Verse 1 — Surah Yusuf 12:1
Elif, Lam, Ra. Bunlar, apacık Kitab´ın ayetleridir
Verse 2 — Surah Yusuf 12:2
Gercekten biz, Arapca bir Kur´an olarak indirdik, Ona akıl erdirirsiniz diye
Verse 3 — Surah Yusuf 12:3
Biz bu Kur´an´ı sana vahyetmemizle, en guzel kıssaları gercek bir haber (kıssa) olarak sana aktarmaktayız, oysa sen, daha once bundan haberi olmayanlardandın
Verse 4 — Surah Yusuf 12:4
Hani Yusuf babasına: «Babacıgım, gercekten ben (ruyamda) onbir yıldız, gunesi ve ayı gordum; onları bana secde etmektelerken gordum» demisti
Verse 5 — Surah Yusuf 12:5
(Babası) Demisti ki: «Oglum, ruyanı kardeslerine anlatma, yoksa onlar sana bir tuzak duzenlerler. Cunku seytan, insan icin apacık bir dusmandır.»
Verse 6 — Surah Yusuf 12:6
«Boylece Rabbin seni seckin kılacak, sozlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana ogretecek ve daha once ataların Ibrahim ve Ishak´a (nimetini) tamamladıgı gibi senin ve Yakub ailesinin uzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Hic suphe yok, senin Rabbin, bilendir, hukum ve hikmet sahibidir.»
Verse 7 — Surah Yusuf 12:7
Andolsun, Yusuf ve kardeslerinde soranlar icin ayetler (ibretler) vardır
Verse 8 — Surah Yusuf 12:8
Onlar soyle demisti: «Yusuf ve kardesi babamıza bizden daha sevgilidir; oysaki biz, birbirini pekistiren bir topluluguz. Gercekte babamız, acıkca bir saskınlık icindedir.»
Verse 9 — Surah Yusuf 12:9
«Oldurun Yusuf´u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yuzu yalnızca size (donuk) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.»
Verse 10 — Surah Yusuf 12:10
Onlardan bir sozcu dedi ki: «Eger (mutlaka bir sey) yapacaksanız, oldurmeyin Yusuf´u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi onu alsın.»
Verse 11 — Surah Yusuf 12:11
(Bu karara vardıktan sonra) «Ey Babamız,» dediler. «Sana ne oluyor, Yusuf´a karsı bize guvenmiyorsun? Oysa gercekte biz, onun iyiligini isteyenleriz;»
Verse 12 — Surah Yusuf 12:12
«Sen onu yarın bizimle gonder, gonlunce gezsin, oynasın. Kuskusuz biz onu koruyup gozetiriz.»
Verse 13 — Surah Yusuf 12:13
Dedi ki: «Sizin onu goturmeniz gercekten beni uzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum.»
Verse 14 — Surah Yusuf 12:14
Dediler ki: «Andolsun, biz, birbirini kollayan bir topluluk iken, kurt onu yerse, bu durumda suphesiz kayba ugrayan (aciz kimseler) oluruz.»
Verse 15 — Surah Yusuf 12:15
Nitekim onu goturdukleri ve onu kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, biz de ona (soyle) vahyettik: «Andolsun, sen onlara kendileri, farkında degilken bu yaptıklarını haber vereceksin.»
Verse 16 — Surah Yusuf 12:16
Aksam ustu babalarına aglar vaziyette geldiler
Verse 17 — Surah Yusuf 12:17
Dediler ki: «Ey Babamız, gercek su ki, biz gittik, yarısıyorduk. Yusuf´u da yiyeceklerimizin (veya esyamızın) yanında bırakmıstık. Fakat onu kurt yemis. Ama biz dogruyu soyleyenler olsak bile sen bize inanacak degilsin.»
Verse 18 — Surah Yusuf 12:18
Ve uzerine yalandan kan (surulmus) olan gomlegini getirdiler. «Hayır» dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (boyle) bir ise suruklemis, bundan sonra (bana dusen) guzel bir sabırdır. Sizin bu duzup uydurduklarınıza karsı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah´tır.»
