Back to LanguagesPrevious ChapterNext Chapter
Turkish - Chapter 37 - As-Saffat
Translation by Celal Y Ld R M — Permalink
Verse 1 — Surah As-Saffat 37:1
And olsun saf saf dizilenlere
Verse 2 — Surah As-Saffat 37:2
Sürükleyip götürenlere, vazgeçirip alıkoyanlara
Verse 3 — Surah As-Saffat 37:3
Kitap okuyanlara
Verse 4 — Surah As-Saffat 37:4
Muhakkak sizin Tanrınız Bir´ dir
Verse 5 — Surah As-Saffat 37:5
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki şeylerin Rabbı´dır; doğuların da Rabbı´dır
Verse 6 — Surah As-Saffat 37:6
Şüphesiz ki biz Dünya semâsını (veya en yakın semâyı) yıldızlarla süsledik
Verse 7 — Surah As-Saffat 37:7
Ve orayı itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk
Verse 8 — Surah As-Saffat 37:8
Mele-i A´lâ´ya kulak verip dinleyemezler ve her yandan atılıp itilip kovulurlar
Verse 9 — Surah As-Saffat 37:9
Onlar için devamlı azâb vardır
Verse 10 — Surah As-Saffat 37:10
Ancak bir söz dinleyip kapan olursa, peşine çok parlak bir kıvılcım takılır
Verse 11 — Surah As-Saffat 37:11
Onlara bir sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur yoksa bizim yarattıklarımız (gökler, sistemler ve düzenler) mi ?.. Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık
Verse 12 — Surah As-Saffat 37:12
Ne var ki sen onlara (onların)
Verse 13 — Surah As-Saffat 37:13
Kendilerine öğüt verilince öğüt almazlar. ise (seninle) eğleniyorlar. inkâr ve inâdlarına) şaşıyorsun, onlar
Verse 14 — Surah As-Saffat 37:14
Bir acık belge (delil veya mu´cize) görseler, onunla alay ederler
Verse 15 — Surah As-Saffat 37:15
Ve derler ki, bu açık bir sihirden başkası değildir
Verse 16 — Surah As-Saffat 37:16
Biz öldüğümüz, toprak ve kemik (yığını) haline geldiğimiz zaman mı, biz (tekrar) dirilip kabirlerimizden kaldırılacağız
Verse 17 — Surah As-Saffat 37:17
Ya önceki dede ve babalarımız da mı
Verse 18 — Surah As-Saffat 37:18
De ki: Evet, hem de aşağılanıp rüsvay olduğunuz halde
Verse 19 — Surah As-Saffat 37:19
Bir tek haykırış yetecek; hemen (dirilip kalktıklarını) görürler
Verse 20 — Surah As-Saffat 37:20
Vay bize ! Bu hesap ve ceza günüdür, derler
Verse 21 — Surah As-Saffat 37:21
Evet, bu yalanladığınız (haklıyı haksızdan, zâlimi mazlumdan, mü´mini kâfirden ve münafıktan) ayırd etme günüdür
Verse 22 — Surah As-Saffat 37:22
Toplayıp sürün mahşer yerine o zulmedenleri, eşlerini, yandaşlarını ve Allah´tan başka taptıklarını, hepsini Cehennem´in yoluna koyun
Verse 23 — Surah As-Saffat 37:23
Toplayıp sürün mahşer yerine o zulmedenleri, eşlerini, yandaşlarını ve Allah´tan başka taptıklarını, hepsini Cehennem´in yoluna koyun
Verse 24 — Surah As-Saffat 37:24
Ve onları (belli bir noktada durdurup alıkoyun) çünkü onlar mutlaka sorguya çekileceklerdir
Verse 25 — Surah As-Saffat 37:25
Ve onlara: «Size ne oldu da birbirinize yardım edemiyorsunuz ?»
