) bedel olmaz. Bu, dimdik ayakda duran bir dindir. Fakat insanların cogu bilmezler

Verse 31 — Surah Ar-Rum 30:31

Hepiniz Ona donun, Ondan korkun. Namazı dosdogru kılın, musriklerden olmayın

Verse 32 — Surah Ar-Rum 30:32

(O musriklerden) ki onlar dinlerini darma dagınık etmisler, fırka fırka olmuslardır. (Bunlardan) her zumre, nezdlerinde olanla boburlenicidirler

Verse 33 — Surah Ar-Rum 30:33

Insanlara bir zarar isaabet etdi mi Rablerine, (yalınız) Ona, donerek, dua ederler. Sonra onlara kendi (canib) inden bir rahmet tatdırdıgı vakit da, bakarsınız ki, onlardan bir guruh Rablerine sirk kosub durmakdadırlar

Verse 34 — Surah Ar-Rum 30:34

Kendilerine verdigimiz (ni´metler) e nankorluk etmeleri icin. Hele zevk ede durun, yakında bileceksiniz

Verse 35 — Surah Ar-Rum 30:35

Yoksa biz onlara bir huccet indirdik de Ona es tutmalarını bu mu soyluyor

Verse 36 — Surah Ar-Rum 30:36

Ne zaman insanlara bir rahmet tatdırdı isek onunla sımarmıslardır. Kendi ellerinin one surdukleri (gunahlar) yuzunden onlara bir fenalık isaabet edince de hemen onlar umidlerini kesiverirler

Verse 37 — Surah Ar-Rum 30:37

Allahın kimi dilerse onun rızkını yayıb genisletmekde, (kimi de dilerse onunkini) daraltmakda oldugunu onlar gormediler mi? Subhe yok ki bunda iman edecek bir kavm icin elbette ibretler vardır

Verse 38 — Surah Ar-Rum 30:38

Haydi akrıbaya, yoksula, yol ogluna (yolcuya) hakkını ver. Bu, Allahın cemalini (rızaasını) dilemekde olanlar icin (her seyden) hayırlıdır ye onlar korkduklarından emin, umduklarına nail olanların ta kendileridir

Verse 39 — Surah Ar-Rum 30:39

Insanların mallarında artıs olması icin faiz (cinsin) den verdiginiz sey (nakd, mal, sadaka ve saire) Allah katında artmaz. Allahın rızasını dileyerek verdiginiz zekat ise, sevablarını kat kat artıranlar onlar (onu verenler) dir

Verse 40 — Surah Ar-Rum 30:40

Allah, sizi yaratan, sonra rızkınızı veren, sonra sizi oldurecek, daha sonra da sizi diriltecek olandır. Sizin ortaklarınız icinde bunlardan herhangi bir sey´i yapacak kim? O, cok munezzehdir, es katmakda olduklarından (muberra ve) yucedir

Verse 41 — Surah Ar-Rum 30:41

Insanların kendi ellerinin kazandıgı (ihtiyarlarıyle yapdıkları) seyler yuzunden karada, denizde fesad belirdi ki (Allah) yapdıklarının bir kısmını onlara tatdırsın. Olur ki rucu´ ederler onlar

Verse 42 — Surah Ar-Rum 30:42

De ki: «Arzda gezib dolasın da daha evvel (gecen) lerin aakıbeti nice oldu, gorun. Onların cogu musriklerdi

Verse 43 — Surah Ar-Rum 30:43

Allahın reddine asla imkan bulunmayan o gunu gelmezden evvel, ki o gun (butun insanlar) boluk boluk ayrılacaklardır, yuzunu haydi o dosdogru dine cevir

Verse 44 — Surah Ar-Rum 30:44

Kim kufrederse kufru kendi aleyhinedir. Kim de iyi bir amel (ve hareket) de bulunursa (cennetdeki konaklarını) kendileri icin hazırlamıs olurlar

Verse 45 — Surah Ar-Rum 30:45

Bunun hikmeti de iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) de bulunanları (Allahın) fazl (ı ilahisi) nden mukafatlandırmasıdır. Cunku O, kafirleri hakıykaten sevmez

