Back to Languages

Turkish - Chapter 12 - Yusuf

Translation by Tefhim Ul Kuran — Permalink

Verse 1 — Surah Yusuf 12:1

Elif, Lâm, Râ. Bunlar, apaçık Kitab´ın ayetleridir

Verse 2 — Surah Yusuf 12:2

Gerçekten biz, Arapça bir Kur´an olarak indirdik, Ona akıl erdirirsiniz diye

Verse 3 — Surah Yusuf 12:3

Biz bu Kur´an´ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarmaktayız, oysa sen, daha önce bundan haberi olmayanlardandın

Verse 4 — Surah Yusuf 12:4

Hani Yusuf babasına: «Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) onbir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde etmektelerken gördüm» demişti

Verse 5 — Surah Yusuf 12:5

(Babası) Demişti ki: «Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa onlar sana bir tuzak düzenlerler. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.»

Verse 6 — Surah Yusuf 12:6

«Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak´a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Hiç şüphe yok, senin Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.»

Verse 7 — Surah Yusuf 12:7

Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler (ibretler) vardır

Verse 8 — Surah Yusuf 12:8

Onlar şöyle demişti: «Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysaki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir.»

Verse 9 — Surah Yusuf 12:9

«Öldürün Yusuf´u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.»

Verse 10 — Surah Yusuf 12:10

Onlardan bir sözcü dedi ki: «Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, öldürmeyin Yusuf´u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi onu alsın.»

Verse 11 — Surah Yusuf 12:11

(Bu karara vardıktan sonra) «Ey Babamız,» dediler. «Sana ne oluyor, Yusuf´a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa gerçekte biz, onun iyiliğini isteyenleriz;»

Verse 12 — Surah Yusuf 12:12

«Sen onu yarın bizimle gönder, gönlünce gezsin, oynasın. Kuşkusuz biz onu koruyup gözetiriz.»

Verse 13 — Surah Yusuf 12:13

Dedi ki: «Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum.»

Verse 14 — Surah Yusuf 12:14

Dediler ki: «Andolsun, biz, birbirini kollayan bir topluluk iken, kurt onu yerse, bu durumda şüphesiz kayba uğrayan (aciz kimseler) oluruz.»

Verse 15 — Surah Yusuf 12:15

Nitekim onu götürdükleri ve onu kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, biz de ona (şöyle) vahyettik: «Andolsun, sen onlara kendileri, farkında değilken bu yaptıklarını haber vereceksin.»

Verse 16 — Surah Yusuf 12:16

Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler

Verse 17 — Surah Yusuf 12:17

Dediler ki: «Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf´u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ama biz doğruyu söyleyenler olsak bile sen bize inanacak değilsin.»

Verse 18 — Surah Yusuf 12:18

Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. «Hayır» dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş, bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah´tır.»

Verse 19 — Surah Yusuf 12:19

Bir yolcu kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler. O da kovasını sarkıttı. «Hey, müjde.. Bu bir çocuk.» dedi. Ve onu (kuyudan çıkarıp) «ticaret konusu bir mal» olarak sakladılar. Oysa Allah, yapmakta olduklarını bilendi

Verse 20 — Surah Yusuf 12:20

Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar. Onlar onu pek önemsemediler

Verse 21 — Surah Yusuf 12:21

Onu satın alan bir Mısır´lı (aziz,) karısına: «Onun yerini üstün tut (ona güzel bak). Umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz.» dedi. Böylelikle biz, Yusuf´u yeryüzünde (Mısır´da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler

Verse 22 — Surah Yusuf 12:22

Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz

Verse 23 — Surah Yusuf 12:23

Onun evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: «İsteklerim senin içindir, gelsene» dedi. Dedi ki: «Allah´a sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez.»

Verse 24 — Surah Yusuf 12:24

Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydi- o da onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı

Verse 25 — Surah Yusuf 12:25

Kapıya doğru ikisi de koştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: «Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acıklı bir azabtan başka cezası ne olabilir?»

