Back to Languages

Turkish - Chapter 5 - Al-Maidah

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Maidah 5:1

Ey iman edenler, baglandıgınız ahidleri yerine getirin. Siz ihramlı oldugunuz halde avlanmayı halal saymamak ve size (asagıda) okunacak olanlar haaric kalmak sartiyle davarlar (ın etleri) size halal edildi. Subhesiz ki Allah ne dilerse onu hukmeder

Verse 2 — Surah Al-Maidah 5:2

Ey iman edenler, Allahın seairine, haram olan aya, kurbanlık hediyyelere, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden hem bir ticaret, hem bir rızaa arayarak Beyt-i haraamı kasdedib gelenlere sakın hurmetsizlik etmeyin, ihramdan cıkdıgınız vakit (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i haramdan men´ etdiler diye bir kavme karsı beslediginiz kin, sakın sizi tecavuze sevk etmesin. Iyilik etmek, fenalıkdan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlasın. Gunah islemek ve haddi asmak uzerinde yardımlasmayın Allahdan korkun. Subhesiz ki Allah, cezası cok cetin olandır

Verse 3 — Surah Al-Maidah 5:3

Olu, kan, domuz eti, Allahdan baskası adına bogazlanan, — (henuz canı ustunde iken yetisib) kesdikleriniz mustesna olmak uzere — bogulmus, vurulmus, yukarıdan yuvarlanmıs, susulmus, canavar yırtmıs olub da olenler, dikili taslar uzerinde (onlar adına) bogazlanan (hayvanlar), fal oklarıyle kısmet (ve hukum) aramanız uzerinize haram edilmisdir. (Butun) bunlar yoldan cıkısdır. Bu gun kafirler dininizden umudlarını kesdiler. Artık onlardan korkmayın. Benden korkun. Bugun sizin dininizi kemale erdirdim, uzerinizdeki ni´metimi tamamladım ve size din olarak muslumanlıgı (verib ondan) hosnud oldum. Kim son derece aclık haalinde caresiz kalırsa, gunaha meyil maksadı olmaksızın (haram olan etlerden yiyebilir). Cunku Allah cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir

Verse 4 — Surah Al-Maidah 5:4

Kendilerine hangi sey´in halal edildigini sana sorarlar. De ki: «Butun iyi ve temiz (nimetler) size halal edilmisdir». Allahın size ogretdiginden ogretib (terbiye ederek) yetistirdiginiz avcı hayvanların size tutuverdiklerinden de yeyin ve uzerine besmele cekin. Allahdan korkun. Cunku Allah, hesabı pek cabuk gorendir

Verse 5 — Surah Al-Maidah 5:5

Bugun size butun iyi ve temiz (nimetler) halal kılındı. Kendilerine kitab verilenlerin yiyecegi sizin icin halal oldugu gibi sizin yiyeceginiz de onlar icin halaldır. Namuskar, zinaya sapmamıs ve gizli dostlar da edinmemis (insanlar) haalinde (yasamanız sartiyle) mu´minlerden hur ve iffetli kadınlarla kendilerine sizden evvel kitab verilenlerden yine hur ve iffetli kadınlar dahi, siz onların mehirlerini ver (ib nikah ed) ince (size halaldır). Kim imanı tanımayıb kafir olursa her halde butun yapdıgı bosuna gitmisdir ve o, ahıretde en cok ziyana ugrayanlardandır

Verse 6 — Surah Al-Maidah 5:6

Ey iman edenler, namaza kalkacagınız zaman yuzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve baslarınıza meshedib, her iki topuga kadar ayaklarınızı yıkayın. Eger cunub olduysanız boy abdesti alın. Eger hasta olmussanız, yahud bir sefer uzerindeyseniz veya icinizden biri ayak yolundan gelmisse, yahud da kadınlara dokunmussanız ve bu halde su da bulamamıssanız o vakit tertemiz bir toprakla teyemmum edin, binaenaleyh (niyyetle) ondan yuzlerinize ve ellerinize surun. Allah, sizin uzerinize bir guduk yapmayı dilemez, fakat iyice temizlenmenizi ve ustunuzdeki ni´metinin tamamlanmasını diler. Taki sukredersiniz

Verse 7 — Surah Al-Maidah 5:7

Allahın, uzerinizdeki ni´metini ve: «Dinledik, itaat etdik» dediginiz zaman ona andınızı — ki O, sizi onunla baglamısdır — (unutmayıb) hatırlayın. Allahdan korkun. Subhe yok ki Allah goguslerde olan sırrı dahi bilicidir

Verse 8 — Surah Al-Maidah 5:8

Ey iman edenler, Allah icin hakkı ayakda tutan (haakimler, insan) lar, adaletle sahidlik eden (kimse) ler olun. Bir kavme olan kininiz, sizi adalet yapmamanıza sevk etmesin. Adalet yapın ki o, takvaaya cok yakın olandır. Allahdan korkun. Suphesiz ki Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdardır

Verse 9 — Surah Al-Maidah 5:9

Allah iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunanlara va´d etdi: Onlar icin bir magfiret ve cok buyuk bir mukafat vardır

Verse 10 — Surah Al-Maidah 5:10

Kufredib de ayetlerimizi yalanlayanlar (a gelince:) Onlar da alevli atesin (cehennemin) yar-u hemdemidirler

Verse 11 — Surah Al-Maidah 5:11

Ey iman edenler, Allahın, uzerinizdeki ni´metini dusunun. Hani bir guruh size ellerini uzatmayı kurmusdu da o, bunların ellerini sizden itib cekmisdi. Allahdan korkun. Mu´minler ancak Allaha guvenib dayanmalıdır

Verse 12 — Surah Al-Maidah 5:12

Andolsun ki Allah Israil ogullarından sapasaglam soz almısdı. Biz iclerinden (ve nakıyblerinden) on iki de kefil dikmisdik. Allah (onlara) demisdi ki: «Ben muhakkak sizinle beraberim. Celalim hakkı icin eger namazı kılar, zekatı verir, peygamberlerime inanır, onlara kuvvetle yardım eder, Allaha guzel bir odune ile ikraz ederseniz elbette sizden (saadır olan) kusurları orterim. Her halde sizi altından ırmaklar akar cennetlere sokarım. Artık icinizden kim bu (misakdan) sonra nankorluk ederse o, muhakkak dumduz bir yolun ortasından sapmısdır»

Verse 13 — Surah Al-Maidah 5:13

(Buna ragmen) onlar (verdikleri) o kat´i te´minatı cozub bozmus oldukları icindir ki biz kendilerini rahmetimizden kogduk, kalblerini kaskatı yapdık. Onlar kelimeleri (Allah tarafından) konulan yerlerinden (kaldırıb) degisdirirler. Onlar nasıyhat ve ihtaar edildikleri seylerden (hakıykatlerden) bir nasıyb almayı da unutdular. Iclerinden birazı mustesna olmak uzere sen, onlardan daima bir haainlige muttali olub duracaksın. Sen yine onların sucundan gec, aldırıs etme. Subhe yok ki Allah, iyilik edenleri sever

Verse 14 — Surah Al-Maidah 5:14

«Biz Nasraniyiz» diyenlerin de saglam te´minatını almısdık. Neticede onlar da va´z-u ihtaar edildikleri seylerden bir hıssa almayı unutuverdiler. Biz de aralarına kıyamet gunune kadar dusmanlıgı ve kin-u bugzu yapısdırdık. Allah onların ne (san´at) ler yapacaklarını ileride kendilerine (gosterib) haber verecekdir

Verse 15 — Surah Al-Maidah 5:15

Ey ehl-i kitab, size — kitabdan gizlemekde oldugunuz seylerin bir cogunu meydana vuran, bir cogundan da geciveren — peygamberimiz gelmisdir. Size Allahdan hakıyki bir nur ve apacık bir kitab gelmisdir

Verse 16 — Surah Al-Maidah 5:16

Ki Allah, rızaasına uyanları onun sebebiyle selamet yollarına dogrultur, onları, iradesiyle, karanlıklardan aydınlıga cıkarıb kendilerini dosdogru bir yola iletir

Verse 17 — Surah Al-Maidah 5:17

«Hakıykat, Allah Meryem oglu Mesih in kendisidir» diyenler andolsun ki kafir olmusdur. De ki: «O halde Allah, Meryem oglu Mesihi, anası (Meryem) i ve yer yuzunde bulunanların hepsini oldurmek isterse kim Allahın her hangi bir sey´ine (saahib ve) malik olabilir? Goklerin, yerin ve aralarındaki her sey´in hukumranlıgı Allahındır. O, ne dilerse yaratır. Allah, her sey´in ustunde tam bir kudret saahibidir

Verse 18 — Surah Al-Maidah 5:18

Yahudilerle Nasraniler (soyle) dedi (ler): «Biz Allahın ogulları ve sevgilileriyiz». De ki: «oyle de nicin (Allah) sizi gunahlarınız yuzunden azablandırıyor?» Bil´akis, siz onun yaratdıgından bir besersiniz. O, kimi dilerse yarlıgar, kimi dilerse azaba ugratır. Goklerin, yerin ve aralarında ne varsa hepsinin mulk-u tasarrufu Allahındır. Son donus de ancak onadır

Verse 19 — Surah Al-Maidah 5:19

Ey ehl-i kitab, peygamberlerin arası kesildigi zamanda size (hakıykatleri) apacık soyleyip duran elcimiz (Muhammed) gelmisdir. Taki «Bize ne bir rahmet mujdecisi, ne de bir azab habercisi gelmedi» demenize (meydan kalmasın), Iste size rahmet mujdecisi de, azab habercisi de geldi artık. Allah, her sey´e hakkıyle kaadirdir

Verse 20 — Surah Al-Maidah 5:20

Bir zaman Musa, kavmine (soyle) demisdi: «Ey kavmim, Allahın, sizin uzerinizdeki ni´metini dusunun ki icinizden peygamberler gonderdi, sizi hukumdarlar yapdı, size kainatdan hic birine vermedigini verdi

Verse 21 — Surah Al-Maidah 5:21

(Soyle de soylemisdi:) «Ey kavmim, Allahın size takdir etdigi mukaddes yere girin, arkalarınıza donmeyin. Sonra nice zararlara ugrayanlar (ın haalin) e donmus olursunuz»

Verse 22 — Surah Al-Maidah 5:22

Dediler ki: «Ey Musa, dogrusu orada zorbalar guruhu var. Dogrusu, onlar oradan cıkıncaya kadar biz kat´iyyen giremeyiz. Eger oradan cıkarlarsa biz de muhakkak giricileriz»

Verse 23 — Surah Al-Maidah 5:23

(Peygamberlerine muhaalefetden) korkmakda olan kimselerden Allahın, kendilerine (Islam) ni´met (ini) ihsan etdigi iki er. «Onların uzerine (sehrin) kapı (sın) dan girin. (Bir kerre) ona girdiniz mi hic subhesiz ki siz gaalibsiniz. Artık ancak Allaha guvenib dayanın, (gercekden) iman etmis kimselerseniz» dedi

Verse 24 — Surah Al-Maidah 5:24

Onlar da (soyle) soylediler: «Ya Musa, onlar orada bulundukca biz oraya ilel´ebed giremeyiz. Artık sen Rabbinle beraber git! Bu suretle ikiniz harb edin! Biz mutlakaa oturucularız»

Verse 25 — Surah Al-Maidah 5:25

(Musa) : «Yarab, ben kendimle kardesimden baskasına malik olmuyorum. Artık bizim aramızla o faasıklar guruhunun arasını sen ayır» dedi

Verse 26 — Surah Al-Maidah 5:26

(Allah) buyurdu ki: «Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmisdir. Onlar (oldukları) yerde sersem sersem dolasacaklardır. Artık o faasıklar guruhuna karsı tasalanma»

Verse 27 — Surah Al-Maidah 5:27

Onlara Ademin iki oglunun gercek olan haberini oku: Hani onlar (Allaha) yaklastıracak birer kurban takdim etmislerdi de ikisinden birininki kabul olunmus, oburununku kabul olunmamısdı. O (evvelkisi, kardesine): «Seni elbette oldurecegim» demisdi (Beriki de soyle) soylemisdi: «Allah, ancak (kendisinden) korkanları (nkini) kabul eder»

