Turkish

Translation: tur-edipyuksel-la

Author: Edip Yuksel

Fâtiha

Surah 1

[1] Rahman ve Rahim ALLAH'ın ismiyle

[2] Ovgu, evrenlerin Rabbi ALLAH'adır

[3] Rahman, Rahim (Merhametli)

[4] Yargı (Din) Gununun sahibi

[5] Ancak sana tapar, ancak senden yardım dileriz

[6] Bizi dogru yola ilet

[7] Gazaba ugrayanların ve sapmısların degil; kendilerine iyilikte bulundugun kimselerin yoluna

Bakara

Surah 2

[1] M

[2] Bu, kuskusuz, erdemliler icin yol gosterici bir kitaptır

[3] Onlar ki duyularıyla algılayamadıkları gerceklere de inanırlar, namazı (salat) gozetirler, kendilerine verdigimiz rızıktan muhtaclara verirler

[4] Sana indirilene ve senden once indirilene inanırlar. Ahiret konusunda da hicbir kuskuları yoktur

[5] Iste, Rableri tarafından yol gosterilenler ve mutluluga erenler bunlardır

[6] Inkar edenlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlar icin birdir; onlar inanmazlar

[7] ALLAH kalplerini ve kulaklarını muhurler. Gozlerinde perde vardır ve buyuk azap onlar icindir

[8] Halktan oyle kimseler var ki aslında inanmadıkları halde "ALLAH'a ve ahiret gunune inandık," derler

[9] ALLAH'ı ve muminleri aldatmak isterler. Halbuki kendi kendilerini aldatıyorlar. Farkında bile degiller

[10] Kalplerinde hastalık var. ALLAH da hastalıklarını arttırır. Yalanları yuzunden acı bir azabı hakkederler

[11] Kendilerine, "Yeryuzunde bozgunculuk yapmayın," denildiginde "Bizler sadece duzeltenleriz," derler

[12] Oysa onlardır asıl bozguncu; farkında bile degiller

[13] Kendilerine, "Su halkın inandıgı gibi inanın," denildiginde, "Beyinsizlerin inandıgı gibi mi inanacagız," derler. Gercek beyinsizler onlardır; fakat bilmezler

[14] Inananlarla karsılastıkları vakit, "Inanıyoruz," derler; fakat seytanlarıyla basbasa kaldıklarında, "Sizinle beraberiz. Biz sadece alay etmekteyiz," derler

[15] ALLAH da, taskınlıkları icinde bocalar durumda bırakarak onlarla alay eder

[16] Onlar hidayet karsılıgında sapıklıgı satın aldı. Ticaretleri ne kar bırakır, ne de onları gercege ulastırır

[17] Durumları, ates yakan kimselerin su durumuna benzer: Ates cevrelerini aydınlatmaya baslayınca ALLAH onların ısıgını giderir ve onları karanlıklar icinde gormez bir halde bırakır

[18] Sagır, dilsiz ve kordurler; yonlerini degistiremezler

[19] Ya da, karanlık, gokgurultusu ve simsekler arasında gokten bosanan bir yagmur altında yıldırımlardan olmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkayan kimseye benzerler. ALLAH inkarcıları boyle kusatır

[20] Simsek neredeyse gozlerini kapıverecek! Onlerini aydınlattıkca ısıgında yururler. Uzerlerine karanlık basınca da dikilir kalırlar. ALLAH dileseydi isitme ve gormelerini giderirdi. ALLAH herseye gucu yetendir

[21] Insanlar! Sizi ve sizden oncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki korunasınız

[22] O, yeryuzunu sizin icin oturulabilir hale soktu ve gogu de bir yapı kıldı. Gokten su indirdi ve onunla rızık olarak size cesitli urunler cıkardı. Bile bile ALLAH'a esler kosmayın

[23] Kulumuza indirdigimizden kusku icinde iseniz, buna benzer bir sure getirin. ALLAH'tan baska tum tanıklarınızı da yardıma cagırın, dogru sozlu iseniz

[24] Bunu yapamazsanız -ki asla yapamıyacaksınız- o taktirde inkarcılar icin hazırlanan ve yakıtı insanlar ile taslar olan atesten sakının

[25] Inanıp erdemli davrananları, iclerinde ırmaklar akan cennetlerle (bahcelerle) mujdele. Kendilerine oradaki urunlerden rızıklar sunuldugunda "Bu, daha once bize sunulan nimetlerdir," derler. Boylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir. Onlar icin orada tertemiz esler vardır ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar

[26] ALLAH bir sivrisinegi hatta ondan daha kucugunu ornek vermekten cekinmez. Inananlar, bunun Rab'lerinden gelen bir gercek oldugunu bilir. Inkarcılar ise "ALLAH bu benzetme ile neyi amacladı," derler. O, bununla bir cok kisiyi saptırır ve bircok kisiyide dogruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır

[27] Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlasmaya baglılık sozu verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birlestirilmesini emrettigi seyi keserler ve yeryuzunde bozgunculuk yaparlar. Iste onlar kaybedenlerdir

[28] ALLAH'ı nasıl inkar edersiniz? Siz oluler idiniz o sizi diriltti. Sonra sizi oldurur ve tekrar diriltir ve sonunda ona dondurulursunuz

[29] Yeryuzunde herseyi sizin icin yaratan O'dur. Sonra goge yonelip onu yedi gok olarak duzenledi. O, her seyi Bilir

[30] Rabbin, meleklere soyle demisti: "Yeryuzune bir halife yerlestirecegim." Melekler de: "Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerlestireceksin? Halbuki biz seni overek yuceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "Bilmediginizi Ben bilirim," dedi

[31] Adem'e tum isimleri (nitelemeleri) ogretti, sonra onları meleklere sunup, "Dogru iseniz, sunların isimlerini (ozelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi

[32] Dediler: "Sen Yucesin, senin bize ogrettiginden baska bir bilgimiz yok. Sen Bilensin, Bilgesin

[33] Dedi: "Adem! Onların isimlerini sunlara haber ver." Isimlerini onlara haber verince, "Size, yerin ve goklerin sırlarını biliyorum, acıkladıgınızı da gizlediginizi de biliyorum dememis miydim," dedi

[34] Meleklere, "Adem'e secde edin," dedik. Iblis haric hepsi secde ettiler, o ise diretti, buyukluk tasladı ve nankorluk etti

[35] Adem! Esinle birlikte cennette kal. Dilediginiz yerde ondan bolca yeyin; ancak su agaca yaklasmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!," dedik

[36] Seytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden cıkarttı. Nihayet, "Birbirinize dusman olarak asagı inin. Yeryuzunde belli bir sure kalıp yasayacaksınız," dedik

[37] Adem, Rabb'inden kelimeler aldı. Bunun uzerine onun tevbesini kabul etti. O, yonelislere karsılık verendir, Rahim'dir

[38] Oradan topluca ininiz," dedik, "Benden size bir yol gosterici geldigi zaman, o yol gostericiye uyanlar icin artık bir korku yok ve onlar uzulmeyecekler

[39] Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise atese mahkumdur; orada surekli kalacaklar

[40] Israilogulları! Size verdigim nimetimi hatırlayın, bana verdiginiz sozu tutun ki ben de size verdigim sozu tutayım; yalnız benden korkun

[41] Yanınızdakini dogrulayıcı olarak indirdigime inanın. Ona karsı cıkanların ilki olmayın. Ayetlerimi degeri dusuk seylerle degismeyin; sadece benden cekinin

[42] Bile bile gercegi yanlıs ile karıstırmayın, gercegi gizlemeyin

[43] Namazı gozetin, zekatı verin ve egilenlerle birlikte egilin

[44] Halkı iyilik yapmaga cagırıp dururken kendinizi unutuyor musunuz? Ustelik Kitabı da okuyorsunuz? Aklınızı kullanmaz mısınız

[45] Gucluklere karsı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz. Elbette bu, halka agır gelir; ancak saygılı olanlar haric

[46] Nitekim onlar, Rab'lerine kavusacaklarına ve O'na doneceklerine inanırlar

[47] Israilogulları! Size verdigim nimetlerimi ve sizi tum halklara ustun tutmamı hatırlayın

[48] Oyle bir gunden sakının ki, kimse kimsenin yerine birsey odeyemez, aracılık (sefaat) kabul edilmez, kimseden bir fidye alınmaz ve yardım da edilmez

[49] Iskencenin en kotusunu size uygulayan, kadınlarınızı bırakıp ogullarınızı olduren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıstık. Bu, Rabbinizden buyuk bir sınav idi

[50] Denizi yararak sizi kurtarmıs, Firavun'un adamlarını da gozlerinizin onunde bogmustuk

[51] Musa'yla kırk gece icin sozlesmistik. Ancak siz onun ardından kendinize zulmederek buzagıya taptınız

[52] Bunlara ragmen, sukredersiniz diye sizi affettik

[53] Yola gelmeniz icin de Musa'ya kitabı ve yasayı verdik

[54] Musa, halkına demisti ki: "Ey halkım, sizler buzagıya tapmakla nefsinize (kisilik, oz, ruh) zulmettiniz. Yaratıcınıza tovbe edin ve nefsinizi (egonuzu) oldurun. Bu, yaratıcınız katında sizin icin daha iyidir." O, sizi affeder. Elbette O, tovbeleri kabul edendir, Rahim'dir

[55] Bir zamanlar, "Ey Musa, ALLAH'ı fiziksel olarak gormedikce inanmayız," demistiniz. Bakınıp dururken size yıldırım carpmıstı

[56] Sonra, belki sukredersiniz diye olumunuzun ardından sizi diriltmistik

[57] Sizi bulutlarla golgelendirmis ve sizin icin menna ve bıldırcın indirmistik: "Size verdigimiz iyi rızıklardan yiyin." Fakat onlar bize degil, sadece kendilerine zulmediyorlardı

[58] Bu sehre girin. Orada dilediginiz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alcak gonullu olarak girin ve dostca konusun ki hatalarınızı bagıslayalım. Guzel davrananlara daha fazlasını veririz," demistik

[59] Ancak icinizdeki zalimler, kendilerine verilen kelimeleri baska kelimelerle degistirdiler. Nitekim, yoldan cıktıkları icin zulmedenlerin uzerine gokten bir azap indirdik

[60] Musa, bir zamanlar halkı icin su aramıstı. "Degneginle tasa vur," demistik. Bunun uzerine tastan on iki pınar fıskırmıstı. Her kabile, icmesi icin ayrılan pınarı bilmisti: "ALLAH'ın rızkından yiyin icin, yeryuzunde bozgunculuk yaparak dolasmayın

[61] Fakat siz, "Musa! Artık tek bir cesit yiyecege dayanamıyacagız. Rabbini bizim icin cagır da bize fasulye, kabak, sarımsak, mercimek, sogan gibi topragın bitirdiginden yetistirsin," demistiniz de, "Iyi olanı daha dusuk olanla mı (ozgurlugu kolelikle mi) degistirmek istiyorsunuz? Isterseniz Mısır'a geri donun, orada aradıgınızı bulabilirsiniz!," demisti. Boylece alcaklık ve yoksulluga mahkum edildiler ve ALLAH'ın gazabına ugradılar. Cunku onlar ALLAH'ın ayetlerine karsı surekli nankorce davranıyorlar, peygamberleri haksız yere olduruyorlardı. Cunku onlar, karsı gelip taskınlıkta bulunuyorlardı

[62] Inananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diger dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat surdururse, onların odulleri Rab'leri katındadır. Onlar icin korku ve uzuntu yoktur

[63] Sina dagını uzerinize kaldırarak bir zamanlar sizden soz almıstık: "Size verdigimize kuvvetle sarılın, icindekileri hatırlayın ki korunasınız," demistik

[64] Fakat bundan sonra da yuz cevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz

[65] Sizden Cumartesi yasagını cigneyenleri elbette biliyorsunuz. Onlara "Asagılık maymunlar olun," dedik

[66] Bu cezayı cagdaslarına ve sonraki kusaklara bir ibret ve erdemli insanlar icin de bir ogut yaptık

[67] Hani, Musa halkına: "ALLAH bir duve bogazlamanızı emrediyor," demisti. "Bizimle alay mı ediyorsun," deyince de "Cahilce davranmaktan ALLAH'a sıgınırım," dedi

[68] Bizim icin Rabbini cagır da onun niteligini bize acıklasın," dediler. "O diyor ki, o ne yaslı ne genc, ikisinin ortasında bir duvedir. Size emredileni yapın," dedi

[69] Bizim icin Rabbini cagır da onun rengini de acıklasın," dedi ki: "O diyor ki, o rengi parlak sarı bir duvedir, bakanların icini acar," dediler

[70] Bizim icin Rabbini cagır da, onun niteligini bize daha da acıklasın. Cunku duveler bizce birbirine benziyor. ALLAH dilerse yolu buluruz," dediler

[71] O diyor ki, o duve yeri surup ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemis, kusursuz, alacasız bir duvedir," dedi. "Iste simdi gercegi getirdin!," diyerek sonunda duveyi bogazladılar; az kalsın bunu yapmıyacaklardı

[72] Hani bir kisiyi oldurmus ve sucu birbirinize atmıstınız. Oysa ALLAH gizlediklerinizi acıga cıkaracaktı

[73] (Duvenin) bir parcasıyla ona (oldurulene) vurun," dedik. Iste, ALLAH oluleri boyle diriltir ve dusunesiniz diye ayetlerini (mucizelerini) boyle gosterir

[74] Tum bunlara ragmen yine kalpleriniz katılastı; tas gibi, hatta daha katı. Cunku oyle taslar var ki kendisinden ırmaklar fıskırır. Bazıları yarılır, bagrından su cıkarır. Bazıları ise ALLAH'a olan saygıdan dolayı siner. ALLAH yaptıklarınızdan habersiz degildir

[75] Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Halbuki onların bir kısmı, ALLAH'ın sozunu isitip kavradıktan sonra, bile bile onu degistirirlerdi

[76] Inananlarla karsılasınca, "Inandık," derler; basbasa kaldıklarında ise "Rabbiniz katında size karsı delil olarak kullanmaları icin, ALLAH'ın size acıkladıgını mı onlara anlatıyorsunuz, akletmez misiniz," derler

[77] Bilmezler mi ki ALLAH gizledikleri ve acıkladıkları herseyi biliyor

[78] Aralarında ummiler var ki kuruntu ve soylentilerin dısında kitabı bilmezler; bildiklerini zannederler

[79] Kitab'ı elleriyle yazdıktan sonra onu ucuz bir fiyata satmak icin onun ALLAH'tan oldugunu soyleyenlerin vay haline. Ellerinin yazdıgından dolayı vay haline onların. Kazandıklarından dolayı vay haline onların

[80] Sayılı birkac gun dısında ates bize degmeyecek," dediler. De ki: "ALLAH'tan boyle bir soz mu aldınız -ki ALLAH verdigi sozden donmez- yoksa ALLAH adına bilmediginiz bir seyi mi soyluyorsunuz

[81] Gunah isleyip sucu kendisini kusatan kimseler ates halkıdır; orada surekli kalırlar

[82] Inanıp erdemli bir hayat surenler ise cennet halkıdır; onlar da orada surekli kalırlar

[83] Israilogullarından soyle soz almıstık: ALLAH'tan baskasına tapmayacak, anaya babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz. Insanlarla dostca konusacaksınız. Namazı gozetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız haric dondunuz

[84] Birbirinizin kanını dokmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarından cıkarmıyacaksınız diye de sizden soz almıstık. Bunu kabul etmis ve tanık olmustunuz

[85] Tum bunlardan sonra, sizler hala birbirinizi olduruyor, aranızdan bir grubu yurtlarından cıkarıyor, kotuluk ve dusmanlıkta onlara karsı birlesiyorsunuz. Onları yurtlarından cıkarmanız zaten size haramken, bu yetmiyormus gibi size esir dustuklerinde bir de onlardan fidye istiyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Boyle davrananların cezası dunya hayatında rezil olmak ve Dirilis Gununde de azabın en cetinine ugratılmaktan baska ne olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil degil

[86] Onlar, ahiret karsılıgında dunya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yuzden azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez

[87] Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra ard arda elciler gonderdik. Meryemoglu Isa'ya da apacık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Hosunuza gitmeyen bir seyle ne zaman size bir elci geldiyse buyukluk taslayarak onu yalanlamadınız mı veya oldurmediniz mi

[88] Hatta "Sabit fikirliyiz," dediler. Halbuki, inkarlarından dolayı ALLAH onları lanetlemisti! Bu yuzden onların pek azı inanır

[89] Inkarcılara karsı yardım beklemelerine ragmen, onlara ALLAH katından yanlarındakini dogrulayıcı bir kitap, bu bekledikleri sey, kendilerine gelince onu inkar ettiler. ALLAH'ın laneti, inkarcılara olsun

[90] ALLAH'ın, lutfunu kullarından diledigine indirmesini cekemiyerek ALLAH'ın indirdigini inkar etmek icin kisiliklerini satmaları ne kotu! Boylece gazap ustune gazaba ugradılar. Kafirlere alcaltıcı bir azap var

[91] Kendilerine, "ALLAH'ın indirdigine inanın!," denildiginde, "Bize indirilene inanırız," diyerek ondan sonrasını inkar ederler. Oysa bu, yanlarında bulunanı dogrulayan gercektir. "Inanmıs idiyseniz, neden daha once ALLAH'ın peygamberlerini olduruyordunuz," de

[92] Musa, size mucizelerle gelmisti; fakat onun ardından buzagıyı tanrı edinerek zalimlerden oldunuz

[93] Hani uzerinize Tur dagını kaldırıp sizden soz almıstık: "Size verdigim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin." Fakat "Dinledik ve karsı geldik," dediler. Inkarlarından dolayı kalpleri buzagı ile kandı. De ki: "Inanmıssanız, inancınız size ne de kotu yon veriyor

[94] De ki: "Ileri surdugunuz gibi, ahiret yurdu ALLAH tarafından hickimseye degil sadece size ayrılmıssa ve bu savınızda samimi iseniz haydi olumu isteyin

[95] Ellerinin islediklerinden oturu bunu asla dilemeyeceklerdir. ALLAH zalimleri bilir

[96] Onları, yasamaya en duskun insanlar olarak bulacaksın; putperestlerden bile fazla... Onlardan herbiri bin sene yasamak ister. Oysa, uzun yasaması onu azaptan uzaklastırmaz. ALLAH yaptıklarını gorendir

[97] Sunu de: "Kendinden oncekileri dogrulayıcı, inananlara yol gosterici ve mujde olarak ALLAH'ın izniyle bunu kalbine indiren Cibril'e her kim dusman olursa

[98] Evet, ALLAH'a, meleklerine, elcilerine, Cibril'e ve Mikal'e kim dusman olursa bilsin ki ALLAH da kafirlerin dusmanıdır

[99] Sana apacık ayetler indirmekteyiz. Yoldan cıkmıs olanlardan baskası onları inkar etmez

[100] Her ne zaman bir anlasma yaptılarsa onlardan bir grup onu bozup atmadı mı? Zaten onların cogu inanmaz

[101] Yanlarındakini dogrulayan bir elci ALLAH tarafından gorevli olarak kendilerine gelince, kitap verilenlerin bazısı, ALLAH'ın kitabını sırtlarının ardına attı. Bilmezlermis gibi

[102] Suleyman'ın otoritesi hakkında seytanların anlattıgına uydular. Oysa Suleyman inkar etmedi; halka buyuculugu ve Babil'de Harut ve Marut adlı iki melege indirileni ogreten seytanlar inkar etmisti. Bu ikisi: "Bu bir sınavdır, (bu bilgiyi kotuye kullanıp) nankor olmayın!," demedikce kimseye onu ogretmezlerdi. Fakat o ikisinden ogrendiklerini, koca ile karısının arasını acmak icin kullandılar. Oysa ALLAH'ın izni olmadan onlar hic kimseye bir zarar veremezdi. Kendilerine yarar vereni degil, zarar vereni ogreniyorlardı. Ustelik, ona musteri olanların ahirette bir payı olmadıgını da iyi biliyorlardı. Karsılıgında kisiliklerini sattıkları sey ne kotu. Bir bilselerdi

[103] Onlar inanıp gunahlardan sakınmıs olsalardı elbette ALLAH'tan alacakları odul cok daha hayırlı olurdu. Bir bilselerdi

[104] Inananlar! "Raina (bize cobanlık et)," demeyin; "Unzurna (bizi gozet)," deyin ve dinleyin. Inkarcılar icin acı bir azap var

[105] Kitaplıların inkarcıları da, putperestler de Rabbinizden size bir iyilik indirilmesini istemez. ALLAH rahmetini diledigine verir. ALLAH buyuk lutuf sahibi

[106] Daha iyisini veya benzerini getirmedikce bir mucize veya sistemi yururlukten kaldırmaz veya unutturmayız. ALLAH'ın herseye gucu yettigini bilmez misin

[107] Yerin, goklerin egemenliginin ALLAH'a ait oldugunu ve ALLAH'tan baska bir sahip ve yardımcın olmadıgını bilmez misin

[108] Daha once Musa'dan istendigi gibi, siz de elcinizden isteklerde mi bulunmayı arzuluyorsunuz? Kim inancı inkar ile degistirirse o dogru yolu kaybetmistir

[109] Kitap ehlinin bircogu, gercek kendilerine belli oldugu halde, ozlerindeki kıskanclıktan oturu sizi imanınızdan sonra inkara dondurmeyi arzular. ALLAH emrini getirinceye kadar onları affet, gormemezlikten gel. ALLAH herseye gucu yetendir

[110] Namazı gozetin, zekatı verin. Kendiniz icin yapıp gonderdiginiz her iyiligi elbette ALLAH katında bulacaksınız. ALLAH yaptıgınız herseyi gorur

[111] Yahudi veya Hristiyanlardan baskası cennete giremez," dediler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: "Dogru sozluler iseniz delilinizi getirin

[112] Dogrusu, kim iyilik yaparak kendini ALLAH'a teslim ederse, onun odulu Rabbinin yanındadır; onlara korku yoktur ve onlar uzulmeyecektir

[113] Yahudiler: "Hristiyanların bir temeli yok," derken, Hristiyanlar da: "Yahudilerin bir temeli yok," dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Cahiller de tıpkı onlar gibi konusur. Dirilis gunu ALLAH ayrılıga dustukleri konularda aralarında hukum verecektir

[114] ALLAH'ın mescidlerinde, O'nun isminin anılmasına engel olan ve oraların yıkılması icin calısan kimseden daha kotu kim olabilir? Halbuki onların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. Onlar icin dunyada rezillik, ahirette de buyuk azap var

[115] Dogu da batı da ALLAH'ındır. Nereye yonelirseniz ALLAH'ın yuzu oradadır. ALLAH her seyi kusatan ve her seyi bilendir

[116] ALLAH cocuk edindi," dediler. Hasa, O yucedir. Goklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur, hepsi O'na boyun egmistir

[117] Gokleri ve yeri yoktan var edendir. Bir isin olmasını dilerse, ona sadece "Ol," der ve olur

[118] Cahiller, "ALLAH bizimle konusmalı veya bize bir ayet (mucize) gelmeli degil miydi," dediler. Daha oncekiler de onlar gibi konusmuslardı. Kafaları birbirine benziyor. Biz mucizeleri, inanacak olanlara sergileriz

[119] Biz seni, gercekle, mujdeleyici ve uyarıcı olarak gonderdik. Cehennem halkından sen sorumlu degilsin

[120] Dinlerine girmedikce ne Yahudiler, ne de Hristiyanlar, senden hosnut olmazlar. De ki: "Dogru yol ALLAH'ın yoludur." Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan ALLAH'a karsı seni savunacak ne bir dost ne de bir destekleyici bulamazsın

[121] Kendilerine verdigimiz kitabı geregi gibi izleyenler buna inanır; inkar edenlerse kaybeder

[122] Israilogulları, size verdigim nimetimi ve diger halklardan daha cok size bagısta bulundugumu hatırlayın

[123] Kimsenin kimseden yana bir sey odeyemedigi, hic kimseden fidye alınmadıgı ve hic kimseye sefaatin (aracılıgın) yarar saglamadıgı ve yardımın kesildigi bir gunden sakının

[124] Rabbi, bir zamanlar Ibrahim'i birtakım kelimelerle sınamıs; o da onlara eklemisti: (Tanrı) "Seni insanlara onder yapacagım," demisti. "Soyumdan da?..," deyince, "Zalimler benim sozume dahil olmaz" buyurmustu

[125] Kabeyi halk icin bir odak noktası ve bir guven yeri kıldık. Ibrahim'in makamını bir namaz yeri olarak kullanın. "Ziyaretciler, kendini ibadete verenler ve egilip secde edenler icin ikiniz Evimi temiz tutun," diye Ibrahim ve Ismail'i gorevlendirmistik

[126] Ibrahim, "Rabbim, burayı guvenlik yeri kıl. ALLAH'a ve ahiret gunune inanan halkına urunlerle rızık ver," deyince, "Inkar edene de rızık verecegim. Onu kısa bir sure gecindirir, sonra onu ates cezasına mahkum ederim. Ne kotu bir ugrak yeridir orası!," dedi

[127] Ibrahim, Ismail ile birlikte evin (kabenin) temellerini yukseltiyor: "Rabbimiz, bizden kabul et, suphesiz sen Isitensin, Bilensin

[128] Rabbimiz, ikimizi sana teslim olanlar (muslumanlar) yap. Soyumuzdan da sana teslim olan bir topluluk cıkar. Bize nasıl ibadet edecegimizi goster, sana yonelmemizi kabul et, kuskusuz sen yonelisleri kabul edensin, Rahimsin

[129] Rabbimiz, onların arasından, ayetlerini onlara okuyacak, onlara kitabı ve bilgeligi ogretecek ve onları temizleyecek bir elci gonder. Sen Yucesin, Bilgesin

[130] Kendini kandırandan baskası Ibrahim'in dininden yuz cevirmez. Onu bu dunyada sectik, ahirette de erdemli kisilerden olacak

[131] Rabb'i, kendisine "Teslim ol," dediginde; "Evrenlerin Rabbine teslim oldum," diye karsılık vermisti

[132] Ibrahim ve daha sonra Yakup sunu cocuklarına ogutledi: "Evlatlarım! ALLAH sizin icin bu dini secti; musluman olarak olmeye bakın

[133] Yakup can verirken tanık olsaydınız. O, cocuklarına: "Benden sonra kime kulluk edeceksiniz," diye sormustu. Onlar da, "Senin Tanrın, ataların Ibrahim, Ismail ve Ishak'ın Tanrısı olan tek Tanrıya kulluk edecegiz, biz O'na teslim olanlarız," demislerdi

[134] Gecmisteki bir toplum bu! Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız

[135] Yahudi veya Hristiyan olun ki dogru yolu bulasınız," dediler. De ki: "Hayır, biz Ibrahim'in tektanrıcı dinine uyarız. O, ortak kosanlardan olmadı

[136] ALLAH'a, bize indirilene, Ibrahim, Ismail, Ishak, Yakub ve torunlarına indirilenlere, Musa'ya, Isa'ya verilene ve tum peygamberlere Rab'leri tarafından verilenlere inandık. Onların hicbiri arasında ayırım yapmayız. Biz sadece O'na teslim olanlarız," deyiniz

[137] Sizin inandıgınız gibi inansalar dogru yolu bulmus olurlar. Yuz cevirirlerse, karsıt olmus olurlar. Onlara karsı ALLAH sana yeter. O Isitendir, Bilendir

[138] Budur ALLAH'ın sistemi! Kimin sistemi ALLAH'ınkinden daha iyidir? "Biz yalnız O'na kulluk ederiz

[139] Bizimle ALLAH hakkında mı tartısıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Biz isledigimizden, siz de islediginizden sorumlusunuz. Biz kendimizi sadece O'na adadık," de

[140] Ibrahim, Ismail, Ishak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan oldugunu mu ileri suruyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa ALLAH mı? ALLAH'ın bildirdigini gizleyenden daha zalim kim olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil degil

[141] Iste onlar bir toplumdu; gelip gectiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız

[142] Halktan bazı beyinsizler: "Yoneldikleri kıbleden onları ceviren nedir?," diyecekler. De ki: "Dogu da batı da ALLAH'ındır. O dileyeni dogru yola iletir

[143] Boylece sizi acık fikirli bir toplum kıldık ki halkın arasında tanıklar olabilesiniz ve elci de aranızda tanık olabilsin. Elciye uyanlarla topukları uzerinde geriye donenleri birbirinden ayırmak icin eskiden yoneldigin kıbleyi degistirdik. ALLAH'ın yol gosterdigi kimseden baskasına elbette bu agır gelir. ALLAH imanınızı bosa cıkarmaz. ALLAH insanlara Sefkatlidir, Rahimdir

[144] Yuzunu goge cevirip durdugunu goruyoruz. Seni, hoslanacagın bir kıbleye cevirecegiz. Artık yuzunu Kutsal Mescid'e cevir. Nerede olursanız olun yuzlerinizi o yone cevirin. Kuskusuz, kendilerine kitap verilenler, bunun Rab'lerinden gelen bir gercek oldugunu bilirler. ALLAH onların yaptıgından gafil degildir

[145] Kitap verilenlere her turlu ayeti (mucizeyi) getirsen de onlar yine senin kıblene yonelmez. Sen de onların kıblesine uyacak degilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz. Sana gelen bu bilgiden sonra, onların keyfine uyarsan zalimlerden olursun

[146] Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gercekleri cocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gercegi gizler

[147] Bu, Rabbinden gelen gercektir; artık kuskulanma

[148] Her birinizin sectigi bir yon ve yontem var; siz iyilikte yarısın. Nerede olursanız olun ALLAH sizi bir araya getirir. ALLAH elbette her seye gucu yetendir

[149] Her nereden yola cıkarsan cık, (namaz icin) yuzunu Kutsal Mescide dogru cevirmelisin. Bu, elbette Rabbinden gelen bir gercektir. ALLAH yaptıgınız hic bir seyden habersiz degildir

[150] Her nereden yola cıkarsan cık, (namaz icin) yuzunu Kutsal Mescide dogru cevir. Nerede olursanız olun, yuzunuzu onun tarafına cevirin ki halkın size karsı bir elestiri malzemesi olmasın. Zalimlere gelince, onlardan cekinmeyin, benden cekinin ki size olan nimetimi tamamlayayım ve siz de dogruya ulasabilesiniz

[151] Nitekim, size ayetlerimi okuyacak, sizleri temizleyecek, size kitap ve bilgeligi ogretecek, bilmediklerinizi bildirecek bir elciyi aranızdan secip gonderdik

[152] Beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana tesekkur edin; nankorluk etmeyin

[153] Inananlar! Gucluklere karsı sabır ve namaz ile yardım dileyin. ALLAH sabredenlerle beraberdir

[154] ALLAH yolunda oldurulenlere, "Onlar olulerdir," demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında degilsiniz

[155] Sizi korkuyla, aclıkla, para, can, ve urun kaybıyla sınayacagız. Mujde ver sabredenlere…

[156] Ki onlara bir musibet geldiginde, "Biz ALLAH'a aidiz ve O'na donucuyuz," derler

[157] Iste onlara, Rab'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar dogruya ulasanlardır

[158] Safa ve Merve (tepeleri) ALLAH'ın isaretlerindendir. Hacc veya ziyaret (umre) icin Ev'e varan birisi o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gonulden bir iyilik yaparsa, ALLAH Sukrede, Bilir

[159] Indirdigimiz acık delilleri ve hidayeti, -biz kitapta halka acıkladıktan sonra- gizleyenleri hem ALLAH ve hem de tum lanetleyenler lanetler

[160] Ancak, yonelip kendilerini duzeltenler ve (kitabı) acıklayanlar haric; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im

[161] Inkar edip inkarcı olarak olenler ise hem ALLAH'ın, hem meleklerin ve hem halkın lanetini kazanır

[162] O durumda surekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez

[163] Tanrınız bir tek Tanrı; O'ndan baska tanrı yoktur. Rahman'dır, Rahim'dir

[164] Goklerin ve yerin yaratılısında, gecenin ve gunduzun birbiriyle yer degistirmesinde, insanların yararı icin okyanusta akıp giden gemilerde, ALLAH'ın gokten su indirip olumunden sonra yeryuzunu diriltmesinde ve orada yaydıgı her cesit canlıda, ruzgarları ve gok ile yer arasında hazır bekleyen bulutları evirip cevirmesinde aklını kullanan bir toplum icin elbette ayetler (dersler ve kanıtlar) vardır

[165] ALLAH'tan baskasını tanrı edinen ve ALLAH'ı sever gibi onları seven kimseler var. Inananlar ise en cok ALLAH'ı sever. O zulmedenler, azabı gordukleri zaman tum gucun ALLAH'a ait ve ALLAH'ın azabının cetin oldugunu anlayacaklarını bir bilselerdi

[166] O zaman, uyulanlar kendilerine uyanlardan uzak duracaktır. Artık azabı gormuslerdir ve aralarındaki tum baglar kesilmistir

[167] Uyanlar soyle diyecek: "Keske bir sansımız daha olsaydı da onların simdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık." Boylece ALLAH yaptıklarını pismanlıga donusturur; atesten cıkamazlar

[168] Insanlar! Yerin helal ve temiz urunlerinden yeyin, Seytanın adımlarını izlemeyin; o size acık dusmandır

[169] O size kotulugu, hayasızlıgı ve ALLAH'a bilmediginiz seyleri yakıstırmanızı emreder

[170] Onlara, "ALLAH'ın indirdigine uyun," dense, "Hayır, biz atalarımızın izledigi yolu izleriz," derler. Peki, ataları bir sey dusunemiyen ve dogru yolu bulamıyan kimseler olsalar da mı

[171] Inkarcıların durumu, sozleri ancak bagırma ve cagırma biciminde algılayarak (anlamadan) tekrarlayan kisi gibidir. Sagır, dilsiz ve kordurler; dusunmezler

[172] Inananlar, size verdigimiz rızıkların iyilerinden yeyin. ALLAH'a sukredin, sadece O'na tapıyorsanız

[173] O, size sadece les, kan, domuz eti ve ALLAH'tan baskası adına kesileni haram kılmıstır. Her kim (bunları yemeye) mecbur kalırsa, (suistimal yolunu) aramamak ve sınırı asmamak kosuluyla gunah islemis olmaz. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[174] ALLAH'ın indirdigi kitaptan bir sey gizleyip onu az bir degere degisenler, karınlarına ates tıkınıyorlar. Dirilis Gununde ALLAH onlarla konusmaz ve onları arındırmaz. Onlara acı verici bir azap var

[175] Onlar, hidayet karsılıgında sapıklıgı ve affedilme karsılıgında azabı satın almıslardır. Atese ne kadar da dayanıklıdırlar

[176] Boyledir; cunku ALLAH gercegi iceren kitabı indirmistir ve kitap hakkında tartısanlar ise dogrusu derin bir anlasmazlık icindedir

[177] Yuzlerinizi dogu veya batı yonune cevirmeniz iyilik degil. Iyiler o kimseler ki ALLAH'a, ahiret gunune, meleklere, kitaba ve peygamberlere inanırlar; akrabalara, yetimlere, muhtaclara, yolda kalmıslara, dilencilere ve koleleri ozgurluge kavusturmaya seve seve para yardımında bulunurlar; namazı gozetir, zekatı verir, sozlestikleri vakit sozlerinde dururlar; zorluga, sıkıntıya ve zulme karsı direnirler. Iste dogru olanlar onlardır, erdemli olanlar da onlardır

[178] Inananlar! Oldurmede size esitlik farz kılındı. Hurre karsı hur, koleye kole, kadına kadın... Ama kim maktulun hısımları tarafından bagıslanırsa, o zaman uygun olanı yapması ve diyeti guzelce odemesi gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim sınırı asarsa onun icin acı bir azap var

[179] Sizin icin bu esitlikte hayat kurtarma vardır, ey akıl sahipleri, boylece korunursunuz

[180] Sizden birine olum yaklastıgında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir bicimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler icin bir gorevdir

[181] Kim isittikten sonra onu degistirirse, gunahı onu degistirenleredir. ALLAH Isitendir, Bilendir

[182] Vasiyet edenin yanlıslık veya haksız bir paylasım yapacagını sezen birisi olaya karısıp durumu duzeltirse gunah islemis olmaz. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[183] Inananlar, sizden oncekilere oruc farz kılındıgı gibi, sakınmanız icin size de farz kılındı

[184] Sayılı gunlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadıgı gunlerin sayısınca diger gunlerde tutar. Guc yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gonul istegiyle (daha fazla yoksulu doyurmak icin) iyilik yaparsa kendisi icin daha iyidir; ancak oruc tutmanız sizin icin en iyisidir, bir bilseniz

[185] Ramazan, insanlara yol gosterici, apacık bir ogreti ve yasa kitabı olan Kuran'ın indirildigi aydır. Kim o aya ulasırsa oruc tutsun. Hasta veya yolcu olanlarınız, tutamadıgı gunlerin sayısınca diger gunlerde oruc tutar. ALLAH sizin icin kolaylık ister, zorluk istemez. Boylece (oruc gunlerinin) sayısını tamamlar, sizi dogruya ulastıran ALLAH'ı yuceltip sukredersiniz

[186] Kullarım beni sana soracak olurlarsa bilsinler ki ben yakınım. Beni cagırdıgı vakit cagıranın cagrısına karsılık veririm. Dogru yolu bulmaları icin onlar da bana karsılık vermeli ve bana inanmalı

[187] Oruc gecelerinde kadınlarınızla cinsel iliskide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin (sırlarınızı gizleyen) ortuleriniz, siz de onların ortulerisiniz. ALLAH, kendinizi kandırıp durdugunuzu bildi de tevbenizi kabul etti ve sizi bagısladı. Artık ALLAH'ın sizin icin belirledigini dileyerek onlarla cinsel iliskide bulunabilirsiniz. Safagın beyaz ve siyah ipligini birbirinden ayırdedinceye kadar yeyin, icin. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlere kapanmıs durumdayken onlarla cinsel iliskide bulunmayın. Bunlar ALLAH'ın koydugu sınırlardır; onları cignemeyin. ALLAH korunmaları icin ayetlerini halka boyle acıklar

[188] Paralarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Halkın parasını haksız yere yemek amacıyla bile-bile memurlara/yoneticiler rusvet vermeyin

[189] Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki o, insanlar ve hac ibadeti icin bir zaman olcusudur. Iyilik, lafı dolandırmak degildir, iyilik sakınmaktır. Durust olun. Kurtulusunuz icin ALLAH'ı dinleyin

[190] Sizinle savasanlarla ALLAH yolunda savasın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez

[191] Onları yakaladıgınız yerde oldurun ve sizi cıkardıkları yerden onları cıkarın; zulum ve iskence oldurmekten beterdir. Kutsal Mescid'in yanında sizinle savasmadıkca onlarla savasmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. Inkarcıların cezası boyledir

[192] Son verirlerse, ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[193] Zulum ve iskence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH icin oluncaya kadar onlarla savasın. Son verirlerse, artık zalimlerden baskasına dusmanlık yoktur

[194] Kutsal ay ancak iki taraflı gozetilebilir. Ateskese uymak karsılıklıdır. Size saldırırlarsa onlara aynen saldırın. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH erdemlilerin yanındadır

[195] ALLAH yolunda harcayın, kendi kendinizi zarara sokmayın. Iyilik edin. ALLAH iyilik edenleri sever

[196] Hac ve umreyi ALLAH icin tamamlayın. Engellenirseniz kolayınıza gelen bir kurban gonderin. Kurban, yerine ulasıncaya kadar basınızı tras etmeyin; ancak hasta olan veya basından bir rahatsızlıgı bulunanlar, oruc, sadaka veya herhangi bir ibadetle fidye vermeli. Guven ortamında, her kim Hac zamanına kadar (ihramdan cıkarak) umreden yararlanırsa, kolayına gelen bir kurban gondermeli. Bunu yerine getiremiyenler, hac anında uc gun, ve dondukten sonra da yedi gun olmak uzere toplam on gun oruc tutmalı. Bu, ailesi Kutsal Mescid civarında oturmayanlar icindir. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH'ın azabı cetindir

[197] Hac, bilinen aylarda uygulanmalı. Kim o aylarda hacca karar vermisse bilsin ki, hacda cinsel iliski, kotuluk yapmak, tartısmak yoktur. Yaptıgınız her iyiligi ALLAH bilir. Yol icin azıgınızı hazırlarken en hayırlı azıgın erdemlilik oldugunu unutmayın. Anlayıs sahipleri! Beni dinleyin

[198] Rabbinizin lutfunu (hac bolgesinde ticaret yaparak) aramanızda sakınca yok. Arafat'tan ayrıldıgınızda Kutsal Bolgede ALLAH'ı anın. Sizi dogru yola ilettigi icin O'nu anın; bundan once siz sapıtmıstınız

[199] Sonra, halkın topluca yayıldıgı yerden siz de yayılın, ALLAH'tan bagıslanma dileyin. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[200] Toreninizi bitirdiginiz zaman, atalarınızı andıgınız gibi, hatta daha guclu olarak ALLAH'ı anmayı surdurun. Halktan kimi "Rabbimiz, bize bu dunyada ver," der; onun ahiretten bir payı olmaz

[201] Kimi de, "Rabbimiz, bize dunyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi atesin azabından koru," der

[202] Hepsinin kazandıklarından bir payı vardır. ALLAH hesabı cabuk gorendir

[203] Sayılı gunlerde (Mina'da) ALLAH'ı anın. Erdemli davrandıkları surece, bunu iki gunde bitirmek icin acele edene bir gunah yoktur, geri kalana da bir gunah yoktur. ALLAH'ı dinleyin, ve O'nun huzurunda toplanacagınızı unutmayın

[204] Dunya hayatı hakkında, sozleri senin hosuna giden bazı kisiler var. Azılı bir dusman oldugu halde kalbinde olana ALLAH'ı tanık tutar

[205] Donup gidince, yeryuzunde bozgunculuk yapmak, malı ve nesli yok etmek icin cabalar. ALLAH bozgunculugu sevmez

[206] Kenidisine "ALLAH'ı dinle," dendiginde kibir ve gurur icinde hiddetlenir. Onun hakkından cehennem gelir; ne kotu bir meskendir

[207] Halktan oylesi de var ki kendini ALLAH'ın rızasını kazanmaya adar. ALLAH kullarına cok sefkatlidir

[208] Inananlar, tumuyle teslim olun. Seytanın adımlarını izlemeyin; cunku o sizin apacık dusmanınızdır

[209] Size apacık deliller gelmesine ragmen dogru yoldan kayarsanız, bilesiniz ki ALLAH Ustundur, Bilgedir

[210] ALLAH'ın ve meleklerin yogun bulutlar arasından kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? O zaman her sey biterdi ve her sey ALLAH'a dondurulurdu

[211] Israilogullarına sor, onlara nice apacık ayetler verdik! Kendisine ALLAH'ın nimeti geldikten sonra onu degistirenler icin ALLAH agır bir ceza verir

[212] Inkar edenler icin dunya hayatı cekicidir. Bu yuzden inananlarla alay ederler. Oysa erdemliler Dirilis Gunu onların ustundedir. ALLAH diledigine hesapsız sekilde nimetler bahseder

[213] Insanlar bir tek topluluktu. ALLAH peygamberleri mujdeleyici ve uyarıcı olarak gonderdi ve anlasmazlıga dustukleri konularda halkın arasında hukmetmeleri icin onlarla birlikte gercegi iceren kitabı indirdi. Oysa kitap verilenler kendilerine acık kanıtlar geldikten sonra aralarındaki kıskanclıktan oturu onun hakkında anlasmazlıga dustuler. Fakat ALLAH, izniyle inananları onların anlasmazlıga dustugu gercege ulastırdı. ALLAH diledigini/dileyeni dogru yola iletir

[214] Yoksa siz, sizden oncekilerin basına gelenler gibisi sizin de basınıza gelmeden cennete gireceginizi mi sanıyorsunuz? Onlar zorluk ve sıkıntıya ugradılar ve oylesine sarsıldılar ki elci ve beraberindeki inananlar, "ALLAH'ın yardımı ne zaman," dediler. Iyi bilin ki ALLAH'ın yardımı yakındır

[215] Nasıl yardım edeceklerini soruyorlar sana. De ki, "Para ve mal yardımlarınızı ana-babaya, yakınlara, oksuzlere, yoksullara ve yolda kalmıslara yapmalısınız." Islediginiz her iyiligi ALLAH bilir

[216] Sevmediginiz halde savas size zorunlu kılındı. Sevmediginiz bir sey sizin icin iyi ve sevdiginiz bir sey de sizin icin kotu olabilir. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir

[217] Sana, Kutsal Ayda savasmak konusunu da soruyorlar. De ki: "Onda savas buyuk bir gunahtır. Fakat ALLAH'ın yolundan cevirmek, O'na ve Kutsal Mescid'e nankorluk etmek ve halkını oradan cıkarmak ALLAH yanında daha buyuk bir gunahtır. Cunku baskı ve zulum, oldurmekten daha buyuk bir suctur." Gucleri yetse sizi dininizden dondurunceye kadar sizinle savasırlar. Sizden kim dininden doner ve inkarcı olarak olurse, tum yaptıkları dunyada ve ahirette bosa cıkar. Onlar ates halkıdır ve orada surekli kalıcıdır

[218] Inananlar, ALLAH yolunda goc edenler ve caba harcayanlar ALLAH'ın rahmetini umar. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[219] Sana sarhos edicilerden ve kumardan sorarlar: "O ikisinde buyuk bir gunah ve insanlar icin yararlar var; ancak gunahları yararlarından daha buyuktur," de. Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: "Artanı," de. ALLAH ayetlerini iste boyle acıklıyor ki dusunesiniz

[220] bu dunya ve ahiret hakkında... Sana bir de oksuzler hakkında sorarlar: De ki, "Onları erdemli kisiler olarak yetistirmeniz en buyuk iyiliktir. Mallarını mallarınıza katarsanız aile bireyiniz olurlar." ALLAH bozanı duzeltenden ayırdetmesini bilir. ALLAH dileseydi sizi zora sokardı. ALLAH Gucludur, Bilgedir

[221] Inanmadıkca, ortak kosan kadınlarla evlenmeyin. Inanan bir hizmetci kadın ortak kosan bir kadından daha hayırlıdır; ondan hoslansanız bile. Ortak kosan erkeklerle, inanıncaya kadar kızlarınızı evlendirmeyin. Inanan bir hizmetci erkek ortak kosandan daha hayırlıdır, hoslansanız bile... Onlar, atese cagırıyor. ALLAH ise cennete ve bagıslanmaya cagırır ve ogut almaları icin ayetlerini halka acıklar

[222] Sana aybası halini sorarlar, De ki: "O bir rahatsızlıktır. Aybası halinde olan kadınlarla cinsel iliskiye girmeyin ve ondan kurtuluncaya kadar onlara yaklasmayın. Kurtuldukları zaman ALLAH'ın size uygun gordugu yerden onlarla cinsel iliskide bulunun. ALLAH yonelenleri sever, arınanları sever

[223] Kadınlarınız, (tohum ektiginiz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediginiz gibi varın. Kendiniz icin gelecege hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karsılasacagınızı bilin. Inananlara mujde ver

[224] Halk arasında iyi, erdemli ve durust gorunmek icin ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin. ALLAH Isitir, Bilir

[225] ALLAH yaptıgınız kasıtsız yeminlerinizden sizi sorumlu tutmaz; ancak kalbinizdeki gercek niyetinizden sorumlu tutar. ALLAH Bagıslayandır, Sefkatlidir

[226] Kadınlarını bosamayı tasarlayanlar (saglıklı bir karar icin) dort ay beklemeli. Vazgecip uzlasırlarsa ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[227] Bosamaya kararlıysalar, ALLAH Isiten ve Bilendir

[228] Bosanan kadınlar (baskasıyla evlenmeden once) kendi kendilerine uc aybası beklemeli. ALLAH'a ve ahiret gunune inanıyorlarsa ALLAH'ın rahimlerinde yarattıgını gizlemeleri uygun olmaz. Bu durumda (gebe olmaları halinde) kocaları barısmak isterlerse onları geri almaga daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar uzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler uzerinde esit hakları vardır. (Gebelik durumunda) Erkeklerin onların uzerinde bir derecesi vardır. ALLAH Gucludur, Bilgedir

[229] Bosama iki defadır. Bosanmıs kadınları ya iyilikle barındırmak ya da iyilikle bırakmak gerekir. Onlara vermis bulundugunuz seyleri geri almanız size helal olmaz; esler ALLAH'ın sınrını gozetememekten korkarlarsa baska. ALLAH'ın sınırlarını gozetememekten korkarsanız, o zaman kadının isteyerek geri verdigi seylerden dolayı gunaha girmezler. Bunlar ALLAH'ın sınırlarıdır; onları cignemeyin. ALLAH'ın sınırlarını kimler cignerse iste zalimler onlardır

[230] Kadını yine (ucuncu kez) bosarsa, kadın baska birisiyle evlenmedikca ona bundan sonra helal olmaz. ALLAH'ın yasasını gozeteceklerine inanırlarsa tekrar birbirlerine donmelerinde bir sakınca yoktur. Bu ALLAH'ın yasasıdır; onu bilen bir toplum icin acıkladık

[231] Kadınları bosadıgınız zaman, bekleme surelerini (uc aybasını) bitirdiler mi onları ya iyilikle yanınızda tutun veya iyilikle bırakın. Intikam almak icin onlara zarar verecek sekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmis olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın. ALLAH'ın size verdigi nimetlerini ve size ogut vermek icin size indirdigi kitabı ve hikmeti dusunun. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH her seyi Bilir

[232] Bosanan kadınlar bekleme surelerini bitirdikten sonra, kocalarıyla guzellikle anlastıkları taktirde o kadınların tekrar evlenmelerine engel olmayın. Icinizden ALLAH'a ve ahiret gunune inanan kimseler bundan ogut alır. Bu sizin icin daha arı ve daha saglıklıdır. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir

[233] Emzirme suresini tamamlamak istiyenler icin analar bebeklerini tam iki yıl emzirmeli. Ananın yiyecek ve giyecek ihtiyacını ise cocugun babası guzel ve uygun bir sekilde karsılamalı. Kimse kapasitesinin uzerinde sorumlu tutulamaz. Ne anne cocugu yuzunden, ne de babası cocugu yuzunden zarara sokulmasın. Bunu gerceklestirmek mirascısının da gorevidir. Ana ve baba danısıp anlastıktan sonra sutten kesmek isterse, ikisine de bir gunah yoktur. Cocuklarınızı sutanneye emzirtmek isterseniz ucretini uygun bir bicimde odediginiz surece size bir sorumluluk yoktur. ALLAH'ı dinleyin, ALLAH yaptıklarınızı Gorur

[234] Icinizden olen erkeklerin geride bıraktıgı esleri, dort ay ve on (gun) beklerler. Surelerini doldurunca artık kendileri icin uygun olanı yapmalarında size sorumluluk yoktur. ALLAH yaptıklarınızdan Haberlidir

[235] Evlenme onerilerinizi o kadınlara bildirmenizden, ya da bu niyetinizi icinizde tutmanızdan dolayı size bir gunah yoktur. ALLAH onlar hakkında dusuneceginizi bilir. Onlarla uygun ve erdemli bir sekilde konusma amacının dısında gizlice sozlesip bulusmayın. Bekleme sureleri dolmadan onlarla nikah bagını kurmaya kalkısmayın. Bilin ki ALLAH icinizde olanı bilir; oyleyse O'ndan cekinin. Yine bilin ki ALLAH Bagıslayandır, Sefkatlidir

[236] Henuz dokunmadan, yahut mehirlerini bicmeden once kadınları bosamanızda bir sakınca yok. Bu durumda odemede bulunun. Zengin, kendi gucu oranında, yoksul da kendi gucu oranında verdikleri zarara uygun bir tazminat vermeli. Bu, guzel davrananların gorevidir

[237] Mehir bictikten sonra, ancak onlara dokunmadan once onları bosamıssanız kendilerine soz verdiginiz mehrin yarısını vermelisiniz. Ancak, kadın hakkından vazgecerse veya koca mehrin tumunu vermek isterse baska... Vazgecmeniz daha erdemli bir davranıstır. Aranızdaki dostlugu unutmayın. ALLAH yaptıklarınızı Gorendir

[238] Namazlara, ozellikle orta namaza dikkat edin. Kendinizi tumuyle ALLAH'a vererek namaza durun

[239] Bir kaygı ve endiseniz varsa, yaya veya binmis olarak (namazı kılın.) Guvene kavustugunuz zaman, bilmediginiz seyleri size ogrettigi gibi ALLAH'ı anın

[240] Olup de geriye esler bırakan erkekleriniz, eslerinin evlerinden cıkarılmaksızın bir yıl boyunca gecimlerinin saglanmasını vasiyet etsinler. Cıkarlarsa, kendileri icin uygun olanı yapmalarından siz sorumlu degilsiniz. ALLAH Gucludur, Bilgedir

[241] Bosanmıs kadınlar icin de uygun bir gecim yardımı yapılmalı. Bu, erdemli kisilerin gorevidir

[242] Dusunesiniz diye ALLAH ayetlerini boyle acıklar

[243] Sayıları binlerce oldugu halde olum korkusuyla yurtlarını terkedenler dikkatini cekti mi? ALLAH onlara "Olun," dedi de sonra onları diriltti. ALLAH insanlara lutuf sahibidir; ancak insanların cogu sukretmez

[244] ALLAH yolunda savasın. Bilesiniz ki ALLAH Isitir, Bilir

[245] Kat kat odenecek guzel bir oduncu kim ALLAH'a, sunar? Kısan da acan da ALLAH'tır. O'na donduruleceksiniz

[246] Su olay dikkatini cekmedi mi? Israilogullarının ileri gelenleri, Musa'dan sonra peygamberlerinden birine, "Bize bir kral atasan da ALLAH ugrunda savassak," demislerdi. "Ya savas gerekir de savasmazsanız?!," demisti. Onlar, "Yurdumuzdan ve cocuklarımızdan uzaklastırılmıs durumda iken neden ALLAH yolunda savasmayalım," diye karsılık vermislerdi. Fakat kendilerine savas farzedilince pek azı haric yuz cevirdiler. ALLAH zalimleri Bilir

[247] Peygamberleri onlara, "ALLAH size kral olarak Talut'u atadı," dedi. Onlar, "Biz yonetime ondan daha layık oldugumuz halde nasıl olur da uzerimize buyruk sahibi olabilir? Ustelik zengin biri de degil," dediler. O da, "ALLAH onu uzerinize secti. Onun bilgi ve beden gucunu arttırdı," dedi. ALLAH mulkunu diledigine verir. ALLAH Comerttir, Bilendir

[248] Peygamberleri onlara: "Onun hukumdarlıgının kanıtı, sandıgın size gelmesidir. Onda Rabbinizden bir huzur ve Musa ile Harun'un halkının geriye bıraktıgı bir kalıntı bulacaksınız. Onu melekler tasımaktadır. Inanıyorsanız bunda sizi ikna edecek bir delil var

[249] Talut ordunun kumandasını alınca sunları bildirdi: "ALLAH sizi bir ırmakla sınayacak. Kim ondan icerse benden degildir. Kim onu tatmayıp sadece eliyle bir yudum alırsa bendendir." Pek azı dısında hepsi ondan icti. O, beraberindeki inananlarla ırmagıgecince, "Bugun Calut ve ordusuna karsı koyacak gucumuz yok," dediler. ALLAH ile karsılasacaklarına inananlar ise soyle dediler: "Sayıca az nice boluk, ALLAH'ın izniyle kalabalık bolukleri yenmistir. ALLAH sabredenlerle beraberdir

[250] Calut ve ordusuyla karsılastıklarında soyle dediler: "Rabbimiz, bize direnme gucu ver, ayaklarımızı saglam tut, inkarcılara karsı bize yardım et

[251] Nihayet ALLAH'ın izniyle onları bozguna ugrattılar. Davut Calut'u oldurdu. ALLAH ona hukumdarlık ve anlayıs verdi, ona diledigini ogretti. ALLAH insanların bir kısmıyla bir kısmını savmasaydı yeryuzu bozulurdu. Fakat ALLAH tum yaratıklara karsı lutufsahibidir

[252] Bunlar, sana gercek olarak okudugumuz ALLAH'ın ayetleridir ve elbette sen elcilerden birisin

[253] O elcilerin bazısına digerlerinden daha fazla lutufta bulunduk. Ornegin, kimileriyle ALLAH konustu, kimilerini de derecelerle yukseltti. Meryem oglu Isa'ya apacık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. ALLAH dileseydi, onların ardından gelenler kendilerine apacık deliller geldikten sonra birbirleriyle kavga etmezlerdi. Fakat anlasmazlıga dustuler. Kimisi inandı, kimisi inkar etti. ALLAH dileseydi birbirleriyle savasmazlardı. Fakat, ALLAH diledigini yapar

[254] Inananlar, ne alısverisin ne dostlugun ve ne de sefaatin (aracılıgın) olmadıgı gun gelmeden once size verdiklerimizden dagıtın. Inkar edenler zalimlerdir

[255] ALLAH: O'ndan baska tanrı yoktur, Yasayandır, Sonsuzdur. Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Izni olmadan kim O'nun katında aracılık edebilir? Onların gecmisini ve gelecegini bilir. Diledigi miktar dısında O'nun bilgisinden hic bir seyi kavrayamazlar. Egemenligi gokleri ve yeri kapsamıstır. Onları duzen icinde korumak onu yormaz. O Yucedir, Buyuktur

[256] Dinde zorlama yoktur. Artık dogruluk, sapıklıktan ayrılmıstır. Kim ki tagutu (despotları ve seytani doktrinleri) inkar edip ALLAH'a inanırsa, kopmaz ve saglam bir baga yapısmıstır. ALLAH Isitir, Bilir

[257] ALLAH inananların egemeni ve dostudur; onları karanlıklardan aydınlıga cıkarır. Inkar edenlerin dostları ise azgın kisilerdir; onları aydınlıktan karanlıga cıkarır. Onlar ates halkıdır, onlar orada surekli kalıcıdır

[258] ALLAH kendisine hukumdarlık verdigi halde, Ibrahim ile Rabbi hakkında tartısan dikkatini cekmedi mi? Ibrahim, "Benim Rabbim O'dur ki yasatır ve oldurur," deyince, "Ben de yasatır ve oldururum," demisti. Ibrahim, "ALLAH gunesi dogudan getiriyor. Sen de batıdan getirsene," deyince inkarcı adam sasırıp kalmıstı. ALLAH zalim toplumu dogruya iletmez

[259] Yahut su kimse gibisi de (dikkatini cekmedi mi?)... Altı ustune gelmis yıkıntı bir kasabaya ugrar ve "ALLAH bunu olumunden sonra nasıl diriltebilir," der. Bunun uzerine ALLAH onu yuz sene olu bıraktıktan sonra diriltti. "Burada ne kadar kaldın," dedi. "Bir gun yahut gunun bir parcası kadar kaldım," dedi. "Hayır, sen yuz yıl kaldın. Yiyecegine ve icecegine bak hala bozulmamıs. Esegine de bak. Seni halk icin bir delil yaptık. Kemiklere dikkat et, onları nasıl ustuste koyuyor, sonra onlara nasıl daet giydiriyoruz." Durum kendisine aydınlanınca, "Artık ALLAH'ın her seye gucu yettigini biliyorum," dedi

[260] Ibrahim, "Rabbim, oluleri nasıl dirilttigini bana goster," demisti. "Yoksa inanmıyor musun," dedi. "Evet; ancak kalbimi guclendirmesi icin.," dedi. "Dort kus al ve onları iyice incele (farklı ozelliklerini tanı). Sonra her bir dagın uzerine onlardan bir parca yerlestir. Daha sonra onları cagır. Sana hemen gelecekler. Bilesin ki ALLAH Gucludur, Bilgedir," dedi

[261] Paralarını ALLAH yolunda harcayanların ornegi, herbirinde yuz tane olmak uzere yedi basak veren tanenin durumuna benzer. ALLAH dileyene katlayarak verir. ALLAH Comerttir, Bilendir

[262] Paralarını ALLAH yolunda harcadıktan sonra iyiliklerini basa kakıp eziyet etmeyenler icin Rab'leri katında odulleri vardır. Onlara korku ve uzuntu yok

[263] Guzel bir soz ve hosgoru, pesinden onur kırıcı davranıslar getiren bir yardımdan daha hayırlıdır. ALLAH Zengindir, Sefkatlidir

[264] Inananlar! ALLAH'a ve ahiret gunune inanmadıgı halde halka gosteris icin yardımda bulunan kisi gibi yardımlarınızı basa kakmakla ve eziyet etmekle bosa cıkarmayın. Bu tip davranısın ornegi, uzerinde toz toprak biriken bir kayaya benzer ki siddetli bir saganak onu cıplak bırakır. Yaptıklarından hic bir sey kazanamazlar. ALLAH inkarcı toplumu dogruya iletmez

[265] ALLAH'ın rızasını kazanmak istedikleri ve buna ikna oldukları icin paralarını harcayanların ornegi, bol yagmur aldıgında iki kat urun veren, bol yagmur almasa bile cisintiyle yetinen yuksek verimli bir bahce ornegi gibidir. ALLAH yaptıklarınızı gormektedir

[266] Biriniz ister mi ki, altından ırmaklar akan, her cesit meyveyi iceren hurma ve uzum bahcelerine ve kucuk cocuklara sahip olsun da, kendisine yaslılık bahcesine de atesli bir kasırga vursun yakıp kul etsin. Dusunmeniz icin ALLAH size ayetlerini boyleacıklar

[267] Inananlar, kazandıklarınızdan ve sizin icin yerden cıkardıgımız nimetlerden yardım olarak verin. Size verilse, ancak gozunuz kapalı olarak kabul edebileceginiz kotu mallarınızı yardım olarak vermeye kalkmayın. Bilin ki ALLAH Zengindir, Ovguye layıktır

[268] Seytan size fakirligi soz verir ve kotulugu emreder. ALLAH ise kendi tarafından sizin icin bagıslama ve lutuf soz verir. ALLAH Comerttir, Bilendir

[269] Bilgeligi diledigine verir. Kime bilgelik verilmisse ona cok buyuk iyilik yapılmıstır. Dusunce sahiplerinden baskası ogut almaz

[270] ALLAH ettiginiz her ekonomik yardımı, adadıgınız her adagı bilir. Zalimlerin yardımcısı yoktur

[271] Yardımlarınızı acıklasanız, ne guzel. Ancak onları gizleyerek muhtaclara verseniz daha iyidir ve bu bazı gunahlarınızı orter. ALLAH yaptıgınızı haber alır

[272] Onları dogruya iletmek sana dusmez. Ancak ALLAH diledigini dogruya iletir. Muhtaclara ettiginiz her iyilik kendi yararınızadır. Yardımlarınız yalnız ALLAH icin olmalı. Yaptıgınız her iyiligin karsılıgı size eksiksiz odenecektir. Haksızlıga ugratılmayacaksınız

[273] ALLAH yolundaki calısmasından oturu ozgurlukleri kısıtlanarak goc etme imkanından yoksun bırakılmıs ihtiyac sahiplerine verin. Onları tanımayanlar, onurlu tavırlarından oturu onları zengin sanır. Onları yuzlerinden tanırsın. Halktan yardım dilenmezler. Ettiginiz her iyiligi ALLAH bilir

[274] Paralarını gece ve gunduz gizli ve acık yardım icin verenlerin odulu Rab'lerinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar uzulmezler

[275] Tefecilikle para yiyenler, seytanın carptıgı kimse gibi ayaga kalkarlar. Bu, onların, "Tefecilik alısveris gibidir," demelerinden oturudur. Halbuki ALLAH alısverisi helal, tefeciligi ise haram kıldı. Kime Rabbinden bir ogut gelir de vazgecerse, gecmiste kazandıklarını tutabilir; isi de ALLAH'a kalmıstır. Devam edenler ise cehennem halkıdır ve orada surekli kalırlar

[276] ALLAH tefeciligi mahkum eder, karsılıksız yardımı destekler. ALLAH hicbir gunahkar nankoru sevmez

[277] Inanıp erdemli bir hayat surerek namazı gozetenlerin ve zekatı verenlerin odulleri Rab'leri katındadır. Onlar icin korku yoktur ve onlar uzulmezler

[278] Ey inananlar, gercekten inanıyorsanız ALLAH'ı dinleyin ve her cesit tefecilik kalıntısını terkedin

[279] Boyle yapmazsanız ALLAH'tan ve elcisinden bir savas bekleyin. Tevbe ederseniz anaparanız yine sizindir. Ne haksızlık edin ne de haksızlıga ugrayın

[280] (Borclu) darlık icinde ise, bir kolaylıga cıkıncaya kadar beklemek gerekir. Borcu karsılıksız yardım olarak bagıslarsanız sizin icin daha iyidir, bir bilseniz

[281] ALLAH'a donduruleceginiz gunden sakının. Herkese kazandıgının karsılıgı haksızlık edilmeden odenecek

[282] Inananlar! Belirli bir sure icin birbirinize borc verdiginiz zaman onu yazın. Sizden bir yazıcı onu adaletle yazsın. Yazıcı, ALLAH'ın kendisine ogrettigi gibi yazmaktan kacınmasın, yazsın. Borclanan kisi de dikte ettirsin. Rabbi olan ALLAH'tan korksun, onda sahtekarlık yapmasın. Borclanan kisi aklı ermez, veya caresiz, ya da dikte etmekten aciz ise velisi adaletle yazdırmalı. Erkeklerinizden iki sahit te tanıklık etsin. Iki erkek sahit bulamazsanız dilediginiz sahitlerden bir erkek ve iki kadın seciniz ki kadınlardan biri yanıldıgında digeri ona hatırlatsın. Sahitler, cagrıldıkları vakit cekinmesin. Az olsun, cok olsun, odeme tarihi ile birlikte onu yazmaktan usenmeyin. Bu, ALLAH katında daha adaletli, tanıklık acısından daha saglam ve kuskulanmamanız icin daha uygundur. Yalnız, ticaret pesin olursa onu yazmamanızda bir sakınca yok. Alısveris yaptıgınızda tanıklarınız bulunsun. Yazana da tanıga da zarar verilmesin. Aksi halde kendinize kotuluk edersiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH size ogretiyor. ALLAH herseyi bilir

[283] Yolculukta olup bir yazıcı bulamasanız, odemeyi garantileyecek bir senet veya makbuz gonderin. Birbirinize bu sekilde guvenirseniz, senedin sahibi odemeyi zamanında yapsın ve Rabbi olan ALLAH'ı saysın. Tanıklıgı gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi gunahkardır. ALLAH tum yaptıklarınızı bilir

[284] Yerde ve goklerde olanlar ALLAH'ındır. Icinizdekini acıklasanız da gizleseniz de ALLAH sizi ondan sorumlu tutar. Diledigini bagıslar, diledigini cezalandırır. ALLAH herseye gucu yetendir

[285] Elci, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi, ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına ve elcilerine inanırlar: "Elcilerinin hicbirisi arasında ayırım yapmayız." Derler ki: "Isittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bagısla; donus sanadır

[286] ALLAH kisiye ancak kapasitesi kadar yukler. Herkesin kazandıgı iyilik kendi yararına, kazandıgı kotulukse kendi zararınadır. "Rabbimiz, unutur yahut yanılırsak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bizden oncekilere yukledigin gibi bize agır sorumluluk yukleme! Rabbimiz, gucumuzun yetmeyecegi seyleri bize yukletme! Bizi hosgor, bizi bagısla ve bize acı! Sensin bizim mevlamız (efendimiz ve egemenimiz). Inkarcılar topluluguna karsı bize yardım et

Âl-i İmrân

Surah 3

[1] M

[2] ALLAH: O'ndan baska tanrı yoktur; Diridir, Gozetendir

[3] Sana bu kitabı, kendisinden oncekileri onaylayıcı olarak gercekle indirdi. Tevrat'ı ve Incil'i de indirdi

[4] Bundan once insanlara yol gosterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere cetin bir azap vardır. ALLAH Ustundur, Oc Alandır

[5] Yerde ve gokte hicbir sey ALLAH'a gizli kalmaz

[6] Rahimlerde size diledigi sekilde bicim veren O'dur. O'ndan baska tanrı yoktur; Ustundur, Bilgedir

[7] O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın ozudur. Digerleri de benzer anlamlıdır (mutesabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları sasırtmak ve farklı anlam vermek icin benzer anlamlı olanlarının ardına duserler. Onların gercek anlamını ise kimse bilmez, ancak istisnadır ALLAH ve derin bilgiye sahip olanlar "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır," derler. Akıl ve anlayıs sahiplerinden baskası ogut almaz

[8] Rabbimiz, bizi dogruya ulastırdıktan sonra kalplerimizin egrilmesine izin verme. Uzerimize rahmetini yagdır; kuskusuz sen Bagısta Bulunansın

[9] Rabbimiz, gerceklesmesi kusku guturmeyen gunde insanları toplayacak olan sensin." ALLAH sozunden donmez

[10] Inkarcıların ne paraları ne de cocukları ALLAH'a karsı hic bir yarar saglamaz. Onlar atesin yakıtıdır

[11] Firavun'un halkı veya onlardan oncekilerin durumu gibi... Ayetlerimizi (vahiy ve mucizelerimizi) yalanladılar ve ALLAH da onları sucustu yakaladı. ALLAH'ın cezalandırması siddetlidir

[12] Inkarcılara sunu soyle: "Yenilecek ve cehenneme suruleceksiniz." Ne kotu bir konuttur

[13] Karsılasan iki orduda sizin icin bir ders var. Ordulardan birisi ALLAH yolunda savasırken digeri de inkarcı idi. Onları (inananları), gozleriyle kendilerinin iki katı olarak goruyorlardı. ALLAH diledigini zaferle destekler. Bunda gorus sahipleri icin bir ibret vardır

[14] Kadınları, cocukları, yıgınlarla altın ve gumusu, egitilmis atları, davarları ve ekinleri sevmek gibi zevkler insanlara alımlı gorunur. Bunlar dunya hayatının nimetleridir. Oysa gidilecek en guzel yer ALLAH katındadır

[15] De ki: "Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Erdemliler icin Rab'lerinin yanında altlarından ırmaklar akan, icinde sonsuz kalacakları cennetler (bahceler), tertemiz esler ve ALLAH'ın onayını kazanmaktan dolayı mutluluk vardır." ALLAH kulları gorur

[16] Onlar ki: "Rabbimiz, biz inandık, gunahlarımızı bagısla ve bizi cehennem azabından koru," derler

[17] Onlar, sabredenlerdir, dogru sozlulerdir, gonulden teslim olanlardır, insanlara yardım edenler ve seherlerde bagıslanma dileyenlerdir

[18] ALLAH, kendisinden baska tanrı olmadıgına sehadet eder; melekler ve adaleti gozeten ilim sahipleri de... O'ndan baska tanrı yoktur. Ustundur, Bilgedir

[19] ALLAH tarafından onaylanan biricik din, Teslim Olmak (islam) dır. Kitap verilmis olanlar, kendilerine bilgi geldikten sonra sırf aralarındaki kıskanclık yuzunden anlasmazlıga dustuler. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenler icin ALLAH hesabı cabuk gorur

[20] Seninle tartısırlarsa, "Ben ve beni izleyenler kendimizi ALLAH'a teslim ettik," de. Kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere (ummilere), "Teslim oldunuz mu," de. Teslim olurlarsa, dogruyu bulurlar. Yuz cevirirlerse, gorevin sadece duyurmaktır. ALLAH kulları gorur

[21] ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri oldurenlere ve halkın arasında adaleti savunanları oldurenlere acıklı bir azabı mujdele

[22] Onlar, dunya ve ahirette yaptıkları bosa cıkanlardır. Onlara yardım eden de olmayacak

[23] Kitaptan kendilerine bir pay verilmis olanlara baksana, aralarında hukmetmeleri icin ALLAH'ın kitabına cagrılıyorlar da onlardan bir grup yuz cevirip geri donuyor

[24] Cunku onlar, "Cehennem sayılı bir kac gunun dısında bize dokunmayacak," dediler. Uydurdukları seyler onları dinlerinde boylece yanıltmıstır

[25] Herkese kazandıgının karsılıgı haksızlık yapılmadan odenecegi, gerceklesmesinde kusku olmayan o gun icin onları topladıgımızda halleri nice olacak

[26] De ki: "Yoneticilerin Yoneticisi olan Tanrım, yonetimi diledigine verir, diledigini de yonetimden indirirsin. Diledigini yukseltir, diledigini de alcaltırsın. Tum iyilikler senin elinde. Sen her seye gucu yetensin

[27] Geceyi gunduze katarsın, gunduzu de geceye katarsın. Diriyi oluden cıkarırsın, oluyu de diriden cıkarırsın. Diledigini hesapsız rızıklandırırsın

[28] Inananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim bunu yaparsa ALLAH ile bir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan korkmanız hali baska... ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. Donus ALLAH'adır

[29] De ki, "Icinizdeki dusuncelerinizi ister gizleyin, ister acıklayın, ALLAH bilir." Goklerde ve yerde olan her seyi bilir. ALLAH'ın gucu herseye yeter

[30] Gun gelecek, her kisi yaptıgı her iyiligi onunde hazır bulacaktır. Isledigi her kotuluk ile kendisi arasında uzun bir mesafe olmasını isteyecek. ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. ALLAH kullara sefkatlidir

[31] De ki, " ALLAH'ı seviyorsanız beni izleyin ki ALLAH da sizi sevsin ve gunahlarınızı bagıslasın. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[32] ALLAH'a ve elciye itaat edin," de. Yuz cevirirlerse, elbette ALLAH inkarcıları sevmez

[33] ALLAH Adem'i, Nuh'u, Ibrahim ailesini ve Imran ailesini halkların arasından (elci olarak) secti

[34] Birbirlerinin soyundan olarak... ALLAH Isitir, Bilir

[35] Imran'ın karısı demisti ki: "Rabbim, karnımdaki (bebegi) tamamiyle sana adadım, adagımı kabul buyur. Sen Isitensin, Bilensin

[36] Onu dogurunca, "Rabbim, onu kız dogurdum," dedi -ALLAH onun ne doguracagını biliyordu- "Erkek kız gibi degil. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu, kovulmus seytandan koruman icin sana yalvarırım

[37] Rabbi, adagını guzel bir sekilde kabul etti ve onu Zekeriya'nın himayesinde guzel bir cicek gibi yetistirdi. Zekeriya, tapınakta onun yanına her girisinde yanında yiyecekler bulurdu. "Meryem, bunlar sana nereden geliyor," diye sordugunda, "Bu, ALLAH katındandır. ALLAH diledigini hesapsız rızık verir," derdi

[38] Zekeriyya oracıkta Rabbine dua etti: "Rabbim," dedi, "katından bana tertemiz bir soy ver, Sen duaları isitensin

[39] Tapınakta durmus namaz kılıyorken melekler ona, "ALLAH seni, ALLAH'ın Sozunu dogrulayacak, onurlu, iffetli ve erdemli bir peygamber olan Yahya ile mujdeliyor," diye seslendiler

[40] Rabbim, ben yaslı ve karım kısırken nasıl olur da bir oglum olur," deyince, o, "Evet; ama ALLAH diledigini yapar," dedi

[41] Rabbim, bana bir alamet ver," dedi. "Alametin, uc gun isaretle anlasmanın dısında halk ile konusmamandır. Rabbini cokca an, aksam sabah onu dusun

[42] Melekler soyle demisti: "Meryem, ALLAH seni secip arındırdı; seni tum kadınların uzerine secti

[43] Meryem, Rabbine teslim ol, secdeye kapan, egilenlerle birlikte egil

[44] Bunlar, sana vahyettigimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye zar atarlarken sen onların yanında degildin; cekistikleri zaman da sen onların yanında degildin

[45] Melekler demisti ki: "Meryem, ALLAH seni kendisinden bir Soz ile mujdeliyor. Onun adı Meryem oglu Isa Mesih'dir. Dunyada da ahirette de onderlerdendir ve (Tanrı'ya) yakın olanlardandır

[46] Besikteyken de buyuyunce de insanlarla konusacak ve iyilerden olacak

[47] (Meryem), "Rabbim! Bana bir beser dokunmamısken nasıl olur da cocugum olur," deyince, (Melek) soyle cevap verdi: "ALLAH diledigini boyle yaratır. Herhangi bir seyin olmasını diledigi an ona 'Ol' der ve o sey oluverir

[48] Ona kitabı, bilgeligi, Tevrat'ı ve Incil'i ogretecek

[49] Israilogullarına gonderilen bir elci olarak (diyecek ki): 'Ben size, Rabbinizden bir kanıt ile geldim. Size balcıktan kus heykeli yapıp ona uflerim ve ALLAH'ın izniyle bir kus oluverir. ALLAH'ın izniyle koru ve cuzzamlıyı iyilestirir, oluyu diriltirim. Ne yediginizi ve evlerinizde neler biriktirdiginizi size bildirebilirim. Inanacaksanız bu kanıtlar sizin icin yeterlidir

[50] Benden onceki Tevrat'ı dogrulamak ve size haram edilen bazı seyleri helal etmek icin gonderildim. Size Rabbinizden bir kanıt getirdim. ALLAH'ı dinleyin ve beni izleyin

[51] ALLAH benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz; O'na kulluk edin. Budur dogru yol

[52] Isa onlardan inkarcı bir tavır sezince, "ALLAH yolunda kim bana yardımcı olacak," dedi. Ogrencileri, "Biz ALLAH'ın yardımcılarıyız; ALLAH'a inandık. Musluman olusumuza tanık ol," diye karsılık verdiler

[53] Rabbimiz, indirdigine inandık ve elciye uyduk, bizi tanıklar listesine yaz

[54] Tuzak kurdular, ALLAH da tuzak kurdu. ALLAH tuzak kuranların en iyisidir

[55] ALLAH Isa'ya soyle demisti: "Senin dunyadaki hayatına son verecegim ve kendime yukseltecegim. Seni inkar edenlerden kurtaracagım ve sana uyanları Dirilis Gunune kadar inkar edenlerin uzerinde tutacagım. Sonra, donusunuz banadır ve anlasmazlıga dustugunuz konularda aranızda ben hukum verecegim

[56] Kafirleri ise dunyada ve ahirette siddetli bir sekilde cezalandıracagım; yardımcıları da olmayacak

[57] Inanıp erdemli bir hayat surenlere gelince, odullerini tam olarak odeyecek. ALLAH zalimleri sevmez

[58] Sana bu okuduklarımız, ayetlerden ve hikmetli mesajdandır

[59] ALLAH'a gore Isa'nın ornegi, Adem'in ornegi gibidir; topraktan bicimlendirdikten sonra ona "Ol," dedi ve o da oldu

[60] Bu, Rabbinden gelen gercektir; kuskulananlardan olma

[61] Sana gelen bu bilgiden sonra her kim bu konuda seninle tartısırsa, de ki: "Gelin, cocuklarımızı, cocuklarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı cagırarak bizlerle sizler bir araya gelelim ve sonra ALLAH'ın lanetinin yalancıların uzerine olması icin lanetleselim

[62] Iste, soylentilerin gercegi bu. ALLAH'tan baska hic bir tanrı yoktur ve elbette ALLAH Gucludur, Bilgedir

[63] Yuz cevirirlerse, elbette ALLAH bozguncuları bilir

[64] De ki, "Kitaplılar! Bizimle sizin aranızda aynı olan bir ilkeye geliniz: ALLAH'tan baskasına kulluk etmeyelim ve O'na hicbir seyi ortak kosmayalım, birimiz digerini ALLAH'tan sonra rabler edinmesin." Kabul etmezlerse, "Sahit olun, biz muslumanlarız!," deyin

[65] Ey kitap halkı, neden Ibrahim hakkında tartısıp duruyorsunuz? Oysa Incil de Tevrat da ondan sonra indirildi. Aklınızı kullanmaz mısınız

[66] Bilgi sahibi oldugunuz konularda tartısıp duruyorsunuz! Peki hakkında hic bir bilgiye sahip olamadıgınız bir konuda nasıl tartısabiliyorsunuz? Siz bilmeyebilirsiniz; ama ALLAH bilir

[67] Ibrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan; tektanrıcı bir muslumandı. Hic bir zaman ortak kosanlardan olmadı

[68] Insanların Ibrahim'e en yakın olanları, onu izleyenler, bu peygamber ve inananlardır. ALLAH inananların egemeni ve dostudur

[69] Kitap halkından bir grup sizi saptırmak ister. Onlar sadece kendilerini saptırıyor. Farkında bile degiller

[70] Kitap halkı! Tanık oldugunuz halde neden ALLAH'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz

[71] Kitap halkı! Neden dogru ile yanlısı birbirine karıstırıyor ve bile bile gercegi gizliyorsunuz

[72] Kitap halkından bir grup dedi ki: "Inananlara indirilmis olana gunduzun basında inanın ve sonunda inkar edin. Boylece belki dinlerinden donerler

[73] Sizin dininize uyandan baskasına uymayın." Sen de onlara, "Hidayet ALLAH'ın hidayetidir," de. "Size verilenin benzerininin bir baskasına verildigine de inanmayın; yoksa Rabbiniz hakkında sizinle tartısma hakkı kazanırlar," derlerse, "Lutuf ALLAH'ın elindedir, diledigine verir," de. ALLAH Comerttir, Bilendir

[74] Rahmetini diledigine ozgu kılar. ALLAH Buyuk Lutuf Sahibidir

[75] Kitap halkından oylesi var ki kendisine yıgınla emanet bıraksan sana aynen oder. Fakat onlardan oylesi de var ki kendisine bir Dinar emanet etsen, basına dikilip durmadıkca geri odemez. "Ummilere karsı bizim bir sorumlulugumuz yok" dedikleri icin boyle davranıyorlar ve bile bile yalanlarını ALLAH'a yakıstırıyorlar

[76] Kim sozunu yerine getirir ve erdemli bir yasam surerse, bilsin ki ALLAH erdemlileri sever

[77] ALLAH'a verdikleri sozu ve yeminlerini az bir fiyata degisenlerin ahirette bir payları yoktur. ALLAH onlarla konusmaz, Dirilis Gununde onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Onlar icin acıklı bir azap var

[78] Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bukerek kitabı taklit eder ve ALLAH katından olmadıgı halde, "Bu ALLAH katındandır," derler. Bile bile, ALLAH adına yalan soylerler

[79] ALLAH'ın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdigi hic bir insan, "ALLAH'tan sonra bana da kulluk ediniz," diye halkı kendisine cagırmaz. Aksine, "Ogrenip ogrettiginiz kitap geregince kendisini Rabbine adayan kullar olun," der

[80] Ve size, melekleri ve peygamberleri rabler edinmenizi de emretmez. Siz musluman olduktan sonra, size hic inkarı emreder mi

[81] ALLAH peygamberlerden (nebilerden) soyle misak almıstı: "Size kitap ve hikmet verecegim. Daha sonra, beraberinizdekileri dogrulayan bir elci (resul) geldiginde ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi ve bu sozlesmeyi yerine getireceginize soz verdiniz mi," demisti. Onlar "Kabul ettik," deyince, "Oyleyse sahid olun, ben de sizinle beraber sahid olanlardanım," demisti

[82] Bundan sonra kim donerse yoldan cıkmıstır

[83] ALLAH'ın dininden baskasını mı arıyorlar? Oysa goklerde ve yerde ne varsa ister istemez O'na teslim olmustur ve hepsi O'na dondurulecektir

[84] De ki: "ALLAH'a, bize indirilene, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakub'a ve torunlara indirilene; Musa'ya, Isa'ya ve peygamberlere Rab'leri tarafından verilene inandık. Onların hicbiri arasında ayırım yapmayız ve biz O'na teslim olanlarız

[85] Kim islamdan (Tanrı'ya teslim olmaktan) baska bir din ararsa kendisinden kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır

[86] Iman ettikten, elcinin dogru olduguna tanık olduktan ve kendilerine acık deliller geldikten sonra, inkar eden bir toplumu, ALLAH nasıl olur da dogruya iletir? ALLAH zalim toplumu hidayete ulastırmaz

[87] Onlar, ALLAH'ın, meleklerin ve insanların toplu lanetini hakketmislerdir

[88] Orada surekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz

[89] Ancak, bundan sonra yonelip durumlarını duzeltenler baska. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[90] Imanlarından sonra inkar edip de inkarlarında ileri gidenlerin tevbeleri kabul edilmez; onlar artık tumuyle sapmıs demektir

[91] Inkar edip inkarcı olarak olenler, dunya dolusu altını fidye olarak verseler dahi kendilerinden kabul edilmeyecektir. Onlar acıklı bir azabı hakkettiler ve hic bir yardımcıları da olmayacak

[92] Sevdiginiz seylerden ekonomik yardım olarak vermedikce erdemli bir kisi olamazsınız. Her neyi verirseniz ALLAH mutlaka onu bilir

[93] Tevrat indirilmeden once Israil kendisine haram kılıncaya kadar Israilogullarına tum yiyecekler helal idi. "Dogru sozlulerseniz Tevrat'ı getirip okuyun," de

[94] Artık kim yalanları ALLAH'a yakıstırırsa, iste zalimler onlardır

[95] De ki: "ALLAH dogruyu soyler; Ibrahim'in tektanrıcı dinine uyun. O puta tapanlardan olmadı

[96] Halk icin kurulan en onemli ev, tum halklara bir hidayet kaynagı olan Bekke'deki kutlu evdir

[97] Orada apacık isaretler var: Ibrahim'in (putperestlige karsı) durus yeridir. Oraya giren guvenlik icinde olmalı. Halktan yolculuga gucu yetenler o Ev'i (Kabeyi) ALLAH icin haccetmekle yukumludur. Kim inkar ederse bilsin ki ALLAH kimseye muhtac degildir

[98] De ki, "Kitap halkı, ALLAH yaptıklarınıza tanıkken neden ALLAH'ın ayetlerini tanımıyorsunuz

[99] De ki, "Kitap halkı, dogruya tanık oldugunuz halde neden ALLAH'ın yolunu degistirmeye yeltenerek inananları saptırıyorsunuz? ALLAH yaptıklarınızdan habersiz degildir

[100] Inananlar! Kitap halkından bir kısmına uyarsanız iman etmenizden sonra sizi inkarcılıga dondururler

[101] ALLAH'ın ayetleri size okundugu ve O'nun elcisi aranızda oldugu halde nasıl olur da inkar edersiniz? Kim ALLAH'a sarılırsa dosdogru yola iletilmistir

[102] Inananlar! ALLAH'ı geregince dinleyin ve muslumanlar (Tanrı'ya teslim olanlar) olarak olmeye bakın

[103] ALLAH'ın ipine topluca sımsıkı sarılın; ayrılıga dusmeyin. ALLAH'ın size olan nimetini anımsayın. Siz birbirinize dusmanlar idiniz de kalplerinizi birlestirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardesler oldunuz. Bir ates cukurunun kenarında idiniz, sizi ondan kurtardı. Yola gelesiniz diye ALLAH ayetlerini boyle acıklıyor

[104] Icinizde, iyilige cagıran, sagduyuyu ogutleyen ve kotulukten sakındıran bir topluluk olsun. Bunlar basaranlardır

[105] Kendilerine apacık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlasmazlıga dusenler gibi olmayınız. Onlar icin buyuk bir azap var

[106] O gun bazı yuzler aklanır, bazı yuzlerse kararır. Yuzleri kararanlara: "Iman ettikten sonra inkar mı ettiniz? Inkarınızdan dolayı azabı tadın

[107] Yuzleri aklananlar ise ALLAH'ın rahmeti icindedir. Orada surekli kalırlar

[108] Bunlar, sana dosdogru olarak okudugumuz ALLAH'ın ayetleridir. ALLAH hic kimseye zulmetmek istemez

[109] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır ve tum isler ALLAH tarafından kontrol edilir

[110] Siz, halk icin cıkarılmıs en iyi topluluksunuz. Iyiligi ogutler, kotulukten sakındırır ve ALLAH'a inanırsınız. Kitap halkı inansaydı kendileri icin iyi olurdu. Iclerinde inananlar olmakla birlikte cogunlugu yoldan cıkmıstır

[111] Size hakaretten baska bir zarar veremezler. Sizinle savasırlarsa donup kacarlar; kazanamazlar

[112] Nerede bulunurlarsa bulunsunlar -ALLAH'ın ipine, ya da insanların ipine (sozlesmesine) sıgınanlar haric- horlandılar. ALLAH'ın gazabını hakkettiler ve yoksulluga mahkum edildiler. Zira onlar, ALLAH'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere olduruyorlardı. Tum bunlar, karsı gelmeleri ve sınırı asmalarının bir sonucu idi

[113] Ancak hepsi bir degil. Kitap halkından bir grup var ki geceleri ALLAH'ın ayetlerini okuyup secde ederler

[114] ALLAH'a ve ahiret gunune inanırlar, iyiligi ogutler kotulukten sakındırır ve iyi islere kosusurlar. Iste onlar iyilerdendir

[115] Yaptıkları hic bir iyilik karsılıksız kalmıyacaktır. ALLAH erdemlileri cok iyi bilir

[116] Inkar edenlerin ne paraları ne de cocukları ALLAH'a karsı kendilerine hic bir yarar saglamıyacaktır. Onlar atesin halkıdır ve orada surekli kalıcıdırlar

[117] Bu dunya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir toplulugun ekinine vurup mahfeden dondurucu bir ruzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

[118] Inananlar, size kotuluk etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya dusmenizi isteyen kimseleri sırdas edinmeyin. Agızlarından kin ve nefret tasmaktadır. Goguslerinde gizledikleri ise daha buyuk. Size ayetleri acıkladık; dusunurseniz

[119] Iste sizler, onlar sizi sevmedigi halde onları sevenlersiniz! Ustelik siz butun kitaplara/kitabın tumune inanırsınız. Sizinle karsılastıkları zaman "Inandık," derler, yalnız kaldıklarında ise size olan ofkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Ofkenizden canınız cıksın." Kuskusuz ALLAH goguslerin ozunu Bilendir

[120] Size bir iyilik dokunsa onlara uzuntu verir, basınıza bir kotuluk gelse ona sevinirler. Zorluklara karsı direnir ve erdemli davranırsanız entrikaları size hic bir zarar vermez. ALLAH tum yaptıklarını kontrol eder

[121] Hani sen, sabah erkenden ailenden ayrılarak inananları savasta tutacakları noktalara yerlestiriyordun. Elbette ALLAH Isitir, Bilir

[122] Sizden iki grup nerede ise bozguna ugradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. Inananlar ALLAH'a guvensin

[123] Nitekim siz zayıf durumda iken, Bedir'de, ALLAH size yardım edip zafere ulastırdı. Tesekkurunuzu belirtmek icin ALLAH'ı dinlemelisiniz

[124] Inananlara sunları diyordun: "Indirilmis uc bin melek ile Rabbinizin sizi desteklemesi size yetmez mi