Verse 26 — Surah Yusuf 12:26

(Yusuf) Dedi ki: «Onun kendisi benden murad almak istedi.» Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: «Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir

Verse 27 — Surah Yusuf 12:27

Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip yırtılmışsa, bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir

Verse 28 — Surah Yusuf 12:28

Onun gömleğinin arkadan çekilip yırtıldığını gördüğü zaman (kocası) : «Doğrusu bu, sizin düzeninizden (biri) dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür» dedi

Verse 29 — Surah Yusuf 12:29

«Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sende (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkârlardan oldun.»

Verse 30 — Surah Yusuf 12:30

Şehirde (birtakım) kadınlar: «Aziz (Vezir´) in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görmekteyiz.» dedi

Verse 31 — Surah Yusuf 12:31

(Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf´a da:) «Çık, onlara (görün)» dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: «Allah´ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir» dediler

Verse 32 — Surah Yusuf 12:32

Kadın dedi ki: «Beni hakkında kınadığınız işte budur. Andolsun onun nefsinden ben murad istedim, o ise, (kendini) korudu. Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka zindana atılacak ve mutlaka küçük düşürülenlerden olacak.»

Verse 33 — Surah Yusuf 12:33

(Yusuf) Dedi ki: «Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Onların kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum.»

Verse 34 — Surah Yusuf 12:34

Böylece Rabbi, onun duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı. Çünkü O, işitendir, bilendir

Verse 35 — Surah Yusuf 12:35

Sonra onlara (Yusuf´un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, onu belli bir vakte kadar kaçınılmaz olarak zindana atmak (görüşü) belirdi

Verse 36 — Surah Yusuf 12:36

Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Onlardan biri: «Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.» dedi. Öbürü de: «Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi» dedi. «Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz.»

Verse 37 — Surah Yusuf 12:37

Dedi ki: «Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah´a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim.»

Verse 38 — Surah Yusuf 12:38

«Atalarım İbrahim´in, İshak´ın ve Yakub´un dinine uydum. Allah´a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah´ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanlardan çoğu şükretmezler.»

Verse 39 — Surah Yusuf 12:39

«Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) Rabler mi daha hayırlıdır, yoksa kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı?»

Verse 40 — Surah Yusuf 12:40

«Sizin Allah´tan başka taptıklarınız, Allah´ın kendileri hakkında hiç bir ispatlayıcı delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah´ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.»

Verse 41 — Surah Yusuf 12:41

«Ey zindan arkadaşlarım, ikinizden biri efendisine şarap içirecek, diğeri ise asılacak, kuş onun başından yiyecek. İşte hakkında fetva istemekte olduğunuz iş (artık) olup bitmiştir.»

Verse 42 — Surah Yusuf 12:42

İkisinden kurtulacağını, sandığı kişiye dedi ki: «Efendinin katında beni hatırla.» Fakat şeytan, efendisine hatırlatmayı ona unutturdu, böylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kaldı

Verse 43 — Surah Yusuf 12:43

Hükümdar «ben (rüyamda) yedi besili inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; bir de yedi yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru. Ey önde gelen (kahin bilginler,) eğer rüya yorumluyorsanız benim bu rüyamı çözüverin» dedi

Verse 44 — Surah Yusuf 12:44

Dediler ki: «(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz.»

Verse 45 — Surah Yusuf 12:45

O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: «Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin» dedi

Verse 46 — Surah Yusuf 12:46

(Zindana gidip:) «Yusuf, ey doğru (sözlü insan) .. Yedi besili ineği yedi zayıf (ineğin) yediği ve yedi yeşil başakla diğerleri kuru olan (rüya) konusunda bize fetva ver. Umarım ki insanlara da (senin söylediklerinle) dönerim, belki onlar (bunun anlamını) öğrenmiş olurlar.»

Verse 47 — Surah Yusuf 12:47

Dedi ki: «Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında (kalanını) biçtiklerinizi başağında bırakın.»

Verse 48 — Surah Yusuf 12:48

Sonra bunun arkasından (kuraklığı) zorlu yedi yıl gelecektir, sakladığınız az bir miktar dışında, daha önce biriktirdiğinizi yiyip bitirecektir.»

Verse 49 — Surah Yusuf 12:49

Sonra bunun arkasından bir yıl gelecektir ki, insanlar onda bol bol yağmura kavuşturulacak ve onda sıkıp sağacaklar.»

Verse 50 — Surah Yusuf 12:50

Hükümdar dedi ki: «Onu bana getirin.» Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) «Efendine (Rabbine) dön de ona soruver: «Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir.»

Verse 51 — Surah Yusuf 12:51

(Hükümdar topladığı o kadınlara:) «Yusuf´un nefsinden murad almak istediğinizde sizin durumunuz neydi?» dedi. Onlar: «Allah için, haşa» dediler. «Biz ondan hiç bir kötülük görmedik.» Aziz (Vezir) in de karısı dedi ki: «İşte şu anda gerçek orta yere çıktı; onun nefsinden ben murad almak istemiştim. O ise gerçekten doğruyu söyleyenlerdendir.»

Verse 52 — Surah Yusuf 12:52

(Yusuf aracıya şunu söyledi:) «Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah´ın ihanet edenlerin hileli düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi.»

Verse 53 — Surah Yusuf 12:53

«(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir.»

Verse 54 — Surah Yusuf 12:54

Hükümdar dedi ki: «Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım.» Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: «Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman, yönetici)sin.»

Verse 55 — Surah Yusuf 12:55

(Yusuf) Dedi ki: «Beni (bu) yerin (ülkenin) hazineleri üzerinde (bir yönetici) kıl. Çünkü ben, (bunları iyi) bir koruyucuyum, (yönetim işlerini de) bilenim.»

Verse 56 — Surah Yusuf 12:56

İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf´a güç ve imkân verdik. Öyleki, onda (Mısır´da) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız

Verse 57 — Surah Yusuf 12:57

Ahiretin karşılığı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır

Verse 58 — Surah Yusuf 12:58

(Kuraklık başlayınca) Yusuf´un kardeşleri gelip yanına girdiler, onlar onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı

Verse 59 — Surah Yusuf 12:59

Onların erzak yüklerini hazırlayınca dedi ki: «Bana babanızdan olan kardeşinizi getirin. Görmüyor musunuz, ben ölçüyü tam tutarım ve ben konukseverlerin de en hayırlısıyım.»

Verse 60 — Surah Yusuf 12:60

«Eğer onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin için bir ölçek (erzak) yoktur ve bana da yaklaşmayın.»

Verse 61 — Surah Yusuf 12:61

Dediler ki: «Onu babasından istemeye çalışacağız ve her halde biz bunu yapabileceğiz.»

Verse 62 — Surah Yusuf 12:62

Yardımcılarına da dedi ki: «Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler.»

Verse 63 — Surah Yusuf 12:63

Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: «Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzakı alalım. Onu mutlaka biz koruyacağız.»

Verse 64 — Surah Yusuf 12:64

Dedi ki: «Daha önce kardeşi konusunda size güvendiğimden başka (bir şekilde) onun hakkında size güvenir miyim? Allah en hayırlı koruyucudur ve O, esirgeyenlerin esirgecisidir.»

Verse 65 — Surah Yusuf 12:65

Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki: «Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilâve ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir.»

Verse 66 — Surah Yusuf 12:66

«Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem.» dedi. Böylelikle Ona onlar kesin bir söz verince dedi ki: «Allah, söylediklerimize karşı vekildir.»

Verse 67 — Surah Yusuf 12:67

Ve dedi ki: «Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah´tan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Allah´ındır. Ben O´na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O´na tevekkül etmelidirler.»

Verse 68 — Surah Yusuf 12:68

Babalarının kendilerine emrettiği yerden (Mısır´a) girdiklerinde, (bu,) -Yakub´un nefsindeki dileği açığa çıkarması dışında- onlara Allah´tan gelecek olan hiç bir şeyi (gidermeyi) sağlamadı. Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler

Verse 69 — Surah Yusuf 12:69

Yusuf´un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı: «Ben» dedi. «Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme.»

Verse 70 — Surah Yusuf 12:70

Onların erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: «Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.»

Verse 71 — Surah Yusuf 12:71

Onlara doğru yönelerek «Neyi kaybettiniz?» dediler

Verse 72 — Surah Yusuf 12:72

Dediler ki: «Hükümdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim.»

Verse 73 — Surah Yusuf 12:73

«Allah adına, hayret» dediler. «Siz de bilmişsiniz ki, biz (bu) yere bozgunculuk çıkarmak amacıyla gelmedik ve biz hırsız değiliz.»

Verse 74 — Surah Yusuf 12:74

«Öyleyse» dediler. «Eğer yalan söylüyorsanız (bunun) cezası nedir?»

Verse 75 — Surah Yusuf 12:75

Dediler ki: «Bunun cezası (su tası) yükünde bulunanın kendisidir. İşte biz zulmedenleri böyle cezalandırırız.»

Verse 76 — Surah Yusuf 12:76

Böylece (Yusuf) kardeşinin kabından önce onların kablarını (yoklamaya) başladı, sonra da onu kardeşinin kabından çıkardı. İşte biz Yusuf için böyle bir plan düzenledik. (Yoksa) Hükümdarın dininde (yürürlükteki kanuna göre) kardeşini (yanında) alıkoyamazdı. Ancak Allah´ın dilemesi başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır

Verse 77 — Surah Yusuf 12:77

Dediler ki: «Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı.» Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden) : «Siz daha kötü bir konumdasınız» dedi. «Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir.»

Verse 78 — Surah Yusuf 12:78

Dediler ki: «Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun yaşlı (ve) büyük bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz.»

Verse 79 — Surah Yusuf 12:79

Dedi ki: «Eşyamızı kendisinde bulduğumuzun dışında, birisini alıkoymamızdan Allah´a sığınırız. Yoksa bu durumda kuşkusuz biz zalim oluruz.»

Verse 80 — Surah Yusuf 12:80

Ondan umutlarını kestikleri zaman, (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir yana çekildiler. Onların büyükleri dedi ki: «Babanızın size karşı Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda yaptığımız aşırılığı (işlediğimiz suçu) bilmiyor musunuz? Artık (bundan böyle) ben, ya babam bana izin verinceye veya Allah bana ilişkin hüküm verinceye kadar (bu) yerden kesin olarak ayrılamam. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.»

Verse 81 — Surah Yusuf 12:81

«Dönün babanıza ve deyin ki: ´Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz.´»

Verse 82 — Surah Yusuf 12:82

«İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz.»

Verse 83 — Surah Yusuf 12:83

(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) «Hayır» dedi. «Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Çünkü O, bilenin, hüküm ve hikmet sahibi olanın kendisidir.»

Verse 84 — Surah Yusuf 12:84

Ve onlardan yüz(ünü) çevirdi ve: «Ey Yusuf´a karşı (artan dayanılmaz) kahrım» dedi ve gözleri üzüntüsünden (ağardıkça) ağardı. Ki yutkundukça yutkunuyordu

Verse 85 — Surah Yusuf 12:85

«Allah adına, hayret» dediler. «Hâlâ Yusuf´u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın.»

Verse 86 — Surah Yusuf 12:86

Dedi ki: «Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah´a şikâyet ediyorum. Ben Allah´tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediğinizi de biliyorum.»

Verse 87 — Surah Yusuf 12:87

«Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah´ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah´ın rahmetinden umut kesmez.»