Verse 26 — Surah As-Saffat 37:26
Hayır, onlar bugün (ister istemez) teslimiyet içindedirler
Verse 27 — Surah As-Saffat 37:27
Birbirlerine yönelip soruşturmaya başlarlar
Verse 28 — Surah As-Saffat 37:28
Siz bize sağ taraftan (dinî açıdan) geliyordunuz, derler
Verse 29 — Surah As-Saffat 37:29
(Diğerleri), yok, sizler aslında inanmamıştınız
Verse 30 — Surah As-Saffat 37:30
Bizim sizin üzerinizde bir sultamız olmadı, ama siz, azıp sapıtan bir millettiniz, derler
Verse 31 — Surah As-Saffat 37:31
Bu yüzden Rabbınızın hakkımızdaki sözü yerine geldi. Şüphesiz ki artık onu tadıp duracağız
Verse 32 — Surah As-Saffat 37:32
Evet, sizi biz azdırdık. Çünkü biz kendimiz azgınlar idik
Verse 33 — Surah As-Saffat 37:33
Doğrusu onların hepsi o gün azâbda ortaktırlar
Verse 34 — Surah As-Saffat 37:34
Şüphesiz biz, suçlu günahkârlara böyle muamele ederiz
Verse 35 — Surah As-Saffat 37:35
Çünkü onlara : «Allah´tan başka tanrı yoktur» denildiği zaman büyüklük taslayıp (bunu kabul etmeyi gururlarına yediremediler)
Verse 36 — Surah As-Saffat 37:36
Ve derlerdi ki: Deli bir şâir için hiç tanrılarımızı bırakır mıyız
Verse 37 — Surah As-Saffat 37:37
Hayır, (O, deli değildir). O, hakk ile gelmiş ve peygamberleri tasdîk etmiştir
Verse 38 — Surah As-Saffat 37:38
Ve sizler, elbette elem verici azabı tadacaksınız
Verse 39 — Surah As-Saffat 37:39
Ve ancak siz, yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız
Verse 40 — Surah As-Saffat 37:40
Ancak Allah´ın (imân temeli üzerinde gelişip) iyi niyetli, gösterişten uzak, samimi kulları müstesna
Verse 41 — Surah As-Saffat 37:41
İşte bunlar için bilinen, belirlenen bir rızık vardır
Verse 42 — Surah As-Saffat 37:42
Meyveler (sunulur) ve kendileri Nîmet Cennet´inde (veya Naîm Cenneti´nde) ağırlanırlar
Verse 43 — Surah As-Saffat 37:43
Meyveler (sunulur) ve kendileri Nîmet Cennet´inde (veya Naîm Cenneti´nde) ağırlanırlar
Verse 44 — Surah As-Saffat 37:44
Kanepeler üstünde karşılıklı otururlar
Verse 45 — Surah As-Saffat 37:45
Pınardan dolu kâseler ile etraflarında dolaşılır
Verse 46 — Surah As-Saffat 37:46
Bembeyaz, içenlere lezzet verir
Verse 47 — Surah As-Saffat 37:47
İçinde tiksindirici hiçbir şey yoktur ve onlar bundan sarhoş da olmazlar, kendilerinden de geçmezler
Verse 48 — Surah As-Saffat 37:48
Yanlarında bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlü (huriler) bulunur
Verse 49 — Surah As-Saffat 37:49
Sanki onlar(ın her biri) saklı bir yumurta (gibi pürüzsüz)
Verse 50 — Surah As-Saffat 37:50
Birbirlerine yönelip sorarlar
Verse 51 — Surah As-Saffat 37:51
Onlardan bir sözcü şöyle der: Doğrusu bir yakınım vardı
Verse 52 — Surah As-Saffat 37:52
Bana, «cidden sen de mi inananlardansın, (söylenen şeyleri tasdîk edenlerdensin)
Verse 53 — Surah As-Saffat 37:53
Biz mi ölüp toprak ve kemik yığını haline geldiğimizde (yeniden dirilip) hesap ve ceza göreceğiz ?» diyordu
Verse 54 — Surah As-Saffat 37:54
Bir diğeri, «onun ne durumda olduğunu bilir misiniz» Derken bakar da onu Cehennem´in ortasında görür