[125] Evet, gucluklere karsı direnir ve erdemli davranırsanız size su anda ani bir baskın yapsalar, Rabbiniz sizi egitilmis bes bin melek ile destekler

[126] ALLAH bunu, kalbinizi yatıstıracak bir mujde olsun diye anlatıyor. Zafer, yalnızca Guclu ve Bilge olan ALLAH katındandır

[127] Boylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna ugratır

[128] Tevbelerini kabul etmesi veya isledikleri zulumden dolayı onları azaplandırması seni ilgilendirmez

[129] Goklerde ve yerde bulunan her sey ALLAH'ındır. Affedilmeyi hakkedeni affeder, cezayı hakkedeni cezalandırır. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[130] Inananlar, faizi kat kat arttırılmıs olarak yemeyin. Basarılı olmak icin ALLAH'ı dinleyin

[131] Inkarcılar icin hazırlanmıs olan atesten sakının

[132] Merhamet edilmeniz icin ALLAH'a ve elciye uyun

[133] Rabbiniz tarafından bagıslanmaya, eni goklerle yeri kapsayan ve erdemliler icin hazırlanmıs olan cennete dogru kosun

[134] O erdemliler ki bollukta ve darlıkta yardım icin para harcarlar, ofkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını gormemezlikten gelirler. ALLAH iyilik yapanları sever

[135] Onlar ki bir gunah isledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman ALLAH'ı anımsar ve gunahları icin bagıslanma dilerler -Zaten ALLAH'tan baska kim gunahları bagıslayabilir ki?- ve onlar bile bile gunah islemeye devam etmez

[136] Onlara, Rab'lerinden bagıslanma ve altından ırmaklar akan cennetlerle karsılık verilir; orada surekli kalırlar. Calısanların odulu ne guzeldir

[137] Sizden once de yasalar uygulanmıstı. Yeryuzunde dolasın da yalanlayıcıların sonunun ne oldugunu gorun

[138] Bu, insanlara bir bildiri, erdemlilere de bir yol gosterici ve oguttur

[139] Gevsemeyin, uzulmeyin; inanıyorsanız ustun sizsiniz

[140] Size bir sıkıntı dokunduysa, dusman topluluga da benzeri bir sıkıntı dokunmustur. Boyle gunleri, halkın arasında dondurup duruyoruz ki ALLAH gercek inananları ayırsın ve sizden bazılarını sahitler edinsin. ALLAH zalimleri sevmez

[141] ALLAH boylece inananları saglamlastırır ve kafirlerin gururunu kırar

[142] ALLAH aranızdaki calısanları ortaya cıkarmadan, sabredenleri ayırmadan cennete gireceginizi mi sandınız

[143] Siz olumle karsılasmadan once onu arzuluyordunuz. Fakat simdi onu gordugunuz halde bekliyorsunuz

[144] Muhammed sadece bir elcidir ve ondan once de nice elciler gelip gecmistir. Olur yahut oldurulurse geriye mi doneceksiniz. Donekler ALLAH'a hic bir zarar veremez. ALLAH sukredenleri odullendirecektir

[145] ALLAH'ın izni olmadan hic kimse olemez. Olumun belirlenmis bir suresi var. Kim dunya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Sukredenleri odullendirecegiz

[146] Nice peygamberler var ki kendilerini Rab'lerine adamıs bircok kisi onlarla birlikte savastı. ALLAH yolunda baslarına gelenden oturu gevsemediler, yılmadılar, boyun egmediler. ALLAH direnenleri sever

[147] Sozleri yalnızca suydu: "Rabbimiz, gunahlarımızı ve islerimizdeki asırılıklarımızı bagısla, ayaklarımızı saglam tut ve inkarcı topluluga karsı bize zafer ver

[148] ALLAH da onlara hem dunya nimetini hem de ahiret nimetinin en guzelini verdi. ALLAH guzel davrananları sever

[149] Ey inananlar, inkar edenlere uyarsanız sizi gerisin geriye dondururler ve kaybedenlerden olursunuz

[150] Hayır, mevlanız (sahibiniz ve dostunuz) ALLAH'tır. O, yardım edenlerin en iyisidir

[151] Gucsuz ve yetkisiz kisileri ALLAH'a ortak kostukları icin inkarcıların kalplerine korku salacagız. Yerleri atestir. Zalimlerin duragı ne kotu

[152] ALLAH size verdigi sozde durdu ve nitekim izniyle onları darmadagın ettiniz. Ama, sevdiginiz (zaferi) size gosterdikten sonra duraksadınız, savas hakkında birbirinizle cekistiniz ve emirleri dinlemediniz. Kiminiz dunyayı istiyordu, kiminiz de ahireti... Sonra, sınamak icin sizi onlardan cevirdi ve her seye ragmen sizi affetti. ALLAH'ın inananlara nimeti boldur

[153] Elci arkanızdan cagırmasına ragmen siz hic kimseye donup bakmaksızın tepeyi tırmanıyordunuz. Yitirdiklerinize ve basınıza gelenlere uzulmeyesiniz diye size keder ustune keder verdi. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır

[154] Sonra o uzuntunun ardından, icinizden bir grubu sakinlestiren guven dolu bir uykuyu uzerinize indirdi. Bir kısmınız bencilce kendi derdine dusmus, cahiliye doneminde oldugu gibi ALLAH hakkında yanlıs dusunceler uretiyor ve, "Bu iste bir yetkimiz varmı," diyordu. "Tum yetki ALLAH'ındır," de. Sana acmadıklarını iclerinde gizliyorlardı. "Bizim bir yetkimiz olsaydı burada oldurulmezdik," diyorlar. De ki, "Evlerinizde dahi olsaydınız, aranızda olmesi kararlastırılanlar devrilecekleri yere dogru suruneceklerdi." ALLAH boylece goguslerinizdekini dener ve kalplerinizdekini arıtır. ALLAH en gizli dusunceleri bilir

[155] Iki ordunun carpıstıgı gun geriye donenlerinizi yaptıkları bazı islerden dolayı seytan kaydırmak istemisti. Ancak ALLAH onları affetti. ALLAH gercekten cok Bagıslayıcı, cok Sefkatlidir

[156] Inananlar! Yolculuga cıkan veya savasa giden kardesleri icin, "Bizimle kalsalardı ne olur ne de oldurulurlerdi," diyen inkarcılar gibi olmayın. ALLAH bu tip dusunceyi kalplerinde bir uzuntu kaynagı yapar. Yasatan da olduren de ALLAH'tır. ALLAH yaptıklarınızı Goruyor

[157] ALLAH yolunda olur yahut oldurulurseniz, ALLAH'ın bagıslaması ve rahmetine kavusmus olursunuz ki bu onların tum topladıklardından daha iyidir

[158] Olurseniz de oldurulurseniz de ALLAH'ın huzuruna cıkarılacaksınız

[159] ALLAH'ın sana bir bagısı olarak onlara yumusak davrandın. Kaba ve katı yurekli olsaydın cevrenden dagılır giderlerdi. Onları affet, bagıslanmalarını dile ve yapılacak isler hakkında onlara danıs. Karar verince de ALLAH'a guven; ALLAH guvenenleri sever

[160] ALLAH sizi desteklerse hic bir guc sizi yenemez. Sizi terk ederse, artık size kim yardım edebilir ki? Inananlar ALLAH'a guvensin

[161] Bir peygamber ganimet mallarından hakkından fazlasını alamaz. Kim hakkından fazlasını alırsa dirilis gunu o fazlalıkla gelir. Sonra herkese kazandıgının karsılıgı tam odenir ve haksızlıga ugratılmazlar

[162] ALLAH'ın rızasını gozeten bir kimse ALLAH'ın ofkesine ugrayan gibi olur mu? Onun yeri cehennemdir; o ne kotu bir sonuctur

[163] Onlar ALLAH katında derece derecedir. ALLAH yaptıkları herseyi gormektedir

[164] ALLAH inananların icinden, onlara ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitap ve bilgelik ogreten bir elciyi gondermekle iyilikte bulundu. Oysa onlar daha once apacık bir sapıklık icindeydiler

[165] Ugradıgınız zararın iki katını (dusmanınıza) verdiginiz halde, "Bu da nicin," dediniz. De ki, "(O) musibet, kendi tarafınızdandır." ALLAH her seye Kadirdir

[166] Iki ordu carpıstıgı gun basınıza gelenler ALLAH'ın izniyle oldu. Inananlar boylece ayırdedilir

[167] Ikiyuzluler de boylece acıga cıkarılır. Kendilerine, "Gelin, ALLAH yolunda savasın ya da katkıda bulunun," denildiginde, onlar, "Savastan anlasaydık size katılırdık," dediler. O an onlar imandan daha cok inkara yakın idiler. Kalplerinde olmayanı agızlarıyla soyluyorlar. Halbuki ALLAH onların gizledigini cok iyi biliyor

[168] Onlar oturup, akrabaları icin sunu soylediler: "Bize uysalardı oldurulmeyeceklerdi." De ki, "Olumu kendinizden savın da dogru sozlu oldugunuzu kanıtlayın

[169] ALLAH yolunda vurulanları olu sanmayın; bilakis onlar Rableri katında nimetler icinde diridirler

[170] ALLAH'ın onlara bolca verdigi nimetlerle nese icindedirler. Kendilerine daha katılmamıs yoldaslarına bir korku ve uzuntu olmadıgını mujdelemek isterler

[171] ALLAH'ın bol nimetini ve ALLAH'ın inananların odulunu yitirmeyecegi gercegini mujdelemek isterler

[172] O inananlar ki, savasta yara aldıktan sonra bile ALLAH'ın ve elcisinin cagrısına uydular. Iyilik yapıp erdemli davrananları icin buyuk bir odul var

[173] Onlar ki insanlar kendilerine, "Halk size karsı birlesip harekete gecmis; korkun onlardan," dediklerinde, bu onların ancak imanını arttırır ve soyle derler: "Bize ALLAH yeter; o ne guzel Koruyucudur

[174] Boylece, kendilerine hicbir kotuluk dokunmadan, ALLAH'tan bir nimet ve lutufla geri donduler.. ALLAH'ın rızasını gozetmislerdi. Buyuk lutfun sahibi ALLAH'tır

[175] Seytan ancak kendi dostlarına korku verir. Onlardan korkmayın, benden korkun; gercekten inanmıssanız

[176] Inkarcılıkta yarısanlar seni uzmesin. Onlar ALLAH'a hicbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek istiyor. Onlar icin buyuk bir azap var

[177] Imanı bırakıp kufru satın alanlar ALLAH'a hicbir zarar veremezler ve onlar icin acıklı bir azap var

[178] Inkarcılar, vermis bulundugum surenin kendileri icin iyi oldugunu sanmasınlar. Gunahlarının artması icin kendilerine sure veriyoruz. Onlara alcaltıcı bir azap var

[179] ALLAH inananları su icinde bulundugunuz durumda bırakacak degil. Iyiyi kotuden ayıracaktır. ALLAH size gelecegi bildirecek de degil. Fakat ALLAH elcilerinden diledigini secer. ALLAH'a ve elcilerine inanın. Inanıp erdemli davranırsanız size buyuk birodul var

[180] ALLAH'ın lutfundan kendilerine bagısladıgı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri icin hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri icin zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Dirilis Gunu boyunlarına dolanacak. Goklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır

[181] ALLAH fakir, biz ise zenginiz," diyenlerin sozunu ALLAH isitmekte. Soylediklerini ve haksız yere peygamberleri oldurmelerini kaydedecegiz ve "Yakıcı azabı tadın," diyecegiz

[182] Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur." Kuskusuz ALLAH kullara karsı zalim degildir

[183] Onlar, "Atesin yiyecegi bir kurban getirmedikce hicbir elciye inanmamamız konusunda ALLAH bizden soz aldı," diyorlar. De ki, "Benden once, apacık delillerle birlikte bu dediginizi de size getiren elciler geldi. Sozunuzun eriyseniz nicin onları oldurdunuz

[184] Seni yalanlarlarsa (sasma), senden once apacık deliller, Zeburlar (Tanrı sevgisini dile getiren ilahiler) ve aydınlatıcı kitap getiren elciler de yalanlanmıstı

[185] Herkes olumu tadacaktır. Dirilis gunu odulleriniz size eksiksiz olarak verilir. Kim atesten kurtarılıp cennete sokulursa, zafer kazanmıs olur. Dunya hayatı ancak aldatıcı bir zevkten ibarettir

[186] Paralarınızla, canlarınızla sınanacaksınız. Sizden once kendilerine kitap verilenlerden ve ortak kosanlardan cok hakaretler isiteceksiniz. Direnir ve erdemli bir hayat surerseniz buyuk is yapmıs olursunuz

[187] ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara acıklayacaksınız, gizlemiyeceksiniz," diye soz almıstı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kotu bir alıs veris

[188] Sanma ki verdikleriyle gururlanan ve yapmadıkları seylerden oturu ovulmeyi sevenler, evet sanma ki onlar azaptan kurtulacak. Onlara acıklı bir azap var

[189] Goklerin ve yerin egemenligi ALLAH'ındır. ALLAH herseye Kadirdir

[190] Goklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gunduzun birbirini izlemesinde akıl sahipleri icin ayetler var

[191] Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları uzerine yatarken ALLAH'ı anarlar. Goklerin ve yerin yapısı ve yaratılısı hakkında dusunurler: "Rabbimiz, sen bunları bos yere yaratmadın, sen yucesin, bizi ates azabından koru

[192] Rabbimiz, sen kimi atese sokarsan elbette onu rezil etmissindir. Zalimlere yardım eden olmaz

[193] Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana cagıran bir davetciyi isittik ve inandık. Rabbimiz, gunahlarımızı bagısla, kotuluklerimizi ort ve iyi kisiler olarak canımızı al

[194] Rabbimiz, elcilerin yoluyla bize soz verdigin seyi ver, dirilis gununde bizi rezil etme. Sen sozunden hic caymazsın

[195] Rab'leri onlara cevap verdi: "Ben, sizden hicbir calısanın yaptıgını odulsuz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz esitsiniz. Goc edenler, yurtlarından cıkarılanlar, yolumda iskence ve hakarete ugrayanlar, vurusanlar, oldurulenler... Onların kotuluklerini ortecegim ve onları iclerinde ırmaklar akan bahcelere yerlestirecegim. ALLAH'tan bir karsılık olarak... En guzel karsılık ALLAH'ın yanındadır

[196] Inkarcıların ulkelerdeki egemenligi seni aldatmasın

[197] Bu kısa sureli bir yararlanmadır, sonra cehennemi boylayacaklar; ne kotu bir durak

[198] Rab'lerini dinleyenler icin iclerinde ırmaklar akan cennetler var. ALLAH tarafından bir konut olarak orada ebedi kalacaklar. Iyiler icin ALLAH'ın yanında bulunanlar daha hayırlıdır

[199] Kitaplıların oyleleri var ki ALLAH'a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. ALLAH'a karsı derin saygıya sahiptirler. ALLAH'ın ayetlerini satmazlar. Onların odulleri Rab'lerinin yanındadır. ALLAH hesabı cabuk gorendir

[200] Inananlar! Basarmak icin, gucluklere karsı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin

Nisâ

Surah 4

[1] Insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da esini yaratan, ikisinden pek cok erkek ve kadın ureten Rabbinizi dinleyin. Adına birbirinizden isteklerde bulundugunuz ALLAH'a saygı gosterin; akrabalara da... ALLAH elbette sizi Gozetlemektedir

[2] Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla degismeyin. Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Bu buyuk bir adaletsizlik olur

[3] Yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gordugunuz kadınlarla ikiser, ucer, dorder evlenebilirsiniz. Onlara esit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlasmalarınızın hak sahibi olduklari ile yetinin. Sapmamanız icin en uygunu budur

[4] Kadınlara mehirlerini tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bagıslarlarsa onu gunul huzuruyla yiyebilirsiniz

[5] ALLAH'ın sizi gozetici kıldıgı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları (yetimleri) besleyin, giydirin ve onlarla guzel iletisim kurun

[6] Evlenme yasına eristiklerinde yetimleri sınayın. Onlarda olgunluk gorurseniz kendilerine mallarını verin. Onlar buyuyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin. Zengin, (malın korumasına gosterdigi cabanın ucretinden) vazgecsin. Fakir ise uygun bir miktarda harcasın. Mallarını kendilerine tanıklar huzurunda geri verin. Hesap gorucu olarak ALLAH yeter

[7] Ana babanın ve akrabaların bıraktıgından erkeklere bir pay vardır. Ana babanın ve akrabaların bıraktıgından kadınlara da bir pay vardır. Miras ister az olsun ister cok olsun (kadın) bir pay almalıdır

[8] Miras bolusumunde, akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa guzel sozler soyleyerek onlara da verin

[9] Geriye zayıf cocuklar bırakan ve onların durumlarından endise duyanlar dikkat etsinler! ALLAH'ı dusunsunler ve uygun kararlar versinler

[10] Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarını atesle doldurmus olurlar ve cehennemi boylayacaklar

[11] ALLAH size cocuklarınız hakkında ogutte bulunuyor. Erkek, kadının iki katı pay alır. Mirascılar sadece kadın olup iki kisiden fazla iseler terekenin ucte ikisi onlarındır. Cocuk sadece bir kadınsa terekenin yarısı onundur. Olen kisi ardında cocuk bırakmıssa, ana ve babasının her birisine altıda bir duser. Cocugu yok da kendisine sadece ana ve babası varis oluyorsa bu durumda annesine ucte bir pay duser. Kardesi varsa bu durumda annesine altıda bir duser. Tum bu paylasma oranları, olenin yaptıgı vasiyetten ve borcların odenmesinden sonra gelir. Analarınız, babalarınız ve cocuklarınızdan hangisinin size daha yararlı oldugunu bilemezsiniz. Bu ALLAH'ın yasasıdır. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[12] Cocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktıgı mirasın yarısı sizindir. Cocukları var ise, bıraktıklarının dortte biri sizindir. Bu pay, borclarının odenmesinden ve yaptıkları vasiyetteki payların dagıtılmasından sonradır. Cocuklarınız yoksa bıraktıgınızın dortte biri onlarındır. Cocuklarınız varsa, bıraktıgınızın sekizde biri onlarındır. Bu pay, borclarınızın odenmesinden ve yaptıgınız vasiyetteki payların dagıtılmasından sonradır. Miras bırakan erkegin veya kadının, cocugu ve esi olmayıp bir erkek veya bir kız kardesi var ise bu durumda herbirine altıda bir duser. Bundan fazla iseler, ucte biri paylasırlar. Bu paylasım vasiyetteki payların dagıtılmasından ve borcların odenmesinden sonra uygulanmalıdır ki kimseye zarar verilmesin. Bu, ALLAH'tan bir vasiyettir. ALLAH Bilir, Sefkatlidir

[13] Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elcisine uyanları icinden ırmaklar akan cennetlere yerlestirir. Orada surekli kalırlar. Bu, en buyuk basarıdır

[14] Kim ALLAH'a ve elcisine isyan eder ve yasalarını cignerse, onu icinde surekli kalacagı bir atese sokar. Onun icin alcaltıcı bir azap var

[15] Kadınlarınızdan fuhus yapanlara karsı icinizden dort tanık getirin. Tanıklık ederlerse, onları, olunceye veya ALLAH onlara bir yol acıncaya kadar evlerde tutun

[16] Sizden zina isleyen cifti cezalandırın. Tevbe edip duzelirlerse onlardan vazgecin. ALLAH yonelisleri kabul edendir, Rahim'dir

[17] Cahillik yuzunden bir kotuluk isleyen ve hemen ardından tovbe edenlerin tovbesinin kabulu ALLAH'a aittir. ALLAH tovbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[18] Surekli kotuluk isleyen ve kendilerini olum yakalayınca, "Ben artık tovbe ettim," diyenlerin tovbesi gecersizdir. Inkarcı olarak olenlerin de tovbesi gecersizdir. Onlar icin acıklı bir azap var

[19] Inananlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirascı olmanız sizin icin yasal degil. Kendilerine onceden vermis bulundugunuz malları onlardan geri almak icin onları sıkıstırmayın. Bir fuhus islemeleri hali istisna. Onlarla iyi gecinin. Onlardan hoslanmıyorsanız, olur ki hoslanmadıgınız bir seye ALLAH cok hayır koymustur

[20] Mevcut esinizi bırakıp bir baska esle evlenmek istiyorsanız, birincisine buyuk miktarda mal vermisseniz bile ondan hic bir seyi geri almayın. Sahtekarlık ve iftira ederek ve gunah isleyerek mi geri alacaksınız

[21] Bir zamanlar birbirinizin en yakın icli dıslı dostu olmanıza ve sizden saglam bir soz almalarına ragmen nasıl olur da onu geri alırsınız

[22] Babanızın evlenmis bulundugu kadınlarla artık evlenmeyin. Fakat gecmiste yaptıgınız bu tip evlilikleri de bozmayın. O davranıs buyuk bir gunahtır, igrenc ve kotu bir yoldur

[23] Size sunlar yasaklandı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardesleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardes kızları, kız kardes kızları, sizi emziren analarınız, sut bacılarınız, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdege girdiginiz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan uvey kızlarınız -eger onlarla gerdege girmemisseniz kızlarıyla evlenebilirsiniz-, oz ogullarınızın esleri ve iki kız kardesi bir arada almanız... Mevcut evlilikler bu yasanın dısındadır. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[24] Ayrıca yeminlerinizin/anlasmalarınızın hak sahibi oldukları haric, evli kadınlar... Bunlar, ALLAH'ın uzerinize farz kıldıgı yasalardır. Bunların dısındakiler, iffetli yasamanız, zina etmemeniz ve mehirleriyle istemeniz kosuluyla size helaldir. Onlardan hoslandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini odeyin. Bu farzı yerine getirirken mehri ayarlamak icin karsılıklı anlasmanızda bir sakınca yoktur. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[25] Sizden ozgur kadınlarla evlenmeye guc yetiremiyenler, inanmıs yeminlerinizin/anlasmalarınızın hak sahibi oldukları ile evlensinler. Inancınızı en iyi bilen ALLAH'tır. Birbirinize esitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun sekilde mehirlerini odeyerek onlarla nikahlanın. Iffetli yasasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla ozgurluklerine kavustuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine ozgur kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı. Bu, gunaha girmekten korkanlarınız icindir. Sabrederseniz sizin icin daha iyi. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[26] ALLAH size bunları acıklamak, sizden oncekilerin yoluna sizi iletmek ve kendisine yonelisinize (tovbenize) karsılık vermek ister. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[27] ALLAH sizin kendisine yonelisinize karsılık vermek ister; heva ve heveslerine uyanlar ise sizin busbutun sapıtmanızı ister

[28] ALLAH ise yukunuzu hafifletmek istiyor. Cunku insan zayıf yaratıldı

[29] Inananlar! Birbirinizin malını haksızlık ve hile ile yemeyin; karsılıklı rıza ile yapılan ticaret olursa baska. Birbirinizi oldurmeyin. ALLAH size Rahimdir

[30] Kim dusmanlık ve zulum ile bunu yaparsa onu atese gondeririz. Bu, ALLAH'a kolaydır

[31] Buyuk yasaklardan kacınırsanız gunahlarınızı orter ve sizi onurlu bir girisle kabul ederiz

[32] ALLAH'ın herbirinize bagısladıgı yeteneklere imrenmeyin. Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay var. ALLAH'tan size lutfunu bagıslamasını isteyin. ALLAH her seyi Bilir

[33] Ananın, babanın, akrabaların ve evlenme yoluyla size akraba olanların bıraktıklarından herbiriniz icin paylar ayırdık. Herbirine payını vermelisiniz. Elbette ALLAH her seye Tanıktır

[34] Erkekler kadınları gozetirler. Zira ALLAH herbirine farklı yetenekler ve ozellikler vermistir. Nitekim erkekler evin geciminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı'nın yasasına) boyun eger ve ALLAH'ın korumasını emrettigi (onur ve iffetlerini) tek baslarına bile olsalar korurlar. Iffetlerinden endise duydugunuz kadınlara ogut verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları cıkarın. Size itaat ederlerse onlara karsı bir yol aramayın. ALLAH Yucedir, Buyuktur

[35] Evli ciftin aralarının acılmasından endiseleniyorsanız, erkegin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem atamalısınız. (Karı ve koca) barısmayı isterlerse ALLAH ikisinin arasını bulur. ALLAH Bilir, Haber alır

[36] ALLAH'a kulluk edin O'na hicbirseyi ve kimseyi ortak kosmayın. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komsuya, uzak komsuya, yanınızdaki arkadasa, yolcuya ve yeminlerinizin/anlasmalarınızın hak sahibi olduklarına iyi davranın. ALLAH kendini begenmis kibirli kisileri sevmez

[37] Bunlar ustelik cimridirler ve halka cimriligi ogutlerler. ALLAH'ın kendi lutfundan onlara verdigini gizlerler. Inkarcılara acıklı bir azap hazırladık

[38] Bunlar, mallarını gosteris icin halka verir. ALLAH'a ve ahiret gunune inanmazlar. Kimin arkadası seytan olmussa cok kotu bir arkadasa sahip olmustur

[39] ALLAH'a ve ahiret gunune inansalardı ve ALLAH'ın kendilerine vermis oldugu rızıktan yardım olarak harcasalardı ne olurdu? ALLAH onları Bilir

[40] ALLAH bir atom agırlıgınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiligin karsılıgını kat kat verir ve kendi katından buyuk bir odul de verir

[41] Her ulusun uzerine bir tanık getirdigimizde, seni de bunların uzerine tanık olarak getirsek halleri nice olur

[42] Inkar edenler ve elciye karsı gelenler o gun yerle bir olmak isterler. ALLAH'tan hic bir soz gizleyemezler

[43] Inananlar! Sarhosken, ne dediginizi bilinceye kadar, yolcu olanlar haric cinsel iliskiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Hasta veya yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmisse, yahut kadınlarla cinsel iliskiye girmis olup da su bulamamıssanız, temiz ve kuru bir topraga dokunup yuzunuze ve ellerinize surerek teyemmum edin. ALLAH Affeder, Bagıslar

[44] Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin, sapıklıgı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini gormuyor musun

[45] ALLAH dusmanlarınızı daha iyi bilir. Dost ve sahip olarak ALLAH yeter, yardımcı olarak ALLAH yeter

[46] Yahudilerin bir kısmı kelimelerin anlamını degistirir ve "Isittik ancak kabul etmiyoruz," veya "Sozunuz sagır kulaga giriyor" veya dinle alay etmek icin dillerini egip bukerek, "Raina (cobanımız ol)," derler. Onlar, "Isittik ve itaat ettik," "Dinliyoruz" ve "Bizi gozet," deselerdi kendileri icin daha iyi ve daha dogru olurdu. Ne var ki ALLAH inkarlarından oturu onları lanetlemistir. Cokları inanmaz

[47] Kitaplılar! Bazı yuzleri cevirip surgune gondermeden ve Cumartesi Halkını lanetledigimiz gibi lanetlemeden once, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdigimize inanın. ALLAH'ın emri surekli uygulanmıstır

[48] ALLAH kendisine ortak kosulmasını bagıslamaz; bundan baskasını diledigine bagıslar. Kim ALLAH'a ortak kosarsa cok buyuk bir hakaret etmis olur

[49] Kendilerini temize cıkaranları gormuyor musun? Oysa ALLAH diledigini temize cıkarır. Onlara en ufak bir haksızlık yapılmaz

[50] Bak, nasıl da yalan yere ALLAH'a iftira ediyorlar. Buyuk bir hakaret olarak bu yeter

[51] Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri gormuyor musun? Putperestlige ve yanlıs doktrinlere inanıyorlar ve inkar edenler icin, "Bunlar, inananlardan daha dogru yoldadır," diyorlar

[52] Onlar ALLAH'ın lanetine ugradılar. ALLAH kimi lanetlerse onun icin bir yardımcı bulamazsın

[53] Yoksa onların yonetimde bir payı mı var? Oyle olsaydı insanlara bir cekirdek bile vermezlerdi

[54] Yoksa ALLAH'ın lutfundan insanlara verdigini mi cekemiyorlar? Oysa biz, Ibrahim ailesine kitap ve bilgelik verdik. Onlara buyuk bir otorite verdik

[55] Onlardan kimi ona inandı, kimi de ondan yuz cevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter

[56] Ayet ve mucizelerimizi inkar edenleri bir atese atacagız. Derileri yandıkca, azabı tadmaları icin baska derilerle yenileyecegiz. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[57] Inanıp erdemli davrananları ise icinden ırmaklar akan cennetlere (bahcelere) yerlestirecegiz; orada surekli kalırlar. Onlar icin orada tertemiz esler var. Onları serin golgelere sokacagız

[58] ALLAH emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hukmettiginiz zaman adaletle hukmetmenizi emreder. ALLAH size ne guzel ogut veriyor. ALLAH Isitendir, Gorendir

[59] Inananlar! ALLAH'a uyun, elcisine uyun; sizden gorev basında olanlara da. Her hangi bir konuda anlasmazlıga duserseniz onu ALLAH'a ve elcisine havale ediniz. ALLAH'a ve ahiret gunune inanıyorsanız... Bu, sizin icin daha iyi ve en guzel cozum yoludur

[60] Sana ve senden once indirilenlere inandıklarını iddia ettikleri halde azgınların ve despotların yasalarını uygulamak isteyenleri gormuyor musun? Oysa onu inkar etmekle emredilmislerdi; fakat seytan onları busbutun saptırmak istiyor

[61] Kendilerine, "ALLAH'ın indirdigine ve elcisine geliniz," dendiginde, o ikiyuzlulerin (munafıkların) senden alabildigine kactıklarını goruyorsun

[62] Islediklerinin sonucu olarak baslarına bir musibet gelse hemen sana gelerek, "Amacımız ancak iyilik yapmak ve uzlastırmaktı," diye ALLAH adına yemin ederler

[63] ALLAH onların kalplerindekini bilir. Onlardan yuz cevir, onları aydınlat, ve kisiliklerini etkileyecek guzel sozler soyle

[64] Biz her elciyi, ALLAH'ın izniyle kendisine itaat edilsin diye gonderdik. Onlar, kisiliklerine zulmettikleri zaman sana gelip ALLAH'tan gunahlarının bagıslanmasını dileselerdi ve elci de onlar icin bagıslanma dileseydi, elbette ALLAH'ı Affedici ve Rahim bulacaklardı

[65] Hayır, Rabbine andolsun, anlasmazlıklarında seni aralarında hakem kılmadıkca ve verdigin kararı, kalplerinde bir burukluk duymadan kabul etmedikce ve tam teslim olmadıkca inanmıs olmazlar

[66] Canınızı adayın" yahut "Yurtlarınızdan cıkın," diye emretmis olsaydık, pek azı haric bunu yapmazlardı. Kendilerine ogutleneni uygulasalardı onlar icin daha iyi ve daha saglam olurdu

[67] Kendilerine katımızdan buyuk bir odul verirdik

[68] Ve onları dogru bir yola iletirdik

[69] ALLAH'a ve elcisine uyanlar, ALLAH'ın kendilerine iyilikte bulundugu peygamberler, dogrulayıcılar, sehitler ve salihler ile beraberdirler. Onlar ne guzel arkadastır

[70] Bu lutuf ALLAH'tandır. Bilen olarak ALLAH yeter

[71] Inananlar! Tetikte durun. Boluk boluk ya da topluca harekete gecin

[72] Icinizde agır davrananlar var. Size bir musibet gelirse, "ALLAH bana iyilik etti de onlarla birlikte sehit dusmedim," der

[73] ALLAH'tan size bir lutuf erisirse sanki once aranızda hic bir dostluk yokmus gibi, "Keske ben de onlarla birlikte olsaydım da buyuk bir basarı kazansaydım," der

[74] Dunya hayatını ahirete degisenler ALLAH yolunda savassınlar. Kim ALLAH yolunda savasır, olur yahut yenerse, kendisine buyuk bir odul verecegiz

[75] Size ne oldu ki "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ulkeden kurtar, bize sahip cık, bize yardım et," diye feryad eden ezilmis erkekler, kadınlar ve cocuklara ragmen hala ALLAH yolunda savasmıyorsunuz

[76] Inananlar ALLAH yolunda savasırlar. Kafirler ise azgınların ve despotların yolunda savasırlar. Oyleyse seytanın dostlarıyla savasın; seytanın planı zayıftır

[77] Kendilerine, "Elinizi savastan cekin, namazı gozetin, zekatı verin," denilenlere dikkat etmedin mi? Kendilerine savasmaları emredildiginde, insanlardan ALLAH'tan korkar gibi, belki daha fazla korkmaya basladılar ve "Rabbimiz, neden bize savası yukledin, bizi yakın bir zamana kadar erteleyemez miydin!," dediler. De ki, "Bu dunyanın varlıgı azdır, erdemliler icin ahiret daha hayırlıdır; en ufak bir haksızlıga ugratılmayacaksınız

[78] Nerede olursanız olun, saglam kalelerde bile olsanız olum sizi yakalar. Baslarına iyi bir sey gelse, "Bu ALLAH tarafındandır," derler. Kendilerine bir kotuluk dokunsa, "Bu senin tarafındandır," derler. De ki, "Hepsi ALLAH tarafındandır." Bu topluma ne oluyor ki neredeyse hic bir soz anlamıyorlar

[79] Sana gelen her iyilik ALLAH'tan, sana gelen her kotuluk ise kendindendir. Seni insanlara elci olarak gonderdik. Tanık olarak ALLAH yeter

[80] Elciye uyan ALLAH'a uymus olur. Kim yuz cevirirse cevirsin; biz seni onların uzerine bekci gondermedik

[81] Tamam, itaat ediyoruz," derler. Ancak senin yanından cıktıklarında onlardan bir takımı, soylemis olduklarının tersini kuruyor. ALLAH onların planlayıp kurdukları seyleri kaydediyor. Onlara aldırma; ALLAH'a guven. Destekleyici olarak ALLAH yeter

[82] Kuran'ı incelemiyorlar mı? ALLAH'tan baskasının olsaydı onda bir cok celiski bulacaklardı

[83] Onlara guvenlik ve tehlikeyle ilgili bir soylenti ulassa onu yayarlar. Durumu elciye ve aralarındaki yetkililere iletselerdi uzmanları onu degerlendirirdi. Size ALLAH'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı pek azınız haric seytana uyacaktınız

[84] ALLAH yolunda savasmalısın. Sen ancak kendinden sorumlusun. Inananları da aynı seye ozendir ki ALLAH kafirlerin gucunu etkisiz hale getirsin. ALLAH'ın gucu daha siddetli, cezası daha cetindir

[85] Kim bir iyilige aracılık ederse kendisi icin ondan bir kredi var. Kim bir kotuluge aracılık ederse, kendisi icin ondan bir pay var. ALLAH herseyi kontrol eder

[86] Herhangi bir selam ile selamlandıgınız zaman daha guzeliyle veya aynen iade ederek selamı alın. Kuskusuz ALLAH herseyi hesaba katar

[87] ALLAH: O'ndan baska tanrı yoktur. Gerceklesmesi mutlak olan dirilis gununde sizleri biraraya toplayacaktır. ALLAH'tan daha dogru sozlu kim olabilir

[88] Size ne oluyor da ikiyuzluler hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Islediklerinden oturu ALLAH onları basasagı cevirdi. ALLAH'ın saptırdıgını siz mi dogru yola ulastırmak istiyorsunuz? ALLAH'ın saptırdıgı kimseye sen hic bir yol bulamazsın

[89] Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla bir olasınız. ALLAH yolunda harekete gecinceye kadar onlardan kimseyi dost edinmeyin. Size karsı donerlerse onları yakalayın, onları buldugunuz yerde oldurun. Onları ne dost ne de yardımcı edinmeyin

[90] Ancak aranızda anlasma bulunan bir topluluga katılan, yahut sizinle veya kendi halkıyla savasmaktan dolayı goguslerinde sıkıntı duyarak size gelenler haric... ALLAH dileseydi onları basınıza musallat eder ve onlar da sizinle savasırdı. Sizi yalnız bırakır, sizinle savasmaz ve size barıs onerirlerse ALLAH sizin onlara saldırmanıza izin vermez

[91] Hem sizinle hem kendi toplumlarıyla guven icinde durmak isteyen bir baska grup bulacaksın. Ne zaman kargasalıga cagrılsalar icine dalarlar. Sizi yalnız bırakmaz, barıs yapmak istemez ve ellerini sizden cekmezlerse karsılastıgınız yerde onları oldurebilirsiniz. Boylelerine karsı size apacık yetki verdik

[92] Inanmıs bir kisi, kaza hali haric inanmıs birisini olduremez. Kim bir inananı kazara oldurmusse inanmıs bir koleyi salmalı ve olenin ailesine diyet odemeli. Ancak diyetten vazgecip sadaka olarak kabul ederlerse baska. Oldurulen, sizinle savas halinde olan bir topluluga mensup bir inanan ise, o zaman inanan bir koleyi salmalısınız. Ancak, maktul aranızda anlasma olan bir topluluktan ise ailesine diyet vermeli ve inanmıs bir koleyi salmalısınız. Kim (gerekli parayı veya salacagı bir kole) bulamıyorsa, ALLAH tarafından tevbesinin kabul edilmesi icin iki ay aralıksız oruc tutmalıdır. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[93] Kim inanmıs birisini kasden oldururse yeri, surekli kalacagı cehennemdir. ALLAH kendisine gazap ve lanet etmistir. Ve onun icin buyuk bir azap hazırlamıstır

[94] Inananlar, ALLAH yolunda carpısmaga cıktıgınız zaman dikkatli olun. Size barıs onerene, dunya hayatının gecici yararını gozeterek "Sen inanmıyorsun," demeyin. Cunku ALLAH'ın yanında cok ganimetler var. Daha onceleri siz de onlar gibiydiniz; fakat ALLAH size lutfetti. Oyleyse iyice arastırıp emin olun. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır

[95] Gecerli ozre sahip olmaksızın yerlerinde oturanlar ile mallarıyla canlarıyla ALLAH yolunda savasım verenler bir olmaz. ALLAH mallarıyla, canlarıyla savasım verenleri derece bakımından oturanlardan ustun kıldı. ALLAH hepsine guzellikler soz veriyor. Bununla birlikte, ALLAH savasım verenleri oturanlar uzerine daha buyuk bir odulle ustun kıldı

[96] Kendi katından derecelerle, bagıslama ve rahmet ile... ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[97] Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: "Ne halde idiniz," derler. "Bizler yeryuzunde ezilmis kimselerdik," diye cevap verirler. "ALLAH'ın yeri genis degil miydi ki oralara goc edeydiniz," derler. Onların yeri cehennem. O ne kotu bir donus noktası

[98] Ancak, hic bir cıkıs yoluna gucu yetmeyen ve goc etmeye yol bulamayan erkek, kadın ve cocuk ezilmisler haric

[99] Boylelerinin ALLAH tarafından affedilmesi umulur. ALLAH Affedicidir, Bagıslayandır

[100] Kim ALLAH yolunda goc ederse yeryuzunde barınacak cok yer ve bolluk bulur. Kim ALLAH'a ve elcisine goc etmek icin evinden cıkar ve sonra kendisini olum yakalarsa, odulunu vermek ALLAH'a duser. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[101] Yeryuzunde savas icin yolculuga cıktıgınız zaman inkarcıların size saldırmasından korkuyorsanız namazı kısaltmanızda bir sakınca yok. Kuskusuz inkarcılar sizin acık dusmanınızdır

[102] Sen iclerinde olup onlara namaz kıldırdıgın zaman, onlardan bir grup sizi korumak icin yanınızda bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsın. Namaza duranlar secdeye vardıklarında arkanızda bulunsunlar. Sonra namaz kılmamıs olan grup gelsin ve seninle birlikte namaza dursunlar, (namazı bitirmis olan grup ise) silahlarını alıp nobet tutsunlar. Inkarcılar, silahlarınız ve esyanız hakkında dikkatsiz davranmanızı ve boylece sizi ani bir baskınla bozguna ugratmayı umarlar. Yagmur ve hastalık gibi ozurlerden oturu silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok. Ancak alarmda olun. ALLAH kafirlere alcaltıcı bir azap hazırlıyor

[103] Namazı bitirdiginiz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın. Guvene kavustugunuzda namazı gozetiniz. Namaz, inananlar uzerine belirli vakitlerde farz kılınmıstır

[104] O toplulugu izlemekte gevseklik gostermeyin. Siz acı cekiyorsanız onlar da sizin gibi acı cekiyor. Fakat siz, onların ALLAH'tan ummadıgını umuyorsunuz. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[105] Halkın arasında ALLAH'ın sana gosterdigi gibi yargı veresin diye Biz sana gercegi iceren kitabı indirdik. Hainlerden yana olma

[106] ALLAH'tan bagıslanma dile. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[107] Kendi ozlerine hainlik edenleri savunma; ALLAH ihanet edenleri ve gunah isleyenleri sevmez

[108] Halktan gizlerler de ALLAH'ı umursamazlar. Oysa O'nun hoslanmadıgı dusunceleri kurarlarken O onlarla beraberdir. ALLAH onların tum yaptıklarını Kusatır

[109] Iste sizler bu tur kisileri dunya hayatında savunuyorsunuz. Peki, dirilis gununde ALLAH'a karsı kim onları savunacak? Ya da kim onlara avukat olacak

[110] Kim bir kotuluk isler veya ozune zulmeder de sonra ALLAH'tan bagıslanma dilerse ALLAH'ı Bagıslayıcı ve Rahim bulur

[111] Kim bir gunah kazanırsa kendisine karsı kazanmıs olur. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[112] Kim bir hata yahut bir gunah isler de sonra onu bir sucsuzun uzerine atarsa suphesiz buyuk bir iftira ve apacık bir gunah yuklenmis olur

[113] ALLAH'ın sana lutfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni nerdeyse saptıracaktı. Onlar, yalnız kendilerini saptırır; sana hicbir zarar veremezler. ALLAH sana kitap ve bilgeligi indirdi ve sana bilmedigin seyleri ogretti. ALLAH'ın sana olan lutfu buyuktur

[114] Onların gizli gorusmelerinin cogunda hayır yoktur; sadakayı, iyiligi veya halkın arasını duzeltmeyi savunmaları baska. Kim ALLAH'ın rızasını arayarak bunları yaparsa ona buyuk bir odul verecegiz

[115] Dogru yol kendisine belli olduktan sonra kim elciye karsı gelir ve inananların yolundan farklı bir yol edinirse, sectigi yone kendisini yoneltir ve onu cehenneme atarız. Ne kotu bir donus noktasıdır orası

[116] ALLAH kendisine ortak kosulmasını (olunceye kadar surdugu taktirde) affetmez; bunun asagısındaki gunahları ise diledigi kisiye affeder. Kim ALLAH'a ortak kosarsa tamamen sapıtmıs olur

[117] O'ndan ayrı olarak tanrıcalara taparlar. Aslında inatcı seytandan baskasına tapmıyorlar

[118] ALLAH kendisine lanet etmis ve o da, "Elbette senin kullarından belli bir pay alacagım," demisti

[119] Onları saptıracagım, onları kuruntularla oyalayacagım, hayvanların kulaklarını yarmalarını (boylece etlerini haram etmelerini) emeredecegim, ALLAH'ın yaratıklarını degistirmelerini emredecegim." Kim ALLAH yerine seytanı dost ve egemen edinirse apacık bir kayba ugramıstır

[120] Onlara soz verir, umit verir. Gercekte, seytanın onlara verdigi soz kandırmadan baska bir sey degil

[121] Varacakları nokta cehennemdir; ondan kacamazlar

[122] Inanıp erdemli isler yapanları, iclerinde ırmaklar akan cennetlere yerlestirecegiz; orada ebedi kalacaklar. ALLAH'ın sozu gercektir. ALLAH'tan daha dogru sozlu kim olabilir

[123] Bu, ne sizin kuruntularınız ne de kitap halkının kuruntularıra goredir: Kim bir kotuluk islerse karsılıgını bulur ve ALLAH'tan baska bir Sahip ve Yardımcı bulamaz

[124] Erkek veya kadın, her kim inanarak erdemli bir hayat surerse cennete girer ve en ufak bir haksızlık gormez

[125] ALLAH'a teslim olarak iyilik yapan ve Ibrahim'in tektanrıcı dinine uyandan daha guzel bir dine kim sahip olabilir? ALLAH Ibrahimi arkadas edindi

[126] Yerde ve goktekilerin hepsi ALLAH'ındır. ALLAH her seyi Kusatır

[127] Sana kadınlar hakkında soruyorlar. De ki, "ALLAH bu Kitap yoluyla kadınlar hakkında sizi aydınlatıyor. Yasal hakları olan mallarını vermeyip kendileriyle evlenmek istediginiz kadınların yetimleri ve zavallı cocukları hakkında Kitapta size okunan ayetler yetimlere adaletli davranmanızı emretmektedir. Yaptıgınız her iyiligi ALLAH Biliyor

[128] Bir kadın kocasının huysuzlugundan, yahut kendisinden yuz cevirmesinden endise ediyorsa uzlasmayla tekrar aralarını duzeltmeleri daha uygun. Uzlasma daha iyidir. Kisi bencil ve kıskanc davranmaga egilimlidir. Iyilik yapar ve erdemli davranırsanız, elbette ALLAH yaptıklarınızı haber alır

[129] Ne kadar isteseniz de kadınlara esit davranamazsınız. Oyleyse tamamen birine yonelip de digerini askıdaymıs gibi bırakmayın. Bu durumu duzeltip erdemli olursanız ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[130] Ciftler birbirlerinden ayrılırlarsa, ALLAH her birisini bol nimetiyle yoksulluktan kurtarır. ALLAH Comerttir, Bilgedir

[131] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Sizden once kendilerine kitap verilenlere de size de, "ALLAH'ı sayıp dinleyin," diye ogutledik. Inkar ederseniz, bilesiniz ki goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kuskusuz ALLAH kimseye muhtac degildir, ovguye layıktır

[132] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Koruyucu olarak ALLAH yeter

[133] Insanlar! O dilerse sizi ortadan kaldırıp baskalarını getirir. ALLAH'ın gucu buna yeter

[134] Her kim dunya nimetini isterse, bilsin ki hem dunya hem ahiret nimeti ALLAH'ın yanındadır. ALLAH Isitendir, Gorendir

[135] Inananlar! Kendiniz, ananınz, babanız ve yakınlarınız aleyhinde dahi olsa ALLAH icin tanıklık ederek adaleti gozetin. Ister zengin, ister fakir olsun, ALLAH her iki gruba da bakar. Oyleyse, kisisel cıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın. Gercegi carpıtırsanız veya tanıklık etmekten cekinirseniz, bilesiniz ki ALLAH yaptıklarınızı haber alır

[136] Inananlar! ALLAH'a, elcisine, elcisine indirdigi kitaba ve daha onceden indirdigi kitaplara inanın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elcilerini ve ahiret gununu inkar ederse busbutun sapıtmıs olur

[137] Inanıp sonra inkar eden, tekrar inanıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol gostermeyecek

[138] Ikiyuzlulere acıklı bir azabı mujdele

[139] Onlar ki inananlardan ayrı inkarcılarla isbirligi yapar. Onların yanında onur mu arıyorlar? Oysa, onur tumuyle ALLAH'a aittir

[140] Size kitapta bildirmistir ki: ALLAH'ın ayetlerinin inkar edilip alaya alındıgını isittiginiz zaman, onlar baska bir soze dalıncaya kadar onlarla birlikte oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. ALLAH butun ikiyuzluleri ve inkarcıları cehennemde toplayacak

[141] Onlar sizi gozetleyip dururlar. ALLAH'tan size bir zafer geldiginde, "Biz sizinle birlikte degil miydik," derler. Kazanma sırası inkarcılara gelirse bu sefer, "Biz size destek olarak sizi inananlardan korumadık mı," derler. Dirilis gunu, ALLAH aranızda hukum verecektir. ALLAH inkarcılara, inananlar uzerine egemen olma fırsatını vermeyecek

[142] Ikiyuzluler ALLAH'ı aldattıklarını zanneder. Halbuki O, onları (boylece) aldanmıs bırakır. Onlar namaza kalktıklarında usene usene kalkar. Cunku insanlara gosteris yaparlar ve ALLAH'ı pek az anarlar

[143] Arada bocalayıp dururlar; ne bunlara ne de onlara katılırlar. ALLAH'ın sasırttıgına bir yol bulamazsın

[144] Inananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmeyin. ALLAH'a, size karsı kullanacagı bir delil mi vermek istiyorsunuz

[145] Ikiyuzluler atesin en asagı katındadır. Onlara yardım edecek kimse bulamazsın

[146] Ancak tevbe eden, durumunu duzelten, ALLAH'a sarılan ve dinlerini sadece ALLAH'a ait kılanlar baska... Bunlar, inananlarla birliktedir. ALLAH inananlara daha sonra buyuk bir odul verecek

[147] Sizler inanır ve sukrederseniz ALLAH sizi neden cezalandırsın ki? ALLAH Sukredendir, Bilendir

[148] ALLAH kotu dil kullanılmasını sevmez. Zulme ugrayanlar baska. ALLAH Isitendir, Bilendir

[149] Bir iyiligi acıga vurur veya gizlerseniz, yahut bir kotulugu affederseniz, ALLAH Affedendir, Gucludur

[150] ALLAH'a ve elcisine karsı cıkanlar, ALLAH ile elcilerinin arasını ayırmak isteyenler, "Bir kısmına inanıp bir kısmını inkar ederiz," diyenler ve bu ikisi arasında bir yol edinmek isteyenler

[151] Iste bunlar gercek inkarcılardır. Inkarcılar icin acıklı bir azap hazırlıyoruz

[152] ALLAH'a ve elcilerine inanan ve onların hicbiri arasında ayırım yapmayanların da odullerini ileride verecek. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[153] Kitap halkı, senin kendilerine gokten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bunun daha buyugunu istemis ve, "Bize ALLAH'ı fiziksel olarak goster," demislerdi. Boyle sınırı asmalarından oturu onları yıldırım carptı. Kendilerine apacık deliller gelmesine ragmen buzagıya taptılar. Onları yine affettik. Musa'ya da apacık bir yetki verdik

[154] Kendilerinden soz alırken Sina Dagını uzerlerine kaldırdık. Onlara, "Kapıdan alcak gonullu olarak girin," dedik. Onlara, "Cumartesi yasagını cignemeyin," dedik; onlardan saglam bir soz aldık

[155] Sozlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere oldurmelerinden ve "Sabit fikirliyiz," demelerinden oturu, evet inkarlarından oturu ALLAH onların anlayıslarını muhurledi. Bunun icin pek azı inanırlar

[156] Inkarlarından ve Meryem hakkında buyuk bir yalan uydurmalarından oturu

[157] Ve ALLAH'ın elcisi "Meryem oglu Isa Mesih'i oldurduk," demelerinden oturu... Oysa onu oldurmediler ve onu asmadılar; fakat oyle yaptıklarını sandılar. Tum mezhepler bu konuda kusku icindedir. Onların bu konuda bir bilgisi yok; sadece zanna uyuyorlar. Kesin olarak onu oldurmediler

[158] Tersine, ALLAH onu kendisine yukseltti; ALLAH Ustundur, Bilgedir

[159] Kendilerine kitap verilenlerden her biri olumunden once ona inanmak zorunda idi. Dirilis Gunu ise o onlara karsı tanık olacaktır

[160] Yahudilerin isledikleri zulumlerden ve bir cok kisiyi ALLAH yolundan cevirmelerinden dolayı kendilerine daha once helal kılınmıs temiz nimetleri yasakladık

[161] Menedildikleri halde tefecilik yapmalarından ve halkın parasını haksızlıkla yemelerinden oturu... Onların inkarcılarına acıklı bir azap hazırladık

[162] Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve inananlar, sana indirilene ve senden once indirilen(ler)e inanır. Namazı gozetir, zekatı verir, ALLAH'a ve ahiret gunune inanırlar; bunlara buyuk bir odul verecegiz

[163] Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettigimiz gibi sana da vahyettik. Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakub'a ve soyuna, Isa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, ve Suleyman'a da vahyetmis, Davud'a da Zebur vermistik

[164] Sana onceden anlattıgımız elcilere ve anlatmadıgımız elcilere de... Ve ALLAH Musa ile de kelimelerle konusmustu

[165] Mujdeler ve uyarılar getiren elciler... Ki tum bu elcilerden sonra insanların ALLAH'a karsı bir bahaneleri kalmasın. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[166] Fakat ALLAH, sana indirdigine tanıklık eder. Onu kendi bilgisiyle indirdi. Melekler de buna tanıklık eder. Tanık olarak ALLAH yeter

[167] Inkar edenler ve ALLAH'ın yolundan alıkoyanlar tamamıyla sapıtmıslardır

[168] Inkar edip zulmedenleri ALLAH ne bagıslayacak, ne de onlara bir yol gosterecektir

[169] Yalnız cehennemin yolu haric. Orada surekli kalacaklar. Bu, ALLAH'a pek kolaydır

[170] Insanlar! Elci Rabbinizden gercegi getirmistir. Kendi yararınız icin inanmalısınız. Inkar ederseniz, bilin ki goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[171] Kitaplılar! Dininizde sınırı asmayın. ALLAH hakkında yalnız gercegi soyleyin. Meryem oglu Isa Mesih, sadece ALLAH'ın elcisi ve Meryem'e gonderdigi kelimesi ve O'ndan gelen bir candır. ALLAH'a ve elcilerine inanın. "Uctur," demeyin. Kendi yararınız icin buna son verin. Biricik tanrı yalnız ALLAH'tır. O, cocuk sahibi olmaktan yucedir. Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Vekil olarak ALLAH yeter

[172] Ne Mesih, ne de yakın melekler ALLAH'ın kulu olmayı kucukluk saymaz. Kim O'na kullugu kucuk gorur de buyukluk taslarsa, bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacak

[173] Inanıp erdemli davrananların odullerini eksiksiz odeyecek ve lutfundan onlara daha fazla verecektir. Kucumseyip kibirlenenleri ise acıklı bir azapla cezalandıracak. Kendilerine ALLAH'tan baska ne bir sahip ve ne de bir yardımcı bulamıyacaklardır

[174] Insanlar! Rabbinizden size bir kanıt geldi ve uzerinize apacık bir ısık indirdik

[175] ALLAH'a inanıp O'na sarılanları ise kendi rahmetine ve lutfuna kabul edecek, onları dosdogru bir yola sokarak kendisine yoneltecektir

[176] Sana danısıyorlar. De ki: "ALLAH size essiz ve cocuksuz olan kisinin mirası hakkında su hukmu acıklıyor: Olen erkegin cocugu olmayıp bir kız kardesi varsa, bıraktıgı mirasın yarısı kız kardesinindir. Fakat, (olen kisi) cocugu olmayan kız kardesse, erkek kız kardesinin mirasının tamamını alır. Varisler iki kız kardes ise, bırakılanın ucte ikisi onlarındır. Kardesler, erkeklerden ve kadınlardan olusuyorsa, erkege kadının iki katı kadar pay verilir." Sasırmamanız icin ALLAH size boylece acıklıyor. ALLAH her seyi Bilendir

Mâide

Surah 5

[1] Inananlar, anlasmalarınızı uygulayın. Size okunacak olanların dısındaki hayvanlar size helal kılındı. Yalnız ihramda iken avlanmayı helal saymamak kosuluyla... ALLAH diledigi hukmu verir

[2] Inananlar! Ne ALLAH'ın koydugu dinsel torenlere, ne kutsal aya, ne kurbana, ne onları isaretleyen celenklere ve ne de Rab'lerinin lutuf ve rızasını aramak icin Kutsal Ev'e dogru yola cıkanlara saygısızlık etmeyin. Ihramdan cıktıgınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Kutsal Mescid'den ceviren bir topluluga olan kininizden dolayı provakasyona gelip saldırganlasmayın. Iyilik ve erdemlilikte yardımlasın. Kotuluk ve dusmanlıkta yardımlasmayın. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezası cetindir

[3] Les, kan, domuzun eti ve ALLAH'tan baskasına adananlar size haram kılındı. Canları cıkmadan kesmeniz haric, bogulmus, vurulmus, dusmus, boynuzlanmıs ve canavar tarafından yenmis hayvanlar, kutsallastırılmıs taslar uzerinde bogazlanarak fal oklarıyladagıtılanlar, evet bunlar kotudur. Bugun size dininizi olgunlastırdım, size nimetimi tamamladım ve size din olarak islam'ı begendim. Kim aclıktan dolayı zorda kalırsa, gunaha istekle yonelmeden yerse ona gunah yoktur. Cunku ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[4] Kendilerine neyin helal oldugunu sana soruyorlar. De ki, "Size temiz yiyecekler helal edilmistir. ALLAH'ın size ogrettiginden ogreterek yetistirdiginiz kopek ve sahin gibi avcı hayvanların sizin icin yakaladıklarını da yiyin ve uzerlerinde ALLAH'ın ismini anın." ALLAH'ı dinleyin. ALLAH hesabı cabuk gorur

[5] Bugun size iyi ve temiz seyler helal kılındı. Kitap halkının yiyecegi size helaldir. Sizin de yiyecekleriniz onlara helaldir. Mehirlerini odemeniz, zina etmeyip namuslu davranmanız ve gizli dost tutmamanız kosuluyla, inananlardan iffetli kadınlarla ve sizden once kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlarla evlenmeniz size helaldir. Kim inanmayı kabul etmezse tum yaptıkları bosa cıkmıstır ve o, ahirette de kaybedenlerdendir

[6] Inananlar! Namaza kalktıgınız zaman: (1) Yuzunuzu yıkayın, (2) ellerinizi dirseklere kadar yıkayın, (3) basınızı sıvazlayın, (4) ve ayaklarınızı da topuklara kadar (sıvazlayın/yıkayın). Cinsel iliskide bulunmussanız yıkanınız. Hasta veya yolcu iseniz, yahut tuvaletten gelmis, yahut kadınlarla cinsel iliskide bulunmus ve su bulamamıssanız, temiz bir topraga yonelip yuzunuzu ve kollarınızı onunla sıvazlayın. ALLAH size gucluk cıkarmak istemez. Ancak sizi temizlemek ve uzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Olur ki sukredersiniz

[7] ALLAH'ın uzerinizdeki nimetini ve O'nunla yaptıgınız sozlesmeyi hatırlayın: "Isittik ve itaat ettik," demistiniz. ALLAH'ı dinleyin; ALLAH icinizde olanları biliyor

[8] Inananlar! ALLAH icin adaleti gozeterek tanıklık edin. Bir topluluga olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli davranmak daha erdemlidir. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH yaptıklarınızı haber alır

[9] ALLAH, inanıp iyi isler yapanlara bir bagıslanma ve buyuk bir odulu soz verdi

[10] Inkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem halkıdır

[11] Inananlar! ALLAH'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaga yeltenmisti de onların ellerini sizden cekmisti. ALLAH'ı dinleyin. Inananlar ALLAH'a guvensin

[12] ALLAH, Israil ogullarından soz almıstı ve iclerinden on iki baskan gondermistik. ALLAH demisti ki: "Namazı gozetirseniz, zekatı verirseniz, elcilerime inanıp onlara saygılı olursanız ve (erdemli bir yasam surmek suretiyle) ALLAH'a guzel bir borc verirseniz sizinle beraberim. Gunahlarınızı orter, iclerinden ırmaklar akan bahcelerde agırlarım. Artık sizden kim bundan sonra inkar ederse dogru yolu sapıtmıs olur

[13] Sozlerini bozdukları icin onları lanetledik, kalplerini katılastırdık. Sozlerin anlamını baglamından kaydırırlar. Uyarıldıkları seylerin bir kısmını unuttular. Onların cogundan surekli ihanet goreceksin. Onları affet ve aldırma. ALLAH guzel davrananları sever

[14] Biz Hristiyanız," diyenlerden de soz almıstık. Ancak onlar da uyarıldıkları seylerin bir kısmını unuttu. Bu yuzden dirilis gunune kadar aralarına dusmanlık ve kin saldık. Yaptıkları her seyi ALLAH onlara bildirecek

[15] Kitap halkı, kitabın gizlediginiz bir cok bolumunu acıga cıkaran ve bir cogunu da yuzunuze vurmayan elcimiz geldi size. ALLAH'tan bir ısık ve apacık bir kitap da geldi size

[16] Onunla ALLAH, rızasını gozetenleri barıs ve huzur yollarına ulastırır, izniyle onları karanlıklardan aydınlıga cıkararak onları dosdogru yola iletir

[17] ALLAH Meryem oglu Mesih'tir," diyenler elbette kafir olmuslardır. De ki: "ALLAH Meryem oglu Mesih'i, annesini ve hatta yeryuzundekilerin tumunu helak etmek isterse, kim buna engel olabilir?" Goklerin, yerin ve arasındakilerin egemenligi ALLAH'a aittir. Diledigini yaratır. ALLAH herseye Gucu Yetendir

[18] Yahudiler ve Hristiyanlar, "Biz ALLAH'ın cocukları ve sevgilileriyiz," dediler. "Oyleyse gunahlarınızdan oturu neden sizi cezalandırıyor? Siz sadece O'nun yarattıgı insanlardansınız," de. Dileyeni/diledigini de bagıslar, dileyeni/diledigini de cezalandırır. Goklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin egemenligi ALLAH'a ait olup donus de O'nadır

[19] Kitap halkı! Elciler arasındaki bir bosluk doneminden sonra size elcimiz gelmis bulunuyor ve size gercekleri anlatıyor ki "Bize bir mujdeleyici ve uyarıcı gelmedi," demeyesiniz. ALLAH her seye Gucu Yetendir

[20] Musa, halkına soyle demisti: "Ey halkım, ALLAH'ın uzerinizdeki nimetini hatırlayın: aranızdan peygamberler cıkardı, sizi ozgur kimseler kıldı ve toplumların hicbirine vermedigini size verdi

[21] Halkım! ALLAH'ın size ayırdıgı kutsal topraga girin. Geri donmeyin, yoksa kaybedersiniz

[22] Dediler ki: "Musa, orada zorba bir topluluk var. Onlar oradan cıkmadıkca biz asla oraya girmeyiz. Cıkarlarsa gireriz

[23] Korku duyanların arasında, ALLAH'ın kendisine nimet verdigi iki kisi, "Ustlerine kapıdan yuruyun. Kapıdan girerseniz kesinlikle siz yeneceksiniz. Inanıyorsanız ALLAH'a guvenin," dedi

[24] Musa, onlar orada oldukca biz oraya asla girmeyiz. Sen ve Rabbin gidip savasın; biz burda oturuyoruz," dediler

[25] O da bunun uzerine: "Rabbim, ben ancak kendime ve kardesime soz gecirebiliyorum. Bizimle yoldan cıkmıs bu toplulugun arasını ayır," dedi

[26] Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıstır; yeryuzunde saskın saskın dolasacaklar. Yoldan cıkmıs bir topluluk icin uzme kendini

[27] Onlara Adem'in iki oglunun olayını dogru anlat. Birer kurban adamıslardı da, birisinden kabul edilmis, digerinden edilmemisti. "Seni oldurecegim!," dedi. "ALLAH ancak erdemli olanlardan kabul eder," dedi

[28] Beni oldurmek icin elini bana uzatırsan, seni oldurmek icin ben elimi sana uzatmayacagım. Ben, tum yaratıkların sahibi ALLAH'tan korkarım

[29] Gunahımı gunahınla birlikte yuklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler boyle cezalandırılır

[30] Egosu onu, kardesini oldurmeye kıskırttı. Onu oldurdu ve boylece kaybetti

[31] ALLAH kardesinin cesedini nasıl gomecegini gostermek icin yeri eseleyen bir karga gonderdi. "Yazık bana; kardesimin cesedini gomme konusunda bu karga kadar bile olamadım," diyerek pisman oldu

[32] Bunun icin Israil ogullarına sunu yazdık: Kim, cinayet islememis veya yeryuzunde bozgunculuk yapmamıs bir kisiyi oldururse tum insanları oldurmus gibidir. Kim de o canı yasatırsa, butun insanları yasatmıs gibi olur. Elcilerimiz onlara apacık delillerle geldiler. Buna ragmen onların cogu hemen sonra yeryuzunde azgınlık yapmaya basladılar

[33] ALLAH ve elcisi ile savasan ve yeryuzunde bozgunculuk icin ugrasanların cezası: Oldurulmeleri veya asılmaları, veya el ve ayaklarının caprazlama kesilmesi, veya yerlerinden surulmeleridir. Bu, dunyada gorecekleri bir asagılanma. Ahirette ise buyuk bir ceza var

[34] Kendilerini yakalamadan once tevbe edenler baska. Bilesiniz ki ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[35] Inananlar ALLAH'ı dinleyin, O'na ulasmak icin yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki basarasınız

[36] Inkarcılar, yeryuzundekilerin hepsine ve bir o kadarına da sahip olsalardı ve onları dirilis gununun azabından kurtulmak icin fidye verselerdi kendilerinden kabul edilmezdi. Onlara acıklı bir azap var

[37] Atesten cıkmak isterler; ama cıkamazlar. Onlar surekli bir cezaya mahkum olmuslardır

[38] Erkek hırsızın ve kadın hırsızın ellerini, yaptıklarına karsılık kesin. Bu ALLAH'ın ongordugu bir caydırma yontemidir. ALLAH Gucludur, Bilgedir

[39] Kim yaptıgı bu haksızlıktan sonra tevbe ederek duzelirse, ALLAH yonelisini kabul eder. ALLAH kuskusuz Bagıslayandır, Rahimdir

[40] Goklerin ve yerin egemenliginin ALLAH'a ait oldugunu bilmez misin? Diledigine azap eder, diledigini bagıslar. ALLAH her seye Gucu Yetendir

[41] Agızlarıyla "Inandık," dedikleri halde kalpleriyle inanmıyanların inkarcılıktaki gayretleri seni uzmesin. Yahudilerin bir grubu var ki yalana kulak veriyor, seninle hic karsılasmamıs bir toplulugu dinliyor. Kelimelerin anlamını kaydırıp. "Size bu verilirse alın, bu verilmezse sakının," diyorlar. ALLAH birini sasırtmak isterse ALLAH'a karsı kimse ona yardım edemez. Iste onlar, ALLAH'ın kalplerini temizlemeyi dilemedigi kisiler. Onlar icin dunyada asagılanma, ve ahirette de buyuk bir azap var

[42] Yalana kulak veriyor, yasadısı yoldan yiyorlar. Sana gelirlerse, ister aralarında hukum ver, istersen yuz cevir. Onlardan yuz cevirdigin taktirde sana hic bir zarar veremezler. Hukum verirsen, aralarında adaletle hukum ver. ALLAH adaletli olanları sever

[43] Icinde ALLAH'ın hukmu bulunan Tevrat yanlarında dururken nasıl olur da ondan yuz cevirip de seni hakem yapıyorlar? Onlar aslında inanmıyor

[44] Icinde hidayet ve ısık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. musluman peygamberler onunla Yahudiler arasında hukum veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de ALLAH'ın kitabından emredildikleri seylerle hukum verirler ve onun uzerine tanık olurlardı. Halkıululamayın, beni ululayın ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. ALLAH'ın indirdigi ile hukum vermeyenler inkarcıdır

[45] Orada onlara: Cana can, goze goz, buruna burun, kulaga kulak, dise dis ve yaralara odesmeyi emrettik. Kim bu hakkından vazgecerse gunahlarını orter. ALLAH'ın indirdigi ile hukum vermeyenler zalimdir

[46] Onların ardından, onceki Tevrat'ı dogrulayıcı olarak Meryem oglu Isa'yı gonderdik. Ona, icinde hidayet ve ısık bulunan, onceki Tevratı dogrulayan ve erdemliler icin bir kılavuz ve ogut olan Incil'i verdik

[47] Incil halkı ALLAH'ın onda indirdigiyle hukum versin. Kim ALLAH'ın indirdigi ile hukum vermezse iste onlar yoldan cıkanlardır

[48] Kendinden onceki kitapları dogrulayan, onların yerine gecen bu kitabı, gercekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. ALLAH'ın sana indirdigiyle aralarında hukum ver. Sana gelen gercekleri bırakıp onların hevesine uyma. Her biriniz icin bir yasa ve yontem belirledik. ALLAH dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak, size verdikleriyle sizleri sınıyor. Iyilikte yarısın. Hepinizin donusu ALLAH'adır. Ayrılıga dustugunuz konuları size bildirecek

[49] Aralarında ALLAH'ın indirdigi ile hukum vermelisin. Onların keyfine uyma. ALLAH'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni sasırtmasınlar. Yuz cevirirlerse, demek ki ALLAH bazı gunahları yuzunden onları cezalandırmak istiyor. Gercekten insanların cogu yoldan cıkmıstır

[50] Yoksa cahillik donemindeki yasaları mı arıyorlar? Bilgiye dayanan kesin inanc sahipleri icin ALLAH'tan daha guzel yasa koyucu olabilir mi

[51] Inananlar, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onlarla dost olursa onlardan sayılır. ALLAH zalim toplumu dogru yola iletmez

[52] Kalplerinde hastalık bulunanların, "Basımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz," diyerek onların arasında dolanıp durduklarını goreceksin. Olur ki ALLAH, zaferi veya kendi tarafından bir emri getirir de, iclerinde gizledikleri dusuncelerinden dolayı pisman olurlar

[53] O zaman inananlar, "Sizinle beraber olduklarına butun gucleriyle ALLAH adına yemin edenler bunlar mı," diyecek. Cabaları bosa cıkmıs ve zarar etmislerdir

[54] Inananlar, kim dininden donerse sunu bilsin: ALLAH sevdigi bir toplumu getirir; onlar da O'nu sever. Inananlara karsı alcak gonullu, kafirlere karsı guclu ve pektirler. ALLAH yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından cekinmezler. Bu, ALLAH'ın lutfudur; onu diledigine verir. ALLAH Comerttir, Bilendir

[55] Gercek dostlarınız, ALLAH, elcisi ve namazı gozetip alcak gonullu olarak zekatı veren muminlerdir

[56] Kim ALLAH'ı, elcisini ve inananları dost edinirse bilsin ki ALLAH'ın partisi ustun gelecek

[57] Inananlar, sizden onceki kitap halkı ve inkarcılar arasında dininizi alay ve eglence konusu yapanları dost edinmeyin. Inanmıs iseniz ALLAH'ı dinlemelisiniz

[58] Namaza cagırdıgınızda onunla alay edip eglendiler. Dusunmeyen bir topluluktur onlar

[59] De: "Kitaplılar! ALLAH'a, bize indirilene ve onceki indirilenlere inandık diye mi yoldan cıkmıs olan cogunlugunuzla bize karsı nefret besliyorsunuz

[60] De: "ALLAH katında bundan daha kotu bir durumu size bildireyim mi? ALLAH kime lanet ve gazap ederek maymunlar, domuzlar, putperestler haline sokmussa, iste o kimseler yer bakımından daha kotu ve dogru yoldan en cok sapmıs olanlardır

[61] Size geldiklerinde, "Inandık," dediler. Oysa yanınıza inkarlarıyla girip inkarlarıyla cıkmıslardı. Onların gizlediklerini ALLAH daha iyi biliyor

[62] Onların cogunu gunahta, dusmanlıkta ve haram yemekte kosusurken gorursun. Yaptıkları ne kotu

[63] Hahamları ve din adamları onları bu gunah sozleri soylemekten, haram yemekten menetmeli degil miydi? Isledikleri ne fena

[64] Yahudiler "ALLAH'ın eli baglı," dedi. Aslında elleri baglı olanlar kendileri. Halbuki O'nun iki eli de acık olup diledigi gibi harcamakta. Rabbinden sana indirilenler cogunun azgınlıgını ve inkarını arttıracak. Dirilis Gunune kadar aralarına dusmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savas icin ates yaksalar ALLAH onu sondurmustur. Yeryuzunde bozgunculuk yapmak icin dolasırlar. ALLAH ise bozguncuları sevmez

[65] Kitap halkı inanıp erdemli davransa gunahlarını orterek onları bol nimetli bahcelere yerlestirirdik

[66] Tevrat'ı, Incil'i ve kendilerine indirilenleri uygulasalardı onları bastan ayaga nimetlere bogardık. Iclerinde ılımlı bir toplum varsa da cogu kotuluk islemekte

[67] Elci, Rabbinden sana indirileni duyur. Bunu yapmazsan O'nun elciligini duyurmamıs olursun. ALLAH seni halktan koruyacak. ALLAH inkarcıları dogru yola iletmez

[68] De, "Kitaplılar! Tevrat'ı, Incil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkca hic bir dayanagınız olmaz." Rabbinden sana indirilenler, onların cogunun azgınlık ve inkarını arttırır. Inkarcı toplum icin kendini uzme

[69] Inananlar, Yahudiler, diger dinlerden olanlar ve Hıristiyanlardan kim () ALLAH'a ve () ahiret gunune inanır ve () erdemli bir yasam surerse onlar icin bir korku yoktur ve onlar uzulmeyecekler de

[70] Israil ogullarından soz almıs, onlara elciler gondermistik. Her ne zaman hoslarına gitmeyen bir seyle onlara bir elci gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da oldurduler

[71] Test edilmeyeceklerini sandılar, korlesip sagırlastılar. Sonra ALLAH yonelislerini kabul etti; fakat buna ragmen cogu yine korlesip sagırlastı. ALLAH Yaptıklarını gormekte

[72] ALLAH, Meryem oglu Mesih'tir," diyenler elbette inkar etmistir. Oysa Mesih, "Israil ogulları! benim de sizin de Rabbiniz olan ALLAH'a kul olun," demisti. Kim ALLAH'a ortak kosarsa ALLAH ona cenneti yasaklar, yeri de ates olur. Zalimler icin yardımcıda bulunmaz

[73] ALLAH, ucun ucuncusudur," diyenler inkar etmistir. Oysa bir tek Tanrı'dan baska tanrı yok. Bu sozlerine son vermezlerse, inkarcılarına acıklı bir azap dokunacak

[74] Hala ALLAH'a yonelip ondan bagıslanma dilemiyecekler mi? ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[75] Meryem oglu Mesih elciden baska bir sey degildi. Ondan once de nice elciler gelip gecmisti. Annesi de dogru sozluydu. Her ikisi de yemek yerdi. Ayetlerimizi onlara nasıl acıkladıgımıza dikkat et de buna ragmen nasıl da yuz cevirmekte olduklarını gor

[76] De, "ALLAH'tan baska, size zarar ve yarar veremiyenlere mi tapıyorsunuz? ALLAH Isitir, Bilir

[77] De, "Kitaplılar, dininiz konusunda gercegin otesine gitmeyin. Daha once sapan, cok kimseyi de saptıran, boylece dogru yolu kaybeden bir toplulugun heveslerini izlemeyin

[78] Israil ogullarının inkarcıları, hem Davud'un hem Meryem oglu Isa'nın diliyle lanetlenmisti. Zira onlar isyan edip sınır tanımıyorlardı

[79] Yaptıkları kotulukler konusunda birbirlerini uyarmıyorlardı. Yaptıkları ne kotu idi

[80] Coklarının inkarcılarla dost oldugunu gorursun. Nefislerinin kendileri icin gonderdigi sey ne kotu. ALLAH onlara gazap etmistir; azapta surekli kalacaklar

[81] ALLAH'a, peygambere ve ona indirilene inansalardı, onları dost edinmezlerdi. Ne var ki, cogu yoldan cıkmıs bulunuyor

[82] Insanların arasında inananların en azılı dusmanı olarak Yahudileri ve musrikleri bulacaksın. Inananlara sevgice en yakınları da "Biz Hristiyanız," diyenleri bulursun. Cunku onlar arasında buyukluk taslamayan papazlar ve rahipler var

[83] Elciye inenleri isittiklerinde, gercegi tanımalarından oturu gozlerinin yasla dolup tastıgını gorursun. Derler ki, "Rabbimiz, inandık, bizi tanıklardan say

[84] Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umdugumuz halde neden ALLAH'a ve bize ulasan gerceklere inanmıyalım

[85] Bu sozlerinden oturu ALLAH onlara, iclerinde ırmaklar akan ve surekli kalacakları cennetler verdi. Iyi davrananların karsılıgı budur

[86] Inkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkı

[87] Inananlar, ALLAH'ın size helal yaptıgı iyi seyleri haram etmeyin. Sınırı asmayın. ALLAH sınırı asanları sevmez

[88] ALLAH'ın size rızık olarak verdiklerini, helal ve temiz olarak yeyin. Inandıgınız ALLAH'ı dinleyin

[89] ALLAH rastgele ettiginiz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak bile bile ettiklerinizden sizi sorumlu tutar. Yemininizi bozarsanız cezası, ailenize genellikle yedirdiginiz yemeklerden on yoksulu doyurmak veya giydirmek veya bir koleyi salmaktır. Kim bulamazsa uc gun oruc tutmalı. Bu, bile bile ettiginiz yeminlerinizin cezası. Yeminlerinizi tutun. ALLAH guzel karsılık veresiniz diye ayetlerini boyle acıklıyor

[90] Inananlar, sarhos edici maddeler, kumar, kutsal tas ve turbeler, sans oyunları seytan isi birer pisliktir. Bunlardan sakının ki kurtulasınız

[91] Seytan, sarhos edicilerle, kumarla aranıza dusmanlık ve kin sokmak, sizi ALLAH'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeciyorsunuz degil mi

[92] ALLAH'a uyun, elciye uyun, dikkatli olun. Yuz cevirirseniz bilesiniz ki elcimize dusen gorev, acıkca bildirmektir

[93] Inanıp erdemli isler yapanlar, emirlere uyarak inanıp erdemli davrandıkları, gunahlardan sakınıp inandıkları ve yine sakınıp iyilik yaptıkları surece yediklerinden oturu kendilerine bir gunah yoktur. ALLAH iyi davrananları sever

[94] Inananlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulasacagı avlarla ALLAH sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları ALLAH ayırsın. Kim bundan sonra sınırı asarsa onun icin acıklı bir azap var

[95] Inananlar, ihramdayken (Haj icin kutsal bolgedeyken) av hayvanı oldurmeyin. Sizden kim kasden onu oldururse cezası, aranızdan iki adaletli kisinin kararlastıracagı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kabeye gondermesidir. Yahut ceza olarak, yoksulları doyurması ya da buna denk oruc tutması gerekir. Boylece yaptıgının vebalini tatmıs olsun. Gecmistekileri ALLAH affetti. Kim bunu tekrarlarsa ALLAH ondan oc alır. ALLAH Ustundur, Oc alandır

[96] Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara gecimlik olmak uzere... Ihramlı bulundugunuz surece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacagınız ALLAH'ı dinleyin

[97] ALLAH, kutsal ev Kabeyi, kutsal ayları, adakları ve onları isaretleyen celenkleri, insanlar icin guvenlik unsuru yaptı. Bilesiniz ki ALLAH goklerde ve yerde olanları biliyor. ALLAH her seyi Bilir

[98] Bilin ki ALLAH'ın cezası cetindir. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[99] Elciye dusen gorev sadece duyurmak. ALLAH ise acıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir

[100] De: "Kotu ile iyi bir olmaz; kotunun coklugu ilgini cekse bile... Akıl sahipleri, basarmak istiyorsanız (azınlıga dusme pahasına da olsa) ALLAH'ı dinleyin

[101] Inananlar, acıklandıgı vakit hosunuza gitmeyecek seyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ısıgında sorarsanız size acık olurlar. ALLAH ozellikle onlardan soz etmedi. ALLAH Bagıslayandır, Yumusaktır

[102] Sizden once bir topluluk o tip soruları sordu da, o sorularından dolayı inkarcı oldular

[103] Belli bir erkek ve disi kombinezonuyla yavrulayanların, yemin sonucu salıverilenlerin, arka arkaya iki erkek doguranların ve on kez dol veren erkek develerin haram edilisini ALLAH onaylamıyor; inkarcılar ALLAH'a iftira ediyor. Cogu akletmez onların

[104] Kendilerine, "ALLAH'ın indirdigine ve elciye gelin," denildiginde, "Atalarımızı uzerinde buldugumuz yol bize yeter!," derler. Ataları, bir sey bilmeyen ve dogru yolu bulamayan kimseler olsa da mı

[105] Inananlar, siz kendinize bakın. Dogru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin donusu ALLAH'adır. Yaptıklarınızı size haber verecek

[106] Inananlar, birinize olum yaklasınca, vasiyet anında aranızdan iki adil sahit tanık bulunsun. Yolculuk anında size olum gelirse, sizden olmayan iki kisi... Kuskulanıyorsanız, namazdan sonra tanıkları alıkoyup ALLAH adıyla: "Akraba dahi olsa tanıklıgımızı hic bir degerle degistirmeyecegiz, ALLAH'ın tanıklıgını gizlemiyecegiz. Aksi taktirde, gunahkarlardan oluruz," diye yemin ettirin

[107] Tanıkların taraflı oldugu anlasılırsa, onceki tanıkların haksızlıgına ugrayan taraftan iki tanık onların yerine gecer ve ALLAH adına soyle yemin ederler: "Tanıklıgımız diger ikisinin tanıklıgından daha dogrudur. Biz sapmayacagız; yoksa zalim oluruz

[108] Bu uygulama, tanıklıgı geregi gibi yapmalarını ve yemin ettikten sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarını saglamak icindir. ALLAH'ı sayın ve dinleyin. ALLAH yoldan iyice cıkmıs toplulugu dogru yola iletmez

[109] ALLAH elcileri topladıgı gun: "Size ne cevap verildi," der. "Bir bilgimiz yok. Gizemleri sen bilirsin," derler

[110] ALLAH diyecek ki: Ey Meryem oglu Isa, sana ve annene bagısladıgım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemistim; boylece besikteyken de yetiskin iken de halkla konusuyordun. Sana kitabı, bilgeligi, Tevratı ve Incili ogretmistim. Iznimle balcıktan kus heykeli yaratıyordun ve ona ufleyince de iznimle kus oluveriyordu. Koru ve cuzzamlıyı iznimle iyilestiriyordun. Yine benim iznimle oluleri diriltiyordun. Israil ogullarına apacık kanıtlar goturmene ragmen, iclerindeki inkarcılar, "Bu apacık bir buyuden baska bir sey degil," demislerdi de seni onlardan kurtarmıstım

[111] Havarilere (ogrencilere), "Bana ve elcime inanın," diye vahyettigimde; "Inandık, bizim musluman (teslim) olusumuza tanık ol," demislerdi

[112] Havariler, "Meryem oglu Isa, Rabbin bize gokten bir ziyafet cekebilir mi," demislerdi. "Inanıyorsanız ALLAH'a saygı gosterin," demisti

[113] Istiyoruz ki ondan yiyelim, kalbimiz yatıssın, senin bize dogru soyledigini bilelim ve ona tanık olalım

[114] Meryem oglu Isa: "Tanrımız, Rabbimiz, bize gokten bir ziyafet indir de hepimiz ve herbirimiz icin bir bayram ve Sen'den bir delil olsun. Bizi rızıklandır. Sen en iyi rızık verensin," dedi

[115] ALLAH, "Onu size indirecegim," dedi, "Kim artık bundan sonra inkar ederse, onu, hic kimseye vermedigim bir azapla cezalandıracagım

[116] ALLAH soyle diyecek: "Ey Meryem oglu Isa, sen mi halka, ' ALLAH tan baska beni ve annemi de tanrı edinin' dedin?" (Isa) soyle cevap verecek: "Sen yucesin, hakkım olmayan bir seyi soylemek bana yakısmaz. Zaten boyle bir sey soylemis olsaydım sen bilirdin. Sen benim dusuncemi bilirsin; ancak ben senin dusunceni bilmem. Sen tum gizemleri biliyorsun

[117] Ben onlara 'Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a kulluk edin' diye bana emrettiginden baskasını demedim. Aralarında bulundugum surece onlara tanıktım. Canımı aldıktan sonra ise sen onların uzerine gozetleyici oldun. Sen her seye Tanıksın

[118] Onları cezalandırırsan, onlar senin yaratıklarındır. Onları bagıslarsan, kuskusuz sen Ustunsun, Bilgesin

[119] ALLAH ilan edecek: "Bu, dogrulara dogruluklarının yarar sagladıgı gundur." Onlar icin iclerinden ırmaklar akan ve orada surekli kalacakları cennetler (bahceler) var. ALLAH onlardan, onlar da O'ndan hosnut olmustur. Buyuk basarı iste bu

[120] Goklerin, yerin ve aralarındaki her seyin egemenligi ALLAH'a aittir. O'nun gucu herseye yeter

En'âm

Surah 6

[1] Ovgu, gokleri ve yeri yaratan, karanlıgı ve ısıgı vareden ALLAH'a yarasır. Buna ragmen, inkarcılar Rab'lerini baskalarıyla denk tutuyor

[2] O ki sizi balcıktan yarattı ve sonra yasam suresi belirledi. Belirlenmis sure O'nun katındadır. Siz ise hala kusku duyuyorsunuz

[3] O, goklerde ve yerde olan ALLAH. Sizin gizlinizi acıgınızı bilir, kazandıklarınızı da bilir

[4] Onlara Rab'lerinin ayetlerinden (delil ve mucizelerinden) hangi bir ayet gelmisse ondan yuz cevirmislerdir

[5] Kendilerine gercek gelince onu yalanladılar. Alay ettikleri seyin haberleri yakında kendilerine gelecek

[6] Kendilerinden once nice nesilleri yok ettigimizi gormuyorlar mı? Sizi yerlestirmedigimiz bir bicimde onları yeryuzune yerlestirmistik. Onları nimetlere bogmus, ulkelerini ırmaklarla donatmıstık. Fakat gunahlarından oturu onları yok ettik ve onlardan sonra baska nesiller yetistirdik

[7] Sana kagıt uzerine yazılı bir kitap indirseydik ve elleriyle dokunsalardı bile, inkarcılar, "Bu ancak apacık bir buyudur," diyeceklerdi

[8] Ona bir melek indirilmeli degil miydi!," diyorlar. Bir melek indirseydik, is bitirilmis olurdu. Onlara zaman da verilmezdi

[9] Onu bir melek yapsaydık, onu bir adam biciminde gonderir ve mevcut kuskuları icinde bırakırdık

[10] Senden onceki elciler de eglence konusu yapılmıstı. Ne var ki, alay edenleri eglendikleri gercek kusatıverdi

[11] De: "Yeryuzunu dolasın da yalanlayıcıların sonu nasıl olmus bir bakın

[12] De: "Goklerde ve yerde olanlar kimin?" "ALLAH'ın," de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kusku olmayan Dirilis Gunu sizi toplayacak. Kisiliklerini yitirenler inanmıyanlardır

[13] Geceleyinde gunduzunde barınan her sey O'nundur. O Isitendir, Bilendir

[14] Gokleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat beslenmeyen ALLAH'tan baska sahip mi edineyim," de. "Ben, herkesten once teslim olmakla emrolundum," de. Ortak kosmayın

[15] Rabbime isyan ettigim taktirde buyuk gunun azabından korkarım," de

[16] O gun kimden azap cevrilirse (Tanrı) ona rahmet etmistir. En buyuk zafer budur

[17] ALLAH sana bir zarar dokundurmussa O'ndan baskası onu gideremez. Sana bir iyilikte bulunmussa O her seye Kadirdir

[18] O, kullarına tam anlamıyla egemendir. O Bilgedir, Haber Alandır

[19] Sor: "Kimin tanıklıgı buyuktur?" De ki: "Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. Sizi ve ulastıgı herkesi uyarmak icin bana bu Kuran verildi. ALLAH'tan baska tanrı olduguna mı tanıklık ediyorsunuz?" "Ben boyle tanıklık etmem," de ve ardından sunu da soyle: "O bir tek tanrı, ben sizin ortak kostugunuz seyden uzagım

[20] Kendilerine kitap verdiklerimiz, cocuklarını tanır gibi bunu tanır. Kisiliklerini yitirenler inanmıyanlardır

[21] ALLAH'a iftira eden veya ayetlerini inkar edenden daha zalim kim olabilir? Zalimler basarıya ulasamaz

[22] Hepsini topladıgımız gun ortak kosanlara, "Nerede iddia etmekte oldugunuz ortaklarınız

[23] Onların tek savunması su olacak: "Rabbimiz ALLAH'a andolsun ki biz ortak kosmadık

[24] Kendilerine karsı nasıl yalan soylediklerine dikkat et. Uydurdukları seyler kendilerini nasıl da terketti

[25] Onların bir kısmı seni dinler. Fakat, kalpleri uzerine anlamalarına engel olacak ortuler, kulaklarına da agırlık koyarız. Her bir mucizeyi gorseler de ona inanmazlar. Bundan oturu sana geldiklerinde seninle tartısır ve inkarcılar, "Bu ancak bir efsanedir," der

[26] Kendileri uzaklastıkları gibi baskasını da ondan menediyorlar. Boylece farkında olmadan kendilerini mahfediyorlar

[27] Atesin basında durduruldukları vakit onların "Keske geri dondurulseydik de Rabbimizin ayetlerini (vahiy ve mucizelerini) inkar etmeseydik ve inananlardan olsaydık," dediklerini bir gorsen

[28] Daha once gizledikleri ortaya cıktıgı icin (bu itirafı yapıyorlar). Geri dondurulselerdi, yine menedildikleri seye donerlerdi. Yalan soyluyorlar

[29] Bizim icin sadece dunya hayatı vardır, diriltilecek degiliz," diyorlardı

[30] Rablerinin huzurunda durdurulmus halde onları bir gorsen! "Bu dogru degil mi," diyecek. "Evet, Rabbimize and olsun dogru," diyecekler. "Inkar etmenizden oturu azabı tadın," diyecek

[31] Kaybedenler, ALLAH ile karsılasmayı yalanlayanlardır. O an (dunyanın sonu) kendilerini ansızın yakalayınca, gunah yuklerini sırtlarında tasıyarak, "Oradaki hayatımızı bosa harcamamızdan oturu vay halimize," diyecekler. Yuklendikleri sey ne de kotu

[32] Dunya hayatı ancak bir oyun ve eglence. Erdemliler icin ahiret yurdu daha hayırlı. Dusunmez misiniz

[33] Soyledikleri seylerin seni uzdugunu biliyoruz. O zalimler seni degil ALLAH'ın ayetlerini reddediyor

[34] Senden onceki elcileri de yalancılıkla sucladılar. Yalanlanmalara karsı direndiler. Zaferimiz ulasıncaya dek sıkıntı cektiler. ALLAH'ın sistemi degismeyecek. Nitekim elcilerin tarihi sana ulasmıs bulunuyor

[35] Yuz cevirmeleri sana agır geldiyse, bilesin ki, yerin icine bir delik acmaya ya da goge merdiven dayamaya gucun yetse de bir mucize ortaya koysan yine kar etmez.. ALLAH dileseydi onları dogru yola toplardı. Oyleyse cahillerden olma

[36] Ancak dinleyenler yonelir. Oluleri ALLAH diriltir, sonra da hersey O'na dondurulur

[37] Ona Rabbinden bir ayet (mucize) inmeli degil miydi!," diyorlar. De ki: "ALLAH istedigi an bir ayet indirebilir; fakat cogu bunu bilmez

