Back to Languages

Turkish - Chapter 57 - Al-Hadid

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Hadid 57:1

Goklerde ve yerde ne varsa Allahı tesbih (ve tenzih) etmekdedir. O, (mulkunde) gaalib-i mutfak, (sun´unda) saahib-i hikmetdir

Verse 2 — Surah Al-Hadid 57:2

Goklerin ve yerin mulk (-u tasarruf) u Onundur. Hem diriltir, hem oldurur. O, her sey´e hakkıyle kaadirdir

Verse 3 — Surah Al-Hadid 57:3

O, hem evveldir, hem ahirdir, hem zaahirdir, hem baatındır. O, hersey´i kemaliyle bilendir

Verse 4 — Surah Al-Hadid 57:4

O, gokleri ve yeri altı gunde yaartan, sonra (hukmu) arsı istila edendir. Yere giren, oradan cıkan, gokden inen, oraya yukselen seyleri O bilir. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Ne yaparsanız Allah hakkıyle gorucudur

Verse 5 — Surah Al-Hadid 57:5

Goklerin ve yerin mulk (-u tasarruf) u Onundur. (Butun) isler ancak Ona dondurulur

Verse 6 — Surah Al-Hadid 57:6

O, geceyi gunduzun icerisine sokar, gunduzu de gecenin icine katar. O, sinelerde gizlenen hersey´i hakkıyle bilendir

Verse 7 — Surah Al-Hadid 57:7

Allaha ve peygamberine iman (etmekde sebat) edin, (Sizden evvel gecenlerin ardından Allahın) size (tasarruf icin) vekalet verdigi (mal) dan (Onun ugrunda) harcayın, icinizden iman edib de (o suretle) harcayanlar (yok mu?) onlar icin buyuk mukafat vardır

Verse 8 — Surah Al-Hadid 57:8

Peygamber, Rabbinize iman etmeniz icin sizi da´vet edib dururken, size ne oluyor ki Allaha iman etmiyorsunuz? Halbuki O, sizden kat´i te´minat da almısdı. Eger Ona iman edeceklerseniz (hemen buna kosun)

Verse 9 — Surah Al-Hadid 57:9

O, sizi (kufur) karanlıklar (ın) dan (iman) aydınlıg (ın) a cıkarmak icin kulunun uzerine acık acık ayetler indirmekde olandır. Subhesiz ki Allah sizi cok esirgeyen, rahmetini raygan edendir

Verse 10 — Surah Al-Hadid 57:10

Ne oluyor size ki (iman etdikden sonra da) Allah yolunda harcamıyorsunuz? Halbuki goklerin ve yerin (butun) mirası Allahındır. Icinizde fetihden evvel (Allah yolunda) harcayan ve muhaarebe eden kimseler (digerleriyle) bir olmaz. Onlar derece i´tibariyle (o fetihden) sonra harcayan ve muhaarebe edenlerden daha buyukdur. (Bununla beraber) Allah (bu iki zumreden) her birine en guzel olanı (cenneti) va´detdi. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır

Verse 11 — Surah Al-Hadid 57:11

Allaha karz-ı hasenle odune verecek olan kim? Iste o, bunu (n mukafatını) kat kat artıracakdır. Ona (baskaca) cok degerli bir mukafat da vardır

Verse 12 — Surah Al-Hadid 57:12

O gunde ki erkek mu´minlerle kadın mu´minleri — nuurları onlerinden ve saglarından kosar bir halde gorursun. (Melekler onlara) «Bugun sizin mujdeniz, iclerinde ebedi kalacagınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir» (diyeceklerdir). Iste bu, buyuk muraada ermenin ta kendisidir

Verse 13 — Surah Al-Hadid 57:13

(O gunde ki erkek munafıklarla kadın munafıklar, iman etmis olanlara «Bizi bekleyin. Nuurunuzdan bir parca ısık alalım» diyecekler) dir. (O gun onlara istihza suretiyle) «Donun arkanıza da bir nuur arayın» denilmis (denilecek), nihayet onlar (la iman etmis olanlar) ın arasına kapılı bir dıvar cekilmisdir (cekilecekdir). (oyle ki) onun icinde rahmet, dıs yanında da azab vardır

Verse 14 — Surah Al-Hadid 57:14

(Munafıklar) onlara bagrısırlar: «Biz sizinle beraber degil miydik»? «Evet, dediler (derler, beraberdik). Fakat kendinizi siz kendiniz yakdınız. (Hep mu´minlerin felaketini) gozetdiniz. (Islam dini hakkında) subhe etdiniz. Sizi kuruntular aldatdı. Sizi o cok aldatan, Allaha karsı bile aldatdı». Nihayet (iste) Allahın emri gelib catdı

Verse 15 — Surah Al-Hadid 57:15

Iste bugun ne sizden (ey munafıklar), ne de (zaahiren ve baatınen) kufredenlerden hicbir fidye (-i necat) alınmaz. Sıgınacagınız yer atesdir, size yarasan odur. O, ne kotu gidis yeridir

Verse 16 — Surah Al-Hadid 57:16

iman edenlerin, Allahı ve Hakdan ineni zikr icin, kalblerinin saygı ile yumusaması zamanı hala gelmedi mi? Onlar, daha evvel kendilerine kitab verilib de uzerlerinden uzun zaman gecmis, artık kalbleri kararmıs bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan bir cogu (dinlerinden cıkmıs) faasıklardı