Verse 55 — Surah As-Saffat 37:55
Bir diğeri, «onun ne durumda olduğunu bilir misiniz» Derken bakar da onu Cehennem´in ortasında görür
Verse 56 — Surah As-Saffat 37:56
«Allah´a yemin olsun ki, neredeyse beni de mahvedecektin,» der
Verse 57 — Surah As-Saffat 37:57
Eğer Rabbimin (bana şuur ve anlayış veren) nimeti olmasaydı, elbette ben de (azaba) hazır duruma getirilenlerden olurdum
Verse 58 — Surah As-Saffat 37:58
(Onlar artık o gün) biz birinci ölümümüzden başka bir daha ölmeyeceğiz ve biz azaba da uğratılmayacağız değil mi ? (Derler)
Verse 59 — Surah As-Saffat 37:59
(Onlar artık o gün) biz birinci ölümümüzden başka bir daha ölmeyeceğiz ve biz azaba da uğratılmayacağız değil mi ? (Derler)
Verse 60 — Surah As-Saffat 37:60
Şüphesiz ki bu büyük bir kurtuluştur
Verse 61 — Surah As-Saffat 37:61
(Dünya´da) çalışanlar bunun gibi bir kurtuluş için çalışsınlar
Verse 62 — Surah As-Saffat 37:62
Nasıl, böyle bir nimete konmak mı daha hayırlıdır, yoksa Zakkum ağacı mı
Verse 63 — Surah As-Saffat 37:63
Şüphesiz ki biz o ağacı zâlimler için bir fitne (bir dert ve kaygı) kıldık
Verse 64 — Surah As-Saffat 37:64
O bir ağaçtır ki Cehennem´in tâ dibinden çıkar
Verse 65 — Surah As-Saffat 37:65
Tomurcukları (veya meyveleri) şeytanların başlarına benzer
Verse 66 — Surah As-Saffat 37:66
Onlar (Cehennem´dekiler) mutlaka ondan yiyecekler de karınlarını onunla dolduracaklar
Verse 67 — Surah As-Saffat 37:67
Sonra da bunun üzerine onlar için iyice kaynar bir su ile karışık bir içecek var
Verse 68 — Surah As-Saffat 37:68
Sonra elbette dönecekleri yer yine Cehennem´dir
Verse 69 — Surah As-Saffat 37:69
Çünkü onlar babalarını sapıklık içinde buldular
Verse 70 — Surah As-Saffat 37:70
Onların izleri üzerinde koşturup durdular
Verse 71 — Surah As-Saffat 37:71
Ve and olsun ki, onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapıtmıştı
Verse 72 — Surah As-Saffat 37:72
And olsun ki, biz onlara uyarıcı peygamberler göndermiştik
Verse 73 — Surah As-Saffat 37:73
Artık sen, o uyarılanların sonunun ne olduğuna bir bak
Verse 74 — Surah As-Saffat 37:74
Ancak iyi niyetli, samimi, gösterişten uzak, kendini hakka veren Allah kulları müstesna
Verse 75 — Surah As-Saffat 37:75
And olsun ki, Nûh bize seslenip hâlini arzetmişti; Onun seslenişindeki isteğini kabul edenler ne güzeldir
Verse 76 — Surah As-Saffat 37:76
Biz, onu da, aile ve dostlarını da o büyük sıkıntı ve üzüntüden kurtardık
Verse 77 — Surah As-Saffat 37:77
Hem onun soyunu (yeryüzünde) baki kalanlar kıldık
Verse 78 — Surah As-Saffat 37:78
Sonra gelenler içinde Onun (şerefli ismini) bıraktık
Verse 79 — Surah As-Saffat 37:79
Âlemler (Dünya milletleri) içinde Nuh´a selâm olsun
Verse 80 — Surah As-Saffat 37:80
Şüphesiz ki biz, iyiliği, yararlı işleri huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız
Verse 81 — Surah As-Saffat 37:81
Çünkü O, gerçekten bizim mü´min kullarımızdan idi
Verse 82 — Surah As-Saffat 37:82
Sonra (inkâr içinde kalan) diğerlerini (tufanda) boğduk
