Back to Languages

Turkish - Chapter 53 - An-Najm

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah An-Najm 53:1

Batdıgı dem yıldıza and olsun ki

Verse 2 — Surah An-Najm 53:2

saahibiniz (dogru yoldan) sapmadı. Baatıla da inanmadı

Verse 3 — Surah An-Najm 53:3

Kendi (re´y-u) hevasından soylemez o

Verse 4 — Surah An-Najm 53:4

O, kendisine (Allahdan) ilkaa edilegelen bir vahyden baskası degildir

Verse 5 — Surah An-Najm 53:5

Onu mudhis kuvvetlere malik olan ogretdi

Verse 6 — Surah An-Najm 53:6

(Ki o) akıl ve re´yinde kamil (bir melek) dir. Hemen (kendi suretine girib) dogruldu

Verse 7 — Surah An-Najm 53:7

O, en yuksek ufukda idi

Verse 8 — Surah An-Najm 53:8

Sonra (Cebrail, ona) yaklasdı. Derken sarkdı

Verse 9 — Surah An-Najm 53:9

(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da

Verse 10 — Surah An-Najm 53:10

(Allahın) kuluna vahy etdigi neyse onu vahyetdi

Verse 11 — Surah An-Najm 53:11

Onun gordugunu kalb (i) yalana cıkarmadı

Verse 12 — Surah An-Najm 53:12

Simdi siz onun bu gorusune karsı da kendisiyle mucadele mi edeceksiniz

Verse 13 — Surah An-Najm 53:13

Andolsun ki onu diger bir defa da Sidre-tul muntehanın yanında gordu o

Verse 14 — Surah An-Najm 53:14

Andolsun ki onu diger bir defa da Sidre-tul muntehanın yanında gordu o

Verse 15 — Surah An-Najm 53:15

ki Cennet-ul me´va onun yanındadır

Verse 16 — Surah An-Najm 53:16

O (gordugu) zaman Sidreyi buruyordu onu burumekde olan

Verse 17 — Surah An-Najm 53:17

(Peygamberin) goz (u, gordugunden) agmadı, (onu) asmadı da

Verse 18 — Surah An-Najm 53:18

Andolsun ki o, Rabbinin en buyuk ayetlerinden bir kısmını gormusdur

Verse 19 — Surah An-Najm 53:19

(Allahı bırakıb tapdıgınız) Lat(ın), Uzza (nın) ve (bunların) ucuncusu olan diger Menat (ın her hangi birsey hakkında zerrece kudretleri var mı?) Bize haber verin

Verse 20 — Surah An-Najm 53:20

(Allahı bırakıb tapdıgınız) Lat(ın), Uzza (nın) ve (bunların) ucuncusu olan diger Menat (ın her hangi birsey hakkında zerrece kudretleri var mı?) Bize haber verin

Verse 21 — Surah An-Najm 53:21

Erkek sizin de disi Onun mu

Verse 22 — Surah An-Najm 53:22

O takdirde bu, insafsızca bir taksim

Verse 23 — Surah An-Najm 53:23

Bu (putlar) sizin ve atalarınızın takdıgınız adlardan baskası degildir. Allah onlara hicbir huccet indirmedi. Onlar, kuruntudan ve nefisler (in) in arzuu etdigi heva (ve heves) den baskasına tabi´ olmuyorlar. Halbuki andolsun, kendilerine Rablerinden o hidayet (rehberi) gelmisdir

Verse 24 — Surah An-Najm 53:24

Yoksa insana her umdugu sey´ (e nail olma imkanı) mı var

Verse 25 — Surah An-Najm 53:25

Iste ahiret de, dunya da Allahındır

Verse 26 — Surah An-Najm 53:26

Goklerde nice melek vardır ki onların sefaatleri bile hicbir sey´e yaramaz. Meger ki (o sefaat) Allahın dileyecegi ve raazi olacagı kimseler icin (ve ancak Onun) izin vermesinden sonra ola

Verse 27 — Surah An-Najm 53:27

Hakıykat, ahirete iman etmez olanlar, meleklere alabildigine disi adı takarlar

Verse 28 — Surah An-Najm 53:28

Halbuki onların buna dair de bilgisi yokdur. Onlar kuruntudan baskasına tabi´ olmazlar. Kuruntu ise, subhesiz, hakdan hic birsey´i ifade etmez

Verse 29 — Surah An-Najm 53:29

Onun icin sen (Habibim) bizim zikrimize arka ceviren, dunya hayatından baskasını arzuu etmeyen kimselerden yuz cevir

Verse 30 — Surah An-Najm 53:30

Onların ilimden erebildikleri (son had) iste budur. Subhesiz ki Rabbin, yolundan sapan kimseleri cok iyi bilenin ta kendisidir. O, hidayet bulan kimseleri de pek iyi bilendir

Verse 31 — Surah An-Najm 53:31

Goklerde ne var, yerde ne varsa Allahındır. (Bunların yaratılması ve nizaama getirilmesi ise Allahın) kotuluk edenleri, yapdıklarına mukaabil cezalandırılması, guzel hareket edenleri de daha guzeliyle mukafatlandırması icindir