Verse 19 — Surah Yusuf 12:19
Bir yolcu kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak icin) gonderdiler. O da kovasını sarkıttı. «Hey, mujde.. Bu bir cocuk.» dedi. Ve onu (kuyudan cıkarıp) «ticaret konusu bir mal» olarak sakladılar. Oysa Allah, yapmakta olduklarını bilendi
Verse 20 — Surah Yusuf 12:20
Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkac) dirheme sattılar. Onlar onu pek onemsemediler
Verse 21 — Surah Yusuf 12:21
Onu satın alan bir Mısır´lı (aziz,) karısına: «Onun yerini ustun tut (ona guzel bak). Umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz.» dedi. Boylelikle biz, Yusuf´u yeryuzunde (Mısır´da) yerlesik kıldık. Ona sozlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) ogrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların cogu bilmezler
Verse 22 — Surah Yusuf 12:22
Erginlik cagına erisince, kendisine hukum ve ilim verdik. Iste biz, iyilik yapanları boyle odullendiririz
Verse 23 — Surah Yusuf 12:23
Onun evinde kalmakta oldugu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: «Isteklerim senin icindir, gelsene» dedi. Dedi ki: «Allah´a sıgınırım. Cunku o benim efendimdir, yerimi guzel tutmustur. Gercek su ki, zalimler kurtulusa ermez.»
Verse 24 — Surah Yusuf 12:24
Andolsun kadın onu arzulamıstı, -eger Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını gormeseydi- o da onu arzulamıstı. Boylelikle biz ondan kotulugu ve fuhsu geri cevirmek icin (ona delil gonderdik). Cunku o, muhlis kullarımızdandı
Verse 25 — Surah Yusuf 12:25
Kapıya dogru ikisi de kostular. Kadın onun gomlegini arkadan cekip yırttı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karsılastılar. Kadın dedi ki: «Ailene kotuluk isteyenin, zindana atılmaktan veya acıklı bir azabtan baska cezası ne olabilir?»
Verse 26 — Surah Yusuf 12:26
(Yusuf) Dedi ki: «Onun kendisi benden murad almak istedi.» Kadının yakınlarından bir sahid sahitlik etti: «Eger onun gomlegi on taraftan yırtılmıssa bu durumda kadın dogruyu soylemistir, kendisi ise yalan soyleyenlerdendir
Verse 27 — Surah Yusuf 12:27
Yok eger onun gomlegi arkadan cekilip yırtılmıssa, bu durumda kadın yalan soylemistir ve kendisi dogruyu soyleyenlerdendir
Verse 28 — Surah Yusuf 12:28
Onun gomleginin arkadan cekilip yırtıldıgını gordugu zaman (kocası) : «Dogrusu bu, sizin duzeninizden (biri) dir. Gercekten sizin duzeniniz buyuktur» dedi
Verse 29 — Surah Yusuf 12:29
«Yusuf, sen bundan yuz cevir. Sende (kadın) gunahın dolayısıyla bagıslanma dile. Dogrusu sen gunahkarlardan oldun.»
Verse 30 — Surah Yusuf 12:30
Sehirde (birtakım) kadınlar: «Aziz (Vezir´) in karısı kendi usagının nefsinden murad almak istiyormus. Oyle ki sevgi onun bagrına sinmis. Biz dogrusu onu acıkca bir sapıklık icinde gormekteyiz.» dedi
Verse 31 — Surah Yusuf 12:31
(Kadın) Onların duzenlerini isitince, onlara (bir davetci) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (onlerindeki meyveleri soymaları icin) bıcak verdi. (Yusuf´a da:) «Cık, onlara (gorun)» dedi. Boylece onlar onu (olaganustu guzellikte) gorunce (insanustu bir varlıkmıs gibi gozlerinde) buyuttuler, (saskınlıklarından) ellerini kestiler ve: «Allah´ı tenzih ederiz; bu bir beser degildir. Bu, ancak ustun bir melektir» dediler
Verse 32 — Surah Yusuf 12:32
Kadın dedi ki: «Beni hakkında kınadıgınız iste budur. Andolsun onun nefsinden ben murad istedim, o ise, (kendini) korudu. Ve andolsun, eger o kendisine emrettigimi yapmayacak olursa, mutlaka zindana atılacak ve mutlaka kucuk dusurulenlerden olacak.»
Verse 33 — Surah Yusuf 12:33
(Yusuf) Dedi ki: «Rabbim, zindan, bunların beni kendisine cagırdıkları seyden bana daha sevimlidir. Onların kurdukları duzeni benden uzaklastırmazsan, onlara (korkarım) egilim gosterir, (boylece) cahillerden olurum.»
Verse 34 — Surah Yusuf 12:34
Boylece Rabbi, onun duasını kabul etti ve onların hileli duzenlerini kendisinden uzaklastırdı. Cunku O, isitendir, bilendir
Verse 35 — Surah Yusuf 12:35
Sonra onlara (Yusuf´un iffetine iliskin) delilleri gormelerinin ardından, onu belli bir vakte kadar kacınılmaz olarak zindana atmak (gorusu) belirdi
Verse 36 — Surah Yusuf 12:36
Onunla birlikte iki genc de zindana girmisti. Onlardan biri: «Ben (ruyamda) kendimi sarap sıkıyorken gordum.» dedi. Oburu de: «Ben de kendimi basımın ustunde ekmek tasıyorken gordum; kus da ondan yemekteydi» dedi. «Bunun yorumundan bize haber ver. Dogrusu biz seni, iyilik yapanlardan gormekteyiz.»
Verse 37 — Surah Yusuf 12:37
Dedi ki: «Size rızıklanacagınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden once onun ne oldugunu haber veririm. Bu, rabbimin bana ogrettiklerindendir. Dogrusu ben, Allah´a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir toplulugun dinini terkettim.»
Verse 38 — Surah Yusuf 12:38
«Atalarım Ibrahim´in, Ishak´ın ve Yakub´un dinine uydum. Allah´a hic bir seyle sirk kosmamız bizim icin olacak sey degil. Bu, bize ve insanlara Allah´ın lutuf ve ihsanındandır, ancak insanlardan cogu sukretmezler.»
Verse 39 — Surah Yusuf 12:39
«Ey zindan arkadaslarım, birbirinden ayrı (bir suru) Rabler mi daha hayırlıdır, yoksa kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı?»
Verse 40 — Surah Yusuf 12:40
«Sizin Allah´tan baska taptıklarınız, Allah´ın kendileri hakkında hic bir ispatlayıcı delil indirmedigi, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan baskası degildir. Hukum, yalnızca Allah´ındır. O, kendisinden baskasına kulluk etmemenizi emretmistir. Dosdogru olan din iste budur, ancak insanların cogu bilmezler.»
Verse 41 — Surah Yusuf 12:41
«Ey zindan arkadaslarım, ikinizden biri efendisine sarap icirecek, digeri ise asılacak, kus onun basından yiyecek. Iste hakkında fetva istemekte oldugunuz is (artık) olup bitmistir.»
Verse 42 — Surah Yusuf 12:42
Ikisinden kurtulacagını, sandıgı kisiye dedi ki: «Efendinin katında beni hatırla.» Fakat seytan, efendisine hatırlatmayı ona unutturdu, boylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kaldı
Verse 43 — Surah Yusuf 12:43
Hukumdar «ben (ruyamda) yedi besili inek goruyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; bir de yedi yesil basak ve digerleri ise kupkuru. Ey onde gelen (kahin bilginler,) eger ruya yorumluyorsanız benim bu ruyamı cozuverin» dedi
Verse 44 — Surah Yusuf 12:44
Dediler ki: «(Bunlar) Karmakarısık duslerdir. Biz boyle duslerin yorumunu bilenler degiliz.»
Verse 45 — Surah Yusuf 12:45
O iki kisiden kurtulmus olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: «Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gonderin» dedi
Verse 46 — Surah Yusuf 12:46
(Zindana gidip:) «Yusuf, ey dogru (sozlu insan) .. Yedi besili inegi yedi zayıf (inegin) yedigi ve yedi yesil basakla digerleri kuru olan (ruya) konusunda bize fetva ver. Umarım ki insanlara da (senin soylediklerinle) donerim, belki onlar (bunun anlamını) ogrenmis olurlar.»
Verse 47 — Surah Yusuf 12:47
Dedi ki: «Siz yedi yıl, onceleri (ektiginiz) gibi ekin ekin, yediginizin az bir kısmı dısında (kalanını) bictiklerinizi basagında bırakın.»
Verse 48 — Surah Yusuf 12:48
Sonra bunun arkasından (kuraklıgı) zorlu yedi yıl gelecektir, sakladıgınız az bir miktar dısında, daha once biriktirdiginizi yiyip bitirecektir.»