Verse 46 — Surah Ar-Rum 30:46

(Allahın) — rahmetinden size tatdırması, emriyle gemilerin akması, fazlından (nasıyb) aramanız ve sukretmeniz icin — ruzgarları mujdeciler olarak gondermesi Onun ayetlerindendir

Verse 47 — Surah Ar-Rum 30:47

Andolsun ki biz senden evvel kendi kavmlerine (nice) peygamberler gondermisizdir de onlara acık acık burhanlar getirmislerdir. Fakat (iman etmedikleri icin) biz o gunah isleyenlerden intikaam almısızdır. Mu´minlere yardım etmek ise ustumuzde bir hakdır

Verse 48 — Surah Ar-Rum 30:48

(Allah Odur ki ruzgarları gonderir de onlar bir bulut kaldırırlar), derken (Allah) bunu gokde nasıl dilerse oylece serer. Onu parca parca da eder. Nihayet gorursun ki aralarından yagmur cıkıb durmakdadır. Artık onu kullarından kimi dilerse onlara nasıyb eder de onlar da hemen sevinirler

Verse 49 — Surah Ar-Rum 30:49

Halbuki onlar bundan evvel uzerlerine (Allahın yagmur) indireceginden kat´iyyen umidlerini kesmislerdi

Verse 50 — Surah Ar-Rum 30:50

Simdi bak Allahın rahmet eserlerine: Arzı, olumunun ardından, nasıl diriltiyor. Subhe yok ki O, oluleri de herhalde (tekrar) dirilticidir. O, her sey´e hakkıyle kaadirdir

Verse 51 — Surah Ar-Rum 30:51

Andolsun, biz bir ruzgar gonderir de Onu (n eserini) sararmıs gorurlerse ardından muhakkak ki kufraana baslarlar

Verse 52 — Surah Ar-Rum 30:52

Bunun icin sen — arkalarına donub giderlerken — o da´veti olulere de duyuramazsın, sagırlara da isitdiremezsin

Verse 53 — Surah Ar-Rum 30:53

Sen korleri dahi sapıklıklarından ayırıb dogru yola iletici degilsin. Sen (baskalarına degil) ancak ayetlerimize iman edib de musluman olanlara, (yalınız) onlara dinletebilirsin

Verse 54 — Surah Ar-Rum 30:54

Allah, sizi bir za´fdan yaratan, sonra diger bir za´fın ardından kuvvet veren, sonra kuvvetin arkasından da yine za´fa ve ihtiyarlıga getirendir. (O), ne dilerse yaratır. O, hakkıyle bilendir, kemaliyle kaadirdir

Verse 55 — Surah Ar-Rum 30:55

Kıyametin kopacagı gun gunahkarlar bir saatden baska kalmadıklarına yemin eder (ler). Iste onlar (dunyada da haktan) boyle donduruluyorlar (yalan soyluyorlar) dı

Verse 56 — Surah Ar-Rum 30:56

Kendilerine ilim ve iman verilenler (soyle) demis (ler) dir (diyeceklerdir); «Andolsun ki Allahın kitabında (ilm-i sabıkında yazdıgı) o tekrar dirilis gunune kadar kaldınız. Iste bu, ha´s gunudur. Fakat siz bilmiyordunuz»

Verse 57 — Surah Ar-Rum 30:57

Artık zulmedenlere o gun ma´ziretleri faide vermeyecek, onlardan (Allahın razi olacagı sey´e) rucu´ da istenmeyecekdir

Verse 58 — Surah Ar-Rum 30:58

Andolsun ki bu Kur´anda insanlar icin her (cesid) misal (ler) irad etmisizdir. Andolsun ki (Habibim) onlara herhalde bir ayeti getirsen kufreden (o adam) lar mutlakaa: «Siz tezvircilerden baskası degilsiniz» diyeceklerdir

Verse 59 — Surah Ar-Rum 30:59

Iste bilmezlerin kalblerine Allah boyle muhur basar

Verse 60 — Surah Ar-Rum 30:60

Sen (habibim) simdi sabret. Subhe yok ki Allahın va´di hakdır. (Buna) kat´i inan beslememekde olanlar zinhar seni (sabırsızlıkla) hafiflige goturmesin (ler)