Verse 83 — Surah As-Saffat 37:83
Şüphesiz ki Nuh´un açmış olduğu yolda yürüyenlerden biri de İbrahim´di
Verse 84 — Surah As-Saffat 37:84
Hani O, Rabbına arınmış, esenliğe ermiş bir gönül ile geldi
Verse 85 — Surah As-Saffat 37:85
Hani babasına ve kendi milletine, «nelere tapıyorsunuz ?» dedi
Verse 86 — Surah As-Saffat 37:86
Allah´ı bırakıp birtakım sahte ilâhları mı arzuluyorsunuz
Verse 87 — Surah As-Saffat 37:87
O takdirde âlemlerin Rabbını ne sanıyorsunuz
Verse 88 — Surah As-Saffat 37:88
Sonra yıldızlara manalı bakış baktı ve (putlardan nefret ettiğini imâ ederek) «doğrusu ben hastayım» dedi
Verse 89 — Surah As-Saffat 37:89
Sonra yıldızlara manalı bakış baktı ve (putlardan nefret ettiğini imâ ederek) «doğrusu ben hastayım» dedi
Verse 90 — Surah As-Saffat 37:90
Bunun üzerine milleti, ona arkalarını dönüp ayrıldılar
Verse 91 — Surah As-Saffat 37:91
Sonra İbrâhim gizlice onların tanrılarına yönelip yaklaştı ve, «yemek yemez misiniz ?»
Verse 92 — Surah As-Saffat 37:92
«Neden konuşmuyorsunuz ?» dedi
Verse 93 — Surah As-Saffat 37:93
Sonra üzerlerine yürüdü ve sağ eliyle vurup kırdı
Verse 94 — Surah As-Saffat 37:94
Az sonra milleti birbirine girerek İbrahim´e doğru geldiler
Verse 95 — Surah As-Saffat 37:95
İbrâhim onlara:«Yontup şekillendirdiğiniz şeylere mi tapıyorsunuz
Verse 96 — Surah As-Saffat 37:96
Sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yaratmıştır,» dedi
Verse 97 — Surah As-Saffat 37:97
Onlar, «bunun için bir bina yapın da (içine odun yakın ve) kendisini o Cehennem gibi ateşe atın» dediler
Verse 98 — Surah As-Saffat 37:98
Böylece Ona bir tuzak kurmayı plânladılar. Biz de onları alaşağı edip daha da alçalttık
Verse 99 — Surah As-Saffat 37:99
Ve İbrâhim, şüphesiz ben Rabbıma gidiyorum, O bana doğru yolu gösterir, dedi
Verse 100 — Surah As-Saffat 37:100
Ey Rabbim! Bana iyi-yararlı kişilerden olacak (bir evlâd) bağışla, diye duâ etti
Verse 101 — Surah As-Saffat 37:101
Biz de O´nu çok sabırlı, zarif ve yumuşak huylu bir oğul ile müjdeledik
Verse 102 — Surah As-Saffat 37:102
Çocuk Onun yanında yürüyüp konuşabilme cağına gelince, İbrâhim ona şöyle dedi: Oğulcağızım ! Doğrusu ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, bu hususta görüşün ne ? O da : Babacığım ! Sen emredildiğini yap. Beni —İnşaallah— sabredenlerden bulacaksın, dedi
Verse 103 — Surah As-Saffat 37:103
Bunun üzerine her ikisi de (hakkın buyruğuna) teslimiyet gösterdiler ve O, oğlunu alnı üzeri yere yatırdı
Verse 104 — Surah As-Saffat 37:104
Biz de Ona şöyle seslendik : Ey İbrâhim! Rüyayı cidden gerçekleşirdin. Şüphesiz biz, iyiliği, güzelliği, yararlı işleri huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız
Verse 105 — Surah As-Saffat 37:105
Biz de Ona şöyle seslendik : Ey İbrâhim! Rüyayı cidden gerçekleşirdin. Şüphesiz biz, iyiliği, güzelliği, yararlı işleri huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız
Verse 106 — Surah As-Saffat 37:106
Şüphesiz bu, açık bir imtihan idi