Verse 17 — Surah Al-Hadid 57:17

Su hakıykatı bilin ki Allah yere, olumunden sonra, can veriyor. Muhakkak ki biz, aklınız ersin diye, size ayetleri acıkca bildirdik

Verse 18 — Surah Al-Hadid 57:18

Hakıykat, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allaha karz-ı hasenle Odune verenler (yok mu?) onlar (ın mukafatı) kat kat artırılır. Onlar icin cok serefli (baska) bir mukafat da vardır

Verse 19 — Surah Al-Hadid 57:19

Allaha ve peygamberlerine iman edenler (yok mu?) Onlar sozu ozu dogru olanlar, Allah icin sahidlik edenlerdir. Onların hem mukafatları, hem nuurları vardır. Kufredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da cehennemin yaranıdırlar

Verse 20 — Surah Al-Hadid 57:20

Bilin ki (ahiret kazancına yer vermeyen) dunya hayatı ancak bir oyundur, bir eglencedir, bir susdur, aranızda bir ogunusdur. Mallarda ve evladlarda bir cogalısdır. (Bunun) misali, bitirdigi nebat ekicilerin hosuna giden bir yagmur gibidir. (Fakat) sonra o (nebat) kurur da sen (onu) sapsarı bir haale getirilmis gorursun. Sonra da o, bir corcop olur. Ahiretde cetin azab vardır, Allahdan magfiret ve rızaa vardır. Dunya hayatı (ndan faidelenmek) bir aldanıs faidesinden baska (bir sey) degildir

Verse 21 — Surah Al-Hadid 57:21

Rabbinizden magfirete ve — genisligi yerle, gogun eni kadar olan, Allaha ve peygamberlerine iman edenler icin hazırlanmıs bulunan — cennete (ulasmak) icin yarıs yapıb kazanın. Iste bu, Allahın fazl (-u kerem) idir ki onu kime dilerse ona verir. Allah, buyuk fazl (-u inayet) saahibidir

Verse 22 — Surah Al-Hadid 57:22

(Gerek) yerde, (gerek) nefislerinizde herhangi bir musiybet vukua gelmemisdir ki bu, bizim onu yaratmamızdan evvel mutlakaa bir kitabda (yazılmıs) dir. Subhesiz ki bu, Allaha gore kolaydır

Verse 23 — Surah Al-Hadid 57:23

(Allah bunu) elinizden cıkana tasalanmayasınız, Onun size verdigi ile sevinip sımarmayasınız diye (yazmısdır). Allah cok boburlenen her kibirliyi sevmez

Verse 24 — Surah Al-Hadid 57:24

Onlar cimrilik yapanlar insanlara da cimriligi emredenlerdir. Kim arka donerse subhe yokdur ki Allah, her seyden mustagni, butun hamdlere layık olanın ta kendisidir

Verse 25 — Surah Al-Hadid 57:25

Andolsun ki biz elcilerimizi acık acık burhanlarla gonderdik ve insanların adaleti ayakda tutmaları icin, beraberlerinde de kitabı ve mizanı indirdik. Bir de kendisinde hem cetin bir sertlik, hem insanlar icin menfaatler bulunan demiri indirdik. Cunku (bununla) Allah, kendisine ve peygamberlerine gıyaben kimlerin yardım edecegini belli edecekdir. Subhesiz ki Allah, en buyuk kuvvet saahibidir, yegane gaalibdir

Verse 26 — Surah Al-Hadid 57:26

Andolsun biz Nuuhu ve Ibrahimi (peygamber olarak) gonderdik. Peygamberligi de, kitabı da onların nesillerine verdik. Binnetice iclerinden dogru yolu bulanlar var (idiyse de) bir coku da faasık kimselerdi onların

Verse 27 — Surah Al-Hadid 57:27

Sonra bunların izleri uzerinde, ardı ardınca peygamberlerimizi yolladık. Arkalarından da Meryem oglu isayı gonderdik. Ona incili verdik. Kendisine tabi olanların yureklerine bir sefekat ve merhamet koyduk. Onların (yeni bir adet olmak uzere) ihdas etdikleri rehbanlıga (gelince:) Onu uzerlerine biz farzetmedik. Ancak (onlar bunu sırf) Allahın rızaasını aramak icin yapdılar. Fakat buna hakkıyle riaayet de etmediler. Biz de iclerinden (gercek) iman edenlere mukafatlarını verdik. Onlardan bir cogu ise (dogru yoldan) cıkanlardı

Verse 28 — Surah Al-Hadid 57:28

Ey iman edenler, Allahdan korkun. Onun peygamberlerine de iman edin ki (Allah) size rahmetinden iki (kat) nasıyb versin. Sizin icin, (yardımıyle), yuruyeceginiz bir nuur lutfetsin. Sizi yarlıgasın. Allah hakkıyla yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir

Verse 29 — Surah Al-Hadid 57:29

Ehl-i kitab, hakıykaten Allahın fazl (-u kerem) inden hicbir sey´e nail olamayacaklarını, muhakkak butun inayetin Allahın elinde bulundugunu, onu (ancak) dileyecegi kimselere verecegini bilmedikleri icin mi (kufurde inad ediyorlar? Halbuki bunu pek a´la biliyorlar da). Allah buyuk fazl (-u kerem) saahibidir