Back to Languages

Turkish - Chapter 49 - Al-Hujurat

Translation by Suleyman Ates — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Hujurat 49:1

Ey inananlar, Allah'ın ve Elcisinin onune gecmeyin. Allah'tan korkun. Suphesiz Allah, isitendir, bilendir

Verse 2 — Surah Al-Hujurat 49:2

Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinin ustune cıkarmayın, birbirinizle yuksek sesle konustugunuz gibi, onunla da oyle yuksek sesle konusmayın; yoksa siz farkında olmadan amelleriniz bosa gider

Verse 3 — Surah Al-Hujurat 49:3

Allah'ın Elcisinin huzurunda seslerini kısanlar, oyle kimselerdir ki Allah, onların kalblerini, takva icin imtihan etmis(onların takvaya ehil olduklarını anlamıs)tır. Onlar icin magfiret ve buyuk bir mukafat vardır

Verse 4 — Surah Al-Hujurat 49:4

Odaların arkasından sana bagıranların cogu, dusuncesiz kimselerdir

Verse 5 — Surah Al-Hujurat 49:5

Onlar, sen kendilerinin yanına cıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri icin daha iyi olurdu. Allah bagıslayandır, esirgeyendir

Verse 6 — Surah Al-Hujurat 49:6

Ey inananlar, size fasık (yoldan cıkmıs) bir adam bir haber getirirse onun dogrulugunu arastırın. Yoksa bilmeyerek bir topluluga karsı kotuluk edersiniz de sonra yaptıgınıza pisman olursunuz

Verse 7 — Surah Al-Hujurat 49:7

Bilin ki, Allah'ın Elcisi icinizdedir. Sayet o, bircok iste size uysaydı, sıkıntıya duserdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu sizin kalblerinizde susledi ve size kufru, fıskı ve isyanı cirkin gosterdi. Iste dogru yolda olanlar bunlardır

Verse 8 — Surah Al-Hujurat 49:8

(Bu) Allah'ın bir lutuf ve ni'metidir. Allah bilendir, hakimdir

Verse 9 — Surah Al-Hujurat 49:9

Eger inananlardan iki grup vurusurlarsa onların arasını duzeltin; sayet biri otekine saldırırsa Allah'ın buyruguna donunceye kadar saldıran tarafla vurusun. (Allah'ın buyruguna) Donerse artık adaletle onların arasını duzeltin ve daima adil olun. Cunku Allah, adalet yapanları sever

Verse 10 — Surah Al-Hujurat 49:10

Muhakkak mu'minler kardestirler. Kardeslerinizin arasını duzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin

Verse 11 — Surah Al-Hujurat 49:11

Ey inananlar, bir topluluk, baska bir toplulukla alay etmesin. Belki (alay ettikleri kimseler), kendilerinden iyidirler. Kadınlar da baska kadınlarla alay etmesinler. Belki onlar, kendilerinden iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın; birbirinizi kotu lakaplarla cagırmayın. Inandıktan sonra fısk adı, ne kotu bir seydir! Kim tevbe etmezse, iste onlar, zalimdirler

Verse 12 — Surah Al-Hujurat 49:12

Ey inananlar, zandan cok sakının. Zira zannın bir kısmı gunahtır. Birbirinizin gizli seylerini arastırmayın; biriniz digerinizi arkasından cekistirmesin. Biriniz, olmus kardesinin etini yemegi sever mi? Iste bundan igrendiniz. O halde Allah'tan korkun, suphesiz Allah, tevbeyi cok kabul eden, cok esirgeyendir

Verse 13 — Surah Al-Hujurat 49:13

Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve birbirinizi tanımanız icin sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah yanında en ustun olanınız, (gunahlardan) en cok korunanınızdır. Allah bilendir, haber alandır

Verse 14 — Surah Al-Hujurat 49:14

Gocebe Araplar: "Inandık" dediler. De ki: "Inanmadınız, fakat 'Islam olduk' deyin. Henuz iman kalblerinize girmedi. Eger Allah'a ve Elcisine ita'at ederseniz (Allah), yaptıgınız guzel islerden hicbirinin sevabını size eksik vermez. Allah cok bagıslayan, cok esirgeyendir

Verse 15 — Surah Al-Hujurat 49:15

Mu'minler onlardır ki Allah'a ve Elcisine inandılar, sonra suphe etmediler; Allah yolunda mallarıyle, canlarıyle cihadettiler. Iste (iman sozlerinde) dogru olanlar onlardır

Verse 16 — Surah Al-Hujurat 49:16

De ki: "Siz mi Allah'a din(darlıg)ınızı ogreteceksiniz? Allah, goklerde ve yerde olanları bilir. Allah, her seyi bilendir

Verse 17 — Surah Al-Hujurat 49:17

Islam olmalarını senin basına kakıyorlar. De ki: "Musluman olmanızı benim basıma kakmayın. Tersine, eger gercekten inanmıssanız, sizi imana ilettigi icin Allah, sizin basınıza kaksa yeridir

Verse 18 — Surah Al-Hujurat 49:18

Suphesiz Allah, goklerin ve yerin gizlisini bilir. Allah yaptıklarınızı gormektedir