Verse 107 — Surah As-Saffat 37:107
Ve onun yerine fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik
Verse 108 — Surah As-Saffat 37:108
Sonrakiler arasında onu (onun şerefli ismini) bıraktık
Verse 109 — Surah As-Saffat 37:109
Selâm İbrahim´e olsun
Verse 110 — Surah As-Saffat 37:110
Biz, iyiliği, güzelliği, yararlı işleri huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız
Verse 111 — Surah As-Saffat 37:111
Şüphesiz o, bizim mü´min kullarımızdandır
Verse 112 — Surah As-Saffat 37:112
Ve biz ona İshâk´ı da iyi-yararlı kişilerden sayılan bir peygamber olarak müjdeledik
Verse 113 — Surah As-Saffat 37:113
Onu da, İshâk´ı da mübarek kıldık (üzerlerine feyiz, bereket ve rahmet indirdik). İkisinin soyundan iyiler de vardır; kendine açıkça zulmeden de vardır
Verse 114 — Surah As-Saffat 37:114
And olsun ki, biz, Musâ İle Harun´a (peygamberliğin) bereketli nîmetini verdik
Verse 115 — Surah As-Saffat 37:115
İkisini de, milletlerini de büyük bir sıkıntı ve üzüntüden kurtardık
Verse 116 — Surah As-Saffat 37:116
Kendilerine yardım ettik ve onlar da bu sayede üstünlük sağladılar
Verse 117 — Surah As-Saffat 37:117
İkisine (hükümleri rahatlıkla anlaşılır) çok açık kitap verdik
Verse 118 — Surah As-Saffat 37:118
İkisini de dosdoğru yola ilettik
Verse 119 — Surah As-Saffat 37:119
Sonrakiler arasında ikisini (ikisinin şerefli ismini) bıraktık
Verse 120 — Surah As-Saffat 37:120
Selâm Musâ ile Harun´a olsun
Verse 121 — Surah As-Saffat 37:121
Şüphesiz biz, iyiliği, yararlı işleri, güzelliği huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız
Verse 122 — Surah As-Saffat 37:122
İkisi de elbette bizim mü´min kullarımızdandır
Verse 123 — Surah As-Saffat 37:123
Şüphesiz İlyâs da gönderilen peygamberlerdendir
Verse 124 — Surah As-Saffat 37:124
Hani o, kendi kavmine, «siz (Allah´tan) korkup (putlara tapmaktan, kötülük işlemekten) sakınmaz mısınız
Verse 125 — Surah As-Saffat 37:125
Siz, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbı olan Allah´ı, yaratanların o en güzelini bırakıp da Ba´l´e mi tapıp yalvarıyorsunuz?» demişti
Verse 126 — Surah As-Saffat 37:126
Siz, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbı olan Allah´ı, yaratanların o en güzelini bırakıp da Ba´l´e mi tapıp yalvarıyorsunuz?» demişti
Verse 127 — Surah As-Saffat 37:127
Onu yalanladılar. Çünkü o inkarcılar da şüphesiz (Cehennem´e atılmak üzere) hazır duruma getirileceklerdir
Verse 128 — Surah As-Saffat 37:128
Ancak Allah´ın iyi niyetli samimi, gösterişten uzak (inanan) kulları müstesna
Verse 129 — Surah As-Saffat 37:129
Biz sonrakiler arasında İlyâs´ı (onun şerefli ismini) bıraktık
Verse 130 — Surah As-Saffat 37:130
Selâm Âl-i Yâsîn´e (Yâsîn ailesine, hem İlyâs´a, hem inanan kavmine) olsun
Verse 131 — Surah As-Saffat 37:131
Şüphesiz biz iyiliği, güzelliği, yararlı işlerde bulunmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız
Verse 132 — Surah As-Saffat 37:132
Doğrusu o, bizim mü´min kullarımızdandır
Verse 133 — Surah As-Saffat 37:133
Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir
Verse 134 — Surah As-Saffat 37:134
Hani biz onu da, ailesini de tamamen kurtardık
Verse 135 — Surah As-Saffat 37:135
Ancak geride kalanlardan bir yaşlı kadın müstesna
Verse 136 — Surah As-Saffat 37:136
Sonra da geride kalan (ahlâksız inkarcıları) kökünden yıkıp yerle bir ettik
Verse 137 — Surah As-Saffat 37:137
Ve siz (ey yaşayanlar!) sabah akşam onların kalıntılarına uğrar geçersiniz. Artık aklınızı kullanmaz mısınız
Verse 138 — Surah As-Saffat 37:138
Ve siz (ey yaşayanlar!) sabah akşam onların kalıntılarına uğrar geçersiniz. Artık aklınızı kullanmaz mısınız
Verse 139 — Surah As-Saffat 37:139
Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendir
Verse 140 — Surah As-Saffat 37:140
Hani bir vakit dolu bir gemiye kaçmıştı da
Verse 141 — Surah As-Saffat 37:141
(Gemiciler) kur´a çekmişti, kur´a Ona düşmüştü, yenilgiye uğrayanlardan olmuştu (bu yüzden denize atılmıştı)
Verse 142 — Surah As-Saffat 37:142
Yûnus kendi kendini kınarken büyük bir balık onu yutuvermişti
Verse 143 — Surah As-Saffat 37:143
Eğer O,Tanrı´yı çokça tesbîh edenlerden olmasaydı, (insanların) dirilip kalkacağı güne kadar balığın karnında kalırdı
Verse 144 — Surah As-Saffat 37:144
Eğer O,Tanrı´yı çokça tesbîh edenlerden olmasaydı, (insanların) dirilip kalkacağı güne kadar balığın karnında kalırdı
Verse 145 — Surah As-Saffat 37:145
Onu çıplak bir sahile attık, hasta idi
Verse 146 — Surah As-Saffat 37:146
Üzerine (gölge yapsın diye) sık ve geniş yapraklı (kabak ya da sarmaşıkgillerden) bir bitki bitirdik
Verse 147 — Surah As-Saffat 37:147
Ve onu yüzbin veya daha fazla bir topluluğa peygamber olarak gönderdik
Verse 148 — Surah As-Saffat 37:148
Onlar da artık Ona imân ettiler. Bu sebeple biz de onları bir süreye kadar yararlandırıp geçindirdik
Verse 149 — Surah As-Saffat 37:149
(Ey Peygamber!) Putperest müşriklere sor: Kızlar Rabbın´ın, oğlanlar onların mı
Verse 150 — Surah As-Saffat 37:150
Yoksa biz melekleri dişiler olarak yaratmışız da onlar şâhidler mi bulunuyorlarmış
Verse 151 — Surah As-Saffat 37:151
Haberiniz olsun ki, onlar cidden yalan uydurmalarından, «Allah doğurdu» diyorlar ve gerçekten onlar yalancılardır
Verse 152 — Surah As-Saffat 37:152
Haberiniz olsun ki, onlar cidden yalan uydurmalarından, «Allah doğurdu» diyorlar ve gerçekten onlar yalancılardır
Verse 153 — Surah As-Saffat 37:153
(Hâşâ Allah), kızları oğullara tercîh etmiş, öyle mi
Verse 154 — Surah As-Saffat 37:154
Size ne oluyor, nasıl hükmediyorsunuz
Verse 155 — Surah As-Saffat 37:155
İyice düşünmez misiniz
Verse 156 — Surah As-Saffat 37:156
Yoksa sizin açık bir belge ve deliliniz mi var
Verse 157 — Surah As-Saffat 37:157
Doğru kişilerden iseniz haydi kitabınızı getirin (de göreyim)
Verse 158 — Surah As-Saffat 37:158
Bunlar, Allah ile cinler arasında bir de hısımlık uydurdular. Halbuki cinler de onların mutlaka azaba hazır duruma getirileceklerini bilmektedirler
Verse 159 — Surah As-Saffat 37:159