Verse 32 — Surah An-Najm 53:32

(O guzel hareket edenler), ufak ufak suclar (ı) haaric olmak uzere, gunahın buyuklerinden ve fuhuslardan kacınanlardır. Subhesiz ki Rabbin, magfireti bol olandır. O, sizi daha toprakdan yaratdıgı zaman ve siz henuz analarınızın karınlarında doller haalinde oldugunuz sırada siz (in ne oldugunuzu) cok iyi bilendir. Bunun icin kendinizi (begenib) temize cıkarmayın. O, (fenalıkdan) sakınan kimdir, cok iyi bilendir

Verse 33 — Surah An-Najm 53:33

Simdi (imandan) donen, (malından) biraz (ını) verib de gerisini sert kaya gibi elinde tutan adamı gordun mu

Verse 34 — Surah An-Najm 53:34

Simdi (imandan) donen, (malından) biraz (ını) verib de gerisini sert kaya gibi elinde tutan adamı gordun mu

Verse 35 — Surah An-Najm 53:35

Gaybın ilmi onun nezdindedir de kendisi mi goruyor

Verse 36 — Surah An-Najm 53:36

Yoksa Musanın ve (Allahdan aldıgı emri) vazifesini tastamam ifa eden Ibrahimin sahifelerinde olan (sun) lardan haberdar mı edilmedi

Verse 37 — Surah An-Najm 53:37

Yoksa Musanın ve (Allahdan aldıgı emri) vazifesini tastamam ifa eden Ibrahimin sahifelerinde olan (sun) lardan haberdar mı edilmedi

Verse 38 — Surah An-Najm 53:38

Hakıykaten hicbir gunahkar digerinin gunah yukunu cekmez

Verse 39 — Surah An-Najm 53:39

Hakıykaten insan icin kendi calısdıgından baskası yokdur

Verse 40 — Surah An-Najm 53:40

Hakıykaten calısdıgı ileride (kıyamet gununde mizanından) gorulecek

Verse 41 — Surah An-Najm 53:41

Sonra buna en kamil mukafat verilecekdir

Verse 42 — Surah An-Najm 53:42

Subhesiz ki en son gidis ancak Rabbinedir

Verse 43 — Surah An-Najm 53:43

Hakıykat su: Gulduren de, aglatan da Odur

Verse 44 — Surah An-Najm 53:44

Hakıykat su: (Dunyada) olduren de, (ahiretde) dirilten de Odur

Verse 45 — Surah An-Najm 53:45

Hakıykaten meniden, (rahme) dokuldugu zaman, erkek ve disi iki cifti o yaratdı

Verse 46 — Surah An-Najm 53:46

Hakıykaten meniden, (rahme) dokuldugu zaman, erkek ve disi iki cifti o yaratdı

Verse 47 — Surah An-Najm 53:47

Subhesiz ki (olumden sonra) tekrar diriltmek de Ona aiddir

Verse 48 — Surah An-Najm 53:48

Hakıykat su (Insanları) baskalarına muhtac olmakdan o kurtardı ve O, sermaye saahibi kıldı

Verse 49 — Surah An-Najm 53:49

Hakıykat su: «Si´ra» yıldızının Rabbi de O

Verse 50 — Surah An-Najm 53:50

Hakıykat su: Evvelki Aadi O helak etdi

Verse 51 — Surah An-Najm 53:51

Semuudu da. Oyle ki (onlardan hicbirini) bırakmadı

Verse 52 — Surah An-Najm 53:52

Daha evvel Nuuh kavmini de (O helak etdi) cunku bunlar cok zaalim ve cok azgın (insan) ların ta kendileri idi

Verse 53 — Surah An-Najm 53:53

(Lut kavminin) altı ustune gelen kasabalarını da O kaldırıb yere carpdı da

Verse 54 — Surah An-Najm 53:54

Onlara giydirdigini giydirdi

Verse 55 — Surah An-Najm 53:55

Simdi (ey insan) Rabbinin ni´metlerinden hangisi hakkında subhe edersin

Verse 56 — Surah An-Najm 53:56

Iste bu (zat) de (Allahın azabından) korkutan evvelki (peygamber) lerden (sonuncusu olmak uzere ayni seyle) korkutucu (bir peygamber) dir

Verse 57 — Surah An-Najm 53:57

Verse 58 — Surah An-Najm 53:58

Onu Allahdan baska acıga cıkaracak yokdur

Verse 59 — Surah An-Najm 53:59

Simdi siz bu soze mi sasıyorsunuz

Verse 60 — Surah An-Najm 53:60

Ve (istihza ederek) guluyorsunuz, (gunahlarınıza) aglamıyorsunuz

Verse 61 — Surah An-Najm 53:61

Siz gafil ve oyuna meclub (adam) larsınız

Verse 62 — Surah An-Najm 53:62

Haydi (putlara degil, sizi yaratan) Allaha secde, edin, (Ona) kulluk edin