Verse 49 — Surah Yusuf 12:49
Sonra bunun arkasından bir yıl gelecektir ki, insanlar onda bol bol yagmura kavusturulacak ve onda sıkıp sagacaklar.»
Verse 50 — Surah Yusuf 12:50
Hukumdar dedi ki: «Onu bana getirin.» Ona elci geldiginde (Yusuf:) «Efendine (Rabbine) don de ona soruver: «Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Dogrusu benim Rabbim, onların hileli duzenlerini gercekten bilendir.»
Verse 51 — Surah Yusuf 12:51
(Hukumdar topladıgı o kadınlara:) «Yusuf´un nefsinden murad almak istediginizde sizin durumunuz neydi?» dedi. Onlar: «Allah icin, hasa» dediler. «Biz ondan hic bir kotuluk gormedik.» Aziz (Vezir) in de karısı dedi ki: «Iste su anda gercek orta yere cıktı; onun nefsinden ben murad almak istemistim. O ise gercekten dogruyu soyleyenlerdendir.»
Verse 52 — Surah Yusuf 12:52
(Yusuf aracıya sunu soyledi:) «Bu, (itiraf Vezirin) yoklugunda gercekten kendisine ihanet etmedigimi ve gercekten Allah´ın ihanet edenlerin hileli duzenlerini basarıya ulastırmadıgını kendisinin de bilip ogrenmesi icindi.»
Verse 53 — Surah Yusuf 12:53
«(Yine de) Ben nefsimi temize cıkaramam. Cunku gercekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgedigi dısında- var gucuyle kotulugu emredendir. Suphesiz, benim Rabbim, bagıslayandır, esirgeyendir.»
Verse 54 — Surah Yusuf 12:54
Hukumdar dedi ki: «Onu bana getirin, onu kendime baglı kılayım.» Onunla konustugunda da (soyle) dedi: «Sen bugun bizim yanımızda (artık) onemli bir yer sahibisin, guvenilir (bir danısman, yonetici)sin.»
Verse 55 — Surah Yusuf 12:55
(Yusuf) Dedi ki: «Beni (bu) yerin (ulkenin) hazineleri uzerinde (bir yonetici) kıl. Cunku ben, (bunları iyi) bir koruyucuyum, (yonetim islerini de) bilenim.»
Verse 56 — Surah Yusuf 12:56
Iste boylece biz yeryuzunde Yusuf´a guc ve imkan verdik. Oyleki, onda (Mısır´da) diledigi yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba ugratmayız
Verse 57 — Surah Yusuf 12:57
Ahiretin karsılıgı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar icin daha hayırlıdır
Verse 58 — Surah Yusuf 12:58
(Kuraklık baslayınca) Yusuf´un kardesleri gelip yanına girdiler, onlar onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı
Verse 59 — Surah Yusuf 12:59
Onların erzak yuklerini hazırlayınca dedi ki: «Bana babanızdan olan kardesinizi getirin. Gormuyor musunuz, ben olcuyu tam tutarım ve ben konukseverlerin de en hayırlısıyım.»
Verse 60 — Surah Yusuf 12:60
«Eger onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin icin bir olcek (erzak) yoktur ve bana da yaklasmayın.»
Verse 61 — Surah Yusuf 12:61
Dediler ki: «Onu babasından istemeye calısacagız ve her halde biz bunu yapabilecegiz.»
Verse 62 — Surah Yusuf 12:62
Yardımcılarına da dedi ki: «Sermayelerini (erzak bedellerini) yuklerinin icine koyun. Ihtimal ki ailelerine donduklerinde bunun farkına varırlar da belki geri donerler.»
Verse 63 — Surah Yusuf 12:63
Boylelikle babalarına dondukleri zaman, dediler ki: «Ey babamız, olcek bizden engellendi. Bu durumda kardesimizi bizimle gonder de erzakı alalım. Onu mutlaka biz koruyacagız.»
Verse 64 — Surah Yusuf 12:64
Dedi ki: «Daha once kardesi konusunda size guvendigimden baska (bir sekilde) onun hakkında size guvenir miyim? Allah en hayırlı koruyucudur ve O, esirgeyenlerin esirgecisidir.»
Verse 65 — Surah Yusuf 12:65
Erzak yuklerini acıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmis oldugunu gorduklerinde, dediler ki: «Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, iste sermayemiz bize geri verilmis; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardesimizi koruruz ve bir deve yukunu de ilave ederiz. Bu (aldıgımız) az bir olcektir.»
Verse 66 — Surah Yusuf 12:66
«Bana etrafınızın cepecevre kusatılması dısında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceginize dair Allah adına kesin bir soz verinceye kadar, onu sizinle asla gonderemem.» dedi. Boylelikle Ona onlar kesin bir soz verince dedi ki: «Allah, soylediklerimize karsı vekildir.»
Verse 67 — Surah Yusuf 12:67
Ve dedi ki: «Ey cocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah´tan hic bir seyi saglayamam (gideremem). Hukum yalnızca Allah´ındır. Ben O´na tevekkul ettim. Tevekkul edenler de yalnızca O´na tevekkul etmelidirler.»
Verse 68 — Surah Yusuf 12:68
Babalarının kendilerine emrettigi yerden (Mısır´a) girdiklerinde, (bu,) -Yakub´un nefsindeki dilegi acıga cıkarması dısında- onlara Allah´tan gelecek olan hic bir seyi (gidermeyi) saglamadı. Gercekten o, kendisine ogrettigimiz icin bir ilim sahibiydi. Ancak insanların cogu bilmezler
Verse 69 — Surah Yusuf 12:69
Yusuf´un yanına girdikleri zaman, o, kardesini bagrına bastı: «Ben» dedi. «Senin gercekten kardesinim. Artık onların yaptıklarına uzulme.»
Verse 70 — Surah Yusuf 12:70
Onların erzak yuklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardesinin yuku icine bıraktı, sonra bir munadi (soyle) seslendi: «Ey kafile, sizler gercekten hırsızsınız.»
Verse 71 — Surah Yusuf 12:71
Onlara dogru yonelerek «Neyi kaybettiniz?» dediler
Verse 72 — Surah Yusuf 12:72
Dediler ki: «Hukumdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armagan olarak) bir deve yuku vardır. Ben de buna kefilim.»
Verse 73 — Surah Yusuf 12:73
«Allah adına, hayret» dediler. «Siz de bilmissiniz ki, biz (bu) yere bozgunculuk cıkarmak amacıyla gelmedik ve biz hırsız degiliz.»
Verse 74 — Surah Yusuf 12:74
«Oyleyse» dediler. «Eger yalan soyluyorsanız (bunun) cezası nedir?»
Verse 75 — Surah Yusuf 12:75
Dediler ki: «Bunun cezası (su tası) yukunde bulunanın kendisidir. Iste biz zulmedenleri boyle cezalandırırız.»
Verse 76 — Surah Yusuf 12:76
Boylece (Yusuf) kardesinin kabından once onların kablarını (yoklamaya) basladı, sonra da onu kardesinin kabından cıkardı. Iste biz Yusuf icin boyle bir plan duzenledik. (Yoksa) Hukumdarın dininde (yururlukteki kanuna gore) kardesini (yanında) alıkoyamazdı. Ancak Allah´ın dilemesi baska. Biz diledigimizi derecelerle yukseltiriz. Ve her bilgi sahibinin ustunde daha iyi bir bilen vardır
Verse 77 — Surah Yusuf 12:77
Dediler ki: «Sayet calmıs bulunuyorsa, bundan once onun kardesi de calmıstı.» Yusuf bunu kendi icinde saklı tuttu ve bunu onlara acıklamadı (ve icinden) : «Siz daha kotu bir konumdasınız» dedi. «Sizin duzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir.»
Verse 78 — Surah Yusuf 12:78
Dediler ki: «Ey Vezir, gercek su ki, bunun yaslı (ve) buyuk bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Dogrusu biz, seni iyilik yapanlardan gormekteyiz.»
Verse 79 — Surah Yusuf 12:79
Dedi ki: «Esyamızı kendisinde buldugumuzun dısında, birisini alıkoymamızdan Allah´a sıgınırız. Yoksa bu durumda kuskusuz biz zalim oluruz.»