Allah, onların iddia ve isnad ettikleri sıfatlardan yücedir, münezzehtir
Verse 160 — Surah As-Saffat 37:160
Ancak Allah´ın iyi niyetli, samimi, gösterişten uzak (mü´min) kulları müstesna
Verse 161 — Surah As-Saffat 37:161
Çünkü siz ve taptıklarınız, Cehennem´e girecek olanlar dışında, Allah´a karşı kimseyi azdıracak, baştan çıkartacak değilsiniz
Verse 162 — Surah As-Saffat 37:162
Çünkü siz ve taptıklarınız, Cehennem´e girecek olanlar dışında, Allah´a karşı kimseyi azdıracak, baştan çıkartacak değilsiniz
Verse 163 — Surah As-Saffat 37:163
Çünkü siz ve taptıklarınız, Cehennem´e girecek olanlar dışında, Allah´a karşı kimseyi azdıracak, baştan çıkartacak değilsiniz
Verse 164 — Surah As-Saffat 37:164
(Melekler), «bizden her birimiz için belli-belirli bir makam vardır
Verse 165 — Surah As-Saffat 37:165
Ve bizler mutlaka saf saf dururuz
Verse 166 — Surah As-Saffat 37:166
Ve şüphesiz bizler durmadan tesbîh ederiz,» (derler)
Verse 167 — Surah As-Saffat 37:167
Her ne kadar müşrikler, «yanımızda öncekilerden kalma bir kitap bulunsaydı, elbette bizler, Allah´ın hâlis kullarından olurduk» dlyorlardıysa da
Verse 168 — Surah As-Saffat 37:168
Her ne kadar müşrikler, «yanımızda öncekilerden kalma bir kitap bulunsaydı, elbette bizler, Allah´ın hâlis kullarından olurduk» dlyorlardıysa da
Verse 169 — Surah As-Saffat 37:169
Her ne kadar müşrikler, «yanımızda öncekilerden kalma bir kitap bulunsaydı, elbette bizler, Allah´ın hâlis kullarından olurduk» dlyorlardıysa da
Verse 170 — Surah As-Saffat 37:170
(Kitap indirilince) onu red ve inkâr ettiler. İleride (bu dönekliğin sonunun nereye varacağını) bileceklerdir
Verse 171 — Surah As-Saffat 37:171
And olsun ki, peygamber olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında şu sözümüz sübut bulup gerçekleşmiştir: «Elbette onlar (peygamberler) yardım göreceklerdir.»
Verse 172 — Surah As-Saffat 37:172
And olsun ki, peygamber olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında şu sözümüz sübut bulup gerçekleşmiştir: «Elbette onlar (peygamberler) yardım göreceklerdir.»
Verse 173 — Surah As-Saffat 37:173
«Ve şüphesiz bizim ordumuz mutlaka galib geleceklerdir.»
Verse 174 — Surah As-Saffat 37:174
Artık sen onlardan bir süreye kadar yüzçevir
Verse 175 — Surah As-Saffat 37:175
Onların sonunun ne olacağını gör, onlar da göreceklerdir
Verse 176 — Surah As-Saffat 37:176
Azabımızın hemen gelmesini mi istiyorlar
Verse 177 — Surah As-Saffat 37:177
Azâb onların sahasına indiği zaman, o uyarılan (nankör inkârcı)ların sabahı ne kötü olur
Verse 178 — Surah As-Saffat 37:178
Ve sen bir süre onlardan yüzçevir
Verse 179 — Surah As-Saffat 37:179
(Sonlarının ne olacağını) gör, kendileri de yakında göreceklerdir
Verse 180 — Surah As-Saffat 37:180
Çok üstün, çok güçlü olan Rabbin, onların vasfedegeldiklerinden yücedir, münezzehtir
Verse 181 — Surah As-Saffat 37:181
Selâm, gönderilen peygamberlere olsun
Verse 182 — Surah As-Saffat 37:182
Hamd de âlemlerin Rabbi Allah´a mahsustur