Verse 88 — Surah Yusuf 12:88

Böylece onun (Yusuf´un) huzuruna girdikleri zaman, dediler ki: «Ey Vezir, bize ve ailemize şiddetli bir darlık dokundu; önemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) ölçeği tam olarak ver ve bize ilave bir bağışta bulun. Şüphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karşılığını verir.»

Verse 89 — Surah Yusuf 12:89

(Yusuf) Dedi ki: «Sizler, cahiller iken Yusuf´a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?»

Verse 90 — Surah Yusuf 12:90

«Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?» dediler. «Ben Yusuf´um» dedi. «Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufta bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz.»

Verse 91 — Surah Yusuf 12:91

Dediler ki: «Allah adına, hayret, Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir ve biz de gerçekten hataya düşenler idik.»

Verse 92 — Surah Yusuf 12:92

Dedi ki: «Bugün size karşı sorgulama-kınama yoktur. Sizi Allah bağışlasın. O, merhametlilerin (en) merhametlisidir.»

Verse 93 — Surah Yusuf 12:93

«Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin.»

Verse 94 — Surah Yusuf 12:94

Kafile (Mısır´dan) ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: «Eğer beni bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf´un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum.»

Verse 95 — Surah Yusuf 12:95

«Allah adına, hayret» dediler. «Sen hâlâ geçmişteki yanlışlığındasın.»

Verse 96 — Surah Yusuf 12:96

Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne sürdüğü zaman, gözü görür olarak (sağlığına) dönüverdi. (Yakub) Dedi ki: «Ben, size bilmediğinizi Allah´tan gerçekten biliyorum demedim mi?»

Verse 97 — Surah Yusuf 12:97

(Çocukları da:) «Ey babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten hataya düşenler idik» dediler

Verse 98 — Surah Yusuf 12:98

«İlerde sizin için Rabbimden bağışlanma dilerim. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir» dedi

Verse 99 — Surah Yusuf 12:99

Böylece onlar (gelip) Yusuf´un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: «Allah´ın dilemesiyle Mısır´a güvenlik içinde giriniz.»

Verse 100 — Surah Yusuf 12:100

Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: «Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendir. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan O´dur.»

Verse 101 — Surah Yusuf 12:101

«Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkânını) verdin, sözlerin yorumundan da (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada da, ahirette de benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salih olanların arasına kat.»

Verse 102 — Surah Yusuf 12:102

Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf´un kardeşleri) o hileli düzeni kurarlarken, yapacakları işe topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin

Verse 103 — Surah Yusuf 12:103

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir

Verse 104 — Surah Yusuf 12:104

Oysaki sen buna karşı onlardan bir ücret te istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir ´öğüt ve hatırlatmadır´

Verse 105 — Surah Yusuf 12:105

Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, onlar ona sırtlarını çevirip giderler

Verse 106 — Surah Yusuf 12:106

Onların çoğu Allah´a iman etmezler de ancak şirk katıp durmaktalar onlar

Verse 107 — Surah Yusuf 12:107

Şimdi bunlar, kendilerine Allah´ın azabından kapsamlı bir bürümenin gelivermesinden veya onların hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız gelmesinden kendilerini güvende mi buldular

Verse 108 — Surah Yusuf 12:108

De ki: «Bu, benim yolumdur. Bir basiret üzere Allah´a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. Ve Allah´ı tenzih ederim, ben müşriklerden değilim.»

Verse 109 — Surah Yusuf 12:109

Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz

Verse 110 — Surah Yusuf 12:110

Öyleki peygamberler, umutlarını kesip de, artık onların gerçekten yalanladıklarını sandıkları bir sırada onlara yardımımız gelmiştir; biz kimi dilersek o kurtulmuştur. Suçlu, günahkârlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir

Verse 111 — Surah Yusuf 12:111

Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur´an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin ´çeşitli biçimlerde açıklaması´ ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir