Back to Languages

Turkish - Chapter 17 - Al-Isra

Translation by Tefhim Ul Kuran — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Isra 17:1

Bir kısım ayetlerimizi kendisine gostermek icin, kulunu bir gece Mescid-i Haram´dan, cevresini bereketlendirdigimiz Mescid-i Aksa´ya goturen O (Allah) yucedir. Gercekten O, isitendir gorendir

Verse 2 — Surah Al-Isra 17:2

Musa´ya kitap verdik ve «Benden baska vekil edinmeyin» diye onu Israilogulları icin kılavuz kıldık

Verse 3 — Surah Al-Isra 17:3

(Ey) Nuh ile birlikte tasıdıklarımızın cocukları! Suphesiz o, sukreden bir kuldu

Verse 4 — Surah Al-Isra 17:4

Kitapta Israilogullarına su hukmu verdik: «Muhakkak siz yer (yuzun)de iki defa bozgunculuk cıkaracaksınız ve oldukca ´kibirli bir yukselisle´ muhakkak ´kibirlenip yukseleceksiniz´

Verse 5 — Surah Al-Isra 17:5

Nitekim o ikiden ilk vaid geldigi zaman, oldukca zorlu olan kullarımızı uzerinize gonderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip arastırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sozdu

Verse 6 — Surah Al-Isra 17:6

Sonra onlara karsı size tekrar ´guc ve kuvvet verdik´, size mallar ve cocuklarla yardım ettik ve topluluk olarak da sizi sayıca cok kıldık

Verse 7 — Surah Al-Isra 17:7

Eger iyilik ederseniz kendi nefsinize iyilik etmis olursunuz ve eger kotuluk ederseniz o da (kendinizin) aleyhindedir. Sonuncu vaad geldigi zaman, (yine oyle kullar gondeririz ki) yuzlerinizi ´kotu duruma soksunlar´, birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudus) e girsinler ve ele gecirdiklerini ´darmadagın edip mahvetsinler´

Verse 8 — Surah Al-Isra 17:8

Umulur ki, Rabbiniz size merhamet eder, fakat siz (bozgunculuga) donerseniz biz de (sizi asagılık kılmaya ve cezalandırmaya) doneriz. Biz, cehennemi kafirler icin bir kusatma yeri kıldık

Verse 9 — Surah Al-Isra 17:9

Suphe yok ki, bu Kur´an, en dogru yola iletir ve salih amellerde bulunan mu´minlere, onlar icin gercekten buyuk bir ecir oldugunu mujde verir

Verse 10 — Surah Al-Isra 17:10

Ve suphesiz, ahirete inanmayanlar icin de acıklı bir azab hazırlamısızdır

Verse 11 — Surah Al-Isra 17:11

Insan hayra dua ettigi gibi, serre de dua etmektedir. Insan, pek acelecidir

Verse 12 — Surah Al-Isra 17:12

Biz geceyi ve gunduzu iki ayet kıldık; gece ayetini sildik ve Rabbinizden bir fazl aramanız, yılların sayısını ve hesabı ogrenmeniz icin gunduzun ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz her seyi yeterince acıkladık

Verse 13 — Surah Al-Isra 17:13

Biz, her insanın kusunu (islediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gununde onun icin acılmıs olarak onune konacak bir kitap cıkarırız

Verse 14 — Surah Al-Isra 17:14

«Kendi kitabını oku; bugun nefsin hesap sorucu olarak sana yeter.»

Verse 15 — Surah Al-Isra 17:15

Kim hidayete ererse, kendi nefsi icin hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hic bir gunahkar, bir baskasının gunah yukunu yuklenmez. Biz, bir peygamber gonderinceye kadar (hic bir topluma) azab edecek degiliz

Verse 16 — Surah Al-Isra 17:16

Biz, bir ulkeyi helak etmek istedigimiz zaman, onun ´varlık ve guc sahibi onde gelenlerine´ emrederiz, boylelikle onlar onda bozgunculuk cıkarırlar. Artık onun uzerine soz hak olur da, onu kokunden darmadagın ederiz

Verse 17 — Surah Al-Isra 17:17

Biz, Nuh´tan sonra nice kusakları yıkıma ugrattık. Kullarının gunahlarını haber alıcı, gorucu olarak Rabbin yeter

Verse 18 — Surah Al-Isra 17:18

Kim carcabuk olanı (gecici dunya arzularını) isterse, orada istedigimiz kimseye diledigimizi cabuklastırırız, sonra da ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmıs ve kovulmus olarak gider

Verse 19 — Surah Al-Isra 17:19

Kim de ahireti ister ve bir mu´min olarak ciddi bir caba gostererek ona calısırsa, iste boylelerinin cabası sukre sayandır

Verse 20 — Surah Al-Isra 17:20

Hepsine, onlara da bunlara da Rabbinin ihsanından ´artırarak veririz´. Rabbinin ihsanı kesilmis degildir

Verse 21 — Surah Al-Isra 17:21

Onlardan bir kısmını bir kısmına nasıl ustun tuttugumuzu gor. Muhakkak ahiret dereceler bakımından da daha buyuktur, ustunluk bakımından da daha buyuktur

Verse 22 — Surah Al-Isra 17:22

Allah ile beraber baska ilahlar edinme, yoksa kınanmıs ve kendi basına (yapayalnız ve yardımcısız) bırakılmıs olursun

Verse 23 — Surah Al-Isra 17:23

Rabbin, O´ndan baskasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Sayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaslılıga ulasırsa, onlara: «Of» bile deme ve onları azarlama; onlara guzel soz soyle

Verse 24 — Surah Al-Isra 17:24

Onlara acıyarak alcakgonulluluk kanadını ger ve de ki: «Rabbim, onlar beni kucukken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.»

Verse 25 — Surah Al-Isra 17:25

Rabbiniz, sizin icinizdekini daha iyi bilir. Eger siz salih olursanız, suphesiz O da, (kendisine) yonelip donenleri bagıslayıcıdır

Verse 26 — Surah Al-Isra 17:26

Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmısa da. Israf ederek sacıp savurma

Verse 27 — Surah Al-Isra 17:27

Cunku sacıp savuranlar, seytanın kardesleri olmuslardır; seytan ise Rabbine karsı nankordur

Verse 28 — Surah Al-Isra 17:28

Eger Rabbinden ummakta oldugun bir rahmeti beklerken (darlıkta oldugundan) onlara sırt cevirecek olursan, bu durumda onlara yumusak soz soyle

Verse 29 — Surah Al-Isra 17:29

Elini boynunda baglanmıs olarak kılma, busbutun de acık tutma. Sonra kınanır, hasret (pismanlık) icinde kalakalırsın

Verse 30 — Surah Al-Isra 17:30

Suphesiz senin Rabbin, rızkı diledigine (genisletir) yayar ve daraltır. Gercekten O, kullarından haberi olandır, gorendir

Verse 31 — Surah Al-Isra 17:31

Yoksulluk endisesiyle cocuklarınızı oldurmeyin; onlara da, size de biz rızık veririz. Suphe yok, onları oldurmek buyuk bir hata (suc ve gunah) dır

Verse 32 — Surah Al-Isra 17:32

Zinaya yaklasmayın, suphe yok o, ´cirkin bir hayasızlık´ ve kotu bir yoldur

Verse 33 — Surah Al-Isra 17:33

Haklı bir neden olmaksızın Allah´ın haram kıldıgı bir kimseyi oldurmeyin. Kim mazlum olarak oldurulurse onun velisine yetki vermisizdir; o da oldurmede olcuyu tasırmasın. Cunku, o gercekten yardım gormustur

Verse 34 — Surah Al-Isra 17:34

Erginlik cagına erisinceye kadar, -o da en guzel bir tarz olması dısında- yetimin malına yaklasmayın. Ahde vefa gosterin. Cunku ahid bir sorumluluktur

Verse 35 — Surah Al-Isra 17:35

Olctugunuz zaman olcuyu tam tutun ve dosdogru bir tartıyla tartın; bu, daha hayırlıdır ve sonuc bakımından daha guzeldir

Verse 36 — Surah Al-Isra 17:36

Hakkında bilgin olmayan seyin ardına dusme; cunku kulak, goz ve kalb, bunların hepsi ondan sorumludur

Verse 37 — Surah Al-Isra 17:37

Yeryuzunde boburlenerek yurume; cunku sen ne yeri yarabilirsin, ne daglara boyca ulasabilirsin

Verse 38 — Surah Al-Isra 17:38

Butun bunlar, kotulugu olan, Rabbinin katında da hos olmayanlardır

Verse 39 — Surah Al-Isra 17:39

Bunlar, Rabbinin sana hikmet olarak vahyettigi seylerdir. Rabbin ile beraber baska ilahlar kılma, yoksa yerilmis, kovulmus olarak cehenneme bırakılırsın

Verse 40 — Surah Al-Isra 17:40

Rabbiniz size erkekleri secti de meleklerden disileri mi (kendine) edindi? Gercekten siz buyuk bir soz soylemektesiniz

Verse 41 — Surah Al-Isra 17:41

Andolsun, biz bu Kur´anda cesitli acıklamalar yaptık, ogut alıp dusunsunler diye, oysa bu, onların daha da uzaklasmalarından baskasını arttırmıyor

Verse 42 — Surah Al-Isra 17:42

De ki: «Eger soyledikleri gibi O´nunla beraber ilahlar olsaydı, onlar arsın sahibine mutlaka bir yol ararlardı.»

Verse 43 — Surah Al-Isra 17:43

O, onların dediklerinden munezzeh, yuce ve buyuk bir yukseklikle yuksektir

Verse 44 — Surah Al-Isra 17:44

Yedi gok, yer ve bunların icindekiler O´nu tesbih etmektedir; O´nu ovgu ile tesbih etmeyen hic bir sey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Suphe yok O, halim olandır, bagıslayandır

Verse 45 — Surah Al-Isra 17:45

Kur´an okudugun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında gorunmez bir perde kıldık

Verse 46 — Surah Al-Isra 17:46

Ve onların kalbleri uzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir agırlık koyduk. Sen Kur´an´da sadece Rabbini «bir ve tek» (ilah olarak) andıgın zaman, ´nefretle kacar vaziyette´ gerisin geriye giderler

Verse 47 — Surah Al-Isra 17:47

Biz onların seni dinlediklerinde ne icin dinlediklerini, gizli konusmalarında da o zalimlerin: «Siz buyulenmis bir adamdan baskasına uymuyorsunuz» dediklerini cok iyi biliriz

Verse 48 — Surah Al-Isra 17:48

Sana nasıl ornekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola gucleri yetmemektedir

Verse 49 — Surah Al-Isra 17:49

Dediler ki: «Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gercekten biz mi yeni bir yaratılısla diriltilecegiz?»

Verse 50 — Surah Al-Isra 17:50

De ki: «Ister tas olun, ister demir,»

Verse 51 — Surah Al-Isra 17:51

«Ya da goguslerinizde buyumekte olan (veya buyuttugunuz) bir yaratık (olun) .» «Bizi kim (hayata) geri cevirebilir» diyecekler. De ki: «Sizi ilk defa yaratan.» Bu durumda sana baslarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: «Ne zamanmıs o?» De ki: «Umulur ki pek yakında.»

Verse 52 — Surah Al-Isra 17:52

Sizi cagıracagı gun, O´na ovguyle icabet edecek (dunyada) pek az bir sure kaldıgınızı sanacaksınız

Verse 53 — Surah Al-Isra 17:53

Kullarıma, sozun en guzel olanını soylemelerini, soyle. Cunku seytan aralarını acıp bozmaktadır. Suphesiz seytan insanın acıkca bir dusmanıdır

Verse 54 — Surah Al-Isra 17:54

Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların uzerine bir vekil olarak gondermedik

Verse 55 — Surah Al-Isra 17:55

Rabbin, goklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Andolsun, biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına ustun kıldık ve Davud´a da Zebur verdik

Verse 56 — Surah Al-Isra 17:56

De ki: «O´nun dısında (ilah olarak) one surduklerinizi cagırın, onlar sizden ne zararı uzaklastırabilirler, ne de (onu yararınıza) donusturebilirler. Rablerine (yaklasmak icin) bir vesile arıyorlar. O´nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Suphesiz senin Rabbinin azabı korkunctur

Verse 57 — Surah Al-Isra 17:57

Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- Rablerine (yaklasmak icin) bir vesile arıyorlar. O´nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Suphesiz senin Rabbinin azabı korkunctur

Verse 58 — Surah Al-Isra 17:58

Hic bir ulke (veya sehir) olmasın ki, kıyamet gununden once biz onu (ya) bir yıkıma ugratacagız veya onu siddetli bir azabla azablandıracagız; bu (muhakkak) o kitapta yazılıdır

Verse 59 — Surah Al-Isra 17:59

Bizi ayet (mucize) ler gondermekten, oncekilerin onu yalanlamasından baska bir sey alıkoymadı. Semud´a disi deveyi gorunur (bir mucize) olarak gonderdik, fakat onlar bununla (onu bogazlamakla) zulmetmis oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak icin gondeririz

Verse 60 — Surah Al-Isra 17:60

Ey Muhammed bir zaman sana: «Suphesiz Rabbin insanları cepecevre kusatmıstır.» demistik. Sana gosterdigimiz ruyayı ve Kur´an´da lanetlenen agacı ancak insanlara bir fitne (sınama aracı) yaptık. Biz onları arka arkaya korkutuyoruz, fakat (bu) onlarda buyuk bir azgınlıktan baska bir seyi artırmaya yaramıyor

Verse 61 — Surah Al-Isra 17:61

Hani meleklere: «Adem´e secde edin» demistik. Iblis´in dısında (hepsi) secde etmislerdi. Demisti ki: «Bir camur olarak yarattıgın kimseye ben secde eder miyim?»

Verse 62 — Surah Al-Isra 17:62

Demisti ki: «Su bana karsı yucelttigine bir bak; andolsun, eger bana kıyamet gunune kadar sure tanırsan, onun soyunu -pek azı dısında- kuskusuz kendime baglı kılacagım.»

Verse 63 — Surah Al-Isra 17:63

Demisti ki: «Git, onlardan kim sana uyarsa, suphesiz sizin cezanız cehennemdir; eksiksiz bir ceza.»

Verse 64 — Surah Al-Isra 17:64

«Onlardan guc yetirdiklerini sesinle sarsıntıya ugrat, atlıların ve yayalarınla onların ustune yaygarayı kopar, mallarda ve cocuklarda onlara ortak ol ve onlara cesitli vaadlerde bulun.» Seytan, onlara aldatmadan baska bir sey vadetmez

Verse 65 — Surah Al-Isra 17:65

«Benim kullarım; senin onlar uzerinde hic bir zorlayıcı gucun (hakimiyetin) yoktur.» Vekil olarak Rabbin yeter

Verse 66 — Surah Al-Isra 17:66

Sizin Rabbiniz, fazlından aramanız icin denizde gemileri sizin icin yurutur. Gercekten O, size karsı merhametli olandır

Verse 67 — Surah Al-Isra 17:67

Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokundugu zaman, O´nun dısında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (cıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt cevirirsiniz. Insan pek nankordur

Verse 68 — Surah Al-Isra 17:68

Kara tarafında sizi yerin dibine gecirmeyeceginden veya uzerinize tas yıgınları yuklu bir kasırga gondermeyeceginden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız

Verse 69 — Surah Al-Isra 17:69

Veya sizi bir kere daha ona (denize) gonderip uzerinize kırıp geciren bir fırtına salarak nankorluk etmeniz nedeniyle sizi batırmasına karsı emin misiniz? Sonra onun ocunu bize karsı alacak (kimseyi de) bulamazsınız

Verse 70 — Surah Al-Isra 17:70

Andolsun, biz Ademoglunu yucelttik; onları karada ve denizde (cesitli araclarla) tasıdık, temiz, guzel seylerden rızıklandırdık cogundan ustun kıldık

Verse 71 — Surah Al-Isra 17:71

Her insan grubunu imamlarıyla cagıracagımız gun, artık kimin kitabı sag elinde verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlar, bir ´hurma cekirdegindeki ipince iplik kadar´ bile haksızlıga ugratılmazlar

Verse 72 — Surah Al-Isra 17:72

Kim bunda (dunyada) kor ise, O, ahirette de kordur ve yol bakımından daha ´saskın bir sapıktır´

Verse 73 — Surah Al-Isra 17:73

Onlar neredeyse, sana vahyettigimizden baskasını bize karsı duzup uydurman icin seni fitneye dusureceklerdi; o zaman da seni dost edineceklerdi