Verse 80 — Surah Yusuf 12:80
Ondan umutlarını kestikleri zaman, (durumu) kendi aralarında gorusmek uzere bir yana cekildiler. Onların buyukleri dedi ki: «Babanızın size karsı Allah adına kesin bir soz aldıgını ve daha once Yusuf konusunda yaptıgımız asırılıgı (isledigimiz sucu) bilmiyor musunuz? Artık (bundan boyle) ben, ya babam bana izin verinceye veya Allah bana iliskin hukum verinceye kadar (bu) yerden kesin olarak ayrılamam. O, hukum verenlerin en hayırlısıdır.»
Verse 81 — Surah Yusuf 12:81
«Donun babanıza ve deyin ki: ´Ey babamız, senin oglun gercekten hırsızlık etti. Biz, bildigimizden baskasına sahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları degiliz.´»
Verse 82 — Surah Yusuf 12:82
«Icinde (yasamakta) oldugumuz sehre sor, hem kendisinde geldigimiz kervana da. Biz gercekten dogruyu soyleyenleriz.»
Verse 83 — Surah Yusuf 12:83
(Sehre donup durumu babalarına aktarınca o:) «Hayır» dedi. «Nefsiniz sizi yanıltıp (boyle) bir ise suruklemis. Bundan sonra (bana dusen) guzel bir sabırdır. Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tumunu bana getirir. Cunku O, bilenin, hukum ve hikmet sahibi olanın kendisidir.»
Verse 84 — Surah Yusuf 12:84
Ve onlardan yuz(unu) cevirdi ve: «Ey Yusuf´a karsı (artan dayanılmaz) kahrım» dedi ve gozleri uzuntusunden (agardıkca) agardı. Ki yutkundukca yutkunuyordu
Verse 85 — Surah Yusuf 12:85
«Allah adına, hayret» dediler. «Hala Yusuf´u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake ugrayanlardan olacaksın.»
Verse 86 — Surah Yusuf 12:86
Dedi ki: «Ben, dayanılmaz kahrımı ve uzuntumu yalnızca Allah´a sikayet ediyorum. Ben Allah´tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediginizi de biliyorum.»
Verse 87 — Surah Yusuf 12:87
«Ogullarım, gidin de Yusuf ile kardesinden (duyarlı bir arastırmayla) bir haber getirin ve Allah´ın rahmetinden umut kesmeyin. Cunku kafirler toplulugundan baskası Allah´ın rahmetinden umut kesmez.»
Verse 88 — Surah Yusuf 12:88
Boylece onun (Yusuf´un) huzuruna girdikleri zaman, dediler ki: «Ey Vezir, bize ve ailemize siddetli bir darlık dokundu; onemi olmayan bir sermaye ile geldik. Bize artık (yine) olcegi tam olarak ver ve bize ilave bir bagısta bulun. Suphesiz Allah, tasaddukta bulunanlara karsılıgını verir.»
Verse 89 — Surah Yusuf 12:89
(Yusuf) Dedi ki: «Sizler, cahiller iken Yusuf´a ve kardesine neler yaptıgınızı biliyor musunuz?»
Verse 90 — Surah Yusuf 12:90
«Sen gercekten Yusuf musun, sensin oyle mi?» dediler. «Ben Yusuf´um» dedi. «Ve bu da kardesimdir. Dogrusu Allah bize lutufta bulundu. Gercek su ki, kim sakınır ve sabrederse, suphesiz Allah, iyilikte bulunanların karsılıgını bosa cıkarmaz.»
Verse 91 — Surah Yusuf 12:91
Dediler ki: «Allah adına, hayret, Allah seni gercekten bize karsı tercih edip secmistir ve biz de gercekten hataya dusenler idik.»
Verse 92 — Surah Yusuf 12:92
Dedi ki: «Bugun size karsı sorgulama-kınama yoktur. Sizi Allah bagıslasın. O, merhametlilerin (en) merhametlisidir.»
Verse 93 — Surah Yusuf 12:93
«Bu gomlegimle gidin de, babamın yuzune surun. Gozu (yine) gorur hale gelir. Butun ailenizi de bana getirin.»
Verse 94 — Surah Yusuf 12:94
Kafile (Mısır´dan) ayrılmaya basladıgı zaman, babaları dedi ki: «Eger beni bunamıs saymıyorsanız, inanın Yusuf´un kokusunu (burnumda tuter) buluyorum.»
Verse 95 — Surah Yusuf 12:95
«Allah adına, hayret» dediler. «Sen hala gecmisteki yanlıslıgındasın.»
Verse 96 — Surah Yusuf 12:96
Mujdeci gelip de onu (gomlegi) onun yuzune surdugu zaman, gozu gorur olarak (saglıgına) donuverdi. (Yakub) Dedi ki: «Ben, size bilmediginizi Allah´tan gercekten biliyorum demedim mi?»
Verse 97 — Surah Yusuf 12:97
(Cocukları da:) «Ey babamız, bizim icin gunahlarımızın bagıslanmasını dile. Biz gercekten hataya dusenler idik» dediler
Verse 98 — Surah Yusuf 12:98
«Ilerde sizin icin Rabbimden bagıslanma dilerim. Cunku O, bagıslayandır, esirgeyendir» dedi
Verse 99 — Surah Yusuf 12:99
Boylece onlar (gelip) Yusuf´un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bagrına bastı ve dedi ki: «Allah´ın dilemesiyle Mısır´a guvenlik icinde giriniz.»
Verse 100 — Surah Yusuf 12:100
Babasını ve annesini tahta cıkarıp oturttu; onun icin secdeye kapandılar. Dedi ki: «Ey Babam, bu, daha onceki ruyamın yorumudur. Dogrusu Rabbim onu gercek kıldı. Bana iyilik etti, cunku beni zindandan cıkardı. Seytan benimle kardeslerimin arasını actıktan sonra, (O,) colden sizi getirdi. Suphesiz benim Rabbim, diledigini pek ince duzenleyip tedbir edendir. Gercekten bilen, hukum ve hikmet sahibi olan O´dur.»
Verse 101 — Surah Yusuf 12:101
«Rabbim, Sen bana mulkten (bir pay ve onu yonetme imkanını) verdin, sozlerin yorumundan da (bir bilgi) ogrettin. Goklerin ve yerin yaratıcısı, dunyada da, ahirette de benim velim Sensin. Musluman olarak benim hayatıma son ver ve beni salih olanların arasına kat.»
Verse 102 — Surah Yusuf 12:102
Bu, sana (ey Muhammed) vahyettigimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf´un kardesleri) o hileli duzeni kurarlarken, yapacakları ise topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında degildin
Verse 103 — Surah Yusuf 12:103
Sen siddetle arzu etsen bile, insanların cogu iman edecek degildir
Verse 104 — Surah Yusuf 12:104
Oysaki sen buna karsı onlardan bir ucret te istemiyorsun. O, alemler icin yalnızca bir ´ogut ve hatırlatmadır´
Verse 105 — Surah Yusuf 12:105
Goklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, uzerinden gecerler de, onlar ona sırtlarını cevirip giderler
Verse 106 — Surah Yusuf 12:106
Onların cogu Allah´a iman etmezler de ancak sirk katıp durmaktalar onlar
Verse 107 — Surah Yusuf 12:107
Simdi bunlar, kendilerine Allah´ın azabından kapsamlı bir burumenin gelivermesinden veya onların hic haberleri yokken kıyametin onlara apansız gelmesinden kendilerini guvende mi buldular
Verse 108 — Surah Yusuf 12:108
De ki: «Bu, benim yolumdur. Bir basiret uzere Allah´a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. Ve Allah´ı tenzih ederim, ben musriklerden degilim.»
Verse 109 — Surah Yusuf 12:109
Biz senden once, sehirler halkına kendilerine vahyettigimiz kimseler dısında (baskalarını elci olarak) gondermedik. Hic yeryuzunde dolasmıyorlar mı, ki kendilerinden oncekilerin nasıl bir sona ugradıklarını gormus olsunlar? Korkup sakınanlar icin ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz
Verse 110 — Surah Yusuf 12:110
Oyleki peygamberler, umutlarını kesip de, artık onların gercekten yalanladıklarını sandıkları bir sırada onlara yardımımız gelmistir; biz kimi dilersek o kurtulmustur. Suclu, gunahkarlar toplulugundan zorlu azabımız kesin olarak geri cevrilmeyecektir
Verse 111 — Surah Yusuf 12:111
Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri icin ibretler vardır. (Bu Kur´an) duzup uydurulacak bir soz degildir, ancak kendinden oncekilerin dogrulayıcısı, her seyin ´cesitli bicimlerde acıklaması´ ve iman edecek bir topluluk icin bir hidayet ve rahmettir