Back to Languages

Turkish - Chapter 77 - Al-Mursalat

Translation by Muslim Shahin — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Mursalat 77:1

Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere

Verse 2 — Surah Al-Mursalat 77:2

Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara

Verse 3 — Surah Al-Mursalat 77:3

(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara

Verse 4 — Surah Al-Mursalat 77:4

(Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara

Verse 5 — Surah Al-Mursalat 77:5

öğüt telkin edenlere

Verse 6 — Surah Al-Mursalat 77:6

(Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için

Verse 7 — Surah Al-Mursalat 77:7

Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek

Verse 8 — Surah Al-Mursalat 77:8

Yıldızların ışığı söndürüldüğü

Verse 9 — Surah Al-Mursalat 77:9

gökkubbe yarıldığı

Verse 10 — Surah Al-Mursalat 77:10

dağlar ufalanıp savrulduğu

Verse 11 — Surah Al-Mursalat 77:11

ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur)

Verse 12 — Surah Al-Mursalat 77:12

(Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir

Verse 13 — Surah Al-Mursalat 77:13

Verse 14 — Surah Al-Mursalat 77:14

(Rasûlüm!) Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! (O gün insanlar amellerine göre Cennet yahut Cehennem'e sevkedilirler)

Verse 15 — Surah Al-Mursalat 77:15

O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline

Verse 16 — Surah Al-Mursalat 77:16

Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi

Verse 17 — Surah Al-Mursalat 77:17

Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız

Verse 18 — Surah Al-Mursalat 77:18

İşte biz suçlulara böyle yaparız

Verse 19 — Surah Al-Mursalat 77:19

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 20 — Surah Al-Mursalat 77:20

(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı

Verse 21 — Surah Al-Mursalat 77:21

İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik

Verse 22 — Surah Al-Mursalat 77:22

Belli bir süreye kadar…

Verse 23 — Surah Al-Mursalat 77:23

Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür

Verse 24 — Surah Al-Mursalat 77:24

O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 25 — Surah Al-Mursalat 77:25

Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı

Verse 26 — Surah Al-Mursalat 77:26

Dirilere ve ölülere

Verse 27 — Surah Al-Mursalat 77:27

Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik

Verse 28 — Surah Al-Mursalat 77:28

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 29 — Surah Al-Mursalat 77:29

(İnkarcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin

Verse 30 — Surah Al-Mursalat 77:30

Üç kola ayrılmış, (ama) bir gölgeye gidin

Verse 31 — Surah Al-Mursalat 77:31

Ne gölgelendiren, ne de alevden koruyan

Verse 32 — Surah Al-Mursalat 77:32

O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar

Verse 33 — Surah Al-Mursalat 77:33

Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir

Verse 34 — Surah Al-Mursalat 77:34

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 35 — Surah Al-Mursalat 77:35

Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür

Verse 36 — Surah Al-Mursalat 77:36

Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler

Verse 37 — Surah Al-Mursalat 77:37

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 38 — Surah Al-Mursalat 77:38

(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik

Verse 39 — Surah Al-Mursalat 77:39

(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi

Verse 40 — Surah Al-Mursalat 77:40

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 41 — Surah Al-Mursalat 77:41

Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında

Verse 42 — Surah Al-Mursalat 77:42

canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arasında olacaklardır)

Verse 43 — Surah Al-Mursalat 77:43

(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfîyetle yiyin için» (denir)

Verse 44 — Surah Al-Mursalat 77:44

İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız

Verse 45 — Surah Al-Mursalat 77:45

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 46 — Surah Al-Mursalat 77:46

(Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz

Verse 47 — Surah Al-Mursalat 77:47

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 48 — Surah Al-Mursalat 77:48

Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler

Verse 49 — Surah Al-Mursalat 77:49

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline

Verse 50 — Surah Al-Mursalat 77:50

Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar