(Dogruya da, egriye de) alabildigine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (otekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib goturmiye kosan, (insanları) hayırdan durmayıb men´eyleyen asırı zaalim, cok gunahkar, kaba, hasin, butun bunlardan baska da kulagı kesik (damgalı soysuz) olan her kisiyi tanıma (onlara boyun egme)
(Dogruya da, egriye de) alabildigine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (otekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib goturmiye kosan, (insanları) hayırdan durmayıb men´eyleyen asırı zaalim, cok gunahkar, kaba, hasin, butun bunlardan baska da kulagı kesik (damgalı soysuz) olan her kisiyi tanıma (onlara boyun egme)
(Dogruya da, egriye de) alabildigine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (otekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib goturmiye kosan, (insanları) hayırdan durmayıb men´eyleyen asırı zaalim, cok gunahkar, kaba, hasin, butun bunlardan baska da kulagı kesik (damgalı soysuz) olan her kisiyi tanıma (onlara boyun egme)
(Dogruya da, egriye de) alabildigine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (otekini berikini) daima ayıblayan, (gammazlıkla) laf getirib goturmiye kosan, (insanları) hayırdan durmayıb men´eyleyen asırı zaalim, cok gunahkar, kaba, hasin, butun bunlardan baska da kulagı kesik (damgalı soysuz) olan her kisiyi tanıma (onlara boyun egme)
Biz, o bagce saahiblerini nasıl belaya ugratdiysek muhakkak bunları da belalandırdık. Hani (bagce saahibleri) sabah olunca onu mutlakaa devsireceklerine, biceceklerine yemin etmislerdi
«(Eh) Rabbimizin bize, bunun yerine, ondan daha hayırlısını vermesi me´muldur. Biz (butun dilek ve isteklerimizi artık) gercekden Rabbimize cevirenleriz»
Yahud uzerimizde, sizin lehinize kıyamet gunune kadar (surecek) yeminler (imiz, teahhudlerimiz) mi vardır ki (nefisleriniz icin) ne hukum ederseniz, mutlaka sizindir
(Evet, secdeye da´vet edilecekler) gozleri dusuk, kendilerini bir zillet sarmıs olarak. Halbuki onlar bu secdeye (dunyada) herseyden salim ve sapasaglam iken da´vet ediliyorlardı
Hakıykat, o kufredenler zikri isitdikleri zaman az kaldı seni gozleriyle yıkacaklardı. Haala da (kin ve hasedlerinden) «O, mutlakaa bir mecnundur» diyorlar