Back to Languages

Turkish - Chapter 65 - At-Talaq

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah At-Talaq 65:1

Ey peygamber, kadınları bosayacagınız vakit iddetlerine dogru bosayın. O iddeti de sayın. Rabbiniz olan Allahdan korkun. Onları evlerinden cıkarmayın. Kendileri de cıkarmasınlar. Meger ki apacık bir kotuluk (meydana) getirmis olsunlar. Bunlar Allahın hudududur. Kim Allahın hududunu (cigneyip) asarsa muhakkak ki kendisine yazık etmis olur. Bilmezsin, olur ki Allah bunun arkasından bir is peyda ediverir

Verse 2 — Surah At-Talaq 65:2

Sonra (o kadınlar) muddetlerini doldur (mıya yaklas) dıkları zaman onları ya guzellikle tutun, yahud guzellikle kendilerinden ayrılın ve icinizden adalet saahibi iki kisiyi de sahid yapın. (Ey sahidler siz de) sahidligi Allah icin eda edin. Iste bu (yok mu?) Allaha ve ahiret gunune iman etmekde olanlara onunla ogut verilir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) ona bir (kurtulub) cıkıs yeri ihsan eder

Verse 3 — Surah At-Talaq 65:3

Onu haatır-u hayaline gelmeyecek bir cihetden de rızıklandırır. Kim Allaha guvenib dayanırsa O, kendisine yetisir. Subhesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her sey icin bir olcu ta´yin etmisdir

Verse 4 — Surah At-Talaq 65:4

Kadınlarınız icinden artık adetden kesilmis olanlarla henuz adetini gormemis bulunanlar (ın iddetlerin) de, eger subhe ederseniz, onların iddeti uc aydır. Yuklu kadınların iddetleri ise yuklerini vaz etmeleri (le biter). Kim Allahdan korkarsa O, kendisine (her) isinde, bir kolaylık verir

Verse 5 — Surah At-Talaq 65:5

Iste bu (nlar) Allahın size indirdigi emridir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) onun kusurlarını orter, onun mukafatını buyutur

Verse 6 — Surah At-Talaq 65:6

(Bosanan) o kadınları, gucunuzun yetdigi kadar, ikaamet etdiginiz yerin bir kısmında oturtun. (Evleri) baslarına dar etmek (onları cıkmıya mecbur kılmak) icin kendilerine zarar yapmayın. Eger onlar yuklu iseler yuklerini koyuncuya kadar nafakalarını verin. Eger (kendilerinden olan evladlarınızı) sizin faidenize emzirirlerse onlara ucretlerini verin. Aranızda (bu hususda) guzelce musavere edin. Eger gucluge ugrarsanız o halde (cocugu) onun (nisabına) bir baska (kadın) emzirecekdir

Verse 7 — Surah At-Talaq 65:7

(Haali, vakti) genis olan, nafakayı genisligine gore versin. Rızkı kendisine daraltılmıs bulunan (fakir) de nafakayı Allahın ona verdiginden versin. Allah hicbir nefse, ona verdiginden baskasını yuklemez. Allah, guclugun arkasından kolaylık ihsan eder

Verse 8 — Surah At-Talaq 65:8

Rabbinin ve Onun peygamberlerinin emrinden uzaklasıb azmıs olan nice memleket vardır ki biz onları en cetin bir hisaba cekmis, onları akıllara saskınlık verecek bir azaba ducar etmisizdir

Verse 9 — Surah At-Talaq 65:9

Iste o (her memleket halkı) yapdıgının agırlıgını tatmıs, isinin sonu bir husran (ve helak) olmusdur

Verse 10 — Surah At-Talaq 65:10

Allah onlar (ın benzerleri) icin (de) pek cetin bir azab hazırladı. O halde ey iman etmis olan salim akıl saahibleri, Allahdan korkun. Allah size hakıyki bir zikir indirmis

Verse 11 — Surah At-Talaq 65:11

Iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunanları karanlıklardan nuura cıkarmak icin, bir (de) peygamber (gondermisdir ki) o, Allahın (her sey´i) acık acık bildiren ayetlerini size karsı (iste) okuyup durmakdadır. Kim Allaha iman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa (Allah) onu altlarından ırmaklar akan cennetlere, hepsi de iclerinde ebedi ve sermedi kalıcı olarak sokar. Allah ona hakıykat ne guzel rızık (ve sevab) vermisdir

Verse 12 — Surah At-Talaq 65:12

Allah, yedi gogu ve yerden de onların mislini yaratmıs olandır. Emr (i) butun bunların arasında durmadan iner. Allahın (bunları yaratması Onun) hakıykaten hersey´e kaadir oldugunu, ilmiyle hakıykaten hersey´i kaplamıs bulundugunu bilmeniz icindir