[38] Kanatlarıyla ucan kuslar dahil yeryuzundeki tum yaratıklar sizin gibi birer toplum. Biz kitapta hicbir seyi eksik bırakmadık. Sonra onlar (tum yaratıklar) Rab'lerinin huzuruna toplanacak

[39] Ayetlerimizi yalan diyenler karanlıklar icinde bulunan birer sagır ve dilsizdirler. ALLAH kimi dilerse saptırır, kimi de dilerse dogru yola koyar

[40] De: "Dogruysanız soyleyin bakalım, size ALLAH'ın azabı, yahut Saat (dunyanın sonu) gelse, ALLAH'tan baskasına mı yalvarırsınız

[41] Dogrusu, yalnız O'na yalvarırsınız. Dilerse yalvardıgınız konudaki probleminizi giderir, siz de ortak kostuklarınızı unutursunuz

[42] Senden onceki toplumlara da elciler gonderdik. Yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntılarla sınadık

[43] Hic olmazsa baslarına musibetimiz geldiginde yalvarsalardı! Fakat kalpleri katılastı ve seytan islerini kendilerine suslu gosterdi

[44] Kendilerine iletilen mesajı unuttuklarında kendilerine her seyin kapısını ardına kadar actık. Kendilerine verilenlerle sımarınca onları ansızın yakaladık ve boylece saskın ve umutsuz kaldılar

[45] Zulmeden toplulugun ardı boyle kesilir. Ovgu, evrenlerin Rabbi ALLAH'a yarasır

[46] De: "Bir dusunun, ALLAH sizin isitme ve gorme duyunuzu alıp belleginizi kapasa, ALLAH'tan baska hangi tanrı onları size geri verebilir?" Ayetleri nasıl acıkladıgımıza ve buna ragmen nasıl da yuz cevirdiklerine dikkat et

[47] De: "ALLAH'ın azabı size ansızın veya duyurudan sonra gelse... Zalim toplumdan baskası mı yok edilir

[48] Biz elcileri, ancak mujdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gonderiyoruz. Kim inanıp kendini duzeltirse, onlara bir korku yok, onlar uzulmeyecekler de

[49] Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan cıktıklarından oturu onlara azap dokunacak

[50] De: "ALLAH'ın hazineleri benim yanımda demiyorum size. Gizlilikleri de bilmiyorum. Size, bir melek oldugumu da soylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum." Sunu da soyle: "Kor ile goren bir mi

[51] Rab'lerinin huzuruna cıkacaklarının heyecanıyla dolanları onunla (Kuran'la) uyar: O'ndan baska bir sahipleri ve sefaatcıları (aracıları) yok. Belki korunurlar

[52] Sabah aksam Rab'lerine yalvarıp sadece O'nun hosnutlugunu arzulayanları kovma. Onların hesabından sen sorumlu degilsin. Senin hesabından da onlar sorumlu degil. Onları kovarsan zalim olursun

[53] Birbirinizle boylece sınadık ki "ALLAH'ın aramızdan secip nimetlendirdigi kisiler bunlar mı," desinler. ALLAH guzel karsılık verenleri daha iyi bilmiyor mu

[54] Ayetlerimize inananlar sana gelince, "Size selam olsun. Rabbiniz merhametli davranmayı prensip edindi. Bunun icin, her kim bilmeyerek isledigi bir kotulukten sonra tevbe ederek kendini duzeltirse, bilsin ki O Bagıslayandır, Rahimdir

[55] Sucluların yolunun besbelli olması icin ayetleri boyle acıklarız

[56] De: "ALLAH'ın dısında cagırdıklarınıza tapmaktan menedildim." De: "Sizin keyfinize uymayacagım. Aksi taktirde sapar ve dogru yolu bulamam

[57] De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız. Ona meydan okuyarak istediginiz seyi getirmek benim elimde degil. Hukum, ancak ve ancak ALLAH'ın. Gercegi anlatıyor. O, en iyi ayırandır

[58] De: "Sizin acele istediginiz seye sahip olsaydım aramızda is biterdi. ALLAH zalimleri iyi biliyor

[59] Gizliliklerin anahtarı onun elinde. O'ndan baskası onları bilmez. Karada ve denizde ne varsa onları bilir. Bilgisi dısında bir yaprak bile dusmez. Yerin karanlıgında bir tane, yas veya kuru hicbir sey yok ki apacık bir kitapta kayıtlı olmasın

[60] O'dur, geceleyin sizi olduren, gunduzun ne islediginizi bilen, belli yasam suresi dolsun diye gunduzleyin sizi dirilten... Sonra donusunuz O'nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir

[61] O, kulları uzerinde egemendir ve uzerinize koruyucu melekler gonderir. Sizden birine olum geldigi zaman elcilerimiz onun canını hic vakit gecirmeden alırlar

[62] Sonra gercek Mevlaları olan ALLAH'a dondurulurler. Bilesiniz ki yargı O'nundur ve O, en hızlı hesap gorendir

[63] De ki: "Gizli ve acık olarak 'Bizi bundan kurtarsan sukredenlerden olacagız.' diye O'na yalvardıgınızda sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarabilir

[64] De ki: "Ondan ve butun sıkıntılardan sizi ALLAH kurtarıyor. Buna ragmen siz yine ortak kosuyorsunuz

[65] De ki: "Ustunuzden veya ayaklarınızın altından size bir azap gondermege, yahut sizleri mezheplere bolup birbirinizin kotulugunu tattırmaga O'nun gucu yeter." Bak, anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl da acıklıyoruz

[66] Gercek olmasına ragmen senin halkın bunu yalanladı. De ki: "Ben uzerinizde gozetici degilim

[67] Her bir haberin gerceklesecegi bir zaman vardır. Ileride bilecekler

[68] Ayet ve mucizelerimizle alay edenleri gordugun vakit, baska bir soze dalıncaya kadar onlardan yuz cevir. Seytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra boyle zalim kimselerle birlikte oturma

[69] Erdemliler boylelerin hesabından sorumlu tutulmaz. Fakat, olur ki dinlerler diye hatırlatmak iyi olur

[70] Dinlerini oyun eglenceye alanları ve dunya hayatına aldananları bırak. Sen bununla (Kuran'la) hatırlat ki, bir kisi kazandıgının felaketli sonucunu cekmesin. Onun ALLAH'tan baska bir Sahibi ve Sefaatcisi yoktur. Her turlu fidyeyi verse bile kendisinden kabul edilmez. Bunlar, kazandıklarından dolayı felaketli sonuca ugrayanlarlardır; inkarları yuzunden kaynar sudan bir ickiyi ve acı verici bir azabı hakketmislerdir

[71] De ki: "ALLAH'tan baska, bize yarar ve zarar veremiyenlere mi yalvaralım? ALLAH bizi dogru yola ulastırdıktan sonra okcelerimiz uzerinde gerisin geriye mi donelim? Seytanların ayartıp yeryuzunde sasırttıgı ve arkadaslarının, 'Gel, bizimle birlikte dogru yola gel' diye cagırdıkları saskın bir kimse gibi mi olalım?" De ki: "Gercek yol gosterme ALLAH'ın yol gostermesidir. Evrenlerin Rabbine teslim olmakla emredildik

[72] Namazı gozetmeli ve O'nu sayıp dinlemelisiniz. Huzurunda toplanacagınız O'dur

[73] O'dur gokleri ve yeri yaratan. "Ol," dedigi gun hemen oluverir. Sozu mutlak dogrudur. Boruya ufuruldugu gun egemenlik tumuyle O'nundur. Gizliyi ve acıgı Bilendir. Bilgedir, herseyden Haberdardır

[74] Ibrahim, babası Azer'e soyle demisti: "Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tumuyle apacık bir sapıklık icinde goruyorum

[75] Kesin bir inanca sahip olması icin, Ibrahim'e goklerin ve yerin yonetimini soylece gosterdik

[76] Uzerine gece basınca bir gezegen gordu, "Budur benim Rabbim!," dedi. Batınca, "Ben batanları sevmem," dedi

[77] Ay'ı dogarken gorunce, "Budur benim Rabbim!," dedi. Batınca da, "Rabbim bana dogru yolu gostermezse sapıtanlardan olurum," dedi

[78] Gunesi dogarken gorunce, "Budur benim Rabbim. Bu, daha buyuk!," dedi. O da batınca: "Ey halkım, ben sizin ortak kostugunuz seylerden uzagım," dedi

[79] Ben yuzumu tumuyle, gokleri ve yeri yaratana cevirdim ve ben ortak kosanlardan degilim

[80] Halkı onunla tartıstı. "Beni dogruya ulastırmıs iken benimle hala ALLAH hakkında mı tartısıyorsunuz? Sizin ortak kostuklarınızdan korkmam, meger Rabbim bir sey dilerse... Rabbim, bilgice her seyi kusatmıstır. Ogut almıyor musunuz

[81] ALLAH'ın kendileri hakkında size hic bir delil vermediklerini O'na ortak kosmaktan korkmuyorsunuz da ben nasıl olur da sizin ortak kostuklarınızdan korkarım? Hangi taraf guvenligi daha cok hakketmektedir? Bir bilseniz

[82] Inananlar ve imanlarını bir zulumle bulastırmayanlar guvenligi hakketmislerdir ve onlar dogruyu bulmuslardır

[83] Bunlar, halkına karsı kullanması icin Ibrahim'e verdigimiz tartısma yontemidir. Diledigimizi derecelerle yukseltiriz. Rabbin Bilgedir, Bilendir

[84] Ona Ishak'ı ve Yakub'u bagısladık. Her birisine yol gosterdik. Daha once de Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Suleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol gosterdik. Guzel davrananları iste boyle odullendiririz

[85] Zekeriyya, Yahya, Isa ve Ilyas'a da... Hepsi de iyilerden idi

[86] Ismail, El-Yasa', Yunus ve Lut'a da... Hepsini halklara ustun kıldık

[87] Atalarından, soylarından, kardeslerinden bir cogunu secip dogru yola ilettik

[88] ALLAH'ın hidayeti boyledir. Kullarından diledigini ve/veya dileyeni ona ulastırır. Ortak kossalardı yaptıkları bosa cıkardı

[89] Iste onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eger su halk, bunları inkar ederse, biz onları inkar etmeyecek bir toplumu yerlerine geciririz

[90] Bunlar, ALLAH'ın dogru yola ulastırdıklarıdır. Onların yoluna uy. De ki: "Ben buna karsılık sizden bir ucret istemiyorum. Bu, sadece tum halklara bir mesajdır

[91] ALLAH hic bir insana bir sey indirmez," demekle ALLAH'ı geregi gibi degerlendirmediler. De ki: "Halka bir hidayet ve ısık olarak Musa'nın getirdigi kitabı kim indirdi -ki gostermek icin onu kagıtlara yazdıgınız halde cogunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmedigi seyleri onun yoluyla ogrendiniz-?" "ALLAH" de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar

[92] Bu, kendisinden oncekileri dogrulayan kutlu bir kitap olup ulkelerin anasını ve etrafındakileri uyarman icin indirilmistir. Ahirete inananlar ona inanırlar ve onlar namazlarına da devam ederler

[93] ALLAH adına yalan uydurandan ve kendisine hic bir sey vahyedilmedigi halde, "Bana vahyediliyor," diyenden ve " ALLAH'ın indirdigi gibi ben de indirecegim," diyenden daha zalim kim olabilir! Can cekismesi anında zalimleri bir gorsen! Melekler, ellerini uzatmıstır: "Canınızı verin! ALLAH hakkında gercek olmayanı soylemenizden ve onun ayetlerini (vahyini ve mucizelerini) kibir ve gururla karsılamanızdan dolayı bugun utanc verici azapla cezalandırılacaksınız

[94] Sizi ilk defa yarattıgımız gibi bize tek olarak geldiniz. Size hayal gibi gosterdigimiz seyleri ardınızda bıraktınız. Hakkınızda (verilecek kararda Tanrı ile) ortak davranacaklarını ileri surdugunuz sefaatcılarınızı yanınızda gormuyoruz. Aranızdaki baglar kesilmistir. Ileri surdukleriniz sizi terketmistir

[95] ALLAH taneyi ve cekirdegi yarıp filizlendirendir. Oluden diriyi cıkarır ve diriden de oluyu cıkarandır. Iste budur ALLAH. Nasıl yuz cevirebilirsiniz

[96] Sabahı ortaya cıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, gunesi ve ay'ı da bir hesaplama aracı yapmıstır. Bu, her seyden Ustun ve her seyi Bilen'in planıdır

[97] Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye sizin icin yıldızları yaratan O'dur. Bilen bir toplum icin ayetleri detaylı olarak acıklamıs bulunuyoruz

[98] O'dur sizi bir tek kisiden insa eden. Nitekim bir karar kılmayı bir ayrılıs izler. Ayetleri, anlayan bir toplum icin acıklamısızdır

[99] O'dur gokten su indiren. Onunla her cesit bitkiyi cıkardık. O bitkiden urettigimiz yesil madde ile de sayısız taneler cıkardık. Tomurcugundan salkımlar sarkan hurma agacları, uzum bagları, zeytin ve nar gibi birbirine benzeyen ve benzemeyen urunler cıkardık. Her birinin meyve verme zamanında meyvesine ve olgunluguna bakın. Inanan bir toplum icin bunda deliller ve ibretler vardır

[100] ALLAH'a cinleri ortak kostular. Halbuki onları O yaratmıstır. Bilmeden O'na ogullar ve kızlar yakıstırdılar. O'nun sanı yucedir, onların nitelemelerinden cok ustundur

[101] Gokleri ve yeri yoktan var edendir. Esi olmadıgı halde nasıl olur da cocugu olur? Herseyi O yaratmıstır ve O, herseyi bilendir

[102] Rabbiniz ALLAH iste budur. O'ndan baska tanrı yoktur. Herseyin Yaratıcısıdır. O'na kulluk edin. O, herseyi Kontrol Edendir

[103] Gozler O'na erisemez O, gozlere erisir. O Sefkatlidir, Haberdardır

[104] Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmis bulunuyor. Kim gorurse kendi yararına, kim korluk ederse kendi zararınadır. Ben uzerinize bekci degilim

[105] Sen ders almıssın," demeleri icin ve bilen bir topluma acıklamak icin ayetleri boyle sergiliyoruz

[106] Rabbinden sana indirilene uy. O'ndan baska tanrı yoktur. Ortak kosanlardan da yuz cevir

[107] ALLAH isteseydi ortak kosamazlardı. Seni onların uzerine bekci yapmadık. Onların avukatı da degilsin

[108] ALLAH'ın dısında yalvardıklarına sovmeyiniz ki onlar da sınırı asıp cehaletten dolayı ALLAH'a sovmesinler. Biz her topluluga yaptıkları isi boyle suslu gosterdik. Sonunda donusleri Rab'lerinedir ve onlara yapmıs bulunduklarını haber verir

[109] Kendilerine bir mucize gelse ona mutlaka inanacaklarına dair tum gucleriyle ALLAH'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler ALLAH'ın yanındadır." Mucize geldigi zaman da onların inanmıyacagını bilmez misiniz

[110] Ilk basta inanmamaya karar verdikleri icin anlaklarını ve gozlerini cevirip azgınlıkları icinde bocalar durumda bırakırız

[111] Onlara melekleri indirsek, kendileriyle oluler konussa ve her seyi getirip onlerine toplasak, ALLAH'ın diledikleri haric, yine inanacak degillerdir. Fakat cogu bu gercegi bilmez

[112] Boylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan seytanları dusman kıldık. Aldatmak icin birbirlerine yaldızlı sozleri vahyederler. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Onlara ve ettikleri iftiralara aldırma

[113] Ahirete inanmıyanların kalbi ona kansın, ondan hoslansın ve gercekten yapmak istediklerini yapabilsinler diye

[114] ALLAH'tan baska yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmistir. Kendilerine kitap vermis olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmis oldugunu bilirler. O halde kuskulananlardan olma

[115] Rabbinin kelimeleri dogruluk ve adaletle tamamlanmıstır. O'nun sozlerini degistirebilecek yoktur. O, Isitendir, Bilendir

[116] Yeryuzundekilerin coguna uyarsan seni ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup sacmalıyorlar

[117] Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilendir. Dogru yolda olanları da o daha iyi bilir

[118] Ayetlerine inanıyorsanız, uzerinde ALLAH'ın ismi anılanlardan yeyin

[119] Size ne oluyor ki, uzerinde ALLAH'ın ismi anılanlardan yemiyorsunuz? Halbuki zorunlu haller haricinde size yasaklananları detayıyla size acıklamıs bulunuyor. Bircokları, bilgiye dayanmayan kisisel gorusleriyle halkı saptırıyor. Rabbin sınırı asanları en iyi bilendir

[120] Gunahların acıgını da gizlisini de bırakın. Gunah kazananlar islediklerinin karsılıgını alacaklardır

[121] Uzerinde ALLAH'ın ismi anılmayanlardan yemeyin. Cunku o, yoldan cıkmadır. Seytanlar, sizinle tartısmaları icin dostlarına vahyeder. Onlara uyarsanız siz de ortak kosmus olursunuz

[122] Oluyken dirilttigimiz ve kendisine insanlar arasında yuruyebilecegi bir ısık verdigimiz kimse, karanlıklar icinde olup da ondan cıkamıyan kimse gibi olur mu? Inkarcıların yaptıkları isler boyle suslu gosterilmistir

[123] Her ulkenin onde gelen suclularına, orada hile ve entrika yapmaları icin izin verdik. Aslında kendilerinden baskasını kandırmıyorlar. Ama farkında degiller

[124] Kendilerine bir mucize geldiginde: "ALLAH'ın elcilerine verilenlerin benzeri bize verilmedikce inanmayız," derler. ALLAH mesajını nereye koyacagını daha iyi bilir. Yaptıkları hilelerden oturu suclulara ALLAH katından bir asagılama ve cetin bir azap dokunacaktır

[125] ALLAH kimi dogru yola ulastırmak dilerse onun gonlunu islama (Tanrı'ya teslim olmaya) acar. Kimi de saptırmak dilerse gogsunu, goge yukseliyormus gibi dar ve sıkıntılı kılar. ALLAH inanmıyanları iste boyle kotu duruma sokar

[126] Bu, Rabbinin dosdogru yoludur. Ogut alan bir toplum icin ayetleri detayıyla acıklamıs bulunuyoruz

[127] Onlar, Rablerinin yanında barıs yurdunu hakketmislerdir. Yaptıklarından oturu onların sahibi O'dur

[128] Hepsini surup topladıgı gun: "Ey cinler toplulugu, siz cok sayıda insan harcadınız." Onların insanlardan olan dostları: "Rabbimiz, bize verdigin surenin sonuna erisinceye kadar birbirimizden hoslandık," derler. "Yeriniz atestir," der. ALLAH'ın dilemesi haric, orada ebedi kalacaklardır. Rabbin Bilgedir, Bilendir

[129] Zalimleri boylece esleyerek birbirinin dostları yaparız. Yaptıklarından oturu

[130] Ey cinler ve insanlar toplulugu, size, ayetlerimi anlatan ve bu gunle karsılasmanız konusunda sizi uyaran sizden elciler gelmedi mi? "Kendimize karsı tanıgız," dediler. Dunya hayatı onları aldattı ve inkarcı olduklarına dair kendi kendilerine karsı tanıklık ettiler

[131] Bu boyledir. Rabbin, halkı habersiz bir durumda iken ulkeleri zulum ile helak etmez

[132] Yaptıklarına karsılık olarak her biri icin dereceler vardır. Rabbin, onların yaptıklarından habersiz degil

[133] Rabbin Zengindir, Rahmet Sahibidir. Dilerse sizi goturur ve sizi baskaların soyundan nasıl getirmisse sizden sonra da yerinize dilediklerini yerlestirir

[134] Size soz verilenler elbette yerine gelecektir ve onun onune gecemezsiniz

[135] De ki: "Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacagım. Yakında kimin nihai basarıya ulastıgını goreceksiniz!" Zalimler onmazlar

[136] ALLAH'ın urettigı ekinlerden ve ciftlik hayvanlarından O'na bir pay ayırarak, kafalarına gore, "Bu ALLAH'ın, bu da ortaklarımızındır," dediler. Ortaklarının payı ALLAH'a ulasmıyor; ancak ALLAH'ın payı ortaklarına ulasıyor! Ne de kotu hukum veriyorlar

[137] Boylece onların (Tanrı adına hukum veren) ortakları, cocuklarını oldurmeyi bile musriklerin coguna iyi bir seymis gibi gosterdiler. Boylece onları mahvettiler ve dinlerini karıstırıp bozdular. ALLAH dileseydi bunu yapamazlardı. Onlardan ve uydurdukları seylerden uzak dur

[138] Zanlarına gore soyle dediler: "Bunlar dokunulmaz ciftlik hayvanları ve ekinlerdir. Diledigimizden baskası bunları yiyemez." Binilmesi yasaklanan ciftlik hayvanları... ALLAH'ın ismini uzerlerinde anmadıkları ciftlik hayvanları... (Cesitli haramları) O'na yakıstırdılar. Onları iftiralarıyla cezalandıracaktır

[139] Su ciftlik hayvanlarının karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır. Olu dogarlarsa o zaman paylasabilirler," dediler. Bu nitelemelerinin hesabını onlara odetecektir. O Bilgedir, Bilendir

[140] Cehaletleri yuzunden ALLAH'a iftiralar ederek cocuklarını budalaca oldurenler ve ALLAH'ın kendilerine verdigi rızıkları haram edenler kaybetmislerdir, sasırmıslardır. Dogruyu goremezler

[141] Cardaklı ve cardaksız bahceleri, urunleri cesit cesit hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları -benzer veya farklı- yaratan O'dur. Her biri meyve verdigi zaman meyvesinden yeyin ve hakkını da hasat gununde verin. Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez

[142] Ciftlik hayvanları, binmeniz, kesmeniz veya kendilerinden yatak malzemesi cıkarmanız icindir. ALLAH'ın size verdigi rızıklardan yeyin ve seytanın adımlarını izlemeyin; cunku o sizin apacık dusmanınızdır

[143] Sekiz cift: Koyundan iki, keciden iki... De ki: "Iki erkegi mi haram etti, iki disiyi mi, yoksa o iki disinin rahimlerindekileri mi?" Dogru sozluler iseniz, bir bilgiye dayanarak bana cevap verin

[144] Deveden iki, sıgırdan iki. De ki: "Iki erkegi mi haram etti, iki disiyi mi, yoksa o iki disinin rahimlerindekini mi? ALLAH'ın size boyle emrettigine tanık mı oldunuz? Halkı bilgisizce yoldan saptırmak icin, yalan uydurup onları ALLAH'a yakıstırandandaha zalim kim olabilir? ALLAH zalim toplumu dogru yola iletmez

[145] De ki: "Bana vahyedilende, yiyen birisi icin sunların dısında haram edilmis bir madde bulamıyorum: () Les, () akıtılmıs kan, () domuzun eti -ki pistir-, () ALLAH'tan baskasına sapıkca adanmıs yiyecekler." Zorda kalan bir kimse, istekli olmaz ve sınırı asmazsa kuskusuz senin Rabbin Bagıslayandır, Rahimdir

[146] Yahudilere tum tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sıgır ve koyunun da yaglarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bagırsaklarında tasıdıkları, veya kemiklerine karısmıs olanlar haric. Asırı gitmelerinden oturu onları boyle cezalandırdık. Biz dogru sozluyuz

[147] Seni yalanlarlarsa: "Rabbiniz genis rahmet sahibidir ve O'nun cezası suclu toplumlardan geri cevrilemez," de

[148] Ortak kosanlar, "ALLAH dilemeseydi, ne biz, ne atalarımız ortak kosmaz ve hic bir seyi de haram etmezdik," diyeceklerdir. Onlardan oncekiler de azabımızı tadıncaya kadar aynı sekilde yalanlamıslardı. De ki: "Yanınızda bize gostereceginiz her hangi bir bilgi var mı? Siz ancak zanna (supheli ve celiskili rivayetlere) uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz

[149] De ki: "En guclu delil ALLAH'ındır. Dileseydi, elbette hepinizi dogruya ulastırırdı

[150] De ki: "ALLAH'ın sunu haram ettigine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmıyanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine baskalarını es kosmaktadırlar

[151] De ki: "Gelin, Rabbinizin size neleri haram ettigini soyleyeyim: O'na hicbir seyi ortak kosmayın. Ana babaya iyi davranın. Yoksulluk korkusuyla cocuklarınızı oldurmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Buyuk gunahların acıgına da gizlisine de yaklasmayın ve ALLAH'ın kutsal saydıgı cana haksız yere kıymayın. Bunlar, dusunesiniz diye O'nun size verdigi ogutlerdir

[152] Erginlik cagına erisinceye kadar yetim malına yaklasmayın. Olcuyu ve tartıyı dogru durust yapın. Kisiye gucunun yetmedigini yuklemeyiz. Konustugunuz zaman akrabanız aleyhinde bile olsa dogru olun. ALLAH'a verdiginiz sozu tutunuz. Bunlar, ders alasınız diye O'nun size verdigi ogutlerdir

[153] Iste bu benim dosdogru yolumdur. Ona uyun, baska yollara uymayın; cunku onlar, sizi O'nun yolundan ayırırlar. Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdigi ogutlerdir

[154] Nitekim, en guzel bicimde tamamlanmıs, her seyin detaylı acıklaması, hidayet ve rahmet olarak Musa'ya Kitabı verdik ki Rab'leriyle kavusmaya inansınlar

[155] Bu da indirdigimiz kutlu bir kitaptır. Oyleyse size merhamet edilmesi icin ona uymalısınız, erdemli davranmalısınız

[156] Artık, "Bizden onceki iki gruba kitap verildi; biz ise onların ogretilerinden habersizdik," diyemezsiniz

[157] Yahut, "Bize de kitap indirilseydi onlardan daha dogru yolda olurduk," da diyemezsiniz. Size Rabbinizden bir delil (beyyine), bir hidayet ve bir rahmet gelmis bulunuyor. ALLAH'ın ayetlerini yalanlayıp ondan yuz cevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yuz cevirenleri, yuz cevirmelerinden oturu azabın en kotusuyle cezalandıracagız

[158] Kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin, yahut Rabbinin bazı isaretlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı isaretleri geldigi gun, daha once inanmamıs veya imanında bir hayır kazanmamıs kisiye bir yarar saglamaz. De ki: "Bekleyin, biz de beklemekteyiz

[159] Dinlerini parcalara ayırıp grup grup olanlarla senin hic bir iliskin yoktur. Onların isi ALLAH'a kalmıstır; sonra onlara durumlarını haber verecektir

[160] Kim iyilik getirirse, kendisine getirdiginin on katı vardır. Kim kotuluk getirirse, ancak dengiyle cezalandırılır ve kendilerine haksızlık edilmez

[161] De ki: "Rabbim beni dosdogru olan yola iletmis bulunuyor: monoteist olan Ibrahim'in mukemmel dinine... O, ortak kosanlardan olmadı

[162] De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve olumum evrenlerin Rabbi olan ALLAH icindir

[163] O'nun ortagı yoktur. Bununla emredildim ve ben herkesten once teslim olurum

[164] De ki: "Her seyin Rabbi iken, ALLAH'tan baska Rab mi arayayım? Herkes kendi yaptıgından yarar gorur ve kimse kimsenin yukunu cekmez. Sonunda donusunuz Rabbinizedir. Ayrılıga dustugunuz konuda size haber verecektir

[165] O ki sizi yeryuzunun mirascıları kıldı, ve size verdikleriyle sizi sınamak icin kiminizi kiminize derecelerle ustun kıldı. Rabbin cabuk sonuclandırandır. Bagıslayandır, Rahimdir

A'râf

Surah 7

[1] M. SS

[2] Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve inananlara ogut vermen konusunda gogsunde bir kusku ve sıkıntı olmasın

[3] Rabbinizden size indirileni izleyin, O'ndan baskalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az ogut alıyorsunuz

[4] Yok ettigimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gunduzun islerine dalmıs haldeyken azabımız kendilerine ulastı

[5] Kendilerine azabımız geldigi vakit, "Gercekten bizler zalimler imisiz," demekten baska sozleri olmadı

[6] Kendilerine mesaj gonderilenleri de sorguya cekecegiz, elcileri de sorguya cekecegiz

[7] Onlara bir bilgiyle bildirecegiz; biz onlardan hic uzak kalmadık

[8] O gun tartı dosdogrudur. Tartıları agır gelenler basarmıs olanlardır

[9] Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karsı haksız davranarak kisiliklerini yitirmis olanlardır

[10] Sizleri yeryuzune yerlestirdik ve orada size yasama imkanları sagladık. Ne kadar da az sukrediyorsunuz

[11] Sizi yarattık, sonra size bicim verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin," dedik. Iblis haric hepsi secde etti; o secde edenlerden olmadı

[12] Dedi: "Sana emrettigim zaman seni secde etmekten ne alıkoydu?" (Iblis:) "Ben ondan daha iyiyim; Sen beni atesten yarattın, onu ise balcıktan yarattın," dedi

[13] Oradan asagı in," dedi, "Orada buyukluk taslayamazsın. Defol. Degerini yitirdin

[14] Dirilecekleri gune kadar bana sure tanı," dedi

[15] Sana sure tanınmıstır," dedi

[16] Beni saptırmana karsılık, onlar icin senin dosdogru yolun uzerine sinsice oturacagım

[17] Sonra onlerinden, arkalarından, saglarından ve sollarından kendilerine sokulacagım. Boylece coklarını sukreder bulmayacaksın

[18] Dedi ki: "Horlanmıs ve kovulmus olarak oradan cık. Onlardan sana uyanlara gelince, hepinizle cehennemi dolduracagım

[19] Adem, sen ve esin cennette durup dilediginiz yerden yeyin. Su agactan yemeyin; yoksa zalimlerden olursunuz

[20] Seytan, kendilerinden gizlenmis olan bedenlerini ortaya cıkarmak icin onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu agactan menetmesinin sebebi, ikinizin birer melek veya birer ebedi varlık olmamanız icindir," dedi

[21] Kendilerine yemin de etti: "Ben size ogut veriyorum

[22] Boylece onları yalanlarla aldattı. Agacı tadınca bedenleri kendilerine gorundu. Uzerlerini cennet yapraklarıyla ortmeye basladılar. Rableri kendilerini cagırdı: "O agactan ikinizi menetmedim mi ve seytanın ikinize dusman oldugunu soylemedim mi

[23] Her ikisi: "Rabbimiz, kendimize zulmettik. Bizi bagıslamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz," dediler

[24] Dedi ki: "Birbirinize dusmanlar olarak asagı ininiz. Bir sureye kadar yeryuzunde yerlesip gecineceksiniz

[25] Dedi ki: "Orada yasayacak, orada olecek ve oradan cıkarılacaksınız

[26] Adem ogulları, size, bedenimizi ortecek ve susleyecek elbiseler hazırladık. Erdemlilik elbisesi ise daha hayırlıdır. Bunlar, ALLAH'ın isaretleridir, olur ki ogut alırsınız

[27] Adem ogulları, seytan, ana babanızın vucutlarını kendilerine gostermek icin elbiselerini soyarak cennetten cıkardıgı gibi sizi de sasırtmasın. O ve kabilesi sizin onları gormediginiz yerden sizi gorurler. Biz, seytanları, inanmıyanların dostları yaptık

[28] Herhangi bir kotu sey isledikleri zaman, "Atalarımızı boyle yapar bulduk; ALLAH da bize oyle emretti," derler. De ki: "ALLAH kotu bir seyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi soylersiniz

[29] De ki: "Rabbim adaleti emreder. Her mescitte (ibadet yerinde) dini sadece O'na ait kılarak O'na yalvarın. Sizi ilk yarattıgı gibi O'na doneceksiniz

[30] Bir grubu dogru yola iletti, bir grup da sapıklıgı hakketti. Onlar, seytanları ALLAH'tan baska dostlar edindiler ama kendilerini dogru yolda sanıyorlar

[31] Adem ogulları, mescitlere giderken susleniniz. Yiyiniz iciniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız. O, oburları ve savurganları sevmez

[32] De ki: "ALLAH'ın, kendi kulları icin yarattıgı susleri ve guzel rızıkları kim haram edebilir?" De ki: "Onlar dunya hayatında inananlar icindir, ahirette ise sadece onlar icindir." Bilen bir toplum icin ayetlerimizi boyle detaylı acıklarız

[33] De ki: "Rabbim, ancak kotu islerin acıgını ve gizlisini, gunahları, haksız yere saldırmayı, kendilerine hic bir otorite ve guc vermedigi bir seyi ALLAH'a ortak kosmanızı ve ALLAH hakkında bilmediginiz seyleri soylemenizi haram kılmıstır

[34] Her bir toplumun bir suresi vardır. Sureleri gelince ne bir an erteleyebilirler, ne de one alabilirler

[35] Adem ogulları, size icinizden elciler gelip size ayetlerimi bildirdikleri zaman dinleyip kendilerini duzeltenlere ne bir korku vardır ne de onlar uzulurler

[36] Buyukluk taslayarak ayetlerimizi yalanlayanlar ise ates halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar

[37] ALLAH'a yalan iftira edenden veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onların kitapta anlatılan payları kendilerine erisecektir. Elcilerimiz kendilerine gelip canlarını alırken: "ALLAH'ın dısında taptıklarınız nerede," dediklerinde, "Bizi terkettiler," derler. Inkarcı olduklarına dair kendi aleyhlerinde tanıklık ederler

[38] Sizden once gecen cin ve insan topluluklarıyla birlikte atese girin," dedi. Her ne zaman bir topluluk girdiyse bir oncekine lanet etti. Hepsi oraya vardıgında sonrakiler oncekiler icin: "Rabbimiz, bizi bunlar saptırdı. Bunlara atesten bir kat daha fazla azap ver," dediler. "Hepsi icin iki kat vardır. Ancak bilmezsiniz," dedi

[39] Oncekiler sonrakilere, "Sizin bize bir ustunlugunuz yoktur. Kazandıklarınızdan oturu azabı tadın," dediler

[40] Ayetlerimizi inkar edenlere ve onlara karsı buyukluk taslayanlara gogun kapısı acılmaz ve deve igne deliginden gecmedikce de cennete girmezler. Sucluları boyle cezalandırırız

[41] Onlar icin cehennemden bir yatak ve ustlerinde de bir ortu vardır. Zalimleri iste boyle cezalandırırız

[42] Inanıp erdemli bir hayat surenlere gelince, biz hic kimseye kapasitesinin ustunde sorumluluk yuklemeyiz; onlar cennet halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar

[43] Goguslerinden kin ve kıskanclık duygularını cıkardık. Altlarından nehirler akarken: "Bizi buna ulastıran ALLAH'a ovguler olsun. ALLAH bizi dogruya iletmeseydi biz dogruyu bulamazdık. Rabbimizin elcileri gercegi getirmislerdi," dediler. Kendilerine: "Iste bu cennet sizindir. Yaptıklarınıza karsılık olarak onu miras aldınız," diye seslendik

[44] Cennet halkı cehennem halkına seslenir: "Rabbimizin bize soz verdigini gercek olarak bulduk. Rabbinizin size soz verdigini siz de gercek olarak buldunuz mu?" "Evet!," derler. Biri aralarında sunu ilan eder: "ALLAH'ın laneti zalimlerin uzerine olsun

[45] Onlar ki ALLAH'ın yolundan alıkoyarlar ve onu egriltmek isterler. Ahiret konusunda da inkarcıdırlar

[46] Aralarını bir perde boler. Orta yerde de bazı kimseler var ki herkesi gorunuslerinden tanırlar. Cennet halkına, "Selam size," diye seslenirler. Bunlar oraya (cennete), canları istedikleri halde giremediler

[47] Gozleri ates halkına cevrildiginde, "Rabbimiz, bizi zalim toplulukla birlikte bulundurma," derler

[48] Orta yerde bulunanlar, gorunuslerinden tanıdıkları kimselere seslenirler: "Sizin cemaatiniz ve buyukluk taslamıs olmanız size hic bir yarar saglamadı

[49] ALLAH onlara bir rahmet dokundurmayacak diye yemin ettiginiz kimseler bunlar mıydı?" (Orta Yerdekilere sunlar denecektir:) "Cennete girin; size bir korku yoktur ve uzulmeyeceksiniz de

[50] Ates halkı, cennet halkına seslendi: "Suyunuzdan, yahut ALLAH'ın size verdigi bazı nimetlerden ustumuze akıtın." Onlar da dediler ki: "ALLAH bu ikisini kafirlere haram kılmıstır

[51] Onlar dinlerini hafife aldılar ve dunya hayatı kendilerini aldattı. Bugunleriyle karsılasacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi reddettikleri icin bugun biz de onları unuturuz

[52] Bilgiyle detaylandırdıgımız, inanan bir toplum icin yol gosterici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik

[53] Onun haberlerinin gerceklesmesini mi bekliyorlar? Haberleri gerceklestigi gun, onu daha once onemsemeyenler, "Rabbimizin elcileri gercegi getirmislerdi. Bizim icin aracılık edecek bir sefaatcı var mı? Yahut, oncekinden farklı davranmak icin geri gonderilsek," derler. Kisiliklerini yitirmislerdir ve uydurdukları seyler de onları terketmistir

[54] Rabbiniz ALLAH, gokleri ve yeri altı gunde yaratan ve sonra otoritesini kurandır. Geceyi, onu durmadan kovalayan gunduze buruyup orter. Gunes, ay ve yıldızlar O'nun yonetimine boyun egmistir. Yaratılıs da, yonetim de O'na aittir. Evrenlerin Rabbi olan ALLAH ne uludur

[55] Rabbinizi ictenlikle ve gizlice cagırın. O, sınırı asanları sevmez

[56] Duzeltildikten sonra yeryuzunde bozgunculuk yapmayın. O'na korku ve umutla yalvarın. ALLAH'ın rahmeti guzel davrananlara yakındır

[57] O, rahmetinin bir on mujdesi olarak ruzgarları gonderendir. Toplanıp yuklendikten sonra agır bulutları olu bir topraga sureriz. Onunla su indirir ve onunla her cesit urunu cıkarırız. Oluleri de boyle cıkarırız. Belki bundan bir ogut alırsınız

[58] Iyi arazi, Rabbinin izniyle bitki verir. Kotu olanı ise, pek yararlı bir sey vermez. Sukreden bir topluluk icin ayetleri boyle acıklarız

[59] Nuh'u halkına gonderdik: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan baska bir tanrınız yoktur. Sizin icin buyuk gunun azabından korkarım," dedi

[60] Halkının ileri gelenleri, "Seni apacık bir sapıklık icinde guruyoruz," dediler

[61] Dedi ki: "Halkım, bende bir sapıklık yoktur; ancak ben evrenlerin Rabbi tarafından gonderilmis bir elciyim

[62] Size Rabbimin mesajını iletiyor ve size ogut veriyorum. Sizin bilmediklerinizi ALLAH aracılıgıyla biliyorum

[63] Sizi uyarmak icin ve erdemli bir hayat surup merhamet edilmeniz icin sizden bir adama Rabbinizden bir mesajın gelmesine mi sastınız

[64] Onu yalanladılar. Bunun uzerine onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise bogduk. Onlar kor bir halktı

[65] Ad halkına da kardesleri Hud'u gonderdik. "Halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan baska bir tanrınız yoktur. Erdemli olmayacak mısınız," dedi

[66] Halkından ileri gelen inkarcılar, "Biz seni beyinsizlik icinde goruyoruz. Biz seni yalancı sanıyoruz

[67] Dedi ki: "Ey halkım, ben beyinsiz degilim; fakat ben, evrenlerin Rabbinden bir elciyim

[68] Size Rabbimin mesajını iletiyorum. Sizin icin guvenilir bir ogutcuyum

[69] Sizi uyarmak amacıyla Rabbinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi sastınız? Nuh'un halkından sonra sizi varisler yaptıgını ve yaratılısta sizi onlardan guclu kıldıgını hatırlayın. Basarmanız icin ALLAH'ın nimetlerini dusunun

[70] Dediler ki: "Sadece ALLAH'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını terkedelim diye mi bize geldin? Dogru sozlu isen bizi kendisiyle tehdit ettigin seyi getir bakalım

[71] Dedi ki: "Rabbinizden bir azap ve ofkeye mahkum edilmis bulunuyorsunuz. Sizin ve atalarınızın uydurdugu ve ALLAH'ın kendilerine hicbir guc vermedigi isimler konusunda mı benimle tartısıyorsunuz? Bekleyiniz, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim

[72] Bizden bir rahmet olarak, onu ve onunla birlik olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak inanmıyanların da ardını kestik

[73] Semud halkına da kardesleri Salih'i gonderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan baska bir tanrınız yoktur. Rabbinizden, size bir beyyine (kanıt) gelmistir. Su ALLAH'ın devesi sizin icin bir isaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın topragında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar

[74] Ad halkından sonra sizi varisler kıldıgını hatırlayın. Sizi yeryuzune yerlestirdi. Duzluklerinde koskler kurup daglarında evler yontuyorsunuz. ALLAH'ın nimetlerini hatırlayın da yeryuzunde bozgunculuk yaparak karısıklık cıkarmayın

[75] Halkının buyukluk taslayan ileri gelenleri, asagılayıp zulmettikleri inananlara, "Salih'in gercekten Rabbi tarafından gonderilmis oldugunu nereden biliyorsunuz," dediler. Onlar da: "Biz onun getirdigi mesaja inanıyoruz," dediler

[76] Buyukluk taslayanlar, "Biz, sizin inandıgınız seyi inkar ediyoruz," dediler

[77] Deveyi iskence ederek kestiler ve Rab'lerinin emrine bas kaldırdılar: "Salih, gercekten elcilerden birisi isen, bizi tehdit ettigin azabı basımıza getir," dediler

[78] Bunun uzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizustu cokuverdiler

[79] O da onlardan yuz cevirdi ve "Ey halkım, size Rabbimin elciligini ilettim, size ogut verdim; fakat siz ogut verenleri sevmiyorsunuz," dedi

[80] Ve Lut'u da gonderdik. Halkına dedi ki: "Sizden once hic kimsenin kıramadıgı bir gunahın rekorunu mu kırıyorsunuz

[81] Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yoneliyorsunuz. Siz sınırı asan bir topluluksunuz

[82] Halkının cevabı, ancak sunları soylemek oldu: "Onları kentinizden cıkarın. Bunlar cok temiz insanlarmıs

[83] Onu ve ailesini kurtardık. Karısı haric. O geride kalanlardan oldu

[84] Ustlerine bir yagmur yagdırdık. Sucluların sonuna bak

[85] Medyen'e de kardesleri Suayb'ı gonderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan baska tanrınız yoktur. Rabbinizden size acık bir kanıt gelmis bulunuyor. Olcu ve tartıyı tam uygulayın. Halkın hakkını yemeyin. Duzeltildikten sonra yeryuzunde bozgunculuk yapmayın. Inanıyorsanız bunlar sizin icin daha hayırlıdır

[86] ALLAH'ın yolunu egriltmek ve inananları tehdit edip ondan cevirmek icin her yolun basına oturmayın. Sayıca az iken sizi nasıl da cogalttıgını dusunun. Bozguncuların sonunun nasıl olduguna bir bakın

[87] Madem ki sizden bir kısmı benimle gonderilen mesaja inanmıs, bir kısmı da inanmamıs bulunuyor, oyleyse ALLAH aramızda hukmedinceye kadar sabredin. O, hukmedenlerin en iyisidir

[88] Halkının buyukluk taslayan ileri gelenleri, "Suayb, ya seni ve seninle beraber inananları kentimizden surecegiz ya da dinimize geri donersin!," dediler. O da soyle dedi: "Biz istemesek de mi

[89] ALLAH bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra ona donersek ALLAH'a yalan yakıstırmıs oluruz. Rabbimiz ALLAH dilemedikce ona tekrar donmemiz soz konusu olamaz. Rabbimiz her seyi bilgisiyle kusatmıstır. Biz yalnız ALLAH'a guvendik. Bizimle halkımızın arasını hak ile ac ey Rabbimiz. Sen acıga cıkaranların en hayırlısısın

[90] Halkının ileri gelen inkarcıları, "Suayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz," dediler

[91] Bunun uzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde diz ustu cokuverdiler

[92] Suayb'ı yalanlayanlar sanki hic orada yasamamıslar gibi yok oldular. Suayb'ı yalanlayanlar, asıl kaybedenler onlar oldular

[93] Onlardan yuz cevirdi ve "Ey halkım, size Rabbimin mesajını ilettim, ogut verdim. Inkarcı bir topluluga nasıl acırım

[94] Her ne zaman bir ulkeye bir peygamber gonderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya ugrattık

[95] Sonra kotulugun yerine iyiligi getirdik. Ne var ki anlayıslarını yitirdiler: "Sıkıntı ve refah atalarımıza da dokunmustu," dediler. Bunun uzerine, haberleri olmadan onları ansızın yakaladık

[96] Ulkelerin halkları inanıp erdemli davransalardı, goklerden ve yerden uzerlerine bolluk kapısını acardık. Ama yalanladılar ve bunun uzerine kazandıklarıyla birlikte onları yakaladık

[97] Ulkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceginden emin mi oldular

[98] Ulkelerin halkları, azabımızın gunduzun onlar oynarlarken kendilerine gelmeyeceginden emin mi oldular

[99] ALLAH'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden baskası ALLAH'ın planından emin olmaz

[100] Onceki nesillerin yerine yeryuzune varis olanlara belli olmadı mı ki, eger dilesek onları da gunahlarıyla cezalandırarak kalplerini muhurleriz de isitemezler

[101] Bunlar, sana haberlerini aktardıgımız toplumlardır. Elcileri, onlara apacık delillerle gitmislerdi. Ama daha onceden yalanladıklarına inanacak degillerdi. ALLAH kafirlerin kalplerini boyle damgalar

[102] Cogunu, verdikleri sozu tutanlar olarak bulmadık, aksine cogunu yoldan cıkmıs bulduk

[103] Sonra, onların ardından Firavun ve erkanına Musa'yı ayet ve mucizelerimizle gonderdik; fakat ayet ve mucizelerimize karsı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduguna dikkat et

[104] Musa: "Firavun, ben alemlerin Rabbinden bir elciyim

[105] ALLAH hakkında gercegin dısında bir sey soylememek benim gorevimdir. Rabbinizden size bir kanıt ile geldim; Israil ogullarını benimle birlikte salıver

[106] Dedi: "Bir ayet (mucize) ile gelmissen ve gercekten dogru sozluysen getir onu bakalım

[107] Asasını attı, iri bir yılan oluverdi

[108] Elini cıkardı, bakanlar icin bembeyaz oluverdi

[109] Firavun'un halkından ileri gelenler, durumu tartıstılar ve "Bu, uzman bir sihirbazdır," dediler

[110] Sizi yurdunuzdan cıkarmak istiyor. Ne onerirsiniz

[111] Dediler ki: "Onu ve kardesini beklet ve sehirlere toplayıcılar yolla

[112] Butun uzman sihirbazları sana getirsinler

[113] Sihirbazlar Firavun'a geldiler ve "Kazanırsak bize bir odul var mı," dediler

[114] Evet," dedi, "Siz benim yakın cevreme de girersiniz

[115] Dediler: "Musa, sen at, yoksa biz atacagız

[116] Siz atın!," dedi. Onlar atınca, halkın gozunu buyulediler, onları korkuttular ve boylece buyuk bir sihir ortaya koydular

[117] Biz de Musa'ya "Asanı at," diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi

[118] Boylece, gercek gerceklesti ve yaptıkları bosa cıktı

[119] Iste orada yenildiler ve kucuk dusurulduler

[120] Ve sihirbazlar secdeye kapandılar

[121] Evrenlerin Rabbine inandık," dediler

[122] Musa'nın ve Harun'un Rabbine

[123] Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? Bu bir plandır. Sehirde bu planı kurdunuz ki halkını oradan cıkarasınız. Ama yakında bileceksiniz!," dedi

[124] Ellerinizi ve ayaklarınızı caprazlama kesecegim ve sonra topunuzu asacagım

[125] Dediler ki: "Biz zaten Rabbimize donecegiz

[126] Rabbimizin isaretleri bize geldiginde ona inandık diye bizden oc alıyorsun. Rabbimiz, bize dayanma gucu ver ve canımızı muslumanlar olarak al

[127] Firavun'un halkının elit takımı, "Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryuzunde bozgunculuk cıkarsınlar diye mi bırakıyorsun," dediler. (Firavun:) "Kadınlarını yasatıp ogullarını oldurecegiz. Biz onlardan cok daha gucluyuz," dedi

[128] Musa, halkına: "ALLAH'tan yardım dileyin, sabırla direnin. Yeryuzu ALLAH'ındır ve onu kullarından diledigine verir. Sonuc erdemli davrananlarındır," dedi

[129] Sen bize gelmeden once de, bize geldikten sonra da eziyet edildik," dediler. (Musa da) "Umulur ki Rabbiniz dusmanınızı yok ederek onların yerine sizleri yeryuzune yerlestirsin ve sonra nasıl davranacagınıza baksın," dedi

[130] Firavun tarafını, ogut alsınlar diye yıllarca kuraklık ve urun kıtlıgına mahkum ettik

[131] Kendilerine bir iyilik geldigi zaman, "Bunu biz hakkettik," derler, kendilerine bir kotuluk dokundugu zaman ise Musa ve beraberindekileri ugursuzlukla suclarlardı. Dogrusu, onların ugursuzlugu ALLAH tarafından kararlastırılır. Ancak cokları bilmezler

[132] Bizi buyulemek icin ne kadar mucize (ayet) getirirsen getir, biz sana inanacak degiliz," dediler

[133] Uzerlerine tufan, cekirge, haserat, kurbaga ve kan gibi ayrı ayrı isaretler gonderdik. Buna ragmen buyukluk taslamaya devam ettiler ve suclu bir topluluk oldular

[134] Her ne zaman baslarına bir musibet gelse, "Ey Musa, sana verdigi sozden dolayı Rabbine yalvar. Bizi bu felaketlerden kurtarırsan sana inanır ve Israil ogullarını da seninle beraber yollarız," dediler

[135] Onları soz konusu felaketlerden herhangi bir sure icin kurtarınca da sozlerinden donuyorlardı

[136] Bunun uzerine onlardan oc aldık. Ayetlerimizi yalanlayıp aldırıs etmedikleri icin onları denizde bogduk

[137] Ulkenin verimli kıldıgımız dogularına ve batılarına, horlanan ve zayıf dusurulen insanları mirascı kıldık. Sıkıntılara direndikleri icin, Rabbinin Israil ogullarına verdigi guzel soz gerceklesti. Firavun ve halkının olusturdugu yapı ve kurumları da yerle bir ettik

[138] Israil ogullarını denizden gecirdik. Kendilerine ozgu heykellere tapan bir topluluga rastladılar ve: "Musa, bunların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap," dediler. "Siz, gercekten cahil bir topluluksunuz!," dedi

[139] Bunlar, daldıkları bu seylerle helak olacaklar ve yaptıkları ise hic bir temele dayanmıyor

[140] Size ALLAH'ın dısında bir tanrı mı arayayım? Oysa O, lutfuyla sizi baskalarına tercih etti

[141] Hani size en kotu azabı uygulayan Firavun'un taraftarlarından sizi kurtarmıstık. Kadınlarınızı sag bırakıp cocuklarınızı olduruyorlardı. Bunda Rabbinizden sizin icin buyuk bir sınav vardı

[142] Musa ile otuz gece icin sozlestik ve ona on gece daha ekledik. Boylece Rabbinin belirledigi vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardesi Harun'a, "Halkım icinde benim yerime gec, dogru davran. Bozgunculuk yapanların yoluna da uyma," dedi

[143] Musa, belirlenen vakitte bize gelince ve Rabbi kendisiyle konusunca, "Rabbim, bana gorun, sana bakayım," dedi. "Beni goremezsin. Ancak su daga bak; yerinde durursa o zaman beni goreceksin," dedi. Rabbi, daga gorununce onu paramparca etti ve bunun uzerine Musa kendinden gecti. Ayılınca, "Sen yucesin, sana yoneliyorum. Ben (buna) inananların en onde olanıyım," dedi

[144] Dedi ki: "Musa, mesajlarımla ve seninle konusmamla seni halkın uzerine sectim. Sana verdiklerimi al ve sukredenlerden ol

[145] Her seyin detaylı acıklaması ve ogut olarak her ne varsa Musa icin levhalara yazdık: "Bu ogretilere sıkı sarıl, halkına da soyle ona en guzel bicimde sarılsınlar. Yoldan cıkmısların son duragını size gosterecegim

[146] Yeryuzunde haksız yere buyuklenenleri mucizelerimden cevirecegim. Her turlu mucizeyi de gorseler inanmazlar. Dogru yolu gorseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu gorseler onu yol edinirler. Zira onlar ayetlerimizi yalanladılar ve aldırıs etmediler

[147] Ayetlerimizi ve ahiret bulusmasını inkar edenlerin yaptıkları bosunadır. Yaptıklarının karsılıgını almayacaklar mı

[148] Musa'nın halkı kendisinden sonra, sus esyalarından, bogurmesi olan bir buzagı heykeli yapıp putlastırdılar. Onun, konusmaktan ve kendilerine yol gostermekten aciz oldugunu gormediler mi? Onu benimseyerek zalimlerden oldular

[149] Yaptıklarına pisman olup sapmıs olduklarını anlayınca da, "Rabbimiz bize acımaz ve bizi bagıslamazsa kaybedenlerden oluruz," dediler

[150] Musa, kızgın ve hayal kırıklıgına ugramıs olarak halkına dondugu zaman, "Benden sonra arkamdan ne kotu isler yaptınız! Rabbinizin emrine dayanamadınız mı," dedi, levhaları yere attı, kardesinin basını tutup kendine dogru cekti. (Kardesi): "Anamın oglu, dedi, bu halk benim zayıflıgımdan yararlandı, nerdeyse beni oldureceklerdi. Uzerime vararak dusmanı guldurme, beni bu zalim halkla bir tutma

[151] (Musa) dedi ki: "Rabbim, beni ve kardesimi bagısla. Bize acı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin

[152] Buzagıyı putlastıranlar, Rab'lerinden bir gazaba ve dunya hayatında bir alcaklıga ugrayacaktır. Iftiracıları boyle cezalandırırız

[153] Kotuluk isledikten sonra tevbe edip inananlar icin Rabbin elbette ondan sonra Bagıslayandır, Rahimdir

[154] Musa'nın sinirleri yatısınca levhaları aldı. Onda Rab'lerini sayanlar icin bir yol gosterme ve rahmet yazılıydı

[155] Bizimle randevu icin, Musa, halkı arasından yetmis kisi secti. Kendilerini sarsıntı tutunca: "Rabbim, dileseydin beni ve onları daha once yok ederdin. Icimizde ki beyinsizlerin yaptıklarından oturu bizi yok mu edeceksin? Bu, Senin duzenledigin bir sınav olmalı. Diledigini onunla saptırır, diledigini de onunla dogru yola iletirsin. Sahibimiz sensin; bizi bagısla bize acı. Sen en iyi Bagıslayansın," dedi

[156] Bu dunyada da bizim icin iyilik yaz, ahirette de... Biz sana yoneldik." Dedi ki: "Azabım diledigim kimseye dokunacaktır. Rahmetim ise her seyi kapsamıstır; onu ozellikle: erdemli bir hayat surenlere, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacagım

[157] Nitekim onlar (vakti gelince) yanlarındaki Tevrat ve Incil'de yazılı buldukları o elciyi, o ummi (Tevrat ve Incil okumamıs) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiligi emreder ve onları kotulukten meneder; onlara guzel seyleri helal, pis seyleri de haram kılar; uzerlerindeki agırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ısıgı izleyenler basarıya ulasanlardır

[158] De ki: "Ey halk, ben, hepiniz icin, goklerin ve yerin egemenligine sahip olan ALLAH'ın elcisiyim. O'ndan baska tanrı yok. Diriltir, oldurur." ALLAH'a ve ummi olan elcisine inanın, nitekim o da ALLAH'a ve sozlerine inanmaktadır. Ona uyun ki dogruyu bulasınız

[159] Musa'nın halkından bir topluluk var ki gercegi gosterirler ve onunla adalet ederlerdi

[160] Onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. Halkı kendisinden su istedigi zaman Musa'ya, "Asan ile tasa vur," diye vahyettik. Ondan on iki goze fıskırdı ve her kabile icecegi yeri bildi. Ayrıca onları bulutlarla golgelendirdik ve uzerlerine menna ve bıldırcın indirdik: "Size verdigim rızıklardan yeyin." Onlar bize haksızlık etmiyorlardı, kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı

[161] Hatırla ki kendilerine, "Bu sehirde oturun, oradan dilediginiz gibi yiyin, dostca konusun ve kapıdan alcak gonullu olarak girin ki hatalarınızı bagıslayalım. Iyilik yapanlara fazlasını verecegiz," denildiginde

[162] Iclerindeki zalimler kendilerine emredileni kendilerine emredilmeyenle degistirdiler. Biz de haksızlık etmelerinden oturu uzerlerine gokten bir felaket gonderdik

[163] Onlara deniz kenarındaki topluluktan sor. Hani Cumartesi calısma yasagını cigniyorlardı. Cumartesiye uydukları gun balıkları onlara akın akın geliyordu; ancak Cumartesiyi uygulamadıkları gun onlara balık gelmiyordu. Yoldan cıktıkları icin onları boyle sınıyorduk

[164] Iclerinden bir topluluk: "ALLAH'ın helak edecegi veya cetin bir bicimde azaplandıracagı bir halka ne diye ogut veriyorsunuz," dedi. Dediler ki: "Rabbinizden ozur dileyin," belki dinleyip kurtulurlar

[165] Kendilerine hatırlatılanları onemsemeyip unutunca, kotuluklerle mucadele edenleri kurtardık; haksızlık edenleri de yoldan cıkmalarına karsılık olarak feci bir azap ile yakaladık

[166] Kendilerine yasaklananlara uymayınca da onlara, "Asagılık maymunlar olun!," dedik

[167] Ayrıca Rabbin, dirilis gunune kadar onlara cezaların en kotusunu verecek kimseler gonderecegini bildirdi. Rabbin cabuk sonuclandırandır ve elbette O, Bagıslayandır, Rahimdir

[168] Onları yeryuzunde topluluklara ayırdık. Bir kısmı iyi, diger bir kısmı ise asagılık durumdaydı. Donerler diye onları iyilikler ve kotuluklerle sınadık

[169] Onların yerine, kitaba mirascı olan baska nesiller gecti. Ancak, "Nasıl olsa bagıslanacagız," diyerek asagılık ve gecici menfaatleri sectiler. Kendilerine, benzeri gecici menfaatler gelse yine secerler. Onlardan, kitaba baglı kalacaklarına ve ALLAH hakkında ancak gercegi soyleyeceklerine dair soz alınmamıs mıydı? Onu okuyup ogrenmediler mi? Erdemliler icin ahiret yurdu daha hayırlıdır. Anlamıyor musunuz

[170] Kitaba sarılanlar ve namaz kılanlara gelince, iyilige calısanları odulsuz bırakmayız

[171] Dagı bir semsiye gibi uzerlerinde sarsmıstık. Oyle ki tepelerine dusecegini sanmıslardı: "Size verdigime sımsıkı sarılın. Kurtulabilmeniz icin icerigi uzerinde dusunun

[172] Rabbin, Adem ogullarının bellerinden soylarını cıkarırken onları kendi kendilerine tanık tutar: "Ben, Rabbiniz degil miyim?" "Evet, tanıklık ediyoruz," derler. Boylece dirilis gunu, "Biz bundan habersizdik," diyemezsiniz

[173] Yahut, "Atalarımız onceden ortak kostu ve biz de onlardan sonra gelen soylarıyız, bizi bidat ve hurafelere dalanlardan dolayı mı yok edeceksin," diyemezsiniz

[174] Ayetleri boyle acıklıyoruz ki (bize) donebilsinler

[175] Kendisine ayetlerimizi verdigimiz, ancak onlardan sıyrılmıs-gecmis kimsenin ne duruma dustugunu anlat onlara. Seytan onu saptırıncaya kadar izlemisti

[176] Dileseydik onu ayetlerimizle yukseltirdik. Fakat o, topraga yapısmakta direndi ve hevesinin ardına takıldı. Onun durumu, ustune varsan da bıraksan da dili dısarda soluyan huysuz bir kopegin durumuna benzer. Ayetlerimizi yalanlayan toplulukların durumu iste boyledir. Bu olayı aktar, olur ki dusunurler

[177] Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendi kendilerine haksızlık eden toplulugun ornekligi ne kotudur

[178] ALLAH kimi dogruya iletirse, dogruyu bulan odur. Kimi de saptırırsa, kaybedenler de onlardır

[179] Insanlardan ve cinlerden cok sayıda kisiyi cehenneme mahkum ettik. Kalpleri var, fakat kavrayamazlar; gozleri var, fakat gormezler; kulakları var, fakat isitmezler. Onlar, ciftlik hayvanları gibidir, hatta daha da kotu... Ve onlar, olup bitenden habersizdirler

[180] En guzel isimler ALLAH'ındır; oyleyse O'nu onlarla cagırın. O'nun isimlerini tahrif edenleri bırakın; yaptıklarının cezasını cekeceklerdir

[181] Yarattıklarımızın arasında bir topluluk var ki gercek ile yol gosterirler ve yine onunla hakkı gozetirler

[182] Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar farketmeden onları yavas yavas sonlarına yaklastıracagız

[183] Hatta onlara umut veririm. Planım cetindir

[184] Dusunmezler mi? Arkadaslarında hic bir delilik yoktur. O, ancak apacık bir uyarıcıdır

[185] Goklerin ve yerin egemenligine ve ALLAH'ın yarattıgı seylere bakmazlar mı? Son anlarının yaklasmıs olabilecegini hic dusunmezler mi? Bundan sonra artık hangi hadise (soze) inanırlar

[186] ALLAH'ın saptırdıgı kimseler icin yol gosterici bulunmaz. Onları azgınlıkları icinde bocalar durur halde bırakır

[187] Sana o saatin (dunyanın sonunun) ne zaman gelecegini soruyorlar. "O'nun bilgisi Rabbimin yanındadır," de. Onu vakti gelince O'ndan baskası ortaya cıkarmaz. Goklere ve yere agır gelen o saat size ansızın gelecektir. Sanki ondan haberdar imissin gibi sana soruyorlar. "Onun bilgisi ALLAH'ın yanındadır," de. Fakat insanların cogu bilmez

[188] De ki: "ALLAH'ın dilediginden baska ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlıgımı arttırırdım, bana kotuluk de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir mujdeci ve uyarıcıyım

[189] O sizi bir tek nefisten (aynı genetik ozellikten) yarattı. Ondan da esini yarattı ki dinginlik bulsun. Esine yaklasınca, hafif bir yukle yuklendi ve onunla gezindi. Yuku agırlasınca her ikisi Rab'leri ALLAH'a: "Bize kusursuz bir cocuk verirsen sukredenlerden olacagız," diye yalvardılar

[190] Onlara kusursuz bir cocuk verince, O'nun kendilerine verdigi bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar kosmaya basladılar. ALLAH onların ortak kostukları her seyden cok yucedir

[191] Bir sey yaratamıyan, aksine yaratılmıs olan seyleri mi es kosuyorlar

[192] Putlar, ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine yardım edebilirler

[193] Onları dogruya cagırsanız size uymazlar. Onları ha cagırmıssınız, ha sessiz kalmıssınız, sizin icin birdir

[194] ALLAH'ın dısında cagırdıklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi onları cagırın da size cevap versinler, sozunuzde dogru iseniz

[195] Uzerinde yuruyecekleri ayakları mı var? Tutmaları icin elleri mi var? Gormeleri icin gozleri mi var? Isitmeleri icin kulakları mı var? De ki, "Ortaklarınızı cagırın ve benim icin plan kurun. Hic durmayın

[196] Biricik Sahibim (Velim), kitabı indiren ALLAH'tır. O, durust insanları korur

[197] O'nun dısında cagırdıklarınız ne size yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler

[198] Onları hidayete cagırsan isitmezler. Onların sana baktıgını gorursun; fakat onlar gormezler

[199] Affedici ol, toleransı ogutle ve cahillere aldırıs etme

[200] Seytandan ne zaman kotu bir dusunce zihnini tırmalarsa, ALLAH'a sıgın; O Isitendir, Bilendir

[201] Erdemlilere her ne zaman seytandan karanlık bir oneri ulassa hemen hatırlarlar. Boylece hemen gorurler

[202] (Seytanlar) kardeslerini ise azgınlıga suruklerler ve bundan hic geri durmazlar

[203] Kendilerine bir mucize getirmedigin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu," derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum." Bunlar, Rabbinizden aydınlatmalardır, inanan bir toplum icin bir hidayet ve rahmettir

[204] Kuran okundugu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz

[205] Rabbini gonulden yalvararak, gizlice ve sessizce sabah aksam an; gafillerden olma

[206] Rabbinin yanındakiler, ona kulluk etmekten kacınıp buyuklenmezler, O'nu yuceltirler ve O'na secde ederler

Enfâl

Surah 8

[1] Savas ganimetleri hakkında senden soruyorlar. De ki: "Ganimetler, ALLAH'ın ve elcisinindir." ALLAH'ı dinleyin, aranızı duzeltin. Inanıyorsanız, ALLAH'a ve elcisine uyun

[2] Inananlar oyle kimselerdir ki, ALLAH anıldıgında yurekleri titrer, O'nun ayetleri kendilerine okundugunda inancları artar ve Rab'lerine guvenirler

[3] Onlar ki namazı gozetirler ve kendilerine verdigimiz rızıklardan yardım olarak verirler

[4] Boyleleri gercek inananlardır. Onlar icin Rab'leri yanında dereceler, bagıslanma ve tukenmez rızık vardır

[5] Nitekim Rabbin seni belli bir planın gerceklesmesi icin evinden cıkarmıstı. Inananlardan bir grup bundan hoslanmamıstı

[6] Gercek ortaya cıkmasına ragmen, goz gore gore olume surukleniyorlarmıs gibi seninle onu tartısıyorlardı

[7] ALLAH iki gruptan birisini (yenmeyi) size soz vermisti; siz ise, gucsuz olanıyla karsılasmayı istiyordunuz. Oysa ALLAH kelimeleriyle gercegi gerceklestirmek ve kafirlerin ardını kesmek diliyor

[8] Ki suclular hoslanmasa da hakkı gerceklestirsin ve haksızlıgı ortadan kaldırsın

[9] Sizi kurtarması icin Rabbinize yalvarıyordunuz, ve O da, "Ben sizi birbiri ardınca bin melekle destekleyecegim," diye size karsılık vermisti

[10] ALLAH bunu, ancak bir mujde olsun ve kalplerinizi yatıstırsın diye yaptı. Zafer yalnız ALLAH'tandır. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[11] Kendisinden bir guvenlik olarak sizi bir uyuklama buruyup yatıstırıyordu. (Susuzlugun olusturdugu bunalımdan) sizi temizlemek, seytanın pisligini (umutsuzlugu) sizden savmak, kalbinizi ikna etmek ve ayaklarınızı pekistirmek icin uzerinize gokten su indiriyordu

[12] Rabbin meleklere, "Sizinle beraberim, inananları destekleyin. Inkarcıların yuregine korku salacagım. Vurun boyunlara, vurun onların her parmagına," diye vahyediyordu

[13] Cunku onlar ALLAH'a ve elcisine karsı aktif olarak savastılar. Kim ki ALLAH ve elcisiyle savasırsa elbette ALLAH'ın cezası cetindir

[14] Iste bunu tadın. Kafirler icin bir de ates azabı var

[15] Ey inananlar, size karsı dusmanca harekata gecen kafirlerle karsılastıgınızda, onlara arkanızı donmeyin

[16] Kim o gun, savas taktigi veya baska bir birlige katılma amacınının dısında sırtını donup kacarsa ALLAH'tan bir gazaba ugramıstır ve yeri de cehennemdir. Ne kotu bir duraktır

[17] Onları siz oldurmediniz, fakat ALLAH oldurdu. Attıgın zaman da sen atmıyordun; ALLAH atıyordu. Fakat boylece inananları guzel bir sınavla odullendirir. ALLAH Isitendir, Bilendir

[18] Bu yolla, ALLAH, kafirlerin planını bozar

[19] Zafer istiyorsanız (ey kafirler), iste size zafer geldi! Saldırmaktan vazgecerseniz sizin icin daha iyi olur. Donerseniz biz de doneriz ve ordunuz sayıca cok da olsa sizden hic bir seyi savamaz. ALLAH inananlarla beraberdir

[20] Ey inananlar, ALLAH'a ve elcisine uyunuz. Isittiginiz halde ondan yuz cevirmeyiniz

[21] Isitmedikleri halde, "Isittik," diyenler gibi olmayın

[22] ALLAH yanında, yaratıkların en kotusu, akıllarını kullanmayan sagır ve dilsizlerdir

[23] ALLAH onlarda bir iyilik oldugunu gorseydi, onlara isittirirdi. Onlara isittirseydi bile yine yuz cevirerek donerlerdi

[24] Ey inananlar, size hayat verecek seylere cagırdıgında ALLAH'a ve elcisine yanıt verin. Bilin ki ALLAH kisi ile kalbi arasına girer ve O'nun huzuruna toplanacaksınız

[25] Sizden sadece zalimlere dokunmayacak olan fitneden sakının. Bilesiniz ki ALLAH'ın cezası cetindir

[26] Sayıca az oldugunuz, yeryuzunde ezilip horlandıgınız ve insanların sizi kapıp kacıracaklarından korktugunuz zamanları hatırlayın. O size barınak sagladı, sizi yardımıyla destekledi ve guzel seylerden size rızıklar verdi ki sukredesiniz

[27] Ey inananlar, ALLAH'a ve elcisine ihanet etmeyin; sorumluklarınıza bile bile ihanet etmis olursunuz

[28] Bilesiniz ki mallarınız ve evlatlarınız sizin icin bir sınavdır ve ALLAH'ın yanında buyuk odul vardır

[29] Ey inananlar, ALLAH'ı dinlerseniz, size dogruyu yanlıstan ayıracak anlayısı verir, kotuluklerinizi orter ve sizi bagıslar. ALLAH Buyuk Lutuf Sahibidir

[30] Inkarcılar seni etkisiz hale getirmek, veya seni oldurmek ya da seni surmek icin planlar yapıyorlardı. Onlar plan kuruyorlarsa ALLAH da plan kuruyor. ALLAH plan kuranların en ustasıdır

[31] Ayetlerimizi dinledikleri zaman, "Isittik," diyorlardı, "Istesek biz de bunun bir benzerini getiririz. Bu, gecmislerin efsanelerinden baska bir sey degil

[32] Hatta, "Rabbimiz, bu senden gelen bir gercek ise, ustumuze gokten taslar yagdır, veya basımıza acıklı bir azap getir," diyorlardı

[33] Sen onların arasında bulundugun surece ALLAH onlara azap edecek degildir. Onlar, bagıslanma dilerlerken de ALLAH onları cezalandıracak degildir

[34] Baskalarını Kutsal Mescid'den menederlerken neden ALLAH'ın azabını haketmesinler? Oysa onlar onun koruyucuları degiller. Onun gercek koruyucuları inananlardır; ancak cokları bunu bilmez

[35] Onların, Kabe'deki namazları hile ve menetmekten baska bir sey degil. Inkarınızdan dolayı azabı tadın

[36] Inkar edenler, insanları ALLAH yolundan menetmek icin paralarını harcarlar ve daha da harcamaya devam edecekler. Fakat bu, sonradan kendileri icin bir uzuntu kaynagı olacak ve ardından yenilecekler. Inkar edenler cehenneme suruleceklerdir

[37] Boylece ALLAH kotuyu iyiden ayırdeder, kotuleri ust uste koyup topluca yıgar ve cehenneme yollar. Iste kaybedenler onlardır

[38] Inkar edenlere soyle: "Son verirlerse gecmiste yaptıkları bagıslanacaktır. Donerlerse, daha oncekilerin sunneti (yasası) gecerlidir

[39] Baskı ve zulmu ortadan kaldırıncaya ve dini sadece ALLAH'a ait kılıncaya dek onlarla savasın. Dusmanlıga son verirlerse, elbette ALLAH yaptıklarınızı Gorur

[40] Donerlerse, bilin ki sahibiniz ALLAH'tır. O en iyi Mevla (Egemen/Dost/Koruyucu) ve en iyi Yardımcıdır

[41] Ayırım gununde, iki ordunun karsılastıgı gunde kulumuza indirdigimize ve ALLAH'a inanıyorsanız, bilin ki elinize gecen her ganimetin beste biri ALLAH'ın ve Elcisinindir. Bu pay, akrabalar, oksuzler, yoksullar ve yolda kalmısların hakkıdır. ALLAH herseye Guc Yetirendir

[42] Hani siz vadinin beri yamacında, onlar da vadinin ote yamacında mevzilenmisti. Kervan da sizden daha asagıda idi. Bu karsılasmayı siz kararlastırsaydınız karsılasma konusunda anlasmazlıga dusecektiniz. Oysa ALLAH, yapılması onceden planlanmıs bir isi gerceklestirmekte idi. Boylece, yok edilen, apacık bir delille yok edilsin, yasayan da apacık bir delille yasatılsın. ALLAH Isitendir, Bilendir

[43] ALLAH onları ruyanda sana az gosteriyordu. Onları sana cok gosterseydi, dagılacak ve o konuda cekisip duracaktınız. Fakat ALLAH (sizi) kurtardı. O, goguslerin ozunu bilendir

[44] Zamanı gelip kendileriyle karsılastıgınızda sizin gozlerinizde onları az gosteriyor, onların da gozlerinde sizi az gosteriyordu ki ALLAH onceden planlanmıs isi gerceklestirsin. Isler, sonunda ALLAH'a doner

[45] Ey inananlar bir ordu ile karsılastıgınızda dayanın ve ALLAH'ı cokca anın ki basarasınız

[46] ALLAH'a ve elcisine uyun, cekismeyin, yoksa zayıflayıp gucunuzu yitirirsiniz. Gucluklere karsı direnin. Elbette ALLAH sabredenlerle beraberdir

[47] ALLAH'ın yoluna engel olmak amacıyla, halka gosteris yaparak yurtlarından cıkan o kendini begenmisler gibi olmayın. ALLAH yaptıklarını cepecevre Kusatır

[48] Seytan, islerini onlara suslemis ve: "Bu gun halktan kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım," demisti. Iki ordu yuz yuze gelince de, topukları uzerine geri donup, "Sizinle bir ilgim yok, sizin gormediginizi goruyorum ve ALLAH'tan korkarım. ALLAH'ın cezası cetindir," demisti

[49] Ikiyuzluler ve kalplerinde hastalık bulunanlar, "Bunları dinleri aldatmıs," diyorlardı. Kim ALLAH'a guvenirse, kuskusuz ALLAH Ustundur, Bilgedir

[50] Inkar edenlerin canlarını melekler alırken bir gorseydin! Yuzlerine ve arkalarına (saldıran ve kacan dusmanlarınıza) vuruyorlardı: "Tadın yakıcı azabı

[51] Bu, ellerinizin yaptıgına karsılıktır. ALLAH elbette kullara zalim degildir

[52] Tıpkı Firavun'un yandaslarının ve onlardan oncekilerin gidisi gibi... ALLAH'ın ayetlerini inkar ettiler. Gunahlarından oturu ALLAH da onları yakalayıp cezalandırdı. ALLAH Gucludur, cezası cetindir

[53] Zira, bir topluluk kendilerini degistirmedikce, ALLAH onlara verdigi nimetleri degistirecek degildir. ALLAH Isitendir, Bilendir

[54] Ornegin, Firavun'un yandasları ve onlardan oncekiler gibi. Rab'lerinin ayetlerini yalanladılar. Biz de gunahlarından oturu onları yıkıma ugrattık. Firavun'un yandaslarını suda bogduk. Hepsi de zalim idiler

[55] ALLAH yanında yaratıkların en kotusu kafirlerdir; onlar inanmazlar

[56] Onlar, sen kendileriyle anlasma yaptıgın halde her defasında anlasmalarını bozanlardır. Onlar erdemli davranmazlar

[57] Savasta onları yakalarsan, onları arkalarındakilere ibret olacak sekilde darmadagın et. Belki ders alırlar

[58] Bir toplulugun ihaneti seni endiselendiriyorsa, sen de aynı sekilde (diplomatik iliskiyi kesip) at. Kuskusuz ALLAH hainleri sevmez

[59] Kafirler, kurtulduklarını sanmasınlar. Kacamazlar

[60] Onlar icin elinizden gelen kuvvet ve atlı birlikler (savas aracları) hazırlayıp seferber edin. Boylece onlarla ALLAH'ın dusmanlarını, dusmanlarınızı ve onlardan baska bilmediginiz, ancak ALLAH'ın bildigi kimseleri caydırırsınız. ALLAH yolunda ne harcarsanız size tam olarak odenir ve hic haksızlıga ugratılmazsınız

[61] Onlar barısa egilim gosterirlerse sen de ona egilim goster ve ALLAH'a guven. O, Isitendir, Bilendir

[62] Seni aldatmak isterlerse, ALLAH sana yeter. O ki seni yardımıyla ve inananlarla destekledi

[63] Ve onların kalplerini uzlastırdı. Sen, yeryuzunde bulunanların hepsini harcasaydın bile kalplerini uzlastıramazdın. Ancak, onların kalplerini ALLAH uzlastırdı. O, Ustundur, Bilgedir

[64] Ey peygamber, ALLAH sana ve seni izleyen inananlara yeter

[65] Ey peygamber, inananları savasa ozendir. Sizden direncli yirmi kisi olsa, iki yuz kisiyi yenebilir. Sizden yuz kisi, kafirlerden bin kisiyi yenebilir. Cunku onlar, anlamayan bir topluluktur

[66] Ancak, ALLAH sizde zayıflık bulundugunu bildiginden simdi sizden yuku hafifletti. Sizden direncli yuz kisi olsa, iki yuz kisiyi yenebilir. Sizden bin kisi olsa, ALLAH'ın izniyle iki bin kisiyi yenebilir. ALLAH sabredip direnenlerle beraberdir

[67] Hic bir peygambere, yeryuzunde savasa katılmaksızın esirler edinmesi yakısmaz. Siz bu dunyanın gecici malını istiyorsunuz; ALLAH ise (sizin icin) ahireti ister. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[68] ALLAH'ın daha once koydugu bir yasa olmasaydı aldıklarınızdan oturu size buyuk bir azap dokunacaktı

[69] Artık ele gecirdiginiz ganimetleri helal ve temiz olarak yiyebilirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[70] Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: "ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bagıslar. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[71] Yok, sana ihanet etmek istiyorlarsa, zaten daha once ALLAH'a ihanet etmislerdi. Bunun uzerine onları yenik dusurdu. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[72] Inananlar, ALLAH yolunda goc edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ve onları barındırıp onlara yardım edenler birbirlerinin dostudur. Inandıgı halde sizinle birlikte goc etmeyenler goc edinceye kadar onlardan sorumlu degilsiniz. Ancak onlar, din bagından oturu sizden yardım isterlerse, aranızda anlasma bulunan bir topluma karsı olmaması kosuluyla kendilerine yardım etmelisiniz. ALLAH yaptıklarınızı Gorendir

[73] Inkar edenler de birbirlerinin dostudur. Bu emirleri uygulamazsanız, yeryuzunde kaos ve buyuk bir fesad olur

[74] Inananlar, ALLAH yolunda goc edip caba gosterenler ve onları barındırıp yardım edenler, iste bunlar gercek inananlardır. Onlar icin bagıslanma ve bol rızık vardır

[75] Sonradan inananlar, goc edenler ve sizinle birlikte caba gosterenler de sizdendir. ALLAH'ın Kitabına gore akrabalar birbirlerine onceliklidir. ALLAH herseyi Bilendir

Tevbe

Surah 9

[1] Bu, ALLAH ve elcisinden, kendileriyle anlasma yapmıs bulundugunuz putperestlere bir ultimatomdur

[2] Yeryuzunde dort ay daha dolasın, bilin ki siz ALLAH'ı aciz bırakamazsınız ve ALLAH inkarcıları rezil eder

[3] Bu, aynı zamanda, ALLAH ve elcisinden tum halka, buyuk hac gunu yayımlanmıs bir bildiridir: ALLAH putperestlerden uzaktır, elcisi de... Tevbe ederseniz sizin icin daha iyidir. Donerseniz, bilin ki siz ALLAH'ı aciz bırakamazsınız. Inkarcılara acı birazabı mujdele

[4] Ancak, kendileriyle yaptıgınız anlasmanın kosullarına eksiksiz uyan ve size karsı baskalarıyla isbirliginde bulunmayan putperestlerin anlasmasını tanıdıgınız sureye kadar uygulayın. ALLAH erdemlileri sever

[5] Kutsal aylar cıkınca, (hala barısa yanasmıyorlarsa) o putperestleri yakaladıgınız yerde oldurun. Onları yakalayın, onları kusatın ve her hareketlerini izleyin. Tevbe edip namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[6] Putperestlerden biri sizden gecis emniyeti dilerse ona koruma sagla ki ALLAH'ın sozunu isitsin; sonra onu kendisinin guvenlik bolgesine ulastır. Cunku onlar bilgisiz bir topluluktur

[7] Putperestlerin ALLAH ve elcisi yanında nasıl bir anlasması olabilir ki? Kutsal Mescid'de sizinle anlasma yapmıs olanlar haric. Onlar sizin haklarınızı gozettikleri surece siz de onların haklarını gozetin. ALLAH erdemlileri sever

[8] Nasıl olabilir ki? Size ustun gelselerdi ne bir akrabalık iliskisini gozetirlerdi, ne de bir anlasmayı... Agızlarıyla sizi pasiflestirecek hos sozler soylerler, fakat kalpleri tersini ister. Cokları yoldan cıkmıstır

[9] ALLAH'ın ayetlerini az bir fiyata satıp onun yolundan saptılar. Yaptıkları ne kadar da kotudur

[10] Inanmıs birisi hakkında ne bir akrabalık bagı ne de bir anlasma gozetmezler; saldırganlar ve haddi asanlar onlardır

[11] Tevbe ederlerse, namaz kılar ve zekat verirlerse din kardesleriniz olurlar. Bilenlere ayetleri boyle acıklarız

[12] Anlasma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılıgın onderleriyle savasın; cunku onların andı artık gecersizdir. Belki vazgecerler

[13] Andlarını bozan, elciyi surmeye yeltenen ve sizinle (savası) ilk defa baslatan topluluga karsı savasmıyacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Inanıyorsanız asıl cekinmeniz gereken ALLAH'tır

[14] Onlarla savasın ki, ALLAH ellerinizle onları cezalandırıp rezil etsin, sizi zafere ulastırsın ve inanan toplumun gogsunu ferahlatsın

[15] Yureklerinin ofkesini gidersin. ALLAH dilediginin tevbesini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[16] ALLAH, icinizden kendisi ugrunda cihad edenleri, ALLAH'tan, elcisinden ve inananlardan baskasını yakın dost edinmeyenleri bilip ayırmadan bırakılacagınızı mı sandınız? ALLAH yaptıklarınızı Haber Alır

[17] Putperestler, kendi inkarlarına bizzat tanık oldukları halde, ALLAH'ın mescidlerini sıkca ziyaret etmemeli. Isleri bosa cıkmıstır. Onlar ateste ebedidirler

[18] ALLAH'ın mescidlerini, ancak ALLAH'a ve ahiret gunune inananlar, namazı gozetenler, zekatı verenler ve ALLAH'tan baskasından korkmayanlar sıkca ziyaret ederler. Onlar, dogru yolu bulanlardandır

[19] Hacılara su verme ve Kutsal Mescid'i ziyarete hazır bulundurma isini, ALLAH'a ve ahiret gunune inanma, namazı gozetme, zekat verme ve ALLAH yolunda cihad etme ile bir mi tutuyorsunuz? ALLAH yanında onlar bir degildir. ALLAH zalim toplumu dogruya ulastırmaz

[20] Inananlar, goc edenler, paralarıyla canlarıyla ALLAH yolunda caba gosterenler icin ALLAH yanında daha buyuk bir derece vardır. Onlar kazananlardır

[21] Rableri onlara, kendisinden bir rahmet, bir onama ve icinde ebedi nimetlerin bulundugu cennetleri mujdeler

[22] Orada ebedi kalıcılar. Buyuk odul ALLAH katındadır

[23] Ey inananlar, inkarı imana tercih ettikleri taktirde ana babalarınızı ve kardeslerinizi dost edinmeyin. Kim onları dost edinirse onlar zalimlerdir

[24] De ki: "Ana babalarınız, cocuklarınız, kardesleriniz, esleriniz, aileniz, kazandıgınız paralar, bozuk gitmesinden korktugunuz is ve hoslandıgınız evler ALLAH ve elcisinden ve O'nun yolunda caba gostermekten daha sevgili ise, ALLAH emrini getirinceye kadar bekleyiniz." ALLAH yoldan cıkmıs toplumları dogruya iletmez

[25] ALLAH bir cok durumda size yardım etti. Huneyn gunu sayısal coklugunuz sizi boburlendirmisti. Fakat sayınızın size hic bir yararı da olmamıstı. Nitekim, tum genisligine ragmen yeryuzu size dar gelmis ve sonunda donup kacmıstınız

[26] Sonra ALLAH, elcisi ve inananların uzerine tarafından guven ve rahatlık indirdi, ek olarak, gormediginiz ordular indirdi ve boylece kafirleri cezalandırdı. Kafirlerin cezası iste budur

[27] Nitekim ALLAH, sonunda dilediginin tevbesini kabul eder. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[28] Ey inananlar, putperestler pistir; bu yıldan sonra Kutsal Mescid'e yaklasmasınlar. Yoksulluga dusmekten korkuyorsanız, (bilin ki) ALLAH dilerse sizi kendi lutfuyla zengilestirecektir. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[29] Kendilerine kitap verilenler arasından, ALLAH'a ve ahiret gunune inanmıyan, ALLAH'ın ve elcisinin yasakladıgını yasaklamıyan ve gercek dine uymayan kimselerle boyunlarını egip elleriyle vergi verinceye kadar savasın

[30] Yahudiler: "Uzeyr ALLAH'ın ogludur," dediler. Hıristiyanlar da, "Mesih ALLAH'ın ogludur," dediler. Bu, agızlarından cıkan sozleridir. Onceden inkar etmis olanların sozlerini taklid ediyorlar. ALLAH onları mahkum eder. Nasıl da cevriliyorlar

[31] Din bilginlerini, din adamlarını ve Meryem oglu Mesih'i ALLAH'tan ayrı rabler edindiler. Oysa, yalnız tek Tanrı'ya kulluk etmekle emredilmislerdi. O'ndan baska tanrı yoktur. O, es kostukları kimselerden de cok Yucedir

[32] ALLAH'ın ısıgını agızlarıyla sondurmek isterler. Kafirler istemese de ALLAH ısıgını tamamlayacaktır

[33] O, elcisini hidayetle ve gercek dinle gonderdi ki onu tum dinlere ustun kılsın. Putperestler istemese de

[34] Ey inananlar, din bilginlerinin ve din adamlarının cogu halkın parasını hakketmeden yerler ve ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Altın ve gumusu yıgıp ALLAH yolunda harcamayanlara acı bir azap mujdele

[35] Gun gelir o biriktirdikleri altınlar ve paralar cehennem atesinde ısıtılarak onlarla alınları, yanları ve sırtları daglanır: "Kendiniz icin biriktirdiginiz iste budur. Biriktirdiginizi tadın

[36] Gokleri ve yeri yarattıgı gun ALLAH'ın kitabında ayların sayısı, ALLAH'a gore on ikidir. Bunlardan dordu ise kutsaldır. Iste kusursuz din budur; o aylarda (savasarak) kendinize zulmetmeyiniz. Ama putperestler sizinle toptan savasırlarsa siz de onlarla toptan savasın. Bilesiniz ki ALLAH erdemli davrananların yanındadır

[37] Kutsal Ayların yerini degistirmek inkarın ileri noktasıdır. Inkarcılar onunla saptırılırlar. ALLAH'ın kutsal saydıgı ayların sayısına denk dusurmek amacıyla onu bir yıl helal, bir yıl da kutsal sayarlar. Boylece, ALLAH'ın kutsal kıldıgı ayların kutsallıgını cignerler. Isledikleri kotulukler, gozlerinde guzel gorunuyor. ALLAH inkarcı toplulugu dogruya ulastırmaz

[38] Ey inananlar, size ne oldu ki, "ALLAH yolunda harekete gecin," dendigi zaman yere cakılıp kaldınız? Ahiret yerine bu dunya hayatına mı razı oldunuz? Dunya hayatının nimetleri ahiret hayatına oranla pek azdır

[39] Harekete gecmezseniz sizi acıklı bir azapla cezalandırarak yerinize baska bir toplumu gecirir. Siz O'na asla zarar veremezsiniz. ALLAH her seye Gucu Yetendir

[40] Siz ona yardım etmezseniz, ALLAH ona yardım etmisti. (Ornegin) kafirler onu, ikinin ikincisi olarak cıkarmıslardı. Hani ikisi magarada iken, arkadasına, "Uzulme, ALLAH bizimle beraberdir," diyordu... ALLAH ona huzur ve guven indirdi; gormediginiz ordularla destekleyerek inkarcıların sozunu alcalttı. Yuce olan, yalnızca ALLAH'ın sozudur. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[41] Ister hafif ister agır olarak savasa cıkınız. Paralarınızla ve canlarınızla ALLAH yolunda cihad edin. Bu sizin icin daha iyidir, bir bilseydiniz

[42] Yakın bir menfaat ve orta uzunlukta bir yolculuk olsaydı seni izleyeceklerdi; ancak zorluk onlara fazla geldi. ALLAH'a yemin edeceklerdir: "Gucumuz yetseydi sizinle birlikte cıkacaktık." Boylece kendilerini mahfediyorlar. ALLAH onların yalancı olduklarını bilir

[43] ALLAH seni affetti: Dogrular ve yalancılar sana belli olmadan once neden onlara izin verdin

[44] ALLAH'a ve ahiret gunune inananlar, paralarıyla ve canlarıyla caba gostermekten (kacmak icin) senden izin istemezler. ALLAH erdemlileri hakkıyla Bilir

[45] Ancak ALLAH'a ve ahiret gunune inanmıyanlar senden izin ister. Kalpleri kusku ile doludur. Onlar kuskuları icinde bocalamaktadırlar

[46] Savasa cıkmayı istemis olsalardı, onun icin bir hazırlık yaparlardı. Fakat ALLAH onların katkısını istemedi ve onları yureksiz ve isteksiz yaptı. Kendilerine, "Oturanlarla birlikte oturun!," denildi

[47] Sizinle cıksalardı, size yalnız karısıklık katarlardı, aranıza fitne ve cekisme sokarlardı. Icinizde de onlara kulak verenler var. ALLAH zalimleri cok iyi Bilir

