Back to Languages

Turkish - Chapter 98 - Al-Bayyinah

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Bayyinah 98:1

Kitablardan ve musriklerden kufredenler kendilerine apacık bir huccet, (ya´ni) icinde (kitabların) en dogru (hukumleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak degillerdi

Verse 2 — Surah Al-Bayyinah 98:2

Kitablardan ve musriklerden kufredenler kendilerine apacık bir huccet, (ya´ni) icinde (kitabların) en dogru (hukumleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak degillerdi

Verse 3 — Surah Al-Bayyinah 98:3

Kitablardan ve musriklerden kufredenler kendilerine apacık bir huccet, (ya´ni) icinde (kitabların) en dogru (hukumleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak degillerdi

Verse 4 — Surah Al-Bayyinah 98:4

Boyle iken kitab verilmis olan bunlar, ayrılmadı (lar, ayrılmadılar) da ancak kendilerine o apasikar huccet geldikden sonra (ayrıldılar)

Verse 5 — Surah Al-Bayyinah 98:5

Halbuki onlar Allaha, Onun dininde ihlas (ve samimiyyet) erbabı ve muvahhidler olarak, ibadet etmelerinden, namazı dosdogru kılmalarından, zekatı vermelerinden baskasıyle emr olunmamıslardı. En dogru din de bu idi

Verse 6 — Surah Al-Bayyinah 98:6

Hakıykat, kitablılardan olsun, musriklerden olsun (butun o) kufredenler cehennem atesindedirler, onun icinde ebedi kalıcıdırlar. Yaratılanların en kotusu de onların kendileridir

Verse 7 — Surah Al-Bayyinah 98:7

Iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) Hic subhe yok ki bunlar da yaratılanların en hayırlısıdır

Verse 8 — Surah Al-Bayyinah 98:8

Onların Rableri nezdinde mukafatı altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. (Hepsi de) iclerinde ebedi, daimi kalıcıdırlar. Allah bunlardan raazi olmusdur, bunlar da Ondan hosnuud olmuslardır, iste bu (seadet), Rabbin (in ikaabın) dan korkan (lar) a mahsusdur