Gecenin ve gunduzun degismesinde, Allah'ın gokten rızık (sebebi) indirip onunla olumunden sonra yeri diriltmesinde, ruzgarları estirmesinde dusunen bir toplum icin ibretler vardır
O, Allah'ın ayetlerinin kendisine okundugunu isitir de sonra buyukluk taslayarak sanki hic onları isitmemis gibi (kufrunde) direnir. Onu, acı bir azab ile mujdele
Otelerinden de cehennem (onları beklemektedir). Ne kazandıkları ve ne de Allah'tan baska edindikleri veliler kendilerine bir yarar saglayabilir. Onlar icin buyuk bir azab vardır
Allah'tır ki denizi size boyun egdirdi, ta ki gemiler buyruguyla denizin icinde akıp gitsin de, siz bu sayede O'nun lutfundan payınızı arayasınız ve sukredesiniz
Andolsun biz, Israil ogullarına Kitap, hukum (hikmet, hukumranlık) ve peygamberlik verdik, onları guzel rızıklarla besledik ve onları alemlere ustun kıldık
Ve onlara bu (din) is(in)de acık deliller verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki cekememezlik yuzunden ayrılıga dustuler. Suphesiz, Rabbin kıyamet gunu, ayrılıga dustukleri seylerde onlar arasında hukum verecektir
Yoksa kotulukleri isleyen kimseler, kendilerini, inanıp iyi ameller isleyen kimseler gibi yapacagımızı mı sandılar? Yasamaları ve olumleri onlarla bir olacak oyle mi? Ne kotu hukum veriyorlar
Keyfini tanrı edinen ve Allah'ın bir bilgiye gore saptırdıgı, kulagını ve kalbini muhurledigi, gozunun ustune de perde cektigi kimseyi gordun mu? Simdi ona Allah'tan sonra kim dogru yolu gosterecek? Dusunmuyor musunuz
Dediler ki: "Ne varsa dunya hayatımızdır, baska bir sey yoktur. Oluruz, yasarız. Bizi zamandan baskası helak etmiyor." Fakat onların bu hususta hicbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zannediyorlar
De ki: "Allah sizi yasatıyor, sonra sizi olduruyor. Sonra sizi, toplayıp durusma gunune getirecektir. Bunda asla suphe yoktur, ama insanların cogu bilmezler
(O gun) Her ummeti (Allah'ın huzurunda) toplanmıs gorursun. Her ummet, kendi Kitabına (yaptıgı islerin tutanagı olan amel defterine) cagırılır: "Bugun yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız
Allah'ın va'di gercektir, (Durusma) sa'at(inin gelecegin)de suphe yoktur dendigi zaman: "Sa'at nedir, bilmiyoruz, (onu) sadece (bir kuruntu) sanıyoruz biz ona inanmıyoruz" demistiniz ha
Ve (kendilerine soyle) denildi: "Siz, bu gununuzle karsılasmayı nasıl unuttunuzsa biz de bugun sizi unuttuk. Yeriniz atestir. Hicbir yardımcınız da yoktur
Boyledir, cunku siz Allah'ın ayetlerini eglence yaptınız; dunya hayatı sizi aldattı. Artık bugun onlar ne atesten cıkarılırlar ve ne de kendilerinden Allah'ı memnun etmege calısmaları istenir