Verse 28 — Surah Al-Maidah 5:28

«Andolsun ki beni oldurmen icin elini bana uzatırsan ben seni oldurmem icin elimi sana uzatıcı degilim. Cunku ben kainatın Rabbi olan Allahdan korkarım»

Verse 29 — Surah Al-Maidah 5:29

«Subhesiz dilerim ki sen kendi gunahınla birlikde benim gunahımı da yuklenesin de o atesin yaranından olasın. Iste zaalimlerin cezası budur»

Verse 30 — Surah Al-Maidah 5:30

Nihayet nefsi, kardesini oldurmiye (isteyerek) uymus da onu oldurmusdu, bu yuzden (maddi, manevi) ziyana ugrayanlardan olmusdu

Verse 31 — Surah Al-Maidah 5:31

Sonra Allah bir karga gonderdi. O, yeri esiyordu ki Ona kardesinin olu cesedini nasıl ortecegini gostersin. «Yazıklar olsun bana, dedi, ben su karga gibi bile olub da kardesimin cesedini ortmekden aciz mi oldum?» Artık o, (etdigine) pesimanlıga dusenlerden olmusdu

Verse 32 — Surah Al-Maidah 5:32

Bundan dolayıdır ki Israil ogullarına su hakıykatı hukmetdik: Kim bir canı, bir can mukaabilinde veya yer yuzunde bir fesad cıkarmakdan dolayı olmayarak, oldururse butun insanları oldurmus gibi olur. Kim de onu kurtarırsa butun insanları diriltmis gibi olur. Andolsun ki peygamberimiz onlara beyyineler (apacık ayetler, deliller, mucizeler) getirmisdi. Sonra hakıykaten yine iclerinden bir cogudur ki bunların arkasından, (haala) yer yuzunde (fesad ve cinayet hususunda) muhakkak haddi asanlardır

Verse 33 — Surah Al-Maidah 5:33

Allaha ve Resulune (muminlere) harb acanların, yer yuzunde (yol kesmek suretiyle) fesadcılıga kosanların cezası, ancak oldurulmeleri, ya asılmaları, yahud (sag) elleriyle (sol) ayaklarının caprazvari kesilmesi, yahud da (bulundukları) yerden surulmeleridir. Bu onların dunyadaki rusvaylıgıdır. Ahıretde ise onlara (baskaca) pek buyuk bir azab da vardır

Verse 34 — Surah Al-Maidah 5:34

Su kadar ki siz kendileri uzerine kaadir olmazdan (kendilerini ele gecirmezden) evvel tevbe eden (muhariblerle yol kesen) ler mustesnadırlar. Bilin ki subhesiz Allah cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir

Verse 35 — Surah Al-Maidah 5:35

Ey iman edenler, Allahdan korkun, Ona (yaklasmıya) vesiyle arayın ve onun yolunda savasın. Taki muradınıza eresiniz

Verse 36 — Surah Al-Maidah 5:36

O inkar edib kafir olanlar (yok mu?) eger yer yuzunde bulunan her sey ve onun bir o kadarı daha onların olsa da kıyaamet gununun azabından (kurtulmak icin) onu feda etseler yine kendilerinden kabul olunmaz. Onlar icin pek acıklı bir azab vardır

Verse 37 — Surah Al-Maidah 5:37

Onlar atesden cıkmalarını dilerler. Halbuki onlar bundan cıkıcılar degildir. Onlar icin kendilerini tutub durduracak (salıvermeyecek) bir azab vardır

Verse 38 — Surah Al-Maidah 5:38

Erkek hırsızla kadın hırsızın — o irtikab etdiklerine bir karsılık ve ceza ve Allahdan (insanlara) ibret verici bir ukubet olmak uzere — ellerini kesin. Allah mutlak gaalibdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir

Verse 39 — Surah Al-Maidah 5:39

Fakat yapdıgı o haksız hareketinden sonra tevbe (ve rucu) eder, kendisini duzeltirse subhesiz ki Allah onun tevbesini kabul eder. Cunku Allah cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir

Verse 40 — Surah Al-Maidah 5:40

Hakıykatde goklerin ve yerin mulk (-u saltanat) ı Allahın oldugunu bilmedin mi? (Elbette bildin). O, kimi dilerse azaba ceker, kimi dilerse yarlıgar. Allah her sey´e hakkıyle kaadirdir

Verse 41 — Surah Al-Maidah 5:41

Ey peygamber, kalbleriyle inanmadıkları halde agızlariyle «Inandık» diyen (munafık) larla Yahudilerden o kufr icinde (alabildigine) kosusanlar seni mahzun etmesin. Onlar, durmadan yalan dinleyen, senin huzuruna gelmeyen diger bir kavm hesabına casusluk eden (kimse) lerdir. Kelimeleri (Allah tarafından) yerlerine konuldukdan sonra (tutub) bir tarafa atarlar onlar, «Eger size su (fetva) verilirse onu alın, sayet o verilmezse onu (kabul etmekden) cekinin» derler, Allah kimin sapıklıgını irade ederse artık sen Allahın ona aid (mesiyyetini) onlemiye hic bir vech ile muktedir olamazsın. Onlar oyle kimselerdir ki Allah, kalblerini temizlemek dilememisdir. Dunyada hor ve hakıyr olmak onların hakkıdır. Ahiretde de onlara pek buyuk bir azab vardır

Verse 42 — Surah Al-Maidah 5:42

Alabildigine yalanı dinleyenler, haram yiyenlerdir onlar. Eger sana gelirlerse ister aralarında hukmet, ister onlardan yuz cevir. Sayet kendilerinden yuz cevirirsen sana hic bir seyle zarar yapamazlar, Eger hukmedersen aralarında adaletle hukmet. Cunku Allah adalet saahiblerini sever

Verse 43 — Surah Al-Maidah 5:43

Hem icinde Allahın hukmu (yazılı) olan Tevrat yanlarında bulunub dururken nasıl oluyor da senin hukmune, hakemligine muracaat ediyorlar ve sonra da bunun (bu hukmunun) arkasından yine yuz cevirib gidiyorlar? Onlar (hic bir sey´e) inanan kimseler degildir

Verse 44 — Surah Al-Maidah 5:44

Subhesiz ki Tevratı biz indirdik ki Onda bir hidayet, bir nur vardır. Kendisini (Allaha) teslim etmis olan (Israil) peygamberler (i), Yahudiler (e aid da´valarda) onunla hukmeder (ler) di. Alimler, fakıyhler de Allahın (o) kitabını hıfza me´mur oldukları icin (yine hukumlerini onunla verirlerdi). Hepsi de onun (Allah tarafından gonderilmis oldugu) uzerinde (bil´ittifak) sahid idiler. O halde (ey Yahudiler) siz insanlardan korkmayın, benden korkun. Benim ayetlerimi az bir bahaya (hasis menfaatlere) satmayın. Kim Allahın indirdigi (hukumler) le hukmetmezse iste onlar kafirlerin ta kendileridir

Verse 45 — Surah Al-Maidah 5:45

Biz onda (Tevratda) onların uzerine (sunu da) yazdık: Cana can, goze goz, buruna burun, kulaga kulak, dise dis (karsılıkdır. Hulasa butun) yaralar birbirine kısasdır. Fakat kim bunu (bu hakkını) sadaka olarak bagıslarsa o, kendisine (gunahına) keffaret (onun yarlıganmasına vesile) dir. Kim Allahın indirdigi (ahkam) ile hukmetmezse onlar zaalimlerin ta kendileridir

Verse 46 — Surah Al-Maidah 5:46

Arkadan da (bu peygamberlerin) izlerince Meryem oglu Isayı — kendinden evvelki Tevrahn bir tasdikcisi olarak — gonderdik. Ona da icinde bir hidayet, bir nur bulunan Incili — ondan evvelki Tevratın bir tasdikcisi ve takvaa saahibleri icin bir hidayet ve ogud olmak uzere — verdik

Verse 47 — Surah Al-Maidah 5:47

(Ve dedik ki:) «Incil saahibleri Allahın, onun icinde indirdigi (hukumler) le hukmetsin. Kim Allahın indirdigi (ahkam) ile hukmetmezse onlar faasıkların ta kendileridir»

Verse 48 — Surah Al-Maidah 5:48

(Habibim) sana da hak olarak kitabı (Kur´anı) — kendinden evvelki kitab (lar) ı tasdıyk edici (ve dogrultucu) ve ona karsı bir sahid olmak uzere — gonderdik. O halde (butun ehl-i kitab) aralarında Allahın (sana) indirdigi ile hukmet, sana gelen hakıykatden (donub de) onların heva (ve heves) lerine uyma. (Ey Musanın, Isanın, Muhammedin, ummetleri) sizden her biriniz icin bir seriat, bir yol ta´yin etdik. Eger Allah dileseydi (topunuzu bir seriata tabi) bir tek ummet yapardı. Fakat O, size verdigi (Muhtelif seriatlar dairesi) nde sizi imtihan etmek icin (ayırdı.) oyle ise (hepiniz) hayırlı islerde birbirinizle yarıs edin. Zaten topunuzun en son donub gelisi Allahadır. Artık O, hakkında ihtilaf etmekde oldugunuz seyleri size (orada) haber verecekdir

Verse 49 — Surah Al-Maidah 5:49

(Ve su emri indirdik:) Aralarında Allahın indirdigi (vech) ile hukmet, onların keyflerine uyma, Allahın sana indirdigi (hukumlerin) bir kısmından seni sapıtacaklar diye kacın onlardan. Eger onlar (indirilen hukumleri kabulden) yuz cevirirlerse bil ki Allah, gunahlarının (yalınız (su) biri (veya su yuz cevirmeleri) sebebiyle bile kendilerini mutlakaa musıybete ugratmak istiyordur. Insanlardan bir cogu muhakkak ki Allahın emrinden dısarı cıkanlar (guruhu) dur

Verse 50 — Surah Al-Maidah 5:50

Onlar haala cahillik (devri) nin (o kotu)hukmunu mu arıyorlar? Subhesiz bir kanaata sahib olacak bir kavm indinde hukmu Allahdan daha guzel olan da kimdir

Verse 51 — Surah Al-Maidah 5:51

Ey iman edenler, Yahudileri de, Nasranileri de kendinize yar (ve ustunuze haakim) edinmeyin. Onlar (ancak) birbirinin yaranıdırlar icinizden kim onları dost (ve haakim) edinirse o da onlardandır. Subhesiz Allah o zaalimler guruhuna muvaffakıyyet vermez

Verse 52 — Surah Al-Maidah 5:52

Iste kalblerinde bir (nifak) maraz (ı) bulunan kimselerin «Felaketin bize (donub) carpmasından korkuyoruz» diyerek aralarında kosusduklarını goruyorsun. Belki Allah feth (-u zafer) veya kendi katından bir emir getirecek de onlar, yureklerinde gizledikleri sey´e karsı pesiman kimseler olacaklardır

Verse 53 — Surah Al-Maidah 5:53

Iman edenler de diyecek (ler) ki: «Her halde sizinle berabe olduklarına dair (zaman zaman) yeminlerini te´kide calısarak Allaha and icenler bunlar mı? Onların butun yapdıkları bosuna gitmis, bu suretle onlar en buyuk zarara ugrayan (insan) lar olmuslardır»

Verse 54 — Surah Al-Maidah 5:54

Ey iman edenler, icinizden kim dininden donerse Allah — mu´ minlere karsı alcak gonullu, kafirlere karsı onurlu ve zorlu, kendisinin onları sevecegi, onların da kendisini sevecegi — bir kavm getirir ki onlar Allah yolunda savasırlar ve hic bir kınayanın kınamasından (dedi kodusundan) cekinmezler. Bu, Allahın lutf-u inayetidir ki onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en cok bilendir

Verse 55 — Surah Al-Maidah 5:55

Sizin yariniz ancak Allahdır, Onun peygamberidir, Allahın emirlerine boyun egici olarak namazı dosdogru kılan, zekatı veren o mu minlerdir

Verse 56 — Surah Al-Maidah 5:56

Kim Allahdan, peygamberinden ve iman edenlerden yuz cevirirse. Hic suphe yok ki galebeyi kazanacak olanlar Allahın yardımcılarının ta kendileridir

Verse 57 — Surah Al-Maidah 5:57

Ey iman edenler, sizden evvel kendilerine kitab verilenlerle kafirlerden dininizi bir eglence ve bir oyun (yerine) tutanları dostlar (ve uzerinize haakimler) edinmeyin. Allahdan korkun, eger (Ona) inanmıs kimselerseniz

Verse 58 — Surah Al-Maidah 5:58

(Ezanla) birbirinizi namaza cagırdıgınız zaman (onu) bir eglence ve bir oyun (mevzuu) edinirler. Bu, kendilerinin hakıykaten akıllarını kullanmaz bir gunuh olmalarındandır

Verse 59 — Surah Al-Maidah 5:59

De ki: «Ey ehl-i kitab, sizin bizden hoslanmayısınız (ın sebebi) Allaha (inandıgımızdan) ve bize indirilenlerle daha evvel indirilenlere iman etdigimizden ve sizin bir cogunuzun da faasık kimseler oldugunuzdan baska (bir sey) degildir»

Verse 60 — Surah Al-Maidah 5:60

De ki: «Allah katında bir ceza olmak bakımından bundan daha kotusunu size haber vereyim mi? Allahın la´net ve aleyhinde gazab etdigi, iclerinden maymunlar, domuzlar yaptıgı kimselerle seytana tapanlardır ki iste bunların mevkii daha kotu ve dumduz yoldan daha sapıkdır»

Verse 61 — Surah Al-Maidah 5:61

Size geldikleri zaman «iman etdik» derler. Halbuki onlar muhakkak kufr ile girmisler, yine muhakkak onunla cıkmıslardır. Allah onların neler gizlemekde olduklarını cok iyi bilendir

Verse 62 — Surah Al-Maidah 5:62

Onlardan bir cogunu gorursun ki gunah (islemek) de, dusmanlık (yapmak) da ve haram yemeklerinde birbiriyle sur´at kosusu yaparlar. Islemekde oldukları sey elbet ne kadar kotu

Verse 63 — Surah Al-Maidah 5:63

Bari bilginleri, fakıyhleri onları gunah soylemelerinden ve haram yemelerinden vaz gecirmiye calıssalardı ya. Her halde yapmakda oldukları bu (san´at) ne kadar kotu

Verse 64 — Surah Al-Maidah 5:64

Yahudiler: «Allahın eli baglıdır (sıkıdır)» dediler. Hay kendi elleri baglanası ve soyledikleri (bu soz) den dolayı mel´un olası (insanlar)! Hayır, (Allahın) iki eli de acıkdır. Nasıl dilerse oyle infaak eder O. Rabbinden sana indirilen (ayetler), onlardan bir cogunun, andolsun ki, azgınlıgını, gavurlugunu artıracak. (Bununla beraber) biz onların arasına kıyaamet gunune kadar (surecek) dusmanlık ve kin bırakdık. Onlar ne zaman harb icin bir ates tutusdurdularsa Allah onu sondurdu (kendilerini daima yeniltiye ugratdı). Yer yuzunde hep fesadcılıga kosarlar onlar. Allah ise fesada olanları sevmez

Verse 65 — Surah Al-Maidah 5:65

Eger ehl-i kitab iman edip de (fesadcılıkdan, bozgunculukdan) sakınalardı onların kotuluklerini her halde orter ve onları her halde ni´meti bol cennetlere sokardık

Verse 66 — Surah Al-Maidah 5:66

Bir de eger onlar Tevratı, Incili ve Rablerinden kendilerine indirilen (Kur´anın hukumlerin) i dosdogru tutsalar (tatbik ve icra etseler) di muhakkak ki hem ustlerinden, hem ayaklarının altından yiyeceklerdi. (Her taraflarından Allahın ni´metlerine gark olacaklardı). Iclerinde iktisatcı (mutedil, tarafsız, yahud iktisad bilgisine vakıf) bir zumre de vardır. Onlardan bir cogunun yapmakda oldukları ise ne kadar kotudur

Verse 67 — Surah Al-Maidah 5:67

Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni teblig et. Eger yapmazsan (Allahın) elciligini teblig (ve ifa) etmis olmazsın. Allah seni insanlardan koruyacakdır. Subhesiz ki Allah kafirler guruhunu muvaffak etmez

Verse 68 — Surah Al-Maidah 5:68

De ki: «Ey ehl-i kitab, Tevratı (n), Incili (n) ve Rabbinizden size indirilen (Kur´anı Kerim) i (n hukumlerini) dosdogru tatbıyk ve icra edilinceye kadar siz hic bir sey (hic bir kanaat) uzerinde degilsinizdir». Andolsun, sana Rabbinden indirilen (bu Kur´an) onlardan bir cogunun taskınlıgını ve gavurlugunu artıracakdır. O halde, o kafirler guruhuna karsı gam yeme

Verse 69 — Surah Al-Maidah 5:69

Suphe yok ki iman edenlerle Yahudi olanlar (dan), Saabiiler (den), Nasraniler (den) kim, Allaha ve ahiret gunune iman edib de iyi amel (ve hareket) de bulunursa artık onların uzerinde hic bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak degillerdir

Verse 70 — Surah Al-Maidah 5:70

Andolsun ki biz Israil ogullarından sapasaglam te´minat almıs, onlara peygamberler gondermisizdir. Ne zaman bir peygamber, kendilerine canlarının hoslanmayacagı bir sey´i getirdiyse bir takımını yalana cıkardılar, bir takımını da oldurduler

Verse 71 — Surah Al-Maidah 5:71

Ve oyle sandılar ki (o yapdıkları, baslarına) bir bela olmayacakdır. Kor kesildiler, sagır kesildiler onlar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasıyb etdi (amma) sonra yine iclerinden bir cogu kor ve sagır oldular. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle gorucudur