[48] Daha once de kargasalık cıkarmayı arzulamıslardı ve senin islerini tersine cevirmislerdi. Nihayet gercek geldi ve ALLAH'ın yasası, onlara ragmen egemen oldu

[49] Onlardan bazıları, "Bana izin ver, beni sıkıntıya sokma," diyor. Onlar zaten bu tavırlarıyla sıkıntının icine dusmuslerdir; kafirleri cehennem kusatmaktadır

[50] Sana bir iyilik dokunsa onları uzer, sana bir kotuluk dokunsa, "Biz onceden onlem almıstık," derler ve sevinc icinde donup giderler

[51] De ki: "ALLAH'ın bizim icin yazdıgından baskası bize dokunmaz. O'dur bizim mevlamız, sahibimiz. Inananlar, ALLAH'a guvensinler

[52] De ki: "Biz sizin icin, ALLAH'ın, ya kendi tarafından veya bizim elimizle sizi cezalandırmasını umarken siz bizim icin ancak iki guzelden birini (gazilik veya sehitlik) umabilirsiniz. Umutla bekleyin, biz de umutla bekliyoruz

[53] De ki: "Yoksullara ister gonullu, ister gonulsuz yardım edin; sizden kabul edilmeyecektir. Cunku siz yoldan cıkmıs bir topluluksunuz

[54] Yardımlarının kabul edilmesine engel sadece sudur: ALLAH'ı ve elcisini inkar ettiler, namaza ancak usenerek yaklasırlar ve yardımları da isteksiz yaparlar

[55] Onların paraları ve cocukları seni etkilemesin. ALLAH bunlarla, onları dunya hayatında cezalandırmayı ve canlarının inkarcı olarak cıkmasını istiyor

[56] Sizden olduklarına dair ALLAH'a yemin ederler; oysa sizden degiller, onlar anlasmazlık cıkaran bir topluluktur

[57] Nitekim onlar, sıgınacak bir yer, magaralar yahut girilecek bir yer bulsalardı panik icinde oraya yonelirlerdi

[58] Onların bir kısmı, sadakaların dagıtımı konusunda seni elestiriyor; kendilerine ondan verilince razı oluyorlar, ancak ondan kendilerine verilmeyince ofkeleniyorlar

[59] Onlar, ALLAH'ın ve elcisinin kendilerine verdikleri paya razı olmalı ve "ALLAH bize yeter. ALLAH elcisi yoluyla kendi lutfundan bize verecektir. Biz sadece ALLAH'ı arzularız," demeliydiler

[60] Sadakalar, ALLAH'tan bir yukumluluk olarak, yoksullara, duskunlere, bu konuda calısan gorevlilere, sempatizanlara, kolelerin ozgurlugu icin, borclulara, ALLAH yoluna ve yolda kalmıslara verilmeli. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[61] Onlardan kimi de, "O (haber toplayan) bir kulaktır," diyerek peygamberi incitiyorlar. De ki: "O, sizin icin bir hayır kulagıdır. O, ALLAH'a inanır ve inananlara guvenir. Icinizdeki inananlar icin de bir rahmettir. ALLAH'ın elcisini incitenler icin acı bir azap vardır

[62] Sizi hosnud etmek icin ALLAH'a yemin edip dururlar. Gercekten inanıyorlarsa bilmelidirler ki ALLAH ve elcisi hosnud edilmeye daha layıktır

[63] Bilmediler mi ki, kim ALLAH ve elcisine karsı gelirse, icinde ebedi kalacagı cehenneme mahkum olur. Bu buyuk bir asagılanmadır

[64] Ikiyuzluler, kalplerindekini kendilerine haber verecek bir surenin inmesinden cekiniyorlar. De ki: "Alay edin bakalım, ALLAH korktugunuz seyi acıga cıkaracak

[65] Kendilerine sorarsan, "Biz sadece sakalasıp oynuyorduk," derler. De ki: "Siz, ALLAH ile, ayetleriyle ve elcisiyle mi alay ediyorsunuz

[66] Ozur dilemeyiniz. Siz inandıktan sonra inkar ettiniz. Sizden bir kısmını affetsek bile, suc islemis oldukları icin bir kısmını cezalandıracagız

[67] Ikiyuzlu erkekler ve ikiyuzlu kadınlar birbirlerindendir. Onlar, kotulugu ogutlerler, iyilikten menederler. Elleri sıkıdır. Onlar ALLAH'ı unuttular, O da onları unuttu. Ikiyuzluler, iyice yoldan cıkmıs olanlardır

[68] ALLAH, ikiyuzlu erkeklere, ikiyuzlu kadınlara ve kafirlere ebedi kalacakları cehennem atesini soz verir. O onlara yeter. ALLAH onları lanetlemistir ve onlar icin tukenmez bir azap vardır

[69] Tıpkı sizden oncekilere benziyorsunuz; sizden daha gucluyduler, sizden daha cok mal ve cocuklara sahiptiler. Kendilerine dusen paydan hoslandılar, sizden oncekilerin kendi paylarından hoslanmaları gibi siz de kendi payınızdan hoslandınız. Kendilerini kaptıranlar gibi siz de kaptırdınız. Onlar, isleri dunya ve ahirette bosa cıkmıs kimselerdir. Onlar, kaybedenlerdir

[70] Nuh'un halkı, Ad, Semud, Ibrahim'in halkı, Medyen sakinleri ve altust olmus ulkelerin (Sadom ve Gomore) halkları gibi kendilerinden oncekilerin haberleri onlara ulasmadı mı? Elcileri kendilerine apacık belgelerle gitmislerdi. ALLAH onlara zulmediyor degildi, aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

[71] Inanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudur. Iyiligi emrederler, kotulukten menederler, namazı gozetirler, zekatı verirler, ALLAH'a ve elcisine uyarlar. Iste onlara ALLAH rahmet edecektir. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[72] ALLAH, inanan erkeklere ve inanan kadınlara icinden ırmaklar akan ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde guzel evler soz vermistir. ALLAH'ın hosnud olması ise hepsinden daha buyuk bir seydir. Iste en buyuk kurtulus budur

[73] Ey peygamber, kafirler ve ikiyuzlulerle mucadele et ve onlara karsı guclu ve sert ol. Varacakları yer cehennemdir. Ne kotu bir donus yeridir orası

[74] Inkar sozlerini konusmalarına ve teslim olduktan sonra inkar etmelerine ragmen, onları soylemediklerine dair ALLAH'a yemin ediyorlar. Aslında, hic bir zaman ulasamadıkları gercege karsı durdular. ALLAH ve elcisi O'nun lutfuyla kendilerini zenginlestirdikten sonra oc almaya kalktılar! Tevbe ederlerse kendileri icin iyi olur. Yuz cevirirlerse, ALLAH onları dunya ve ahirette acı bir azapla cezalandırır; yeryuzunde ne bir dostları ne de bir yardımcıları olur

[75] Hatta bazıları, "Bize lutfundan verirse, paramızı yardım icin harcayacagız ve durust insanlardan olacagız," diye ALLAH'a soz verdiler

[76] Fakat, onlara kendi lutfundan verince, cimrilestiler ve yuz cevirerek donduler

[77] ALLAH'a verdikleri sozden caydıkları ve yalan soyledikleri icin kendisiyle karsılacakları gune kadar kalplerine iki yuzluluk soktu

[78] Bilmezler mi ki, ALLAH onların hem gizlediklerini hem acıkladıklarını bilir ve ALLAH tum gizlileri Bilendir

[79] Gonullu olarak yardımda bulunan inananların comertliklerini elestirenler ve aynı zamanda fazla veremiyen yoksullarla da alay edenler yok mu, ALLAH onları kucuk dusurur. Onlar icin acıklı bir azap vardır

[80] Ister onlar icin bagıslanma dile, ister bagıslanma dileme. Onlar icin yetmis kere bagıslanma dilesen bile ALLAH onları bagıslamıyacaktır. Cunku onlar ALLAH ve elcisini yalanladılar. ALLAH yoldan iyice cıkmıs toplumları dogruya iletmez

[81] Geride kalanlar, ALLAH elcisinin ardındaki yerlerini begendiler, ALLAH yolunda paralarıyla, canlarıyla caba gostermekten hoslanmadılar ve: "Bu sıcakta harekete gecmeyin," dediler. "Cehennem atesi daha sıcaktır," de. Bir anlasalardı

[82] Kazandıklarına karsılık az gulup cok aglasınlar

[83] Sefere cıkma konusunda onlardan bir grubun senden izin isteyecekleri bir fırsatı ALLAH sana tekrar verse, "Benimle birlikte ebediyyen harekata cıkmayacaksınız, ve benimle birlikte hicbir dusmanla savasmayacaksınız. Cunku siz, ilk basta oturmayı secmistiniz. Oyle ise, geri kalanlarla beraber oturun," de

[84] Onlardan olen birisi icin namaz kılma, mezarı basında da durma. Cunku onlar ALLAH'a ve elcisine karsı geldiler ve yoldan cıkmıslar olalarak olduler

[85] Paraları ve cocukları seni etkilemesin. ALLAH bunlarla, onları dunyada cezalandırmayı ve canlarının inkarcılar olarak cıkmasını ister

[86] ALLAH'a inanın, elcisiyle birlikte cihad edin," diye bir sure indigi zaman, onların guclu ve varlıklı olanları bile senden izin istediler ve, "Bizi bırak oturanlarla beraber olalım," dediler

[87] Geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Sonunda kalpleri muhurlendi. Bundan oturu anlayamazlar

[88] Fakat elci ve beraberinde bulunanlar, paralarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. Tum iyilikleri onlar hakketmistir. Kazananlar onlardır

[89] ALLAH onlara ebedi kalacakları ve icinden ırmaklar akan cennetler soz vermistir. Bu, en buyuk basarıdır

[90] Araplardan ozur uyduranlar, izin almak icin sana geldiler. ALLAH ve elcisini yalanlayanlar boylece oturdular. Inkarcılarına acı bir azap dokunacaktır

[91] ALLAH'a ve elcisine icten baglı oldukları taktirde, zayıflara, hastalara ve yardım icin verecek bir seyi bulunmayanlara bir ayıplama yoktur. Iyi davrananlar kınanamaz. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[92] Aynı sekilde, kendilerini bindirmen icin sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek bir tasıt bulamıyorum," dedigin ve mali yetersizliklerinden dolayı uzuntuden gozlerinden yas akarak geri donenler de kınanamaz

[93] Yalnız, zengin oldukları halde senden izin isteyenler kınanabilir. Geride kalanlarla birlikte olmayı istediler, ALLAH da kalplerini damgaladı. Bunun icin bilmezler

[94] (Savastan gelip) kendilerine dondugunuzde size ozurler sayarlar. De ki: "Bosuna ozur saymayın; size artık inanmayız, ALLAH durumunuzu bize bildirmis bulunuyor. ALLAH ve elcisi sizin islerinizi gorecek ve sonra da gizliyi ve acıgı Bilenin huzuruna donduruleceksiniz. O yaptıklarınız her seyi size bildirecektir

[95] Onlara dondugunuzde, kendilerinden vazgecesiniz diye ALLAH'a yemin ederler. Onlardan vazgec. Onlar kirlidir. Kazandıklarına karsılık, yerleri cehennemdir

[96] Kendilerinden hosnut olasınız diye yemin ediyorlar. Onlardan hosnut olsanız bile ALLAH yoldan cıkmıs toplumlardan hosnud olmaz

[97] Araplar inkarcılıkta ve ikiyuzlulukte en asırıdırlar. ALLAH'ın elcisine indirdigini tanımamaya da en yakındırlar. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[98] Bazı Araplar, yardımlarını bir kayıp ve angarya sayar ve sizin icin felaketler gozetlerler. En kotu felaketler onlar icindir. ALLAH Isitendir, Bilendir

[99] Araplardan, ALLAH'a ve ahiret gunune inananlar da vardır. Harcadıklarını ise ALLAH'a yaklastıracak bir vesile ve elciye destek sayarlar. Gercekten o, onlar icin bir yaklasma vesilesidir. ALLAH onları rahmetine sokacaktır. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[100] Goc edenlerin (muhacir) ve yardımcıların (ensar) onculerinden ve onları guzelce izleyenlerden ALLAH razı olmustur, onlar da O'ndan razı olmuslardır. Onlara, iclerinde ırmaklar akan ve ebedi kalacakları cennetler hazırlamıstır. Iste buyuk zafer budur

[101] Gerek cevrenizden ve gerekse sehir halkından olan Araplardan bazıları ikiyuzludur. Ikiyuzlulukte kustahlasmıslardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliyoruz. Onları iki kat azapla cezalandıracagız ve sonra da buyuk bir azaba ugratılacaklardır

[102] Digerleri ise gunahlarını itiraf ettiler, iyi islerle kotu isleri birbirine karıstırdılar. Umulur ki ALLAH kendilerini affetsin. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[103] Onları temizlemek ve yuceltmek icin paralarından bir sadaka al ve onları ozendir/destekle, zira senin destegin onları memnun eder. ALLAH Isitendir, Bilendir

[104] Bilmezler mi ki kullarından tevbeleri kabul eden, sadakaları alan ALLAH'tır ve ALLAH Tevbeleri Kabul Edendir, Rahimdir

[105] Calısın; ALLAH, elcisi ve inananlar yaptıgınızı gorecektir. Gizliyi ve acıgı Bilene donduruleceksiniz ve O da yapmıs olduklarınızı size bildirecektir," de

[106] Bir baska grup da ALLAH'ın hukmunu bekliyor. Kendilerini ya cezalandırır veya tevbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[107] Zarar vermek, inkarcılıgı uygulamak, inananların arasını acmak ve onceden ALLAH ve elcisiyle savasmıs olanlara bir gozetleme yeri hazırlamak icin mescid kullananlar da var. "Amacımız sadece iyiliktir," diye yemin ederler. ALLAH onların yalancılıgına tanıktır

[108] Boyle bir yerde ebediyyen namaza durma. Ilk gunden itibaren erdemlilik uzere kurulan mescid, namaz kılman icin cok daha uygundur. Orada temizlenmek isteyen insanlar vardır ve ALLAH temizlenenleri sever

[109] Yapısını ALLAH'ın onayı ve erdemlilik uzerine kuran mı, yoksa yapısını bir ucurumun kenarına kurup onunla birlikte cehennem atesine yuvarlanan mı daha iyidir? ALLAH zulmeden bir toplumu dogruya ulastırmaz

[110] Kurdukları yapı, yurekleri parcalanıncaya dek kalplerinde bir kusku kaynagı olarak kalacaktır. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[111] ALLAH inananların canlarını ve mallarını cennet karsılıgında satın almıstır. ALLAH yolunda savasırlar, oldururler ve oldurulurler. Bu, O'nun Tevrat'ta, Incil'de ve Kuran'da verdigi bir sozdur. Verdigi sozu, ALLAH'tan daha iyi kim yerine getirebilir? Oyleyse bu alısverisinizden dolayı sevinin. En buyuk basarı budur

[112] Onlar: Tevbe eden, kulluk yapan, hamdeden, aktif, egilen, secde eden, iyiligi savunan, kotulukten meneden ve ALLAH'ın yasalarını koruyan insanlardır. Inananları mujdele

[113] Akraba bile olsalar, ne peygamber, ne de inananlar, cehennem halkı oldukları kendilerine belli olduktan sonra ortak kosanlar icin bagıslanma dileyemez

[114] Ibrahim'in babası icin bagıslanma dilemesinin biricik sebebi ona onceden soz vermis olmasıydı. Ne zaman ki onun ALLAH dusmanı oldugu kendisine belli olunca ondan uzaklastı. Ibrahim, cok duygulu ve cok sefkatli idi

[115] ALLAH bir toplumu dogru yola ilettikten sonra, sakınacakları seyleri bildirmeden, onları sapıklıga mahkum edecek degildir. ALLAH her seyi Bilendir

[116] Goklerin ve yerin egemenligi ALLAH'a aittir. Diriltir, oldurur. Sizin icin ALLAH'tan baska ne bir sahip ne de bir yardımcı yoktur

[117] ALLAH, peygamberin, goc edenlerin ve yardım edenlerin tevbesini kabul etmistir. Onlar, iclerinden bir bolumunun neredeyse kalplerinin kaydıgı guc anda onu izlemislerdi. Sonra onların yonelisini (tevbesini) kabul etti. O, onlara karsı cok Sefkatlidir, Rahimdir

[118] Geride kalan o uc kisinin de (tevbesini kabul etti). Yeryuzu, tum genisligine ragmen onlara dar gelmisti. Bunalmıslardı. Sonunda, ALLAH'tan kacamıyacaklarını anladılar. Bunun uzerine, yonelmeleri icin O, onlara yoneldi. ALLAH yonelisleri Onaylayandır, Rahimdir

[119] Ey inananlar, ALLAH'ı dinleyin ve dogrularla beraber olun

[120] Ne sehir halkı, ne de onların cevresindeki Araplar, ALLAH'ın elcisinden geri kalmamalı ve kendilerini ona tercih etmemelidir. Zira ALLAH yolunda ugrayacakları her bir susuzluk, bir yorgunluk ve bir aclık, kafirleri ofkelendirecek her bir adım ve dusmana karsı kazandıkları her bir basarı, kendileri icin bir kredi olarak yazılır. ALLAH iyi davrananların mukafatını yitirmez

[121] Buyuk veya kucuk, yaptıkları her yardım ve astıkları her vadi onlar icin kredi olarak yazılır. ALLAH yaptıklarının en guzeliyle kendilerini odullendirir

[122] (Mekke'de kalan) Inananların, topluca (Medine'ye hicret eden peygamberi ziyaret icin) yola cıkmaları dogru olmaz. Her gruptan sadece bir kac kisi, dini anlayıp ogrenmek icin harekete gecmeli. Nitekim boylece, halklarına geri donduklerinde, halklarının uyanık bulunması icin onları uyarabilsinler

[123] Ey inananlar, sizi kusatıp saldıran kafirlerle savasın. Sizde sertlik bulsunlar. Bilin ki ALLAH erdemlilerle beraberdir

[124] Her ne zaman bir sure inse, "Bu sure hanginizin inancını arttırdı," diye soranlar var. Gercekten inananların inancını arttırmıstır, ve onlar (her surenin inisiyle) sevinip birbirlerini mujdelerler

[125] Kalplerinde hastalık bulunanlara gelince... Onların da kotuluklerine kotuluk katmıstır ve onlar kafirler olarak olurler

[126] Her sene, bir iki defa belalarla sınandıklarını gormuyorlar mı? Buna ragmen ne tevbe ediyorlar, ne de ogut alıyorlar

[127] Ne zaman bir sure inse, "Kimse sizi goruyor mu," diye bakısırlar. Sonra da donup giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından ALLAH kalplerini cevirmistir

[128] Icinizden size oyle bir elci gelmis bulunuyor ki sıkıntıya ugramanız ona agır gelir; size duskun, inananlara sefkatli, merhametlidir

[129] Yuz cevirirlerse de ki: "Tanrı bana yeter! O'ndan baska tanrı yoktur. O'na dayandım; O buyuk Ars'ın sahibidir

Yûnus

Surah 10

[1] R. Bunlar (bu harfler), hikmet sahibi Kitab'ın mucizeleridir

[2] Kendilerinden bir adama: "Insanları uyar ve inananlara Rab'leri katında onemli bir yere sahip olduklarını mujdele," diye vahyetmemiz halka garip mi geliyor? Inkarcılar, "Bu, apacık bir buyucudur," dediler

[3] Gokleri ve yeri altı gunde yaratan ve sonra tum otoriteyi kuran Rabbiniz (sahibiniz) ALLAH'tır. Her isi yonetir. Izni olmadan hic kimse aracılık (sefaat) edemez. Rabbiniz ALLAH budur, O'na kulluk edin. Ogut almaz mısınız

[4] Hepinizin donusu O'nadır. Bu, ALLAH'ın verdigi gercek sozdur. O, yaratılısı baslatır ve sonra tekrarlar; boylece inanıp erdemli isler yapanları adaletle odullendirir. Kafirlere ise, inkarlarından oturu sıcak bir icecek ve acı bir azap vardır

[5] O, gunesi bir ısık kaynagı, ayı da bir ısık yaptı. Yılların sayısını ve hesabı bilmeniz icin ona evreler duzenleyip belirledi. ALLAH bunları ancak bir gercek icin yaratmıstır. Bilen bir topluma ayetleri boyle acıklar

[6] Gecenin gunduzle yer degistirmesinde ve ALLAH'ın goklerde ve yerde yarattıgı seylerde erdemli bir toplum icin deliller ve ibretler vardır

[7] Bizimle karsılasmayı ummayanlar, dunya hayatını sevip ona baglananlar ve ayetlerimizden gafil olanlar

[8] Iste onların yeri, kazandıklarından oturu atestir

[9] Inanıp erdemli isler yapanlara gelince, Rab'leri inanclarından dolayı onları dogruya iletir. Nimet cennetlerinde ayaklarının altından ırmaklar akar

[10] Oradaki duaları: "Tanrımız, sen yucesin", oradaki selamlasmaları: "Selam," ve dualarının sonu da: "Evrenlerin Rabbi ALLAH'a ovguler olsun," dur

[11] Insanların iyiligi acele istemeleri gibi, ALLAH da onlara azabı acele verse idi, sureleri bitirilmis olurdu. Bizimle karsılasmayı ummayanları, azgınlıkları icinde saskın durumda bırakırız

[12] Insana bir zarar dokundu mu, yanı uzerine yatarken veya ayaktayken veya oturmusken bizi cagırır. Ona zarar veren seyi kendisinden giderdik mi, sanki kendisine dokunan o zarardan dolayı bizi hic cagırmamıs gibi davranır. Sınırı asanlara, yaptıkları isler iste boyle suslu gosterilir

[13] Sizden onceki nice nesilleri, zulmettikleri zaman yok etmisizdir. Elcileri kendilerine acık delillerle gitmislerdi, ancak onlar inanmayı reddetmislerdi. Suclu toplumları boyle cezalandırırız

[14] Sonra, ne yapacagınızı gormek icin onların yerine sizi yeryuzune varis kıldık

[15] Onlara apacık olan ayetlerimiz okundugu zaman, bize kavusmayı ummayanlar, "Bundan baska bir Kuran getir, yahut onu degistir!," derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan degistiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Rabbime karsı gelirsem, buyuk gununazabından korkarım

[16] De ki: "ALLAH dilemeseydi onu size okuyamazdım ve sizin de ondan haberiniz olmazdı. Bundan once bir omur boyu aranızda yasadım. Anlamaz mısınız

[17] ALLAH'a yalan uydurup iftira eden, veya mucize ve ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Suclular onmaz

[18] ALLAH'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de yarar veremiyenlere tapıyorlar ve "Bunlar, ALLAH yanında bize sefaat edecekler," diyorlar. De ki: "ALLAH'ın goklerde ve yerde bilmedigi seyleri mi O'na bildiriyorsunuz? O cok yucedir, ortak kostuklarınızdan uzaktır

[19] Insanlar bir tek toplumdu; sonra anlasmazlıga dustuler. Rabbinin vermis oldugu bir sozu olmasaydı, anlasmazlıga dustukleri konuda hemen aralarında hukum verilecekti

[20] O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli degil mi," diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; oyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim

[21] Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdıgımız zaman, ayet ve mucizelerimize karsı hemen bir plan duzenlerler. De ki: "Plan yapmada ALLAH daha hızlıdır. Elcilerimiz, duzenlediginiz tum planları kaydetmektedir

[22] Sizi karada ve denizde yuruten O'dur. (Dusunun ki) Gemidesiniz... Bir meltemle yolcuları alıp goturdugu zaman gemiden memnundurlar. Aniden siddetli bir fırtınaya yakalanırlar. Her yonden gelen dalgaların arasında tumuyle kusatıldıklarını sandıkları an, dini sadece ALLAH'a ait kılarak, "Bizi bundan kurtarırsan sukredenlerden olacagız," diye yalvarırlar

[23] Onları kurtarınca da yeryuzunde haksız yere taskınlık yapmaya baslarlar. Ey insanlar, taskınlıgınız kendinize karsıdır. Dunya hayatının gecici zevkine duskunsunuz; halbuki donusunuz bizedir ve yapmıs oldugunuz her seyi size haber veririz

[24] Dunya hayatı, tıpkı su ornek gibidir; gokten indirdigimiz su insanların ve hayvanların yedigi bitkilerin yapısına karısır. Bu durum, yeryuzunun suslenip bezendigi ve halkının da artık dogaya egemen olduklarını sandıkları ana kadar surer. Nihayet geceleyin veya gunduzun ona emrimiz gelir. Sanki bir onceki gun hic bir seye sahip degilmis gibi onu kokunden bicilmis bir duruma sokarız. Dusunen bir toplum icin ayetleri boyle acıklarız

[25] ALLAH barıs yurduna cagırır ve diledigini dogru bir yola iletir

[26] Guzel davrananlara daha fazlası vardır. Yuzlerini ne bir yoksunluk ne de bir asagılanma duygusu kaplar. Onlar cennet halkıdır. Orada ebedi kalıcıdırlar

[27] Kotuluk ve gunah kazananlara ise kotulugunun aynısıyla karsılık verilir. Yuzlerini bir asagılanma duygusu kaplar. ALLAH'tan baska bir koruyucuları yoktur. Yuzleri sanki karanlık geceden bir parcayla burunmustur. Onlar ates halkıdır; onlar orada ebedi kalacaklardır

[28] Onları bir araya topladıgımız gun, ortak kosanlara; "Siz ve ortaklarınız haydi yerinize!," diyerek birbirlerinden ayırırız. Ortakları ise: "Siz bize kulluk etmiyordunuz," derler

[29] Bizimle sizin aranızda ALLAH tanıktır ki, biz sizin kulluk etmenizden habersizdik

[30] Iste orada her can, gecmiste yapmıs oldugunu bulur. Gercek Mevlaları olan ALLAH'a dondurulurler. Uydurdukları (ortaklar) ise kendilerinden uzaklasıp kaybolur

[31] De ki, "Size gokten ve yerden kim rızık veriyor? Isitme ve gorme duyularınızı kim kontrol ediyor? Oluden diriyi, diriden oluyu kim cıkarıyor? Tum isleri kim yonetiyor?" "ALLAH," diyecekler. De ki: "Oyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz

[32] Iste Gercek Rabbiniz ALLAH budur. Oyleyse gercekten (yuz cevirmenizden) sonra sapıklıktan baska ne kalır? Nasıl da (bunları dusunmekten) cevriliyorsunuz

[33] Yoldan cıkmıs olanların inanmıyacagına dair Rabbinin sozu iste boyle gerceklesir

[34] De ki, "Ortaklarınızdan hangisi yaratmayı baslatıp tekrarlayabilir?" De ki: "ALLAH yaratmayı baslatır ve onu tekrarlar. Nasıl da cevriliyorsunuz

[35] De ki "Ortaklarınızdan hangisi gercege ulastırabilir?" De ki, "ALLAH gercege ulastırır. Gercege ulastıran mı uyulmaya daha yarasır, yoksa gercege ulastırılmadıkca gercegi bulamıyan mı? Ne bicim hukum veriyorsunuz

[36] Onların cogu, ancak zanna uyarlar. Zan ise gercegin yerini tutamaz. ALLAH onların yaptıklarını Bilendir

[37] Bu Kuran, ALLAH'tan baskası tarafından duzenlenen bir kitap degildir. Ancak kendisinden oncekileri onaylayan ve kitabın (yasaların) detaylı bir acıklamasıdır. Bunda kuskunuz olmasın; evrenlerin Rabbindendir

[38] Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Dogru sozluler iseniz, buna benzer bir sure getirin ve ALLAH'tan baska cagırabildiklerinizi cagırın

[39] Hayır, onlar bilgisini kavramadan ve asıl anlamına ulasmadan onu yalanladılar. Kendilerinden oncekiler de boyle yalanladı. Zalimlerin sonuna dikkatle bak

[40] Onlardan kimi buna inanır, kimi de inanmaz. Rabbin bozgunculuk yapanları daha iyi bilir

[41] Seni yalanlarlarsa de ki: "Benim yaptıgım bana, sizin yaptıgınız ise size! Siz benim yaptıgımdan sorumlu degilsiniz, ben de sizin yaptıgınızdan sorumlu degilim

[42] Onlardan seni dinleyenler de var; akıllarını kullanmayan sagırlara sen mi isittireceksin

[43] Onlardan sana bakanlar da var; gorusu olmayan korleri sen mi dogruya ileteceksin

[44] ALLAH insanlara hic zulmetmez; ancak insanlar kendi kendilerine zulmederler

[45] Onları topladıgımız gun, sanki gunduzden bir saat kadar (dunyada) kalmıslar gibi birbirlerini tanırlar. ALLAH ile karsılasmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir. Dogruyu da bulmamıslardır

[46] Onlara soz verdiklerimizin bir kısmını sana gostersek de veya canını alsak da, onların son donus yeri bizedir. Sonra ALLAH onların yaptıkları her seye de tanıktır

[47] Her bir toplum icin bir elci vardır. Elcileri geldigi zaman adaletle yargılanırlar ve hic zulmedilmezler

[48] Bu soz ne zaman gerceklesecek," diyorlar

[49] De ki: "ALLAH'ın dilemesi dısında, ben kendime dahi ne bir zarar ne de bir yarar verme gucune sahip degilim. Her toplumun bir suresi vardır. Sureleri bitince ne bir saat geciktirilir ne de one alınırlar

[50] De ki: "O'nun azabı ister gece veya gunduz gelsin, ama neden suclular o konuda acele icindedirler

[51] Gerceklestikten sonra mı ona inanacaksınız? Oyleyse neden onu simdi cabuk isteyip duruyorsunuz

[52] Sonra zulmedenlere: "Ebedi azabı tadın," denir, "Kazandıgınızdan baska bir karsılık mı bekliyordunuz

[53] Bu sahiden dogru mudur," diye senden haber bekliyorlar. De ki: "Elbette, Rabbime andolsun o gercektir ve siz onu engelleyemezsiniz

[54] Zulmetmis bir can yeryuzundeki her seye sahip olsa, onu fidye olarak vermek isteyecektir. Azabı gorduklerinde derin pismanlık duyacaklar. Adaletle yargılanacaklar ve onlara zulmedilmeyecektir

[55] Goklerde ve yerde olanlar elbette ALLAH'ındır. ALLAH'ın sozu tamamıyla gercektir; fakat onların cogu bilmez

[56] O diriltir ve oldurur. O'na donduruleceksiniz

[57] Ey halk, Rabbinizden size bir ogut, gonulleri sıkan her seye karsı bir sifa, inananlara bir yol gosterici ve bir rahmet gelmis bulunuyor

[58] De ki, "Sadece, ALLAH'ın lutfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, topladıkları herseyden daha hayırlıdr

[59] De ki, "ALLAH'ın size indirdigi rızıkların bir kısmını helal, bir kısmını da haram ettiginizi gormez misiniz?" De ki, "ALLAH mı size izin verdi, yoksa ALLAH'a iftira mı ediyorsunuz

[60] ALLAH adına yalan uyduranlar dirilis gununu dusunmezler mi? ALLAH insanlara karsı bol lutuf sahibidir; ancak onların cogu sukretmez

[61] Ne durumda bulunursanız bulunun, Kuran'dan ne okursanız okuyun, hangi isi yaparsanız yapın, siz onlarla ugrasırken biz mutlaka size tanık oluruz. Goklerde ve yerde bulunan bir atom agırlıgı bile Rabbinin kontrolunun dısına cıkamaz. Atomdan da kucuk olsun buyuk olsun, her sey apacık bir kitapta kayıtlıdır

[62] ALLAH'ın dostları icin ne bir korku vardır, ne de uzulurler

[63] Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar

[64] Dunya hayatında da ahirette de mutluluk onlarındır. ALLAH'ın kelimeleri (verdigi soz) degismez. Iste bu, en buyuk zaferdir

[65] Sozleri seni uzmesin. Ustunluk tumuyle ALLAH'a aittir. O Isitendir, Bilendir

[66] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. ALLAH'tan baskalarına yalvaranlar aslında kostukları ortakları izlememektedirler. Onlar sadece tahmin yurutuyorlar ve sadece sacmalıyorlar

[67] O ki geceyi sizin dinlenmeniz icin elverisli, gunduzu de aydınlık kıldı. Dinleyen bir topluluk icin bunda deliller vardır

[68] ALLAH cocuk edindi!," dediler. O bundan cok yucedir. O, hic bir seye ihtiyacı olmayandır. Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Sizin bu konuda hic bir kanıtınız yoktur. ALLAH hakkında bilmediginiz bir seyi mi soyluyorsunuz

[69] De ki: "ALLAH hakkında yalan uyduranlar basarıya ulasamazlar

[70] Dunyada paylarını alırlar, sonra donusleri bizedir. Sonra da inkarlarından oturu onlara siddetli azabı tattırırız

[71] Onlara Nuh'un tarihini anlat. Halkına sunları demisti: "Ey halkım, durumum ve ALLAH'ın ayetlerini hatırlatmam size agır geldiyse, ben ALLAH'a guveniyorum. Ortaklarınız ve liderlerinizle birlikte toplanın, pisman olmayacagınız son kararınızı alın ve bekletmeden bana karsı uygulayın

[72] Yuz cevirirseniz, halbuki ben sizden her hangi bir ucret istememistim. Benim ucretim ancak ALLAH'ın uzerinedir. Muslumanlardan olmakla emredildim

[73] Onu yalanladılar. Bunun uzerine onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları (yeryuzunun) yoneticileri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise bogduk. Uyarılanların akıbetine dikkat et

[74] Sonra onun ardından, elciler gonderdik, halklarına apacık deliller getirdiler. Gecmiste yalanlamıs bulunduklarına inanacak degillerdi. Azgınların kalplerini boyle damgalarız

[75] Sonra onların ardından Musa ve Harun'u Firavun'a ve konseyine mucizelerimizle gonderdik. Fakat buyukluk tasladılar ve suclu bir topluluk oldular

[76] Tarafımızdan kendilerine gercek gelince, "Bu apacık bir buyudur," dediler

[77] Musa, "Size gelen gercegi boyle mi nitelendiriyorsunuz? Bu bir buyu mudur? Oysa buyuculer basarıya ulasamaz

[78] Dediler: "Sen, yeryuzunde buyukluk ikinize kalsın diye, atalarımızı uzerinde buldugumuz seyden bizi cevirmek icin mi bize geldin? Biz size asla inanmayız

[79] Firavun, "Tum uzman buyuculeri bana getirin!," dedi

[80] Buyuculer gelince, Musa onlara, "Ne atacaksanız atın!," dedi

[81] Onlar atınca, Musa: "Sizin bu getirdiginiz bir buyudur. ALLAH elbette onu bosa cıkaracaktır. ALLAH bozguncuların islerini duzeltmez," dedi

[82] ALLAH sozleriyle hakkı gerceklestirir. Suclular hoslanmasa da

[83] Firavun ve erkanının iskence ve baskısından korktukları icin Musa'ya, halkından ancak bir kac kisi inandı. Firavun, yeryuzunde haddi cok asan bir tiran idi

[84] Musa: "Ey halkım, eger gercekten ALLAH'a inanmıs ve O'na teslim olmus iseniz O'na guvenin

[85] Dediler ki: "ALLAH'a guvendik. Rabbimiz, bizi zalim halkın baskısına maruz bırakma

[86] Rahmetinle bizi inkarcı halktan kurtar

[87] Musa'ya ve kardesine: "Halkınız icin Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi tapınak yapın ve namazı gozetin. Inananları mujdeleyin," diye vahyettik

[88] Musa dedi ki: "Rabbimiz, sen Firavun ve konseyine dunya hayatında luks ve mal verdin. Rabbimiz, senin yolundan saptırsınlar diye mi? Rabbimiz, onların mallarını silip supur ve acı azabı gorunceye kadar inanmasınlar diye kalplerini katılastır

[89] Dedi ki: "Ikinizin duası kabul edilmistir. Dogru olun ve bilmeyenlerin yolunu izlemeyin

[90] Israil ogullarını denizden gecirdik. Firavun ve ordusu ise kustahca ve dusmanca arkalarına dustu. Bogulmak uzereyken, "Israil ogullarının inandıgından baska tanrı olmadıgına inandım, ben muslumanım," dedi

[91] Cok gec! Daha once bas kaldırmıs ve bozgunculardan olmustun

[92] Senden sonraki kusaklara ibret olman icin bugun senin cesedini koruyacagız. Ne var ki insanların cogunlugu isaretlerimizden habersizdirler

[93] Israil ogullarına onurlu bir yer bagısladık ve onlara guzel rızıklar verdik. Fakat, kendilerine ilim geldikten sonra ayrılıga dustuler. Rabbin, dirilis gunu, ayrılıga dustukleri konuda aralarında hukum verecektir

[94] Sana indirdigimiz hakkında bir kuskun varsa, kitabı (senden) once okumus olanlara sor. Sana Rabbinden gercek gelmis bulunuyor. Suphecilerden olma

[95] Sakın, ALLAH'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa kaybedenlerden olursun

[96] Rabbinin kararıyla mahkum edilenler inanmazlar

[97] Onlara her cesit mucize gelse bile, acı azabı gorunceye kadar (inanmazlar)

[98] Hangi toplum inanırsa, inancı ona yarar saglar. Ornegin; Yunus'un halkı: Inandıkları zaman, bu dunya hayatındaki asagılayıcı azabı kendilerinden kaldırdık. Bir sureye kadar onları nimetlerle yasattık

[99] Rabbin dileseydi, yeryuzundekilerin hepsi inanırdı. Oyleyse, sen mi halkı inanmaları icin zorlayacaksın

[100] Hic bir kisi ALLAH'ın izni olmadan inanamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezillige mahkum eder

[101] De ki: "Goklerde ve yerde neler var, bir bakın! Inanmıyan bir topluma deliller ve uyarılar kar etmez

[102] Kendilerinden oncekilerin yasadıgı gunlerin bir benzerini mi bekliyorlar? De ki, "Bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim

[103] Sonunda elcilerimizi ve inananları kurtarırız. Evet, inananları kurtarmak bizim degismez bir yasamızdır

[104] De ki "Ey halk, dinimden bir kusku duyuyorsanız, bilesiniz ki, sizin ALLAH'tan baska taptıgınız kimselere tapmam. Ben ancak, sizin canınızı alan ALLAH'a taparım. Inananlardan olmakla emrolundum

[105] Ve: "Tektanrıcı olarak dine yonel; ortak kosanlardan olma

[106] ALLAH'ı bırakıp, sana yarar ve zarar veremiyenleri cagırma. Boyle yaparsan o zaman zalimlerden olursun

[107] ALLAH sana bir zarar dokundurursa onu, O'ndan baska ortadan kaldıracak yoktur. Senin icin bir iyilik dilerse, O'nun lutfunu da geri cevirecek yoktur. Kullarından diledigine bunu verir. O, Bagıslayandır, Rahimdir

[108] De ki, "Ey halk, Rabbinizden size gercek gelmis bulunuyor. Kim yola gelirse kendisi icin yola gelmis olur, kim de saparsa kendi zararına sapar. Ben, sizden sorumlu degilim

[109] Sana vahyedileni izle; ALLAH hukum verinceye kadar sabret. O, hukum verenlerin en iyisidir

Hûd

Surah 11

[1] R. (Bu) oyle bir kitaptır ki, Bilge ve her seyden Haberdar biri tarafından ayetleri saglamlastırılmıs ve sonra da acıklanıp detaylanmıstır

[2] Ki ALLAH'tan baskasına tapmayasınız. Kuskusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir mujdeciyim

[3] Rabbinizin bagıslamasını dileyip O'na tevbe etmelisiniz. O zaman, sizi belli bir sureye kadar guzelce gecindirir ve lutfu hakkeden herkese lutfundan verir. Donerseniz, sizin icin buyuk gunun azabından korkarım

[4] Donusunuz ALLAH'adır. O her seye Gucu Yetendir

[5] Onlar, goguslerindekini bilinc altına itip O'ndan gizlemek isterler. Iyi bilin ki elbiselerini burundukleri zaman dahi onların gizlediklerini ve acıkladıklarını bilir. O, gizli dusunceleri bilendir

[6] Yeryuzundeki hic bir yaratık yoktur ki rızkı ALLAH tarafından garanti edilmesin. Onların konaklarını ve ugrak yerlerini bilir. Tum bunlar apacık bir kitaptadır

[7] O, hanginizin daha iyi is yaptıgını test etmek icin gokleri ve yeri altı gunde yaratandır. Egemenligi suyun uzerinde idi. Buna ragmen, kafirlere, "Siz olumden sonra diriltileceksiniz," desen, kafirler, "Bu, ancak acık bir buyudur (kandırıcı bir sozdur)," diyeceklerdir

[8] Onlardan azabı belli bir sure icin ertelesek, "Onu tutan nedir," derler. Dogrusu, onlara geldigi gun, kendilerinden geri cevrilemez ve alay ettikleri sey kendilerini kusatacaktır

[9] Insana kendimizden bir rahmet tattırsak ve sonra ondan cekip alsak, umutsuzlasır, nankorlesir

[10] Kendisine dokunan zararlardan sonra ona nimetler tattırsak, "Kotulukler benden gitti," der. Bu kez sevinclidir, kibirlidir

[11] Sabredenler ve erdemli isler yapanlar icin ise bir bagıslanma ve buyuk bir odul vardır

[12] Ona bir hazine, yahut onunla birlikte bir melek inmeli degil miydi," dedikleri icin belki gogsun daralacak ve sana vahyedilenin bir kısmını terkedeceksin. Sen yalnız bir uyarıcısın; ALLAH her seyi kontrol edendir

[13] Onu (Kuran'ı) o uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi ona benzer, uydurulmus on sure getirin. ALLAH'tan baska tum dostlarınızı da cagırın, dogru sozlulerseniz

[14] Size cevap veremedilerse bilesiniz ki o ALLAH'ın bilgisiyle indirilmistir ve O'ndan baska tanrı yoktur. Artık musluman olacak mısınız

[15] Kim dunya hayatını ve luksunu ararsa, yaptıklarının karsılıgını orada tam oderiz ve onlar orada hic bir eksiklige ugratılmazlar

[16] Bunlar icin ahirette, yalnız ates vardır. Yaptıklarının hepsi orada bos cıkmıstır. Butun yaptıkları gecersizdir

[17] Daha once Musa'nın kitabı bir onder ve rahmet iken, simdi Rab'lerinden gelen bir tanıgın ilettigi kesin bir kanıta sahip olanlar varya iste onlar ona inanırlar. Hangi grup onu inkar ederse yeri atestir. Ondan hic bir kuskun olmasın. O, Rabbinden gelen bir gercektir. Ne var ki halkın cogunlugu inanmaz

[18] Uydurmaları ALLAH'a yakıstırandan daha zalim kim olabilir? Onlar Rab'lerinin huzuruna cıkarılır ve tanıklar: "Iste Rab'leri hakkında yalan uyduranlar bunlardır," diyecekler. ALLAH'ın laneti zalimleredir

[19] Onlar ki ALLAH'ın yolundan alıkoyarlar ve onu carpıtmak isterler. Onlar ahireti de inkar ederler

[20] Onlar, yeryuzunde kacamazlar ve ALLAH'tan baska dost ve sahipleri yoktur. Onlar icin azap katlanır. Cunku onlar isitemediler, goremediler

[21] Onlar, kisiliklerini yitirenlerdir. Uydurdukları seyler bile kendilerini terkedip kaybolmustur

[22] Hic kusku yok ki, ahirette en cok kaybedenler onlardır

[23] Inanıp erdemli davrananlar ve Rab'lerine gonulden boyun egenler ise cennet halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdır

[24] Her iki grubun ornegi, kor ve sagır olan biri ile goren ve isiten biri gibidir. Durumları bir midir? Ogut almaz mısınız

[25] Nuh'u halkına gonderdik: "Ben sizin icin apacık bir uyarıcıyım

[26] ALLAH'tan baskasına kulluk etmeyin. Acı bir gunun azabına ugramanızdan korkarım

[27] Halkından inkar eden ileri gelenler, "Seni sadece bizim gibi bir insan oldugunu goruyoruz ve aramızdaki sıg goruslu ayak takımının dısında kimsenin seni izlemedigini goruyoruz. Sizin bizden herhangi bir ustunlugunuzu de gormuyoruz. Tersine, biz sizin yalancı oldugunuzu sanıyoruz," dediler

[28] Dedi ki: "Ey halkım, ya ben Rabbimden gelen kesin bir kanıta sahip isem ve bana bir rahmet vermis de bunlar gozunuze gorunmuyorsa? Siz onu istemezken sizi ona biz mi zorlayacagız

[29] Ey halkım, buna karsılık sizden herhangi bir para istemiyorum. Ucretim ancak ALLAH'tan gelir. Inananları da kovamam; onlar, Rab'leriyle karsılacaklar. Fakat, sizi cahillik eden bir topluluk olarak goruyorum

[30] Ey halkım, onları kovarsam ALLAH'a karsı kim bana yardım edecek? Dusunmez misiniz

[31] ALLAH'ın hazinelerinin yanımda oldugunu soylemiyorum, gizliyi bilmiyorum, melek oldugumu da ileri surmuyorum. Gozlerinizin horladıgı kimselere ALLAH'ın bir iyilik bagıslamıyacagını da soylemiyorum. Onların gizli dusuncelerini ALLAH daha iyi bilir. Aksi taktirde zalimlerden olurum

[32] Dediler ki: "Ey Nuh, sen bizimle tartıstın ve bizimle tartısmayı uzattın. Dogru sozlu isen haydi bizi tehdit ettigin seyi getir bakalım

[33] Dedi ki: "Onu, dilerse, sizin basınıza ancak ALLAH getirebilir. Siz engel olamazsınız

[34] ALLAH azmanızı dilemisse, ben size ogut vermek istesem de size o ogudumun bir yararı olmayacaktır. O' dur Rabbiniz ve siz O'na donduruleceksiniz

[35] Bunu (bu aktarılan tarihsel tartısmayı) o uydurdu" mu diyorlar? (Ey Muhammed) De ki: "Onu ben uydurmus isem, sucumdan ben sorumlu olacagım, ve sizin islediginiz suclarla da benim bir iliskim yok

[36] Nuh'a vahyedildi: "Su ana kadar inanmıs olanların dısında artık halkından hic kimse inanmıyacaktır. Onların tavırları seni uzmesin

[37] Gozetimimiz altında vahyimizle gemiyi yap. Zalimler icin bana bas vurma; onlar suda bogulacaklardır

[38] Gemiyi yapıyorken, halkının ileri gelenleri her yanından geciste onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiginiz gibi biz de sizinle alay ediyoruz

[39] Alcaltıcı azabın kime gelecegini ve kimin kalıcı azaba mahkum olacagını yakında bileceksiniz

[40] Nihayet emrimiz gelip de gok kaynayıp tasınca, kendisine dedik ki: "Her turden birer cifti, daha once mahkum edilmis olanlar haric, coluk cocugunu ve inananları ona yukle." Kendisiyle birlikte inanmıs olanlar zaten bir kac kisiydi

[41] Dedi ki: "Gemiye binin. Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır. Rabbim cok Bagıslayandır, Rahimdir

[42] Gemi, onları tepeler gibi dalgaların arasından gecirirken, Nuh bir kenarda ayrı duran ogluna seslendi: "Yavrum, gel bizimle birlikte bin. Kafirlerle birlik olma

[43] O ise, "Beni sudan koruması icin bir tepeye sıgınacagım," dedi. (Nuh): "Bugun ALLAH'ın yargısından koruyacak hic bir sey yoktur; ancak O'nun acıdıkları haric," dedi. Dalgalar ikisi arasından gecti; o, bogulanların arasındaydı

[44] Ve denildi ki: "Ey toprak suyunu yut, ey gok sen de tut." Su yatıstı, karar yerine getirildi, Cudi (Judea) uzerine oturdu ve "Zalimler uzak olsunlar!," dendi

[45] Nuh Rabbine seslendi: "Ey Rabbim, oglum benim ailemdendir, Senin verdigin soz ise elbette gercektir ve Sen, yargıda bulunanların en iyisisin

[46] Dedi ki: "Ey Nuh, o senin ailenden olamaz. Bilmedigin bir konuda benden istekte bulunman erdemli bir tavır degildir. Cahillerden olmamanı sana ogutlerim

[47] Dedi ki: "Rabbim, bilgim olmayan bir konuda sana yalvardıgım icin sana sıgınırım. Beni bagıslamaz ve bana acımazsan kaybedenlerden olurum

[48] Dendi ki: "Ey Nuh, sana ve seninle birlikte olan uluslara bizden barıs ve bereketlerle in. Ayrıca oyle uluslar var ki onları bir sure yasatacagız ve sonra onlara bizden acı bir azap dokunacaktır

[49] Bunlar, sana vahyettigimiz gayb haberleridir. Ne sen, ne de senin halkın bundan once onları bilmezdi. Sabret. Sonuc, erdemlilerindir

[50] Ad halkına da kardesleri Hud'u... Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan baska tanrınız yoktur. Siz ancak uyduruyorsunuz

[51] Ey halkım, buna karsılık olarak sizden herhangi bir ucret te istemiyorum. Benim ucretim, beni ilk yaratandan baskasına dusmez. Aklınızı kullanmıyor musunuz

[52] Ey halkım, Rabbinizden bagıslanma dileyin, sonra O'na yonelin ki gokten uzerinize bol rahmet yagdırsın, gucunuze guc katsın. Suclular olarak yuz cevirmeyin

[53] Dediler ki: "Ey Hud, sen bize kesin bir kanıt ile gelmedin. Biz, sırf senin sozunle dinimizi bırakacak degiliz, sana inanacak degiliz

[54] Senin tanrılarımızdan biri tarafından carpıldıgını soyleriz," dedi ki: "ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzagım sizin ortak kostugunuz

[55] O'ndan baskalarından. Haydi, topunuz birlesip bana karsı plan hazırlayın. Hic de beklemeyin

[56] Ben, Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a guvendim. O'nun kontrol etmedigi hic bir yaratık yoktur. Rabbim dosdogru yolun uzerindedir

[57] Yuz cevirirseniz, artık ben, kendisiyle gonderildigim mesajı size bildirdim. Rabbim yerinize baska bir halk gecirecek ve siz O'na hic bir zarar veremezsiniz. Benim Rabbim her seyi Gozetip Kontrol Edendir

[58] Emrimiz gelince Hud'u ve beraberindeki inananları bizden bir rahmetle kurtardık. Onları dehsetli bir azaptan kurtardık

[59] Iste Ad (halkı) boyleydi. Rab'lerinin ayetlerini reddettiler, elcilerine isyan ettiler ve her inatcı zorbanın emrini izlediler

[60] Bunun uzerine, hem dunya hayatında ve hem dirilis gununde bir lanete ugradılar. Kısacası, Ad halkı, Rab'lerine karsı cıktı. Hud'un halkı Ad yok olmustur

[61] Semud'a da kardesleri Salih'i... Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin, O'ndan baska tanrı yoktur. Sizi yerden cıkarıp yaratan, sizi oraya yerlestiren O'dur. Oyleyse O'ndan bagıslanma dileyin ve sonra O'na yonelin. Kuskusuz Rabbim Yakındır, Yanıtlayandır

[62] Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan once, aramızda populer bir umut kaynagıydın. Atalarımızın tapmıs olduklarından sen simdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi cagırdıgın seylerden kusku icindeyiz

[63] Dedi ki: "Ey halkım, ya ben Rabbimden kesin bir delile sahipsem ve kendisinden bana rahmet vermisse? O'na isyan edecek olursam beni ALLAH'tan kim kurtarabilir? Siz ancak benim kayıplarımı arttırabilirsiniz

[64] Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin icin bir ayettir. ALLAH'ın topragında bırakın otlansın. Ona kotuluk dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar

[65] Fakat, onu iskenceyle kestiler. "Yurdunuzda yasamanız icin uc gununuz var. Bu, yalan olmayan bir sozdur," dedi

[66] Emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde inanmıs olanları bizden bir rahmet ile o gunun rezilliginden kurtardık. Rabbin, kuskusuz Guclu ve Ustundur

[67] Zalimleri korkunc bir ses yakaladı, yurtlarında cokup kaldılar

[68] Sanki orada hic yasamamıslardı. Dogrusu Semud (halkı) Rab'lerine karsı geldi; Semud yok olup gitti

[69] Elcilerimiz Ibrahim'e mujdeyi goturduklerinde "Selam!" (Barıs olsun) dediler. O da "Selam!," dedi ve hemen (onlara) kızartılmıs bir buzagı sundu

[70] Ellerinin ona uzanmadıgını gorunce, durumlarını begenmedi; icine bir korku dustu. "Korkma," dediler, "Biz Lut'un halkına gonderilmis bulunuyoruz

[71] Ayakta duran karısı (bu habere sevinip) gulunce biz de ona Ishak'ı ve Ishak'ın ardından Yakub'u mujdeledik

[72] Vay basıma gelenler," dedi, "Ben bir yaslı kadın ve kocam da ihtiyar bir adam iken cocuk mu doguracagım? Bu cok garip bir sey

[73] ALLAH'ın isine mi sasıyorsun," dediler, "ALLAH'ın rahmeti ve bereketi sizin uzerinizedir ey ev halkı. O Ovguye En Layıktır, Yucelerin Yucesidir

[74] Ibrahim'den korku gidip kendisine bu mujde verilince Lut halkı hakkında bizimle tartısmaya basladı

[75] Dogrusu, Ibrahim cok yumusak, cok duygulu ve surekli (Tanrı'ya) yonelen biriydi

[76] Bundan vazgec Ibrahim. Rabbinin emri gelmis bulunuyor; onlar onlenemez bir azaba mahkum olmuslardır

[77] Elcilerimiz Lut'a gelince, onlara kotu davranıldı. Bu durum (Lut'un) canını sıktı ve (kendi kendine), "Bu, zor bir gun olacak," dedi

[78] Halkı kosarak oraya geldiler; gunah islemeyi adet haline getirmislerdi. "Ey halkım, iste kızlarım, onlar sizin icin daha temizdir. ALLAH'ı sayın, konuklarım onunde beni rezil etmeyin. Icinizde aklı basında bir adam yok mu," dedi

[79] Bilirsin ki senin kızlarına bizim bir ihtiyacımız yok. Sen bizim ne istedigimizi iyi bilirsin," dediler

[80] (Lut:) "Keske size gucum yetseydi veya guclu dostlara sahip olsaydım," dedi

[81] (Melekler) "Ey Lut," dediler, "Biz, Rabbinin elcileriyiz. Onlar sana dokunamazlar. Aileni gecenin bir anında yuruyuse cıkart, sizden hic kimse geriye bakmasın; fakat senin karın istisna. Otekilerin basına gelecek olanlar onun da basına gelecektir. Onların belirlenmis zamanı sabahtır. Sabah yakın degil mi

[82] Emrimiz gelince onun ustunu altına getirdik, uzerlerine sertlesmis kat kat tas yagdırdık

[83] Zalimleri bulsun diye Rabbin tarafından belirlenmis (taslar)

[84] Medyen'e de kardesleri Suayb'ı... Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin, O'ndan baska tanrınız yoktur. Olcuyu tartıyı eksik tutmayın. Sizi refah icinde goruyorum ve sizin icin, kusatıcı bir gunun azabından korkuyorum

[85] Ey halkım, olcuyu ve tartıyı adaletle tam uygulayın. Halkın hakkını eksik vermeyin ve yeryuzunde bozgunculuk yaparak kotuluk islemeyin

[86] Inanıyorsanız, ALLAH'ın (helal) bıraktıgı, sizin icin daha iyidir. Ben sizin uzerinize bekci degilim

[87] Dediler ki: "Suayb, atalarımızın tapmıs olduklarını veya ticaretimizi diledigimiz gibi cevirmekten vazgecmemizi, senin namazın mı gerektiriyor? Sen aslında yumusak huylusun, akıllısın

[88] Halkım," dedi, "Bakın, ya ben Rabbimden kesin bir kanıta sahip isem ve bana kendisinden guzel bir nimet bagıslamıssa...? Sizi bazı seylerden yasaklamam, size zıt gitmek istedigim icin degildir. Ben ancak, gucum yettigince reform yapmak istiyorum. Basarım ancak ALLAH'tandır. O'na guvendim ve O'na yoneliyorum

[89] Halkım, bana karsı cıkısınız, sakın sizi Nuh halkının, veya Hud halkının, yahut Salih halkının basına gelenler gibi bir felakete ugratmasın. Ustelik, Lut halkı sizden pek uzakta degil

[90] Rabbinizden bagıslanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Kuskusuz Rabbim Rahimdir, Sevendir

[91] Suayb," dediler, "Senin soylediklerinin bir cogunu anlamıyoruz. Ustelik biz, seni aramızda gucsuz goruyoruz. Kabilen olmasaydı seni taslardık. Senin bize karsı herhangi bir ustunlugun yoktur

[92] Dedi ki: "Ey halkım, kabilem size gore ALLAH'tan daha mı ustundur ki O'na sırt cevirdiniz? Rabbim, sizin tum yaptıklarınızı Kusatandır

[93] Halkım, elinizden geleni yapın; ben de yapacagım. Alcaltıcı azabın kime gelecegini ve kimin yalancı oldugunu ileride bileceksiniz. Umutla bekleyin, ben de sizinle birlikte umutla bekliyorum

[94] Emrimiz gelince Suayb'ı ve kendisiyle beraber inanmıs olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri korkunc gurultu yakaladı; yurtlarında cokup kaldılar

[95] Sanki orada hic yasamamıslar gibi... Semud, nasıl yok edildiyse, Medyen de oylece yok edildi

[96] Musa'yı ayetlerimizle (mucize ve vahyimizle) ve kesin bir yetkiyle gonderdik

[97] Firavun ve konseyine... Ancak onlar Firavun'un buyruguna uydular. Firavunun buyrugu ise akıllıca degildi

[98] Dirilis gununde halkına onculuk edip onları atese sokacaktır. Girdikleri yer ne kotu bir mekandır

[99] Burada da, ahirette de peslerine lanet takılmıstır. Aldıkları armagan ne kotu armagandır

[100] Sana bu aktardıklarımız, o kentlerin haberlerindendir. Onlardan kimi hala ayakta, kimi de bicilmistir

[101] Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbin emri geldigi zaman, ALLAH'tan baska yalvardıkları tanrıları onları hic bir seyden kurtaramadı. Aslında, onların yalnızca ziyanlarını arttırdı

[102] Iste Rabbin, zulmetmekte olan kentleri yakaladıgı zaman boyle yakalar. O'nun yakalaması acıdır, cetindir

[103] Ahiret azabından korkanlar icin bunda bir ders vardır. Halkın toplandıgı bir gundur o. Tanık olunan bir gundur o

[104] Onu ancak sayılı bir sure icin erteliyoruz

[105] O gun geldigi zaman, hic kimse O'nun izni olmadan konusamaz. Onlardan kimi talihsiz, kimi de mutludur

[106] Talihsizler atestedir. Onlar orada sızlayıp inlerler

[107] Gokler ve yer durdugu surece orada kalıcıdırlar; ancak Rabbin dilerse baska. Rabbin, diledigini Yapandır

[108] Mutlulugu hakkedenler ise, gokler ve yer kaldıgı surece cennette kalıcıdırlar. Rabbinin dilerse baska. Kesintisiz bir oduldur bu

[109] Sunların taptıklarından hic bir kuskun olmasın. Aynen daha onceki atalarının taptıgı gibi tapıyorlar. Onların nasiplerini eksiksiz olarak kendilerine odeyecegiz

[110] Musa'ya kitabı verdik; ancak onda anlasmazlıga dustuler. Rabbinin verilmis bir sozu olmasaydı aralarında hukum verilecekti. Onlar ondan kusku icindedirler, kararsızdırlar

[111] Rabbin hepsinin yaptıklarının karsılıgını tam olarak verecektir. O, onların yaptıklarından Haberdardır

[112] Emredildigin gibi dosdogru ol, seninle beraber yonelmis olanlarla birlikte... Asma ve azgınlasma. O, sizin yaptıklarınızı Gorendir

[113] Zalimlere sakın sempati duymayın, onları desteklemeyin, yoksa size ates dokunur. Sizin ALLAH'tan baska dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez

[114] Gunduzun iki ucunda, gecenin yakın kısmında namazı gozet. Iyilikler kotulukleri silip goturur. Bu, ogut alacak olanlara bir oguttur

[115] Sabret, cunku ALLAH, iyilik yapanların odulunu savsamaz

[116] Sizden onceki nesillerin erdem sahibi olanları, yeryuzunde kotuluklere engel olmalı degil miydiler? Onlardan kurtardıgımız az kisi haric... Zalimler ise, kendilerine verilen refaha dalıp sımardılar; boylece suclulara katıldılar

[117] Halkı erdemli davrandıgı surece, Rabbin kentleri yok edecek degildir

[118] Rabbin dileseydi halkı tek bir toplum yapardı. Fakat onlar surekli olarak (gercegi) tartısıp duracaklar

[119] Rabbinin acıdıkları haric. Bunun icindir ki onları yarattı. Rabbinin sozu yerine gelmistir: "Cehennemi cinler ve insanlarla, topluca dolduracagım

[120] Gunlunu pekistirmek icin elcilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız. Bunda, senin icin gercek, ve inananlar icin de bir aydınlatma ve uyarı gelmistir

[121] Inanmıyanlara de ki: "Elinizden geleni yapın, biz de yapacagız

[122] Sonra bekleyin, biz de beklemekteyiz

[123] Goklerin ve yerin gizlilikleri ALLAH'a aittir. Tum isler sonunda ona doner. O'na kulluk edin ve O'na guvenin. Rabbin onların yaptıgından habersiz degildir

Yûsuf

Surah 12

[1] R. Bu (harfler), apacık kitabın mucizeleridir

[2] Onu Arapca bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız

[3] Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en guzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha once bundan habersizdin

[4] Yusuf, bir zamanlar babasına: "Babacıgım, on bir gezegeni, gunesi ve ay'ı gordum, onların bana secde ettiklerini gordum," dedi

[5] (Babası Yakup:) "Yavrum," dedi, "Ruyanı kardeslerine anlatma, olur ki sana karsı bir plan kurarlar. Cunku seytan, insana apacık bir dusmandır

[6] Boylece Rabbin seni secmekte, sana ruyaların yorumunu ogretmekte ve daha onceki ataların Ibrahim ve Ishak'a nimetini tamamladıgı gibi sana ve Yakup ailesine de tamamlamaktadır. Rabbin Bilendir, Bilgedir

[7] Dileyenler icin, Yusuf ve kardeslerinde dersler vardır

[8] (Kardesleri) demislerdi ki: "Babamız, Yusuf ve (oz) kardesini bizden daha cok seviyor, biz ise cogunluguz. Babamız acıkca yanlıs bir tutum icindedir

[9] Yusuf'u oldurun, ya da onu bir uzak yere yollayın ki babanızın ilgisi sizde odaklansın. Daha sonra da erdemli bir topluluk olursunuz

[10] Onlardan birisi soyle dedi: "Yusuf'u oldurmeyin, onu kuyunun dibine atın. Boyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup goturebilir

[11] Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize guvenmiyorsun? Oysa biz onun candan dostlarıyız

[12] Onu bizimle birlikte yolla ki kosup oynasın. Kuskusuz biz onu koruyacagız

[13] Dedi ki: "Onu goturmeniz beni endiselendirir. Korkarım ki haberiniz yokken onu kurt yer

[14] Dediler ki: "Biz kalabalık bir grup oldugumuz halde onu kurt yerse, o zaman gercekten kaybedenler oluruz

[15] Onu goturdukleri ve kuyunun dibine atmak icin topluca karar verdikleri sırada biz ona: "(Uzulme) Onların bu yaptıklarını, hic farkında olmayacakları bir anda onlara anlatacaksın," diye vahyettik

[16] Aksamleyin aglayarak babalarına geldiler

[17] Ey babamız," dediler, "Gittik, yarısıyorduk. Yusuf'u da esyamızın yanında bırakmıstık. Sonunda onu kurt yedi. Dogru konussak bile sen bize inanmıyacaksın

[18] Gomlegine yalandan kan bulastırmıslardı. Dedi ki: "Dogrusu, egonuz sizi bir ise suruklemis. Bana dusen (bu acıya) guzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karsı ancak ALLAH'tan yardım istenir

[19] Oradan gecmekte olan bir kervan, sucularını gonderdi, kovasını sarkıtınca: "Mujde, burada bir erkek cocugu var!," dedi. Onu ticari bir mal olarak sakladılar. ALLAH onların yaptıklarını biliyordu

[20] Ona ihtiyacları olmadıgı icin ucuz bir fiyata, bir kac dirheme sattılar

[21] Onu Mısır'da satın alan kisi, karısına, "Ona iyi bak, olur ki bize yararı dokunur, ya da onu evlat ediniriz," dedi. Boylece Yusuf'u yeryuzunde yerlestirip ona ruyaların yorumunu ogretiyorduk. ALLAH isini sonuclandırandır; fakat halkın cogu bunu bilmez

[22] Buyuyup erginlesince ona bilgelik ve bilgi verdik. Guzel davrananları boyle odullendiririz

[23] Evinde bulundugu kadın onu bastan cıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: "Tumuyle sana aidim," dedi. Dedi ki: "ALLAH'a sıgınırım. O benim Rabbimdir (efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler basarmaz

[24] Kadın onu cok arzulamıstı, Rabbinin isaretini gormeseydi o da onu cok arzulamıstı. Boylece kotuluk ve fenalıgı ondan cevirdik. O, katısıksız kullarımızdandı

[25] Kapıya dogru kosustular. Kadın onun gomlegini arkadan cekip yırttı. Kapının yanında kadının beyiyle karsılastılar. Kadın: "Karına tecavuz etmek isteyen kisinin ya hapsedilmesi veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi," dedi

[26] Dedi ki: "Aslında senin karın beni bastan cıkarmak istedi." Aileden bir tanık: "Gomlegi on taraftan yırtılmıssa kadın dogruyu soyluyor, o ise bir yalancıdır

[27] Yok eger gomlegi arkadan yırtılmıssa, o zaman kadın yalancı, o dogru sozludur," diye tanıklıkta bulundu

[28] Gomleginin arkadan yırtılmıs oldugunu gorunce, "Bu, siz kadınların planıdır. Planınız muthistir," dedi

[29] Yusuf, sen bu olayı unut. Sen de (ey kadınım) gunahından dolayı bagıslanma dile. Sen hata isledin

[30] Sehirde bir takım kadınlar: "Valinin karısı hizmetcisini bastan cıkarmaya calısıyor," dediler, "Ona cılgıncasına asık. Onu acık bir sapıklık icinde goruyoruz

[31] Kadın, onların dedikodusunu isitince onları davet etti. Onlar icin konforlu yerler hazırladı. Her birine birer bıcak verdi. (Kadınlar, meyvelerini soymakla mesgul iken Yusuf'a:) "Onların huzuruna cık," dedi. Kadınlar onu gorunce, oyle etkilendiler ki ellerini kestiler ve: "ALLAH korusun, bu bir insan degil; bu ancak asil bir melektir," dediler

[32] (Kadın:) "Iste siz beni bunun icin suclamıstınız. Onu bastan cıkarmak istedim, ancak (iffetini) koruyup beni reddetti. Kendisine emrettigimi yapmazsa hapishaneye atılacak ve asagılanacaktır," dedi

[33] (Yusuf:) "Rabbim, hapishane, onların beni cagırdıgı seyden daha iyidir. Planlarını benden savmazsan onlara meyledip cahillerden olurum," dedi

[34] Rabbi onun duasına yanıt verdi ve kadınların planlarını ondan savdı. O Isitendir, Bilendir

[35] Sonra, (vali ve adamları Yusuf'un suczuzluguna dair) kanıtları gormelerine ragmen, onu belli bir sureye kadar hapishaneye atmayı uygun gorduler

[36] Onunla birlikte hapishaneye iki genc adam da girdi. Onlardan biri: "(Ruyamda) kendimi sarap yaparken gordum," dedi. Digeri: "Ben de basımın uzerinde ekmek tasırken kendimi gordum, onu kuslar yiyordu. Bunların yorumunu bize bildir. Seni iyilerden goruyoruz

[37] Size ayrılan karavana yemegi elinize gecmeden once size onun yorumunu bildirebilirim. Bunlar, Rabbimin bana ogrettigi seylerdendir. Ben, ALLAH'a inanmıyan bir toplumun dinini terketmis bulunuyorum, onlar ahiret konusunda da inkarcıdırlar

[38] Ben, atalarım Ibrahim, Ishak ve Yakub'un dinine uydum. ALLAH'a herhangi bir seyi ortak kosmak bize yakısmaz. Bu, ALLAH'ın bize ve halka olan lutfudur. Ancak insanların cogu sukretmez

[39] Ey hapishane arkadaslarım, cesitli rabler mi daha iyidir, yoksa Tek ve her seye Egemen olan ALLAH mı

[40] O'ndan baska taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurdugu isimlerden ibarettir. ALLAH onlara her hangi bir guc vermemistir. Hukum, ancak ALLAH'ındır. Yalnızca kendisine kulluk etmenizi emretmistir. Dosdogru din iste budur. Ne var ki halkın cogu bunu bilmiyor

[41] Hapishane arkadaslarım, biriniz rabbine (efendisine) sarap sunacak, digeriniz ise carmıha gerilecek ve kuslar onun basından yiyecek. Sordugunuz is cozulmustur

[42] O ikisinden, kurtulacagını ongurdugu kimseye, "Beni rabbinin yanında an," dedi. Rabbini anmayı Seytan ona (Yusuf'a) unutturunca hapiste birkac yıl daha kaldı

[43] Kıral dedi ki: "Ruyamda yedi semiz inek goruyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; ayrıca yedi yesil ve yedi kuru basak... Ey seckinler, ruyaların yorumunu yapabiliyorsanız bu ruyamı bana cozuverin

[44] Karmakarısık ruyalardır bunlar. Biz boyle ruyaların yorumunu bilmeyiz," dediler

[45] O iki kisiden kurtulmus olanı, nice zaman sonra hatırladı ve, "Beni (Yusuf'a) gonderirseniz size onun yorumunu bildirecegim," dedi

[46] (Zindana gidip:) "Yusuf, ey can arkadasım, bize yedi sıska inek tarafından yenen yedi semiz inek, yedi yesil ve kuru basak hakkında acıklama getir de halka bilgi vereyim

[47] Dedi ki: "Yedi yıl boyunca ekip bictiginizi, yediginiz az bir kısmının dısında, basaklarında bırakıp depolayın

[48] Sonra, onun ardından yedi kurak (yıl) gelecek ve sizin depoladıgınızın az bir bolumu haric, o yıllar icin onceden biriktirdiklerinizi yiyip bitirecektir

[49] Ondan sonra ise oyle bir yıl gelir ki onda halk ferahlanacak ve onda (meyve) sıkıp, (hayvan) sagacaklar

[50] Kral, "Onu bana getirin," dedi. Elci ona gelince (Yusuf,) "Rabbine don ve parmaklarını kesen kadınların durumunu ondan sor. Kuskusuz benim Rabbim, onların entrikalarını bilir," dedi

[51] (Kral kadınlara:) "Yusuf'u bastan cıkarmak isterken durumunuz neydi?" Kadınlar, "ALLAH korusun; biz ondan bir kotuluk gormedik!," dediler. Bunun uzerine, valinin karısı soyle dedi: "Gercek artık ortaya cıktı. Onu ben yoldan cıkarmaya calısmıstım. O dogru konusuyor

[52] Umarım ki arkasında kendisine ihanet etmedigimi bilir, zira ALLAH hainlerin planını onaylamaz

[53] Sucsuz oldugumu ileri surmuyorum. Kuskusuz ego, kotulugu arzular. Ben ancak Rabbimin merhametini umuyorum; Rabbim Bagıslayandır, Rahimdir

[54] Kral dedi ki: "Getirin onu, yanımda calısması icin onu atayayım" Kendisiyle konusup gorusunce, "Sen artık bugun yanımızda onemli bir makamı olan guvenilir birisin," dedi

[55] Dedi ki: "Beni ulkenin maliye islerinin basına getir. Kuskusuz ben iyi korur, iyi bilirim," dedi

[56] Boylece Yusuf'u o ulkede yerlestirdik. Diledigi gibi hareket edebiliyordu. Diledigimiz kimseye rahmetimizi yagdırırız. Guzel davrananları odulsuz bırakmayız

[57] Inananların ve erdemli davrananların ahiret odulu elbette daha da iyidir

[58] Yusuf'un kardesleri gelip onun huzuruna girdiler. (Yusuf) onları tanıdı; ancak onlar onu tanımadı

[59] Yuklerini hazırlatınca soyle dedi: "Baba tarafından olan kardesinizi getirin. Gormuyor musunuz ben olcuyu tartıyı tam, evsahipligini de iyi yapıyorum

[60] Onu bana getirmezseniz, artık benden olculup tartılacak bir sey beklemeyin ve bana yaklasmayın

[61] Dediler ki: "O'nun hakkında babasını ikna etmeye calısacagız. Kuskun olmasın ki buna calısacagız

[62] (Yusuf) Emri altındakilere de soyle emir verdi: "Ailelerine donduklerinde bulmaları icin, takas esyalarını yuklerinin icine sokun, belki boylece geri donerler

[63] Babalarına donduklerinde, "Ey babamız," dediler, "Bundan boyle bize erzak yasaklandı. Kardesimizi bizimle yolla da erzak alalım. Biz onu koruruz," dediler

[64] Daha once kardesi icin size nasıl guvendiysem simdi de onun icinde mi size guveneyim? ALLAH en iyi Koruyucudur ve O, Merhametlilerin Merhametlisidir

[65] Erzak yuklerini acınca, esyalarının kendilerine geri verilmis oldugunu gorduler ve, "Ey babamız, daha ne isteriz? Iste esyalarımız bize geri verilmis. Ailemizin gecimini saglar, kardesimizi korur ve bir deve yuku daha erzak alırız. Bu, kolay bir istir," dediler

[66] Hepiniz kusatılıp engellenmedikce onu bana getireceginize dair bana, ALLAH adına saglam bir soz vermezseniz, onu sizinle beraber gondermem. Onlar ona soz verince, "Soylediklerimize ALLAH tanıktır," dedi

[67] Dedi ki: "Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin. Ne var ki, ALLAH'ın onceden belirledigi seyden sizi kurtaramam. Hukum ALLAH'ındır ancak. Ben O'na guvendim. Guvenenler O'na guvenmeli

[68] Babalarının kendilerine emrettigi yerlerden girdiler. Bu, onları ALLAH'ın hic bir takdirinden kurtaramazdı; ancak Yakup onlardan bunu istemekte ozel bir nedene sahipti. O, kendisine ogrettigimiz belli bir bilgiye sahipti; fakat halkın cogu bilmez

[69] Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, kardesini yanına yaklastırdı ve, "Ben senin kardesinim; onların yaptıklarına uzulme," dedi

[70] Onların erzak yukunu hazırlatınca bir su kabını kardesinin torbasına koydu. Daha sonra bir unleyici soyle seslendi: "Ey kervan siz hırsızlarsınız

[71] Onları karsılayarak, "Neyi kaybettiniz," dediler

[72] Kralın su tasını kaybettik. Kim onu getirirse ona bir deve yuku odul verilecektir. Ben bunu garantiliyorum

[73] Dediler ki: "ALLAH'a andolsun, siz de bilirsiniz ki biz bu ulkede bozgunculuk cıkarmaya gelmedik, biz hırsız da degiliz

[74] Dediler: "Peki, yalan soyluyorsanız onun cezası nedir

[75] Onun cezası," dediler, "Kimin torbasında bulunursa o kisi alıkonur. Biz zalimleri boyle cezalandırırız

[76] (Yusuf) kardesinin yukunden once onların yuklerinden basladı ve sonra su kabını kardesinin yukunden cıkardı. Biz Yusuf'a boyle bir planı ogretmistik. Kralın yasasını uygulasaydı kardesini alıkoyamazdı; ALLAH dilese baska. Diledigimizi derecelerle yukseltiriz. Her bilenin ustunde daha iyi bir bilen vardır

[77] O calmıssa, daha once kardesi de calmıstı," dediler. Yusuf onlara belli etmeden: "Siz gercekten kotusunuz. ALLAH anlattıgınızın icyuzunu bilir," diye soylendi

[78] Dediler ki: "Sayın ekselans, onun oldukca yaslı bir babası var; onun yerine bizden birimizi al. Biz seni iyilik edenlerden oldugunu goruyoruz

[79] Dedi ki: "Yanında esyamızı buldugumuz kimseden baskasını alıkoymaktan ALLAH'a sıgınırız, o zaman biz zalimlerden oluruz

[80] Ondan umitlerini kesince, danısmak uzere bir kenara cekildiler. Buyukleri: "Babanızın sizden ALLAH adına bir soz aldıgını ve daha once Yusuf konusunda da sınırı asmıs oldugunuzu bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut ALLAH hakkımda hukum verinceye kadar buradan ayrılmayacagım. O, en iyi Hukmedendir," dedi

[81] Babanıza donun ve sunları soyleyin: 'Ey babamız, oglun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildigimiz seye tanıklık ediyoruz. Gizli islenen bir seyi onleyemezdik

[82] Bulundugumuz topluluga ve beraber geldigimiz kervana sor. Biz dogruyu anlatıyoruz

[83] Hayır, egonuz sizi bir ise suruklemis. Bana dusen artık guzelce sabretmektir. Olur ki ALLAH, bana onları topluca getirir. O, Bilendir, Bilgedir," dedi

[84] Onlardan yuz cevirdi ve, "Vah, yazık oldu Yusuf'a!," dedi. Uzuntuden gozlerine ak dustu, acısını icine gomdu

[85] Dediler ki: "ALLAH'a andolsun, Yusuf'u anmaya devam edersen ya hasta duseceksin veya oleceksin

[86] Ben kahrımı ve tasamı ancak ALLAH'a sikayet ederim, sizin bilmediginizi ALLAH'tan biliyorum," dedi

[87] Ogullarım, gidin, Yusuf'u ve kardesini arastırın. ALLAH'ın rahmetinden umut kesmeyin. Inkarcılardan baskası ALLAH'ın rahmetinden umut kesmez

[88] (Yusuf'un) Huzuruna girince, "Sayın ekselans, bize ve ailemize darlık dokundu; bu yuzden degersiz bir esya ile geldik. Ama sen bize tam olcu ver, bize yardımda bulun. ALLAH sadaka verenleri odullendirir," dediler

[89] Sizler cahiller iken, Yusuf ve kardesine neler yaptıgınızı biliyor musunuz," dedi

[90] Yoksa sen, sen gercekten Yusuf musun," dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardesimdir. ALLAH bize iyilikte bulundu. Kim erdemli davranır ve sabrederse elbette ALLAH guzel davrananları odulsuz bırakmaz," dedi

[91] ALLAH'a andolsun ki ALLAH seni bizden ustun tutmustur. Biz gercekten hatalıydık," dediler

[92] Dedi ki: "Bugun size kınama yoktur. ALLAH sizi affetsin. O, merhametlilerin En Merhametlisidir

[93] Bu gomlegimi goturun ve onu babamın yuzune atın; gozu acılsın. Tum ailenizle birlikte bana gelin

[94] Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Beni bunamıs saymayın, Yusuf'un kokusunu isitiyorum," dedi

[95] ALLAH'a andolsun sen hala eski saskınlıgın icindesin," dediler

[96] Mujdeci gelip de onu (gomlegi) onun yuzune atınca, tekrar gormeye basladı ve soyle dedi: "ALLAH'tan sizin bilmediginiz seyleri biliyorum dememis miydim

[97] Dediler ki: "Ey babamız, gunahlarımızın bagıslanmasını dile. Biz gercekten yanlıs davrandık

[98] Dedi ki: "Sizin icin Rabbimden bagıslanma dileyecegim; O, Bagıslayandır, Rahimdir

[99] Yusuf'un yanına vardıklarında, anababasını kucakladı ve: "ALLAH'ın izniyle guven icinde Mısır'a girin," dedi

[100] Ana ve babasını tahtın uzerine kaldırdı. Hepsi onun icin secdeye kapandılar. Dedi ki: "Babacıgım, bu, onceden gormus bulundugum ruyanın gerceklesmesidir. Rabbim onu gerceklestirdi. seytan, benimle kardeslerimin arasını actıktan sonra O beni hapishaneden cıkararak ve sizi colden getirerek bana iyilikte bulundu. Gercekten Rabbim diledigine karsı cok sefkatlidir. O, Bilendir, Bilgedir

[101] Rabbim, sen bana hukumranlık verdin ve ruyaların yorumunu ogrettin. Yeri ve gogu ayırarak yaratansın. Dunya ve ahirette sensin benim Velim (sahibim). Canımı Musluman olarak al ve beni iyilere kat

[102] Bunlar, sana vahyettigimiz gecmisin haberleridir. Onlar topluca karar alıp duzen kurarlarken sen onların yanında degildin

[103] Ne kadar istesen de halkın cogunlugu inanmıyacaktır

[104] Halbuki sen onlardan herhangi bir ucret te istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır

[105] Goklerde ve yerde nice deliller var ki yanından dikkatsizce gecerler

[106] Onların da cogu, ortak kosmadan ALLAH'a inanmaz

[107] Onlar, ALLAH tarafından kusatıcı bir azabın kendilerine catmasından, yahut dunyanın sonunun (Saat) aniden kendilerine gelmesinden emin mi oldular

[108] De ki, "Benim yolum sudur: Acık bir delille ALLAH'a cagırırım, aynı sekilde beni izleyenler de... ALLAH Yucedir, ben ortak kosan birisi degilim

[109] Senden once, kentler halkının arasından (secip) vahyettigimiz adamlardan baskasını gondermedik. Yeryuzunu dolasıp kendilerinden oncekilerin akıbetine bakmazlar mı? Erdemliler icin ahiret yurdu daha iyidir; anlamaz mısınız

[110] Ne zaman ki elciler umutlarını kestiler ve kendilerinin yalancı cıkarıldıgını sandılar, iste o zaman onlara zaferimiz geldi. Nitekim, diledigimiz kurtulur. Azabımız suclular toplulugundan geri cevrilemez

[111] Onların tarihinde, bilinc sahipleri icin bir ders vardır. Bu, uydurma bir hadis degil; fakat kendisinden oncekilerin dogrulayıcısı, herseyin detaylı acıklaması ve inananlar icin bir hidayet ve Rahmettir

Ra'd

Surah 13

[1] M. R. Bu (harfler), kitabın mucizeleridir. Rabbinden sana indirilen, gercektir; fakat halkın cogu inanmaz

[2] Gorebileceginiz bir direk olmadan gokleri yukselten, sonra tum yonetime egemen olan, gunesi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır. Hepsi belli bir sure icin akıp gitmektedir. Tum isleri kontrol eder ve ayetleri detaylı olarak acıklar ki Rabbinizle kavusma konusunda kuskunuz kalmasın

[3] O ki yeryuzunu insa edip uzerine saglam daglar, ırmaklar ve erkekli disili yarattıgı her cesit meyveyi yerlestirdi. Geceyi gunduze buruyor. Dusunen bir toplum icin elbette bunda isaretler ve dersler vardır

[4] Yeryuzunde, birbirine komsu toprak parcaları, uzum bagları, ekinler, catallı ve catalsız hurmalıklar vardır. Bunların hepsi aynı su ile sulanmalarına ragmen lezzetce birbirinden farklı kılmısızdır. Aklını kullanan bir toplum icin elbette bunda isaretler ve dersler vardır

[5] Sasacaksan, onların su sozlerine sasmalısın: "Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacagız?" Iste onlar, Rab'lerini inkar edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hakedenlerdir. Onlar atesin halkıdır; nitekim orada ebedi kalıcıdırlar

[6] Iyilik isteyeceklerine, baslarına hemen bir felaket getirmeni isterler; oysa kendilerinden once ornekler gelip gecti. Rabbin, isledikleri zulme ragmen halka karsı bagıslayıcıdır. Rabbinin azabı cetindir

[7] Inkarcılar, "Ona bir mucize inmeli degil miydi," diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her toplum icin bir Yol Gosterici vardır

[8] ALLAH her disinin yuklendigini, rahimlerin eksilttigini ve arttırdıgını bilir. O'nun yanında her sey belli bir olcuye goredir

[9] Gizliyi ve acıgı Bilendir; Buyuktur, Yucedir

[10] Sozu ister gizleyin, ister acıklayın, ister gecenin karanlıgında saklanın, ister gunduzun ortaya cıkın O'nun icin birdir

[11] (Onların herbiri icin) onunden ve ardından nobetleserek izleyenler vardır. Onu ALLAH'ın emriyle korurlar. Bir topluluk kendisini degistirmedikce ALLAH onların durumunu degistirmez. ALLAH bir topluluk icin fenalık istedi mi, hic bir guc onu durduramaz; onların O'ndan baska bir koruyup kollayanları da olmaz

[12] O, size korku ve umut olarak simsegi gosteren ve agır bulutları olusturandır

[13] Gok gurlemesi O'nu overek, melekler de O'nu saygıyla yuceltirler. O, yıldırımları gonderir ve diledigini onlarla carpar. Onlar hala ALLAH hakkında tartısıyorlar. O, dayanılmaz guce sahiptir

[14] Gercek dua O'na yoneltilendir. O'nun dısında cagırdıkları ise onlara hic bir sekilde karsılık veremezler. Tıpkı suya avuclarını uzatan; ancak agzına hic bir sey ulasmıyan kimse gibi... Inkarcıların duası bosunadır

[15] Goklerde ve yerde olan herkes ister istemez ALLAH'a secde eder. Golgeleri de sabah aksam

[16] De ki: "Goklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "ALLAH" De ki: "O'ndan baska, kendilerine dahi yarar ve zarar veremiyen kimseleri evliyalar mı edindiniz?" De ki: "Hic korle goren bir olur mu, yahut hic karanlıkla ısık bir olur mu?" Yoksa ALLAH'ın yarattıgı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratmalarını birbiriyle mi karıstırdılar? De ki: "ALLAH her seyin yaratıcısıdır, O Tektir, Egemendir

[17] Gokten bir su indirir, dereler onunla dolar tasar ve sel bol kopuk yuklenir. Aynı sekilde, mucevherat yahut esya yapmak icin erittikleri maddelerden de benzer bir kopuk elde ederler. ALLAH gercegi ve batılı boyle bir ornekle tanıtır. Kopuk, kaybolup gider; ancak insanlara yarar veren ise yerde kalır. Iste ALLAH ornekleri boyle verir

[18] Rab'lerinin cagrısına uyanlar guzeli hak ederler. O'nun cagrısına uymayanlar ise, yeryuzundekilerin hepsine ve bir o kadarına sahip olsalar dahi kurtulmak icin hepsini fidye olarak vermeye hazır olacaklardır. Sorgulamanın en kotusu onlar icindir ve yerleri cehennemdir; ne de felaketli bir konaktır o

[19] Sana indirilenin gercek oldugunu bilen biri, gormeyen gibi midir? Ancak akıl sahipleri ogut alır

[20] Onlar ki ALLAH'a verdikleri sozu yerine getirirler ve sozlesmeyi bozmazlar

[21] Onlar ki ALLAH'ın birlestirmesini emrettigi seyi birlestirirler, Rab'lerini sayarlar ve kotu hesaptan korkarlar

[22] Ve onlar ki sadece Rab'lerinin onayını kazanmak icin sabredip direnirler, namazı gozetirler, kendilerine verdigimiz rızıklardan gizli ve acık yardım icin harcarlar ve kotulugu iyilik ile savarlar. Son duragı onlar hak etmislerdir

[23] Adn cennetlerine girerler. Atalarından, eslerinden ve soylarından iyi olanlar da onunla beraberdir. Melekler de her kapıdan yanlarına varırlar

[24] Sabrettiginizden oturu selam (barıs ve huzur) size olsun. Bu ne guzel son durak

[25] ALLAH'a verdikleri sozden sonra sozlesmeyi bozanlar, ALLAH'ın birlestirmeyi emrettigini birlestirmeyenler ve yeryuzunde bozgunculuk yapanlar laneti hakketmislerdir ve onlar icin kotu bir sonuc vardır

[26] ALLAH diledigine rızkı acar veya kısar. Onlar dunya hayatı ile sevindiler, halbuki bu dunya hayatı ahiret ile karsılastırıldıgında bir gecimlikten ibarettir

[27] Inkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli degil miydi," diyorlar. De ki: "ALLAH dileyeni saptırır ve yoneleni dogruya ulastırır

[28] Onlar ki inanırlar ve kalpleri ALLAH'ı anmakla huzur bulur. Bilesiniz ki, kalpler ALLAH'ı anmakla yatısır

[29] Inanıp erdemli bir hayat surenler icin mujde ve en guzel donus yeri vardır

[30] Daha onceki toplumlara oldugu gibi seni de bu topluma gonderdik ki sana vahyettigimizi onlara okuyasın, halbuki onlar Rahman'a nankorluk ediyorlar. De ki: "O'dur benim Rabbim; O'ndan baska tanrı yoktur. O'na guvendim; donus O'nadır

[31] Kendisiyle daglar yurutulen, yahut yeryuzu parcalanan, yahut oluler dirilten bir Kuran olsaydı bile (onlar yine inanmazdı). Tum isler ALLAH'ın kontrolundedir. Inananlar hala anlamadılar mı ki ALLAH dileseydi tum insanları dogruya ulastırırdı. Inkar edenler, ALLAH'ın sozu yerine gelinceye kadar yaptıklarına karsılık olarak ya baslarına ya da yakınlarına konacak bir felakete ugrayıp duracaklardır. ALLAH sozunden donmez

[32] Senden onceki elcilerle de alay edildi. Inkarcılara fırsat verdim ve sonunda onları yakaladım. Sonuc nasıldı

[33] Herkesin yaptıgını kontrol eden O degil midir? Buna ragmen ALLAH'a ortaklar kostular. De ki: "Onları (dilediginiz) isimlerle tanımlayın! Siz O'nun yeryuzunde bilmedigi bir seyi mi O'na haber veriyorsunuz, yoksa bos sozler mi uyduruyorsunuz?" Aslında, inkarcıların hileleri kendilerine suslu gosterilir ve boylece yoldan saparlar. ALLAH kimi saptırırsa ona dogruyu gosterecek yoktur

[34] Onlar dunya hayatında azap hakketmislerdir. Ahiret azabı ise daha kotudur. Onları ALLAH'tan kimse kurtaramaz

[35] Erdemlilere soz verilen cennetin ornegi sudur: Altından ırmaklar akar, yemisi de sureklidir golgesi de. Bu, erdemlilerin sonudur. Kafirlerin sonu ise atestir

[36] Kendilerine kitap vermis olduklarımız sana indirilene sevinirler. Bazı gruplar onun bir kısmını inkar ederler. De ki: "ALLAH'a kul olmakla ve O'na ortak kosmamakla emredildim. O'na cagırırım ve donusum de O'nadır

[37] Boylece onu Arapca bir yasa olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların keyfine uyarsan ALLAH'a karsı ne bir dostun ne de bir koruyucun olamaz

[38] Senden once elciler gonderdik ve onlara esler ve cocuklar verdik. ALLAH'ın izni olmadan hic bir elci bir mucize getiremez. Her donemin bir yazgısı vardır

[39] ALLAH diledigini siler, diledigini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır

[40] Onlara soz verilenlerin bir kısmını sana gostersek de, senin canını alsak da, sana dusen gorev bildirmektir. Hesap ise bize duser

[41] Yeryuzunun uclarından eksilttigimizi gormuyorlar mı? ALLAH hukum verir ve O'nun hukmunu izleyip cevirecek de yoktur. O, en hızlı hesaplıyandır

[42] Onlardan oncekiler de duzenler kurdular; halbuki tum duzenler ALLAH'a aittir. Her kisinin kazandıgını bilir. Kafirler de zaferin kime ait oldugunu bileceklerdir

[43] Inkar edenler, "Sen bir elci degilsin!," diyorlar. De ki, "ALLAH ve kitabın bilgisine sahip olanlar benimle sizin aranızda sahit olarak yeter

İbrâhîm

Surah 14

[1] R. Bir kitaptır. Onu sana indirdik ki, halkı Rab'lerinin izniyle karanlıklardan aydınlıga cıkarasın, O Guclu ve Ovguye layık olanın yoluna

[2] Yani ALLAH'ın. O ki goklerde ve yerde bulunanların hepsine sahiptir. Hakkettikleri cetin azaptan dolayı vay kafirlerin haline

[3] Onlar ki dunya hayatını ahirete yeglerler, ALLAH'ın yolundan saptırırlar ve onu egriltmek isterler. Bunlar, alabildigine sapmıslardır

[4] Biz her elciyi ancak halkının diliyle gondeririz ki onlara bildirebilsin. ALLAH dileyeni/diledigini saptırır, dileyeni/diledigini de dogruya ulastırır. O, Gucludur, Bilgedir

[5] Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlıga cıkar ve onlara ALLAH'ın gunlerini hatırlat," diye mucizelerimizle gonderdik. Sabreden ve sukreden herkes icin elbette bunda dersler vardır

[6] Hani, Musa halkına, "ALLAH'ın uzerinizdeki nimetini hatırlayın. Size iskencenin en kotusunu uygulayan, ogullarınızı kesip kadınlarınızı sag bırakan Firavun'un adamlarından sizi O kurtardı. Bu, Rabbinizden sizin icin buyuk bir test idi," demisti

[7] Rabbin, "Sukrederseniz size daha bol veririm, ama nankorluk ederseniz azabım cetindir," diye bildirmisti

[8] Musa: "Yeryuzunde bulunan herkesle birlikte nankorluk etseniz, bilesiniz ki ALLAH muhtac degildir, ovguye layıktır," demisti

[9] Sizden oncekilerin, Nuh, Aad ve Semud halkının ve onlardan sonra gelip de sadece ALLAH'ın bildigi kimselerin haberleri size ulasmadı mı? Elcileri onlara apacık delillerle gittiler, fakat onları kucumsediler ve "Biz getirdiginiz seyi inkar ediyoruz ve bizi cagırdıgınız mesaj hakkında kuskumuz ve suphemiz var," dediler

[10] Elcileri: "Gokleri ve yeri yarıp yaratan ALLAH'tan mı kuskulanıyorsunuz? Gunahlarınızı bagıslamak icin sizi cagırıyor ve size belli bir sure tanıyor," dediler. Onlar da, "Siz, ancak bizim gibi insanlarsınız, atalarımızın tapmakta oldugu seyden bizi cevirmek istiyorsunuz. Bize acık bir yetki belgesi getiriniz," dediler

[11] Elcileri ise kendilerine soyle dediler: "Biz, elbette sizin gibi birer insanız. Ancak, ALLAH, kullarından diledigini secerek ona lutufta bulunur. ALLAH'ın izni olmadan size bir yetki belgesi getirmemiz olanaksızdır. Inananlar ALLAH'a guvenmeli

[12] Bize yollarımızı gostermisken neden ALLAH'a guvenmiyelim? Sizin bize yaptıgınız eziyete karsı sabırla direnecegiz. Guvenenler ALLAH'a guvenmeli

[13] Inkarcılar elcilerine, "Ya bizim dinimize geri donersiniz ya da sizi yurdumuzdan kovarız!," dediler. Rab'leri onlara, "Zalimleri yok edecegiz," diye vahyetti

[14] Onlardan sonra o yurda sizi yerlestirecegiz. Bu, otoriteme saygı duyan ve tehditlerimden korkanlar icindir

[15] Zafer istediler, boylece her inatcı zorba perisan oldu

[16] Ardından da cehennem... Tadı bozuk sudan icirilirler

[17] Onu yutmaya calısır, ama bogazından geciremez. Olum kendisine her yandan gelir, ama olemiyecek. Ardından da cetin bir azap gelecektir

[18] Rab'lerini inkar edenlerin yaptıkları isler, fırtınalı bir gunde ruzgarın savurdugu kul gibidir. Kazandıklarından hic bir sey elde edemezler. Iste gercek kayıp budur

[19] ALLAH'ın gokleri ve yeri belli bir amac icin yarattıgını gormez misiniz? Dilerse sizi goturup, yerinize yeni yaratıklar getirir

[20] Bu, ALLAH icin guc degildir

[21] Hepsi ALLAH'ın huzuruna durduklarında. Zayıflar, buyukluk taslamıs olanlara: "Biz sizin izleyicileriniz idik. Bizi ALLAH'ın azabından bir parca kurtarabilir misiniz," dediler. Onlar da: "ALLAH bize bir yol gosterseydi biz de size gosterirdik. Artık sızlansak da dayansak da bizim icin birdir, kacıp kurtulacak bir yerimiz yok

[22] Karar yayımlandıktan sonra seytan onlara soyle dedi: "ALLAH size gercegi soz verdi, ben ise size soz verdim ve sozumden caydım. Benim sizin uzerinize herhangi bir gucum yoktu; ben sizi cagırdım, siz de bana katıldınız. Bundan dolayı beni kınamayın, yalnızca kendinizi kınayın. Ne siz beni kurtarabilirsiniz ne de ben sizi kurtarabilirim. Beni ortak kosmanızı zaten once de inkar etmistim. Zalimler icin acı bir azap vardır

[23] Inanan ve erdemli davrananlar, icinden ırmaklar akan cennetlere sokulmuslardır. Rab'lerinin izniyle orada surekli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri, "Selam," dır

[24] Gormez misin ki ALLAH guzel bir sozu guzel bir agaca benzetir: Koku sabit, dalları ise goktedir

[25] Rabbinin izniyle her mevsim meyvelerini verir. Ogut almaları icin ALLAH insanlara boyle ornekler verir

[26] Kotu bir soz de, yerden koparılmıs koksuz kotu bir agac gibidir

[27] ALLAH inananları dunya hayatında da, ahirette de kanıtlanmıs sozle destekler. ALLAH zalimleri ise saptırır ve ALLAH diledigini yapar

[28] ALLAH'ın nimetini nankorlukle karsılayarak halklarını felaket yurduna mahkum edenleri gormedin mi

[29] Cehennemde yanacaklardır. Ne kotu bir duraktır o

[30] ALLAH'ın yolundan saptırmak icin O'na esler kostular. De ki: "Biraz eglenin, son yolculugunuz atese olacaktır

[31] Inanan kullarıma soyle, alıs-verisin ve dostlugun olmadıgı gun gelmeden once namazı gozetsinler, kendilerine verdigimiz rızıklardan gizli ve acık yardım icin versinler

[32] ALLAH gokleri ve yeri yaratan, gokten bir su indirip sizin icin cesitli meyvelerden besinler cıkarandır. Koydugu yasaya gore sizi denizde tasıması icin gemileri emrinize verdi. Aynı sekilde ırmakları da emrinize verdi

[33] Gorevlerini aksatmayan gunesi ve ay'ı hizmetinize sundu, geceyi ve gunduzu de hizmetinize sundu

[34] O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz. Insanoglu gercekten cok zalimdir, cok nankordur

[35] Bir zamanlar Ibrahim demisti ki: "Rabbim, bu beldeyi guvenli kıl, beni ve cocuklarımı putlara tapmaktan koru

[36] Rabbim, onlar, insanlardan bir cogunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karsı gelenlere gelince, elbette sen Bagıslayansın, Rahimsin

[37] Rabbimiz, ben cocuklarımdan bazısını, Kutsal Evinin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerlestirdim. Rabbimiz, onlar namazı gozetsinler diye... Insanların gonullerini onlara karsı sempatiyle doldur ve onları urunlerle rızıklandır ki sukretsinler

[38] Rabbimiz, bizim gizledigimizi ve acıkladıgımızı bilirsin. Yerde ve gokte hic bir sey ALLAH'a gizli kalmaz

[39] Ihtiyarlık cagımda bana Ismail'i ve Ishak'ı bahseden ALLAH'a ovguler olsun. Rabbim, dualarımı isitir

[40] Rabbim, beni namazı gozeten biri kıl, cocuklarımı da... Rabbimiz dualarımı kabul et

[41] Rabbimiz, hesabın gorulecegi gun, beni, anamı babamı ve inananları bagısla

[42] Zalimlerin yapmakta olduklarından ALLAH'ı habersiz sanma. Onları sadece, gozlerin dehsetten donup kalacagı gune kadar ertelemektedir

[43] Basları boyunları ustune kaskatı dikilmis, goz kapakları kıpırdamaksızın korkudan dolayı zihinleri bombos bir halde kosusurlar

[44] Halkı, azabın kendilerine gelecegi gun konusunda uyar. Zalimler, "Rabbimiz bizi yakın bir sureye kadar ertele de senin cagrına katılalım ve elcilere uyalım," diyecekler. Oysa daha once siz, sonunuzun gelmeyecegine yemin etmemis miydiniz

[45] Hatta, sizden once kendilerine zulmetmis olanların konutlarına yerlesmistiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmustu. Ustelik, size ornekler de vermistik

[46] Onlar planlarını yaptılar, halbuki planları ALLAH'ın kontrolundeydi. Planları dagları yerinden oyanatacak kadar olsa bile

[47] ALLAH'ın, elcilerine verdigi sozden donecegini sanmayın. ALLAH elbette Ustundur, Oc alandır

[48] Yerin baska bir yer ile goklerin de baska goklerle degistirildigi, herkesin Tek ve En yuce olan ALLAH'ın huzuruna getirildigi gun

[49] O gun sucluları, zincirlere vurulmus olarak gorursun

[50] Giysileri katrandandır ve yuzlerini ates kaplar

[51] Boylece ALLAH herkese yaptıgının karsılıgını verir. ALLAH hızlı hesap gorendir

[52] Bu, insanlara bir bildiridir. Bu uyarıyı dinlesinler, O'nun yalnız tek Tanrı oldugunu bilsinler ve akıl sahipleri ogut alsınlar

Hicr

Surah 15

[1] R. Bu (harfler) kitabın ve apacık Kuran'ın mucizesidir

[2] Inkar edenler, keske musluman olsaydık diye arzulayacaklardır

[3] Bırak onları, yesinler, eglensinler ve umutlarıyla oyalansınlar; mutlaka ogreneceklerdir

[4] Biz hic bir toplulugu belirlenmis bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz

[5] Hic bir toplum belirlenmis suresini ne gecebilir, ne de gerisinde kalır

[6] Dediler ki: "Ey kendisine zikir (mesaj) indirilmis olan, sen bir delisin

[7] Dogru sozlu isen bize melekleri getirsene

[8] Biz melekleri ancak belli bir amac icin gondeririz, o zaman da kimseye sure tanınmaz

[9] Kuskusuz zikri (mesajı) biz, evet biz indirdik ve onu koruyacak da elbette yine biziz

[10] Senden once, gecmis topluluklara da elciler gonderdik

[11] Onlara her ne zaman bir elci geldiyse onu alaya aldılar

[12] Iste sucluların kalbine boyle (bir tavrı) sokarız

[13] Nitekim, ona inanmazlar. Kendilerinden oncekilerin sunneti (adeti) de boyleydi

[14] Onlara gokten bir kapı acsak ve onun icinde yukselecek olsalardı

[15] Gozlerimiz sarhos edildi, buyulendik," diyeceklerdi

[16] Gokte galaksiler yerlestirdik, ve gozleyenler icin onları susledik

[17] Ve onları her kovulmus seytandan koruduk

[18] Ancak onlardan kulak hırsızlıgı eden olursa onu alevli bir ates mermisi kovalar

[19] Yeryuzunu genisletip icine saglam daglar yerlestirdik ve orada her seyi mukemmel bir olcuye gore bitirdik

[20] Orada hem sizin icin ve hem sizin beslemediginiz yaratıklar icin yasanacak bir ortam olusturduk

[21] Hic bir sey yoktur ki onun hazineleri bizim yanımızda olmasın, ancak biz onu belirlenmis bir olcuyle indiririz

[22] Ruzgarı asılayıcı olarak gonderdik; gokten bir su indirip sizi onunla suladık. Oysa siz onu depo edemezdiniz

[23] Biz, elbette biz diriltir ve oldururuz, sonunda asıl varis olanlar da biziz

[24] Ilerleyenlerinizi de biliriz, geride kalanları da biliriz

[25] Onları, senin Rabbin toplayacak. O Bilgedir, Bilendir

[26] Insanı, kurumus, yıllanmıs balcıktan yarattık

[27] Cinleri de onceden, ice isleyen parlak atesten yarattık

[28] Rabbin meleklere, "Kurumus, yıllanmıs balcıktan bir insan yaratacagım," demisti

[29] Onu duzenleyip ona ruhumdan ufledigimde hemen onun icin secdeye varın," demisti

[30] Tum melekler topluca secde ettiler

[31] Ancak Iblis (seytan) haric. Secde edenlerle beraber olmayı red etti

[32] Dedi ki: "Seni secde edenlerle beraber olmaktan alıkoyan sey nedir, Iblis

[33] Dedi ki: "Kurumus, yıllanmıs balcıktan yarattıgın insana secde edecek degilim

[34] (Tanrı:) "Oyleyse cık oradan; sen kovuldun

[35] Yargı gunune kadar laneti hakkettin," dedi

[36] Rabbim, dirilecekleri gune kadar beni ertele," dedi

[37] Dedi ki: "Tamam, sen ertelendin

[38] Bilinen vaktin gunune kadar

[39] Dedi ki: "Rabbim, beni yoldan cıkarttıgın icin, onları yeryuzunde ayartıp topluca saptıracagım

[40] Kendilerini sadece sana adayanlar haric

[41] Dedi ki: "Iste benim degismez yasam budur

[42] Elbette, sadece bana kulluk edenlere karsı bir gucun yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gucun yeter

[43] Cehennem hepsinin bulusma yeridir

[44] Onun yedi kapısı vardır ve her bir kapı icin onlardan belli bir pay vardır

[45] Erdemliler ise bahceler ve pınarlar icindedir

[46] Oraya barıs ve guvenlik icinde girin

[47] Goguslerindeki kıskanclıgı kaldırırız; kardesce karsılıklı yerlestirilmis koltuklar uzerindedirler

[48] Orada onlara hic bir yorgunluk dokunmaz ve oradan da cıkarılacak degillerdir

[49] Kullarıma haber ver ki ben Bagıslayıcıyım, Rahimim

[50] Ve azabım da cok acı bir azaptır

[51] Onlara Ibrahim'in konuklarından haber ver

[52] Onun yanına varıp, "Selam!," demislerdi. O da, "Biz sizden korkuyoruz," demisti

[53] Endiselenme, biz sana bilgin bir ogul mujdesini veriyoruz," demislerdi

[54] Iyice yaslanmısken beni mi mujdeliyorsunuz! Beni ne ile mujdeliyorsunuz," dedi

[55] Sana gercegi mujdeledik, umudunu kesme," dediler

[56] Sapıklardan baska Rabbinin rahmetinden kim umut keser," dedi

[57] Ey elciler, goreviniz nedir," dedi

[58] Biz, suclu bir topluma gonderildik

[59] Ancak Lut'un ailesi haric. Hepsini kurtaracagız

[60] Yalnız karısı haric; onun geride kalanlardan olmasını kararlastırdık," dediler

[61] Elciler, Lut'un ailesine geldiklerinde

[62] (Lut:) "Siz, bizce tanınmayan bir topluluksunuz," dedi

[63] Dediler ki: " Onların kuskulandıkları seyi sana getirdik

[64] Sana gercegi getirdik, biz elbette dogru konusuyoruz

[65] Geceleyin ailenle birlikte cık. Arkalarından izle ve hic biriniz arkaya bakmasın. Size emredilen yere gidin

[66] Su halk, sabahleyin yok edilecektir' seklindeki emri kendisine bildirdik

[67] Kent halkı nese icinde geldiler

[68] Bunlar konuklarımdır, sakın beni utandırmayın

[69] ALLAH 'tan korkun, beni rezil etmeyin," dedi

[70] Insanlarla diyalog kurmaktan seni menetmemis miydik," dediler

[71] Iste benim kızlarım," dedi, "Illa da istiyorsanız

[72] Ne yazık ki onlar, sarhoslukları icinde bocalıyorlardı

[73] Tan agarırken onları felaketli bir gurultu yakaladı

[74] Onun altını ustune getirdik. Uzerlerine camurdan yapılmıs sert taslar indirdik

[75] Bunda, inceleyip arastıranlar icin dersler vardır

[76] Ve o (yıkıntı kent), yol uzerinde durmaktadır

[77] Bunda, inananlar icin bir isaret vardır

[78] Gercekten Eyke halkı da zalimlerden idi

[79] Onlardan oc aldık. Her ikisi de belgelenmistir

[80] Hicr halkı da elcileri yalanladı

[81] Kendilerine ayetlerimizi verdik, fakat ondan yuz cevirdiler

[82] Daglardan guvenli evler yontuyorlardı

[83] Sabahleyin onları da o korkunc gurultu yakaladı

[84] Kazandıklarının hic biri onları kurtaramadı

[85] Biz, gokleri, yeri ve aralarındaki seyleri belli bir amac icin yarattık. O saat (dunyanın sonu) elbette gelecektir, oyleyse onlara guzel ve yumusak davran

[86] Rabbin elbette Yaratandır, Bilendir

[87] Biz sana yedi cifti ve buyuk Kuran'ı verdik

[88] Onlardan (elcilerden) bazılarına verdiklerimizi kıskanma ve onlardan (inkarcılardan) oturu de uzulme. Inananlara kanatlarını indir

[89] De ki: "Ben apacık bir uyarıcıyım

[90] Aynı sekilde o boluculerle de ilgilenecegiz

[91] Onlar ki Kuran'ı parcalara ayırdılar

[92] Rabbine and olsun ki, hepsinden soracagız

[93] Yaptıkları seylerden

[94] Oyleyse sana emredileni acıkca ortaya koy ve musriklere de aldırma

[95] Alay edenlere karsı biz sana yeteriz

[96] Onlar ki ALLAH ile beraber baska tanrılar olusturdular. Yakında bilecekler

[97] Soylediklerinden oturu gogsunun daraldıgını biliyoruz

[98] Rabbini yuceltip coskuyla an ve yerlere kapan

[99] Rabbine kulluk et ki kesin bir inanca sahip olasın

Nahl

Surah 16

[1] ALLAH'ın emri gelmis bulunuyor, oyleyse acele etme. Onların ortak kostuklarından uzaktır, yucedir

[2] Kullarından diledigine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: "Insanları uyarın: Benden baska tanrı yoktur ve beni dinleyin

[3] Gokleri ve yeri belli bir amac icin yaratmıstır. Ortak kostuklarından cok yucedir

[4] Insanı kucuk bir damladan yarattı, fakat buna ragmen o, apacık bir dusman kesildi

[5] Ve, ciftlik hayvanlarını da sizin icin yarattı, onlarda ısıtma ve diger yararlar vardır ve onlardan yersiniz

[6] Ayrıca bos zamanlarınızda ve seyahatlerinizde sizin icin onlarda bir konfor ve zevk vardır

[7] Ve sizin yuklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacagınız bolgelere tasırlar. Rabbiniz elbette Rauf'tur, Rahimdir

[8] Binmeniz ve eglenmeniz icin atları, katırları ve esekleri yarattı ve daha bilmediginiz bir cok seyi de yaratır

[9] Yolları gostermek ALLAH'a aittir; bazısı egridir. Dileseydi hepinizi dogruya iletirdi

[10] O ki gokten bir su indirdi, ondan icersiniz ve yine yararlandıgınız agacları onunla sularsınız

[11] Onunla sizin icin ekin, zeytin, hurma agacları, uzumler ve her cesit meyveler bitirmektedir. Dusunen bir toplum icin bunda elbette bir ayet (ders) vardır

[12] Geceyi, gunduzu, gunesi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır. Aklını kullanan bir toplum icin elbette bunda isaretler vardır

[13] Ve sizin icin yeryuzunde yarattıgı rengarenk nesneleri de... Dusunen bir toplum icin elbette bunda bir ders vardır

[14] O ki denizi emrinize sunmustur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı icin susler cıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittigini gorursunuz. Boylece O'nun lutfunu ararsınız ve belki ona sukredersiniz

[15] Ve sarsılmamanız icin yeryuzune denge saglayıcılar yerlestirdi, yolu bulmanız icin de nehirler, yollar

[16] Ve goze carpan isaretler... Yıldızlarla da yol bulurlar

[17] Yaratan, yaratamıyan gibi olur mu? Dusunmez misiniz

[18] ALLAH'ın nimetini saysanız bitiremezsiniz. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[19] ALLAH gizlediklerinizi de acıkladıklarınızı da bilir

[20] ALLAH'ın dısında cagırdıkları kisiler hic bir sey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmıslardır

[21] Oludurler, diri degildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler

[22] Tanrınız bir tek tanrıdır. Ahirete inanmıyanların kalpleri inkarcıdır ve onlar buyukluk taslarlar

[23] Kuskusuz ALLAH onların gizlediklerini de acıga vurduklarını da bilir. O, buyukluk taslayanları sevmez

[24] Kendilerine, "Rabbiniz ne indirdi," denildiginde, "Gecmislerin efsanelerini...," diye yanıtlarlar

[25] Dirilis gununde kendi gunahlarının tamamını, ayrıca saptırdıkları kimselerin gunah yuklerinden de bir payı yuklenirler. Yukleri ne de kotudur

[26] Kendilerinden oncekiler de tuzak kurmuslardı; ancak ALLAH, binalarını temelinden yıkmıs, uzerlerindeki tavan baslarına cokmustu; azap onlara ummadıkları yerden gelmisti

[27] Sonra, dirilis gununde onları rezil eder ve, "Ugrunda tartısıp mucadele verdiginiz 'ortaklarım' nerede," der. Kendilerine bilgi verilenler de soyle derler: "Bu gun rezillik ve kotuluk kafirleredir

[28] Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır. Sonunda teslim olup "Biz herhangi bir kotuluk yapmıyorduk," derler. Hayır, ALLAH sizin yaptıklarınızı iyi bilir

[29] Icinde surekli kalacagınız cehennemin kapsından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kotudur

[30] Erdemlilere, "Rabbiniz ne indirdi," denir. "Iyilik," diye karsılık verirler. Bu dunyada guzel davrananlar icin guzellik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Erdemlilerin yurdu ne de iyidir

[31] Iclerinden ırmaklar akan Adn cennet (bahce) lerine girerler. Orada her diledikleri seyi bulurlar. ALLAH erdemlileri iste boyle odullendirir

[32] Iyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde, "Selam size olsun. Yaptıklarınızın karsılıgı olarak cennete giriniz," derler

[33] Kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Kendilerinden oncekiler de aynı sekilde davranmıslardı. Onlara ALLAH zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler

[34] Yapmıs olduklarının kotu sonucları onlara dokundu ve alaya almıs oldukları seyler onları kusattı

[35] Ortak kosanlar, ALLAH dilemeseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan baska bir seye tapmaz ve O'nun haram ettiginden baskasını da haram kılmazdık. Kendilerinden oncekiler de boyle davranmıstı. Elcinin acıkca bildirmekten baska bir gorevi mi var

[36] Her bir toplum icinde, "ALLAH'a kulluk edin ve putperestlikten sakının," diyen bir elci gonderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gosterdi, kimi de sapıklıkta kalmaga mahkum oldu. Yeryuzunu dolasın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduguna dikkat edin

[37] Dogruyu bulmaları icin ne kadar ugrassan da, ALLAH saptırdıgını dogruya ulastırmaz. Onların bir yardımcısı da olmaz

[38] ALLAH olmus olanı diriltmez diye tum gucleriyle ALLAH'a yemin ederler. Hayır, O'nun verdigi gercek bir sozdur o. Ancak insanların cogu bunu bilmiyor

[39] Anlasmazlıga dustukleri konuları onlara acıklasın ve kafirler de kendilerinin yalancı oldugunu ogrensin

[40] Bir seyin olmasını istedigimiz zaman ona sadece "Ol," deriz ve o da olur

[41] Zulme ugradıktan sonra ALLAH ugrunda goc edenleri, dunyada guzelce yerlestirecegiz. Ahiret odullleri ise daha buyuktur; bir bilseler

[42] Onlar, sabrederek Rab'lerine guvenenlerdir

[43] Senden once, adamlardan/iki ayak uzerinde yuruyenlerden baskasını elci olarak gondermedik; onlara vahyettik. Bilmiyorsanız uzmanlara sorun

[44] Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka acıklayasın (bildiresin) ve onlar da dusunsunler

[45] Kotuluk planlıyanlar, ALLAH'ın kendilerini yerin dibine gecirmeyeceginden, yahut ummadıkları bir yerden kendilerine azabın gelmiyeceginden emin mi oldular

[46] Yahut (yataklarında) donup dururlarken kendilerini yakalamayacagından..? Onlar kurtulamazlar

[47] Yahut onları korku ve endise icinde iken yakalamayacagından..? Rabbiniz elbette Sefkatlidir, Rahimdir

[48] ALLAH'ın yarattıgı seylere bakmıyorlar mı ki, golgeleri ALLAH'a secde ederek sagdan ve soldan surunerek gidip gelir

[49] Goklerde ve yerde bulunan tum yaratıklar ve melekler ALLAH'a secde ederler ve buyukluk taslamazlar

[50] Kendilerinden cok yuce olan Rab'lerini sayarlar ve kendilerine emredileni uygularlar

[51] ALLAH, "Iki tanrı edinmeyin, O'ndan baska tanrı yoktur. Sadece benden cekinin," demistir

[52] Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de surekli sadece O'nundur. ALLAH'tan baskasını mı sayıyorsunuz

[53] Size ulasan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya ugradıgınızda sadece O'na yalvarırsınız

[54] Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdıgı zaman, sizden bir grup hemen Rab'lerine ortak kosmaya baslar

[55] Kendilerine verilene nankorluk ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz

[56] Kendilerine verdigimiz rızıklardan bilincsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a andosun ki siz bu uydurdugunuz seylerden sorulacaksınız

[57] Yuce ALLAH'a kızları ayırıyorlar; kendilerine de hoslandıklarını

[58] Onlardan birine disi mujdelendigi zaman, buyuk bir ofkeyle yuzu kapkara kesilir

[59] Kendisine mujdelenen 'kotulukten' utanarak halkından kendini gizlemeye calısır. Simdi onu utana utana tutsun mu, yoksa topraga mı gomsun! Ne kotu yargıda bulunuyorlar

[60] Ahirete inanmıyanlar kotu ornegi olustururlar; halbuki en yuce ornekler ALLAH'ındır. O Ustundur, Bilgedir

[61] ALLAH zulumlerinden dolayı insanları cezalandırsaydı orada bir yaratık bırakmazdı; ne var ki onları belli bir sureye kadar erteler. Surelerinin sonu geldigi zaman da ne bir saat one alınırlar, ne de ertelenirler

[62] Hoslanmadıkları seyleri ALLAH'a malediyorlar ve kendilerinin iyi hakkettikleri yalanını dillerinde geveliyorlar. Elbette, atese terkedilecekler

[63] ALLAH'a andolsun ki senden onceki toplumlara da elciler gonderdigimizde seytan islerini onlara guzel gosterdi. Nitekim onların velisi (yakın arkadası) bugun odur. Onlar acı bir azaba mahkum olmuslardır

[64] Sana bu kitabı indirdik ki, anlasmazlıga dustukleri konuları kendilerine bildiresin. Bu kitap, inanan bir topluluk icin bir yol gostericidir, bir rahmettir

[65] ALLAH gokten bir su indirir ve onunla yeryuzunu olumunden sonra diriltir. Dinleyen bir toplum icin bunda bir isaret vardır

[66] Sizin icin ciftlik hayvanlarında da dersler vardır. Icmeniz icin karınlarından, yani sindirilmis yiyecek ile kan arasından cıkan bir maddeyi size sunuyoruz: Icimi lezzetli saf sut

[67] Ve hurma agaclarının meyvelerinden, uzumlerden hem sarhos edici ickiler ve hem de guzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum icin bunda bir isaret vardır

[68] Ve Rabbin arıya vahyetti: "Daglardan, agaclardan ve kurdukların (kovanlar) dan evler edin

[69] Sonra, her cesit meyveden ye ve Rabbinin planını aynen izle." Karınlarından, insanlar icin sifa iceren cesitli renklerden bir icecek cıkar. Dusunen insanlar icin bunda bir isaret vardır

[70] Ve sizi ALLAH yarattı, sonra da yasamınıza son verir. Sizden bazıları hayatın en kotu zamanına kadar yasatılır ki bilgiden sonra hicbir seyi bilmesin. ALLAH Bilendir, Her Seye Gucu Yetendir

[71] ALLAH rızık (varlık) acısından sizi birbirinize ustun kılmıstır. Nitekim, ustun kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını esit paylasmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar

[72] Ve ALLAH kendi cinsinizden sizin icin esler yarattı, eslerinizden de sizin icin cocuklar ve torunlar yarattı ve size guzel rızıklar verdi. Boyleyken onlar batıla inanıp ALLAH'ın nimetine nankorluk mu ediyorlar

[73] ALLAH'ı bırakıp, kendilerine goklerden ve yerden rızık saglamıyan aciz kisilere kulluk ediyorlar

[74] Oyleyse, ALLAH'a ornekler vermeyiniz; siz bilmezken ALLAH bilir

[75] ALLAH, hicbir seye gucu yetmeyen, sahiplenilmis bir kole ile kendi tarafımızdan guzelce rızıklandırdıgımız, o rızıktan gizli ve acık yardım icin harcayan kisiyi ornek olarak verir. Bu ikisi hic bir olur mu? Ovgu ALLAH'adır, ancak cokları bilmezler

[76] ALLAH su iki adamı da ornek verir: Birisi bir sey yapacak yetenege sahip olmayıp tumuyle efendisine/sahibine bagımlıdır, onu ne ise kossa bir sey beceremez. Iste boyle bir kisi ile dogru yol uzerinde bulunup adaleti uygulayan kisi hic bir olur mu

[77] Goklerin ve yerin gizemleri ALLAH'a aittir. Saat, (dunyanın sonu) bir goz kırpması kadar veya daha kısadır. ALLAH her seye Gucu Yetendir

[78] ALLAH sizi annelerinizin karnından cıkardıgı zaman bir sey bilmiyordunuz. Size isitme, gorme duyuları ve beyinler verdi ki sukredesiniz

[79] Gogun atmosferine uygun yaratılmıs kusları gormuyorlar mı? Onları ALLAH'tan baskası tutmaz. Bunda inanan bir toplum icin elbette ayetler vardır

[80] Ve ALLAH evlerinizi sizin icin barınaklar yaptı. Ciftlik hayvanlarının derilerinden, yolculuk gunu ve ikamet gunu kullanacagınız portatif evler sagladı. Yunlerinden, kurklerinden ve kıllarından da bir sureye kadar giyip doseyeceginiz esyalar cıkardı

[81] Ve ALLAH yarattıgı seylerden sizin icin golgeler olusturdu. Sizin icin dagları sıgınak yaptı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve sizi savaslarınızda koruyacak elbiseler hazırladı. Teslim olasınız diye nimetlerini size boyle tamamlıyor

[82] Yuz cevirirlerse, sana dusen, yalnızca (mesajı) acık bir bicimde iletmektir

[83] ALLAH'ın nimetlerini cok iyi tanıdıkları halde onları inkar ederler. Onların cogu kafirlerdir

[84] Her topluluktan bir tanık gonderdigimiz gun, inkar edenlere ne izin verilir ne de ozurleri kabul edilir

[85] Zulmedenler azabı gordukleri zaman artık onlar icin hafifletilmez, ertelenmez

[86] Ortak kosanlar, ortak kostukları kimseleri gordukleri zaman, "Rabbimiz, senden baska cagırdıgımız ortaklarımız iste bunlardır," derler. (Onlar da), "Siz yalancılarsınız (biz sizin bu sucunuza hic bir zaman ortak olmadık)," diye karsılık verirler

[87] O gun tamamıyla ALLAH'a teslim olmuslardır ve uydurdukları seyler de kendilerini terketmistir

[88] Inkar edip ALLAH'ın yolundan sapanlar... Yaptıkları bozgunculuktan oturu azap ustune azap arttırırız

[89] Her topluluk icinden, kendilerine karsı bir tanık gonderdigimiz, sunlara karsı da seni tanık olarak getirdigimiz gun... Biz sana bu kitabı, her seyi acıklayan, bir yol gosterici, bir rahmet ve muslumanlara bir mujde olarak indirdik

[90] ALLAH adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Kotulukten, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder. Ogut almanız icin sizi boyle aydınlatır

[91] Anlasma yaptıgınızda ALLAH'ın ahdini yerine getirin. Pekistirdiginiz yeminleri bozmayın. ALLAH'ı kendinize kefil kılmıstınız. ALLAH yaptıklarınızı bilir

[92] Ipligini saglamca egirdikten sonra cozen kadın gibi olmayın. Bir toplulugun diger bir topluluktan guclu olmasından yararlanarak yeminlerinizi aranızda kotuye kullanmayın. ALLAH sizi boylece dener. Anlasmazlıga dustugunuz konuları dirilis gunu size acıklayacak

[93] ALLAH dileseydi sizi bir tek toplum kılardı. Ancak, diledigini saptırır, diledigine de yol gosterir. Elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız

[94] Yeminlerinizi aranızda kotuye kullanmayın ki saglam basmıs ayagınız kayar. ALLAH'ın yolundan saptıgınız icin perisanlıgı tadar ve acı bir azabı hakkedersiniz

[95] ALLAH'a verdiginiz sozu ucuza satmayın. Sizin icin ALLAH'ın yanındakiler daha iyidir; bir bilseniz

[96] Sizin yanınızda bulunanlar biter; ancak ALLAH'ın yanındakiler ise sureklidir. Gucluklere karsı direnenlerin odullerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette verecegiz

[97] Erkek olsun, kadın olsun, her kim inanclı olarak iyi bir is yaparsa ona bu dunyada guzel bir hayat bagıslarız ve yaptıkları iyi islere karsılık odullerini de tam veririz

[98] Kuran okudugunda kovulmus seytandan ALLAH'a sıgın

[99] Inanıp Rab'lerine guvenenlere onun bir gucu yoktur

[100] Onun gucu, kendisini dost edinenlere ve onu Rab'lerine ortak kosanlaradır

[101] Biz bir delilin yerine bir baska delili getirdigimiz zaman ki ALLAH neyi indirdigini iyi bilir "Sen, ancak bir iftiracısın!," derler. Gercekten cokları bilmiyor

[102] De ki, "Inananları saglamlastırsın, muslumanlara bir yol gosterici ve mujde olsun diye Kutsal Ruh onu Rabbinden gercekle indirdi

[103] Ona bir insan ogretiyor" bicimindeki sozlerini elbette biliyoruz. Amacladıkları kisinin dili yabancıdır, bu ise apacık Arapca bir dildir

[104] ALLAH'ın ayetlerine inanmıyanları ALLAH dogru yola iletmez; onlar icin acı bir azap vardır

[105] Yalan uydurup iftira edenler ALLAH'ın ayetlerine inanmıyanlardır. Onlar gercek yalancılardır

[106] Kalbi imanla dolu oldugu halde (inkara) zorlanan dısında, imandan sonra inkara gogsunu acıp ALLAH'ı inkar edenler ALLAH'tan bir gazabı hakketmislerdir ve onlar icin buyuk bir azap vardır

[107] Cunku onlar dunya hayatını ahirete tercih ettiler. Inkarcı toplulugu ALLAH dogru yola iletmez

[108] Iste onlar, ALLAH'ın kalplerini, isitme ve goruslerini muhurledigi kisilerdir. Onlar gafillerdir

[109] Hic kusku yok ki onlar ahirette kaybedeceklerdir

[110] Sonra Rabbin, baskıya ugradıktan sonra goc eden, cihad eden ve direnenler icin, evet senin Rabbin, kuskusuz onlar icin Bagıslayandır, Rahimdir

[111] O gun herkes gelir kendini kurtarmaya calısır ve herkese yaptıgının karsılıgı tam odenir ve onlara asla zulmedilmez

[112] ALLAH guven icinde basarılı bir toplulugu ornek olarak verir: O toplulugun rızkı kendilerine her taraftan bol miktarda ulasırdı. Ancak daha sonra, ALLAH'ın nimetlerine karsı nankor davranınca ALLAH onlara aclık ve korku belasını tattırdı

[113] Onlara kendilerinden bir elci geldi, onu yalanladılar. Sonunda, zulmederlerken onları azap yakaladı

[114] ALLAH'ın size verdigi helal ve guzel rızıklardan yeyin ve ALLAH'ın nimetlerine sukredin; sadece O'na kulluk ediyorsanız

[115] Size yalnızca les, kan, domuz eti ve ALLAH'tan baskası icin adananları haram kılmıstır. Kim (bunları yemek) zorunda kalırsa, istekli olmamak ve sınırı asmamak kosuluyla ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[116] Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden oturu "Bu helaldir, bu haramdır," demeyin. Boylece ALLAH'a yalan yakıstırmıs olursunuz. ALLAH'a yalan yakıstıranlar basarıya ulasamazlar

[117] Kısa suren bu zevkten sonra onlar icin acı bir azap vardır

[118] Yahudilere, daha once sana anlattıgımız seyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

[119] Bunlara ragmen Rabbin, bilgisizlik yuzunden kotuluk isledikten sonra ardından tevbe edip duzelenlere, evet senin Rabbin ondan sonra Bagıslayandır, Rahimdir

[120] Ibrahim, ALLAH'a boyun egen, monoteist bir oncu idi. Hic bir vakit ortak kosmadı

[121] O'nun nimetlerine sukredici idi. Onu secti ve onu dogru yola iletti

[122] Ve ona bu dunyada mutluluk verdik, ahirette ise erdemlilerle birlikte olacaktır

[123] Nitekim, Ibrahim'in dinini bir monoteist olarak izlemen icin sana vahyettik; o asla putperestlerden olmadı

[124] Cumartesi (tatili), sadece onda ayrılıga dusenlere farz kılınmıstı. Rabbin, ayrılıga dustukleri konuda dirilis gunu aralarında hukum verecektir

[125] Rabbinin yoluna bilgelikle ve guzel bir aydınlatma ile cagır. Onlarla en guzel bicimde tartıs. Rabbin, yolundan sapanları ve dogru yolda olanları en iyi bilendir

[126] Karsılık verecekseniz, size verilen karsılıgın bir benzeriyle karsılık verin. Sabrederseniz, elbette bu sabredenler icin daha hayırlıdır

[127] Sabret, sabrın ancak ALLAH'ın yardımıyladır. Onlar icin uzulme ve onların tuzaklarından da endiselenme

[128] ALLAH erdemli davrananlar ve iyilikte bulunanlar ile beraberdir

İsrâ

Surah 17

[1] Bazı ayetlerimizi kendisine gostermek icin kulunu geceleyin (Mekke'deki) Kutsal Mescitten, cevresini kutlu kıldıgı en uzak mescide (secde yerine) alıp goturen cok Yucedir. O kuskusuz Isitendir, Gorendir

[2] Aynı sekilde, Musa'ya kitabı vermistik. Israil ogullarını su gercege iletmek icin: "Benden baska bir sahip edinmeyin

[3] Onlar, Nuh ile birlikte tasıttıgımız kimselerin soyudur; o sukreden bir kuldu

[4] Kitapta, Israil ogullarına: "Yeryuzunde iki kere bozgunculuk cıkaracaksınız ve alabildigine kibirleneceksiniz," diye bildirdik

[5] Birincisinin zamanı gelince, buyuk guce sahip kullarımızı ustunuze gondeririz. Evlerinize kadar girerek arastırırlar. Gerceklesmesi gereken bir sozdu bu

[6] Sonra onları yenme olanagını size verecegiz, sizi mal ve soy ile destekleyerek savascılarınızı cogaltacagız

[7] Iyi davranırsanız, kendiniz icin iyi davranmıs olursunuz. Kotu davranırsanız yine kendiniz icindir. Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere bogacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler. Ele gecirdiklerini yerle bir edecekler

[8] Rabbiniz size rahmet eder. Siz (bozgunculuk yapmaya) donerseniz biz de (cezalandırmaya) doneriz. Cehennemi kafirler icin kusatıcı kıldık

[9] Bu Kuran en iyi yola ulastırır ve erdemli davranan muminleri buyuk bir odulle mujdeler

[10] Ahirete inanmıyanlara gelince, onlar icin acı bir azap hazırlamıs bulunuyoruz

[11] Insan, iyi bir sey icin dua ettigini sanırken aslında kotu bir sey icin dua eder. Insan cok acelecidir

[12] Geceyi ve gunduzu iki ayet (delil) kıldık. Rabbinizin nimetlerini arayasınız ve yılların hesabını bilesiniz diye gecenin ayetini sildik, gunduzun ayetini aydınlık kıldık. Biz her seyi ayrıntısıyla acıklarız

[13] Her insanın kaderini kendi boynuna (kisisel secimine) baglamısızdır. Dirilis gununde, kendisi icin bir kayıt cıkarıp yayımlarız

[14] Kaydını oku. Bugun hesap gorucu olarak sen kendine yetersin

[15] Kim dogru yola gelirse kendisi icin yola gelmis bulunur. Kim saparsa kendi aleyhine sapar. Hickimse baskasının yukunu cekmez. Biz bir elci gondermeden hic kimseyi cezalandırmayız

[16] Biz bir toplumu yok etmek istedigimiz zaman onun ileri gelen varlıklılarının orada kotuluk yapmasına izin veririz. Boylece o topluma verilmis soz gerceklesir ve onu yerle bir ederiz

[17] Nuh'tan sonra nice toplumları yok ettik. Kullarının gunahlarını haber alıcı ve gorucu olarak Rabbin yeter

[18] Kim bu gecici dunyayı isterse, orada istedigimize diledigimiz kadar veririz. Ancak daha sonra onu, kınanmıs ve kovulmus olarak cehenneme mahkum ederiz

[19] Kim ahireti secer ve mumin olarak gereken cabayı gosterirse, iste onların cabası takdir edilir

[20] Hepsine, onlara da bunlara da, Rabbinin nimetlerinden ulastırırız. Rabbinin nimetleri sınırlanmamıstır

[21] Insanları birbirinden nasıl ustun kıldıgımıza dikkat et. Ahiretin dereceleri ve ustunlukleri daha buyuktur

[22] ALLAH ile birlikte baska tanrı edinme, yoksa kınanmıs ve yalnız bırakılmıs olarak oturup kalırsın

[23] Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anaya babaya karsı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaslanırsa onlara "Of" bile deme ve onları azarlama. Onlarla guzel bir bicimde konus

[24] Onlara merhamet ederek alcak gonulluk kanadını ger ve de ki, "Rabbim, beni kucukken yetistirdikleri gibi sen de onlara acı

[25] Rabbiniz icinizdekileri cok iyi bilir. Erdemli davranırsanız, elbette O, tevbe edenleri bagıslayandır

[26] Akrabalara haklarını ver. Ihtiyac sahiplerine ve yolcuya da... Ancak sacıp savurma

[27] Kuskusuz, sacıp savuranlar seytanların dostlarıdır ve seytan Rabbine karsı nankordur

[28] Rabbinden umdugun bir rahmeti elde etmek icin onlardan yuz cevirmek zorunda kalırsan onlara yumusak soz soyle

[29] Elini boynuna baglama ve tumuyle de acma, yoksa pisman olur, uzulursun

[30] Rabbin, diledigine rızkını bol verir, veya kısar. Kuskusuz O, kullarından haberdardır, onları gorendir

[31] Fakirlik korkusuyla cocuklarınızı oldurmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırıyoruz. Onları oldurmek, buyuk bir suctur

[32] Zinaya yaklasmayın; cunku o buyuk bir gunah ve kotu bir davranıstır

[33] ALLAH'ın kutsal kıldıgı canı haksız yere oldurmeyin. Kim haksızlıga ugrayarak oldurulurse onun mirascılarına yetki vermisizdir. Intikam duygusuyla oldurmede sınırı asmasın; zira kendisine yardım edilmistir

[34] Oksuzlerin malına, erginlik cagına ulasıncaya kadar dokunmayın; yararlarına olursa baska

[35] Olctugunuz zaman olcuyu tam yapın ve dogru teraziyle tartın. Elbette bu daha iyidir ve sonucu daha guzeldir

[36] Bilmedigin bir seye inanıp ardına dusme, cunku isitme, gorme duyusu ve beyin, hepsi ondan sorumludur

[37] Yeryuzunde kibirli kibirli dolasma sen ne yeri delebilirsin ne de daglar kadar boylu olabilirsin

[38] Tum bunlar, Rabbin tarafından hos gorulmeyen kotu davranıslardır

[39] Bunlar, Rabbinin sana vahyettigi hikmetlerdendir. ALLAH ile birlikte baska tanrı edinme; aksi taktirde kınanmıs ve kovulmus olarak cehenneme atılırsın

[40] Rabbiniz ogulları size secti de kendisine meleklerden kızlar mı edindi? Cok buyuk bir savda bulunuyorsunuz

[41] Biz, ogut almaları icin Kuran'da acıkladık. Ne var ki bu, sadece onların nefretini arttırır

[42] De ki: "Ileri surudukleri gibi beraberinde baska tanrılar olsaydı, onlar da Egemenligin Sahibine dogru yol ararlardı

[43] O, onların dediklerinden uzaktır ve cok yucedir

[44] Yedi gok, ve onların icindekiler O'nu yucelterek anarlar. Hic bir sey yoktur ki O'nu overek ve yucelterek anmasın; ama siz onların anıslarını anlamazsınız. O Sefkatlidir, Bagıslayandır

[45] Kuran okudugun zaman, seninle ahirete inanmıyanlar arasına gorulmez bir engel yerlestiririz

[46] Ve onu anlamalarını engellemek icin kalplerine kabuklar, kulaklarına da agırlık koyarız. Rabbini yalnızca Kuran'da andıgın zaman nefretle geriye donerler

[47] Seni dinlerlerken nasıl isittiklerini ve kendi aralarında konusurlarken zalimlerin, "Siz sadece buyulenmis bir adamı izliyorsunuz," dediklerini iyi biliyoruz

[48] Dikkat et, seni nasıl da tanımlayarak sapıyorlar ve artık bir daha yol bulamazlar

[49] Dediler ki: "Kemik ve ufak parcalar haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılısla diriltilecegiz

[50] De ki: "Isterse tas veya demire donusun

[51] Yahut sizce imkansız gorunen bir bicime girin, farketmez." Buna karsılık, "Bizi kim geri dondurecek," diyecekler. De ki: "Sizi ilk once kim yarattıysa O!" Sonra baslarını sallayıp, "Peki ne zaman," diyecekler. De ki: "Belki dusundugunuzden daha yakın

[52] Sizi cagıracagı gun, siz ona ovguyle karsılık verirsiniz ve cok kısa bir sure kalmıs oldugunuzu anlarsınız

[53] Kullarıma soyle: En guzel bicimde konusup tartıssınlar. Cunku seytan aralarına girer. Seytan, insanın apacık dusmanıdır

[54] Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye gondermedik

[55] Rabbin goklerdekileri ve yerdekileri en iyi bilendir. Peygamberlerden bir kısmını digerlerine ustun kıldık. Ornegin, Davud'a Zebur'u verdik

[56] De ki: "O'nun dısında (bir guce sahip oldugunu) iddia ettiklerinizi cagırın bakalım, onlar sizden ne sıkıntıyı kaldırabilirler ne de onleyebilirler

[57] Onların cagırdıkları kisiler bile Rab'lerine yaklasmak icin yol ararlar. O'nun rahmetini umar, cezasından korkarlar. Rabbinin cezası sakınılacak bir seydir

[58] Hic bir ulke yok ki dirilis gununden once onu yok edecek veya siddetli bir bicimde cezalandıracak olmayalım. Bu, kitapta yazılmıs bulunuyor

[59] Bizi ayetler (mucizeler) gondermekten alıkoyan sey, oncekilerin onları yalanlamıs olmasıdır. Ornegin, Semud'a acık bir (mucize) olarak deveyi vermistik. Fakat ona haksızlık ettiler. Biz mucizeleri yalnızca uyarı amacıyla gondeririz

[60] Rabbinin insanları kusatmıs oldugunu sana bildirmistik. Fakat sana gosterdigimiz goruntu ile ve Kuran'da lanetlenen agacla adece insanları denedik. Biz onları uyarırız, ancak bu, onların azgınlıgına buyuk bir katkıda bulunmaktan baska sonuc vermiyor

[61] Meleklere, "Adem'e secde edin!," dedigimizde, Iblis haric hepsi secde ettiler. "Balcıktan yarattıgına mı secde edecekmisim," dedi

[62] Benden ustun kıldıgın su kisiyi goruyor musun? Beni dirilis gunune kadar geciktirirsen, onun soyunu, pek azı haric sahiplenip perisan edecegim.," dedi

[63] Dedi ki: "Onlardan seni izleyenler ile birlikte git. Tam size gore bir ceza olan cehenneme kadar yolunuz var

[64] Onlardan gucunun yettigini sesinle yerinden oynat, onlara karsı tum gucunu ve adamlarını seferber et, paralarının ve cocuklarının bir bolumune ortak ol ve onlara umut ver. Seytan, onlara ancak sahte umutlar verir

[65] Kullarıma gelince, senin onlar uzerine hic bir gucun yoktur." Koruyucu olarak Rabbin yeter

[66] Rabbiniz, nimetlerini aramanız icin gemileri okyanuslarda yuzdurendir. O size karsı Rahim'dir

[67] Okyanusta size bir sıkıntı dokunursa O'ndan baska cagırmakta olduklarınız kaybolur. Fakat sizi kurtarıp karaya cıkarınca, donersiniz. Insan nankordur

[68] Kıyıyı ustunuze cevirip sizi yutmasından, yahut uzerinize siddetli bir kasırga yollamasından emin misiniz? Sonra hic bir koruyucu da bulamazsınız

[69] Sizi tekrar denize gondermeyeceginden ve ustunuze kırıp geciren bir fırtına salarak inkarınızdan dolayı sizi bogmayacagından emin misiniz? Sonra sizin icin pesinize dusecek birini de bulamazsınız

[70] Adem ogullarına onur verdik. Onları karada ve denizde tasıdık. Onları guzel nimetlerle besledik. Yarattıklarımızın bir cogundan daha ustun kıldık

[71] Her bir halkı onderleriyle birlikte cagırdıgımız gun, kitabı sagından verilenler kitaplarını okurlar ve en ufak bir haksızlıga ugratılmazlar

[72] Bu dunyada (Kitaba) kor olanlara gelince, onlar ahirette de kordur ve yol bakımından daha da sapıktır

[73] Baska bir seyi uydurup bize yakıstırman icin nerdeyse seni sana vahyettigimizden ayırıp saptıracaklardı. Iste o zaman seni dost edineceklerdi

[74] Seni saglamlastırmasaydık, onlara neredeyse bir parca meyledecektin

[75] O zaman da hayatın ve olumun azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra bize karsı bir yardımcı da bulamazdın

[76] Seni ulkeden cıkarmak icin neredeyse seni zorla surecekler. Bu taktirde senden sonra onlar da fazla kalmayacaklar

[77] Senden once gonderdigimiz tum elciler icin ongordugumuz sistem (sunnet) budur. Sistemimizde herhangi bir degisiklik goremezsin

[78] Gunesin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı gozet. Sabah Kuran'ını da gozet. Sabahleyin Kuran (okuması) tanık olunur

[79] Fazladan bir kredi olarak geceleyin meditasyonda bulun ki Rabbin seni onurlu bir makama yukseltsin

[80] Ve de ki: "Rabbim, beni dogru bir girisle kabul et ve beni dogru bir cıkısla cıkar. Katından beni destekleyecek bir guc ver

[81] Ve sunu bildir ki: "Gercek gelmis, yanlıs ise ortadan kalkmıstır. Zaten yanlıs, yok olmaga mahkumdur

[82] Kuran'ı, inananlar icin bir sifa ve rahmet olarak indirdik. Zalimlerin ise ancak zararını arttırır

[83] Insana nimet verdigimiz zaman, yuz cevirip yan cizer. Kendisine kotuluk dokununca da umutsuzluga duser

[84] De ki: "Her kes inancına gore davranır. Kimin daha dogru yolda oldugunu ise Rabbim daha iyi bilir

[85] Sana ruhtan (vahiyden) sorarlar. De ki: "Vahiy Rabbimden gelir. Size verilen bilgi ise pek azdır

[86] Dilesek sana vahyettigimizi geri alırız ve bize karsı her hangi bir koruyucu da bulamazsın

[87] Ancak Rabbinin rahmeti var... O'nun sana olan nimeti buyuktur

[88] De ki: "Tum insanlar ve cinler bu Kuran'ın bir benzerini olusturmak amacıyla toplansalar ve bu konuda birbirlerine destek olsalar bile onun bir benzerini olusturamazlar

[89] Biz bu Kuran'da her turlu ornegi verdik, ne var ki halkın cogunlugu inkarda direniyor

[90] Dediler ki: "Yerden bize bir kaynak fıskırtmadıkca sana inanmayız

[91] Veya hurma ve uzum bahcelerin olup aralarında ırmaklar fıskırtmalısın

[92] Veya ileri surdugun gibi gokten uzerimize parcalar dusurmeli, yahut ALLAH'ı ve melekleri karsımıza getirmelisin

[93] Ya da altın bir evin olmalı, veya goge yukselmelisin. Yukselsen bile okuyacagımız bir kitabı uzerimize indirmedikce ona inanmayız." De ki: "Rabbim yucedir. Ben elci olan bir insandan baska bir sey miyim ki

[94] Kendilerine hidayet geldiginde, halk: "ALLAH bir insanı mı elci olarak gonderdi," diyerek inanmadı

[95] De ki: "Yeryuzunde yerlesip dolasan melekler olsaydı onlara gokten bir melegi elci gonderirdik

[96] De ki: "Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. O, kullarından haber alır, gorur

[97] ALLAH kime yol gosterirse o kisi dogruyu bulmustur. Kimi de saptırırsa onlar icin O'ndan baska bir koruyucu da bulamazsın. Dirilis gunu de onları kor, dilsiz ve sagır olarak yaka paca toplarız. Cehennemdir yerleri. Sogudukca alevlerini arttırırız

[98] Ayetlerimizi yalanladıkları, "Kemik ve ufalanmıs toprak olduktan sonra biz mi yeni bir yaratılısla diriltilecegiz," dedikleri icin cezaları budur

[99] Gokleri ve yeri yaratan ALLAH'ın onların bir benzerini tekrar yaratmaya gucu yetecegini dusun muyorlar mı? Nitekim onlar icin belli ve kesin bir sure koymustur. Zalimler hala inkar ediyorlar

[100] De ki: "Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı, harcamakla tukenir korkusuyla onları tutacaktınız. Insan cimridir

[101] Musa'ya apacık dokuz mucize verdik. Dilersen Israil ogullarına sor. Onlara gittiginde, Firavun ona, "Musa, senin buyulenmis oldugunu sanıyorum," demisti

[102] Goklerin ve yerin Rabbi'nden baskasının bu delilleri indirmedigini iyi biliyorsun. Firavun, seni mahvolmus biri olarak goruyorum

[103] Onları ulkeden cıkarmak isteyince de onu ve beraberindekileri topluca suda bogduk

[104] Ondan sonra Israil ogullarına, "Bu ulkede yerlesin. Verilen son soz geldiginde sizi bir araya toplayacagız," dedik

[105] Gercekten onu biz indirdik ve o gercek ile indi. Seni de ancak bir mujdeleyici ve uyarıcı olarak gonderdik

[106] Uzun bir zaman dilimi icerisinde halka okuman icin ayırdıgımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmistik

[107] De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın!" Daha once kendilerine bilgi verilmis olanlara okundugu zaman secde ederek yuz ustu kapanırlar

[108] Rabbimiz yucedir. Rabbimizin sozu gerceklesmistir," derler

[109] Aglayarak yuz ustu kapanırlar; cunku o (ayetler) onların saygısını arttırır

[110] De ki: "Ister ALLAH diye cagırın, ister Rahman diye cagırın. Hangisiyle cagırırsanız, tum guzel isimler O'nundur. " Namazında ne ilan et, ne de gizle; ikisinin arasında bir yol tut

[111] Ve de ki: "Ovgu, ALLAH'adır. O cocuk edinmemistir, yonetimde ortagı ve zayıflıktan oturu de bir yardımcısı yoktur." O'nu alabildigine Yucelt

Kehf

Surah 18

[1] ALLAH'a ovgu olsun, kuluna kitabı indirmis ve onda hic bir egrilige yer vermemistir

[2] Kusursuz bir (kitap)... O'ndan gelecek siddetli bir cezaya karsı uyarsın ve erdemli davranan muminlere kendileri icin guzel bir odulu mujdelesin

[3] Ki orada surekli kalacaklardır

[4] Ve "ALLAH cocuk edindi," diyenleri de uyarsın

[5] Ne onların, ne de atalarının bu konuda bir bilgileri yoktur. Agızlarından ne buyuk bir soz cıkıyor! Yalandan baska sey soylemiyorlar

[6] Bu soze inanmazlarsa onların ardından kendini sorumlu tutarak suclayacaksın, uzuleceksin (oyle mi)

[7] Biz, kimlerin erdemli davranacagını sınamak icin, uzerindeki maddelerle yeryuzunu susledik

[8] Ve elbette biz onun uzerinde bulunanları corak bir toprak haline donusturecegiz

[9] Magaradakilerin ve onlarla ilgili rakamların ilginc kanıtlarımızdan baska bir sey oldugunu mu sandın

[10] Gencler magaraya sıgındıklarında, "Rabbimiz bize merhametini yagdır ve bu durumdan bize bir kurtulus yolu goster," demislerdi

[11] Bunun uzerine sayılı yıllar suresince magarada kulaklarını kapadık

[12] Sonra onları dirilttik ki onların orada kalıs surelerini hangi grubun daha iyi hesaplayacagını bilelim

[13] Onların haberini sana gercek olarak anlatıyoruz. Onlar Rab'lerine inanmıs genclerdi. Onların hidayetini arttırmıstık

[14] Kalktıklarında kalplerini saglamlastırmıstık. "Rabbimiz, goklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan baska tanrı edinmeyecegiz. Yoksa, yanlıs soz soylemis oluruz

[15] Su halkımız O'ndan baskasını tanrılar edindi. Onların tanrı oldugunu acık bir delille kanıtlamaları gerekmez miydi? ALLAH'a karsı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir

[16] Madem ki siz onlardan ve ALLAH'ın dısında taptıklarından ayrıldınız, oyleyse magaraya sıgının. Olur ki Rabbiniz size rahmetini yagdırır, isinizde size olumlu sonuc hazırlar

[17] Tan agardıgında, onlar magara boslugunda iken, magaralarının uzerinden Gunesin saga dogru hareket ettigini, battıgı zaman da onları yalayıp sola dogru kaydıgını gorurdun. Bu, ALLAH'ın isaretlerindendir. ALLAH kime yol gosterirse o kisi dogruyu bulmustur; kimi de saptırırsa onun icin aydınlatıcı bir dost bulamazsın

[18] Uykuda olmalarına ragmen onları uyanık sanırsın. Onları saga ve sola dogru ceviririz. Kopekleri de kollarını esikte uzatmıstır. Onlara baksaydın onlardan donup kacardın ve onlardan dolayı korkuyla dolardın

[19] Boylece onları uyandırdık ki birbirlerine sorsunlar. Onlardan biri, "Ne kadar kaldınız," diye sordu. "Bir gun, yahut gunun bir parcası kadar kaldık," dediler. "Ne kadar kaldıgınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Birinizi su para ile sehre gonderelim de en temiz ve leziz yiyecekleri secip size bir azık getirsin. Dikkatli davranarak kimsenin dikkatini ustune cekmesin," diye eklediler

[20] Onlar sizi farkederlerse sizi taslarlar veya sizi zorla kendi dinlerine dondururler ki bu durumda asla basarıya ulasamazsınız

[21] Boylece onları (halka) buldurduk ki ALLAH'ın sozunun gercek oldugunu ogrensinler ve Saat (dunyanın sonu) konusunda da kuskuları kalmasın. Halk onların durumunu aralarında tartısırken bir kısmı, "Onların uzerine bir bina yapın," dedi. Rab'leri onları daha iyi bilir. Onların durumuna karar verme yetkisini ellerine gecirenler, "Onların ustune bir mescid yapacagız," dediler

[22] Tahminde bulunanların bazıları, "Onlar uctur, dordunculeri kopekleridir," derken digerleri de, "Bestir, altıncıları kopekleridir," diyecekler. Baskaları ise, "Yedidir, sekizincileri kopekleridir," diyecekler. De ki, "Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir." Onları bilen azdır. Onlarla yuzeysel olması haric tartısmaya girme ve onlardan hic kimseye de bu konuyu danısma

[23] Hic bir sey icin, "Bunu yarın yapacagım," deme

[24] Ancak, "ALLAH dilerse (yapacagım)," diyerek Rabbini an. Unutursan, o zaman da, "Belki Rabbim bir dahaki sefere beni daha iyiye ulastırır," de

[25] Magaralarında uc yuz yıl kalıp dokuz arttırdılar

[26] Onların orada ne kadar kaldıklarını ALLAH daha iyi bilir," de. Goklerin ve yerin tum gizemleri O'nundur. O ne guzel Gorendir! O ne guzel Isitendir! Onların O'ndan baska bir yardımcısı yoktur. O, hukmune kimseyi ortak etmez

[27] Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. Kelimelerini hic bir sey degistirip kaldıramaz ve O'ndan baska bir sıgınak da bulamazsın

[28] Rab'lerinin rızasını dileyerek sabah aksam kulluk edenlerle birlikte olmaya calıs. Dunya hayatının cekici materyallerini arzu edip de gozlerini onlardan ayırma. Kalbini mesajımızdan gafil kıldıgımız ve hevesine uyarak islerini karıstıran kimseleri izleme

[29] De ki, "Bu gercek senin Rabbindendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Biz zalimler icin onları cepecevre saracak bir ates hazırladık. Onlar her ne zaman feryad ederek yardım isteseler, derisik asit gibi yuzleri haslayan bir su sunulur. Ne kotu bir icecek, ne kotu bir son

[30] Inanıp erdemli davrananlara gelince, elbette biz iyi islerde bulunanların odulunu yitirmeyiz

[31] Onlar icin, iclerinden ırmaklar akan Adn bahceleri (cennetleri) vardır. Orada altından bileziklerle suslenirler, ipek ve kadifeden dokunmus yesil elbiseler giyerler. Orada koltuklar uzerine yaslanırlar. Ne guzel bir odul ve ne guzel bir durak…

[32] Onlara iki adamın ornegini ver: Birisine, etrafını hurma agaclarıyla cevirip aralarına baska ekinler bitirdigimiz iki uzum bahcesi vermistik

[33] Aralarına bir ırmak yerlestirdigimiz icin, her iki bag da yemisini hic esirgemeden comertce vermisti

[34] Artık bir urune sahipti! Nitekim, sohbet ettigi arkadasına, "Ben senden daha zenginim ve daha fazla adama sahibim," dedi

[35] Boylece nefsine zulmederek bagına girdi ve, "Bunun yok olacagını hic sanmıyorum," dedi

[36] Dunyanın sonunun da gelecegini sanmıyorum. Rabbime dondurulursem de orada daha iyisini bulurum

[37] Kendisiyle konusan arkadası ona dedi ki: "Seni topraktan, ufak bir damladan yaratıp seni bir adam bicimine sokan Rabbini mi inkar ediyorsun

[38] Bana gelince... O ALLAH benim Rabbimdir, ben Rabbime hic bir seyi ortak kosmam

[39] Bagına girerken, 'Bu ALLAH'ın bir bagısıdır (Masallah), kuvvet ancak ALLAH iledir (La kuvvete illa billah)' demen gerekmez miydi? Senden daha az para ve cocuga sahip oldugumu goruyor olabilirsin ama

[40] Rabbim, belki senin bahcenden daha iyisini bana verir ve olur ki bahcene gokten bir felaket gonderir de kupkuru bir topraga donusur

[41] Yahut suyu dibe coker de bir daha su bulamazsın

[42] Derken, urunu yok edildi. Cardakları uzerine yıgılmıs olan bagına verdigi emekten oturu matem tutmaya ve "Keske Rabbime ortak kosmasaydım," demeye basladı

[43] ALLAH'tan baska kendisine yardım edecek bir destek bulamadı. Kendini de kurtaramadı

[44] O an, velayet (guc ve egemenlik) tumuyle gercek olan ALLAH'ındır. O, en iyi odulu ve en iyi sonucu verendir

[45] Onlara dunya hayatının ornegi olarak, gokten indirdigimiz suyla beslenen ve sonra ruzgarın savurdugu cer cope donen yeryuzunun bitkisini ver. ALLAH her seye gucu yetendir

[46] Para ve cocuklar bu dunya hayatının cekici materyalleridir. Ama, surekli kalacak erdemli isler, Rabbinin katında bir odul ve umut olarak cok daha iyidir

[47] Dagları silip goturdugumuz ve yeri cıplak bıraktıgımız gun onları toplarız; bir tanesini bile bırakmadan

[48] Ve sırayla Rabbine sunulurlar. Bize, ilk basta sizi nasıl yarattıysak oyle gelirsiniz. Oysa, boyle bir bulusmayı gerceklestirmeyecegimizi ileri suruyordunuz

[49] Kitap ortaya konmustur. Sucluların onun iceriginden korkuya kapıldıgını ve "Bize yazıklar olsun, meger bu kitap kucuk buyuk hic bir seyi bırakmayıp saymıs," dediklerini gorursun. Yaptıkları her seyi onlerinde hazır bulmuslardır. Rabbin hic kimseye haksızlık etmez

[50] Meleklere, "Adem'e secde edin!," dedigimiz zaman hepsi secde ettiler; yalnız Iblis haric. Rabb'inin emrine karsı geldigi icin cinlerden oldu. Beni bırakıp onu ve soyunu mu dostlar ediniyorsunuz? Oysa onlar, sizin dusmanlarınızdır. Zalimler icin bu ne kotu bir degismedir

[51] Onları ne goklerin ve yerin yaratılısına, ne de kendilerinin yaratılısına tanık yapmadım. Saptıranları hic bir zaman egemenligimde gorevlendirmem

[52] Ortaklarım oldugunu ileri surdugunuz kisileri cagırın," diye emrettigi gun, onları cagırırlar da onlar kendilerine karsılık vermezler. Onların arasına bir ofke ve nefret ucurumu koymusuzdur

[53] Suclular atesi gorduler ve icine duseceklerini anladılar; ondan kacacak bir yer de bulamadılar

[54] Biz bu Kuran'da halk icin her turlu ornegi verdik. Fakat insan tartısmaya cok duskundur

[55] Kendilerine yol gosterici geldiginde, halkı inanmaktan ve Rab'lerinden bagıslanma dilemekten alıkoyan sey, oncekilerin sunnetinin (benzer uygulamanın, ornegin, gecmis toplumlara verilen mucizelerin bir benzerinin) kendilerine de gelmesini veya azabın acıkca karsılarına gelmesini dilemeleridir

[56] Biz, elcileri ancak mujdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gonderdik. Kafirler, gercegi sahte ve yanlıs ile ortadan kaldırmak icin gayret ediyor. Ayetlerimi (isaret ve mucizeleri) ve uyarıldıkları seyleri alaya aldılar

[57] Rabbinin ayet ve mucizeleri kendisine hatırlatıldıgı halde, yaptıklarını unutarak ondan yuz cevirenden daha zalim kim olabilir? Kalplerine, onu (Kuran'ı) anlamalarına engel olacak bir ortu, kulaklarına da bir agırlık koymusuzdur. Onları hidayete ne kadar cagırırsan cagır, onlar asla dogruyu bulamaz

[58] Rabbin Bagıslayandır, Merhamet Sahibidir. Yaptıklarıyla hemen onları hesaba cekse onlar icin azabı cabuklastırmıs olurdu. Ancak, onlara belirli bir sure verir de onun otesine kacamazlar

[59] Iste, haksızlık ettikleri icin yok ettigimiz toplumlar... Hepsinin helakı icin belli bir sure belirlemistik

[60] Musa, genc yoldasına, "Yıllarca yurumeyi gerektirse de iki denizin birlestigi yere varmadan dinlenmeyecegim," demisti

[61] Iki denizin birlestigi yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Sinsice kayıp denizin yolunu tuttu

[62] Orayı gectiklerinde, genc yoldasına, "Yemegimizi getir. Bu yolculugumuz bizi gercekten yordu," dedi

[63] Dedi ki: "Bak gordun mu, o kayalıga vardıgımızda balıgı unuttum. Onu bana seytan unutturdu ve boylece denizde yolunu tutup gitti. Ne kadar da ilginc

[64] (Musa:) "Iste aradıgımız yer orası idi," dedi ve boylece izleri uzerinde geri donduler

[65] Katımızdan kendisine rahmet verdigimiz ve bilgimizden ogrettigimiz kullarımızdan bir kulu buldular

[66] Musa ona, "Sana ogretilenden, aydınlatıcı prensipleri bana ogretmen icin seni izleyebilir miyim," deyince

[67] Sen benimle birlikte olmaya dayanamazsın," dedi

[68] Bilmedigin bir seye nasıl dayanabilirsin

[69] Dedi: "ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın; sana hic bir iste karsı gelmeyecegim

[70] Dedi: "Bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkca bana hic bir sey hakkında soru sorma

[71] Boylece yuruduler. Nihayet gemiye bindiklerinde, onda delik actı. "Halkını bogmak icin mi gemide delik actın? Gercekten muthis bir is yaptın," dedi

[72] Bana dayanamıyacagını sana soylememis miydim," diye karsılık verdi

[73] Unuttugum seyden dolayı beni kınama; bu isimde bana gucluk cıkarma," dedi

[74] Boylece yuruduler. Nihayet bir delikanlıya rastladıklarında onu hemen oldurdu. "Kimseye kıymamıs sucsuz bir kimseyi nicin oldurdun? Sen, cok kotu bir is yaptın," dedi

[75] Bana dayanamıyacagını sana soylememis miydim," diye tekrarladı

[76] Sana daha baska bir sey sorarsam o zaman artık benimle arkadas olma. Benden yeterli ozur dinledin," dedi

[77] Boylece yuruduler. Nihayet bir koy halkına rastladılar ve halkından yiyecek istediler. Fakat onları misafir kabul etmeyi reddettiler. Derken orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, hemen onu dogrultuverdi. "Dileseydin, o isten dolayı bir ucret alabilirdin," dedi

[78] Dedi ki: "Iste bu, benim seninle olan beraberligimin sonudur. Dayanamadıgın seylerin acıklamasını ise sana bildirecegim

[79] Gemi, denizde calısan yoksul (balıkcı)lara aitti. Gemiyi kusurlu yapmak istedim; zira peslerinde, tum gemileri zorla ele geciren bir kral vardı

[80] Cocuga gelince, ana babası iki inanan kisi idi. Taskınlık ve nankorluk ile o ikisine yuk olmasından endiselendik

[81] Istedik ki Rab'leri onun yerine kendilerine ondan daha temiz ve merhametli birini versin

[82] Duvar ise kentteki iki oksuze aitti. Duvarın altında onlara ait bir hazine vardı. Babaları da erdemli birisiydi. Rabbin diledi ki onlar buyuyup tam guclerine kavustuktan sonra Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini ortaya cıkarsınlar. Bunları kendi irademle yapmadım. Iste bunlar, dayanamadıgın seylerin acıklamasıdır

[83] Sana, iki nesil kadar yonetime sahip olan kisiden sorarlar. De ki, "Size ondan bir ogut ve hatırlatma aktaracagım

[84] Biz ona yeryuzunde yonetim gucunu ve her turlu imkanı verdik

[85] Nitekim, o bir yol izledi

[86] Uzak batıya varınca gunesi buyuk bir okyanusta batar buldu ve orada bir topluluk ile karsılastı. "Ey Iki Nesil Sahibi, dilersen onları cezalandır, dilersen onlara iyi davran," dedik

[87] Dedi ki, "Kim haksızlık ederse onu cezalandıracagız, Rabbine dondurulunce de onu gorulmemis bir cezaya carpacaktır

[88] Inanıp erdemli davranana gelince, ona guzel bir odul vardır. Ona kolaylık gosterecegiz

[89] Sonra bir yol tuttu

[90] Uzak doguya varınca, gunesi, kendilerini gunesten koruyacak herhangi bir seye sahip olmayan bir topluluk uzerine dogar buldu

[91] Iste boyle... Onun her buldugunu tamamıyla biliyorduk

[92] Sonra yine bir yol tuttu

[93] Iki seddin arasına varınca, otesinde, nerdeyse soz anlamayan bir topluluk buldu

[94] Dediler ki, "Ey Iki Nesle Sahip Olan (Zul Karneyn), Yecuc ve Mecuc yeryuzunde kotuluk isliyorlar. Bizimle onların arasında bir engel koyman icin sana bir vergi odeyebilir miyiz

[95] Dedi ki, "Rabbimin bana verdikleri daha iyidir. Bana gucunuzle yardım edin de sizinle onların arasına bir duvar kurayım

[96] Bana demir kutleleri getirin." Her iki barikatın arasını doldurunca, "Ufleyin!," dedi. Onu bir ates haline sokunca da, "Getirin, ustune erimis bakır dokeyim," dedi

[97] Artık onu ne asabildiler, ne de delebildiler

[98] Bu, Rabbimden bir rahmettir," dedi. "Rabbimin belirledigi an gelince onu paramparca eder. Rabbimin sozu gercektir

[99] O gun onları bırakırız. Dalgalar halinde birbirlerine girerler. Boruya uflenir; hepsini bir araya toplarız

[100] O gun cehennemi sunarız o kafirlere

[101] Onlar ki mesajıma karsı gozleri perdeliydi, dinleyemezlerdi de

[102] Inkarcılar, benim dısımda kullarımı veliler edinerek kurtulacaklarını mı sandılar. O inkarcıların konagı olarak cehennemi belirledik

[103] De ki, "Is yapanların en kotusunun kim oldugunu size bildireyim mi

[104] Onlar, iyi is yaptıklarını zannettikleri halde dunyadaki cabaları bosa cıkanlardır

[105] Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'nunla karsılasmayı inkar edenlerdir. Bu yuzden isleri bosa cıkar ve dirilis gununde de onlar icin bir deger bicmeyiz

[106] Inkar ettikleri, ayetlerimi ve elcilerimi hafife aldıkları icin, onlara en uygun ceza cehennemdir

[107] Inanıp erdemli davrananlara gelince, onlar durak olarak nese ve mutluluk dolu cennetleri haketmislerdir

[108] Orada surekli kalıcıdırlar, orayı hic bir seyle degismek istemezler

[109] De ki, "Rabbimin sozleri icin okyanus murekkep olsa ve hatta bir o kadarını da katsak, Rabbimin sozleri tukenmeden okyanus tukenir

[110] De ki, "Ben sizin gibi bir insandan baska bir sey degilim. Tanrınızın bir tek Tanrı oldugu bana vahyedildi. Rabbiyle karsılasmayı uman herkes erdemli isler yapsın ve Rabbine olan kulluga hic kimseyi ortak kosmasın

Meryem

Surah 19

[1] Y. 'A. SS. (Kef Ha Ya 'Ayn Sad)

[2] Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anıstır

[3] Rabbine gizli bir yalvarısla seslenmisti

[4] Rabbim," dedi, "Vucudumdaki kemik gevsedi, basım agarıp tutustu. Sana yalvarısta, Rabbim, hic bir vakit umut kesmedim

[5] Bana bagımlı olanların benden sonraki durumundan endiseleniyorum. Karım da kısır. Katından bana bir kalıtcı bagısla

[6] Bana ve Yakup boyuna varis olsun. Rabbim, onu begendigin biri yap

[7] Zekeriyya, sana bir ogul mujdeleriz. Ismi Yahya'dır. Onun gibisini daha once yaratmadık

[8] Rabbim, benim nasıl bir oglum olabilir? Karım kısır, bense alabildigine yaslıyım," dedi

[9] Evet oyledir," dedi, "Rabbin, 'O is bana kolaydır. Seni daha once yaratmıstım ve sen hic bir sey degildin' diyor

[10] Rabbim, bana bir isaret ver," dedi. "Senin isaretin, birbirini izleyen uc gece boyunca halkla konusmamandır

[11] Tapınaktan halkının arasına cıktı ve "O'nu sabah aksam dusunup anın," diye onlara isaretle bildirdi

[12] Yahya, kitaba iyice sarıl." Cocuk yasta kendisine bilgelik vermistik

[13] Ek olarak katımızdan bir sefkat ve durustluk... Erdemli birisiydi

[14] Ana babasına karsı iyi davranırdı, asla bir zorba ve isyankar olmadı

[15] Dogdugu gun, olecegi gun ve diri olarak kaldırılacagı gun ona selam olsun

[16] Kitapta Meryem'i de an. Ailesinden ayrılıp dogu tarafında bir yere cekilmisti

[17] Kendisiyle onlar arasına bir perde cekmisti. Bu durumda ona Ruhumuzu gonderdik ve onunde mukemmel bir insan olarak bicimlendi

[18] Senden Rahman'a sıgınırım," dedi, "Erdemliysen

[19] (Melek:) "Ben, sana tertemiz bir erkek cocugu vermek icin gorevlendirilmis Rabbinin bir elcisiyim," dedi

[20] Bana hic bir insan eli degmemis ve ben iffetsizlik etmemisken nasıl olur da bir oglum olur," dedi

[21] Oyledir," dedi, "Rabbin, 'O is bana kolaydır. Onu halk icin bir isaret ve bizden bir rahmet kılacagız. Bu, artık kararlastırılmıs bir istir' diyor

[22] Ona gebe kalınca onunla uzak bir bolgeye cekildi

[23] Dogum sancısı onu bir hurma dalına kadar surukledi. "Keske bundan once olseydim, unutulsaydım," dedi

[24] Uzulme, Rabbin senin altında bir su arkı hazırlamıstır," diye (agacın) altından kendisine seslendi

[25] Hurmanın dalını kendine dogru silkele, uzerine olgun hurmalar dokulsun

[26] Ye, ic ve gozun aydın olsun. Insanlardan birini gorursen, 'Ben Rahman icin oruc tutmaya karar verdim. Bugun hic bir insanla konusmayacagım' de

[27] Onu alıp halkına getirdi. "Meryem, sen sasılacak bir sey isledin!," dediler

[28] Ey Harun'un kız kardesi, baban kotu bir adam degildi. Annen de iffetsiz degildi

[29] (Tanıklık icin) Onu gosterdi. "Nasıl olur da besikteki bir cocukla konusuruz," dediler

[30] (Cocuk:) "Ben ALLAH'ın bir kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber kıldı," dedi

[31] Nerede bulunursam bulunayım beni kutlu kıldı. Yasadıgım surece bana namazı ve zekatı ve

[32] anneme karsı iyi huylu olmamı emretti. Beni bas kaldıran bir zorba yapmadı

[33] Dogdugum gun, oldugum gun ve diri olarak kaldırılacagım gun bana selam olsun

[34] Iste, Meryem oglu Isa boyleydi. Hakkında kuskuya dustukleri konunun gercegi budur

[35] ALLAH icin bir cocuk edinmek soz konusu olamaz. O yucedir. Bir is diledi mi, ona sadece "Ol," der, o da olur

[36] ALLAH benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk ediniz. Dogru yol budur

[37] Mezhepler, (Isa'nın kimligi uzerinde) aralarında anlasmazlıga dustuler. Buyuk bir gune tanık olacak kafirlerin vay haline

[38] Bize geldikleri gun onları dinle ve seyret! Zalimler, o gun apacık bir sapıklık icindedirler

[39] Yargının noktalanacagı Keder Gunu hakkında onları uyar. Onlar hala aymazlık icinde inanmıyorlar

[40] Yer ve uzerindekiler bize kalacak; onlar bize dondurulecekler

[41] Kitapta Ibrahim'i an; peygamber olan bir dogrucu idi

[42] Babasına, "Babacıgım, isitmeyen, gormeyen ve sana bir yararı dokunmayan seylere niye tapıyorsun," demisti

[43] Babacıgım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Beni izle de seni duzgun yola ileteyim

[44] Babacıgım, seytana tapma. Seytan, Rahman'a karsı cıkmıstır

[45] Babacıgım, Rahman tarafından bir cezaya carpılman ve seytana dost olmandan korkuyorum

[46] (Babası:) "Sen benim tanrılarıma yuz mu ceviriyorsun Ibrahim? Buna son vermezsen seni taslarım. Benden uzaklas!," dedi

[47] Sana selam (barıs) olsun," dedi, "Senin bagıslanman icin Rabbim'e yalvaracagım; O, bana karsı cok merhametlidir

[48] Sizden ve ALLAH dısında yalvardıklarınızdan ayrılıyorum. Ben Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam

[49] Onları ve ALLAH dısında taptıklarını terkedince ona Ishak'ı ve Yakub'u verdik. Hepsini peygamber yaptık

[50] Onlara rahmetimizden verdik. Onlara, dogru ve onurlu bir dil bagısladık

[51] Kitapta Musa'yı an. O kendini tumuyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elciydi

[52] Ona Tur dagının sag tarafından seslendik. Konusmak icin onu yaklastırdık

[53] Katımızdan bir rahmet olarak kardesi Harun'u kendisine peygamber olarak armagan ettik

[54] Kitapta Ismail'i an. O sozunde duran biriydi. Aynı zamanda peygamber olan bir elciydi

[55] Ailesine namazı gozetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Rabbi tarafından begenilmisti

[56] Kitapta Idris'i an. O peygamber olan bir dogrucu idi

[57] Onu yuce bir makama yukselttik

[58] Iste bunlar, ALLAH'ın nimetlendirdigi peygamberlerin bir kısmıdır. Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte tasıdıklarımızdan, Ibrahim'in ve Israil'in soyundan... Dogruya ulastırdıgımız ve sectigimiz kimselerdir onlar. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okundugu zaman aglayarak secdeye varırlar

[59] Onlardan sonra gelenler namazı yitirdiler ve heveslerine uydular. Nitekim, felakete ugrayacaklar

[60] Tevbe eden, inanan ve erdemli davrananlar haric. Onlar en ufak bir haksızlıga ugramadan cennete girerler

[61] Rahman'ın kulları icin soz verdigi, duyular otesi Adn cennetlerine... O'nun sozu, kuskusuz yerine gelecektir

[62] Orada bos soz isitmezler; sadece barıs... Rızıklarını da sabah aksam alırlar

[63] Erdemli kullarımıza verecegimiz cennet iste budur

[64] Biz (melekler) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Gecmisimiz, gelecegimiz ve ikisi arasında ne varsa O'na aittir. Rabbin unutkan degildir

[65] Goklerin, yerin ve bunlar arasında bulunanların Rabbidir. O'na kulluk et ve O'na olan kullugunda direncli ol. O'na benzer birini biliyor musun

[66] Oldugum zaman diri olarak cıkarılacak mıyım," diye soruyor insan

[67] Insan, onceden hic bir sey degilken kendisini nasıl yarattıgımızı dusunmez mi

[68] Rabbine and olsun, onları ve seytanları toplayacagız. Sonra onları cehennemin cevresine getirecegiz. Diz cokmus halde

[69] Sonra her gruptan, Rahman'a karsı azgınlıkta ileri gidenleri ayıklayacagız

[70] Orada yanmayı en cok kimin hakkettigini elbette biz gayet iyi biliriz

[71] Icinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerceklestirecegi kesin bir karardır

[72] Sonra, erdemlileri kurtaracagız. Zalimleri ise orada diz ustu bırakacagız

[73] Kendilerine ayetlerimiz apacık olarak okundugu zaman inkar edenler inananlara, "Hangimiz daha gonencli ve hangimiz sayısal ustunluge sahiptir," derler

[74] Onlardan once, daha varlıklı ve daha gosterisli nice nesilleri yok ettik

[75] De ki, "Sapıklıga dalanlara Rahman bir sure verir. Cezayı veya dunyanın sonunu gorunceye kadar... Kotu yere ve zayıf orduya kimin sahip oldugunu ogrenecekler

[76] ALLAH, dogru yolu secenlerin hidayetini arttırır. Erdemli isler, Rabbinin katında ebedi olarak en iyi odulu ve en iyi sonucu hakkeder

[77] Ayetlerimizi reddeden ve, "Bana mal ve cocuk verilecek!," diyeni gordun mu

[78] Gelecegin bilgisine mi sahip oldu? Yoksa Rahman'dan bir soz mu aldı

[79] Hayır. Soylediklerini kaydedecegiz ve cezasını arttıracagız

[80] Sozunu ettikleri bize kalacak ve bize yalnız gelecektir

[81] Kendilerine destek olsunlar diye ALLAH'ın yanında tanrılar edindiler

[82] Tam tersine! Bu tapınmayı reddedeceklerdir ve onlara karsıt olacaklardır

[83] Inkarcıların uzerlerine seytanları yolladıgımızı gormez misin? Onları kıskırtıp duruyorlar

[84] Acele etme; biz onlar icin saydıkca sayıyoruz

[85] Erdemlileri, Rahman'ın huzurunda konuk grupları halinde toplayacagımız

[86] Ve sucluları, susuz olarak cehenneme surdugumuz gun

[87] Rahman'ın yanında soz almıs olanlardan baskası sefaat (aracılık) edemez

[88] Hatta "Rahman cocuk edindi," dediler

[89] Siz, kustahca bir tez ileri surdunuz

[90] Bu kustahlıktan oturu neredeyse gokler parcalanacak, yer yarılacak ve daglar gocecektir

[91] Rahman'a cocuk yakıstırdılar diye

[92] Cocuk edinmek Rahman'a yakısmaz

[93] Goklerde ve yerde kim varsa, Rahman'a kul olarak gelecektir

[94] Onları kusatmıs ve tek tek saymıstır

[95] Onların hepsi, Dirilis gunu O'na tek basına gelecektir

[96] Inanıp erdemli davrananlara Rahman sevgi bagıslar

[97] Bunu senin dilinle kolaylastırdık; onunla erdemlileri mujdeleyesin ve inatcı toplumu uyarasın diye

[98] Onlardan once nice toplumları yok ettik: hicbirini algılıyor musun, ya da fısıltılarını isitiyor musun

Tâhâ

Surah 20

[1] TT. H

[2] Biz bu Kuran'ı sıkıntı cekesin diye gondermedik

[3] Ancak saygı duyanlar icin bir oguttur

[4] Yeri ve yuksek gokleri Yaratan tarafından indirilmistir

[5] Rahman, yonetim ve egemenligi elinde bulundurur

[6] Goklerde, yerde, her ikisinin arasında ve hatta topragın altında ne varsa onundur

[7] (Niyetini) Sozle acıklasan da (acıklamasan da) O, gizliyi ve gizlinin gizlisini bilir

[8] ALLAH, O'ndan baska tanrı yoktur. Tum guzel isimler O'na aittir

[9] Musa'nın haberi sana ulastı mı

[10] Bir ates gormustu ve ailesine, "Burada durun, ben bir ates gordum. Olur ki size ondan bir kor getiririm, yahut atesin yanında bir yol gosterici bulurum," demisti

[11] Oraya varınca, "Ey Musa!," diye seslenildi

[12] Ben, evet Ben senin Rabbinim. Sandallarını cıkar. Cunku sen kutsal vadide, Tuva'dasın

[13] Ben seni sectim, oyleyse vahyolanı dinle

[14] Ben, evet Ben ALLAH'ım; Benden baska tanrı yoktur. Bana kulluk et ve Beni anmak icin namazı gozet

[15] Dunyanın sonu elbette gelecektir. Herkes yaptıgının karsılıgını gorsun diye Ben nerdeyse onu gizleyecegim

[16] Ona inanmayıp hevesine uyanlar seni ondan saptırmasın, sonra basustu dusersin

[17] Su elindeki nedir, Musa

[18] O, benim degnegimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim ve bana daha baska yararları da dokunmaktadır," dedi

[19] At onu Musa!," dedi

[20] Onu atınca, hareketli bir yılana donusuverdi

[21] Dedi, "Al onu, korkma. Onu ilk durumuna sokacagız

[22] Bir baska delil olarak, elini koltugunun altına koy; lekesiz bembeyaz olarak cıksın

[23] Boylece sana en buyuk mucizelerimizden bazılarını gosterelim

[24] Firavun'a git, cunku o azdı

[25] Rabbim," dedi, "gogsumu ac

[26] Bana isimi kolaylastır

[27] Dilimdeki dugumu coz

[28] Ki sozumu anlasınlar

[29] Ailemden bana bir yardımcı ata

[30] Kardesim Harun'u

[31] Beni onunla destekleyip guclendir

[32] Bu isimde onu bana ortak yap

[33] Ki seni cokca yuceltelim

[34] Seni cokca analım

[35] Sen, elbette bizi Gorensin

[36] Dedi ki: "Diledigin sana verildi, Musa

[37] Sana bir kez daha lutufta bulunduk

[38] Hani annene su vahyi vahyetmistik

[39] Onu bir sandıga koyup ırmaga at. Irmak da onu kıyıya atsın ve Bana da ona da dusman olan birisi onu alsın.' diye... Gozumun onunde yetisesin diye sana sevgimi yagdırmıstım

[40] Hani kız kardesin gidip, 'ona bakacak birini size gostereyim mi?' diyordu. Boylece, gozu aydınlansın ve uzulmesin diye seni annene geri dondurmustuk. Hatta sen bir kisiyi oldurmustun de seni tasadan kurtarmıs ve cesitli testlerden gecirmistik. Medyen halkı arasında yıllarca kaldıktan sonra belli bir plan geregi simdi geri gelmis bulunuyorsun, Musa

[41] Seni kendim icin yarattım

[42] Sen ve kardesin mucize ve ayetlerimi iletin. Beni anmakta gevsek olmayın

[43] Ikiniz Firavun'a gidin; cunku o azdı

[44] Ona yumusak bir dil kullanın; olur ki ogut alır veya saygı duyar

[45] Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize karsı saldırı ve taskınlıkta bulunmasından korkuyoruz

[46] Korkmayın," dedi, "Ben sizinle birlikteyim; goruyorum ve isitiyorum

[47] Ona varın ve deyin ki, 'Biz ikimiz Rabbinin elcileriyiz. Israil ogullarına yaptıgın iskenceye son ver ve onları bizimle gonder. Biz sana, Rabbinden bir ayet ile geldik. Dogru yolu izleyenlere selam (barıs) olsun

[48] Bize vahyedildi: Yalanlayıp yuz cevirenler cezalandırılacaktır

[49] (Firavun) dedi ki: "Rabbiniz kimdir, Musa

[50] Rabbimiz, Her seye bicimini veren ve sonra yolunu gosterendir," dedi

[51] Peki gecmis nesillerin hali ne olacak," dedi

[52] Onların bilgisi Rabbimin yanında kayıtlıdır. Rabbim yanılmaz, unutmaz

[53] O ki yeryuzunu sizin icin yasanılır kıldı, sizin icin onda yollar actı, gokten bir su indirdi ve nitekim onunla cesit cesit bitkiler cıkardık

[54] Ciftlik hayvanlarını yiyiniz, otlatınız. Zeka sahipleri icin bunda isaretler vardır

[55] Sizi o yerden yarattık, sizi tekrar ona dondurecegiz ve bir kez daha sizi ondan cıkartacagız

[56] Ona tum isaret ve delillerimizi gostermemize ragmen yalanlayıp reddetti

[57] Dedi ki, "Sen bizi buyunle yurdumuzdan cıkarmak icin mi geldin, Musa

[58] Biz de sana benzer bir buyu gosterecegiz. Her iki taraf icin de uygun olan yerde ne senin ne de bizim caymayacagımız bir randevu zamanı belirle

[59] Dedi ki: "Bulusma zamanınız bayram gunudur. Ogleden once halk orada toplansın

[60] Firavun gitti, planını hazırlayıp geri dondu

[61] Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun. ALLAH'a karsı yalan uydurmayın. Sonra sizi bir azap ile perisan eder. Iftira edenler kuskusuz kaybedecektir

[62] Aralarında islerini tartıstılar ve konusmalarını gizli tuttular

[63] Dediler ki, "Bu iki buyucunun tek amacı, buyuleriyle sizi yurdunuzdan cıkarmak ve sizin ideal yasam biciminizi yıkmaktır

[64] Haydi, planlarınızı birlestirip birlesik bir cephe olusturun. Bugun ustun gelen basarmıstır

[65] Musa," dediler, "Ya sen at, yahut ilk once atan biz olalım

[66] Hayır, siz atın!," dedi. Bunun uzerine, buyulerinden (hipnotik telkin ve illuzyondan) oturu, halatları ve degnekleri ona (Musa'ya) sanki hareket ediyorlarmıs gibi gorundu

[67] Musa icinde bir korku duydu

[68] Korkma," dedik, "Sen ustun geleceksin

[69] Sag elindekini at, onların uydurdukları seyleri yutacaktır. Onların yaptıgı bir buyucu planından ibarettir. Buyucunun ortaya koydugu seyler basarıya ulasamaz

[70] Buyuculer, "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık," diyerek secdeye kapandılar

[71] Size izin vermeden mi ona inandınız? O, size buyu ogreten ustanız olmalı. Ellerinizi ve ayaklarınızı caprazlama kesip sizi hurma agaclarına asacagım. Hangimizin cezası daha cetin ve surekli imis ogreneceksiniz," dedi

[72] Dediler ki: "Bize gelen apacık kanıtları ve bizi Yaratan'ı bırakıp seni secmeyiz. Nasıl yargı vereceksen ver. Yargın bu dunya hayatıyla sınırlıdır

[73] Biz Rabbimize inandık ki hatalarımızı ve bizi zorla yaptırdıgın buyuculugu bagıslasın. ALLAH daha iyidir ve daha Sureklidir

[74] Kim Rabbine suclu olarak gelirse cehennemi hakkeder; orada ne olur, ne de yasar

[75] Inanmıs ve erdemli bir hayat surmus olarak O'na gelenler ise, yuksek dereceleri hakkederler

[76] Adn bahceleri ki altından ırmaklar akar. Orada ebedi kalıcıdırlar. Arınanların odulu iste boyledir

[77] Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yuruyuse cıkar ve onlar icin denizde kuru bir yol ac. Yakalanmaktan korkma, endise etme," diye vahyettik

[78] Firavun, ordusuyla birlikte ardlarına dustu. Ne var ki, deniz ustlerine kapanıp onları icine aldı

[79] Firavun, halkını saptırdı, dogru yola iletmedi

[80] Ey Israil ogulları, sizi dusmanlarınızdan kurtarmıs, Sina dagının sag yanında size soz vermis ve uzerinize Menna ve bıldırcın indirmistik

[81] Size verdigimiz rızıkların iyilerinden yeyiniz ve bu konuda taskınlıkta bulunmayın; yoksa gazabıma ugrarsınız. Gazabıma ugrayanlar dusmustur

[82] Tevbe eden, inanan, erdemli yasayan ve surekli dogruyu arayanlar icin Bagıslayıcıyım

[83] Nicin halkını bırakmakta acele ettin, Musa

[84] Onlar ogretimi izliyorlar," dedi, "Hosnut olasın diye sana dogru acele ettim, Rabbim

[85] Halkını, senden sonra sınadık. Samiri onları saptırdı," dedi

[86] Musa, kızgın ve hayal kırıklıgına ugramıs olarak halkına dondu ve, "Halkım, Rabbiniz size guzel bir soz vermemis miydi? Bekleyemediniz mi? Yoksa, Rabbinizin gazabına ugramak icin mi benimle yaptıgınız sozlesmeyi bozdunuz," dedi

[87] Sana verdigimiz sozu kendi kafamıza gore bozmadık. O halkın sus esyaları bize tasıtıldı. Onları attık. Samiri iste boyle bir sey ortaya cıkardı," dediler

[88] Onlar icin, boguren bir buzagı heykeli cıkardı. "Iste sizin ve Musa'nın tanrısı budur, fakat o (Musa) unuttu," dediler

[89] Gormediler mi ki, o, onlara ne bir yanıt verebiliyor, ne de onlara bir zarar ve yarar dokundurabiliyordu

[90] Harun ise: "Halkım, onunla sınanıyorsunuz. Rabbiniz Rahman'dır. Beni izleyin ve emrime uyun," diye onları onceden uyarmıstı

[91] Musa gelinceye kadar ona tapmaya devam edecegiz," diye karsılık vermislerdi

[92] Dedi ki, "Harun! Seni engelleyen neydi, onları saparken gordugun zaman

[93] Bana uymazlarken? Emrime karsı mı geldin

[94] Dedi ki, "Anamın oglu, sakalımı ve basımı cekme. 'Israil ogullarını neden boldun, neden sozumu tutmadın?' diye bana cıkısacagından korktum

[95] Dedi ki, "Peki, senin savunman nedir, Samiri

[96] Dedi ki, "Onların gormedigini gordum, elcinin ogretisinden bir kısmını alıp attım. Boyle uygun gordum

[97] Dedi ki, "Defol! Hayatın boyunca yakına bile gelme. Sana soz verilen bir an var ki ondan kacamıyacaksın. Tapmakta oldugun tanrına bak, biz onu yakıp denize savuracagız

[98] Tanrınız, kendisinden baska tanrı olmayan ALLAH'tır. Bilgisi her seyi icine almıstır

[99] Gecmislerin haberlerini, sana boylece aktarıyoruz. Sana katımızdan bir mesaj vermis bulunuyoruz

[100] Kim ondan yuz cevirirse Dirilis Gununde bir (gunah) yuku tasıyacaktır

[101] Orada ebedi kalırlar. Dirilis gunu bu onlar icin ne de kotu bir yuktur

[102] Boruya ufuruldugu gun, sucluları o gun mavi (kederden yuzleri morarmıs) olarak toplarız

[103] Aralarında gizli gizli konusurlar, "Siz (dunyada) sadece on kaldınız

[104] Onların ne konustugunu iyi biliriz. En dogru gorusluleri, "Siz sadece bir gun kaldınız," diyordu

[105] Senden dagları sorarlar. De ki, "Rabbim onları ufalayıp savuracak

[106] Yerlerini dumduz, bombos bırakacaktır

[107] Orda ne ufak bir egrilik ne de bir tumsek goreceksin

[108] O gun, en ufak bir sapma gostermeden cagırıcıya uyarlar. Sesler Rahman'ın huzurunda kısılmıstır; fısıltıdan baska bir sey isitemezsin

[109] O gun, Rahman'ın izin verdigi ve sozunu uygun gordugu kimseden baskasının sefaatı (aracılıgı) yarar vermez

[110] Hic kimse O'nu bilgice kavrayamazken, O onların gecmisini de gelecegini de bilir

[111] Tum yuzler O Yasayan, Ebedi Yonetici'ye cevrilmistir. Zulum yuklenenler kaybedecektir

[112] Inanclı oldugu halde erdemli davrananlar herhangi bir haksızlıktan ve guclukten korkmayacaktır

[113] Biz, boylece onu Arapca bir Kuran olarak indirdik. Erdemli davranırlar veya onlar icin bir ogut olur diye onda gelecegin haberlerini cesitli bicimlerde acıkladık

[114] Gercek Yonetici olan ALLAH cok yucedir. Sana vahyi tamamlanmadan once Kuran'ı (anlamak icin) acele etme ve, "Rabbim, bilgimi arttır," de

[115] Gecmiste Adem'den soz almıstık; ancak unuttu. Biz onda bir azim ve kararlılık gormedik

[116] Adem'e secde edin," dedigimizde melekler secde ettiler, ancak Iblis haric; o reddetti

[117] Adem," dedik, "Bu senin ve esinin dusmanıdır. Sakın sizi cennetten cıkarmasın, yoksa perisan olursun

[118] Burda ne acıkırsın, ne de acıkta kalırsın

[119] Burda ne susuzluk ceker, ne de sıcaktan bunalırsın

[120] Seytan, "Adem, sana ebedilik agacını ve tukenmez bir egemenligi gostereyim mi," diye ona fısıldadı

[121] Ikisi de ondan yediler ve bunun uzerine vucutları kendilerine gorundu. Cennetin yaprakları ile ortunmeye calıstılar. Adem Rabbine karsı geldi ve sasırdı

[122] Sonra Rabbi onu secip affetti ve ona yol gosterdi

[123] Dedi ki, "Birbirinize dusmanlar olarak ordan asagı inin. Size benden bir yol gosterici geldiginde, kim benim yoluma uyarsa o sapmaz ve perisan olmaz

[124] Kim mesajımdan yuz cevirirse sıkıntılarla dolu bir hayata mahkum olur. Dirilis gunu de onu kor olarak meydana cıkarırız

[125] Rabbim," der, "Toplantı alanına beni niye kor olarak surdun, oysa ben gorur idim

[126] Der ki: "Cunku sana ayetlerimiz ve mucizelerimiz geldiginde sen onları unuttun. Bugun de sen unutuluyorsun

[127] Sınırı asanları ve Rabbinin ayet ve mucizelerine inanmıyanları iste boyle cezalandırırız. Ahiretin cezası elbette daha cetin ve daha sureklidir

[128] Onceki nesillerin yerlesim bolgelerinde dolasanlar, onları yok edisimizden ders almazlar mı? Bunda akıl sahipleri icin isaretler ve kanıtlar vardır

[129] Rabbinin verilmis bir sozu ve onceden belirledigi plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı

[130] Sozlerine karsı dayanıklı ol, gunesin dogumundan ve batımından once Rabbini yucelterek an. Geceleyin ve gunun her iki ucunda da an ki mutlu olabilesin

[131] Onların bazılarına, sınamak icin verdigimiz dunya hayatının suslerine gozunu dikme. Rabbinin senin icin hazırladıgı nimetler daha iyidir ve sureklidir

[132] Ailene namazı emret ve bu konunun ustunde onemle dur. Biz senden herhangi bir rızık beklemiyoruz. Aksine biz seni besliyoruz. Sonuc, erdemlilerindir

[133] Bize hic olmazsa bir ayet (mucize) getirmeliydi!," dediler. Daha onceki kitaplarda bulunan beyyine (delil) kendilerine gelmedi mi

[134] Onları, ondan once bir ceza ile helak etseydik, "Rabbimiz, bize bir elci gonderseydin de boyle alcak ve rezil olmadan once senin ayetlerine uysaydık!," derlerdi

[135] De ki: "Herkes gozlemekte. Siz de gozleyin. Duzgun yolun sahiplerinin kimler oldugunu ve kimlerin hidayet uzerinde oldugunu ileride bileceksiniz

Enbiyâ

Surah 21

[1] Insanların hesapları yaklastı; ancak onlar hala bir aymazlık icinde yuz cevirmektedirler

[2] Her ne zaman Rab'lerinden kendilerine yeni bir mesaj (zikr) gelse, onu ciddiye almadan dinlerler

[3] Kalpleri pervasızdır. Zalimler gizlice birbirleriyle gorustuler: "Bu adam sizin gibi bir insan degil mi? Goz gore gore buyuye mi kapılacaksınız

[4] Dedi ki, "Rabbim yerde ve gokte her sozu bilir. O Isitendir, Bilendir

[5] Hatta, "Bos hayallerdir," "Onu o uydurmus," ve "O bir sairdir, daha onceki elciler gibi o da bize mucizeler getirsin," dediler

[6] Bunlardan once yok ettigimiz toplumlardan hic biri inanmamıstı. Simdi bunlar mı inanacak

[7] Senden once, insanların dısında elci gondermedik; onlara vahyediyorduk. Bilmiyorsanız uzmanlara sorunuz

[8] Onları, yemek yemeyen bedenler olarak yaratmadık. Onlar olumsuz de degillerdi

[9] Sonra onlara verdigimiz sozu yerine getirdik; onları dilediklerimizle birlikte kurtardık; asırı gidenleri de helak ettik

[10] Size, size olan mesajı iceren bir kitabı indirmis bulunuyoruz. Aklınızı kullanmaz mısınız

[11] Nice ulkeleri, haksızlık etmelerinden oturu kırıp gecirdik ve ardlarından baska toplumlar varettik

[12] Azabımızı hissettikleri anda ondan kacmaya calısıyorlardı

[13] Kacmayın, luks ve savurganlık icin yasadıgınız yere, evlerinize donunuz. Cunku sorguya cekileceksiniz

[14] Vay bize, biz gercekten zulmedenlermisiz," dediler

[15] Onları bicip tuketinceye kadar bu yalvarıslarını tekrarlayıp duracaklar

[16] Gogu, yeri ve aralarındakileri oyun oynamak icin yaratmadık

[17] Bir eglence edinmek dileseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Evet, boyle bir isi dileseydik

[18] Hayır, biz gercegi batılın ustune atarız da onu tepeler ve yok eder. Yakıstırdıklarınızdan oturu vay halinize

[19] Goklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Yanındakiler, O'na kulluk etmekten buyuklenmez ve duraksamazlar

[20] Gece ve gunduz, hic yorulmadan O'nu yuceltip anarlar

[21] Onlar, diriltebilecek yetenege sahip tanrılar mı edindiler yeryuzunden

[22] O ikisinde (gokler ve yerde) ALLAH'tan baska tanrılar olsaydı ikisi de kaosa girecekti. Mutlak otoritenin sahibi ALLAH onların nitelemelerinden cok yucedir

[23] O, yaptıgından sorulmaz; fakat onlar sorulurlar

[24] O'nun dısında tanrılar mı edindiler? De ki, "Delilinizi getirin. Bu, benim cagımdakilerin de mesajıdır, benden oncekilerin de mesajıdır." Ne var ki, onların cogu gercegi bilmediginden yuz cevirirler

[25] Senden once bir elci gondermedik ki kendisine, "Benden baska tanrı yoktur; sadece Bana kulluk ediniz," diye vahyetmis olmayalım

[26] Rahman bir cocuk edindi," dediler. O yucedir. Oysa onlar onurlu kullardır

[27] Onlar O'ndan once soz soylemezler; O'nun emirlerini ise titizlikle uygularlar

[28] O onların gecmisini ve gelecegini bilir. Onlar O'nun hosnut oldugu kullarından baskası icin sefaat etmezler. Onlar bile O'nun karsısında saygıyla titrerler

[29] Onlardan kim, "Ben O'nun yanında bir tanrıyım," derse onu cehennemle cezalandırırız; zalimleri biz boyle odullendiririz

[30] Inkar edenler, gormezler mi ki gokler ve yer bitisik durumda idi de biz onları patlattık? Ayrıca her canlıyı da sudan yarattık. Hala inanmıyacaklar mı

[31] Onları sarsmasın diye yeryuzune dagları yerlestirdik. Yolu bulmaları icin onda genis gecitler actık

[32] Gogu korunmus bir tavan yaptık. Buna ragmen onlar ondaki isaretlere ilgisiz durmaktadırlar

[33] O ki geceyi, gunduzu, gunesi ve ayı yaratmıstır. Bunların hepsi bir yorungede yuzer

[34] Senden once hic bir insanı olumsuz kılmadık. Sen olursen onlar ebedi mi kalacaklar

[35] Her can olumu tadacaktır. Sizi bir test olarak iyi ve kotu olaylarla sınarız ve donusunuz bizedir

[36] Kafirler (gercegi ortenler) seni gorduklerinde, "Tanrılarınızı diline dolayan bu mu," diye alaylarına hedef yapmaktan baska bir tepki gostermiyorlar. Rahman'ın mesajını tumuyle inkar etmektedir onlar

[37] Insanlar aceleci olarak yaratılmıstır. Size ayetlerimi (isaretlerimi) gosterecegim; acele etmeyin

[38] Dogru sozlu iseniz O verilen soz ne zaman gerceklesecek," diye meydan okuyorlar

[39] Inkar edenler, yuzlerinden ve arkalarından atesi savamıyacakları ve yardım da gormeyecekleri anı bir bilselerdi

[40] Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları saskına cevirecektir. Ne onu geri cevirmeye gucleri yeter, ne de kendilerine sure verilir

[41] Senden onceki elcilerle de alay edildi. Ancak onlarla alay edenleri, eglenceye aldıkları sey kusatıverdi

[42] De ki, "Sizi Rahman'dan baska kim gece ve gunduz koruyabilir?" Ama onlar, Rab'lerinin mesajından tumuyle yuz ceviriyorlar

[43] Yoksa onları bize karsı savunacak tanrıları mı var? Halbuki onlar kendilerine bile yardım edemezler ve biz de sahip cıkmayız

[44] Halbuki biz onları ve atalarını yaslanıncaya kadar nimetlendirdik. Yeryuzunun uclarından habire eksilttigimizi gormuyorlar mı? Buna ragmen onlar mı ustun gelecek

[45] Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum," de. Ne var ki, sagırlar uyarıldıkları vakit cagrıyı isitmez

[46] Kendilerine, Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, "Vay bize, biz gercekten zalimlermisiz," derler

[47] Dirilis gunu icin adalet terazileri kurarız. Kimseye hic bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir agırlıgı bile hesaba katacagız. Biz, hesapcı olarak yeteriz

[48] Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler icin bir ısıgı, bir mesajı verdik

[49] Onlar ki kimse kendilerini gormezken bile Rab'lerini sayarlar ve Saatin dehsetini duyarlar

[50] Bu, da ona indirdigimiz kutsal bir mesajdır. Siz simdi ona karsı mı cıkıyorsunuz

[51] Biz daha once de Ibrahim'e anlama ve kavrama yetenegini bagıslamıstık. Biz onu cok iyi biliyorduk

[52] Babasına ve halkına, "Kendinizi adadıgınız bu heykeller de neyin nesidir," dedi

[53] Atalarımızı onlara tapar bulduk," dediler

[54] Dogrusu, siz ve atalarınız apacık bir sapıklık icine dusmussunuz," deyince

[55] Bize gercegi mi getirdin, yoksa oyun mu oynuyorsun," dediler

[56] Dedi ki, "Aslında sizin Rabbiniz (Sahibiniz) goklerin ve yerin Rabbidir; onları ayırarak yaratmıstır. Ben buna tanıklık edenlerdenim

[57] ALLAH'a and icerim ki, siz gider gitmez, ardınızdan heykellerinize karsı bir plan uygulayacagım

[58] Hepsini param parca etti; ancak belki ona danısırlar diye en buyuklerine dokunmadı

[59] Her kim Tanrılarımıza bunu yaptıysa gercek bir zalimdir!," dediler

[60] Onları diline dolayan bir delikanlı isittik, kendisine Ibrahim deniliyormus," dediler

[61] Onu kamunun huzuruna cıkarın ki tanık olsunlar," dediler

[62] Ibrahim, tanrılarımıza bunu sen mi yaptın," dediler

[63] Hayır, o isi iste su buyukleri yaptı. Onlara sorun, eger konusurlarsa!," dedi

[64] Kendi vicdanlarına donup, kendi kendilerine sunu soylediler: "Gercekten sizler haksızsınız

[65] Sonra tekrar eski kafalarına donduler: "Bunların konusamadıgını sen gayet iyi bilirsin

[66] ALLAH'ın yanında Size hic bir yararı ve zararı dokunmayan seylere mi tapıyorsunuz," dedi

[67] Yuh size ve ALLAH'ın yanında taptıklarınıza. Aklınızı kullanmaz mısınız

[68] Bir sey yapacaksanız onu yakın da tanrılarınızı destekleyin," dediler

[69] Ey ates, Ibrahim'e karsı serin ve guvenilir ol," dedik

[70] Boylece onun icin bir plan uygulamak istediler de biz onları basarısızlıga mahkum ettik

[71] Onu ve Lut'u, tum insanlar icin kutsal kıldıgımız topraklara ulastırıp kurtardık

[72] Ona odul olarak Ishak'ı ve Yakub'u verdik. Hepsini erdemli kıldık

[73] Biz onları, emrimize gore yol gosteren onderler kıldık. Onlara iyi islerin nasıl yapılacagını, namazın nasıl gozetilecegini ve zekatın nasıl verilecegini vahyettik. Onlar bize kulluk edenlerdi

[74] Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, cirkin isler isleyen topluluktan kurtardık. Onlar, yoldan cıkmıs kotu bir toplumdu

[75] Onu merhametimizin kapsamına aldık, cunku o erdemlilerden idi

[76] Daha once Nuh da bizi cagırmıstı. Onu ve ailesini buyuk sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik

[77] Ayetlerimizi inkar eden toplumlara karsı onu destekledik. Onlar, kotu bir toplum olduklarından hepsini bogduk

[78] Davut ve Suleyman da... Bir defasında, halkın koyunlarının yayıldıgı birilerinin ekini hakkında hukum veriyorlardı. Biz onların kararına tanık olduk

[79] Suleyman'a, dogru anlama yetenegi bagısladık. Herbirine bilgi ve bilgelik verdik. Davud'un emrine dagları ve kusları verdik. Biz bunları yapmıstık

[80] Ve sizi savaslarınızda korusun diye ona zırh yapmayı ogrettik. Artık sukreder misiniz

[81] Suleyman'a da, bereketli kıldıgımız topraklara dogru esen boranın kumandasını verdik. Biz her seyi iyi biliriz

[82] Ve onun icin dalgıclık yapan ve bunun yanında baska isler de goren seytanları da... Onları biz gozetiyorduk

[83] Eyyub da... Rabbine soyle yalvarmıstı: "Bana felaket dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin

[84] Biz ona cevap vererek ne sıkıntısı varsa onu giderdik. Katımızdan bir rahmet, kulluk edenlere bir hatırlatma olarak kendisine, ailesini ve onların bir mislini verdik

[85] Ayrıca Ismail, Idris ve ZulKifl de... Hepsi gucluklere karsı direncli kisilerdi

[86] Biz onları rahmetimiz kapsamına aldık; cunku onlar erdemli kisilerdi

[87] ZanNun (yani isminde 'Nun' harfi bulunan Yunus) da... Protesto ederek gorevini terketmisti. Kendisini kontrol edemiyecegimizi sandı. Sonunda, (balıgın karnındaki) karanlıklar icinde, "Senden baska tanrı yok. Sen yucesin. Ben yanlıs davrandım," diye yalvardı

[88] Yalvarısına karsılık verdik ve onu uzuntuden kurtardık. Inananları iste boyle kurtarırız

[89] Zekeriya da... Rabbine soyle yalvarmıstı: "Rabbim, beni tek bırakma; sen kalıtcıların en iyisisin

[90] Duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik. Kendisi icin karısının durumunu duzelttik. Cunku onlar iyi islerde yarısıyorlar ve bize hem umutluyken ve hem de korku icindeyken yalvarıyorlardı. Onlar bize saygı duyanlardı

[91] Ve ırzını koruyan kadın da... Nitekim ona ruhumuzdan uflemistik. Onu ve oglunu tum dunyaya bir isaret yaptık

[92] Iste sizin toplulugunuz boyle bir (elciler) toplulugudur. Ben sizin Rabbinizim; sadece bana kulluk edin

[93] Fakat onlar islerinde ayrılıga dustuler; hepsi bize doneceklerdir

[94] Kim inanclı olarak erdemli isler yaparsa onun bu cabası bosa gitmeyecektir; biz surekli olarak kaydetmekteyiz

[95] Helak ettigimiz bir toplumun tekrar donmesi yasaktır

[96] Nihayet, Yecuc ve Mecuc'un onu acıldıgı zaman, onlar her yonden saldırırlar

[97] Hak sozun gerceklesmesi yaklasmıs ve kafirlerin gozleri korkudan dona kalmıstır: "Vah bize, Biz bundan gaflet icinde idik. Biz gercekten zalimler olduk

[98] Siz ve ALLAH'ın yanında taptıklarınız cehennemin yakıtısınız; sizler oraya girmeye layıksınız

[99] Onlar tanrılar olsaydı oraya girmeyeceklerdi. Oysa hepsi orada ebedi kalıcıdırlar

[100] Onlar icin orada ic cekip inlemek vardır; hic bir sey de isitemezler

[101] Ancak kendilerine mutlu bir son belirlediklerimiz haric, onlar ondan uzaklastırılacaklardır

[102] Onun ugultusunu isitmezler. Canlarının istedigi seyler icinde ebedi kalırlar

[103] O en buyuk korku onları uzmez. Kendilerini melekler, "Iste bu, size soz verilen gununuzdur!," diye karsılar

[104] O gun gogu dosyaları durer gibi katlar ve yaratılısın ilk durumunu nasıl baslatmıssak ona ceviririz

[105] Zikir'den sonra Zebur'da da, "Yeryuzune benim erdemli kullarım varis olacak," diye yazıp belirtmistik

[106] Kulluk eden bir toplum icin bunda bir bildiri vardır

[107] Biz seni tum halklara bir rahmet olarak gonderdik

[108] De ki, "Sizin tanrınızın bir tek tanrı oldugu bana vahyediliyor. Artık teslim olacak mısınız

[109] Eger yuz cevirirlerse de ki, "Size yeterli olcude bildirdim. Size soz verilen seyin yakın mı, yoksa uzak mı oldugunu bilmem

[110] O, acıklanan sozu de bilir, gizlediklerinizi de bilir

[111] Hic bilmiyorum; belki sizin icin bir test ve belli bir sureye kadar bir hoslanma vesilesi olur

[112] De ki, "Rabbim, hukmunu gerceklestir. Sizin yakıstırdıklarınıza karsı sadece Rahman olan Rabbimizden yardım istenir

Hac

Surah 22

[1] Ey halk, Rabbinize saygı gosteriniz, cunku Saatin (dunyanın sonunun) depremi korkunc bir seydir

[2] Ona tanık oldugunuz gun, her emziren ana emzirdigini atar, her gebe kadın yukunu bırakır. Sarhos olmadıkları halde insanları sarhos gibi goreceksin. Halbuki ALLAH'ın cezası siddetlidir

[3] Insanlardan oyleleri var ki ALLAH hakkında bilgisizce tartısır ve her azılı seytana uyar

[4] Bu, kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba yol gosterir," diye hakkında hukum verilmistir

[5] Ey insanlar, dirilis konusunda kusku besliyorsanız, (hatırlayın ki) sizi topraktan, sonra bir damlacıktan, sonra asılı duran bir madde (embriyo) dan, sonra bicimi belli ve belirsiz bir dolutten yarattık. Boylece size bildiriyoruz. Neyi dilemissek belli bir sureye kadar onu rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak cıkarırız, ve ardından olgunlasıp erginlesirsiniz. Kiminizin hayatına son verilir, kiminiz de en kotu yasa kadar ulastırılır. Boylece bir bilgiye sahip olduktan sonra bir sey bilemez olsun. Topragı kuru ve olu gorursun, ancak uzerine su yagdırdıgımız zaman titresip kabarır ve cesit cesit guzel bitkiler bitirir

[6] Cunku, ALLAH tek gercektir; oluleri diriltir; herseye gucu yeter

[7] Ve dunyanın sonu hic bir kuskuya yer bırakmadan gelmekte ve ALLAH mezarlardakileri diriltecektir

[8] Insanlardan kimi, bir bilgiye, bir yol gostericiye ve aydınlatıcı bir kitaba sahip olmadan ALLAH hakkında tartısır

[9] ALLAH'ın yolundan saptırmak icin kibirle kasılarak gayret eder. Bu dunya hayatında onun icin rezillik vardır. Dirilis gununde de ona yakıcı azabı tattırırız

[10] Bu, ellerinin senin icin yapıp one surdugu islerden oturudur." ALLAH kullara zulmedici degildir

[11] Insanlardan oyleleri var ki ALLAH'a kosullu olarak kulluk eder. Isleri yolunda gidince sevinir; ancak basına bir bela gelince yuzunu cevirir. Boylece dunyayı da ahireti de kaybeder. Gercek kayıp iste budur

[12] ALLAH'tan ayrı olarak, kendisine yarar ve zarar veremiyenlere yalvarır. Sapıklıgın en asırı noktası budur

[13] Zararı yararından daha yakın olana yalvarır. Ne kotu bir mevla ve ne kotu bir arkadastır

[14] ALLAH inanıp erdemli davrananları, icinde ırmaklar akan cennetlere sokar. ALLAH istedigini yapar

[15] Kim ALLAH'ın dunya ve ahirette kendisine yardım edemiyecegini sanıyorsa goge (Tanrı'ya) dogru yonelsin ve sonra (umut bagladıgı digerlerinden) umudunu kessin de uyguladıgı bu planın, kendisinin canını sıkan her seyden kurtarıp kurtarmadıgına bir baksın

[16] Boylece, biz onu apacık ayetler olarak indirdik. ALLAH diledigini ve dileyeni dogruya ulastırır

[17] Inananlar, yahudiler, din degistirenler, hıristiyanlar, zerdustiler ve ortak kosanlar... ALLAH dirilis gunu aralarında hukum verecektir. ALLAH her seye tanıktır

[18] Goklerde ve yerde bulunan kimselerin, gunesin, ayın, yıldızların, dagların, agacların, hayvanların ve insanlardan bir cok kisinin ALLAH'a secde ettiklerini (boyun egdiklerini) gormez misin? Bir cok kisi de azabı hakketmistir. ALLAH'ın alcalttıgını hic kimse onurlu kılamaz. ALLAH diledigini yapar

[19] Iste sunlar, Rab'leri hakkında tartısan iki karsıt grubtur. Inkarcı olanlar icin atesten elbiseler bicilir ve baslarından asagı kaynar su dokulur

[20] Onunla karınlarında ne varsa, derileriyle birlikte eritilir

[21] Onlar icin demirden topuzlar vardır

[22] Her ne vakit oradaki sıkıntıdan cıkmak isteseler oraya geri cevrilirler: "Yakıcı azabı tadın

[23] ALLAH inanıp erdemli bir hayat surenleri iclerinden ırmaklar akan cennetlere (bahcelere) sokar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Orada giysileri de ipektir

[24] Onlar sozun guzeline iletilmislerdir, onlar En Cok Ovulen'in yoluna iletilmislerdir

[25] Inkar edenler, yerli ve dısarıdan gelen tum insanlar icin esit olarak ayırdıgımız Kutsal Mescid'den ve ALLAH'ın yolundan geri cevirenler ve orada zulum ve sapıklık arayanlar, tarafımızdan acı bir azap tadacaklardır

[26] Ibrahim'i Evin (Kabe'nin) mekanına yerlestirmistik: "Bana hic bir seyi ortak etme. Evimi de, ziyaretciler, orada yerlesenler, ruku ve secde edenler icin temizle

[27] Insanlara Hac ziyaretini ilan et. Sana yaya olarak veya cesitli tasıt araclarıyla uzaklardan gelsinler

[28] Ki kendileri icin bir takım (sosyal, politik, ekonomik) yararlara tanık olsunlar ve kendilerine ciftlik hayvanlarını rızık olarak verdigi icin ALLAH'ın ismini bilinen gunlerde ansınlar. "Onlardan yeyin ve sıkıntı icindeki yoksullara da yedirin

[29] Sonra yukumluluklerini tamamlasınlar, vermis oldukları sozlerini yerine getirsinler ve o Tarihi Evi ziyaret etsinler

[30] Iste boyle. Kim ALLAH'ın yasaklarına saygı gosterirse Rabbinin yanında kendisi icin daha iyidir. Size ozellikle bildirilenlerin haricindeki tum ciftlik hayvanları helal (yasal) kılınmıstır. O halde putperestligin felaketinden kacının, yalan sozden sakının

[31] ALLAH'a ortak kosmayarak, kendinizi sadece O'na adayın. Kim ALLAH'a ortak kosarsa sanki gokten dusmus ve kendisini akbaba kapmıs veya ruzgar tarafından derin bir fiyortta surukleniyor gibidir

[32] Kimler ALLAH'ın emirlerine saygı gosterirse kalplerindeki erdemi sergilemistir

[33] Onları o Tarihi Eve bagıslanmadan once o (hayvan) lardan belli bir sure yararlanırsınız

[34] Kendilerine ciftlik hayvanlarını rızık olarak vermesinden oturu ALLAH'ın ismini anmaları icin, her topluluga ayrı bir ibadet bicimi belirledik. Tanrınız bir tek tanrıdır. Sadece O'na teslim olun. Itaat edenlere mujde ver

[35] Onlar oyle kimselerdir ki, ALLAH'tan soz edildiginde yurekleri urperir. Baslarına gelene sabrederler, namazı gozetirler ve kendilerine verdigimiz rızıktan yardım icin harcarlar

[36] ALLAH'a kullugun bir isareti olarak, hayvanların kurban edilmesinde sizin icin yararlar mevcuttur. Onlar sırada diziliyken uzerlerinde ALLAH'ın ismini anmalısınız. Yanları uzerine dustukleri zaman da onlardan yeyin ve dilenene de dilenmeyen yoksula da yedirin. Sukredesiniz diye onları size amade kıldık

[37] ALLAH'a ne onların etleri, ne de kanları ulasır; O'na ancak sizin erdemli davranısınız ulasır. Onları boylece sizin hizmetinize vermistir ki, sizi dogruya ulastırdıgı icin ALLAH'ın buyuklugunu anasınız

[38] ALLAH inananları savunur. ALLAH hainleri ve nankorleri sevmez

[39] Zulmedilerek kendilerine savas acılanlara izin verilmistir. ALLAH onları desteklemeye elbette kadirdir

[40] Onlar ki yalnızca, "Rabbimiz ALLAH'tır," dedikleri icin haksız yere ulkelerinden cıkarıldılar. ALLAH halkın bir kısmını bir kısmına karsı savunmasaydı iclerinde ALLAH'ın isminin cokca anıldıgı manastırlar, kiliseler, sinagoglar ve mescidler yıkılırdı. ALLAH kendisine yardım edenlere elbette yardım edecektir. ALLAH Kuvvetlidir, Gucludur

[41] Onlar ki kendilerini yeryuzune yoneticiler kıldıgımız zaman namazı gozetir, zekatı verir, iyiligi emreder ve kotulukten menederler. Son karar ALLAH'a aittir

[42] Seni yalanlarlarsa, onlardan once Nuh, Ad ve Semud halkları da yalanlamıslardı

[43] Ibrahim'in halkı, Lut'un halkı da

[44] Medyen yerlileri de... Musa dahi yalanlandı. Ben o kafirlere sure tanıdım ve sonra onları hesaba cektim; beni tanımamak da nasılmıs

[45] Nice kentlerin halkını, isledikleri haksızlıklardan oturu helak ettik. Onlardan arta kalanlar, cokmus catılar, terkedilmis kuyular ve ıssız saraylardı

[46] Dusunen beyinlerle ve isiten kulaklarla yeryuzunu dolasmadılar mı? Gercek korluk, gozlerin korlugu degil; goguslerdeki gonullerin korlugudur

[47] O azabı cabuk getirmen icin sana meydan okuyorlar. ALLAH sozunu bozmaz. Rabbinin katında bir gun, onların hesabıyla bin sene gibidir

[48] Nice kentlerin halkına, zalim oldukları halde sure tanıdım ve sonra onları hesaba cektim; son donus Banadır

[49] De ki: "Ey insanlar, ben sizin icin ancak apacık bir uyarıcıyım

[50] Inanıp erdemli isler yapanlar, bagıslanma ve bol nimet hakketmislerdir

[51] Ayetlerimize karsı mucadele edenler ise cehennemin halkı olmayı hakketmislerdir

[52] Senden once, arzularına seytanın karısmadıgı hic bir elci ve hic bir peygamberi gondermedik. ALLAH seytanın attıgı seyleri ortadan kaldırır ve sonra ALLAH ayetlerini saglamlastırır. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[53] Boylece seytanın attıgını kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katı olanlar icin bir test haline sokar. Zalimler, elbette apacık bir karsıtlık icindedirler

[54] Bu durum, aynı zamanda, kendilerine bilgi verilmis olanların bunun Rabbinden gelen bir gercek oldugunu anlamalarını saglar. Boylece kalpleri onu benimser ve iman ederler. ALLAH, elbette, inananları dogru yola ulastırır

[55] Inkarcılar ise, Saat (dunyanın sonu) kendilerine ansızın gelinceye kadar, yahut o muthis gunun cezası kendilerine catıncaya kadar surekli ondan kusku duyacaklardır

[56] Yonetim ve otorite, o gun tumuyle ALLAH'a aittir. Onların arasında hukum verecektir. Inanıp erdemli davrananlar nimet cennetlerindedir

[57] Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise kucuk dusurucu bir cezayı hakkederler

[58] ALLAH yolunda goc ettikten sonra olenler veya oldurulenler, ALLAH tarafından guzel bir rızık ile besleneceklerdir. Kuskusuz ALLAH rızık verenlerin en iyisidir

[59] Hosnut olacakları bir kabul ile katına alacaktır onları. ALLAH Bilendir, Sefkatlidir

[60] Bu boyledir. Kim, kendisine uygulanan haksızlıga karsı aynı sekilde karsılık verir de bundan dolayı da kendisine saldırılırsa ALLAH ona yardım edecektir. Elbette ALLAH Affedendir, Bagıslayandır

[61] Bu gerceklesecektir. Cunku ALLAH geceyi gunduze sokar, gunduzu geceye sokar ve ALLAH Isitendir, Bilendir

[62] Bu gerceklesecektir. Cunku ALLAH Gercektir, O'nun dısında yalvardıkları ise asılsızdır ve ALLAH Yucedir, Buyuktur

[63] ALLAH'ın gokten bir su indirdigini ve yeryuzunun yeserdigini gormez misin? ALLAH Sefkatlidir, Haberdardır

[64] Goklerde ve yerde ne varsa O'na aittir. Elbette ALLAH Zengindir, En Cok Ovulendir

[65] ALLAH'ın yerdeki seyleri ve emriyle denizde akıp giden gemileri hizmetinize sundugunu ve gogu, izni olmadan yerin uzerine dusmekten alıkoydugunu gormez misin? ALLAH insanlara karsı Sefkatlidir, Rahimdir

[66] O'dur size can veren, sonra sizi olduren ve sonra sizi dirilten... Insan elbette pek nankordur

[67] Her bir toplulugu, uygulayacakları bir dizi kural ile yukumlu kıldık. Onun icin bu konuda seninle cekismesinler. Sen Rabbine cagır. Kuskusuz sen dogru bir yol uzerindesin

[68] Seninle cekisirlerse de ki, "ALLAH yaptıgınız her seyi en iyi bilendir

[69] Tartıstıgınız konularda, dirilis gunu aranızda ALLAH hukum verecektir

[70] ALLAH'ın gokte ve yerde olan her seyi bildigini bilmez misin? Tum bunlar bir kitapta kayıtlıdır. Elbette bu ALLAH'a kolaydır

[71] ALLAH'ın yanında oylelerine tapıyorlar ki, kendilerine hic bir guc verilmemistir ve haklarında bir bilgiye de sahip degillerdir. Bu zalimlerin hic bir yardımcısı yoktur

[72] Kendilerine apacık ayetlerimiz okundugunda, inkarcıların yuzunde inkarcılıgı okursun. Kendilerine ayetlerimizi okuyanların uzerine neredeyse saldıracaklardır. De ki, "Bundan daha kotusunu size bildireyim mi? Ates! ALLAH onu kafirlere vadetmistir. Ne kotu bir sonuctur

[73] Insanlar, iste size, dikkatle dinleyeceginiz bir ornek: ALLAH'ın yanında taptıklarınız, toplansalar dahi bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir sey kapsa onu ondan geri alamazlar. Isteyen de aciz, istenen de

[74] Onlar ALLAH'a gereken degeri vermediler. ALLAH elbette Gucludur, Ustundur

[75] ALLAH meleklerden ve insanlardan elciler secer. Elbette ALLAH Isitendir, Gorendir

[76] Onların gecmisini ve gelecegini bilir. Her seyin nihai kontrol ve yonetimi ALLAH'a aittir

[77] Inananlar, egiliniz, secde ediniz, Rabbinize kulluk ediniz ve iyilik isleyiniz ki basarasınız

[78] Ve ALLAH ugrunda gereken caba ve gayreti gosteriniz. O'dur sizi secen. O, babanız Ibrahim'in yolu olan bu dini, sizin icin guc ve agır kılmadı. Elcinin size tanık olması, sizin de halka tanık olmanız icin, sizi, daha once de simdi de "muslumanlar = teslim olanlar" olarak adlandıran O'dur. Namazı gozetin, zekatı verin ve ALLAH'a sarılın; Mevlanız (Sahibiniz) O'dur. Ne guzel sahip ve ne guzel Yardımcıdır

Mü'minûn

Surah 23

[1] Inananlar basarıya ulasmıslardır

[2] Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar

[3] Bos sozlerden yuz cevirirler

[4] Zekatı pratige gecirirler

[5] Ve cinsel iliskilerden sakınırlar

[6] Ancak esleri veya sahip oldukları haric. Onlar kınanmazlar

[7] Kim bunun otesini ararsa sınırı asmıs olur

[8] Onlar ki kendilerine emanet edilen seylere dikkat ederler. Verdikleri sozleri de yerine getirirler

[9] Onlar ki namazlarını duzenli olarak gozetirler

[10] Iste varis olacaklar onlardır

[11] Cennete mirascı olacak ve orada ebedi kalacaklar

[12] Biz, insanı ozel bir balcıktan yarattık

[13] Sonra onu saglam bir bekleme yerinde bir damlacık haline getirdik

[14] Sonra, o damlacıgı, embriyo olarak bicimlendirdik, sonra embriyoyu dolut olarak bicimlendirdik, sonra dolutu kemik olarak bicimlendirdik, sonra kemige et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Bicim verenlerin en guzeli ALLAH cok yucedir

[15] Sonra siz, bunun ardından oleceksiniz

[16] Sonra siz, kıyamet (ayaga kalkıs) gunu diriltileceksiniz

[17] Ustunuzde yedi yol yarattık ve biz asla yaratıklardan habersiz olmadık

[18] Gokten belli bir oranda su indirdik ve onu toprakta depoladık. Kuskusuz onu gidermeye de gucumuz yeter

[19] Onunla, sizin icin bir cok meyvelar iceren hurma ve uzum bahceleri yaptık; onlardan yiyip duruyorsunuz

[20] Sina Dagı civarında yetisen ve yiyenler icin yag ve lezzet ureten bir agac

[21] Ciftlik hayvanlarında sizin icin bir ders vardır. Karınlarındaki maddeden sizi iciriyoruz, onlarda sizin icin bir cok yararlar mevcuttur; hatta onlardan yiyorsunuz

[22] Onların uzerinde ve gemiler uzerinde tasınıyorsunuz

[23] Nuh'u halkına gondermistik de, "Halkım, ALLAH'a kulluk ediniz. O'ndan baska bir tanrınız yoktur. Saygı duyup erdemli davranmaz mısınız," demisti

[24] Halkının ileri gelen inkarcıları, "Bu, sizin gibi bir insandan baska bir sey degildir. Uzerinize egemen olmak istiyor. ALLAH dileseydi bir melek indirirdi. Ilk atalarımızdan boyle bir sey isitmedik

[25] O, sadece deli bir adamdır. Hele bir sureye kadar onu gozleyin

[26] Dedi ki, "Rabbim, beni yalanlamalarına karsılık bana yardım et

[27] Bunun uzerine kendisine soyle vahyettik: "Gozumuzun onunde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap. Emrimiz gelince, kaynaklar kaynayıp tasınca her cesit (evcil hayvanı) ve aleyhlerine hukum verilmis olanların dısındaki aileni al. Zalimler adına benimle konusma; onlar bogulacaklardır

[28] Sen ve beraberindekiler gemiye yerlestiginizde, 'Bizi o zalim halktan kurtaran ALLAH'a ovguler olsun,' de

[29] Ve, 'Rabbim, beni kutlu bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin,' de

[30] Bunda isaretler ve dersler vardır. Biz elbette sizleri denemekteyiz

[31] Sonra, onların ardından, baska bir soy yetistirdik

[32] Onlara, aralarından bir elci gonderdik: "ALLAH'a kulluk ediniz, sizin ondan baska bir tanrınız yoktur. Saygı gosterip erdemli davranmıyacak mısınız

[33] Dunya hayatında kendilerine alabildigine nimetler bagıslamamıza ragmen, ahiret karsılasmasını yalanlayıp inkar eden, halkının ileri gelenleri soyle dediler: "Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediginizden yiyor, sizin ictiginizden iciyor

[34] Sizin gibi bir insana uyarsanız, siz o zaman gercekten kaybedersiniz

[35] Siz oldukten, toprak ve kemik haline donustukten sonra, sizin geri cıkacagınızı mı soz veriyor

[36] Size soz verilen bu sey imkansızdır, imkansız

[37] Yasantımız sadece bu dunyadadır. Yasarız, oluruz. Asla dirilecek degiliz

[38] O, ALLAH'a yalan yakıstıran bir adamdan baskası degildir. Biz ona inanacak degiliz

[39] Dedi ki, "Rabbim, yalanlamalarına karsılık bana yardım et

[40] Dedi ki, "Az sonra onlar pisman olacaklardır

[41] Korkunc felaket onları esitce yakaladı ve boylece onları supruntu yıgınına cevirdik. O zalim halk yok olmayı hakketmisti

[42] Sonra, onların da ardından baska soylar yetistirdik

[43] Hic bir toplum kendisi icin belirlenmis sureyi cabuklastıramaz, geciktiremez

[44] Sonra biz, elcilerimizi ardı ardına gonderdik. Her ne zaman bir elci toplumuna gittiyse onu yalanladılar. Biz de onları bir biri pesinden surup tarihe gomduk. Inanmayan bir topluluk yok olmayı hakketmistir

[45] Sonra biz, Musa'yı ve kardesi Harun'u ayetlerimizle ve apacık bir delille gonderdik

[46] Firavun ve ileri gelen takımına... Ancak onlar buyuklendiler. Onlar kustah bir topluluk olmustu

[47] O ikisinin halkı bize kolelik ederken simdi biz tutup bizim gibi iki insana mı inanalım," dediler

[48] Ikisini yalanladılar ve sonuc olarak yok edilenlerden oldular

[49] Dogruyu bulurlar diye Musa'ya Kitabı vermistik

[50] Meryem oglunu ve annesini bir isaret kıldık, ve onları yerlesmeye elverisli ve pınarı olan bir tepede barındırdık

[51] Elciler, iyi nimetlerden yiyiniz ve erdemli isler yapınız. Ben sizin yaptıklarınızı cok iyi bilirim

[52] Sizin bu toplumunuz bir tek toplumdur. Ben sizin Rabbinizim beni sayın

[53] Fakat, onlar islerini cesitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hosnut

[54] Belli bir sureye kadar onları saskınlıkları icinde bırak

[55] Sanıyorlar mı ki, kendilerine bagısladıgımız paralar ve cocuklar ile

[56] Onların iyiligine kosuyoruz? Hayır, farkında degiller

[57] Rab'lerine olan saygıdan oturu alabildigine dikkatli olanlar

[58] Rab'lerininin ayetlerine inananlar

[59] Rab'lerine ortak kosmayanlar

[60] Rab'lerine doneceklerinin bilincinde olarak verenler

[61] Iste onlar, iyiliklerde yarısanlardır; ve onlar iyilik yapmakta oncudurler

[62] Bir kisiye ancak kapasitesi kadar yukleriz. Katımızda gercegi konusan bir kitap vardır. Hic kimse haksızlıga ugratılmayacaktır

[63] Zihinleri bundan (mesajdan) gafil olup buna aykırı islerde calısıp durmaktadırlar

[64] Varlıklılarını cezaya carptıgımızda, yakınmaya baslarlar

[65] Yakınmayın; bu gun tarafımızdan hic bir yardım gormezsiniz

[66] Size ayetlerim okunuyordu da ardınıza donuyordunuz

[67] Ona karsı buyukluk taslıyordunuz, sacmalayarak geceliyordunuz

[68] Onlar bu sozu incelemediler mi, yoksa gecmis atalarına gelmeyen bir sey mi kendilerine geldi

[69] Yoksa, kendilerine gonderilen elciyi tanımadıkları icin mi onu inkar ediyorlar

[70] Yoksa, onun deli olduguna mı karar verdiler? Halbuki onlara gercegi getirmisti. Ne var ki onların cogu gercekten hoslanmaz

[71] Gercek onların arzularına uysaydı, gokler, yer ve iclerindekiler kaosa girerdi. Halbuki onlara mesajlarını verdik, ancak cokları mesajlarından yuz cevirmekte

[72] Yoksa sen onlardan bir maas mı istedin? Rabbinin maası cok daha iyidir. O, rızık verenlerin en iyisidir

[73] Kusku yok ki sen onları dosdogru yola cagırıyorsun

[74] Ama ahirete inanmıyanlar yoldan sapmaktadırlar

[75] Kendilerine acıyıp baslarına gelen perisanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı

[76] Onları cezaya carptırmamıza ragmen Rab'lerine boyun egmediler, yalvarmadılar

[77] Kendilerine cetin bir azabın kapısını actıgımız zaman sasırıp soke oldular

[78] O'dur sizin icin isitme, gorme duyularını ve beyinler yaratan. Ne kadar da az sukrediyorsunuz

[79] O'dur sizi yeryuzune yerlestiren; O'nun huzurunda toplanacaksınız

[80] O'dur yasatan ve olduren; gecenin ve gunduzun degismesi O'na baglı. Aklınızı kullanmaz mısınız

[81] Ancak onlar, oncekilerin dediklerini tekrarladılar

[82] Ve soyle dediler: "Biz oldugumuz, toprak ve kemik oldugumuz zaman mı dirilecegiz

[83] Bize ve atalarımıza daha once aynı sey soz verilmisti. Bu, gecmislerin efsanesinden baska bir sey degildir

[84] De ki, "Biliyorsanız, yer, gokler ve iclerinde bulunanlar kimindir

[85] ALLAH'ın," diyecekler. De ki, "Dusunmez misiniz

[86] De ki, "Yedi gogun Rabbi, buyuk yonetimin Rabbi kimdir

[87] ALLAH.," diyecekler. De ki, "Oyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz

[88] De ki, "Biliyorsanız, koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollanmayan; her seyin egemenligini elinde bulunduran kimdir

[89] ALLAH.," diyeceklerdir. De ki, "O halde nasıl da aldanıyorsunuz

[90] Kendilerine gercegi getirmemize ragmen onlar yalanlamaktadırlar

[91] ALLAH cocuk edinmemistir, O'nunla beraber bir tanrı da yoktur. Aksi taktirde her tanrı yarattıgı seylerle birlikte bagımsızlıgını ilan ederek yonetim icin bir biriyle cekismeye girerdi. ALLAH, onların niteledikleri seylerden cok uzaktır

[92] Tum sırları ve tanık olunanları Bilendir; onların ortak kostukları seylerden yucedir

[93] De ki, "Rabbim, onlara verilen sozu bana gosterirsen

[94] Rabbim, beni o zalim toplum icinde bırakma

[95] Biz elbette, kendilerine soz verileni sana gosterebiliriz

[96] Kotuluge iyilikle karsılık ver. Biz onların iddialarını iyi biliriz

[97] Seytandan Korunmak Icin

[98] Ve de ki, "Rabbim, seytanların fısıltılarından sana sıgınırım

[99] Onlardan birine olum gelip cattıgı zaman soyle der, "Rabbim, beni geri dondurunuz

[100] Ki terketmis bulundugum seylerde erdemli isler yapayım." Hayır. Bu onun soyledigi bir laftan ibarettir. Dirilis gunune kadar onların ardında bir engel vardır

[101] Boruya ufuruldugunde o gun artık aralarında akrabalık yoktur ve birbirleriyle de ilgilenemezler

[102] Tartıları agır gelenler, iste onlar kazanacaklardır

[103] Tartıları hafif gelenler ise, kendilerini zarara soktukları icin cehennemde ebedi kalacak olanlardır

[104] Onlar orada perisan durumda iken, ates de yuzlerini yalayacaktır

[105] Ayetlerim size okunmuyor muydu ve siz de onları yalanlamıyor muydunuz

[106] Rabbimiz," diyecekler, "Bizi talihsizligimiz yendi; biz sapıtan bir toplum olduk

[107] Rabbimiz, bizi buradan cıkar. Eger (eski durumumuza) donersek artık biz gercekten zalimleriz

[108] Diyecek ki, "Sinin orada, benimle konusmayın

[109] Kullarımdan bir grup, 'Rabbimiz, inandık, bizi bagısla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.' derdi

[110] Sizse onları alaya aldınız ve onlar yuzunden beni anmayı unuttunuz. Onlara gulup duruyordunuz

[111] Bugun ben, onlara sabretmelerinin karsılıgını verdim. Kazananlar iste bunlardır

[112] Dedi ki, "Yeryuzunde kac sene kaldınız

[113] Bir gun veya gunun bir kısmı kadar kaldık. Sayanlara sor," dediler

[114] Dedi ki, "Siz gercekten cok kısa bir sure kaldınız, keske bilseydiniz

[115] Sizi bos yere yarattıgımızı ve bize donmeyeceginizi mi sandınız

[116] Gercek Yonetici olan ALLAH cok yucedir. O'ndan baska tanrı yoktur ve O, comert yonetimin Rabbidir

[117] Her kim ALLAH'la birlikte, hic bir delile sahip olmayan baska bir tanrıya da kulluk ederse, onun hesabı Rabbinin katındadır. Kuskusuz kafirler basaramazlar

[118] De ki: "Rabbim, (bizi) bagısla, merhamet et; sen, merhamet edenlerin en iyisisin

Nûr

Surah 24

[1] Bu, indirerek yasa olarak yayımladıgımız bir sure olup ogut alasınız diye icine apacık ayetler yerlestirdik

[2] Zina eden kadın ve erkegin her birine yuz celde vurunuz. ALLAH'a ve ahiret gunune inanıyorsanız, onlara olan acıma duygunuz ALLAH'ın yasasını uygulamakta size engel olmamalı. Inananlardan bir grup onların cezalandırılma islemine tanık olsun

[3] Zina eden bir erkek, eninde sonunda, zina eden veya musrik bir kadınla evlenir; zina eden bir kadın da eninde sonunda, zina eden veya musrik bir erkekle evlenir. Bu, inananlar icin yasaktır

[4] Evli kadınları sucladıktan sonra dort tanık getiremiyenlere seksen celde vurunuz ve onların tanıklıgını ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar yoldan cıkmıs kimselerdir

[5] Bununla birlikte, bundan sonra tevbe edip kendilerini duzeltenler icin ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[6] Eslerini suclayıp kendilerinden baska tanıkları olmayan erkeklerden birinin tanıklıgı, dogru konustuguna dair dort kez ALLAH'a yemin etmesiyle gecerli olabilir

[7] Besinci yeminde de, yalancı oldugu taktirde ALLAH'ın lanetinin kendisi uzerine olmasını diler

[8] Dort kez ALLAH'a yemin ederek kocasının yalan soyledigine tanıklıkta bulundugu taktirde kadın cezayı savar

[9] Besinci yeminde de, kocasının dogru olması halinde kendisinin ALLAH'ın gazabına ugramasını diler

[10] ALLAH size bagısı ve merhametiyle davranmasaydı, ALLAH Tevbeleri Kabul Eden ve Bilge olmasaydı

[11] O iftirayı, sizden bir cete uydurdu. Onun sizin icin kotu oldugunu sanmayın; aksine sizin icin iyi (bir ders) dir. Bu arada, onlardan her biri gunahı paylasmıstır. Elebasılık yapanları da buyuk bir cezayı haketmistir

[12] Onu isittiginizde, siz inanan erkek ve kadınların birbiriniz hakkında olumlu dusuncelere sahip olarak, "Bu, acıkca buyuk bir yalandır," demeleri gerekmez miydi

[13] Dort tanık getirmeli degiller miydi? Tanıklar getiremediklerine gore onlar ALLAH yanında yalancılardandır

[14] ALLAH'ın size dunya ve ahirette bagısı ve merhameti olmasaydı daldıgınız o olaydan oturu size buyuk bir ceza dokunacaktı

[15] Onu dilinize dolamıs ve hakkında bir bilginiz olmayan bir konuda agzınızı acıp konusuyordunuz. Onu basit bir sey sanmıstınız. Oysa o, ALLAH yanında buyuktur

[16] Onu isittiginizde, "Bunu konusmamız dogru degil. Sen Yucesin. Bu buyuk bir iftiradır," demeniz gerekmez miydi

[17] Benzerini tekrarlamayasınız diye ALLAH size ogut veriyor. Inananlar iseniz

[18] ALLAH size ayetlerini boyle acıklıyor. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[19] Inananların arasından hayasızlıgın yaygınlasmasını arzulayanlar, dunya ve ahirette acı verici bir cezayı hakketmislerdir. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz

[20] ALLAH'ın size bagıs ve rahmeti olmasaydı, ALLAH En Sefkatli ve Rahim (En Merhametli) olmasaydı

[21] Ey inananlar, Seytanın adımlarını izlemeyin. Kim Seytanın adımlarını izlerse, kendisine hayasızlıgı ve kotulugu emreder. ALLAH'ın size bagısı ve merhameti olmasaydı sizden hic biriniz ebediyen temizlenemezdi. Ancak ALLAH dileyeni temizler. ALLAH Isitendir, Bilendir

[22] Sizden mal ve imkana sahip olanlar, akrabalara, yoksullara ve ALLAH yolunda goc edenlere vermemek icin yemin etmesinler. Affetsinler, gecsinler. ALLAH'ın sizi bagıslamasını sevmez misiniz? ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[23] Iffetli ve (kotuluklerden) habersiz inanan kadınlara iftira edenler, dunya ve ahirette lanetlenirler ve onlar icin buyuk bir ceza vardır

[24] O gun ki, dilleri, elleri ve ayakları onların yapmıs oldukları her seye tanıklık edeceklerdir

[25] ALLAH o gun, hakettiklerini tam olarak odeyecek ve ALLAH'ın apacık bir gercek oldugunu ogreneceklerdir

[26] Kotu kadınlar, kotu erkekler icin, kotu erkekler de kotu kadınlar icindir. Iyi kadınlar iyi erkekler icin ve iyi erkekler de iyi kadınlar icindir. Bunlar (ikinci grup), onların soylentilerinden uzaktır. Bunlar bagıslanma ve comert bir odul haketmislerdir

[27] Ey inananlar, evlerinizden baska evlere, izin almadan, halkına selam vermeden girmeyiniz. Dusunurseniz bunun sizin icin daha iyi oldugunu gorursunuz

[28] Orada hic kimseyi bulamazsanız (yetkililer tarafından) izin verilmeden oraya girmeyiniz. Size "Geri donun," dendiginde donup gidiniz. Bu, sizin icin daha temiz bir davranıstır. ALLAH yaptıklarınızı Bilendir

[29] Oturulmayan ve icinde esyanız bulunan bir eve girmenizde bir sakınca yoktur. ALLAH acıga vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir

[30] Inananlara, gozlerini sakınmalarını (kadınlara gozunu dikip bakmamalarını) ve iffetlerini korumalarını bildir. Bu, onlar icin daha temiz bir davranıstır. Elbette ALLAH yaptıklarından haberdardır

[31] Inanan kadınlara da soyle, gozlerini sakınsınlar, iffetlerini korusunlar ve acıkta olması gereken yerleri haric, alımlı yerlerini gostermesinler. Ortulerini goguslerinin uzerine kapasınlar. Vucutlarının alımlı yerlerini kimseye gostermesinler; ancak kocaları, babaları, kocalarının babaları, ogulları, kocalarının ogulları, kardesleri, erkek kardeslerinin ogulları, kızkardeslerinin ogulları, diger kadınlar, cinsel iktidara sahip olmayan erkek hizmetkarlar ve isciler ve kadınların cinsel yonlerini henuz anlamayan cocuklar haric. Gizledikleri alımlı bolgelerini sergilemek/bildirmek icin ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar, topluca ALLAH'a yoneliniz ki basarılı olasınız

[32] Bekarlarınızı, erdemli kadın ve erkek hizmetcilerinizi evlendiriniz; eger yoksul iseler, ALLAH onları kendi lutfundan zengin edecektir. ALLAH Comerttir, Bilendir

[33] Evlenme imkanına sahip olmayanlar da, ALLAH kendilerini lutfuyla zenginlestirene kadar iffetli davransınlar. Evlenme yoluyla ozgurluk belgesi almak isteyen esirleri -niyetleri durustse- ozgurluklerine kavusturun. Ve ALLAH'ın size verdigi parasından onlara veriniz. Iffetli olmak isteyen kızlarınızı, bu dunyanın gecici menfaatini arzulayarak fuhusa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, o zaman ALLAH onların zorlandıgını hesaba katar; O Bagıslayandır, Rahimdir

[34] Size apacık ayetler, sizden once gecmis kimselerden ornekler ve erdemliler icin bir ogut indirmis bulunuyoruz

[35] ALLAH goklerin ve yerin ısıgıdır. Isıgının ornegi suna benzer: icinde lamba bulunan bir oyuk... Lamba bir cam kap icindedir. O cam kap ise, incimsi bir gezegen gibidir. Yakıtı, ne batıya ne de doguya bagıntısı olmayan, zeytinyagı ureten bereketli bir agactandır. Yagı, neredeyse ates degmeden aydınlık verir. Isık uzerine ısıktır. ALLAH dileyeni/diledigini ısıgına ulastırır. Iste ALLAH halka boyle ornekler verir. ALLAH her seyi bilir

[36] (Boyle bir ısık ve hidayet), iclerinde ismi anıldıgı icin ALLAH'ın onaylayıp yukselttigi evlerdedir. Orada, O'nu sabah aksam yucelten

[37] Kisiler vardır. Onları, ALLAH'ı anmaktan, namazı gozetmekten ve zekatı vermekten ne bir is ne de bir ticaret alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gozlerin ters donecegi gunden korkarlar

[38] ALLAH onların guzel islerini kuskusuz odullendirecek ve onlara lutfunu arttıracaktır. ALLAH diledigini hesapsız olarak rızıklandırır

[39] Inkarcılara gelince, isleri, coldeki bir serap gibidir. Susayan onu su sanır. Yanına varınca onu bulamaz, ancak orada ALLAH'ı bulur; O da onun hesabını tam gorur. Kuskusuz ALLAH hesabı cabuk gorendir

[40] Yahut, yogun bir sisle birlikte dalga ustune dalganın orttugu engin bir denizin ortasındaki karanlıklara benzer. Ustuste yıgılmıs karanlıklar... Insan elini uzattıgı zaman nerdeyse onu bile goremez. ALLAH'ın ısıktan yoksun bıraktıgı kimsenin hic birısıgı olamaz

[41] Diziler halinde ucan kuslar dahil, goklerde ve yerde bulunan herkesin ALLAH'ı yucelttigini gormez misin? Her birisi kendi duasını ve yuceltme yontemini bilir. ALLAH onların yaptıklarını iyi bilir

[42] Goklerin ve yerin yonetimi ALLAH'a aittir. Donus de ALLAH'adır

[43] Bilmez misin ki ALLAH bulutları surer, sonra onları birlestirir, sonra onları birbiri ustune yıgar ve sen de yagmurun onların arasından cıktıgını gorursun? Gokten buyuk kutlelerden dolu yagdırır, diledigi kimseyi ona ugratır ve dilediginden de onu uzak tutar. Simseginin parıltısı neredeyse gozleri alır

[44] ALLAH gece ile gunduzu cevirip kontrol eder. Gozleri olanlar icin elbette bunda bir ders vardır

[45] ALLAH butun canlıları sudan yaratır. Onlardan kimi karnı uzerinde yurur, kimi iki ayakları uzerinde yurur, kimi de dort ayak uzerinde yurur. ALLAH diledigini yaratır. ALLAH her seye gucu yetendir

[46] Apacık ayetler indirmis bulunuyoruz. ALLAH diledigini/dileyeni dosdogru yola iletir

[47] ALLAH'a ve elciye inandık ve itaat ettik," derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yuz cevirir; bunlar inanmıs degildir

[48] Aralarında hukum vermesi icin ALLAH'a ve elcisine cagrıldıkları zaman onlardan bir grup hoslanmaz

[49] Ancak karar lehlerine olursa, ona gonullu kosarlar

[50] Kalplerinde bir hastalık mı var? Kusku mu duyuyorlar? ALLAH'ın ve elcisinin kendilerine haksızlık yapacagından mı korkmaktadırlar? Aslında onlar zalimlerdir

[51] Aralarında hukum vermek uzere, ALLAH'a ve elcisine cagrıldıkları zaman inananlar yalnızca sunu soylerler: "Isittik ve uyduk." Kazananlar iste bunlardır

[52] ALLAH'a ve elcisine uyan, ALLAH'ı sayıp O'nu dinleyen kimseler ustun gelenlerdir

[53] Kendilerine emrettigin taktirde cıkacaklarına dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki, "Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiginiz ortada. ALLAH yaptıgınız her seyden haberdardır

[54] De ki, "ALLAH'a ve elciye uyunuz. Reddederseniz, o kendi gorevinden sorumludur, siz de kendi gorevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, dogruyu bulursunuz. Elcinin tek gorevi, mesajı acıkca bildirmekten ibarettir

[55] ALLAH, inanıp erdemli davrananlarınızı, kendilerinden oncekileri egemen kıldıgı gibi onları da egemen yapacagına, kendileri icin sectigi dini yerlestirecegine ve korkularını guvene cevirecegine soz vermistir. Cunku onlar bana kulluk ederler ve bana hicbir seyi ortak kosmazlar. Bundan sonra inkar edenler, yoldan cıkmıs olanlardır

[56] Namazı gozetiniz, zekatı veriniz ve elciye uyunuz ki merhamet edilesiniz

[57] Inkar edenlerin bizi aciz bırakacaklarını sanmayın. Onların varacagı yer atestir; ne kotu bir varıs noktasıdır

[58] Ey inananlar, emriniz altında calısanlar ve sizden henuz erginlige ermemis olanlar uc kez izin almalıdırlar: Sabah namazından once, ogle vaktinde dinlenmek icin elbisenizi cıkardıgınız zaman ve Aksam namazından sonra... Bunlar, sizin ozel uc vaktinizdir. Bunların dısında, birbirinizin yanına girip cıkmakta bir sakınca yoktur. ALLAH ayetleri size boyle acıklar. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[59] Cocuklarınız erginlik cagına erisince, kendilerinden onceki yetiskinlerin izin istedikleri gibi onlar da (ozel odanıza girmeden once) izin istesinler. ALLAH ayetlerini size boyle acıklar. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[60] Evlenme beklentisi olmayan yaslı kadınların, alımlı yerlerini acıp sacmamak kosuluyla dıs elbiselerini bırakmalarında bir sakınca yoktur. Iffetli davranmaları kendileri icin daha iyidir. ALLAH Isitendir, Bilendir

[61] Siz, evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, kardeslerinizin evlerinde, kızkardeslerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin, anahtarlarına sahip oldugunuz ve arkadaslarınızın evlerinde yemenizden dolayı kınanmazsınız. Aynı sekilde kor kınanmaz, topal kınanmaz, sakat ve hasta da kınanmaz. Topluca yahut ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir eve girdiginizde ALLAH'tan guzel, kutlu bir yasam dileyerek selamlayınız. ALLAH size ayetleri boyle acıklar ki anlayasınız

[62] Gercek inananlar, ALLAH'a ve elcisine inanan ve toplumsal bir sorun icin onunla beraber iken ondan izinsiz terketmeyenlerdir. Senden izin isteyenler, ALLAH'a ve elcisine inananlardır. Bazı isleri icin senden izin istediklerinde diledigine izin verebilirsin. Onlar icin ALLAH'tan bagıslanma dile. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[63] Elcinin davetini, aranızda herhangi birinin digerini davet etmesi gibi tutmayın. ALLAH sizden eften puften ozurler gostererek sıvısıp gidenleri biliyor. Onun emirlerine aykırı davrananlar, baslarına bir felaketin gelmesinden veya acı bir cezaya carpılmaktan sakınsınlar

[64] Goklerde ve yerde olanlar hep ALLAH'a aittir. Icinde bulundugunuz her durumu bilir. Nitekim kendisine dondurulecekleri gun, yaptıkları her seyi onlara bildirecektir. ALLAH her seyi bilendir

Furkan

Surah 25

[1] Tum dunyaya bir uyarı olarak, Yasalar Kitabını kuluna indiren cok Yucedir

[2] Goklerin ve yerin yonetimi O'na aittir. Cocuk edinmemistir, yonetiminde de kendisinin ortagı yoktur. Her seyi yaratmıs ve en ayrıntılı olculerle ona duzen vermistir

[3] Buna ragmen O'nun yanında, bir sey yaratamıyan, kendileri yaratılan, kendilerine bile yarar ve zarar veremiyen, olduremiyen, yasatamıyan ve diriltemiyen bir takım tanrılar edindiler

[4] Inkar edenler, "Bu, baskalarının yardımıyla onun uydurdugu bir yalandan baska bir sey degildir," diyerek haksız ve asılsız bir tez ortaya koydular

[5] Dediler, "Yazıp durdugu sey evvelkilerin masallarıdır; gece gunduz kendisine dikte edilmektedir

[6] De ki, "Onu, goklerin ve yerin gizliliklerini bilen indirmistir. O, Bagıslayandır, Rahimdir

[7] Ve dediler, "Nasıl olur da bu elci yemek yiyor ve carsılarda dolasıyor? Kendisiyle birlikte uyarıcı olarak bir melek inseydi ya

[8] Yahut kendisine bir hazine atılsaydı, veya kendisinin bir bahcesi olsaydı ve ondan yeseydi!" Hatta zalimler, "Siz, buyulenmis bir adama uyuyorsunuz," dediler

[9] Bak, senin icin ne ornekler verdiler de saptılar, yolu asla bulamıyacaklardır

[10] Dilerse sana, bunlardan daha iyi olan, iclerinden ırmaklar akan cennetler (bahceler) ve koskler verebilen O cok yucedir

[11] Dogrusu, onlar Saati (dunyanın sonunu) yalanladılar. Saati yalanlayanlara alevli cehennemi hazırladık

[12] Cehennem onları uzaktan gorunce, onun ofkesini ve ugultusunu isitirler

[13] Zincirlenmis olarak onun dar bir yerinden atıldıkları zaman olumu cagırırlar

[14] Bu gun bir olum degil, bircok olum cagırın

[15] De ki, "Bu mu, yoksa erdemlilere bir karsılık ve donus yeri olarak soz verilmis ebedi cennet mi daha iyi

[16] Onlar orada ebedi olarak dilediklerini elde ederler. Bu, Rabbin'in mutlak surette gerceklesecek sozudur

[17] Onları ve onların ALLAH'tan baska taptıklarını topladıgı gun, "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa onlar mı yolu saptılar?" der

[18] Sen yucesin, senin yanında kimseyi veliler kabul etmek bize yakısmaz. Fakat, sen onlara ve atalarına nimetler bagısladın. Nihayet, onlar mesajı unutup yozlasan bir toplum oldular," diye karsılık verdiler

[19] Onlar sizin bu soylediklerinizi yalanlamıs bulunuyorlar. Siz ne veto edebilir, ne de yardım edebilirsiniz. Hatta sizden zulmeden olursa ona da buyuk bir azap tattırırız

[20] Senden once gonderdigimiz tum elciler de yemek yerler, carsılarda dolasırlardı. Sizi birbiriniz icin bir sınav yaptık; dayanabilecek misiniz? Rabbin Gorendir

[21] Bizimle karsılasmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Rabbimizi gormeliyiz!," dediler. Kendi kendilerine buyukluk taslamıslar ve azgınlıkta pek ileri gitmislerdi

[22] Melekleri gordukleri gun, suclular icin ic acıcı bir gun olmayacaktır. "Tumuyle kusatıldık," derler

[23] Yapmıs oldukları islere bakar ve onları tamamıyla etkisiz hale getiririz

[24] O gun cennet halkının kalacagı yer cok daha iyi olup daha guzel haberler isiteceklerdir

[25] Gogun bulut kutleleri halinde parcalanacagı ve meleklerin topluca indirildigi gun

[26] Iste o gun, yonetim tumuyle ve mutlak olarak Rahman'ındır. Inkarcılar icin zor bir gun olacaktır

[27] O gun zalim kimse (uzuntuden) elini ısırıp soyle der: "Keske, elci ile birlikte aynı yolu tutsaydım

[28] Vay bana, keske falancayı arkadas edinmeseydim

[29] Beni, bana ulasan mesajdan saptırdı. Gercekten, seytan insanı yarı yolda bırakır

[30] Elci de, "Rabbim, halkım Kuran'ı terketti," der

[31] Biz ayrıca her peygambere suclulardan bir dusman var ettik. Yol gosterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter

[32] Inkarcılar, "Kuran, ona neden bir defada indirilmedi," dediler. Biz boylece onu bellegine yerlestirmekte ve onu belirlenmis bir dizilise gore okumaktayız

[33] Onların sana yonelttikleri her teze karsı, biz sana gercegi ve en guzel acıklamayı getiririz

[34] Cehenneme zorla surulenler, en kotu yere ve en carpık yola sahip olanlardır

[35] Biz Musa'ya kitabı vermis ve kardesi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıstık

[36] Siz ikiniz, ayetlerimizi yalanlayan su topluma gidin," dedik. Bunun ardından onları yakıp yok ettik

[37] Benzer sekilde, Nuh'un toplumu da elcileri yalanlayınca, halk icin bir ders olsun diye onları bogduk. Zalimler icin acı bir ceza hazırlamısızdır

[38] Ad, Semud, Res halkı ve bunların arasında bir cok nesilleri de

[39] Hepsine yeterli ornekler vermistik, sonunda hepsini kırdık gecirdik

[40] Felaket yagmuruna tutulmus bulunan ulkenin (Sodom) yanından gecmis bulunuyorlar. Onu gormediler mi? Aslında onlar yeniden dirilmeye inanmıyorlardı

[41] Seni her gorduklerinde seni alaya alırlar: "ALLAH'ın elci olarak gonderdigi kisi bu mu

[42] Direnmeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptırıp ayıracaktı." Azabı gorduklerinde kimin gercekten sapık yolda oldugunu ogreneceklerdir

[43] Egosunu tanrı edinen kisiyi gordun mu? Sen mi ona avukatlık edeceksin

[44] Onların cogunun gercekten isittiklerini yahut anladıklarını mı sanıyorsun? Onlar sadece ciftlik hayvanları gibidir; hayır, yolca daha da sapıktırlar

[45] Rabbinin golgeyi nasıl uzattıgına dikkat ettin mi? Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı. Nitekim, gunesi ona delil kıldık (golgenin varlıgını ısıga baglı kıldık)

[46] Sonra onu yavas yavas cekip alırız

[47] Ve O, geceyi size bir ortu, uykuyu bir dinlenme ve gunduzu de bir dirilme zamanı yapandır

[48] Ve O, rahmetinden once mujdeleyici olarak ruzgarları gonderendir. Ve biz gokten tertemiz bir su indiririz

[49] Ki onunla olu bir ulkeyi diriltelim ve yarattıgımız nice ciftlik hayvanlarını ve insanları onunla sulayalım

[50] Ogut almaları icin onu aralarında dagıtıp cevirdik. Ne var ki insanların cogunlugu nankorlukte diretmektedir

[51] Dileseydik her kente bir uyarıcı gonderirdik

[52] Oyleyse, inkarcılara uyma ve bununla (bu Kuran ile) onlara karsı buyuk bir cihad ile savasım ver

[53] O, iki denizi salmıstır; bu taze ve tatlıdır, su tuzlu ve acıdır. Her ikisinin arasına, karısmalarını engelleyen saglam bir engel koymustur

[54] Ve O, sudan bir insan yarattı ve ona soy sop verdi. Rabbin her seye gucu yetendir

[55] ALLAH'ın yanısıra kendilerine ne yarar ve ne de zarar veremiyenlere de kulluk ediyorlar. Inkarcı kimse Rabbine karsı cıkandır

[56] Biz seni bir mujdeleyici ve uyarıcı olmaktan baska bir gorevle gondermedik

[57] De ki, "Ben gorevime karsılık sizden herhangi bir ucret istemiyorum. Sadece, Rabbine ulasacak yolu arayanlar olmanızı istiyorum

[58] Olumsuz ve Diri olana guven; O'nu overek yucelt. Kullarının gunahlarını, O'nun bilmesi yeter

[59] O ki gokleri, yeri ve aralarındakileri altı gunde yarattı ve sonra tum otoritesini kurdu. Rahman'dır; O'nu iyi bilenlere sor

[60] Onlara, "Rahman'a secde edin," dendigi zaman, "Rahman da neymis? Senin bize karsı savundugun seye mi secde edecegiz?" derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır

[61] Goge takımyıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerlestiren cok yucedir

[62] O, geceyi ve gunduzu birbirini izler yaptı; ogut almak veya sukretmek isteyenler icin

[63] Rahman'ın kulları oyle kimselerdir ki yeryuzunde gosterissizce yururler. Cahiller kendilerine laf atınca da barıs onerirler

[64] Gecenin yalnızlıgında Rab'lerine secde edip dusunceye dalarlar

[65] Ve onlar soyle derler, "Rabbimiz, cehennem cezasını bizden cevir. Onun cezası korkunctur

[66] O kotu bir durak ve kotu bir yerdir

[67] Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar

[68] Onlar, ALLAH ile birlikte baska tanrılar cagırmazlar; ALLAH'ın yasakladıgı canı haksız yere oldurmezler ve zina etmezler. Bunları isleyen, gunahların faturasını oder

[69] Dirilis gunu cezaları katlanır ve horlanmıs olarak orada ebedi kalırlar

[70] Ancak inanıp erdemli bir yasam surenler haric. ALLAH onların gunahlarını iyiliklere cevirir. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[71] Tevbe edip iyi davrananlar ise ALLAH'a geregi gibi donmus olur

[72] Onlar yalan tanıklıkta bulunmazlar. Bos sozlerle karsılastıklarında onemsemeyip gecerler

[73] Kendilerine Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldıgında, onlara karsı sagır ve kor davranmazlar

[74] Onlar ki, "Rabbimiz, eslerimizi, cocuklarımızı bizim icin bir mutluluk kaynagı yap ve bizi onde giden erdemlilerden kıl," derler

[75] Bunlar, sabrettiklerinden oturu cennet odalarıyla odullendirilirler; orada mutlu bir yasam ve barısa kavusturulurlar

[76] Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne guzel bir duraktır, ne guzel bir yerdir

[77] De ki, "Duanız olmasa Rabbimin yanında degeriniz yoktur. Yalanlarsanız sonucuna katlanacaksınız

Şuarâ

Surah 26

[1] TT. S. M

[2] Bunlar (harfler), acıklayıcı kitabın mucizeleridir

[3] Inanmıyorlar diye kendini kahrediyor olabilirsin

[4] Dilesek onların uzerine gokten bir mucize indiririz de ona boyun egip kalırlar

[5] Her ne zaman Rahman'dan kendilerine yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yuz cevirirler

[6] Yalanladıkları icin, eglenceye aldıkları seylerin haberleri kendilerine ulasacaktır

[7] Yeryuzune bakmazlar mı, onda degisik turden nice guzel bitkiler bitirmisiz

[8] Bunda bir isaret vardır. Ama cokları inanacak degildir

[9] Kuskusuz senin Rabbin Gucludur, Rahimdir

[10] Bir zamanlar Rabbin Musa'ya seslenmisti: "O zalim topluma git

[11] Firavun'un halkına; dinleyip duzelmiyecekler mi

[12] Dedi ki, "Rabbim, onların beni yalanlamalarından korkuyorum

[13] Gogsum daralıyor, dilim acılmıyor; kardesim Harun'u gonder

[14] Ayrıca, onların yanında suclu biriyim. Korkarım ki beni oldursunler

[15] Dedi ki, "Hayır, siz ikiniz ayetler (vahiy ve mucizeler) imizle gidin. Biz sizinle birlikteyiz; dinliyoruz

[16] Ikiniz Firavun'a varıp deyin ki, 'Biz evrenlerin Rabbinin elcileriyiz

[17] Israil ogullarını bizimle birlikte gonder

[18] Dedi ki, "Biz seni daha bebekken alıp yetistirmedik mi ve hayatının nice yıllarını aramızda gecirmedin mi

[19] Sonunda yapacagını yaptın. Sen nankor birisin

[20] Dedi ki, "O isi yaptıgım zaman yanlıs yoldaydım

[21] Sonra, sizden korktugum icin sizden kactım ve Rabbim bana bilgelik verip beni elcilikle gorevlendirdi

[22] Basıma kaktıgın bu iyilik de, Israil ogullarını kolelestirmen yuzundendir

[23] Firavun, "Evrenlerin Rabbi de ne demek?" dedi

[24] Dedi ki, "Kesinlikle inanacaksanız O, goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir

[25] Etrafındakilere donerek, "Isitiyor musunuz?" dedi

[26] Dedi ki, "Sizin Rabbiniz ve evvelki atalarınızın Rabbidir

[27] Dedi ki, "Size gonderilen elci, kesinlikle bir deli

[28] Dedi ki, "Aklınızı kullanıyorsanız, O dogunun, batının ve aralarındakilerin de Rabbidir

[29] Dedi ki, "Benden baska bir tanrı (otorite) edinirsen seni hapis cezasına carpacagım

[30] Dedi ki, "Size apacık bir sey getirmis olsam da mı

[31] Dedi ki, "Dogru sozluysen getir bakalım onu

[32] Degnegini atınca apacık bir yılan oluverdi

[33] Elini cıkarınca bakanlara bembeyaz gorunuverdi

[34] Cevresindeki ileri gelenlere dedi ki, "Bu, gercekten cok usta bir buyucu imis

[35] Buyusuyle sizi topragınızdan cıkarmak istiyor. Ne onerirsiniz

[36] Dediler ki, "Onu ve kardesini alıkoy ve kentlere toplayıcılar gonder de

[37] Sana tum usta buyuculeri getirsinler

[38] Belirlenmis gunun randevusu icin buyuculer bir araya getirildiler

[39] Halka da, "Siz de toplanır mısınız?" denildi

[40] Buyuculer ustun gelirse onlara uyabiliriz

[41] Buyuculer geldiklerinde Firavun'a, "Eger biz ustun gelirsek bize bir ucret odenecek mi?" dediler

[42] Evet," dedi, "Hatta siz benim konseyime gireceksiniz

[43] Musa onlara, "Atacagınızı atın," dedi

[44] Iplerini ve degneklerini attılar, "Firavun'un onuru icin biz ustun gelecegiz," dediler

[45] Sonra Musa degnegini attı; hemen onların uydurduklarını yutmaya basladı

[46] Buyuculer secdeye kapandılar

[47] Dediler, "Evrenlerin Rabbine inandık

[48] Musa'nın ve Harun'un Rabbine

[49] Dedi ki, "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size buyuculugu ogreten ustanız olmalı. Simdi goreceksiniz: Ellerinizi, ayaklarınızı caprazlama kesecegim ve hepinizi asacagım

[50] Umurumuzda degil," dediler, "Biz zaten Rabbimize donecegiz

[51] Ilk inananlar oldugumuz icin umarız ki Rabbimiz hatalarımızı bagıslar

[52] Musa'ya, "Kullarımı yola cıkar, siz izleneceksiniz," diye vahyettik

[53] Firavun, kentlere kitle propagandacıları gonderdi

[54] Bunlar kucuk bir cetedir

[55] Bize karsı ofkeyle ayaklanmaktadırlar

[56] Biz ise cogunluk olarak alarmda olmalıyız

[57] Sonunda, onları cıkardık: Bahcelerden, cesmelerden

[58] Hazinelerden, yuksek makamlardan

[59] Daha sonra onları Israil ogullarına miras yaptık

[60] Onları doguya dogru izlediler

[61] Her iki topluluk birbirini gorunce, Musa'nın arkadasları, "Iste yakalanıyoruz," dediler

[62] Asla. Rabbim benimle birliktedir; bana bir cıkıs yolu gosterecektir," dedi

[63] Musa'ya, "Degnegini denize vur," diye vahyettik. Bunun uzerine yarıldı ve her bolum koca bir tepe gibi oldu

[64] Sonra, digerlerini yaklastırdık

[65] Musa'yı ve kendisiyle beraber olan herkesi kurtardık

[66] Sonra, digerlerini bogduk

[67] Elbette bunda bir ders vardır; ama cokları inanmazlar

[68] Kuskusuz, senin Rabbin Ustundur, Rahimdir

[69] Onlara Ibrahim'in tarihini anlat

[70] Babasına ve halkına, "Neye tapıyorsunuz?" demisti

[71] Heykellere tapıyoruz; biz kendimizi onlara adamıs bulunuyoruz," dediler

[72] Kendilerini cagırdıgınızda sizi isitiyorlar mı?" dedi

[73] Yahut size yarar veya zarar verebiliyorlar mı

[74] Hayır; ancak biz atalarımızın boyle yaptıklarını gorduk," dediler

[75] Peki," dedi, "Tapmakta olduklarınızı gordunuz mu

[76] Siz ve gecmis atalarınız

[77] Onlar benim dusmanımdır; yalnız Evrenlerin Rabbi haric

[78] Beni yaratan ve bana yol gosteren O'dur

[79] Beni yediren ve iciren O'dur

[80] Hastalandıgım zaman bana sifa veren O'dur

[81] Beni olduren ve sonra dirilten O'dur

[82] Yargı gununde, kusurlarımı bagıslayacagını umdugum da O'dur

[83] Rabbim, bana bilgelik ver ve beni iyiler arasına kat

[84] Beni, sonraki nesiller icin iyi bir ornek kıl

[85] Beni, Nimetler Cennetine varis olanlardan yap

[86] Babamı bagısla, zira o sapıtmıs bulunuyor

[87] Dirilis gununde beni utandırma

[88] O gun, paranın ve cocukların yararı olmayacaktır

[89] ALLAH'a mukemmel bir kalp ile gelenler haric

[90] Erdemlilere cennet sunulacaktır

[91] Azgınlar icin de cehennem ortaya konacaktır

[92] Onlara soyle denir, "Hani taptıklarınız nerede

[93] O ALLAH'tan baska? Size simdi yardım edebiliyorlar mı? Kendilerine bile yardımları dokunabiliyor mu

[94] Azgınlarla birlikte tepetakla oraya atılacaklardır

[95] Iblis'in tum askerleri de

[96] Orada cekiserek soyle konusacaklar

[97] ALLAH'a andolsun, biz gercekten cok acık bir sapıklık icinde imisiz

[98] Cunku sizi evrenlerin Rabbine denk tutuyorduk

[99] Bizi saptıranlar suclulardı

[100] Simdi bizim ne sefaatcımız var

[101] Ne de yakın bir dostumuz

[102] Bir sansımız daha olsaydı da, inananlar olsaydık

[103] Bunda bir ders var; ancak cogunluk inanmaz

[104] Kuskusuz senin Rabbin Ustundur, Rahim'dir

[105] Nuh'un halkı elcileri yalanladı

[106] Kardesleri Nuh onlara demisti ki, "Dinleyip erdemli davranmaz mısınız

[107] Ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim

[108] ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız

[109] Buna karsılık sizden herhangi bir ucret te istemiyorum. Benim ucretim, ancak evrenlerin Rabbine aittir

[110] ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız

[111] Dediler ki, "Seni izleyenler bayagı ve kotu kimseler iken, nasıl olur da sana inanırız

[112] Dedi ki, "Onların yaptıklarından bir bilgim yok

[113] Hesapları, yalnız Rabbime aittir; keske anlasanız

[114] Kesinlikle hic bir inananı kovamam

[115] Ben ancak apacık bir uyarıcıyım

[116] Dediler ki, "Bak Nuh, bu davranısına bir son vermezsen taslananlardan olacaksın

[117] Dedi ki, "Rabbim, halkım beni yalanladı

[118] Benimle onların arasını ac; beni ve beraberimdeki inananları kurtar

[119] Onu ve yanındakileri yuklu bir gemiyle kurtardık

[120] Sonra bunun ardından, geride kalanları bogduk

[121] Bunda bir ders var; ancak cogunluk inanmaz

[122] Kuskusuz senin Rabbin Ustundur, Rahimdir

[123] Ad (halkı) da elcileri yalanladı

[124] Kardesleri Hud onlara demisti ki, "Erdemli davranmaz mısınız

[125] Ben, size gonderilmis guvenilir bir elciyim

[126] ALLAH'ı dinleyip bana uyun

[127] Buna karsılık sizden herhangi bir ucret te istemiyorum. Benim ucretim, ancak evrenlerin Rabbine aittir

[128] Her tepenin uzerine bir isaret (bir yapı) yerlestirip oyalanıyor musunuz

[129] Ebedi kalırsınız diye saglam yapılar mı edinirsiniz

[130] Yakaladıgınız vakit acımasız yakalıyorsunuz

[131] ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız

[132] Bildiginiz her seyi size vereni dinleyin

[133] Size ciftlik hayvanları ve cocuklar verdi

[134] Ustelik bahceler, pınarlar

[135] Sizin icin muthis bir gunun cezasından korkarım

[136] Dediler ki, "Ogut versen de vermesen de bizce birdir

[137] Bu, bizden oncekilerin izledigi yasantı bicimidir

[138] Biz, cezalandırılacak da degiliz

[139] Boylece onu yalanladılar. Nihayet biz de onları yok ettik. Bunda bir ders var; ancak cogunluk inanmaz

[140] Kuskusuz senin Rabbin Ustundur, Rahimdir

[141] Semud (halkı) da elcileri yalanladı

[142] Kardesleri Salih onlara demisti ki, "Erdemli olmaz mısınız

[143] Ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim

[144] ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız

[145] Buna karsılık sizden bir ucret te istemiyorum. Benim ucretimi ancak evrenlerin Rabbi oder

[146] Surada guvenlik icinde mi bırakılacaksınız

[147] Bahceler, pınarlar

[148] Ekinler ve olgun meyveli hurmalıklar icindesiniz

[149] Ve daglardan luks koskler yontuyorsunuz

[150] ALLAH'ı dinleyip beni izlemelisiniz

[151] Sınırı asanların emrine uymayın

[152] Onlar yeryuzunde iyilik degil kotuluk islerler

[153] Dediler ki, "Sen buyulenmissin

[154] Sen bizim gibi bir insansın. Dogru sozlu isen bize bir mucize getir bakalım

[155] Dedi ki, "Iste su deve. Onun su icecegi belli bir zamanı vardır. Sizin de su iceceginiz belli bir gununuz vardır

[156] Ona bir kotuluk dokundurmayın. Yoksa buyuk bir gunun cezasına carpılırsınız

[157] Nihayet onu kestiler; ancak pisman oldular

[158] Ve ceza onları yakaladı. Bunda bir ders var; ancak cogunluk inanmaz

[159] Kuskusuz senin Rabbin Ustundur, Rahimdir

[160] Lut'un halkı da elcileri yalanladı

[161] Kardesleri Lut onlara demisti ki, "Erdemli olmayacak mısınız

[162] Ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim

[163] ALLAH'ı dinleyip bana uyun

[164] Buna karsı sizden herhangi bir ucret de istemiyorum. Benim ucretim ancak evrenlerin Rabbine aittir

[165] Siz halkın arasından erkeklere mi yoneliyorsunuz

[166] Rabbinizin sizin icin yarattıgı eslerinizi terkederek? Siz gercekten haddi cok asan bir toplumsunuz

[167] Dediler, "Bak Lut, bu tavrına son vermezsen surulenlerden olacaksın

[168] Dedi ki, "Ben, bu davranısınızı igrenc buluyorum

[169] Rabbim, beni ve ailemi bu yaptıklarından kurtar

[170] Onu ve tum ailesini kurtardık

[171] Yalnız bir yaslı kadın haric; geride kalanlardan idi

[172] Sonra digerlerini yerle bir ettik

[173] Uzerlerine bir cesit yagmur yagdırdık; uyarılanların yagmuru ne felaketli bir yagmurdur

[174] Bunda bir ders var; ancak cokları inanmaz

[175] Kuskusuz senin Rabbin Ustundur, Rahimdir

[176] Eyke halkı da elcileri yalanladı

[177] Kardesleri Suayb onlara demisti ki, "Erdemli olmayacak mısınız

[178] Ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim

[179] ALLAH'ı dinleyin ve beni izleyin

[180] Buna karsı sizden herhangi bir ucret te istemiyorum. Benim ucretim ancak evrenlerin Rabbine aittir

[181] Olcuyu tam uygulayın. Kandıranlardan olmayın

[182] Dogru olcek ile tartınız

[183] Halkın hakkını kısmayın ve yeryuzunde kotuluk isleyerek karısıklık cıkarmayın

[184] Sizi ve onceki nesilleri yaratanı sayıp dinleyin

[185] Dediler ki, "Sen buyulenmissin

[186] Sen sadece bizim gibi bir insansın ve biz senin yalan soyledigine inanıyoruz

[187] Dogru sozlu isen uzerimize gokten kutleler indir

[188] Dedi ki, "Rabbim sizin ne yaptıgınızı cok iyi bilir

[189] Onu yalanladılar ve sonuc olarak Sayvan Gununun cezası kendilerini yakaladı; muthis bir gunun cezasıydı

[190] Bunda bir ders var; ancak cogunluk inanmaz

[191] Kuskusuz, senin Rabbin Ustundur, Rahimdir

[192] Bu, evrenlerin Rabbinin indirdigi vahiydir

[193] Onu Guvenilir Ruh (Cebrail) indirmistir

[194] Senin kalbine... Uyarıcılardan biri olasın diye

[195] Apacık Arapca bir dille

[196] Daha onceki kitaplarda da anılmıstır

[197] Israilogulları bilginlerinin onu bilmis olması onlar icin yeterli bir delil olusturmuyor mu

[198] Onu bir takım yabancılara indirseydik

[199] Ve onu onlara okusaydı ona inanmıyacaklardı

[200] Iste biz onu sucluların kalplerine boylece (yabancı bir dil gibi) sokarız

[201] Acı azabı gorunceye kadar ona inanmazlar

[202] Onlara ansızın, beklemedikleri bir anda gelecektir

[203] O zaman, "Bize biraz daha sure verilmez mi?" derler

[204] Onlar, hala cezamıza karsı meydan mı okuyorlar

[205] Gordugun gibi, biz onları yıllarca yasatsak

[206] Ve sonra kendilerine soz verilen baslarına gelse

[207] O tattıkları nimetler kendilerine bir yarar saglamaz

[208] Biz uyarıcıları olmayan hic bir kenti yok etmedik

[209] Bu bir uyarı ve mesajdır; cunku biz haksızlık etmeyiz

[210] Onu seytanlar indirmemistir

[211] Onlar bunu ne yaparlar, ne de becerirler

[212] Cunku onlar isitmekten men edilmislerdir

[213] ALLAH ile birlikte bir baska tanrı cagırma; yoksa cezalandırılırsın

[214] Sana en yakın olan insanları uyar

[215] Ve seni izleyen inananlara kanadını indir

[216] Sana karsı gelirlerse, "Yaptıklarınızdan uzagım," de

[217] Ustun ve Rahman olana guven

[218] O ki (ibadet ve dusunme icin) kalktıgın/uyandıgın zaman seni gorur

[219] Ve senin secde edenler arasındaki hareketini de

[220] Cunku O Isitendir, Bilendir

[221] Seytanların kime indigini size bildireyim mi

[222] Onlar her gunahkar iftiracıya iner

[223] Kulak verirler; ancak cogu yalancıdır

[224] Sairlere ise azgınlar uyar

[225] Onların her vadide kostuklarını (duruma gore yon degistirdiklerini) gormez misin

[226] Ve onlar yapmadıkları seyleri soylerler

[227] Ancak inananlar, erdemli davrananlar, ALLAH'ı cok ananlar ve haksızlıga karsı mucadele edenler haric. Zalimler, nasıl bir devrim ile devrileceklerini bileceklerdir

Neml

Surah 27

[1] TT. S. Bu (harfler) Kuran'ın, apacık bir kitabın mucizeleridir

[2] Inananlar icin bir kılavuz ve mujdedir

[3] Onlar ki namazı gozetirler, zekatı verirler ve ahiret konusunda da kuskuları yoktur

[4] Ahirete inanmıyanların ise yaptıklarını kendilerine suslu gostermisizdir, bocalayıp dururlar

[5] Onlar en kotu cezayı haketmislerdir ve ahirette de en cok kayba ugrayanlardır

[6] Kuskusuz sen bu Kuran'ı, Bilge ve Bilen birisinden almaktasın

[7] Hani Musa ailesine soyle demisti: "Ben bir ates gordum, size ondan bir haber getireyim, yahut size bir mesale getireyim de ısınasınız

[8] Oraya varınca kendisine, "Atesin icinde bulunan da, cevresinde olan da kutludur," diye seslenildi. Evrenlerin Rabbi olan ALLAH cok yucedir

[9] Musa, bu Benim, Ben Ustun ve Bilge olan ALLAH'ım

[10] Degnegini at." Onu kucuk bir yılan gibi titrestigini gorunce, arkasına donup bakmadan kactı. "Musa, korkma; elciler huzurumda korkmazlar

[11] Ancak kim zulmederse, sonra gunahlarını bırakıp iyilik yaparsa ona karsı ben Bagıslayıcıyım, Rahimim

[12] Elini koynuna sok da; kusursuz bembeyaz olarak cıksın. Firavun ve halkına gosterecegin dokuz mucizeden biridir. Onlar yoldan cıkan bir toplum olmuslardır

[13] Onlara acıkca gorunen mucizelerimiz geldiginde, "Bu apacık bir buyudur," dediler

[14] Zulum ve kibirlerinden dolayı kendilerinin haklı oduguna inandılar ve onları reddettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduguna dikkat et

[15] Biz Davud'a ve Suleyman'a bilgi vermistik de, "Bize, inanan kullarının bircogundan daha fazla bagısta bulunan ALLAH'a ovguler olsun," demislerdi

[16] Suleyman Davud'a varis oldu. Dedi ki, "Ey halk, bize kusların dilini anlamak ogretildi ve bize her seyden verildi. Bu apacık bir lutuftur

[17] Suleyman icin, cinlerden, insanlardan ve kuslardan ordular olusturulmustu ve duzenle sevkediliyorlardı

[18] Karınca vadisine varınca, bir karınca, "Ey karıncalar, yuvalarınıza giriniz ki Suleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler

[19] Onun sozune gulerek, "Rabbim, senin bana ve ana babama bagısladıgın nimetlerine sukretmeye ve hosnut olacagın erdemli davranıslarda bulunmaya beni yonelt. Rahmetinle, beni erdemli kullarının arasına sok

[20] Kusları denetledi ve, "Neden hudhudu gormuyorum, yoksa kacak mı?" dedi

[21] Bana (ozur olarak) acık bir delil getirmezse, onu siddetli bir cezaya carpacagım, yahut onu kesecegim

[22] Cok gecmeden (hudhud) geldi ve, "Senin bilmedigin bir seyi ogrendim," dedi, "Sana Sebe'den onemli bir haber getirdim

[23] Onları yoneten bir kadın buldum. Kendisine her seyden verilmis ve buyuk bir sarayı var

[24] Onu ve halkını ALLAH'ın dısında gunese secde eder buldum. Seytan onların islerini kendilerine suslemis ve onları yoldan cıkarmıs ve bu yuzden dogruyu gormuyorlar

[25] Halbuki onlar, goklerde ve yerde gizleneni acıga cıkaran ALLAH'a secde etmeliydiler. O, onların gizlediklerini de acıga vurduklarını da bilir

[26] ALLAH: O'ndan baska tanrı yoktur. O buyuk yonetimin Rabbidir

[27] Dedi ki, "Dogru mu konustun, yoksa yalancılardan mısın, gorecegiz

[28] Su mektubumu onlara goturup ilet ve sonra bir yana cekilip tepkilerini gozle

[29] (Kadın lider) dedi, "Ey konseyim, bana onurlu bir mektup gelmis bulunuyor

[30] O, Suleyman'dandır, ve o, 'Rahman ve Rahim ALLAH'ın Ismiyle' dir

[31] Bana karsı buyukluk taslamayın; bana muslumanlar olarak gelin,' diye uyarmaktadır

[32] Ey konseyim, su iste bana bir fikir verin. Siz yanımda bulunmadıkca bir iste karar vermem," dedi

[33] Biz gucluyuz, yaman savascılarız ve son karar sana aittir. Kararını uygula," dediler

[34] (Kadın lider) dedi ki, "Krallar girdikleri ulkeleri bozarlar ve onların onurlu halkını asagılarlar. Boyle davranırlar

[35] Onlara bir armagan gondereyim de, bakayım elciler nasıl bir tepki ile donecekler

[36] (Elci) geldiginde Suleyman kendisine sunları dedi, "Siz bana para ve mal mı vermek istiyorsunuz? ALLAH'ın bana verdikleri sizin bana verdiginizden cok daha iyidir. Armaganınızla (ben degil) siz sevinebilirsiniz

[37] Onlara don, (ve bildir ki) karsı konulamıyacak ordularla uzerlerine varacagız ve onları asagılanmıs ve kucultulmus olarak oradan cıkartacagız

[38] Dedi ki, "Ey konseyim, onlar bana muslumanlar olarak gelmeden once hanginiz onun tahtını bana getirebilir

[39] Cinlerden bir ifrit, "Sen daha yerinden kalkmadan onu sana getirebilirim. Bunu becerebilecek guce sahibim," dedi

[40] Kitap bilgisine sahip olan birisi de, "Ben onu, gozunu kırpman icin gecen sureden daha cabuk getirebilirim," dedi. Onu yanında duruyor gorunce, "Bu Rabbimin bir lutfudur. Sukur mu, yoksa nankorluk mu edecegimi sınıyor. Sukreden kendisi icin sukretmis olur. Nankorluk eden de, bilsin ki benim Rabbim Zengindir, Sereflidir," dedi

[41] Tahtının bicimini degistirin, bakalım dogruyu bulabilecek mi, yoksa dogruyu bulamıyanlardan mı olacak

[42] (Kadın lider) varınca kendisine, "Senin tahtın buna mı benziyor?" dendi. "Tıpkı o," dedi, "Bize ondan once bilgi verilmisti ve biz musluman idik

[43] Onu, ALLAH'tan baska taptıkları saptırmıstı. Inkarcı bir toplulugun bir bireyi idi

[44] Ona, "Sarayın salonuna gir," dendi. Sarayın salonunu gorunce, su havuzu sanarak bacaklarını sıvadı. (Suleyman) dedi ki, "Bu, kristalle dosenmis bir salondur." (Kadın lider), "Rabbim, kendime haksızlık etmisim. Suleyman ile birlikte evrenlerin Rabbi ALLAH'a teslim oldum," dedi

[45] Semud'a kardesleri Salih'i, "ALLAH'a kulluk edin," desin diye gonderdik. Bunun uzerine, cekisen iki gruba ayrıldılar

[46] Halkım," dedi, "neden iyilik yerine kotulukte acele ediyorsunuz? Merhamet edilmeniz icin ALLAH'tan bagıslanma dilemeniz gerekmez miydi

[47] Dediler ki, "Sen ve beraberindekiler bize ugursuzluk getirdiniz." Dedi ki, " Sizin ugursuzlugunuz ALLAH'tan gelmektedir. Dogrusu siz sınava sokulan bir toplumsunuz

[48] Kentte dokuzlu bir cete vardı; bolgede bozgunculuk cıkarıyorlar ve asla iyi bir sey yapmıyorlardı

[49] ALLAH'a and icerek birbirlerine, "Onu ve ailesine bir gece baskını yapalım ve sonra onun kabilesine, onların olumu hakkında hic bir sey bilmedigimizi ve dogru konustugumuzu soyleyelim," dediler

[50] Boylece bir plan kurdular, ancak onlar farkına varmadan biz de bir plan kurduk

[51] Planlarının nasıl sonuclandıgına bak; biz onları, halklarıyla birlikte yerle bir ettik

[52] Zulmetmeleri yuzunden, iste cokmus evleri... Bilen bir toplum icin bunda bir ders olmalı

[53] Inananları ve erdemli davrananları kurtardık

[54] Lut da halkına demisti ki, "Gordugunuz halde nasıl olur da boyle bir kotulugu isliyorsunuz

[55] Kadınları bırakıp erkeklerle mi cinsel iliski kuruyorsunuz? Siz gercekten pek cahil bir topluluksunuz

[56] Halkının yanıtı sadece, "Lut'un ailesini kasabanızdan cıkarın, onlar temiz kalmak istiyorlar," demek oldu

[57] Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı haric; onu geride kalanlardan saydık

[58] Onların uzerine bir cesit yagmur yagdırdık. Uyarılmıs bulunanların yagmuru ne de kotu idi

[59] De ki, "Ovgu ALLAH'a ozgudur. Selam (barıs) da sectigi kullarına olsun. ALLAH mı, yoksa onların ortak kostukları mı daha iyidir

[60] Gokleri ve yeri yaratan, gokten bir su yagdırıp, onunla sizin bir agacını dahi bitiremiyeceginiz guzel bahceler bitiren kimdir? ALLAH ile birlikte bir baska tanrı mı? Dogrusu, onlar sapan bir toplumdur

[61] Yeryuzunu bir yerlesim merkezi yapan, aralarından ırmaklar cıkaran, uzerine saglam daglar yerlestiren ve her iki suyun arasına bir engel koyan kimdir? ALLAH ile birlikten bir baska tanrı mı? Dogrusu, onların cogu bilmez

[62] Darda kalmısın cagrısına karsılık veren, kotulugu gideren ve sizi yeryuzunun varisleri kılan kimdir? ALLAH ile birlikte bir baska tanrı mı? Ne kadar az ogut alırsınız

[63] Karanın ve denizin karanlıklarında size yol gosteren kimdir? Rahmetinden once ruzgarları mujde olarak gonderen kimdir? ALLAH ile birlikte bir baska tanrı mı? ALLAH ortak kostuklarından cok yucedir

[64] Yaratılısı baslatan ve sonra onu tekrarlayan kimdir? Sizi gokten ve yerden rızıklandıran kimdir? ALLAH ile birlikte bir baska tanrı mı? De ki, "Dogru sozluler iseniz delilinizi getirin

[65] De ki, "Goklerde ve yerde, ALLAH'tan baska kimse gelecegi bilemez. Ne zaman dirileceklerinin bile farkına varmazlar

[66] Dogrusu, onların ahiret hakkındaki bilgileri derme-catmadır. Aslında ondan kusku icindedirler. Daha dogrusu, onlar ondan yana tumuyle kordurler

[67] Inkar edenler dediler, "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra mı cıkarılacagız

[68] Bize ve atalarımıza da daha once aynı soz verilmisti. Bunlar gecmislerin masallarından baska bir sey degildir

[69] De ki, "Yeryuzunu dolasın da sucluların sonunun ne olduguna bir bakın

[70] Onlara uzulme, planladıkları seylerden oturu de canını sıkma

[71] Dogru iseniz, bu soz ne zaman gerceklesecek?" diyorlar

[72] Belki, meydan okuyarak istediginiz seylerin bir kısmı size catmıstır bile," de

[73] Kuskusuz Rabbin halka karsı Lutuf Sahibidir, fakat cokları sukretmez

[74] Ve Rabbin onların goguslerinin gizledigini de acıga vurdugunu da elbette bilir

[75] Goklerde ve yerde gizli olan her sey, istisnasız apacık bir kitaptadır

[76] Bu Kuran, Israilogullarının hala tartısmakta oldugu bir cok konuyu anlatmaktadır

[77] Elbette o bir kılavuzdur ve inananlar icin bir rahmettir

[78] Rabbin, onların arasında kararını verecektir. O Ustundur, Bilendir

[79] ALLAH'a guven. Sen apacık gercegi izlemektesin

[80] Sen olulere duyuramazsın, aynı sekilde arkalarını donen sagırlara da cagrıyı duyuramazsın

[81] Koru de sapıklıgından cıkarıp yola iletemezsin. Sen ancak, ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; onlar (anlattıgın gercegi) kabul ederler

[82] Zamanı gelince, onlara topraktan mamul bir yaratık cıkaracagız; onlara, halkın ayet ve mucizelerimize inanmadıgını bildirecek

[83] Gun gelecek, her toplum icinde, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayan kimseleri toplayıp surecegiz

[84] Geldikleri zaman, "Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadıgınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptıgınız neydi?" der

[85] Haksızlık ettikleri icin verilen soz baslarına gelir ve artık konusamazlar

[86] Geceyi dinlenmelerine elverisli, gunduzu de aydınlık yaptıgımızı gormediler mi? Inanan bir toplum icin elbette bunda isaretler vardır

[87] Boruya ufuruldugu gun, goklerde ve yerde bulunan herkes, ALLAH'ın diledikleri haric korkuya kapılacaklardır. Hepsi ona boyun bukerek gelirler

[88] Dagları durgun sanırsın, halbuki bulutlar hareket ettigi gibi hareket etmektedir. Her seyi sapasaglam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir

[89] Kim iyilik getirirse, ona ondan daha iyisi verilir ve onlar o gunun korkusundan guvenlikte olurlar

[90] Kim kotuluk getirirse, atese yuzustu kapaklanır." Yaptıklarının karsılıgından baskasını mı bekliyordun

[91] Ben, sadece bu sehrin Rabbine kulluk etmekle emredildim. O burayı kutsal kılmıstır ve her sey O'nundur. Ben muslumanlardan olmakla emredildim

[92] Ve Kuran'ı okumakla da... Kim dogruyu bulursa kendi yararına dogruyu bulmustur. Kim saparsa ben ancak uyarıcılardan biriyim

[93] De ki, "Ovgu ALLAH'adır; ayetlerini size gosterecek, siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin onların yaptıgından habersiz degildir

Kasas

Surah 28

[1] TT. S. M

[2] Bu (harf) ler bu apacık Kitabın mucizeleridir

[3] Inanan bir toplum icin, Musa ile Firavun'un bir kısım haberini sana dogru olarak anlatmaktayız

[4] Firavun yeryuzunde despotca davrandı. Halkını sınıflara ayırıp onlardan bir grubu ezip somuruyor, kızlarını yasatıp ogullarını kesiyordu. O, bir bozguncu idi

[5] Yeryuzunde gucsuzlestirilip ezilenlere lutfederek diledik ki onları onderler ve varisler yapalım

[6] Ve onları yeryuzune yerlestirelim, Firavun, Haman ve ordularına, korktukları seyi gosterelim

[7] Musa'nın annesine: "Onu emzir, ancak ne zaman onun can guvenliginden endiselenirsen onu ırmaga at. Korkma, uzulme. Biz onu sana dondurecek ve onu elcilerden biri yapacagız," diye vahyettik

[8] Nihayet Firavun'un ailesi, kendileri icin bir dusman ve uzuntu kaynagı olacak o bebegi aldı. Firavun, Haman ve orduları suclular idiler

[9] Firavun'un karısı, "Gozumuz aydın olsun. Onu oldurme. Belki bize yararı dokunur, yahut onu evlat ediniriz." Hic bir seyden haberleri yoktu

[10] Musa'nın annesinin gonlu bombos sabahladı. Inanması icin gonlunu pekistirmeseydik, neredeyse durumu acıga vuracaktı

[11] Kızkardesine, "Onu izle," dedi. O da kimse farketmeden uzaktan izledi

[12] Onceden, onun sut annelerini kabul etmemesini sagladık. Nihayet (kızkardesi), "Sizin icin onun bakımını ustlenecek ve ona iyi davranacak bir aileyi gostereyim mi?" dedi

[13] Boylece onu annesine dondurduk ki gozu aydınlansın, uzulmesin ve ALLAH'ın sozunun gercek oldugunu bilsin. Ne var ki cokları bilmez

[14] Erginlik cagına gelip olgunlasınca ona bilgelik ve bilgi verdik. Iyi davrananları boyle odullendiririz

[15] Halkının haberi olmadıgı bir sırada kente girmisti. Orada iki adamın kavga ettiklerini gordu; biri onun tarafından (Ibrani), digeri de dusman tarafından (Mısırlı) idi. Tarafından olan adam dusmanına karsı ondan yardım istedi. Bunun uzerine Musa da otekine bir yumruk indirip isini bitirdi. "Bu seytanın bir isidir; o bir dusmandır, apacık bir saptırıcıdır," dedi

[16] Rabbim," dedi, "ben kendime haksızlık ettim, beni bagısla." O da onu bagısladı. Cunku O Bagıslayandır, Rahimdir

[17] Rabbim," dedi, "bana bagısladıgın nimetlere karsılık olarak bundan boyle suclulara yardım etmeyecegim

[18] Korku icinde, etrafı kollayarak sehirde sabahladı. Kendisinden dun yardım istemis olan adam, feryad ederek yine kendisinden yardım istiyordu. Musa ona, "Belli ki sen bir belalısın," dedi

[19] Ortak dusmanlarını yakalamak isteyince, "Musa, dun birisini oldurdugun gibi bu gun de beni mi oldurmek isitiyorsun? Sen, yeryuzunde erdemli biri olmak istemiyorsun; bir zorba olmak istiyorsun," dedi

[20] Sehrin ote yanından kosa kosa gelen bir adam, "Musa, ileri gelenler seni oldurmek icin aralarında gorusuyorlar. Cabuk burayı terket; ben sana ogut vermekteyim," dedi

[21] Korku icinde, cevreyi kollayarak oradan kactı. "Rabbim, beni su zalim toplumdan kurtar," dedi

[22] Medyen'e dogru yonelince, "Umarım Rabbim beni dogruya iletir," dedi

[23] Medyen suyuna vardıgında, orada hayvanlarını sulayan halktan bir grup buldu. Onların gerisinde itilip kakılan iki kadın gordu. Onlara, "Ne yapmak istiyorsunuz?" dedi. "Cobanlar sulayıp cekilmeden sulayamayız. Babamız da cok yaslı bir adamdır," dediler

[24] Onlar icin suladı, sonra golgeye cekildi ve, "Rabbim, senin bana bagıslayacagın her seye muhtacım," dedi

[25] Cok gecmeden onlardan birisi utana utana ona dogru yuruyerek geldi ve "Babam, bizim icin sulamana karsılık olarak sana ucret vermek istiyor," dedi. Onunla karsılasıp ona basından gecenleri anlatınca o, "Korkma," dedi, "Zalim topluluktan kurtulmus bulunuyorsun

[26] Onlardan biri, "Babacıgım, ona is ver. O, senin ucretle tuttuklarının en iyisidir; hem guclu, hem de guvenilir biri," dedi

[27] Dedi ki, "Bana sekiz hac boyunca calısman kosuluyla seni su kızlarımdan biriyle nikahlamak istiyorum. Dilersen onu on (yıl)a tamamlayabilirsin. Sana zorluk cıkarmak istemiyorum. ALLAH dilerse, beni erdemli davranan biri olarak bulacaksın

[28] Dedi ki, "Bu, seninle benim arasında bir sozlesmedir. Hangi sureyi yerine getirirsem bana dusmanlık yok. Konustuklarımıza ALLAH garantordur," dedi

[29] Musa, o sureyi bitirip ailesiyle birlikte yola cıkınca Tur'un yamacında bir ates gordu ve ailesine, "Burada dur, ben bir ates gordum. Belki size ondan bir haber veya bir ates koru getiririm de onunla ısınırsınız," dedi

[30] Oraya varınca (yanan) agacın bulundugu kutsal bolgede, sag yamacın kenarından kendisine seslenildi: "Musa, Ben evrenlerin Rabbi ALLAH'ım

[31] Degnegini at." Onu bir yılan gibi titresir gorunce, ardına bile bakmadan donup kactı. "Musa, don, korkma, sen guvencedesin

[32] Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz cıksın. Korkudan acılan kanatlarını katlayıp indir. Bu ikisi, Firavun ve ileri gelen ekibine Rabbinden iki delildir. Onlar yoldan cıkan bir toplum olmuslardır

[33] Dedi ki, "Rabbim, ben onlardan bir kisiyi oldurmustum. Beni oldureceklerinden korkarım

[34] Ayrıca, kardesim Harun benden daha iyi konusur. Onu benimle birlikte, beni destekleyen bir yardımcı olarak gonder. Beni yalanlamalarından korkarım

[35] Dedi ki, "Senin pazunu kardesinle guclendirecegiz ve ikinize oyle bir yetki verecegiz ki size dokunamıyacaklar. Siz ikiniz ve sizi izleyenler mucizelerimizle zafer kazanacaksınız

[36] Musa onlara apacık ayet ve mucizelerimizle gidince, "Bu ancak uydurma bir buyudur. Biz boyle bir seyi onceki atalarımızdan isitmedik," dediler

[37] Musa dedi ki, "Rabbim, kendisinden bir hidayetle gelenin kim oldugunu ve sonunda kimin kazanclı cıkacagını iyi bilir. Zalimler kesinlikle basaramazlar

[38] Firavun, "Ey ileri gelenler, ben sizin icin benden daha iyi bir tanrı bilmiyorum. Haman, benim icin balcıgın uzerinde ates yakarak tugla hazırla ve Musa'nın tanrısına ulasabilmem icin bir kule yap. Ben onun yalancı olduguna inanıyorum," dedi

[39] O ve ordusu yeryuzunde haksız yere buyuklendi ve bize donmeyeceklerini sandılar

[40] Onları ve ordusunu yakalayıp denize attık. Zalimlerin sonunun nasıl olduguna dikkat et

[41] Onları, atese cagıran onderler kıldık; dirilis gununde de yardım gormezler

[42] Bu dunyada onları lanetle yaftaladık, dirilis gununde de asagılanacaklardır

[43] Ilk nesilleri (Nuh, Hud, Salih, Lut ve Suayb'ın halklarını) yok ettikten sonra Musa'ya, halkı aydınlatan bir kılavuz ve rahmet olarak kitabı verdik; belki ogut alırlar diye

[44] Musa'ya emri ilettigimiz zaman sen batı tarafında bulunmuyordun; sen tanık degildin

[45] Fakat biz bir cok nesiller yarattık. Uzerinden cok zaman gecti. Sen Medyen halkı arasında bulunup ayetlerimizi okuyor da degildin. Ancak, biz elciler gondeririz

[46] (Musa'ya) Seslendigimizde Tur'un yamacında da bulunmuyordun. Ancak, senden once kendilerine bir uyarıcı gelmemis bir toplumu uyarman icin Rabbinden bir rahmet olarak (sana bilgi veriyoruz); belki ogut alırlar

[47] Kendi elleriyle isledikleri yuzunden baslarına bir musibet geldiginde, "Rabbimiz, bize bir elci gonderseydin de senin ayetlerine uysaydık ve inananlardan olsaydık," diyemesinler diye

[48] Tarafımızdan kendilerine gercek ulastıgında, "Keske Musa'ya verilen (mucizeler) in bir benzeri bize de getirilseydi!" dediler. (Aynı kafa yapısına sahip olanlar) daha once de Musa'ya verilenleri inkar etmemisler miydi? "Birbirini destekleyen iki buyu (kitabı) dır. Biz ikisini de reddediyoruz," dediler

[49] De ki, "Dogru sozlu iseniz, ALLAH katından bu ikisinden daha iyi yol gosteren bir kitap getirin, ben ona uyayım

[50] Sana cevap vermezlerse bil ki sadece kuruntularına uyuyorlar. ALLAH'tan gelen bir yol gosterici olmadan, kuruntularına uyandan daha sapık kim olabilir? Kuskusuz ALLAH zalim halkı dogruya iletmez

[51] Ogut alırlar diye kendilerine mesajı iletip durduk

[52] Kendilerine daha onceki kitapları verdiklerimiz buna inanırlar

[53] Kendilerine okundugu zaman, "Ona inandık. Bu, Rabbimizden gelen gercektir. Zaten ondan once de muslumanlar idik," derler

[54] Onların odulleri, sabretmelerinden oturu iki kez verilecektir. Kotulugu iyilikle savarlar ve kendilerine verdigimiz nimetlerden verirler

[55] Bos sozleri isittiklerinde ondan yuz cevirirler ve, "Bizim isimiz bize, sizin isiniz size. Size selam (barıs) olsun. Biz cahillerle ugrasmak istemeyiz," derler

[56] Sen sevdigini dogruya iletemezsin. Diledigini dogruya ileten sadece ALLAH'tır. Dogruya ulasmayı hakedenleri en iyi bilen de O'dur

[57] Dediler ki, "Senin hidayetine uysak yurdumuzdan ediliriz. Onları, katımızdan her cesit urunun rızık olarak toplanıp goturuldugu guvenli ve kutsal bir bolgeye yerlestirmedik mi? Ne var ki cokları bilmez

[58] Kendilerine verilen nimetlere nankorluk eden nice toplumları yok etmisizdir. Iste sunlar, kendilerinden sonra pek az kimse tarafından ikametgah edinilmis evleridir. Oralara biz varis olduk

[59] Rabbin, toplumların merkezine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elci gondermedikce onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz

[60] Size verilen her sey, bu dunya hayatının malı ve susudur. ALLAH'ın yanında olanlar ise daha iyi ve sureklidir. Anlamaz mısınız

[61] Kavusacagı guzel bir odulu kendisine soz verdigimiz bir kimse, kendisini dunya hayatının malıyla nimetlendirdigimiz ve sonra dirilis gunu hesaba cekilen kimse gibi midir

[62] Gun gelir, onlara, "Ortaklarım olduklarını iddia etmekte olduklarınız hani nerede?" diye seslenir

[63] Aleyhlerinde yargının gerceklestigi kimseler, "Rabbimiz, sunlar bizim saptırdıgımız kimselerdir; biz kendimiz sapmıs oldugumuz icin onları saptırdık. Onları bırakıp sana sıgınıyoruz. Onlar aslında bize tapmıyorlardı," derler

[64] Onlara, "Haydi ortaklarınızı (yardıma) cagırın." Bunun uzerine onları cagırırlar, ancak kendilerine karsılık vermezler. Azabı gorurler ve dogru yolda bulunmadıklarına yanarlar

[65] O gun onlara seslenerek, "Elcilere nasıl bir cevap verdiniz?" der

[66] O gunde gerceklesen olaylar karsısında saskına donmuslerdir

[67] Kim tevbe eder, inanır ve erdemli davranırsa iste o zaman basarılı olabilir

[68] Rabbin diledigini yaratır, diledigini secer. Secim onlara ait degildir. ALLAH onların ortak kostuklarından uzaktır, yucedir

[69] Cunku Rabbin, onların acıga vurduklarını bildigi gibi goguslerinin gizlediklerini de bilir

[70] O ALLAH'tır; O'ndan baska tanrı yoktur. Basta da Sonda da ovguler O'nadır. Tum yargı da O'na aittir ve O'na donduruleceksiniz

[71] De ki, "ALLAH geceyi dirilis gunune kadar uzerinize surekli kılsaydı ne dersiniz? ALLAH'tan baska hangi Tanrı size bir ısık getirebilir? Isitmiyor musunuz

[72] De ki, "ALLAH gunduzu dirilis gunune kadar uzerinize surekli kılsaydı ne dersiniz? ALLAH'tan baska hangi Tanrı dinleneceginiz geceyi size getirebilir? Gormuyor musunuz

[73] Geceyi ve gunduzu, birinde dinlenmeniz ve digerinde onun nimetlerini aramanız icin duzenlemesi O'nun rahmetindendir. Belki sukredersiniz

[74] Onlara seslendigi gun, "Benim ortaklarım oldugunu sandıgınız kimseler nerede?" der

[75] Her bir toplumdan bir tanık secer ve, "Delilinizi getirin," deriz. Boylece, tum gercegin ALLAH'a ait oldugunu ogrenecekler ve uydurmus oldukları seyler kendilerini bırakıp kaybolacaktır

[76] Karun, Musa'nın halkından olmasına ragmen ihanet edip onlara zulmetti. Kendisine oyle hazineler vermistik ki anahtarları guclu bir topluluga bile agır geliyordu. Halkı ona soyle demisti: "Sımarma, ALLAH sımaranları sevmez

[77] ALLAH'ın sana verdigi nimetlerle, dunyadaki payını unutmadan ahiret yurdunu ara. ALLAH sana nasıl iyilikte bulunmussa sen de iyilikte bulun. Yeryuzunde bozgunculuk yapmayı arama. ALLAH bozguncuları sevmez

[78] Dedi ki, "Tum bunlar bana, bilgi ve becerimden dolayı verildi." Ondan once, kendisinden daha buyuk bir guce ve sayısal cogunluga sahip nice nesilleri ALLAH'ın yok ettigini bilmezmi? Sucluların sucları kendilerinden sorulmaz

[79] Bir ara, tum gorkemiyle halkının arasına cıkmıstı. Dunya hayatını secenler, "Keske Karun'a verilenlerin bir benzeri bize de verilseydi. Gercekten, o cok sanslı biri," dediler

[80] Kendilerine bilgi verilmis olanlar, "Yazık size, inanan ve erdemli davranan icin ALLAH'ın odulu daha iyidir," dediler. Buna ancak sabredenler kavusturulur

[81] Onu eviyle birlikte yerin dibine gecirdik. ALLAH'ın dısında kendisine yardım edecek bir bolugu yoktu; kazananlardan olmadı

[82] Bir onceki gun onun durumuna imrenenler, "Demek ki ALLAH kullarından diledigine rızkı bol verir, diledigine de kısar. ALLAH bize lutfetmeseydi bizi de batırırdı. Demek kafirler basarıya ulasamazlar," demeye basladılar

[83] Bu ahiret yurdunu, yeryuzunde boburlenmeyi ve bozgunculugu istemiyenlere ayırdık. Sonuc erdemlilerindir

[84] Kim iyilikle gelirse kendisine ondan daha iyisi verilecektir. Kim kotuluk ile gelirse, o kotulukleri isleyenlere ancak yaptıkları kadar bir karsılık verilecektir

[85] Sana Kuran'ı ozguleyen, kuskusuz seni kararlastırılmıs noktaya dondurecektir. De ki, "Kimin hidayet getirdigini ve kimin acık bir sapıklık icinde oldugunu Rabbim iyi bilir

[86] Sana bu kitabın verilecegini ummazdın; ancak bu Rabbinden bir rahmettir. Kafirlere arka olma

[87] Sana indirildikten sonra seni ALLAH'ın ayetlerinden saptırmasınlar. Rabbine cagır; ortak kosanlardan olma

[88] ALLAH ile birlikte hic bir tanrıyı cagırma. O'ndan baska tanrı yoktur. O'nun varlıgı haric her sey yok olmaya mahkumdur. Yargı tumuyle O'nundur ve siz O'na donduruleceksiniz

Ankebût

Surah 29

[1] M

[2] Insanlar, sadece "Inandık" demeleriyle, hic sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyor

[3] Kendilerinden oncekileri sınadık. Elbette ALLAH dogrucuları ile yalancıları birbirinden ayıracaktır

[4] Kotulukleri isleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kotu bir yargıda bulunuyorlar

[5] Kim ALLAH ile karsılasmayı umuyorsa, (sunu bilsin ki) ALLAH'la randevu mutlaka gerceklesecektir. O, Isitendir, Bilendir

[6] Kim bizim icin caba gosterirse, kendisi icin caba gostermis olur. ALLAH hic kimseye muhtac degildir

[7] Inanıp erdemli davrananların kotuluklerini elbette ortecegiz ve yapmıs olduklarının daha iyisiyle onları odullendirecegiz

[8] Biz insana, anne ve babasına iyi davranmasını ogutlemisizdir. Ancak onlar, hakkında bilgin olmayan bir seyi bana ortak kosman icin seninle mucadele ederlerse ikisine de uyma. Hepinizin donusu banadır ve yaptıklarınız seyler hakkında size bilgi verecegim

[9] Inanıp erdemli davrananları erdemliler arasına sokacagız

[10] Insanlardan, "ALLAH'a inandık,"diyenlerden bazıları var ki, ALLAH yolunda sıkıntı cekince halkın zulum ve iskencesini ALLAH'ın cezası gibi sayar. Ama Rabbinden sana bir zafer gelse, "Biz sizinle birlikte idik,"derler. ALLAH herkesin en gizli dusuncelerini bilmez mi

[11] ALLAH elbette inananlarla ikiyuzluleri acıga cıkaracaktır

[12] Inkarcılar inananlara, "Yolumuza uyun; gunahlarınızı biz yukleniriz,"dediler. Oysa onların gunahlarından hic bir seyi yuklenecek degillerdir; yalancıdırlar

[13] Gercekte, kendi yuklerine ek olarak (sorumlu oldukları) baska yukleri de yuklenecekler ve uydurdukları seylerden dirilis gunu sorulacaklardır

[14] Nuh'u, halkına gondermistik ve onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Ancak zulmettikleri icin onları tufan yakaladı

[15] Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık

[16] Ibrahimi de... Halkına demisti ki, "ALLAH'a kulluk edin ve O'nu saygıyla dinleyin. Bilirseniz, bu sizin icin daha iyidir

[17] Yalan uydurup ALLAH'tan baska putlara tapıyorsunuz. ALLAH'ın dısında taptıklarınız size hic bir rızık veremez. Oyleyse rızkınızı sadece ALLAH'ın yanında arayın, O'na kulluk edin ve O'na sukredin; donusunuz O'nadır

[18] Yalanlarsanız, sizden onceki toplumlar da yalanlamıslardı. Elcinin gorevi ancak acıkca bildirmektir

[19] ALLAH'ın yaratılısı nasıl baslatıp, nasıl tekrarladıgını gormediler mi? Bu, elbette ALLAH icin kolaydır

[20] De ki, "Yeryuzunu dolasın ve yaratılısın nasıl basladıgını gorun." Sonra, yine ALLAH (ahiretteki) son yaratılısı baslatacaktır. ALLAH'ın her seye gucu yeter

[21] Diledigini cezalandırır ve diledigine acır; O'na cevrileceksiniz

[22] Siz ne yeryuzunde ne de gokte bunu engelleyemezsiniz. Sizin ALLAH'tan baska Sahibiniz ve Yardımcınız yoktur

[23] ALLAH'ın ayet ve mucizelerini ve O'nunla karsılasmayı inkar edenler, Rahmetimden umit kesenlerdir. Onlar acı bir cezayı haketmislerdir

[24] Halkının karsılıgı, "Onu oldurun, yahut yakın,"demelerinden baska bir sey olmadı. Ancak ALLAH onu atesten kurtardı. Inanan bir toplum icin bunda dersler vardır

[25] Dedi ki, "Sizin ALLAH'ın yanında putlara tapmanız, sadece dunya hayatında aranızdaki dostlugu korumak amacıyladır. Fakat sonra, dirilis gununde birbirinizi inkar edersiniz, birbirinizi lanetlersiniz. Varacagınız yer atestir ve orada yardımcı bulamazsınız

[26] Bunun uzerine ona Lut inandı ve, "Ben Rabbime goc ediyorum. Kuskusuz O Ustundur, Bilgedir,"dedi

[27] O'na (Ibrahim'e) Ishak ve Yakub'u bagısladık. Soyuna peygamberlik ve kitap verdik. Odulunu bu dunyada verdik ve ahirette de erdemlilerle birlikte olacaktır

[28] Lutu da gonderdik. Halkına dedi ki: "Sizden once hic kimsenin islemedigi boyutta bir gunahı isliyorsunuz

[29] Siz erkeklerle cinsel iliski kuruyor, yolları kesiyor ve toplantılarınızda her kotulugu isliyorsunuz." Halkının biricik karsılıgı, "Dogrulardan isen ALLAH'ın azabını getir bakalım,"demeleri oldu

[30] Rabbim, su bozguncu topluluga karsı bana zafer ver,"dedi

[31] Elcilerimiz Ibrahim'e mujdeyle vardıklarında, "Bu kentin (Sodom) halkını yok etmek uzereyiz. Cunku oranın halkı zalim oldular,"dediler

[32] Dedi ki, "Ama orada Lut var." Onlar da, "Orada kimlerin bulundugunu iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracagız, fakat karısı haric; o geride kalacaklardandır,"dediler

[33] Elcilerimiz Lut'a vardıklarında elcilerimize yapılan muameleden dolayı fenalastı, zor durumda kaldı. Kendisine dediler ki, "Korkma, uzulme. Biz seni ve aileni kurtaracagız. Karın haric; o geride kalanlardan olmustur

[34] Yoldan cıktıkları icin, biz bu kentin uzerine gokten bir felaket indirecegiz

[35] Aklını kullanan bir toplum icin apacık bir ders olarak oradan bazı kalıntılar bıraktık

[36] Medyen'e de kardesleri Suayb'ı... "Halkım, ALLAH'a kulluk edin, ahiret gununu arayın ve yeryuzunde bozgunculuk yaparak karısıklık cıkarmayın,"demisti

[37] Onu yalanladılar, nihayet kendilerini bir deprem yakaladı ve evlerinde diz ustu cokup kaldılar

[38] Aynı sekilde, Ad ve Semud'u da... Akibetleri, oturmus oldukları yerlerden size belli olmaktadır. Seytan islerini onlara suslu gostererek onları yoldan saptırdı. Halbuki gorup anlayacak yetenege sahiptiler

[39] Karun, Firavun ve Haman'ı da... Musa, onlara apacık delillerle gitmisti; ancak onlar yeryuzunde buyukluk tasladılar. Atlatıp kacamadılar

[40] Hepsini gunahlarıyla yakaladık. Onlardan kimine cılgın bir fırtına gonderdik, kimini korkunc bir ses yakaladı, kimini yerin dibine gecirdik, kimini de bogduk. Onlara zulmeden ALLAH degildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

[41] ALLAH'ın dısında edindikleri velilerin ornegi, bir ev edinen disi orumcegin ornegine benzer. Gercek su ki, evlerin en curugu (en az guvenilir olanı) disi orumcegin evidir, keske bilselerdi

[42] ALLAH onların kendisinden baska taptıklarının aslında hic bir sey olmadıgını iyi bilir. O Ustundur, Bilgedir

[43] Bu ornekleri halk icin veririz ve onları bilen kimselerden baskası dusunup anlamaz

[44] ALLAH gokleri ve yeri belli bir amac icin yarattı. Bunda inananlar icin bir kanıt vardır

[45] Sana vahyetmis oldugumuz kitaptan oku ve namazı gozet. Cunku namaz, igrenc ve kotu seylerden vazgecirir. ALLAH'ı (namaz yoluyla) anmak en onemlidir. ALLAH ne yaptıgınızı bilir

[46] Kitap halkıyla, zalim olanları haric en guzel bir bicimde tartısın ve "Bize indirilene inandık ve size de indirilene inandık. Bizim Tanrımız, sizin de Tanrınız birdir. Biz sadece O'na teslim olduk,"deyin

[47] Iste sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermis olduklarımız ona inanacaklardır. Sunlardan (ummilerden) da bazıları inanacaktır. Kafirlerden baskası ayetlerimizi reddetmez

[48] Sen daha onceki kitaplardan hic birini okumuyordun ve onları elinle de yazmıyordun. Bu durumda, yanlısı savunanların kuskulanması icin bir bahane olusacaktı

[49] Gercekte o, kendilerine bilgi verilmis olanların gogsunde apacık ayetlerdir. Zalimlerden baskası ayetlerimizi reddetmez

[50] Ona Rabbinden bir mucize inmeli degil miydi?" dediler. De ki, "Mucizeler ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apacık bir uyarıcıyım

[51] Bu kitabı sana indirmis olmamız ve kendilerine okunması onlara yetmez mi? Bunda inanan bir toplum icin bir rahmet ve ogut vardır

[52] De ki, "Benimle sizin aranızda tanık olarak ALLAH yeter. Goklerde ve yerde ne varsa bilir. Yanlısa inanıp, ALLAH'a inanmıyanlar, asıl zarara ugrayanlardır

[53] Azabı getirmen icin sana meydan okuyorlar! Belirlemis oldugumuz bir zaman olmasaydı, o azap onlara gelecekti. Onlara ansızın, haberleri olmadan gelecektir

[54] Sana azabı getirmen icin meydan okuyorlar. Halbuki cehennem kafirleri kusatmıs bile

[55] Gun gelecek azap ustlerinden ve ayaklarının altından onları sarıp ortecek ve (Tanrı onlara), "Yaptıklarınızı tadın,"diyecektir

[56] Ey inanan kullarım, topragım genistir, sadece bana kulluk edin

[57] Her nefis olumu tadacak ve sonra bize donduruleceksiniz

[58] Inanan ve erdemli davrananları icinden ırmaklar akan cennetin kosklerine yerlestirecegiz; orada ebedi kalırlar. Calısanların karsılıgı ne guzeldir

[59] Onlar ki direndiler ve Rab'lerine guvendiler

[60] Besinlerini tasıyamıyan nice yaratıklar vardır ki onları da sizi de ALLAH besler

[61] Onlara, "Gokleri ve yeri kim yarattı? Gunesi ve ay'ı kim emrinize verdi?" diye sorsan, "ALLAH,"diye karsılık verecekler. Oyleyse neden sapıyorlar

[62] ALLAH kullarından diledigine rızkı arttırır ve kısar. ALLAH her seyi Bilendir

[63] Onlara, "Gokten suyu kim indirip olumunden sonra topragı canlandırıyor?" diye sorsan, "ALLAH,"diyecekler. De ki, "Ovgu ALLAH'a aittir." Ancak cokları anlamaz

[64] Bu dunya hayatı bir eglence ve oyundan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise gercek hayattır; bir bilselerdi

[65] Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu cagırırlar. Ne zaman ki onları denizden kurtarırız ortak kosmaya tekrar baslarlar

[66] Bırak, kendilerine verdiklerimize nankorluk etsinler, zevklensinler. Ileride bilecekler

[67] Cevrelerindeki insanlar kapılıp goturulurken, kutsal bolgeyi guvenli kıldık. Batıla inanıp ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar

[68] Yalan uydurup ALLAH'a yakıstırandan ve kendisine gelen gercegi yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kafirler icin cehennemde bir yer yok mu

[69] Ugrumuzda caba gosterenleri yollarımıza iletecegiz. ALLAH hic kuskusuz iyilik edenlerle beraberdir

Rûm

Surah 30

[1] M

[2] Romalılar yenildiler

[3] (Arapların yasadıgı) bolgeye en yakın yerde... Yenilgilerinden sonra yeneceklerdir

[4] Bir kac sene icinde. Is, onunde sonunda ALLAH'a aittir. O gun inananlar sevineceklerdir

[5] ALLAH'ın zaferiyle... O diledigini zafere ulastırır. O Ustundur, Rahimdir

[6] ALLAH'ın vermis oldugu sozdur. ALLAH sozunu bozmaz; fakat insanların cogu bilmez

[7] Onlar dunya hayatının dıs yuzunu yanını bilirler. Ahiretten ise habersizdirler

[8] Kendi kendilerine hic dusunmediler mi ki ALLAH gokleri, yeri ve aralarındakileri bir amac icin ve belli bir sure icin yaratmıstır. Buna ragmen, insanların cogunlugu Rab'leriyle karsılasmayı inkar etmektedirler

[9] Yeryuzunde dolasıp, kendilerinden oncekilerin sonunun nasıl olduguna bakmazlar mı? Onlardan daha guclu idiler, topragı islediler ve onlardan daha fazla uretimde bulundular. Elcileri onlara apacık delillerle gitmislerdi. Onlara zulmeden ALLAH degildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

[10] Kotuluk isleyenlerin sonu kotu oldu. Cunku ALLAH'ın ayet ve mucizelerini yalanladılar ve onlarla eglendiler

[11] Yaratılısı baslatan, sonra onu tekrarlayan ALLAH'tır. Ve sonunda siz O'na donduruleceksiniz

[12] Saatin gerceklestigi gun suclular soke olurlar

[13] Kostukları ortaklarından da kendilerine sefaat eden hic bir kimse cıkmaz; ortaklarını inkar ederler

[14] Saatin gerceklestigi gun gruplara ayrılırlar

[15] Inanıp erdemli davrananlar ise bir bahce icinde neselendirilirler

[16] Inkar edip, ayetlerimizi ve ahiret bulusmasını yalanlayanlar da azabın icine sokulurlar

[17] Oyleyse geceleyin bir koseye cekildiginiz ve sabahleyin kalktıgınız zaman ALLAH'ı ovguyle anın

[18] Aksam ve ogle tatilinde goklerde ve yerde tum ovguler O'nadır

[19] Oluden diriyi cıkarır, diriden de oluyu cıkarır ve olumunden sonra yeryuzunu diriltir; siz iste boyle cıkarılacaksınız

[20] Sizi bir topraktan yaratması ve sonra yayılıp cogalan insanlar olmanız O'nun ayetlerindendir

[21] Kendileriyle rahatlayıp huzur bulasınız diye sizin icin turunuzden esler yaratması ve aranıza dostluk sevgisi ve merhamet koyması O'nun ayetlerindendir. Dusunen bir toplum icin bunda isaretler vardır

[22] Goklerin ve yerin yaratılısı, dillerinizin ve renklerinizin farklılıgı da O'nun ayetlerindendir. Bilenler icin bunda isaretler vardır

[23] Geceleyin ve gunduzun uyumanız ve O'nun lutfundan aramanız da O'nun ayetlerindendir. Dinleyen bir toplum icin bunda isaretler vardır

[24] Korku ve umut kaynagı olarak size simsegi gostermesi ve gokten bir su indirerek olumunden sonra onunla yeri diriltmesi de O'nun ayetlerindendir. Aklını kullanan bir toplum icin bunda isaretler vardır

[25] Gogun ve yerin O'nun buyruguyla ayakta durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden bir tek cagrıyla cagırdıgı vakit siz cıkıverirsiniz

[26] Goklerde ve yerde bulunan herkes O'na aittir; hepsi O'na boyun egmektedir

[27] Yaratılısı baslatıp tekrarlayan da O'dur; bu O'na cok kolaydır. Goklerde ve yerde en yuce ornek O'na aittir. O Ustundur, Bilgedir

[28] Iste size kendi icinizden bir ornek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdigimiz rızıklarda size esit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden cekindiginiz gibi onlardan da cekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum icin ayetleri b oyle detaylı acıklarız

[29] Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. ALLAH'ın saptırdıgını kim dogruya iletebilir? Onlara hic kimse yardım etmez

[30] Bir tek Tanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, ALLAH insanları boyle bir yaratılıs ile donatarak yaratmıstır. ALLAH'ın yaratısında degisiklik olmaz. Bu, tam yetkin bir dindir, fakat insanların cogu bilmez

[31] O'na yonelin; O'nu sayıp dinleyin. Namazı gozetin ve ortak kosanlardan olmayın

[32] Onlar ki dinlerini parcaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip ovunmektedir

[33] Halka bir zarar dokundugu gun tumuyle Rab'lerine yonelerek dua ederler. Fakat sonra, kendilerine bir rahmet tattırınca bazıları Rab'lerine ortak kosar

[34] Boylece kendilerine verdiklerimize karsı nankorluk ederler. Zevklenin bakalım; ileride bileceksiniz

[35] Yoksa onlara, ortak kosmalarını destekleyen bir delil mi indirdik

[36] Halka bir rahmet tattırdıgımız vakit onunla sevinirler. Yaptıklarının karsılıgı olarak kendilerine bir kotuluk dokunsa derhal umutsuzluga duserler

[37] ALLAH'ın, diledigine rızkı arttırdıgını ve kıstıgını gormezler mi? Inanan bir toplum icin bunda dersler vardır

[38] Oyleyse yakınlıgı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da... ALLAH'ın rızasını dileyenler icin bu daha iyidir; onlar basarıya ulasanlardır

[39] Halkın malları icinde artması icin verdiginiz tefecilik parası ALLAH'ın yanında artmaz. Ancak, ALLAH'ın rızasını dileyerek verdiginiz bir zekata gelince, onu verenler yatırımlarını katlarlar

[40] ALLAH sizi yarattı, sonra size rızık verdi, sonra sizi oldurur, sonra sizi diriltir. Ortaklarınızdan hangisi bunlardan birisini yapabilir? Ovguler O'na aittir. Onların ortak kostuklarından cok yucedir

[41] Halkın elleriyle isledikleri yuzunden karada ve denizde felaketler yaygınlastı. Boylece, (kotulukten) donerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor

[42] De ki, "Yeryuzunde dolasın da oncekilerin sonunun nasıl olduguna bakın." Cokları ortak kosanlardı

[43] Oyleyse, ALLAH'tan, geri cevrilmesi olanaksız bir gun gelmeden once kendini dosdogru olan dine ada. O gun soke olurlar

[44] Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir. Kimler de erdemli davranırlarsa kisiliklerini guclendirmis ve gelistirmis olurlar

[45] Cunku O, inananları ve erdemli davrananları lutfundan odullendirecektir. O, inkarcıları sevmez

[46] Size rahmetini tattırmak, emriyle gemileri yurutmesi, lutfunu (ticaret yoluyla) aramanız ve sukretmeniz icin ruzgarları mujdeci olarak gondermesi de O'nun ayetlerindendir

[47] Senden once elcileri halklarına apacık delillerle gonderdik. Suc isleyenleri de cezalandırdık. Inananlara yardım etmek gorevimizdir

[48] ALLAH ruzgarları gondererek bulutları surer, onları diledigi gibi gokte yayıp ustuste yıgar ve sen de onların arasından yagmurun cıktıgını gorursun. Kullarından dilediginin uzerine onu yagdırınca hemen sevinirler

[49] Halbuki onlar, onun kendilerine yagmadan once umutsuzdular

[50] ALLAH'ın rahmetinin urunlerine bak; olumunden sonra topragı nasıl da diriltiyor. Bunun gibi oluleri de diriltecektir. O her seye gucu yetendir

[51] Ancak, O bir fırtına gonderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardıgını gorseler hemen inkar ve nankorluk etmeye baslarlar

[52] Sen ne olulere isittirebilirsin, ne de arkalarını donup giden sagırlara cagrıyı duyurabilirsin

[53] Koru de sapıklıgından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara isittirebilirsin ki onlar hemen teslim olurlar

[54] ALLAH sizi zayıf olarak yarattı, zayıflıktan sonra size guc verdi, gucten sonra zayıflık ve agarmıs saclar verdi. O diledigini yaratır. O Bilendir, Gucludur

[55] Saat (dunyanın sonu) gerceklestigi zaman, suclular, (dunyada) ancak bir saat kaldıklarına and icerler. Onlar iste boyle yanılıyorlardı

[56] Kendilerine bilgi ve inanc verilenler, "Siz ALLAH'ın yasasına gore, dirilis gunune kadar kaldınız. Bu, dirilis gunudur; fakat siz bilemediniz," diyeceklerdir

[57] O gun, zalimlerin ozru kendilerine bir yarar saglamıyacaktır; kendilerini temize cıkarmaları da istenmez

[58] Biz bu Kuran'da halka her turlu ornegi verdik. Onlara bir mucize getirsen, kafirler, "Siz yanılanlarsınız," diyeceklerdir

[59] ALLAH bilmeyenlerin kalplerini iste boyle damgalar

[60] Oyleyse sabret. ALLAH'ın sozu gercektir. Kesin inanca sahip olmayanlar seni gevseklige suruklemesin

Lokman

Surah 31

[1] M

[2] Bun (harf) lar bu bilge kitabın mucizeleridir

[3] Guzel davrananlara bir yol gosterici ve bir rahmettir

[4] Onlar ki namazı gozetirler, zekatı verirler; ahiret hakkında da kuskuları yoktur

[5] Rab'leri tarafından gosterilen bir yolu izleyenler ve kazananlar bunlardır

[6] Insanlardan bazısı var ki, halkı bilgisizce ALLAH'ın yolundan saptırmak ve onu hafife almak icin temelsiz hadislere sarılırlar. Onlar icin asagılayıcı bir azap vardır

[7] Kendisine ayetlerimiz okundugu zaman, sanki onu hic isitmemis gibi, sanki kulaklarında agırlık varmıs gibi buyuklenerek ardını doner

[8] Inanıp erdemli davrananlar icin nimet cennetleri vardır

[9] Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sozu gercektir. O Ustundur, Bilgedir

[10] Gokleri, gordugun bir direk olmadan yaratmıstır. Ve sarsılmamanız icin yeryuzune denge saglayıcılar atıp yerlestirdi ve orada her cesit yaratıgı yaydı. Gokten bir su yagdırdık ve orada her guzel cifti bitirdik

[11] Bu ALLAH'ın yaratısıdır. O'ndan baskasının neler yarattıgını bana gosterin. Zalimler, gercekten apacık bir sapıklık icindedirler

[12] Lokman'a bilgelik verdik: "ALLAH'a sukretmelisin." Kim sukrederse kendisi icin sukreder; kim nankorluk ederse, elbette ALLAH muhtac degildir, Cok Ovulendir

[13] Lokman ogluna ogut verirken sunu demisti: "Sevgili oglum, ALLAH'a ortak kosma, kuskusuz sirk (Tanrı'ya ortak kosmak) buyuk bir zulumdur

[14] Biz insana ana babasını ogutledik. Annesi onu buyuk bir guclukle tasır. Sutten kesilmesi iki yıl icinde olur. Bana ve ana babana tesekkur etmelisin. Donus banadır

[15] Hakkında bilgin olmayan bir seyi bana ortak kosman icin seninle mucadele ederlerse ikisine de uyma. Ancak dunyada onlara iyi davranmalısın. Bana yonelenlerin yoluna uy. Sonunda donusunuz banadır ve yaptıgınız herseyi size bildirecegim

[16] Sevgili oglum, hardal tanesi agırlıgınca bir sey, ister bir kayanın icinde bulunsun, ister goklerde veya yerde olsun, ALLAH onu getirir. ALLAH Latiftir, Haberdardır

[17] Sevgili oglum, namazı gozet, iyiligi emret, kotulukten menet ve basına gelene sabret. Bunlar temel davranıslardandır

[18] Buyukluk taslayarak halkı kucumseme, yeryuzunde de boburlenerek dolasma. ALLAH kendini begenip ovuneni sevmez

[19] Yuruyusunde gosteristen kacın ve sesini de kıs. En cirkin ses eseklerin sesidir

[20] ALLAH'ın goklerde ve yerde ne varsa emrinize verdigini, nimetlerini hem acık ve hem gizli olarak uzerinize yagdırdıgını gormez misiniz? Halktan bazıları vardır ki ALLAH hakkında bilgisizce, ne bir kılavuzu, ne de bir kitabı olmadan tartısır

[21] Kendilerine, "ALLAH'ın indirdigine uyun," denildigi zaman, "Hayır, biz atalarımızı uzerinde buldugumuz yolu izleriz," derler.? eytan kendilerini alevli atesin azabına cagırıyor olsada mı

[22] Kim, guzel davranarak tumuyle ALLAH'a yonelirse en saglam baga sarılmıstır. Tum isleri ALLAH kontrol eder

[23] Inkar edenlerin inkarları seni uzmesin. Onların donusu bizedir ve yapmıs olduklarını onlara bildirecegiz. ALLAH gizli dusunceleri iyi bilendir

[24] Onları biraz yasatırız, sonra da agır bir cezaya sureriz

[25] Onlara, "Gokleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan, "ALLAH," diyecekler. De ki, "Ovgu ALLAH'adır." Ne var ki cokları bilmiyor

[26] Goklerde ve yerde olan hersey ALLAH'ındır. Kuskusuz ALLAH Zengindir, Ovulendir

[27] Yeryuzunde bulunan tum agaclar kalem olsa, denizlere yedi deniz eklenerek kullanılsa ALLAH'ın kelimeleri tukenmez. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[28] Hepinizin yaratılısı ve dirilisi bir tek kisininki gibidir. ALLAH Dinleyendir, Gorendir

[29] ALLAH'ın geceyi gunduzun icine soktugunu, gunduzu de gecenin icine soktugunu, gunesi ve ayı kontrolu altında tuttugunu, herbirinin belirlenmis bir sureye kadar akıp gitmekte oldugunu ve ALLAH'ın onların yaptıklarından haberdar oldugunu gormez misin

[30] Cunku ALLAH gercektir, O'nun dısında cagırdıkları batıldır ve ALLAH En Yuce ve En Buyuktur

[31] Size bazı ayetlerini gostermek icin, ALLAH'ın lutfuyla gemilerin denizde akıp gittigini gormez misin? Her sabreden ve sukreden icin bunda dersler vardır

[32] Onları koca dalgalar sardıgında, dini sadece ALLAH'a has kılarak O'na yalvarmaya baslarlar. Onları karaya cıkarıp kurtardıgımız zaman bir kısmı orta bir yol tutar. Hain nankorlerden baskası ayetlerimizi reddetmez

[33] Ey halk, Rabbinizi dinleyin, babanın cocuguna yardım edemiyecegi ne de cocugun babaya yardım edemiyecegi gunden korkun. ALLAH'ın sozu gercektir. Dunya hayatı sizi aldatmasın; kandırıcılar sizi ALLAH ile aldatmasınlar

[34] Saatin (dunyanın son saatinin) bilgisi ALLAH'ın yanındadır. Yagmuru O yagdırır ve rahimlerde ne varsa bilir. Hic kimse kendisine yarın ne olacagını bilmez, yine hic kimse nerede olecegini bilmez. ALLAH Bilendir, Haberdardır

Secde

Surah 32

[1] M

[2] Bu kitabın indirilisi, hic kuskusuz, evrenlerin Rabbi tarafındandır

[3] Onu uydurdu" mu diyorlar? Halbuki bu, senden once kendilerine bir uyarıcı ulasmamıs bir toplumu, belki yola gelirler diye uyarman icin Rabbinden gelen bir gercektir

[4] ALLAH gokleri, yeri ve aralarındakileri altı gunde yaratan ve sonra tum otoriteyi kurandır. Sizin icin O'ndan ayrı bir veli (sahip) ve sefaatcı (aracı) yoktur. Ogutten anlamaz mısınız

[5] Gokten yere kadar butun isleri O kontrol eder. Sonra sizin saydıgınızdan bin yıla esit bir gun icinde kendisine yukselirler

[6] Gizliyi de acıgı da bilen, Ustun ve Rahim iste boyledir

[7] O yarattıgı her seyi mukemmel hale soktu. Insanın yaratılısına balcıktan basladı

[8] Sonra onun soyunu bayagı bir sudan devam ettirdi

[9] Sonra onu bicimlendirip ona ruhundan ufledi. Size isitme ve gorme yetenegi ile beyinler verdi; siz pek seyrek sukrediyorsunuz

[10] Ve, "Biz topraga karısıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacagız?" dediler. Dogrusu, onlar Rab'leri ile kavusmayı inkar edenlerdir

[11] De ki, "Uzerinize gorevlendirilen olum melegi canınızı alacak ve sonra Rabbinize donduruleceksiniz

[12] Sucluları, Rab'leri huzurunda baslarını one egmis durumda iken bir gorseydin: "Rabbimiz, gorduk ve isittik. Bizi dondur de erdemli davranalım. simdi biz kesin olarak inandık

[13] Dileseydik herkese hidayetini verirdik. Ancak, cinlerin ve insanların bir kısmıyla cehennemi topluca dolduracagıma dair sozum gerceklesmistir

[14] Bugunku karsılasmanızı onemsememenizin sonucunu tadın, biz de sizi onemsemeyiz. Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın

[15] Ayet ve mucizelerimize gercekten inananlar, onları isittikleri zaman secdeye varırlar ve buyukluk taslamadan Rab'lerini yuceltirler

[16] Yataklarından kalkıp Rab'lerine saygı ve umutla yalvarırlar. Kendilerine verdigimiz nimetlerden de verirler

[17] Yaptıklarının karsılıgı olarak kendilerini ne kadar buyuk bir nese ve mutluluk bekledigini hic kimse bilemez

[18] Inanan biri yoldan cıkmıs biri gibi midir? Elbette esit olamazlar

[19] Inanıp erdemli davrananlar icin cennet konakları vardır. Yaptıklarının bir karsılıgı olarak

[20] Yoldan cıkmıs olanların konagı ise atestir. Oradan her cıkmak istediklerinde, tekrar oraya cevrilirler. Onlara, "Yalanlamakta oldugunuz ates azabını tadın," denir

[21] Belki (ibret alıp) donerler diye buyuk azaptan once biz onlara yakın (dunya) azabı tattırırız

[22] Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yuz cevirenden daha zalim kim olabilir? Biz suclulardan elbette oc alacagız

[23] Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hicbir kuskun olmasın. Onu Israil ogulları icin bir rehber yaptık

[24] Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, emrimiz dogrultusunda yol gosteren onderler atamıstık iclerinden

[25] Rabbin, ayrılıga dustukleri konularda onların arasında dirilis gunu karar verecek olandır

[26] Kendilerinden once nice nesilleri yok etmis olmamız uzerinde hic dusunmediler mi? Ki simdi onların yurtlarında dolasıyorlar. Bunda dersler ve isaretler vardır. Isitmezler mi

[27] Kırac topraga suyu surerek onların ve ciftlik hayvanlarının yedigi ekinleri cıkardıgımızı kavramazlar mı? Gormezler mi

[28] O zafer ne zaman gerceklesecek, dogru sozluyseniz?" diye meydan okuyorlar

[29] De ki, "Zafer gunu, inkarcılara inanmaları bir yarar saglamıyacaktır; kendilerine bir baska sans da tanınmayacaktır

[30] Oyleyse onlardan yuz cevir ve bekle; onlar da beklemektedirler

Ahzâb

Surah 33

[1] Ey peygamber, ALLAH'ı gozet, inkarcılara ve ikiyuzlulere uyma. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[2] Rabbinden sana vahyedilene uy. ALLAH yaptıgınız her seyden haber almaktadır

[3] ALLAH'a guven. Koruyucu olarak ALLAH yeter

[4] ALLAH hic bir adamın icine iki kalp koymamıstır. Annenize benzeterek kendinize haram kıldıgınız eslerinizi annelerinize cevirmemis, evlatlıklarınızı da oz cocuklarınız yapmamıstır. Tum bunlar, agzınızdan cıkan sozlerinizden ibarettir. ALLAH dogruyu soyluyor ve O dogru yola iletir

[5] Onları, oz babalarıyla baglarını kesmeyecek bicimde cagırın. Bu davranıs, ALLAH katında daha dogrudur. Babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeslerinizdir ve ailenizin bireyleridir. Kasıtlı olarak yaptıklarınız bir yana, yanılarak yaptıgınız seylerde size bir sorumluluk yoktur. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[6] Peygamber, inananlara, kendilerinden daha yakındır ve hanımları ise anneleridir. ALLAH'ın kitabına gore, inananlar, gocedenlerden kendilerine akraba olanlara daha oncelikli davranmalıdır. Ancak dostlarınıza iyilik yapmanız haric. Bunlar, bu kitapta yasallasmıstır

[7] Nebilerden (peygamberlerden) misak (soz) almıstık. Senden, Nuh'dan, Ibrahim'den, Musa'dan ve Meryem oglu Isa'dan... Onlardan sapasaglam bir soz almıstık

[8] Boylece dogrulardan dogruluklarını soracagız. Inkarcılar icinse acı bir azap hazırlamıstır

[9] Ey inananlar, size ordular saldırdıgı zaman, uzerlerine bir ruzgar ve gormediginiz orduları gonderen ALLAH'ın size yaptıgı iyiligi hatırlayın. ALLAH yaptıgınız her seyi Gorendir

[10] Ustunuzden ve altınızdan size saldırmıslardı. Gozler donmustu, kalpler agızlara gelmisti ve siz ALLAH hakkında cesitli kuskular besliyordunuz

[11] Inananlar orada denenmis ve siddetle sarsılmıslardı

[12] Ikiyuzluler ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "ALLAH'ın ve elcisinin bize verdigi soz bos bir hayalden baska bir sey degilmis!" diyorlardı

[13] Onlardan bir grup ise, "Yesrib halkı, artık tutunamazsınız; geri donun," diyordu. Onlardan diger grup ise, evleri korundugu halde, "Evlerimiz korumasız kaldı," diyerek peygamberden izin istiyorlardı. Tum amacları kacmak idi

[14] Orası isgal edilse ve dusmana katılmaları istenseydi pek tereddut etmeden onlara katılırlardı

[15] Daha once de, arkalarını donup kacmayacaklarına dair ALLAH'a soz vermislerdi. ALLAH'a verilmis her soz sorulacaktır

[16] De ki, "Olumden veya savastan kacmak size yarar saglamıyacak. Kacsanız da pek fazla yasamıyacaksınız

[17] De ki, "ALLAH sizin icin bir kotuluk dilese veya bir rahmet dilese O'na karsı sizi kim koruyacak? Onlar ALLAH'tan baska bir sahip ve yardımcı bulamayacaklardır

[18] ALLAH, icinizden alıkoyanları ve kardeslerine, "Bize gelin," diyenleri bilmektedir. Onlar ender olarak savunmaya katılırlar

[19] Sizinle iliskilerinde pek cimridirler. Tehlike geldiginde, uzerine olum baygınlıgı cokmus kimse gibi gozleri korkudan donmus bir halde sana baktıklarını gorursun. Tehlike gecince de, mala duskunluk gostererek sizi sivri dillerle incitirler. Bu tip kimseler inanmıs degillerdir. Bu yuzden ALLAH onların islerini bosa cıkarır. Bu, ALLAH icin kolaydır

[20] Partilerin gitmedigini sanıyorlar. Partiler tekrar gelse kendilerinin coldeki bedevi Araplar arasında olmayı ve sizin haberlerinizi uzaktan sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalardı dahi pek az savasırlardı

[21] ALLAH'ı ve ahiret gununu arzulayan ve ALLAH'ı sıkca ananlarınız icin ALLAH'ın elcisinde guzel bir ornek vardır

[22] Inananlar, partileri (saldırıya hazır) gorunce, "Iste bu, ALLAH'ın ve elcisinin bize soz verdigidir. ALLAH ve elcisi dogru soylemistir," dediler. Bu (tehlikeli durum), onların ancak inanclarını ve teslimiyetlerini guclendirdi

[23] Inananlardan oyle kimseler var ki ALLAH'a vermis oldukları sozu gerceklestirmislerdir. Onlardan kimi adagını yerine getirdi (sehid oldu), kimi de hazır bekliyor. Hic bir vakit kararsızlıga dusmediler

[24] ALLAH boylece dogruları dogrulukları ile odullendirir. Ikiyuzluleri de dilerse cezalandırır veya tevbelerini kabul eder. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[25] ALLAH inkarcıları ofkeleriyle birlikte elleri bos olarak geri cevirdi. ALLAH boylece inananları savastan esirgedi. ALLAH Gucludur, Ustundur

[26] Ve kitap halkından onlara destek olanları kalelerinden indirdi ve yureklerine korku dusurdu. Bir kısmını olduruyor, bir kısmını da tutsak alıyordunuz

[27] Sizi onların topragına, evlerine, paralarına ve henuz ayagınızı dahi basmamıs oldugunuz topraklara mirascı kıldı. ALLAH her seye gucu yetendir

[28] Peygamber, hanımlarına de ki, "Siz dunya hayatının susunu istiyorsanız, gelin size bagısta bulunayım ve sizi guzellikle bırakayım

[29] Yok, siz ALLAH'ı, elcisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, ALLAH sizden guzel davrananlara buyuk bir odul hazırlamıstır

[30] Ey peygamberin hanımları, sizden kim buyuk ve acık bir gunah islerse onun cezası ikiye katlanır. ALLAH icin elbette bu kolaydır

[31] Sizden kim ALLAH'ın elcisine uyar ve erdemli davranırsa, onun da odulunu iki kat veririz ve onun icin bol bir rızık hazırlamısızdır

[32] Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi degilsiniz. Erdemliyseniz, isveli konusmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yonelmesin. Guzel ve normal bicimde konusun

[33] Evlerinizde oturun ve eski cahiliyye donemindeki gibi halkla fazla icice olmayın. Namazı gozetin, zekatı verin ve ALLAH ve elcisine uyun. Ey Kabe'nin cevresinde oturanlar, ALLAH sizden gunahları gidermek ve sizi tamamıyla arındırmak istiyor

[34] Evlerinizde okunan ALLAH'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. ALLAH Latiftir, Haberdardır

[35] Musluman erkekler ve musluman kadınlar, inanan erkekler ve inanan kadınlar, soz dinleyen erkekler ve soz dinleyen kadınlar, dogru sozlu erkekler ve dogru sozlu kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, yardımsever erkekler ve yardımsever kadınlar, oruc tutan erkekler ve oruc tutan kadınlar, iffetli erkekler ve iffetli kadınlar, ALLAH'ı cok anan erkekler ve cok anan kadınlar; iste ALLAH onların hepsine bagıslanma ve buyuk bir odul hazırlamıstır

[36] ALLAH ve elcisi bir iste hukum verdigi zaman, hicbir inanan erkek ve kadın o iste secim hakkına sahip degildir. Kim ALLAH'a ve elcisine isyan ederse acık bir bicimde sapmıs olur

[37] ALLAH tarafından kendisine iyilik yapılan ve senin de iyilikte bulundugun kisiye, "Karını tut ve ALLAH'ı gozet," diyordun. Boylece ALLAH'ın acıga vuracagı bir seyi gizliyordun. ALLAH'tan cekinmen gerekirken halktan cekiniyordun. Zeyd esiyle ilisigini kestiginde biz seni onunla evlendirmistik ki, inananlar, evlatlıkları esleriyle ilisiklerini kestiklerinde onlarla evlenmekte guclukle karsılasmasın. ALLAH'ın buyrugu yerine getirilmelidir

[38] ALLAH'ın kendisine yasallastırdıgı bir konuda peygambere herhangi bir engel yoktur. Bu, oteden beri, gelmis gecmislere uygulanan ALLAH'ın sunneti (yasası) dır. ALLAH'ın emri, belirlenmis ve kesinlesmistir

[39] ALLAH'ın elciligini duyuranlar sadece O'nu sayarlar ve ALLAH'tan baska hic kimseden cekinmezler. Hesap sorucu olarak ALLAH yeter

[40] Muhammed, adamlarınızdan herhangi birisinin babası olmadı. Ancak o ALLAH'ın elcisi (rasulu) ve son peygamber (nebi) oldu. ALLAH her seyi iyi bilir

[41] Ey inananlar ALLAH'ı cok sık olarak anın

[42] O'nu sabah aksam yuceltin

[43] O ki sizi karanlıklardan ısıga cıkarmak icin melekleri ile birlikte sizi destekler. O, inananlara karsı Rahimdir

[44] O'nunla karsılastıkları gun dirlik dilekleri, Selam (Barıs/Guvenlik)'tır. Onlara comert bir odul hazırlamıstır

[45] Ey peygamber, biz seni bir tanık olarak gonderdik, bir mujdeleyici ve bir uyarıcı

[46] ALLAH'a, O'nun izniyle cagıran bir davetci ve aydınlatıcı bir ısık olarak

[47] Inananlara, ALLAH'tan buyuk bir lutfa ulasacaklarını mujdele

[48] Inkarcılara ve ikiyuzlulere uyma, eziyetlerine aldırma ve ALLAH'a guven; koruyucu olarak ALLAH yeter

[49] Ey inananlar, inanan kadınları nikahladıktan sonra, onlarla cinsel iliskiye girmeden bosarsanız, (bir baskasıyla evlenmelerinden once) onların size bir bekleme suresi borcu yoktur

[50] Ey peygamber, mehirlerini vermis bulundugun eslerini ve ALLAH'ın sana bagısladıgı elinin altındakileri, seninle birlikte goc eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kılmısısızdır. Ayrıca, peygamber dilerse, kendisini inananlara degil sadece peygambere mehirsiz olarak hibe eden birisiyle nikahlanabilir. Biz, esleri ve ellerinin altında bulunanlar hakkında uzerlerine yukledigimiz sorumlulukları bildirmistik ki guc bir duruma dusmeyesin. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[51] Onlardan diledigini erteler, diledigini de yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmıs oldugun birisini tekrar istemende bir sakınca yoktur. Boylece onlar hosnut olurlar, uzulmezler ve senin herbirisine verdigine razı olurlar. Kalbinizde olanı ALLAH iyi bilir. ALLAH Bilendir,? efkatlidir

[52] Bunların otesinde kadınlar sana helal degildir, ve eslerinden her hangi birisini de onlarla degisemezsin. Guzellikleri senin ilgini cekse bile. Ancak elinin altındakiler ile yetin. ALLAH her seyi gozetleyendir

[53] Ey inananlar, peygamberin evine, yemege cagrılmadan girmeyin. Oyle bir cagrıyı da beklemeyin. Cagrıldıgınız vakit girebilirsiniz. Yemegi yedikten sonra ayrılıp dagılın. Hadislere (sozlere) dalmayın. Bu durum peygamberi uzuyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gercegi bildirmekten cekinmez. Onun hanımlarından bir sey istediginizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri icin daha temiz bir davranıstır. ALLAH'ın elcisini uzmemelisiniz ve ondan sonra onun esleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek buyuk bir gunahtır

[54] Bir seyi acıga vursanız da, gizleseniz de ALLAH her seyi iyi bilir

[55] Babaları, ogulları, kardesleri, kardeslerinin ogulları, kız kardeslerinin ogulları, diger kadınlar ve (kadın) hizmetcileri karsısında (serbest bir bicimde giyinmelerinde) kadınlar icin bir sakınca yoktur. ALLAH'ı saysınlar. ALLAH her seye Tanıktır

[56] ALLAH ve melekleri peygamberi desteklemektedir. Ey inananlar siz de onu destekleyin, gereken saygı ve itaati gosterin

[57] ALLAH'a ve elcisine hakaret edenlere, ALLAH dunya ve ahirette lanet eder ve onlar icin asagılayıcı bir ceza hazırlamıstır

[58] Inanan erkeklere ve kadınlara, haksız yere hakaret edenler, bir iftira ve apacık bir gunah yuklenmislerdir

[59] Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve inananların kadınlarına ortulerini uzerlerine salmalarını soyle. Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) tanınıp hakarete ugramamaları icin daha elverislidir. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[60] Ikiyuzluler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kentteki saldırganlar (size karsı olan saldırılarına) son vermezlerse seni onlara musallat ederiz; sonra orada, senin cevrende kısa bir sure kalabilirler

[61] Lanetlenirler; nerede rastlansalar, (saldırıdan vazgecmezlerse) yakalanıp oldurulebilirler

[62] Oncekilere uygulanmıs ALLAH'ın sunneti (yasasıdır). ALLAH'ın sunnetinde herhangi bir degisme bulamazsın

[63] Halk senden Saat'i (dunyanın son saatini) soruyor. De ki, "Onun bilgisi ALLAH'ın katındadır; ne bilirsin, belki de o Saat yakındır

[64] ALLAH inkarcıları lanetlemis ve onlara cehennemi hazırlamıstır

[65] Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne bir veli (sahip) ne de bir yardımcı bulamazlar

[66] Yuzleri ateste cevrildigi gun, "Keske ALLAH'a itaat etseydik, keske elcisine itaat etseydik," derler

[67] Derler ki, "Rabbimiz, sadatlarımıza/seyhlerimize ve buyuklerimize uyduk; onlar da bizi yoldan saptırdılar

[68] Rabbimiz, onlara iki kat ceza ver, onları buyuk bir lanetle lanetle

[69] Ey inananlar, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suclamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi

[70] Ey inananlar, ALLAH'ı sayın ve dogru soz soyleyin

[71] Ki islerinizi duzeltsin, gunahlarınızı bagıslasın. Kim ALLAH'a ve elcisine uyarsa buyuk bir zafer kazanmıstır

[72] Biz sorumlulugu (sınanmayı) goklere, yere, daglara sunmustuk da onlar onu yuklenmekten cekinmisler ve kabul etmemislerdi. Ancak onu insan yuklendi; o zalim ve cahil olmustu

[73] Boylece, ALLAH ikiyuzlu erkekleri ve kadınları, ortak kosan erkekleri ve kadınları cezalandırır ve ALLAH inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

Sebe'

Surah 34

[1] Ovgu, goklerde ve yerde ne varsa kendisine ait bulunan ALLAH'adır. Ahirette de ovgu O'nadır. O Bilgedir, Haber Alandır

[2] Yere gireni, ondan cıkanı; gokten ineni ve oraya yukseleni bilir. O Rahimdir, Bagıslayandır

[3] Inkarcılar, "Saat, hic bir vakit gerceklesmeyecek," dediler. De ki, "Kesinlikle, Rabbime andolsun size gelecektir. O, gelecegi Bilendir. Goklerde ve yerde bir atom agırlıgı O'ndan gizli kalmaz. Ister ondan kucuk olsun, yahut buyuk olsun... Hepsi apacık bir kitaptadır

[4] Boylece, inananları ve erdemli davrananları odullendirir. Onlar icin bir bagıslanma ve bol rızık vardır

[5] Ayetlerimiz ve mucizelerimize karsı meydan okuyup duranlar icin acıklı ve korkunc bir ceza vardır

[6] Kendilerine bilgi verilmis olanlar, Rabbinden sana indirilenin gercek oldugunu ve onun Ustun ve en cok Ovulen'in yoluna ilettigini gorurler

[7] Inkarcılar dediler, "Siz parca parca dagıldıktan sonra yeni bir yaratılısla diriltileceginizi bildiren bir adamı size gosterelim mi

[8] ALLAH'a yalan mı yakıstırıyor, yoksa kendisinde delilik mi var?" Halbuki ahirete inanmıyanlar, uzak bir sapıklık ve azap icindedirler

[9] Goklerde ve yerde, onlerinde ve arkalarında bulunanlara bakmadılar mı? Dilersek onları yere batırır veya gokten bir kutle dusururuz. Her yonelen kul icin elbette bunda bir isaret vardır

[10] Katımızdan Davud'a lutufta bulunmustuk: "Ey daglar, ilahisine katılın; ey kuslar sizler de." Ona demiri yumusatmıstık

[11] Olcusu ve dokumasıyla kusursuz zırhlar yap. Erdemli davranın. Ben, yaptıgınız her seyi Gorenim

[12] Suleyman'a da, sabah gidisi bir ay (lık yol alan), aksam donusu de bir ay (lık yol alan) ruzgarı verdik ve onun icin petrol kaynagını fıskırtarak akıttık. Rabbinin izniyle, cinlerden de bir kısım emrinde calısırdı. Onlardan kim emrimizden saparsa onu cetin bir cezayı tattırırdık

[13] O ne dilerse onun icin yaparlardı: Mihraplar, heykeller, derin havuzlar ve agır kazanlar... Ey Davut ailesi, sukur gostergesi olarak calısın. Kullarımdan pek azı sukredicidir

[14] Olumune hukmettigimiz zaman, onlara onun olmus oldugunu, ancak degnegini yiyen bir yer yaratıgı gosterdi. Yıkıldıgı zaman cinler gercegi farketti: Gorulmeyeni bilselerdi o kucultucu zor ise devam etmezlerdi

[15] Sebe'lilerin evleri, saglı sollu iki bahceyle birlikte bir harikaydı. Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na sukredin. Guzel bir ulke ve Bagıslayan bir Rab

[16] Fakat onlar yuz cevirdiler. Biz de barajın selini onlara gondererek cifte bahcelerini, acı meyveler, ılgın ve biraz da sedir agacı iceren cifte bahcelere cevirdik

[17] Nankorlukleri yuzunden onları boyle cezalandırdık. Biz nankorden baskasını mı cezalandırırız

[18] Onlarla bereketli kıldıgımız bolgeler arasına vahalar yerlestirdik ve orayı yolculuga elverisli yaptık: "Geceleri ve gunduzleri guvenlik icinde orada dolasın

[19] Rabbimiz, seferlerimizin arası uzaklastı," diyerek kendilerine zulmettiler. Sonunda onları darmadagın edip tarihe gomduk. Her sabırlı ve sukreden kisi icin bunda dersler vardır

[20] Iblis, onlar hakkındaki beklentilerini dogru cıkardı. Inanan bir grup haric ona uydular

[21] Aslında onun onlar uzerine hic bir otoritesi yoktu. Ancak, ahirete inananı ondan kusku duyandan boylece ayırırız. Rabbin her seyi kontrol etmektedir

[22] De ki, "ALLAH'ın dısında ileri surduklerinizi cagırın. Onlar goklerde ve yerde bir atom agırlıgına bile sahip degillerdir. Onların her ikisinde de bir ortaklıkları yoktur. O da onlardan hic birisini yardımcı edinmemistir

[23] O'nun katında sefaat yarar saglamaz; ancak izin verdigi haric. Nihayet, yureklerindeki korkuları giderilince, "Rabbiniz ne dedi?" derler. "Gercegi soyledi" derler. O En Yucedir, En Buyuktur

[24] De ki, "Sizin icin goklerden ve yerden kim besin saglıyor?" De ki, "ALLAH." Oyleyse ya biz veya siz, ya dogru yoldadır, ya da acık bir sapıklık icindedir

[25] De ki, "Bizim suclarımızdan siz sorumlu degilsiniz, biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu degiliz

[26] De ki, "Rabbimiz hepimizi toplar ve sonra aramızda gercege gore hukum verir. O Yargıctır, Bilendir

[27] De ki, "O'na kattıgınız ortakları bana gosteriniz. Asla! O Ustun ve Bilge olan ALLAH'tır

[28] Biz seni tum halka bir mujdeci ve uyarıcı olarak gonderdik. Ancak halkın cogu bilmez

[29] Dogru soyluyorsanız o soz ne zaman gerceklesecek?" diyerek meydan okuyorlar

[30] De ki, "Size bir saat gecikmeyecek, bir saat de erken gelmeyecek belirlenmis bir gununuz vardır

[31] Inkarcılar, "Biz ne bu Kuran'a ne de ondan oncekilere inanmayız," dediler. Zalimleri, Rab'leri huzurunda durusma sırasında birbiriyle atısırken bir gorseydin! (Ogrenim, arastırma, ekonomik, politik v. b. yonlerden) gucsuzlestirilenler, buyukluk taslamıs olanlara, "Siz olmasaydınız biz inanan kisiler olurduk," derler

[32] Buyuklenenler, gucsuzlestirilen izleyicilerine, "Size hidayet geldikten sonra biz mi sizi saptırdık? Hayır, suclu olanlar sizdiniz," derler

[33] Gucsuzlestirilenler, buyuklenenlere, "Asıl sizdiniz. Bizim ALLAH'a karsı nankorluk gostermemiz ve O'na ortaklar kosmamız icin gece gunduz planlar kuruyordunuz." Azabı gorduklerinde iclerinde pismanlık duyarlar. Inkarcıların boyunlarına prangalar vurmusuzdur. Yalnız yaptıklarının karsılıgını almıyorlar mı

[34] Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gonderirsek, elitleri, "Sizin kendisiyle gonderildiginiz mesajı reddediyoruz," dediler

[35] Hatta, "Bizim paramız ve cocuklarımız daha coktur; biz cezalandırılmayacagız," dediler

[36] De ki, "Rabbim nimetleri diledigine bol verir veya kısar. Ama halkın cogu bilmez

[37] Sizi bize yaklastıran sey ne paralarınızdır, ne de cocuklarınızdır. Ancak inanan ve erdemli davrananlar haric. Onlara, yaptıklarının iki kat karsılıgı verilecektir ve odalarında guvenlik icindedirler

[38] Ayetlerimize meydan okuyanlar azapta kalacaklar

[39] De ki, "Rabbim, kullarından diledigine nimeti bol verir ve onu kısar. Neyi verirseniz, onu size odeyecektir. O, rızık verenlerin en iyisidir

[40] Hepsini topladıgı gun meleklere, "Sunlar mı size tapıyordu?" der

[41] Dediler ki, "Sen yucesin, velimiz (dostumuz) onlar degil, Sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Cokları onlara inanıyordu

[42] O gun biribirinize yarar ve zarar veremezsiniz. Zalimlere, "Yalanlamakta oldugunuz ates azabını tadın," deriz

[43] Kendilerine apacık ayetlerimiz okundugunda, "Bu, kesinlikle, sizi atalarınızın tapınma yolundan saptırmak isteyen bir adamdır." Dahası, "Bu uydurulmus bir iftiradan baska bir sey degildir," dediler. Inkarcılar, kendilerine gelen gercek icin, "Besbelli, bu bir buyudur," dediler

