Back to Languages

Turkish - Chapter 53 - An-Najm

Translation by Suleyman Ates — Permalink

Verse 1 — Surah An-Najm 53:1

Aşağı kayan yıldıza andolsun ki

Verse 2 — Surah An-Najm 53:2

Arkadaşınız sapmadı, azmadı

Verse 3 — Surah An-Najm 53:3

O heva'dan konuşmaz

Verse 4 — Surah An-Najm 53:4

O(nun okuduğu Kur'an) kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir

Verse 5 — Surah An-Najm 53:5

Onu, mühtiş kuvvetleri olan biri öğretti

Verse 6 — Surah An-Najm 53:6

Üstün akıl sahibi (melek). Doğruldu

Verse 7 — Surah An-Najm 53:7

Kendisi yüksek ufukta iken

Verse 8 — Surah An-Najm 53:8

Sonra yaklaştı, (yere doğru) sarktı

Verse 9 — Surah An-Najm 53:9

(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı

Verse 10 — Surah An-Najm 53:10

Kuluna, vahyettiğini vahyetti

Verse 11 — Surah An-Najm 53:11

Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü)

Verse 12 — Surah An-Najm 53:12

Onun gördüğünden kuşku mu duyuyorsunuz

Verse 13 — Surah An-Najm 53:13

Andolsun, onu bir inişinde daha görmüştü

Verse 14 — Surah An-Najm 53:14

Sidretü'l-Münteha(uzak ağaç)ın yanında

Verse 15 — Surah An-Najm 53:15

Ki onun yanında oturulacak bahçe vardır

Verse 16 — Surah An-Najm 53:16

Sidre'yi kaplayan kaplıyordu

Verse 17 — Surah An-Najm 53:17

(Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı

Verse 18 — Surah An-Najm 53:18

Andolsun, Rabbinin büyük ayetlerinden bazılarını gördü

Verse 19 — Surah An-Najm 53:19

Gördünüz mü o Lat ve 'Uzza'yı

Verse 20 — Surah An-Najm 53:20

Ve üçüncü(leri olan) öteki (put) Menat'ı

Verse 21 — Surah An-Najm 53:21

Demek erkek size, kadın Allah'a mı

Verse 22 — Surah An-Najm 53:22

O halde bu insafsızca bir taksim

Verse 23 — Surah An-Najm 53:23

Onlar, sizin ve babalarınızın, (tanrı) diye isimlendirdiğiniz (boş, kavramsız) isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlara hiçbir güç (tanrı oldukları hakkında hiçbir delil) indirmemiştir. O(putlara tapa)nlar zanna ve nefislerin hevesine uyuyorlar. Oysa kendilerine, Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir

Verse 24 — Surah An-Najm 53:24

Yoksa insan, her arzu ettiğine sahip mi olacaktır

Verse 25 — Surah An-Najm 53:25

Son da ilk de (ahiret de, dünya da) Allah'ındır

Verse 26 — Surah An-Najm 53:26

Göklerde nice melek var ki onların şefa'ati hiçbir işe yaramaz. Meğer Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseye izin verdikten sonra olsun (ancak o zaman şefa'atin faydası olur)

Verse 27 — Surah An-Najm 53:27

Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar

Verse 28 — Surah An-Najm 53:28

Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçeğe ulaşılmaz)

Verse 29 — Surah An-Najm 53:29

Bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir

Verse 30 — Surah An-Najm 53:30

İşte onların erişebilecekleri bilgi (sınırı) budur. (Bundan ötesine akılları ermez). Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir ve O, yola geleni de iyi bilir

Verse 31 — Surah An-Najm 53:31

Göklerde ve yerde bulunan herşey Allah'ındır. (Bunları yaratmıştır) Ki kötülük edenleri, yaptıklarıyle cezalandırsın, güzel davrananları da güzellikle mükafatlandırsın

Verse 32 — Surah An-Najm 53:32

Onlar, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir (O kendisine yönelen kulunu affeder). O sizi daha iyi bilir: Gerek sizi topraktan inşa ettiği, gerek annelerinizin karınlarında bulunduğunuz zaman biçim verdiği sırada (sizin her halinizi bilmiştir), artık kendinizi övüp yüceltmeyin, çünkü O, korunanı daha iyi bilir

Verse 33 — Surah An-Najm 53:33

Gördün mü şu adamı ki arkasını döndü

Verse 34 — Surah An-Najm 53:34

Azıcık verdi, gerisini elinde sıkı sıkı tuttu

Verse 35 — Surah An-Najm 53:35

Gayb'ın bilgisi kendi yanında da o mu (alemin esrarını) görüyor

Verse 36 — Surah An-Najm 53:36

Yoksa kendisine haber mi verilmedi: Musa'nın sahifelerinde bulunan

Verse 37 — Surah An-Najm 53:37

Ve çok vefalı İbrahim'in (sahifelerinde bulunan şu gerçekler)

Verse 38 — Surah An-Najm 53:38

Ki hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez

Verse 39 — Surah An-Najm 53:39

İnsana çalışmasından başka bir şey yoktur

Verse 40 — Surah An-Najm 53:40

Ve çalışması da yakında görülecektir

Verse 41 — Surah An-Najm 53:41

Sonra ona tastamam karşılığı verilecektir

Verse 42 — Surah An-Najm 53:42

Ve sonunda senin Rabbine varılacaktır

Verse 43 — Surah An-Najm 53:43

Güldüren de O'dur, ağlatan da O'dur

Verse 44 — Surah An-Najm 53:44

Öldüren de O'dur, yaşatan da O'dur

Verse 45 — Surah An-Najm 53:45

O yarattı iki çifti: erkeği ve dişiyi

Verse 46 — Surah An-Najm 53:46

Atıldığı zaman nutfe(sperm)den

Verse 47 — Surah An-Najm 53:47

Şüphesiz tekrar yaratmak da O'nun işidir

Verse 48 — Surah An-Najm 53:48

Zengin eden O'dur, bol verip memnun eden O

Verse 49 — Surah An-Najm 53:49

(Taptıkları) Şi'ra(yıldızı)nın Rabbi O'dur

Verse 50 — Surah An-Najm 53:50

O helak etti, önce gelen 'Ad'ı

Verse 51 — Surah An-Najm 53:51

Semud'u, komadı (onları)

Verse 52 — Surah An-Najm 53:52

Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti). Çünkü onlar daha zalim ve azgın idiler

Verse 53 — Surah An-Najm 53:53

Altı üstüne getirilen kentleri (Lut kavminin oturduğu bölgeleri) devirip yıktı

Verse 54 — Surah An-Najm 53:54

Onların üstüne neler çöktü, neler

Verse 55 — Surah An-Najm 53:55

O halde Rabbinin hangi ni'metinden kuşku duyuyorsun

Verse 56 — Surah An-Najm 53:56

Bu (Kur'an veya peygamber) de ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır

Verse 57 — Surah An-Najm 53:57

O yaklaşıcı, yaklaştı

Verse 58 — Surah An-Najm 53:58

Onu Allah'tan başka açacak (geldiği zaman kaldıracak, vaktini erteleyecek veya onun ne zaman geleceğini belirleyecek) kimse yoktur

Verse 59 — Surah An-Najm 53:59

Şimdi siz bu söze mi hayret ediyorsunuz

Verse 60 — Surah An-Najm 53:60

Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz

Verse 61 — Surah An-Najm 53:61

Ve siz baş kaldırıyorsunuz

Verse 62 — Surah An-Najm 53:62

Haydi Allah'a secde edin ve kulluk edin