Verse 72 — Surah Al-Maidah 5:72

«Meryem oglu Mesih (Isa) hakıykat Allahın kendisidir» diyenler, and olsun, kafir olmus (lar) dır. Halbuki (bizzat) Mesih (soyle) demisdi: «Ey Israil ogulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allaha kulluk edin. Zira kim Allaha es katarsa hic suphesiz Allah ona cenneti haram kılar. Onun varacagı yer atesdir. Zalimlerin hic bir yardımcıları da yokdur»

Verse 73 — Surah Al-Maidah 5:73

«Allah hakıykaten ucun (uc Tanrının) biridir» diyenler andolsun, kafir olmusdur. Halbuki bir tek Tanrıdan baska hic bir tanrı yokdur. Eger diyegeldikleri (bu sozden) vaz gecmezlerse iclerinden o kafir olanlara her halde pek acıklı bir azab dokunacakdır

Verse 74 — Surah Al-Maidah 5:74

Haala Allaha donub Onun magfiretini istemeyecekler mi onlar? Allah cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir

Verse 75 — Surah Al-Maidah 5:75

Meryem oglu Mesih (Isa) bir peygamberden baska (bir sey) degildir. Ondan evvel de peygamberler gelib gecmisdir. Anası cok saadık bir kadındı. Ikisi de (birer kul ve beser olarak) yemek yerlerdi. Bak, biz ayetleri onlara nasıl apacık bildiriyoruz. Sonra da bak onlar nasıl (hakıykatden) cevriliyorlar

Verse 76 — Surah Al-Maidah 5:76

De ki: «Allahı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir faide yapmıya gucu yetmeyen seylere mi tapıyorsunuz? Halbuki (her sey´i) isiden, (her sey´i) bilen Allahın kendisidir»

Verse 77 — Surah Al-Maidah 5:77

De ki: «Ey ehl-i kitab, dininizde haksız yere haddi asmayın. Bundan evvel hakikaten hem kendileri sapmıs, hem bir cogunu sapdırmıs ve (haala da) dumduz yoldan ayrılıb sapagelmis bir kavmin heva (ve heve) sine uymayın»

Verse 78 — Surah Al-Maidah 5:78

Israil ogullarından olub da kufredenlere Davudun da, Meryem oglu Isanın da diliyle la´net olunmusdur. Bunun sebebi isyan etmeleri ve ifrata sapmaları idi

Verse 79 — Surah Al-Maidah 5:79

Onlar isledikleri her hangi fenalıkdan birbirini vazgecirmiye calısmazlardı. Hakıykat, yapmakda devam etdikleri (o hal) ne kotu idi

Verse 80 — Surah Al-Maidah 5:80

Iclerinden bir cogunu gorursun ki (peygambere, muminlere olan buguzlarından dolayı) kafirlere dostluk ederler. Nefislerinin kendileri icin (ahretleri hesabına) one surdugu (o kotu haberler), andolsun, ne cirkin seylerdir. (Cunku onların kazancı) Allahın kendilerine gazab etmesi ve onların o azab icinde ebedi kalıcı olmalarıdır

Verse 81 — Surah Al-Maidah 5:81

Eger Allaha, peygambere ve ona indirilene iman etmis olsalardı onları (kafirleri) dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan bir cogu faasık kimselerdir

Verse 82 — Surah Al-Maidah 5:82

Insanların, iman edenlere dusmanlık bakımından, en siddetlisi, andolsun ki, Yahudilerle Allaha es kosanları bulacaksın. Onların, iman edenlere sevgisi bakımından, daha yakınını da, andolsun, «Biz Nasranileriz» diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi sudur: Cunku onların icinde kesisler, rahibler vardır. Subhe yok ki onlar (hakkı i´tiraf hususunda o derecede) buyuklenmek istemezler

Verse 83 — Surah Al-Maidah 5:83

Peygambere indirilen (Kur´an-ı kerim) i dinledikleri vakit da hakkı tanıdıklarından dolayı gozlerinin yasla dolub tasdıgını gorursun onların. (Soyle) derler: «Ey Rabbimiz, iman etdik. Artık bizi (hakka) sahid olanlarla beraber yaz»

Verse 84 — Surah Al-Maidah 5:84

«Zaten biz, Rabbimizin bizi de saalihler katarına katıb koymasını unutub dururken ne diye Allaha ve bize gelen hakıykata iman etmeyelim?»

Verse 85 — Surah Al-Maidah 5:85

Iste Allahın onların (bu) soylediklerinden dolayı altından ırmaklar akan cennetleri — kendileri icin ebedi kalıcı olmak uzere — onlara mukafat olarak ihsan etdi. Bu, iyi hareket edenlerin mukafatıdır

Verse 86 — Surah Al-Maidah 5:86

O inanmayıb kafir olanlar (a), Allahın ayetlerini yalan sayanlar (a gelince:) onlar da o cılgın atesin yaranıdırlar

Verse 87 — Surah Al-Maidah 5:87

Ey iman edenler, Allahın size helal etdigi o en temiz ve guzel seyleri (nefsinize) haram kılmayın. Haddi asmayın. Cunku Allah haddi asanları sevmez

Verse 88 — Surah Al-Maidah 5:88

Allahın size rızk olmak uzere verdigi seylerden halal ve tertemiz olarak yeyin. Siz, kendisine iman etmis oldugunuz Allahdan korkun

Verse 89 — Surah Al-Maidah 5:89

Allah, sizi yeminlerinizdeki lagvden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat kalblerinizin azmetdigi yeminler yuzunden muahaze eder. Bunun da keffareti ailenize yedirmekde oldugunuzun orta (derece) sinden on yoksulu doyurmak, ya onları giydirmek, yahud bir kul azad etmekdir. Fakat kim (bunları) bulamaz (bulmıya muktedir olamaz) sa uc gun oruc (tutması lazımdır), Iste bu andetdiginiz vakit yeminlerinizin keffaretidir. Yeminlerinizi muhaafaza edin. Allah ayetlerini size boylece acıklıyor. Taki sukredesiniz

Verse 90 — Surah Al-Maidah 5:90

Ey iman edenler, icki, kumar, (tapmıya mahsus) dikili taslar, fal okları ancak seytanın amelinden birer murdardır. Onun icin bun (lardan kacının ki muradınıza eresiniz)

Verse 91 — Surah Al-Maidah 5:91

Seytan, ickide ve kumarda ancak aranıza dusmanlık ve kin dusurmek, sizi Allahı anmakdan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz (hepiniz) vaz gecdiniz degil mi

Verse 92 — Surah Al-Maidah 5:92

Allaha ve Resulune itaat edin, sakının. Eger yuz cevirirseniz bilin ki peygamberimizin ustune dusen, yalnız apacık tebligden ibaretdir

Verse 93 — Surah Al-Maidah 5:93

Iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar — (Bundan sonra haram olan seylerden de) sakındıkları, iman (larında sebat ile) iyi iyi islere devam etdikleri, sonra (haram edilen seylerden daima) sakınıb (haram olduklarına iyice) inandıkları ve yine sakınmakda devam ve ısrar ile guzel isler (i arayıb onlar) la istigal eyledikleri takdirde — (haram kılınmazdan evvel) tatdıklarında uzerlerine hic bir suc yokdur. Allah, iyi hareket edenleri sever

Verse 94 — Surah Al-Maidah 5:94

Ey iman edenler, Allah, gormeksizin kendisinden korkanları ayırd etmek icin av (nev´in) den ellerinizin, mızraklarınızın erisebilecegi bir seyle, andolsun ki, sizi imtihan edecekdir. Kim bundan sonra asırı giderse ona pek acıklı bir azab vardır

Verse 95 — Surah Al-Maidah 5:95

Ey iman edenler, siz (hac veya umre icin) ihramlı bulunurken av oldurmeyin, icinizden kim onu bilerek oldururse (uzerine) oldurdugu o hayvanın benzeri bir ceza vardır ki Ka´beye ulasmıs bir kurbanlık olmak uzere bunu icinizden adalet sahibi iki adam hukum (ve takdir) edecekdir. Yahud bir keffaret vardır ki (o nisbetde) yoksulu doyurmak, yahud onun dengi oruc tutmakdır. Taki bu suretle o, etdiginin vebalini tatmıs olsun. Allah gecmisi bagısladı. (Fakat) kim bir daha boyle yaparsa Allah ondan intikaamını alır. Allah mutlak gaalibdir, intikam saahibidir

Verse 96 — Surah Al-Maidah 5:96

Deniz avı yapmak ve onu yemek — kendinize de, musafire de faide olmak uzere — sizin icin halal edildi. Ihramda bulundugunuz muddetce ise kara avı haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacagınız Allahdan korkun

Verse 97 — Surah Al-Maidah 5:97

Allah Ka´beyi, o Beyt-i haraamı, o haraam olan ay (lar) ı, (Mekkeye hediye edilecek) kurbanı ve (onların) boyunlarındaki gerdanlıkları insanlar (ın din ve dunyaları) icin bir nizam yapdı. Bu da Allahın, goklerde ne var, yerde ne varsa (hepsini) bildigi, Allahın (zaten her sey´i) hakkıyle bilici oldugunu sizin de bilmeniz icindir

Verse 98 — Surah Al-Maidah 5:98

Bilin ki Allah, muhakkak cezası pek cetindir. (Bununla beraber) Allah hakıykaten cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir de

Verse 99 — Surah Al-Maidah 5:99

Peygamberin uzerinde tebligden baska (hic bir vazife) yokdur. Allah ne acıklar, ne gizlerseniz (hepsini) bilir

Verse 100 — Surah Al-Maidah 5:100

De ki: «Murdarla temiz — murdarın coklugu hosunuza gitse de — (hic bir zaman) bir olmaz. Onun icin, ey selim akıl saahibleri, (murdarı ihtiyar etmek hususunda) Allahdan korkun (temizi alın). Olur ki kurtulusa erersiniz

Verse 101 — Surah Al-Maidah 5:101

Ey iman edenler, Allahın afvetdigi seyleri — ki eger size acıklanırsa ve siz bunları Kur´an inerken sorub da hukmu kendinize izhar edilirse fenanıza gidecekdir — sormayın. Allah cok yarlıgayıcıdır, cezada da aceleci degildir

Verse 102 — Surah Al-Maidah 5:102

Sizden evvel de bir kavm onları sordu da sonra o yuzden kafirler oldular

Verse 103 — Surah Al-Maidah 5:103

Allah ne «Bahıyre den, ne «Sabibe» den, ne «Vasiyle den, ne de «Ham» dan hic birini (mesru) kılmamısdır. Fakat o kufredenler Allaha karsı («Bize bunları o emretmisdir» diye) yalan duzerler. Onların cogunun (avamının) ise akılları ermez

Verse 104 — Surah Al-Maidah 5:104

Onlara: «Allahın indirdigine ve o peygambere gelin» denildigi zaman «Atalarımızı ustunde buldugumuz seyler bize yeter» dediler. Ya ataları hic bir sey bilmiyorlar ve dogru yola gitmiyorlar idiyse

Verse 105 — Surah Al-Maidah 5:105

Ey iman edenler, siz nefisleriniz (i ıslah etmiy) e bakın. Kendiniz dogru yolu bulunca sapanlar size zarar vermez. Hepinizin donub varacagı nihayet Allahdır. Artık O, neler yapıyordunuz, size haber verecekdir

Verse 106 — Surah Al-Maidah 5:106

Ey iman edenler, olum (un sebebleri) her hangi birinizin karsısına gelib catdıgı zaman, (edeceginiz) vasıyyet vakfında aranızda ya icinizden adalet saahibi iki sahid (tutun), yahud yer yuzunde sefer etdiniz de basınıza olum musıybeti gelmisse sizden olmayan diger iki kisiyi (sahid yapın). (Sizden olmayan oyle iki kisi ki) onları, (haklarında) subheye dusmusseniz, namazdan sonra alıkoyarsanız da Allaha su suretle yemin ederler: «(Sahidlik etdigimiz bu isin icinde) akraba (mızdan kimse) dahi bulunsa (Allahı bırakıb da yerine dunyaya aid) hic bir behayı (ve menfeati) satın almayacagız. Allahın (emretdigi) sahidligi gizlemeyecegiz. Bu (nu gizledigimiz) takdirde elbette gunahkarlardanızdır»

Verse 107 — Surah Al-Maidah 5:107

Eger o iki (sahid) aleyhinde — (bu hususda) muhakkak bir vebale hak kazanmıs (sahidlikde hıyanet etmis) olduklarına (dair — bir) ıttıla haasıl edilirse o vakit, kendilerine hak terettub eden (haksızlıga ugrayan mirascılar) dan iki kisi ki onlar buna daha layık, (oluye de) daha yakındırlar — oburlerinin yerlerine gecerler. Binaen´aleyh «Vallahi bizim sahidligimiz (yeminimiz) o iki kisinin sahidliginden (yemininden) daha dogrudur. Biz (hakıykatı cigneyib) asmadık. Cunku bu takdirde muhakkak ki zaalimlerden oluruz» diye Allaha yemin ederler

Verse 108 — Surah Al-Maidah 5:108

(Yeminin mirascılara reddi hakkındaki) bu (hukum) sahidligi (ustunuze aldıgınız) vech ile (dosdogru) ifa etmelerine, yahud yeminlerinden sonra yeminlerin (mirascılara tevcih ve) reddedileceginden korkmalarına daha yakındır. Allahdan korkun, (emirlerini) dinleyin. Allah, faasıklar guruhunu muvaffak etmez

Verse 109 — Surah Al-Maidah 5:109

O gunde ki Allah butun peygamberleri toplayıb da: «Size verilen o cevab nedir?» diyecek, onlar da: «Bizim hic bir bilgimiz yok. Subhesiz gaybları hakkıyle bilen Sensin Sen» diyeceklerdir

Verse 110 — Surah Al-Maidah 5:110

Allah o zaman soyle diyecek: «Ey Meryem oglu Isa, hem senin uzerindeki, hem ananın uzerindeki (bunca) ni´metimi hatırla. Hani ben seni Cebrail ile desteklemisdim. Besikde iken de, yetisgin iken de sen insanlara soz soyluyordun. Hani sana kitabı (yazı yazmayı), hikmeti, Tevratı, Incili ogretmisdim. Hani benim iznimle camırdan bir kus suretinin benzerini tasarlıyordun, icine ufuruyordun da benim iznimle bir kus oluveriyordu. Hem anadan dogma koru, abrası da yine benim iznimle iyi ediyordun. Hani oluleri benim iznimle (hayaata) cıkarıyordun, hani Israil ogulları (nın elini) senden cekmisdim (de seni oldurememislerdi). Kendilerine apacık mu´cizeler getirdigin zaman da iclerinden o kufredenler: «Bu, asikar bir buyuden baskası degildir» demisdi

Verse 111 — Surah Al-Maidah 5:111

Hani havarilere : «Bana ve resulume iman edin» diye ilham etmisdim. «Iman etdik. Hakıyki muslumanlar oldugumuza Sen de sahid ol» demislerdi

Verse 112 — Surah Al-Maidah 5:112

O vakit havariler: «Ey Meryem oglu Isa, Rabbin bizim ustumuze gokden bir sofra indirebilir mi?» demis, O (da): «Eger inanmıs (adam) larsanız Allah (ın kudretinden ve benim peygamberligimden subheye sapmakdan) korkun» demisdi

Verse 113 — Surah Al-Maidah 5:113

(Soyle) dediler: «Diliyoruz ki biz de ondan yiyelim, kalblerimiz yatıssın, senin bize hakıykaten dogru soyledigini bilelim ve biz de bunun uzerine sahidlerden olalım»

Verse 114 — Surah Al-Maidah 5:114

Meryem oglu Isa (dua ederek) dedi ki: «Hey Allah, hey bizim Rabbimiz, ustumuze gokden bir sofra indir ki bizim hem evvelimiz, hem ahirimiz icin bir bayram ve senden bir ayet (mu´cize) olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızk verenlerin en hayırlısısın»

Verse 115 — Surah Al-Maidah 5:115

Allah dedi ki: «Ben onu sizin uzerinize subhesiz indiriciyim. Artık (ondan) sonra icinizden kim nankorluk eder (kufre doner) se ben onu muhakkak ki kainatdan hic birini azarlandırmayacagım bir azab ile azablandırırım »

Verse 116 — Surah Al-Maidah 5:116

Allah: «Ey Meryem oglu Isa, insanlara Allahı bırakıb da beni ve anamı iki tanrı edininiz diyen sen misin?» dedigi zaman o, (soyle) soyledi: «Seni tenzih ederim (ya Rab), hakkım olmadık bir sozu soylemekligim bana yakısmaz. Eger onu soyledimse elbette bunu bilmissindir. Benim icimde olan (her) sey´i Sen bilirsin. Ben ise Senin zatinde olanı bilmem. Subhesiz ki gaybları hakkıyle bilen Sensin Sen»

Verse 117 — Surah Al-Maidah 5:117

Ben onlara senin bana emretdiginden baskasını soylemedim, (dedigim hep su idi:) «Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allaha kulluk edin. Ben iclerinde bulundugum muddetce uzerlerinde bir kontrolcu idim. Fakat vakta ki Sen beni (iclerinden) aldın, ustlerinde nigehban yalınız Sen oldun. (Zaten) Sen (her zaman) her sey´e hakkıyle sahidsin»

Verse 118 — Surah Al-Maidah 5:118

«Eger kendilerine azab edersen subhe yok ki onlar Senin kullarındır. Eger onları yarlıgarsan mutlak gaalib (ve) yegane hukum ve hikmet saahibi olan da hakıykaten Sensin Sen»

Verse 119 — Surah Al-Maidah 5:119

(Bu sual ve cevablardan sonra) Allah dedi (diyecek) ki: «Bu (gun) dogru soyleyenlerin sadakatları kendilerine faide verecegi bir gundur. Altından ırmaklar akan cennetler — ki orada ebedi ve daimi kalıcıdırlar — Onlarındır. Allah kendilerinden raazi olmusdur, kendileri de Ondan raazi olmuslardır ve iste bu, en buyuk kurtulus ve seadetdir»

Verse 120 — Surah Al-Maidah 5:120

Goklerin, yerin ve iclerinde ne varsa (hepsinin) mulk (-u tasarruf) u Allahındır. O her sey´e hakkıyle kaadirdir