Verse 74 — Surah Al-Isra 17:74

Eger biz seni saglamlastırmasaydık, andolsun, sen onlara az bir sey (de olsa) egilim gosterecektin

Verse 75 — Surah Al-Isra 17:75

Bu durumda, biz sana, hayatın da kat kat, olumun de kat kat (acısını) taddırırdık; sonra bize karsı bir yardımcı bulamazdın

Verse 76 — Surah Al-Isra 17:76

Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) cıkarmak icin tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir sureden baska kalamazlar

Verse 77 — Surah Al-Isra 17:77

(Bu,) Senden once gonderdigimiz resullerimizin bir sunnetidir. Sunnetimizde bir degisiklik bulamazsın

Verse 78 — Surah Al-Isra 17:78

Gunesin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti Kur´an´ını (namazını) da; cunku fecir vakti (namazda okunan) Kur´an´ı, iste o, sahid olunandır

Verse 79 — Surah Al-Isra 17:79

Gecenin bir kısmında uyanıp Teheccud namazı kıl, bu sadece sana mahsus bir ibadettir. Belki boylece Rabbin seni ovulmus bir makama ulastırır

Verse 80 — Surah Al-Isra 17:80

Ve de ki: «Rabbim, beni (girilecek yere) dogru bir girdirisle girdir ve (cıkarılacak yerden) dogru bir cıkarılısla cıkar ve katından bana yardımcı bir kuvvet ver.»

Verse 81 — Surah Al-Isra 17:81

De ki: «Hak geldi, batıl yok oldu; hic suphesiz batıl yok olucudur.»

Verse 82 — Surah Al-Isra 17:82

Kur´an´dan mu´minler icin sifa ve rahmet olan seyleri indirmekteyiz. Oysa o, zalimlere kayıplardan baskasını arttırmaz

Verse 83 — Surah Al-Isra 17:83

Insana bir nimet verdigimizde sırt cevirir ve yan cizer; ona bir ser dokundugu zaman da umutsuzluga kapılır

Verse 84 — Surah Al-Isra 17:84

De ki: «Herkes kendi yaratılısına (fıtrat tarzına) gore davranır. Su halde kimin daha dogru yolda oldugunu Rabbin daha iyi bilir.»

Verse 85 — Surah Al-Isra 17:85

Sana ruh´tan sorarlar; de ki: «Ruh, Rabbimin emrindedir, size ilimden yalnızca az bir sey verilmistir.»

Verse 86 — Surah Al-Isra 17:86

Andolsun, eger dilersek, sana vahyettiklerimizi gercekten gideriveririz, sonra bunun icin bize karsı bir vekil bulamazsın

Verse 87 — Surah Al-Isra 17:87

(Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden baska(sı degildir). Suphesiz O´nun lutfu senin uzerinde cok buyuktur

Verse 88 — Surah Al-Isra 17:88

De ki: «Eger butun ins ve cin (toplulukları), bu Kur´an´ın bir benzerini getirmek uzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekci olsa bile- onun bir benzerini getiremezler.»

Verse 89 — Surah Al-Isra 17:89

Andolsun, biz bu Kur´an´da her ornekten insanlar icin cesitli acıklamalarda bulunduk. Insanların cogu ise ancak inkarda ayak direttiler

Verse 90 — Surah Al-Isra 17:90

Dediler ki: «Bize yerden pınarlar fıskırtmadıkca sana kesinlikle inanmayız,»

Verse 91 — Surah Al-Isra 17:91

«Ya da sana ait hurmalıklardan ve uzumlerden bir bahce olup aralarından sarıl sarıl akan ırmaklar fıskırtmalısın,»

Verse 92 — Surah Al-Isra 17:92

«Veya one surdugun gibi, gokyuzunu ustumuze parca parca dusurmeli ya da Allah´ı ve melekleri karsımıza (sahid olarak) getirmelisin,»

Verse 93 — Surah Al-Isra 17:93

«Yahut altından bir evin olmalı veya gokyuzune yukselmelisin. Uzerimize bizim okuyabilecegimiz bir kitap indirinceye kadar senin yukselisine de inanmayız.» De ki: «Rabbimi yuceltirim; ben, elci olan bir beserden baskası mıyım?»

Verse 94 — Surah Al-Isra 17:94

Kendilerine hidayet geldigi zaman, insanları inanmaktan alıkoyan sey, onların: «Allah, elci olarak bir beser mi gonderdi?» demelerinden baskası degildir

Verse 95 — Surah Al-Isra 17:95

De ki: «Eger yeryuzunde (insan degil de) tatmin bulmus yuruyen melekler olsaydı, biz de onlara gokten elci olarak elbette melek gonderirdik.»

Verse 96 — Surah Al-Isra 17:96

De ki: «Benimle aranızda sahid olarak Allah yeter; kuskusuz O, kullarından gercegiyle haberdardır, gorendir.»

Verse 97 — Surah Al-Isra 17:97

Allah, kimi hidayete ulastırırsa, iste o, hidayet bulmustur, kimi de saptırırsa onlar icin O´nun dısında asla veliler bulamazsın. Kıyamet gunu, biz onları yuzukoyun korler, dilsizler ve sagırlar olarak hasrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; atesi sukun buldukca, cılgın alevini onlara arttırırız

Verse 98 — Surah Al-Isra 17:98

Bu, suphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: «Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gercekten biz mi yeni bir yaratılısla diriltilecegiz?» demelerine karsılık cezalandırır

Verse 99 — Surah Al-Isra 17:99

Gormuyorlar mı; gokleri ve yeri yaratan Allah, onların benzerini yaratmaya gucu yeter ve onlar icin de kendisinde suphe olmayan bir sure (ecel) kılmıstır. Zulmedenler ise ancak inkarda ayak direttiler

Verse 100 — Surah Al-Isra 17:100

De ki: «Eger siz Rabbimin rahmet hazinelerine malik olsaydınız, bu durumda harcama endisesiyle gercekten (cimrilik edip elinizde) tutardınız.» Insan pek cimridir

Verse 101 — Surah Al-Isra 17:101

Andolsun, biz Musa´ya apacık dokuz ayet (mucize) vermistik; iste Israilogullarına sor; onlara geldigi zaman Firavun ona: «Gercekten ben seni buyulenmis sanıyorum» demisti

Verse 102 — Surah Al-Isra 17:102

O da: «Andolsun, bunları gorulecek belgeler olarak goklerin ve yerin Rabbinden baskasının indirmedigini sen de bilmissin; gercekten ben de seni yıkılmıs, harab olmus sanıyorum» demisti

Verse 103 — Surah Al-Isra 17:103

Boylelikle, onları o yerden surup sarsıntıya ugratmayı istedi, Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boguverdik

Verse 104 — Surah Al-Isra 17:104

Ve onun ardından Israilogullarına soyledik: «O toprak (yurt) ta oturun, ahiret va´di geldiginde hepinizi derleyip toplayacagız.»

Verse 105 — Surah Al-Isra 17:105

Biz onu (Kur´an´ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir mujde verici ve uyarıp korkutucu olarak gonderdik

Verse 106 — Surah Al-Isra 17:106

Onu bir Kur´an olarak, insanlara dura dura okuman icin (bolum bolum) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik

Verse 107 — Surah Al-Isra 17:107

De ki: «Ister ona inanın, ister inanmayın; O, daha once kendilerine ilim verilenlere okundugu zaman, cenelerinin ustune kapanarak secde ederler.»

Verse 108 — Surah Al-Isra 17:108

Ve derler ki: «Rabbimiz yucedir, Rabbimizin va´di gercekten gerceklesmis bulunuyor.»

Verse 109 — Surah Al-Isra 17:109

Ceneleri ustune kapanıp aglıyorlar ve (Kur´an) onların husu (saygı dolu korku) larını arttırıyor

Verse 110 — Surah Al-Isra 17:110

De ki: «´Allah´, diye cagırın, ´Rahman´ diye cagırın, ne ile cagırırsanız; sonunda en guzel isimler O´nundur.» Namazında sesini cok yukseltme, onda cok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse

Verse 111 — Surah Al-Isra 17:111

Ve deki: «Ovgu (hamd), cocuk edinmeyen, mulkte ortagı olmayan ve duskunlukten dolayı yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah´adır.» Ve O´nu tekbir edebildikce tekbir et