Kitablardan ve musriklerden kufredenler kendilerine apacık bir huccet, (ya´ni) icinde (kitabların) en dogru (hukumleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak degillerdi
Kitablardan ve musriklerden kufredenler kendilerine apacık bir huccet, (ya´ni) icinde (kitabların) en dogru (hukumleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak degillerdi
Kitablardan ve musriklerden kufredenler kendilerine apacık bir huccet, (ya´ni) icinde (kitabların) en dogru (hukumleri) yazılı, (baatıldan azade ve) temiz sahifeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (guya intizaar edeceklerdi, dinlerinden) ayrılacak degillerdi
Halbuki onlar Allaha, Onun dininde ihlas (ve samimiyyet) erbabı ve muvahhidler olarak, ibadet etmelerinden, namazı dosdogru kılmalarından, zekatı vermelerinden baskasıyle emr olunmamıslardı. En dogru din de bu idi
Hakıykat, kitablılardan olsun, musriklerden olsun (butun o) kufredenler cehennem atesindedirler, onun icinde ebedi kalıcıdırlar. Yaratılanların en kotusu de onların kendileridir
Onların Rableri nezdinde mukafatı altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. (Hepsi de) iclerinde ebedi, daimi kalıcıdırlar. Allah bunlardan raazi olmusdur, bunlar da Ondan hosnuud olmuslardır, iste bu (seadet), Rabbin (in ikaabın) dan korkan (lar) a mahsusdur