[44] Onlara, inceleyecekleri bir Kitap vermemis ve senden once onlara bir uyarıcı gondermemistik

[45] Onlardan oncekiler yalanladılar. Halbuki onlara verilenlerin onda birine ulasmamıslardı. Elcilerimi yalanladılar. Beni tanımamak da nasılmıs

[46] De ki, "Size bir tek ogudum var: ALLAH icin ikiser ikiser, yahut teker teker kalkın, sonra dusunun. Sizin arkadasınızda bir delilik yoktur. O sadece, cetin bir cezadan once sizi uyaran birisidir

[47] De ki, "Ben sizden her hangi bir ucret istemiyorum; o sizin olsun. Benim ucretim ancak ALLAH'tandır. O her seye Tanıktır

[48] De ki, "Benim Rabbim gercegi etkili kılar. O tum gizemleri Bilendir

[49] De ki, "Gercek gelmistir; batıl ise ne yeni bir seyi baslatabilir, ne de tekrarlayabilir

[50] De ki, "Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Rabbimin bana vahyetmesindendir. O Isitendir, Bilendir

[51] Korkuya kapıldıkları anı bir gorsen; kacamazlar; yakın bir yerden yakalanmıslardır

[52] Ona inandık," derler. Uzak bir yerden ona nasıl ulasabilirler

[53] Halbuki daha once onu yalanlamıslardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı

[54] Sonunda, arzuladıkları seylerden yoksun bırakılırlar. Kendilerinden onceki benzerlerine de aynı sey yapılmıstı. Onlar asırı bir kusku icinde idiler

Fâtır

Surah 35

[1] Gokleri ve yeri yaratan; melekleri ikiser, ucer, dorder kanatlı elciler kılan ALLAH'a ovguler olsun. Yaratmada diledigini arttırır. ALLAH her seye gucu yetendir

[2] ALLAH'ın insanlara bagısladıgı bir rahmeti engelleyebilecek yoktur. Onun alıkoydugunu da O'ndan baska gonderebilecek yoktur. O Ustundur, Bilgedir

[3] Ey insanlar, ALLAH'ın size olan nimetlerini hatırlayın. Sizi gokten ve yerden rızıklandıran ALLAH'tan baska bir yaratıcı mı var? O'ndan baska tanrı yoktur. Nasıl da saptırılıyorsunuz

[4] Seni yalanlarlarsa, senden onceki elciler de yalanlandı. Tum islerin kontrolu ALLAH'a aittir

[5] Ey insanlar ALLAH'ın sozu gercektir; dunya hayatı sizi aldatmasın. Kandırıcı, sizi ALLAH hakkında kandırmasın

[6] Seytan sizin dusmanınızdır, siz de onu dusman edinin. O partisini sadece cehennem halkı olmaya cagırır

[7] Inkar edenler cetin bir cezaya mahkum olmustur. Inanıp erdemli davrananlar ise bir bagıslanma ve buyuk bir odul hakketmislerdir

[8] Kotu isi, kendisine suslenip de onu guzel goren kimseye ne dersin? ALLAH dileyeni saptırır ve dileyeni yola iletir. Oyleyse onlar icin kendini uzup durma. ALLAH onların yaptıklarını iyi Bilir

[9] ALLAH, bulutları karıstıran ruzgarları gonderendir. Daha sonra onları olu bir topraga sureriz de olumunden sonra topragı diriltiriz. Dirilis de boyledir

[10] Onuru arzulayanlar, bilsin ki tum onur ALLAH'a aittir. Guzel soz O'na cıkar, iyi is de onu yukseltir. Kotuluk planlıyanlar icin cetin bir azap vardır ve onların planı basarısızlıkla sonuclanacaktır

[11] ALLAH sizi topraktan, sonra bir damlacıktan yaratmıs ve sonra da sizi ciftler halinde uretmistir. Bir disinin gebe kalması ve dogurması ancak O'nun bilgisiyledir. Bir canlının uzun omurlu olması da omrunun kısa tutulması da ancak bir kitapta kayda goredir. Bu, ALLAH'a kolaydır

[12] Iki deniz birbirine esit degildir. Bu taze ve tatlı olup icimi yumusaktır, su ise tuzlu ve acıdır. Hepsinden taze et yersiniz ve takınacagınız mucevherleri cıkarırsınız. O'nun lutfunu arayan gemilerin onu yararak aktıgını gorursun. Belki artık sukredersiniz

[13] Geceyi gunduzun icine sokar, gunduzu de gecenin icine sokar. Belirlenmis bir sureye kadar akıp giden gunesi ve ayı emri altına almıstır. Rabbiniz ALLAH iste boyledir; egemenlik O'na aittir. O'nun dısında cagırdıklarınız ise bir cekirdek zarını bile yonetemezler

[14] Onları cagırsanız sizin cagrınızı isitemezler. Isitseler bile size cevap veremezler. Dirilis gununde de sizin ortak kosmanızı inkar ederler. Her seyden Haberi Olan gibi kimse sana haber veremez

[15] Ey insanlar, siz ALLAH'a muhtacsınız, ALLAH ise hic kimseye muhtac degildir, Ovulendir

[16] Dilerse sizi goturur ve yerinize yeni yaratıkları getirir

[17] Bu, ALLAH icin zor degildir

[18] Kimse kimsenin gunahını yuklenmez. Gunahla yuklenmis birisi yukunu tasımak uzere akrabalarını bile cagırsa onun yukunden hic bir sey tasınmaz. Sen yalnızca, kendi baslarına iken Rab'lerini sayan ve namazı gozeten kisileri uyarabilirsin. Kim kendisini arındırırsa kendisi yararına arınmıstır. Donus ALLAH'adır

[19] Kor ile goren bir olmaz

[20] Ne karanlıklar ile ısık

[21] Ne golge ile sıcaklık

[22] Ne de diriler ile oluler birdir. ALLAH, kim/kimi dilerse ona isittirir. Sen mezarlarda bulunanlara isittiremezsin

[23] Sen ancak bir uyarıcısın

[24] Seni bir mujdeci ve uyarıcı olarak gercekle gonderdik. Her toplum icinde mutlaka bir uyarıcı gelmistir

[25] Seni yalanlıyorlarsa, senden oncekiler de yalanlamıslardı. Elcileri kendilerine apacık belgeler, ilahiler ve aydınlatıcı kitaplar getirdiler

[26] Sonra ben de inkar edenleri yakaladım. Beni inkar da nasılmıs

[27] ALLAH'ın gokten bir su indirdigini gormedin mi? Onunla cesitli renklerde urunler cıkarırız. Hatta daglarda bile beyaz, kırmızı veya rengarenk katmanlar vardır. Kargalar ise siyahtır

[28] Aynı sekilde, insanlar, hayvanlar, ciftlik hayvanları da cesitli renklerdedir. Bundan dolayıdır ki kulları arasında ALLAH'ı geregi gibi sayanlar bilim adamlarıdır. ALLAH Ustundur, Bagıslayandır

[29] ALLAH'ın kitabını okuyanlar, namazı gozetenler ve kendilerine verdigimiz rızıklardan gizli ve acık yardım icin verenler, tukenmeyen bir kazanc umarlar

[30] Cunku onların ucretlerini tam verecek ve onlara olan lutfunu arttıracaktır. O Bagıslayandır, Takdir Edendir

[31] Bu kitapta sana vahyettiklerimiz, kendisinden oncekileri dogrulayan gercektir. ALLAH kullarından Haberdardır, Gorendir

[32] Sonra kullarımızdan sectiklerimizi kitaba varis kıldık. Onlardan kimi kendilerine zulmedenlerdir, kimi orta yolu tutar, kimi de ALLAH'ın izniyle iyi islerde oncudur. Iste buyuk lutuf budur

[33] Sonsuzluga dek suren cennetlere gireceklerdir. Orada altın bilezikler ve inciler takacaklardır, oradaki elbiseleri ise ipektendir

[34] Ve derler: "Endiselerimizi gideren ALLAH'a ovguler olsun. Rabbimiz gercekten Bagıslayandır, Takdir Edendir

[35] O ki lutfuyla bizi durulacak yurda yerlestirdi. Orada ne bir yorulma ne de bir bıkkınlık duyarız

[36] Inkar edenler icin cehennem atesi vardır. Ne olmelerine izin verilir, ne de onlardan cehennem cezası hafifletilir. Nankorleri boyle cezalandırırız

[37] Orada, "Rabbimiz, bizi cıkar da yapmıs oldugumuzdan farklı isler yapalım," diye feryat ederler. Ogut alabilecek bir kisinin ogut alabilecegi kadar uzun bir sure sizi yasatmadık mı? Size uyarıcı da gelmisti. Oyleyse tadın. Zalimlerin yardımcısı yoktur

[38] ALLAH goklerin ve yerin gelecegini ve gizemlerini bilendir. O, goguslerin gizledigini Bilendir

[39] O ki sizi yeryuzunde yoneticiler kıldı. Kim inkar ederse kendi zararına inkar etmistir. Inkarcıların inkarı, Rab'leri katında nefretten baska bir sey artırmaz. Inkarcıların inkarı kayıptan baska birsey artırmaz

[40] De ki, "ALLAH'ın dısında cagırdıgınız ortaklarınızı dusundunuz mu; onlar yeryuzunde neyi yaratmıslar bana gosterin?" Yoksa onların gokte bir ortaklıkları mı var? Veya onlara bir kitap verdik de ondaki bir delile mi dayanıyorlar? Dogrusu, zalimlerin birbirlerine ancak aldatıcı sozler verirler

[41] ALLAH, gokleri ve yeri kaos icine girmekten alıkoymaktadır. Kaosa girseler O'ndan baska kim onu engelleyebilir? O Sefkatlidir, Bagıslayandır

[42] Kendilerine bir uyarıcı gitse tum topluluklardan daha dogru yolda olacaklarına dair var gucleriyle ALLAH'a yemin ettiler. Kendilerine bir elci gittiginde, bu durum, onların ancak nefretini artırdı

[43] Yeryuzunde buyuklendiler, kotuluk planladılar. Halbuki kotu plan sahibine geri teper. Gecmislere uygulanan sunnet (yasa) dan baskasını mı bekliyorlar? ALLAH'ın sunnetinde bir degisiklik goremezsin; ALLAH'ın sunnetinde bir sapma goremezsin

[44] Kendilerinden oncekilerin sonunun nasıl olduguna bakmak icin yeryuzunu dolasmadılar mı? Onlar kendilerinden daha gucluyduler. Goklerde ve yerde hic bir sey ALLAH'ı aciz bırakamaz. O, Bilendir, Gucludur

[45] ALLAH insanları yaptıkları yuzunden cezalandırsaydı yeryuzunde hic bir yaratık bırakmazdı. Fakat, onları belli bir sureye kadar ertelemektedir. Ne zaman ki sureleri biter, iste o zaman ALLAH kullarının (hesabını) gorur

Yâsîn

Surah 36

[1] S

[2] Bilge Kuran'a and olsun

[3] Sen elbette elcilerden birisin

[4] Dosdogru bir yol uzerinde

[5] Bu, Ustun ve Rahim olanın indirdigi bir vahiydir

[6] Ataları uyarılmadıgından tumuyle habersiz kalmıs bir toplumu uyarman icin

[7] Coklarının inanmıyacagına dair soz gerceklesmistir

[8] Boyunlarına, cenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmistir

[9] Onlerinden bir set ve arkalarından bir set cekerek onları perdeledik; artık goremezler

[10] Onları uyarsan da uyarmasan da onlar icin birdir; inanmazlar

[11] Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız basına iken Rahman'a karsı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bagıslanma ve bol bir odulle mujdele

[12] Oluleri biz, evet biz diriltiriz, onların yaptıklarını ve (olumlerinden sonraki) sonuclarını yazarız. Biz herseyi apacık bir kitapta saymısızdır

[13] Onlara, bir kent halkının kendilerine gelen elcilere gosterdigi tavrın ornegini ver

[14] Onlara iki elci gondermistik, ikisini de yalanladılar. Bunun uzerine ucuncu biriyle desteklemistik. "Biz size gonderilen elcileriz," demislerdi

[15] Dediler ki, "Siz de bizim gibi insandan baska bir sey degilsiniz. Rahman ise hicbir sey indirmemistir. Siz yalan soyluyorsunuz

[16] Dediler ki, "Rabbimiz bilir ki biz size gonderildik

[17] Bizim gorevimiz, acıkca duyurmaktan ibarettir

[18] Dediler ki, "Sizin yuzunuzden ugursuzluga ugradık. Eger son vermezseniz sizi taslarız ve bizden size acı bir ceza dokunacaktır

[19] Dediler ki, "Ugursuzlugunuz sizden kaynaklanmaktadır. Size uyarıda bulunuldugu icin mi? Siz gercekten sınırı asan bir topluluksunuz

[20] Kentin en uzak yakasından bir adam kosarak, "Ey halkım," dedi, "Elcilere uyun

[21] Sizden bir ucret istemiyenlere uyun. Onlar dogru yoldadır

[22] Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na doneceksiniz

[23] O'nun dısında tanrılar mı edineyim? Eger Rahman bana zarar vermek dilese, ne onların sefaati bana bir yarar saglayabilir ne de beni kurtarabilirler

[24] O zaman tumuyle sapıtmıs olurum

[25] Ben sizin Rabbinize inandım; lutfen beni dinleyin

[26] (Olum anında) Kendisine, "Cennete gir," denir. "Keske benim halkım bir bilseydi

[27] Rabbimin beni bagısladıgını ve beni agırladıgını

[28] Ondan sonra biz, halkının uzerine gokten bir ordu indirmedik; indirmege gerek duymadık

[29] Sadece bir patlama... Hemen donakaldılar

[30] Halkın durumu pek yazık. Kendilerine her ne zaman bir elci gelse onunla alay ederlerdi

[31] Kendilerinden once nice nesilleri yok ettigimizi ve onların bir daha kendilerine donmediklerini gormezler mi

[32] Hepsi toplanıp huzurumuza getirileceklerdir

[33] Olu toprak onlar icin bir ayettir: Onu diriltiriz ve oradan taneler cıkarırız da ondan yerler

[34] Orada hurma agacları ve uzumlerden olusan bag ve bahceler yetistirdik ve pınarlar fıskırttık

[35] Ki onun urunlerinden ve elleriyle yetistirdiklerinden yesinler. Sukretmiyecekler mi

[36] Yerin bitirdiklerinden, kendi cinslerinden ve daha bilmedikleri nice seylerden turlu ciftleri yaratan pek yucedir

[37] Gece de onlar icin bir ayettir: Ondan gunduzu soyarız da onlar karanlıkta kalırlar

[38] Gunes belirlenmis olan rotasında akıp gitmektedir. Bu Ustun ve Bilgin olanın kurdugu bir duzendir

[39] Aya da, kuru bir hurma dalına donusunceye kadar cesitli evreler belirledik

[40] Ne gunes aya yetisebilir, ne de gece, gunduzu gecebilir. Her biri bir yorungede yuzmektedir

[41] Onlar icin bir baska ayette, insan soyunu yuklu gemide tasımamızdır

[42] Aynı sekilde, surmeleri icin onun bir benzerini yarattık

[43] Dileseydik onları bogardık; ne bir cıglıklarına yetisen olurdu, ne de kurtulabilirlerdi

[44] Bunun yerine, bizden bir merhamet gorurler ve belli bir sureye kadar yasatılırlar

[45] Kendilerine, "Gecmisinizden ibret alıp ve geleceginiz icin sakının ki merhamet edilesiniz," denilmisti

[46] Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet kendilerine geldiginde, ondan yuz cevirmeyi adet edinmislerdi

[47] Kendilerine, "ALLAH'ın size verdigi rızıklardan verin," denildiginde, inkar edenler inananlara, "ALLAH'ın, diledigi taktirde besleyebilecegi kimseleri mi besleyelim? Siz gercekten iyice sapıtmıssınız," derler

[48] Aynı zamanda, "Dogru sozlu iseniz o soz ne zaman gerceklesecek?" diye meydan okurlar

[49] Cekisip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek patlamayı beklemektedirler

[50] Ne bir vasiyet bırakmaya vakit bulurlar ne de ailelerine donebilirler

[51] Boruya uflenince, onlar mezarlarından kalkıp Rab'lerine kosacaklar

[52] Vay halimize" derler, "Yattıgımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın soz verdigi seydi. Demek elciler dogru soylemisti

[53] Sadece bir patlama... Hemen huzurumuza toplanıp getirilirler

[54] Bu gun hic kimseye en ufak bir haksızlık edilmez ve yaptıgınızın karsılıgından baskasını da gormezsiniz

[55] Cennet halkı o gun zevk ve eglence ile mesguldurler

[56] Esleriyle birlikte golgeliklerde, koltuklara yaslanmıslardır

[57] Onlar icin meyveler ve istedikleri her sey vardır

[58] Rahim olan Rab'den soz olarak "selam" vardır

[59] Ey suclular, siz bugun ayrılın

[60] Ey Adem'in cocukları, seytana tapmayacagınıza dair sizden soz almamıs mıydım? O sizin acık dusmanınızdır

[61] Bana kulluk edin. Bu en dogru yoldur

[62] Buna ragmen o, sizden bir cok nesilleri saptırdı. Hic aklınızı kullanmaz mıydınız

[63] Iste, size soz verilen cehennem budur

[64] Inkarınızın bir sonucu olarak orada yanınız

[65] O gun agızlarına muhur vururuz da, bizimle elleri konusur ve yapmıs olduklarına da ayakları tanıklık eder

[66] Dilesek gozlerini busbutun silerdik. Yolu bulmaya calıstıklarında goremezlerdi

[67] Dilesek onları oldukları yerde dondurur ne ileri gidebilir ne de geri donebilirlerdi

[68] Kime cok omur verirsek, yaratılısını tersine ceviririz. Anlamaz mısınız

[69] Ona siir ogretmis degiliz, zaten ona uygun dusmez. Bu, ancak bir mesaj ve apacık bir Kuran'dır

[70] Dirileri uyarır ve inkarcıları acıga cıkarır

[71] Gormezler mi, kendi ellerimizle onlar icin ciftlik hayvanlarını yarattık da onlara sahip olmaktadırlar

[72] Onları kendilerine boyun egdirdik; bir kısmına binmekte bir kısmından da yemektedirler

[73] Ve onlar icin onlarda baska yararlar ve icecekler vardır. Sukretmiyecekler mi

[74] ALLAH'tan baska tanrılar edindiler. Belki kendilerine yardım ederler diye

[75] Oysa onlara yardım edemezler; hatta tam tersine kendileri onları korumak icin nobet bekleyen askerlerdir

[76] Sozleri seni uzmesin. Gizledikleri ve acıkladıkları her seyi cok iyi biliriz

[77] Insan, kendisini bir damlacıktan yarattıgımızı gormez mi ki bize karsı apacık bir dusman kesilir

[78] Ve yaradılısını unutarak bize ornekli bir soru yoneltti: "Curudukten sonra kemikleri kim diriltecek

[79] De ki, "Kim onları ilk kez yarattıysa onları yine O diriltecek. O her turlu yaratmayı bilendir

[80] O ki, size yesil (klorofilli) agactan ates cıkarandır. Nitekim onu yakıyorsunuz

[81] Gokleri ve yeri yaratan onların benzerini yaratmaya guc yetiremez mi? Gercekten O, Yaratandır, Bilendir

[82] Bir seyi diledigi zaman, ona sadece "Ol!" der ve o da hemen oluverir

[83] Her seyin yonetimini elinde bulunduran cok yucedir ve siz de O'na donduruleceksiniz

Saffât

Surah 37

[1] And olsun sıralar halinde dizenlere

[2] Itekleyip surenlere

[3] Ve mesajı okuyanlara

[4] Ki sizin Tanrınız birdir

[5] Goklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Rabbidir, doguların Rabbidir

[6] Biz en asagıdaki gogu gezegenler ile susleyip

[7] Her turlu inatcı seytana karsı bir koruma yaptık

[8] Yuce toplulugu dinleyemezler; her yandan atılırlar

[9] Kovulurlar; surekli bir azabı hakketmislerdir

[10] Bir soz kapan olursa, onu, delici bir ısın izler

[11] Sor onlara, "Yaratılıs bakımından onlar mı daha cetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Onları yapıskan bir balcıktan yarattık

[12] Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar

[13] Kendilerine hatırlatıldıgında ogut almıyorlar

[14] Bir delil gorduklerinde onu alaya alıyorlar

[15] Derler, "Bu, apacık bir buyuden baska bir sey degildir

[16] Olup, toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi diriltilecekmisiz

[17] Hatta bizden onceki atalarımız da mı

[18] De ki, "Evet, hem de horlanarak

[19] O, bir tek dokunmadır. O zaman (kalkıp) bakınırlar

[20] Vay halimize!" derler, "Bu Yargı Gunudur

[21] Bu, sizin yalanlamıs oldugunuz karar gunudur

[22] Zalimleri toplayın. Eslerini ve

[23] ALLAH'tan baska taptıklarını... Onlara cehennemin yolunu gosterin

[24] Ve durdurun onları; sorguya cekileceklerdir

[25] Neden bir birinize yardım etmiyorsunuz

[26] Hayır, o gun tumuyle teslim olmuslardır

[27] Donup birbirlerini sorgularlar

[28] Siz bize sag yanımızdan yaklasıyordunuz," derler

[29] Derler ki, "Aslında siz inanmıs kimseler degildiniz

[30] Bizim sizin uzerinizde her hangi bir gucumuz yoktu. Aksine siz azmıs bir topluluktunuz

[31] Rabbimizin hakkımızdaki sozu gerceklesti, artık tadacagız

[32] Biz azmıstık. Sizi de azdırdık

[33] Boylece, o gun onlar azabta ortaktırlar

[34] Biz suclulara boyle yaparız

[35] Kendilerine "La ilahe illa ALLAH" denildiginde buyukleniyorlardı

[36] Tanrılarımızı deli bir sair icin mi terkedecegiz?" diyorlardı

[37] Dogrusu, o, gercegi getirmis ve elcileri dogrulamıstır. Yine O diriltecektir. O her turlu yaratmayı bilendir

[38] Siz elbette acı azabı tadacaksınız

[39] Sadece yapmıs olduklarınızın karsılıgını goruyorsunuz

[40] Kendilerini sadece ALLAH'a adamıs kulları haric

[41] Onlar bilinen bir rızkı haketmislerdir

[42] Meyvelerle agırlanacaklardır

[43] Nimet cennetlerinde

[44] Karsılıklı koltuklar uzerinde

[45] Onlara pınarlardan doldurulmus kadehler sunulur

[46] Durudur, icenlere zevk ve lezzet verir

[47] Onda ne basagrısı ne de sarhosluk vardır

[48] Yanlarında da, gozlerinin icine bakan guzel esler

[49] Kornumus yumurtalar gibidirler

[50] Birbirlerine donup sorusurlar

[51] Iclerinden biri der ki, "Benim bir arkadasım vardı

[52] Soyle konusurdu, 'Sen de dogruluyor musun

[53] Biz toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi dirilecegiz

[54] (Yanındakilere,) "Bakar mısınız?" der

[55] Baktıgında, onu cehennemin ortasında bulur

[56] ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin," der

[57] Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de simde seninle birlikte olurdum

[58] (Sana gore), biz oldugumuzde

[59] Ilk olum haric, cezalandırılmayacaktık hani

[60] Iste buyuk zafer budur

[61] Calısanlar bunun icin calısmalı

[62] Bu mu daha iyi bir duraktır, yoksa zakkum agacı mı

[63] Biz onu zalimler icin bir test kıldık

[64] O, cehennemin dibinden cıkan bir agactır

[65] Tomurcukları seytanların bası gibidir

[66] Onlar ondan yiyerek karınlarını doyuracaklar

[67] Bunun ustune onlar icin cehennemi bir kokteyl vardır

[68] Sonra donusleri yine cehennemedir

[69] Onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuslardı

[70] Ve onların izlerini korukorune izliyorlardı

[71] Kendilerinden once de niceleri aynı sekilde sapmıstı

[72] Iclerinden uyarıcılar gondermistik

[73] Uyarılanların sonunun nasıl olduguna bir bak

[74] Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları haric

[75] Nuh bize seslenmisti de ne guzel karsılık vermistik

[76] Onu ve ailesini o buyuk felaketten kurtarmıstık

[77] Onun soyunu ise yasattık

[78] Ve biz onu daha sonrakiler icin bıraktık

[79] Tarih boyunca Nuh'a selam

[80] Biz guzel davrananları iste boyle odullendiririz

[81] O, bizim inanan kullarımızdandı

[82] Sonra digerlerini bogduk

[83] Ibrahim onun bir kolundan idi

[84] Rabbine tertemiz bir kalp ile gelmisti

[85] Babasına ve halkına, "Neye tapıyorsunuz?" demisti

[86] ALLAH'ın dısında, uyduruk tanrılar mı istiyorsunuz

[87] Evrenlerin Rabbini ne zannediyorsunuz

[88] Yıldızlara bir goz attı

[89] Bıktım, yoruldum artık," dedi

[90] Onlar da onu bırakıp gittiler

[91] Sonra, tanrılarına yoneldi ve "Yemez misiniz?" dedi

[92] Neyiniz var, neden konusmuyorsunuz

[93] Ve uzerlerine yuruyup tum gucuyle vurdu

[94] Hemen ona dogru kosustular

[95] Dedi ki, "Yonttugunuz seylere mi tapıyorsunuz

[96] ALLAH, sizi de ve yaptıgınız seyleri de yaratandır

[97] Dediler ki, "Onun icin bir yapı kurun ve onu atese atın

[98] Onun icin bir plan dusunduler, fakat biz onları altettik

[99] Dedi ki, "Ben Rabbime gidiyorum; O bana yol gosterir

[100] Rabbim, bana erdemli birini bagısla

[101] Biz de ona yumusak huylu bir erkek cocuk bagısladık

[102] Onunla birlikte calısma cagına varınca, "Oglum," dedi, "Ruyamda seni bogazlamam gerektigini goruyorum. Ne dusunuyorsun?" "Babacıgım," dedi, "Sana emredileni uygula. ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın

[103] Boylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı uzerine yıktı

[104] Kendisine, "Ibrahim!" diye seslendik

[105] Sen ruyanı uyguladın." Iyileri boyle odullendiririz

[106] Gercekten bu apacık bir sınavdı

[107] Ve biz ona fidye olarak buyuk bir kurban verdik

[108] Sonrakiler icin onun tarihini koruduk

[109] Ibrahim'e selam olsun

[110] Biz iyi davrananları boyle odullendiririz

[111] O, bizim inanan kullarımızdandı

[112] Ona Ishak'ı mujdeledik, erdemlilerden bir peygamber olarak

[113] Ona da Ishak'a da lutufta bulunduk. Kuskusuz, ikisinin de soyundan hem iyi davrananlar var, hem kendisine zulmedenler

[114] Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmustuk

[115] Ikisini ve halklarını o buyuk felaketten kurtardık

[116] Onlara yardım ettik de ustun geldiler

[117] Ve o ikisine apacık anlasılan kitabı verdik

[118] Her ikisini dogru yola ilettik

[119] O ikisinin tarihini sonrakiler icin koruduk

[120] Musa'ya ve Harun'a selam (barıs) olsun

[121] Biz, iyi davrananları iste boyle odullendiririz

[122] O ikisi bizim inanan kullarımızdandı

[123] Ilyas elcilerden biriydi

[124] Halkına, "Erdemli olmayacak mısınız?" dedi

[125] En guzel Yaratanı bırakıp Ba'le mi taparsınız

[126] ALLAH sizin ve gecmisteki atalarınızın Rabbidir

[127] Onu yalanladılar; onlar hesaba cekileceklerdir

[128] Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları haric

[129] Sonrakiler icin onun tarihini koruduk

[130] Ilyasin'e salam olsun

[131] Iyi davrananları biz boyle odullendiririz

[132] O bizim inanan kullarımızdandı

[133] Lut da elcilerden biriydi

[134] Onu ve ailesini topluca kurtardık

[135] Ancak geride kalan yaslı kadın haric

[136] Sonra digerlerini yok ettik

[137] Siz yıkıntılarının yanından geciyorsunuz; sabahleyin

[138] Ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız

[139] Yunus da elcilerden biriydi

[140] Dolu bir gemiye kacmıstı

[141] Karsı cıktı ve kayanlardan oldu

[142] Balık onu yuttu, bundan o sorumluydu

[143] (Tanrı'yı) anıp dusunmeseydi

[144] Dirilis Gunune kadar onun karnında kalacaktı

[145] Onu col gibi bir sahile attık, yorgun ve bitkin

[146] Ve onun icin orada genis yapraklı agac yetistirdik

[147] Biz onu yuzbin veya daha cok kisiye gonderdik

[148] Inandılar, biz de onları bir sureye kadar gecindirdik

[149] Sor onlara, kızları senin Rabbine, erkekleri kendilerine mi ayırıyorlar

[150] Yoksa melekleri, onların gozu onunde disi olarak mı yarattık

[151] Aslında onlar uydurdukları yuzunden diyorlar ki

[152] ALLAH dogurdu." Onlar yalancıdırlar

[153] Kızları erkeklere mi tercih etti

[154] Size ne oldu, nasıl karar veriyorsunuz

[155] Ogut almaz mısınız

[156] Yoksa apacık bir delile mi sahipsiniz

[157] Dogruysanız kitabınızı getirin

[158] Hatta O'nunla cinler arasında bir akrabalık uydurdular. Halbuki cinler sorguya cekileceklerini bilirler

[159] ALLAH onları yakıstırmalarından cok Yucedir

[160] Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları haric

[161] Siz ve tapmakta olduklarınız

[162] O'na karsı kimseyi saptıramazsınız

[163] Ancak cehennemde yanacaklar haric

[164] Her birimizin belli bir gorevi vardır

[165] Biz, dizenleriz

[166] Biz, anıp yuceltenleriz

[167] Diyorlardı ki

[168] Yanımızda oncekilerden bir uyarı bulunsaydı

[169] Kendimizi ALLAH'a adar, sadece O'na kul olurduk

[170] Boylece onu inkar ettiler; ileride bilecekler

[171] Elcilikle gorevli kullarımız icin soz verilmistir

[172] Onlar elbette zafere ulasacaklar

[173] Bizim ordumuz kesinlikle ustun gelecektir

[174] Oyleyse bir sure icin onlara aldırıs etme

[175] Onları seyret; onlar da gorecekler

[176] Azabımıza mı meydan okuyorlar

[177] Yurtlarına inince uyarılanların sabahı ne kotu olur

[178] Bir sureye kadar onlara aldırıs etme

[179] Onları gozle; onlar da gorecekler

[180] Ustunluk ve onurun sahibi olan Rabbin, onların nitelemelerinden cok yucedir

[181] Gonderilmis elcilere selam olsun

[182] Evrenlerin Rabbi olan ALLAH'a ovguler olsun

Sâd

Surah 38

[1] SS; mesajı iceren bu Kuran'a andolsun

[2] Dogrusu, inkar edenler kibir ve ayrılık icindedir

[3] Onlardan once nice nesilleri yok ettik. Feryat ettiler, ancak artık kurtulus zamanı degildi

[4] Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. Inkarcılar, "Bu pek yalancı bir buyucudur," dediler

[5] Tanrıları tek tanrı mı yaptı? Bu, gercekten cok tuhaf

[6] Onların liderleri one fırladılar, "Yuruyun, tanrılarınıza baglı kalın. Sizden istenen sadece budur

[7] Son dinde boylesini isitmedik. Bu bir uydurmadır

[8] Mesaj, neden aramızdan ona indirildi?" Aslında, onlar mesajımdan kusku icindedirler. Hayır, onlar azabı henuz tatmadılar

[9] Yoksa Ustun olan ve Bahseden Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır

[10] Yoksa goklerin, yerin ve aralarındakilerin yonetimi onlara mı aittir? Bırak, kendi kendilerini yuceltsinler

[11] Aksine onlar parti parti yenilgiye ugramıs bir ordudur

[12] Onlardan once Nuh halkı, Ad ve piramitler sahibi Firavun da yalanlamıstı

[13] Semud, Nuh halkı ve Eykeliler de... Onlar partilerdi

[14] Hepsi de elcileri yalanladılar ve cezamı hakkettiler

[15] Bunlar, onması olmayan bir tek patlama bekliyorlar

[16] Ve, "Rabbimiz, Hesap Gununden once acele olarak payımızı ver," diye meydan okudular

[17] Onların sozlerine karsı sabırlı ol, becerikli bir kulumuz olan Davud'u anımsa; o (Tanrı'ya) surekli itaat ederdi

[18] Dagları onun emrine vermistik; onunla birlikte aksamleyin ve tan dogumu (Tanrı'yı) yuceltirlerdi

[19] Kuslar da toplanmıstı; hepsi onun buyrugunu izlerdi

[20] Yonetimini guclendirdik; ona bilgelik ve cok iyi bir yargılama gucu verdik

[21] Davacıların haberi sana ulastı mı? Hani mabedine tırmanmıslardı

[22] Davud'un yanına girdiklerinde onlardan irkilmisti. "Korkma" demislerdi, "Bir birinin hakkını cigneyen iki davacı... Aramızda gercege gore hukum ver, haksızlık etme. Bize yolun ortasını goster

[23] Bu benim kardesimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim ise bir tek koyunum var. Boyle iken, "Onu da bana ver," dedi ve tartısmada bana ustun geldi

[24] Dedi ki, "Senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle sana haksızlık etmistir. Dogrusu, ortakcıların cogu bir birinin hakkına el uzatır. Inanıp erdemli davrananlar bunun dısındadır, onlar ise sayıca ne kadar azdır!" Davud, kendisini sınadıgımızı sanarak bagıslanma diledi, egildi ve tevbe etti

[25] Boylece onu bagısladık. Yanımızda onun yakınlıgı ve guzel bir yeri vardır

[26] Ey Davud, biz seni yeryuzunde yonetici kıldık. Halkın arasında adaletle yargı ver, hevesine ve duygularına kapılma, sonra seni ALLAH'ın yolundan saptırır. ALLAH'ın yolundan sapanlara, Hesap Gununu unuttukları icin cetin bir ceza vardır

[27] Gogu, yeri ve aralarındakileri bos yere yaratmadık. Bu inkar edenlerin sanısıdır. Kendilerini atese soktukları icin inkar edenlere yazıklar olsun

[28] Inanıp iyi davrananları, yeryuzunde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacagız? Erdemlilere, yoldan cıkanlar gibi mi davranacagız

[29] Sana indirdigimiz bu kitap kutludur; ayetlerini incelesinler ve akıl sahipleri ogut alsınlar

[30] Davud'a, Suleyman'ı verdik. Iyi bir kuldu, (Tanrı'ya) surekli yonelen biriydi

[31] Bir aksam, ona guzel kosu atları sunulmustu

[32] Dedi ki, "Mal ve mulk sevgisi beni Rabbimi anmaktan alıkoydu. Ta ki, o (gunes) bir ortunun ardından kayboldu

[33] Onları bana geri getirin," dedi, (veda etmek icin) bacaklarını ve boyunlarını oksadı

[34] Suleyman'ı boylece sınadık; onun hukumranlıgına maddi zenginlik kattık; ancak o tumuyle (Tanrı'ya) yoneldi

[35] Dedi ki, "Rabbim beni bagısla. Bana, benden sonra kimsenin ulasamıyacagı bir yonetim ver. Sen Bahsedensin

[36] Bunun uzerine komutuyla hareket eden ruzgarı onun emrine verdik. Diledigi yere yagmur yagdırırdı

[37] Seytanları da, yapı ustaları ve dalgıclar olarak

[38] Ve zincirlerle birbirine baglı bekleyen yedekleri de

[39] Bu bizim bagısımızdır. Ister ver, ister tut, tukenmez

[40] Onun bizim yanımızda yakınlıgı ve guzel yeri vardı

[41] Kulumuz Eyyub'u an: "Rabbim, seytan bana bitkinlik ve acı dokundurdu," diye Rabbine seslenmisti

[42] Ayagını yere vur. Iste yıkanacak ve icilecek soguk bir kaynak

[43] Coluk cocugunu bir katıyla birlikte ona geri verdik. Bu, akıl sahiplerine bizden bir rahmet ve mesajdır

[44] Simdi eline bir degnek alıp yola cık. Yeminini bozma." Onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kul! Surekli yonelirdi

[45] Kullarımız Ibrahim, Ishak ve Yakub'u anımsa. Becerikli idiler, ileri goruslu idiler

[46] Salt ahireti dusundukleri icin onları salt/dupduru kıldık

[47] Onlar bizim yanımızda iyilerden secilmis kimselerdi

[48] Ismail'i, Elyesa'ı ve Zulkifl'i de anımsa; hepsi iyilerdendi

[49] Bu bir mesajdır: Erdemliler icin guzel bir gelecek

[50] Ve kapıları kendilerine acılmıs Adn cennetleri vardır

[51] Orada konfor icinde bol meyve ve icecek isterler

[52] Yanlarında gozlerinin icine bakan yasıtları vardır

[53] Hesap Gunu icin size soz verilen budur

[54] Bizim bu rızkımız tukenmez

[55] Bu boyledir; azgınlar ise kotu bir yeri hakederler

[56] Cehennemde yanarlar; ne kotu bir duraktır

[57] Iste onu tatsınlar: Kaynar su ve irin

[58] Bunlara benzer daha baskaları da vardır

[59] Bunlar sizinle birlikte paldır kuldur suruklenen bir gruptur." (denilince, cehennemdeki liderler:) "Onlar hos gelmediler. Onlar ateste yanacaklar

[60] Onlar da derler ki, "Aslında siz hos gelmediniz. Bizi bu duruma siz soktunuz; ne kotu bir son

[61] Rabbimiz, kim bizi bu duruma soktuysa onun cezasını ateste ikiye katlayarak arttır," diye eklerler

[62] Nasıl oluyor da kotu olarak saydıgımız insanları goremiyoruz

[63] Onlarla alay edip durduk. Yoksa onları gozlerimizden mi kacırdık

[64] Cehennem halkının birbiriyle cekismesi bir gercektir

[65] De ki, "Ben sadece bir uyarıcıyım. Tek ve Egemen olan ALLAH'tan baska bir tanrı yoktur

[66] Goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbi; Ustundur, Bagıslayandır

[67] De ki, "Bu, buyuk bir haberdir

[68] Siz ise ondan yuz ceviriyorsunuz

[69] Onlar tartısırlarken Yuce Toplum'da neler olup bittigi hakkında bir bilgim yoktu

[70] Apacık bir uyarıcı oldugum icin bana vahyediliyor

[71] Rabbin meleklere demisti ki, "Balcıktan bir insan yaratacagım

[72] Onu duzenledigim ve ona ruhumdan ufledigim zaman ona secdeye kapanın

[73] Tum melekler ona secdeye kapandı

[74] Ancak Iblis haric. Buyukluk tasladı ve nankor oldu

[75] Ey Iblis, ellerimle yarattıgıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Buyukluk mu tasladın? Yoksa bas mı kaldırdın?" dedi

[76] Ben ondan daha ustunum," dedi, "Beni atesten yarattın, onu ise balcıktan yarattın

[77] Cık oradan," dedi, "Sen kovuldun

[78] Yargı Gunune kadar lanetimi hakettin

[79] Dedi ki, "Rabbim, dirilecekleri gune dek beni ertele

[80] Dedi ki, "Sana sure verilmistir

[81] Bilinen vaktin gunune kadar

[82] Dedi ki, "Buyuklugune andolsun, tumunu azdıracagım

[83] Ancak onlardan kendilerini sadece sana adayan kulların haric

[84] Dedi ki, "Bu gercektir ve ben sadece gercegi soylerim

[85] Cehennemi seninle ve onlardan seni izliyenlerle topluca dolduracagım

[86] De ki, "Buna karsılık olarak sizden bir ucret istemiyorum. Ben bir sahtekar degilim

[87] Bu, tum dunyaya bir mesajdır

[88] Ve onun haberlerini bir sure sonra ogreneceksiniz

Zümer

Surah 39

[1] Kitabın indirilmesi, Ustun ve Bilge olan ALLAH'tandır

[2] Biz bu kitabı sana gercekle indirdik, oyleyse ALLAH'a kulluk et; dinini sadece O'na has kılarak

[3] Kesinlikle, din sadece ALLAH'a aittir. O'nun dısındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, "Onlar bizi ALLAH'a daha fazla yaklastırsın diye biz onlara tapıyoruz." (derler). Ayrılıga dustukleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuskusuz, yalancıları ve nankorleri dogru yola iletmez

[4] ALLAH bir cocuk dileseydi, yarattıklarının arasından diledigini secerdi. O cok yucedir. O, Tek ve Egemen olan ALLAH'tır

[5] Gokleri ve yeri gercek ile yarattı. Geceyi gunduzun uzerine yuvarlar ve gunduzu de gecenin uzerine yuvarlar. Gunesi ve ayı da emri altına sokmus ve onların her biri belli bir sureye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Ustundur, Bagıslayandır

[6] Sizi bir tek kisiden yarattı, sonra ondan da esini var etti. Size sekiz tur ciftlik hayvanı indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, uc karanlık icinde yaratılıstan yaratılısa gecirerek yaratmaktadır. Rabbiniz olan ALLAH iste budur. Egemenlik O'na aittir. O'ndan baska tanrı yoktur. Nasıl da cevriliyorsunuz

[7] Inkar ederseniz, ALLAH'ın size ihtiyacı yoktur. Fakat O, kullarının inkarcı olmasından hoslanmaz. Sukrederseniz sizden hosnut olur. Kimse kimsenin gunah yukunu cekmez. Sonra donusunuz Rabbinizedir ve yapmıs olduklarınızı size haber verecektir. O, goguslerin ozunu bilir

[8] Insana bir kotuluk dokundu mu Rabbine yonelerek O'nu cagırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha once kime yalvarmıs oldugunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak icin ALLAH 'a esler kosmaga baslar. De ki, "Inkarınla biraz yasa, sen ates halkındansın

[9] Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak meditasyonda bulunan, ahiretin bilincinde olan ve Rabbinin rahmetini uman birine ne dersiniz? De ki, "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri ogut alır

[10] De ki, "Ey inanan kullar, Rabbinizi sayın. Bu dunya hayatında guzel davrananlara guzellik vardır. ALLAH'ın yeri genistir. Gercek ugrunda direnenlerin ucreti hesapsız olarak verilecektir

[11] De ki, "Dini yalnız ALLAH'a has kılarak O'na tapmakla emredildim

[12] Ve en ileri derecede musluman olmam emredildi

[13] De ki, "Rabbime karsı gelirsem Buyuk Gunun azabından korkarım

[14] De ki, "Dinimi yalnız ALLAH'a has kılarak O'na tapıyorum

[15] Siz de O'nun dısında dilediginize tapınız."De ki, "Asıl kaybedenler, ahiret gununde kendilerine ve ailelerine kaybettirenlerdir." Apacık kayıp budur

[16] Onların ustunde de altlarında da kat kat ates vardır. ALLAH kullarını boylece uyarır. Kullarım, beni sayın

[17] Kim Tagut'a (Azgın'a) kulluk etmekten kacınır ve ALLAH'a yonelirse onlar icin mujde vardır. Kullarımı mujdele

[18] Onlar ki sozu (kavl) dinlerler ve en guzeline uyarlar. Onlar, ALLAH'ın yol gosterdigi kimselerdir. Onlar akıl sahipleridir

[19] Azap sozunu hakedenlere gelince, sen atestekini kurtarabilir misin

[20] Ancak Rab'lerini sayanlar icin ustuste kurulmus koskler vardır; altlarından ırmaklar akar. ALLAH'ın sozudur. Kuskusuz ALLAH sozunden caymaz

[21] Gormez misin ki ALLAH gokten bir su indirir ve onu yeryuzundeki kaynaklara gecirir ve sonra onunla cesitli renklerde bitkiler cıkarır. Sonra o kurur ve onu sararmıs gorursun. Sonra da onu cercope cevirir. Bunda akıl sahipleri icin ogut vardır

[22] ALLAH kimin gogsunu Islama acarsa o Rabbinden bir ısık uzerindedir. ALLAH'ın mesajına karsı kalpleri katılasanların vay haline. Onlar acık bir sapıklıktadır

[23] ALLAH en guzel hadisi, tutarlı ve ikiserli bir kitap halinde indirdi. Rab'lerini sayanların derileri ondan dolayı urperir. Sonra derileri ve kalpleri ALLAH'ın mesajına karsı yumusar. Bu, ALLAH'ın yol gostermesidir; diledigini ve/veya dileyeni ona ulastırır. ALLAH'ın saptırdıgı bir kimseye rehber bulunmaz

[24] Dirilis Gununun azabından yuzunu koruyan kimse gibisi var mıdır? Zalimlere, "Kazandıgınızın sonucunu tadın," denir

[25] Onlardan oncekiler de yalanladılar ve ceza, onların beklemedikleri bir yerden gelmisti

[26] ALLAH onlara dunya hayatında rezilligi tattırdı. Ahiret cezası ise daha buyuktur. Bir bilselerdi

[27] Biz bu Kuran'da, insanlara, her turlu ornegi verdik ki ogut alsınlar

[28] Arapca, puruzsuz bir Kuran, belki erdemli olurlar

[29] ALLAH, celisen ortaklara sahip bir adam ile bir tek kisiye baglı olan adamın ornegini verir. Bu ikisinin durumu hic esit olur mu? Ovgu ALLAH'adır. Ancak cokları bilmez

[30] Sen oleceksin, onlar da olecekler

[31] Sonra Dirilis Gunu, Rabbinizin huzurunda durusmaya cıkacaksınız

[32] ALLAH'a karsı yalan uydurandan ve kendisine gercek geldiginde onu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kafirler icin cehennemde bir yer yok mu

[33] Gercegi getiren ve onu dogrulayana gelince, iste onlar erdemlilerdir

[34] Onlar icin Rab'leri katında diledikleri hersey vardır. Iyi davrananların odulu boyledir

[35] Boylece ALLAH onların en kotu islerini bagıslar ve yapmıs olduklarının karsılıgını da en guzel bir bicimde verir

[36] ALLAH kuluna yetmez mi? Seni O'ndan baskalarıyla korkutuyorlar. ALLAH kimi saptırırsa ona bir yol gosteren bulunmaz

[37] ALLAH'ın yol gosterdigini de hic kimse saptıramaz. ALLAH Ustun ve Oc Alan degil midir

[38] Onlara, "Gokleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, "ALLAH," diyecekler. De ki, "ALLAH'ın dısında taptıklarınıza ne dersiniz? ALLAH benim icin bir zarar dilese onlar O'nun zararını giderebilir mi? Yahut O benim icin bir rahmet dilese onlar O'nun rahmetini tutabilir mi? De ki, "ALLAH bana yeter." Guvenenler O'na guvensinler

[39] De ki, "Ey halkım, bildiginizi yapın, ben de yapacagım. Ileride bileceksiniz

[40] Alcaltıcı azap kime geliyormus ve surekli azabı kim hakediyormus

[41] Biz bu kitabı sana halk icin gercekle indirdik. Kim dogruyu bulursa kendisi icindir. Kim saparsa da kendisi aleyhine sapmıs olur. Sen onların avukatı degilsin

[42] ALLAH olumu anında nefsi (bilinci) alır; olmeyenleri de uyku anında... Hakkında olum kararı verdiklerini tutar ve digerlerini de belli bir sureye kadar salıp gonderir. Dusunen bir topluluk icin bunda dersler ve isaretler vardır

[43] ALLAH'ın dısında sefaatcılar mı edindiler? De ki, "Onlar hic bir seye sahip degilseler ve dusunemiyorlarsa da mı

[44] De ki, "Tum sefaat ALLAH'a aittir." Goklerin ve yerin yonetimi O'na aittir. Sonra O'na donduruleceksiniz

[45] ALLAH tek basına anıldıgı an ahirete inanmıyanların kalpleri huzursuz olarak urker. Fakat O'nun dısındakiler anıldıgı zaman hemen yuzleri guler

[46] De ki, "Gokleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve acıgı Bilen Tanrım, ayrılıga dustukleri konularda kulların arasında hukmu yalnız sen verirsin

[47] Zalimler, yerdekilerin tumune ve hatta onun bir katına daha sahip olsaydı bile, Dirilis Gununun o muthis azabından kurtulmak icin onu fidye olarak vereceklerdi. Kendilerine, ALLAH tarafından hic beklemedikleri bir sey gosterilecektir

[48] Isledikleri kotulukler onlara gosterilir ve alay etmekte oldukları seyler ise onları cepecevre sarar

[49] Insana bir kotuluk dokundugu zaman bizi cagırır; ancak ona bir nimet verdigimiz zaman ise: "Bu, bana bilgimden dolayı verilmistir," der. Aslında o bir testtir, ne var ki cokları bilmez

[50] Kendilerinden oncekiler aynı seyi soylediler, ancak kazandıkları seylerin kendilerine hic bir yararı dokunmadı

[51] Kazandıkları kotulukler, sonunda baslarına geldi. Aynı bicimde su zulmedenlere de kazandıkları kotulukler catacaktır; engelleyemezler

[52] ALLAH'ın diledigine rızkı genisletip daralttıgını bilmezler mi? Inanan bir toplum icin bunda dersler vardır

[53] Onlara bildir: "Kendilerine karsı sınırı asan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden umit kesmeyin. ALLAH tum gunahları affedicidir. O Bagıslayandır, Rahimdir

[54] Rabbinize yonelin ve cezaya carpılmadan once O'na teslim olun, zira o zaman yardım gormezsiniz

[55] O azap beklemediginiz anda sizi ansızın yakalamadan once, Rabbiniz tarafından size indirilen en guzel ogretiye uyun

[56] Ki kisi, "ALLAH'ın ogretisine aldırmamaktan oturu vay halime; dogrusu ben alay edenlerdendim," demesin

[57] Veya, "ALLAH beni dogruya iletseydi kesinlikle erdemlilerden biri olacaktım," demesin

[58] Yahut azabı gordugu an, "Keske ikinci bir sansım daha olsaydı da guzel davrananlardan olsaydım," demesin

[59] Evet, sana ayet ve mucizelerim geldi, fakat sen onları yalanladın, kibirlendin ve inkarcılardan oldun

[60] Dirilis gunu, ALLAH hakkında yalan uyduranların suratlarını asık gorursun. Cehennem, azgınlara tam uygun bir yer degil midir

[61] ALLAH erdemlileri basarılarıyla kurtarır. Onlara kotuluk dokunmaz ve onlar uzulmezler de

[62] ALLAH her seyin Yaratıcısıdır. O, her seyi kontrol eder

[63] Goklerin ve yerin kararları O'na aittir. ALLAH'ın ayetlerini yalanlayanlar asıl kaybedenlerdir

[64] De ki, "ALLAH'tan baskasına mı kulluk etmeye beni tesvik ediyorsunuz ey cahiller

[65] Sana ve senden oncekilere soyle vahyedilmistir: ortak kosarsan, tum yaptıkların bosa gider ve kaybedenlerden olursun

[66] Oyleyse yalnız ALLAH'a kul ol ve sukret

[67] ALLAH'ı geregi gibi degerlendiremediler. Halbuki, dirilis gunu, tum yer O'nun avucu icindedir, gokler de O'nun sag elinde durulmustur. O Yucedir ve onların ortak kostuklarından cok ustundur

[68] Boruya uflenir uflenmez goklerde ve yerde kim varsa, ALLAH'ın diledikleri haric kendinden gecip bayılırlar. Sonra ona tekrar uflenir de onlar ayaga kalkıp bakısırlar

[69] Yer, Rabbinin ısıgıyla parlar. Kitap konur. Peygamberler ve tanıklar getirilir. Aralarında gercege gore hukum verilir ve onlara zulmedilmez

[70] Her kisiye yaptıgının karsılıgı tam olarak verilir. O, onların yapmıs oldugu her seyi en iyi bilendir

[71] Inkar edenler yıgınlar halinde cehenneme goturulurler. Oraya vardıklarında onun kapıları acılır ve bekcileri onlara, "Size, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gununuzle karsılasacagınız konusunda sizi uyaran sizden elciler gelmemis miydi?" derler. "Evet. Ancak 'ceza' sozu inkarcılar hakkında gerceklesmistir," diye karsılık verirler

[72] Temelli kalacagınız cehennemin kapılarından girin. Buyukluk taslayanların sonu ne de kotuymus!" denir

[73] Rablerini sayıp dinleyenler ise yıgınlar halinde cennete goturulurler. Oraya vardıklarında onun kapıları acılır ve bekcileri onlara, "Size barıs olsun; kazandınız. Haydi temelli kalmak uzere oraya giriniz," derler

[74] Bize verdigi sozu gerceklestiren, yeri bize miras bırakan ve cennette diledigimiz yerde oturmamızı saglayan ALLAH'a ovguler olsun," derler. Calısanların ucreti ne de guzelmis

[75] Melekleri, yonetim merkezinin etrafını cevirmis halde Rab'lerini overek yuceltirken gorursun. Aralarında gercege gore hukum verilmistir ve "Evrenin Rabbi ALLAH'a ovguler olsun," denir

Ğâfir

Surah 40

[1] HH. M

[2] Bu kitabın indirilmesi, Ustun ve Her Seyi Bilen ALLAH katındandır

[3] Gunahları Bagıslayan, Tevbeyi Kabul Eden, Cezası Siddetli, Sonsuz Guc Sahibi... O'ndan baska tanrı yoktur. Donus O'nadır

[4] Inkarcılardan baskası ALLAH'ın ayetleri ve mucizelerine karsı tartısmaz. Onların gorunur basarıları seni aldatmasın

[5] Onlardan once Nuh'un halkı da yalanlamıstı ve onlardan sonra bir cok parti de... Her topluluk elcilerini etkisiz hale getirmeye calıstı. Gercegi gidermek icin bos ve yalnıs seylerle tartıstılar. Sonunda onları yakaladım; cezalandırmam nasılmıs

[6] Rabbinin, "Onlar cehennemin halkıdır," diye inkarcılar hakkında verdigi sozu boylece gerceklesir

[7] Yonetim merkezine hizmet edenler ve etrafındakiler Rab'lerini overek yuceltirler ve O'na inanırlar. Inananlar icin bagıslanma dilerler: "Rabbimiz, rahmetin ve bilgin her seyi icine almıstır. Tevbe edenler ve senin yoluna uyanları bagısla ve onları atesin azabından koru

[8] Rabbimiz onları, erdemli atalarını, eslerini ve cocuklarını soz verdigin Adn cennetlerine sok. Kuskusuz sen Ustunsun, Bilgesin

[9] Onları kotuluklerden koru. O gun kimi kotuluklerden korursan onlara rahmet etmissindir. Buyuk zafer budur

[10] Inkar etmis olanlara, "ALLAH'ın hosnutsuzlugu, sizin kendi kendinize olan hosnutsuzlugunuzdan daha buyuktur. Imana cagrıldıgınızda inkar ederdiniz," diye seslenilir

[11] Diyecekler ki, "Rabbimiz, bizi iki kez oldurdun ve iki kez dirilttin. Simdi gunahlarımızı itiraf ettik. Buradan bir cıkıs yolu var mı

[12] Cunku, YALNIZ ALLAH cagrıldıgı zaman inkar ederdiniz. Ancak kendisine ortak kosuldugunda inanırdınız. Hukum, Ustun ve Buyuk olan ALLAH'a aittir

[13] O ki size ayetlerini (kanıtlarını ve isaretlerini) gostermekte ve sizin icin gokten bir rızık indirmektedir. Tumuyle yonelip teslim olandan baskası ibret almaz

[14] Inkarcılar hoslanmasa da dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'na kulluk edin

[15] Dereceleri Yukselten, Yonetim Sahibi. Bulusma gunune karsı uyarsın diye kullarından diledigine, emirlerini iceren vahyini indirir

[16] O gun onlar tumuyle acıga cıkarılacaklardır. Hic bir sey onları ALLAH'tan gizleyemez. O gun yonetim kime aittir? Tek ve En Ustun olan ALLAH'a aittir

[17] O gun her kisiye yaptıgının karsılıgı odenir. O gun haksızlık yoktur. ALLAH hesabı cabuk gorendir

[18] Onları yaklasan gun hakkında uyar, o zaman yurekler gırtlaklara dayanmıstır, yutkunurlar. Zalimler icin ne bir dost ne de sozu dinlenir bir sefaatcı vardır

[19] Gozlerin goremedigini ve goguslerin gizledigini bilir

[20] ALLAH adaletle yargı verir. O'ndan baska cagırdıkları ise hic bir seye yargı veremezler. ALLAH Isitendir, Gorendir

[21] Kendilerinden oncekilerin sonucunun nasıl olduguna bakmak icin yeryuzunde dolasmıyorlar mı? Onlardan daha fazla guce sahiptiler, yeryuzunde daha cok ureticiydiler. Ancak ALLAH onları gunahlarıyla yakaladı. ALLAH'a karsı onları koruyabilecek yoktur

[22] Cunku, elciler onlara apacık delillerle gittiklerinde inkar ediyorlardı. Sonunda ALLAH onları yakaladı. O Gucludur, Cezalandırması Siddetlidir

[23] Musa'yı ayetlerimiz ve apacık bir yetki ile gonderdik

[24] Firavun'a, Haman'a ve Karun'a... "Bu sihirbazın ve yalancının biridir," dediler

[25] Onlara bizden bir gercegi goturunce, "Onunla birlikte inananların ogullarını oldurun, kadınlarını ise yasatın," dediler. Inkarcıların planı hep sapıkcadır

[26] Firavun dedi, "Beni bırakın Musa'yı oldureyim de o da Rabbine yalvarsın. Sizin dininizi degistireceginden veya yeryuzunde kotuluk cıkaracagından endiseleniyorum

[27] Musa dedi, "Ben, hesap gunune inanmıyan her azgından Rabbime ve sizin Rabbinize sıgındım," dedi

[28] Firavun'un tarafından inancını gizleyen inanan bir adam dedi ki, "Siz 'benim Rabbim ALLAH'tır' diyen bir adamı mı oldureceksiniz? Halbuki size Rabbinizden apacık deliller getirmis bulunuyor. Yalancı ise, bu onun problemidir; yok dogru sozlu ise onun size anlattıkları gerceklesir. Kuskusuz ALLAH sınırı asan yalancıları sevmez

[29] Ey halkım, yonetim bugun sizindir ve ulkede siz egemensiniz. Ancak ALLAH'ın hısmı bize gelirse kim ona karsı bize yardım edebilir?" Firavun da, "Size kendi gorusumu ogutluyorum; size dogru yolu gosteriyorum," dedi

[30] Inanmıs adam dedi ki, "Ey halkım daha onceki partilerin gunu gibi bir sonuca ugramanızdan korkuyorum

[31] Nuh, Ad, Semud ve onlardan sonrakilerin durumu gibi. Elbette ALLAH kullara haksızlık etmek dilemez

[32] Halkım, sizin icin Toplanma Gununden korkuyorum

[33] O gun arkanızı donup kacacaksınız; ancak sizi ALLAH'tan koruyacak yoktur. ALLAH'ın saptırdıgına yol gosteren bulunmaz

[34] Daha once Yusuf da size apacık delillerle gelmisti; fakat size getirdigi mesajı surekli olarak kusku ile karsılamıstınız. Nihayet o olunce, "ALLAH ondan sonra elci gondermeyecektir (O son elcidir)," demistiniz. ALLAH, kuskuda sınırı asanı boylece saptırır

[35] ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karsı, hic bir delile sahip olmadan tartısanlar, hem ALLAH katında ve hem de inananlar katında buyuk bir ofkeye muhataptır. ALLAH her kibirli zorbanın kalbini iste boyle muhurler

[36] Firavun dedi ki, "Haman, benim icin bir kule dik de yollara eriseyim

[37] Goklerin yollarına... Boylece Musa'nın tanrısına bir bakayım. Onun bir yalancı olduguna inanıyorum." Firavun'un kotu tavrı kendisine boyle suslenmisti ve boylece yoldan cıkarıldı. Firavun'un planı elbette bosa cıkacaktı

[38] Inanan adam dedi ki, "Ey halkım, beni izleyin ki size dogru yolu gostereyim

[39] Ey halkım, bu dunya hayatı gecici bir gecinmedir. Ahiret yurdu ise ebedi bir duraktır

[40] Kim kotuluk islerse kendisine ancak onun kadar bir ceza verilir. Erkek veya kadın kim inanclı olarak erdemli isler yaparsa onlar cennete girerler ve orada hesapsız olarak nimetlenirler

[41] Ey halkım, neden ben sizi kurtulusa cagırırken siz beni atese cagırıyorsunuz

[42] Siz beni ALLAH'a karsı nankor olmaya ve hakkında bilgim olmayan seyleri ona ortak kosmaya cagırıyorsunuz. Bense sizi O Ustun ve Bagıslayıcı olana cagırıyorum

[43] Kusku yok ki, beni kendisine cagırdıgınız seyin ne dunyada ne de ahirette bir dayanagı yoktur. Donusumuz ALLAH'adır. Sınırı asanlar, cehennemi boylayacaktır

[44] Size bu soylediklerimi ileride hatırlayacaksınız. Ben isimi ALLAH'a bırakıyorum. ALLAH kullarını Gorendir

[45] ALLAH onu onların planladıkları kotuluklerden korudu. Firavun'un taraftarlarını azabın en kotusu kusattı

[46] Onlara gunduz ve aksam ates sunulur. Dunyanın son gununde ise: "Firavun'un taraftarlarını azabın en cetinine sokun

[47] Ateste tartısırlarken, gucsuzler, buyukluk taslamıs olanlara, "Biz sizin izleyicileriniz idik, oyleyse bu atesin bir parcasını olsun bizden savabilir misiniz?" derler

[48] Buyukluk taslamıs olanlar, "Hepimiz onun icindeyiz. ALLAH kulları arasında artık hukum vermistir," derler

[49] Atestekiler, cehennemin gardiyanlarına, "Rabbinize yalvarın da bizden azabı hic degilse bir gun hafifletsin," derler

[50] Onlar da derler ki, "Elcileriniz size apacık delillerle gelmemis miydi?" "Evet" derler. Bunun uzerine onlar, "Oyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkarcıların yalvarması sonuc vermez

[51] Biz elcilerimize ve inananlara bu dunya hayatında ve tanıkların durusmalarda bulunacakları gunde yardım ederiz

[52] O gun zalimlere ozurleri bir yarar saglamaz. Onlar laneti ve en kotu sonu hakkederler

[53] Biz Musa'ya hidayeti verdik ve Israilogullarını kitaba varis kıldık

[54] Anlayıs sahiplerine bir yol gosterici ve bir uyarı olarak

[55] Oyleyse sabret. Cunku ALLAH'ın sozu gercektir. Gunahların icin de bagıslanma iste ve Rabbini aksam sabah overek yucelt

[56] Hic bir delile sahip olmadan ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karsı tartısanların goguslerinde, erisemiyecekleri bir buyuklenme vardır. Oyleyse ALLAH'a sıgın. O Isitendir, Gorendir

[57] Goklerin ve yerin yaratılısı, insanın yaratılısından daha buyuk bir seydir. Ne var ki halkın cogu bilmez

[58] Kor ile goren bir olmaz. Inanıp erdemli davrananlarla kotuluk isleyenler de bir olmaz. Ne kadar az dusunursunuz

[59] Dunyanın sonu (Saat) elbette gelecektir, bunda kusku olmasın. Ne var ki insanların cogu inanmaz

[60] Rabbiniz der ki, "Bana yalvarın size cevap vereyim." Buyukluk taslayarak bana kulluk etmekten kacınanlar asagılanarak cehenneme gireceklerdir

[61] ALLAH, geceyi dinlenmeniz icin yaratan ve gunduzu de aydınlık yapandır. ALLAH halka karsı buyuk lutuf sahibidir, fakat halkın cogu sukretmez

[62] Iste Rabbiniz ALLAH, her seyin Yaratıcısıdır; O'ndan baska tanrı yoktur. Nasıl da cevriliyorsunuz

[63] ALLAH'ın ayet ve mucizelerini red edenler iste boyle saptırılırlar

[64] ALLAH yeryuzunu sizin icin bir yerlesim ve gogu de bir yapı kılandır. Sizi bicimlendirip biciminizi guzel yapan ve sizi besinli gıdalarla besleyendir. Rabbiniz olan ALLAH budur. Evrenin Rabbi olan ALLAH ne yucedir

[65] O, Diridir; O'ndan baska tanrı yoktur. Dini sadece O'na ait kılarak O'nu cagırın. Evrenin Rabbi ALLAH'a ovguler olsun

[66] De ki, "Bana acık deliller geldikten sonra, ALLAH'ın yanında yalvardıklarınıza tapmaktan menedildim ve evrenin Rabbine teslim olmakla emrolundum

[67] O ki sizi topraktan, sonra bir damladan, sonra asılı duran bir embriyodan yaratmıstır. Olgunlasmanız ve ihtiyarlamanız icin daha sonra sizi cocuk olarak dısarı cıkarır. Sizden bazılarının canı daha erken alınır. Daha once belirlenmis yasa ulasırsınızki kavrayasınız

[68] Dirilten ve olduren O'dur. Herhangi bir isi diledi mi, ona "Ol" der, o da oluverir

[69] ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karsı mucadele edenlerin nasıl da cevrildiklerini gormez misin

[70] Onlar, kitabı ve elcilerimiz yoluyla gonderdigimiz mesajı yalanladılar. Ileride bilecekler

[71] Boyunlarında prangalar ve zincirlerle suruklenecekler

[72] Kaynar suda, sonra ateste yakılacaklardır

[73] Sonra onlara soyle denir, "Nerde ortak kostuklarınız

[74] ALLAH'ın yanında?" Onlar da derler ki, "Bizi terkettiler. Meger biz daha once hic bir seye yalvarmıyormusuz." ALLAH inkarcıları iste boyle saptırır

[75] Cunku siz yeryuzunde gercege dayanmadan seviniyor ve sımarıyordunuz

[76] Surekli kalmak uzere cehennemin kapılarından giriniz. Buyukluk taslayanların yeri ne de kotudur

[77] Oyleyse sabret; ALLAH'ın sozu gercektir. Onlara soz verdigimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana gostersek de, ondan once hayatına son versek de, onlar bize donduruleceklerdir

[78] Senden once gondermis bulundugumuz elcilerin bir kısmından sana soz ettik, bir kısmını da sana anlatmadık. Hic bir elci, ALLAH'ın izni olmadan bir mucize getiremez. ALLAH'ın emri gelince gercege gore yargı verilir ve yanlısı savunanlar orada husrana ugrarlar

[79] Binesiniz ve onlardan yiyesiniz diye ciftlik hayvanlarını sizin icin yaratan ALLAH'tır

[80] Sizin icin onlarda cesitli yararlar vardır. Gonlunuz diledigi gibi onlardan yararlanırsınız. Onlarla ve gemilerle tasınırsınız

[81] Size isaretlerini gosterir. ALLAH'ın hangi isaretini inkar ediyorsunuz

[82] Kendilerinden oncekilerin sonunun nasıl olduguna bakmak icin yeryuzunu dolasmazlar mı? Onlardan sayıca daha cok, daha guclu olup yeryuzunde daha cok uretimde bulunmuslardı. Ancak, kazandıkları seyler kendilerini kurtaramadı

[83] Elcileri apacık kanıtlarla kendilerine vardıklarında, yanlarındaki bilgiyle gururlandılar. Alaya aldıkları sey kendilerini sarıverdi

[84] Nihayet cezamızı gorduklerinde, "Artık SADECE ALLAH'a inandık ve ortak kosmus olduklarımızı inkar ettik," derler

[85] Azabımızı gorduklerinde inanmaları kendilerine bir yarar saglamaz. Bu, daha onceki kulları hakkında surekli uygulanan ALLAH'ın sunneti (yasası) dır. Iste o zaman inkarcılar husrana ugramıslardır

Fussilet

Surah 41

[1] HH. M

[2] Rahman ve Rahim'den bir indirilmistir

[3] Bilen bir topluluk icin, Arapca bir Kuran olarak ayetleri acıklanmıs bir kitaptır

[4] Bir mujdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların cogunlugu ondan yuz cevirmistir; onlar isitmezler

[5] Dediler ki: "Senin bizi cagırdıgın seye karsı sabit fikirliyiz, kulaklarımızda agırlık ve bizimle sizin aranızda bir perde vardır. Istedigini yap, biz de yapacagız

[6] De ki, "Ben, sadece sizin gibi bir insanım. Bana, sizin tanrınızın bir tek tanrı oldugu vahyediliyor. O'na yonelin, O'ndan bagıslanma dileyin. Vay ortak kosanlara

[7] Ki zekatı vermezler ve onlar ahireti de inkar ederler

[8] Inanıp erdemli davrananlar icin surekli bir odul vardır

[9] De ki, "Siz yeri iki gunde yaratanı mı inkar ediyorsunuz ve O'na esler mi kosuyorsunuz? O, evrenlerin Rabbidir

[10] Onun ustune denge unsurları (olan daglar) yerlestirdi ve onu bereketli kıldı. Tum arayıp isteyenler icin onun gıdalarını dort gunde olcup duzenledi

[11] Sonra duman halindeki goge yonelerek ona ve yere, "Isteyerek veya istemeyerek (kaostan cıkıp) gelin," dedi. Onlar da, "Isteyerek geldik," dediler

[12] Boylece onları iki gunde yedi gok olarak tamamladı ve her goge ozel yasaları bildirdi. Ve biz en asagıdaki gogu ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Ustun ve herseyi Bilen'in planıdır

[13] Yuz cevirirlerse de ki, "Sizi Ad ve Semud yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım

[14] Onlara, "ALLAH'tan baskasına tapmayın," diye onlerinden ve arkalarından elciler gitmisti. Onlar ise, "Rabbimiz dileseydi bir melek indirebilirdi. Bundan oturu sizin getirdiginiz mesaja inanmıyoruz," dediler

[15] Ad'a gelince, onlar yeryuzunde haksız yere buyukluk tasladılar ve "Bizden daha guclu kim var?" dediler. Kendilerini yaratan ALLAH'ın onlardan daha guclu oldugunu anlamadılar mı? Onlar ayet ve mucizelerimizi bilerek inkar ediyorlardı

[16] Nihayet, onlara dunya hayatında asagılayıcı azabı tattırmak icin ugursuz gunlerde uzerlerine sert bir ruzgar gonderdik. Ahiret azabı ise daha asagılayıcıdır ve onlar yardım gormezler

[17] Semud'a gelince, onlara yolu gosterdik. Ne var ki onlar korlugu hidayete tercih ettiler. Sonunda, kazandıklarına karsılık, onları alcaltıcı azabın yıldırımı yakaladı

[18] Inananları ve erdemli davrananları ise kurtardık

[19] ALLAH dusmanlarının atese suruklenerek toplatılacakları gun

[20] Nihayet oraya vardıklarında, onların isitme, gorme organları ve derileri yaptıkları hakkında tanıklık eder

[21] Derilerine, "Nicin bize karsı tanıklık ettiniz?" diye sorarlar. Onlar da, "Her seyi konusturan ALLAH bizi konusturdu. Sizi ilk yaratan O'dur ve iste O'na donduruluyorsunuz," derler

[22] Ne isitme ve gorme organlarınızın, ne de derilerinizin aleyhinizdeki tanıklıgını gizlemeye gucunuz yetmez. Buna ragmen siz yaptıklarınızın cogunu ALLAH'ın bilemiyecegini sanıyordunuz

[23] Rabbiniz hakkında bu dusunceniz sizi kaydırdı ve kaybedenlerden oldunuz

[24] Dayanırlarsa yerleri atestir. Yok, hos gorulmek isterlerse ozurleri kabul edilmeyecektir

[25] Gecmislerini ve geleceklerini onlara guzel gosteren birtakım arkadasları onlara atadık. Kendilerinden once gelip gecmis cin ve insan toplumları icin gerceklesen o soz kendileri icin de gecerli oldu. Onlar kaybetmislerdi

[26] Inkar edenler, "Basa cıkmanız icin, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlasılmasını engelleyin," dediler

[27] Inkar edenlere siddetli bir azabı tattıracagız ve yaptıklarının en kotusuyle onlara karsılık verecegiz

[28] ALLAH dusmanlarının cezası iste bu atestir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmelerinin bir karsılıgı olarak orası onların ebedi yurdu olacaktır

[29] Inkar edenler, "Rabbimiz, cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize goster, onları ayaklarımızın altına alalım da en alcak olanlardan olsunlar," derler

[30] Rabbimiz ALLAH'tır," dedikten sonra dogru yolu izleyenlerin uzerine melekler iner:"Korkmayın, uzulmeyin ve davetli oldugunuz cennetle sevinin

[31] Dunya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınız biziz. Orada canınızın cektigi ve istediginiz her sey vardır

[32] Bagıslayan ve Rahim olandan bir agırlama olarak

[33] ALLAH'a cagıran, erdemli davranan ve "Ben teslim olanlardanım," diyenden daha guzel sozlu kim olabilir

[34] Iyilik ile kotuluk bir olmaz. Sen en iyi bir bicimde karsılık ver. O zaman, aranızda dusmanlık bulunan kisi belki en iyi dostun oluverir

[35] Bu duruma ancak direncli olanlar eristirilir. Bu duruma ancak alabildigine sanslı olanlar ulastırılır

[36] Seytandan herhangi bir dusunce seni etkisi altına alırsa ALLAH'a sıgın. O Isitendir, Bilendir

[37] Gece, gunduz, gunes ve ay O'nun ayetlerindendir. Gunese ve ay'a secde etmeyin, onları yaratan ALLAH'a secde edin. O'na kulluk edecekseniz

[38] Buyuklenirlerse, Rabbinin yanındakiler hic yorulmadan gece gunduz O'nu yuceltirler

[39] Kupkuru gordugun topragın uzerine su yagdırdıgımızda onun titresip kabarması da O'nun ayetlerindendir. Onu dirilten oluleri de diriltir. O, herseye gucu yetendir

[40] Ayetlerimiz konusunda carpıtmalar yapanlar bizden gizli kalmaz. Atese atılan mı, yoksa dirilis gununde guven icinde bize gelen mi daha iyidir? Dilediginiz gibi davranın. O, yaptıklarınızı elbette Gorendir

[41] Kendilerine mesaj ulastıktan sonra onu inkar edenler bilsin ki o ustun bir kitaptır

[42] Batıl, onun ne onundenne de ardından yaklasamaz. Bilge ve ovguye layık olanın indirdigi bir vahiydir

[43] Senin icin soylenilenler, senden onceki elciler icin soylenilenlerin aynısıdır. Kuskusuz senin Rabbin hem bagıslanma sahibi, hem de acı azap sahibidir

[44] Onu yabancı dilde bir Kuran kılsaydık, "Onun ayetleri acıklanmalı degil miydi?" diyeceklerdi. Ister yabancı dil, ister Arapca olsun, de ki, "O, inananlar icin (dilleri sozkonusu olmaksızın) bir rehber ve sifadır. Inanmıyanların ise kulaklarında agırlık vardır. Onlara sanki uzak bir yerden sesleniliyor gibi onlara kapalıdır

[45] Biz Musa'ya kitabı (Ibranice) verdik, onda da anlasmazlıga dustuler. Rabbinin vermis oldugu bir soz olmasaydıaralarında yargı verilirdi. Gercekten onlar ondan kusku ve suphe icindedirler

[46] Kim erdemli davranırsa kendi yararınadır. Kim kotu davranırsa kendi zararınadır. Rabbin, kullara zulmetmez

[47] Saatın (dunyanın sonunun) bilgisi O'nun katındadır. O'nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından cıkabilir, ne de bir disi gebe kalır veya dogum yapar. "Hani benim ortaklarım nerede?" diye onlara seslendigi gun, onlar: "Hicbirimizin buna sahitlik etmedigini sana arzederiz," derler

[48] Daha once yardım icin cagırdıkları (dine ortak kostukları kisiler) onlardan uzaklasmıstır. Artık kacacak bir yerleri olmadıgını anlarlar

[49] Insan, iyilik istemekten bıkmaz. Ancak kendisine bir kotuluk dokundugunda umutsuzdur, kotumserdir

[50] Sıkıntısının ardından, kendisine bizden bir rahmet tattırsak, "Bu bana aittir. Dunyanın sonunun da gelecegini sanmam. Rabbime dondurulursem de O'nun katında benim icin daha guzel seyler vardır," der. Inkarcılara, yapmıs olduklarının gercek niteligini elbette haber verecegiz. Cetin bir azaptan tattıracagız onlara

[51] Insana bir nimet verdik mi, yuz cevirip yan cizer. Basına bir kotuluk geldiginde ise yalvarıp durur

[52] De ki, "Ya o (mesaj) ALLAH'tan idiyse ve siz de onu yalanlamıs iseniz? Buna karsı kesin bir tavır alandan daha sapık kim olabilir

[53] Onun gercek oldugu onlara apacık oluncaya kadar onlara, ufuklarda ve kendi iclerinde ayetlerimizi (isaret ve kanıtlarımızı)gosterecegiz. Rabbinin her seye tanık olması yetmez mi

[54] Aslında onlar Rab'lerinden bir kusku icindedirler. O, her seyi (bilgi ve yonetimiyle) kusatmıstır

Şûrâ

Surah 42

[1] HH. M

[2] Q

[3] Ustun ve Bilge olan ALLAH sana ve senden oncekilere boyle vahyeder

[4] Goklerde, yerde ne varsa O'nundur. O Yucedir, Buyuktur

[5] Gokler (O'na olan saygıdan oturu) nerdeyse ustlerinden catlayacak. Melekler Rab'lerini overek yuceltirler ve yeryuzundekiler icin bagıslanma dilerler. ALLAH kesinlikle Bagıslayandır, Rahimdir

[6] O'ndan baskasını veliler edinenleri ALLAH kollamaktadır. Sen onların avukatı degilsin

[7] Baskent ve cevresini uyarman icin ve gerceklesecek olan Toplanma Gunune karsı uyarman icin biz kusursuz bir dile sahip olan bir Kuran'ı boylece sana vahyediyoruz. Onlardan bir kısmı cennete, bir kısmı da cehenneme girecektir

[8] ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, diledigini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur

[9] O'nun dısında veliler (sahipler) mi edindiler? Biricik veli ALLAH'tır, oluleri O diriltir ve O herseye Kadirdir

[10] Bu mesajın her hangi bir bolumunde anlasmazlıga duserseniz hukum ALLAH'a aittir. Rabbim ALLAH iste boyledir. Ben O'na guvendim ve O'na yonelirim

[11] O gokleri ve yeri yararak yaratandır. Icinizden sizin icin esler yarattı ve ciftlik hayvanlarını da ciftler halinde yarattı. Boylece sizi orada uretiyor. O'na benzer hic bir sey yoktur. O, Isitendir, Gorendir

[12] Goklerin ve yerin tum kontrolu O'na aittir. Diledigine rızkı bol verir veya kısar. O her seyi Bilendir

[13] Daha once Nuh'a buyurdugu dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettigimiz gibi Ibrahim'e, Musa'ya ve Isa'ya da ogutledik: "Bu dini dogru tutun ve onda ayrılıga dusmeyin." Fakat kendilerini cagırdıgın sey, ortak kosanlara agır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine secer ve kendisine yoneleni dogruya ulastırır

[14] Kendilerine bilgi ulastıktan sonra sırf aralarındaki cekememezlik yuzunden ayrılıga dustuler. Belli bir zaman icin Rabbinin verilmis bir soz olmasaydı onların arasında hemen hukum verilirdi. Onlardan sonra kitaba mirascı olanlar da ondan kusku ve suphe icindedirler

[15] Sen buna cagır ve sana emredildigin gibi dosdogru uygula. Onların arzularına uyma ve de ki "ALLAH'ın bana indirdigi kitaba inandım. Sizin aranızda adaletle davranmakla emrolundum. ALLAH bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim islediklerimiz bize, sizin isledikleriniz ise sizedir. Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartısma yoktur. Bizi ALLAH biraraya getirecektir. Sonunda donus O'nadır

[16] ALLAH hakkında, O'nun cagrısına yanıt verildikten sonra tartısanların delilleri Rab'leri katında gecersizdir. Gazabı haketmislerdir ve onlara cetin bir azap vardır

[17] O ALLAH ki kitabı gercek ve adaletle indirmistir. Ne bilirsin, belki Saat (dunyanın sonu) yakındır

[18] Ona inanmıyanlar onun hakkında meydan okuyorlar. Ona inananlar ise ondan kaygı duyarlar ve onun gercek oldugunu bilirler. Saat konusunda kusku duyanlar buyuk bir sapıklık icindedirler

[19] ALLAH kullarına lutfedendir. Diledigini ve/veya dileyeni rızıklandırır. O Gucludur, Ustundur

[20] Kim ahiret odulunu isterse onun odulunu arttırırız. Dunya odulunu isteyene de onu veririz; ancak onun ahiretten bir payı olmaz

[21] Yoksa ALLAH'ın izni olmadıgı halde onlar icin dini kurallar ve yasalar ortaya koyan ortakları mı var? Daha once belirlenmis bir karar olmasaydı onların arasında yargı verilirdi. Zalimlere acı bir azap vardır

[22] Yaptıkları isler baslarına gelirken zalimleri kaygı icinde gorursun. Inanıp erdemli davrananlar cennetlerin bahcelerindedir. Rableri katında diledikleri her seyi alırlar. Iste bu, buyuk lutuftur

[23] ALLAH, inanıp erdemli davranan kullarını boyle mujdeler. De ki "Ben sizden, akrabalık sevgisi dısında herhangi bir ucret istemiyorum." Kim bir iyilik islerse onun iyilgini arttırırız. ALLAH Bagıslayandır, takdir edendir

[24] Onlar, "O ALLAH hakkında yalan mı uydurdu." mu diyorlar? ALLAH dilese senin kalbini muhurler. ALLAH yanlısı siler ve sozleriyle gercegi yerlestirir. O en gizli dusunceleri bilir

[25] O, kullarından tevbeleri kabul eder, gunahları affeder ve yaptıklarınızı bilir

[26] Inanıp erdemli davrananların cagrısına cevap verir ve onlara lutfunu arttırır. Inkarcılar ise cetin bir cezayı hakketmistir

[27] ALLAH kullarına rızkı bollastırsaydı, yeryuzunde azacaklardı. Nitekim diledigi olcude gonderir. O, kullarından Haberdardır, Gorendir

[28] Umutlarını kesmelerinden sonra yagmuru indiren ve rahmetini yayandır. O, Ovguye Layık bir Dosttur

[29] Gokleri ve yeri yaratıp onlarda cesitli yaratıklar yayması O'nun ayetlerindendir. O, diledigi zaman onları toplayabilir

[30] Size dokunan bir kotuluk, islediklerinizin bir sonucudur. O, bir cogunu da affeder

[31] Siz yeryuzunde kacamazsınız. Sizin ALLAH 'tan baska bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur

[32] Okyanusta daglar gibi akıp giden gemiler de O'nun ayetlerindendir

[33] Dilerse ruzgarı durdurur ve onlar suyun uzerinde hareketsiz kalırdı. Bunda, her sabreden ve sukreden kisi icin ibretler vardır

[34] Yahut, yaptıkları yuzunden onları yok eder. Bunun yerine bir cogunu da bagıslar

[35] Ayetlerimiz ve mucizelerimiz uzerinde tartısanlar kendilerinin kacacak bir yeri olmadıgını bilirler

[36] Size ne verildiyse dunya hayatının gecimligidir. Ancak inananlar ve Rab'lerine guvenenler icin ALLAH'ın yanında bulunanlar daha iyidir ve sureklidir

[37] Onlar ki buyuk gunahlardan cirkin islerden kacınırlar ve kızdıkları zaman bagıslarlar

[38] Onlar, Rab'lerinin cagrısına karsılık verirler, namazı gozetirler, islerini aralarında danısma ile kararlastırırlar ve kendilerine verdigimiz rızıklardan yardım icin verirler

[39] Haksızlıga ugradıklarında kendilerini savunurlar

[40] Kotulugun cezası, benzeri bir kotuluktur; ancak kim affeder ve erdemli davranırsa ALLAH tarafından odullendirilir. O, zalimleri sevmez

[41] Haksızlıga ugradıktan sonra hakları icin direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar

[42] Ancak, halka zulmedenlere ve yeryuzunde haksız yere saldıranlara karsı durulmalıdır. Onlara acı bir azap vardır

[43] Saberedip bagıslamak, saglam bir karakteri gosterir

[44] ALLAH kimi saptırmıssa, artık O'ndan sonra onun bir koruyucusu yoktur. Azabı gorduklerinde, zalimlerin, "Bizim icin bir sans daha yok mu?" dediklerini gorursun

[45] Asagılanmıs ve basları egilmis olarak atese sunulurlarken goz ucuyla cevrelerine bakındıklarını gorursun. Inananlar, "Gercek kaybedenler, Dirilis Gununde kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir. Zalimler surekli bir azaba mahkum olmustur," derler

[46] Onların, ALLAH'tan baska kendilerine yardım edecek bir dostları yoktur. ALLAH'ın saptırdıgı kimse icin bir yol bulunmaz

[47] ALLAH katından, geri cevrilmesi olanaksız olan gun gelmezden once Rabbinize cevap veriniz. O gun sizin icin ne bir sıgınak ne de bir koruyucu vardır

[48] Yuz cevririrlerse, biz seni onlara bir bekci olarak gondermedik. Sana dusen sadece bildirmektir. Biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdıgımız zaman onunla sevinir; ama kendi yaptıklarının bir sonucu olarak baslarına bir kotuluk gelse, o zaman insan nankorlesir

[49] Goklerin ve yerin yonetimi ALLAH'ındır. Diledigini yaratır. Diledigine disiler, diledigine de erkekler verir

[50] Yahut hem erkek hem disi olarak cift verir. Diledigini de kısır yapar. O Bilendir, her seye gucu yetendir

[51] ALLAH bir insanla ancak vahiy yoluyla veya bir perde arkasından iletisim kurar, yahut bir elci gonderip izniyle diledigini vahyeder. O, Yucedir, Bilgedir

[52] Biz boylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir iman nedir bilmezdin. Ancak onu, diledigimiz kulları dogruya ulastıran bir ısık kıldık. Sen elbette dogru yola kılavuzluk ediyorsun

[53] Goklerde ve yerde bulunan herseyin sahibi ALLAH'ın yoluna... Kesinlikle, tum isler ALLAH'a doner

Zuhruf

Surah 43

[1] HH. M

[2] Apacık kitaba andolsun ki

[3] Anlamanız icin onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık

[4] O, ana kitapta (korunur), katımızda ustundur, bilgedir

[5] Haddi asan bir toplumsunuz diye mesajı size iletmekten vaz mı gecelim

[6] Oncekilere nice peygamberler gondermisizdir

[7] Fakat, kendilerine giden her peygamberle alay ettiler

[8] Sunlardan daha guclulerini yok ettik. Oncekilerin ornegi gecmistir

[9] Onlara, "Gokleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, "Onları, Ustun ve herseyi bilen yarattı," diyeceklerdir

[10] O ki, yeryuzunu oturmanıza elverisli kıldı ve dogru gitmeniz icin sizin icin orada yollar actır

[11] O ki gokten bir olcuye gore su indirdi de onunla olu bir ulkeyi dirilttik. Iste boyle cıkarılırsınız

[12] O ki butun ciftleri yarattı ve binesiniz diye sizin icin gemiler ve ciftlik hayvanları yarattı

[13] Ki onların ustune binesiniz ve onlara bindiginiz zaman Rabbinizin size olan nimetini dusunerek sunları diyesiniz: "Bunu bizim emrimize veren cok yucedir. Onları kendi basımıza kontrol altına alamazdık

[14] Ve biz, sonunda Rabbimize donecegiz

[15] Kullarından bazılarını O'na bir pay olarak ayırdılar. Insan gercekten apacık bir nankordur

[16] Yaratıklarından kızları kendisine ayırdı da ogulları size mi secti

[17] Onlardan birisi, Rahman'a yakıstırdıgı (kız cocugu) ile mujdelenince, morali bozularak yuzu simsiyah kesilir

[18] Susler icinde yetistirilmesine ragmen kavgada beceriksiz olan mı

[19] Rahman'ın kulları olan melekleri disi saydılar! Onların yaratılıslarına mı tanık oldular? Bu tanıklıkları kaydedilercek ve sorguya cekileceklerdir

[20] Hatta, "Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık," dediler. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar

[21] Onlara bundan once bir kitap mı verdik de ona mı dayanıyorlar

[22] Hayır, "Biz atalarımızı bir yol uzerinde bulduk ve biz onların ogretilerini izliyoruz," dediler

[23] Tıpkı bunun gibi, senden once, bir kente her ne zaman bir uyarıcı gonderdiysek elit tabaka, "Biz, atalarımızı bir yol uzerinde bulduk ve biz onların ogretilerini izliyoruz," derlerdi

[24] O da, "Size, atalarınızı uzerinde buldugunuzdan daha dogrusunu getirmis isem de mi?" derdi. Onlar da, "Sizin getirdiginiz mesajı inkar ediyoruz," derlerdi

[25] Biz de onlardan oc aldık. Yalanlayanların sonu nasıl olduguna bir bak

[26] Ibrahim, babasına ve halkına demisti ki, "Sizin taptıklarınızdan uzagım

[27] Beni Yaratan bana dogru yolu gosterecektir

[28] Belki dogru yola donerler diye onun ardından gelecekler icin bunu ebedi bir ders kıldı

[29] Dogrusu, kendilerine gercek ve apacık bir elci varıncaya kadar sunlara ve atalarına imkan tanıdım

[30] Kendilerine gercek geldigi zaman, "Bu bir buyudur ve biz onu inkar ediyoruz," dediler

[31] Bu Kuran, su iki kentten unlu ve buyuk bir adama indirilmeli degil miydi?" dediler

[32] Rabbinin rahmetini onlar mı paylastırıyorlar? Dunya hayatında onların gecimliklerini aralarında biz paylastırdık; birbirlerine is gordurebilmeleri icin onları birbirlerine derecelerle ustun kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha iyidir

[33] Tum insanlar (inkarcılıkta) bir tek toplum olacak olmasaydı, Rahman'ı inkar edenlerin evini gumus tavanlar ve binip cıkacakları merdivenlerle donatırdık

[34] Evlerine kapılar ve konforlu mobilyalar

[35] Ve nice gosterisli maddeler. Tum bunlar bu dunya hayatının gecici materyalidir. Ahiret ise Rabbinin katında erdemlilerindir

[36] Kim Rahman'ın mesajına aldırıs etmezse, ona bir seytanı sardırırız da onun arkadası olur

[37] Nitekim onları yoldan cıkarırlar. Buna ragmen onlar dogru yolda olduklarını sanırlar

[38] Nihayet bize geldiginde, "Keske benimle senin aranda iki dogu arası kadar uzaklık olsaydı; sen ne kotu bir arkadas mıssın sen!" der

[39] Haksızlık etmis oldugunuz icin, o gun (pismanlıgınız) size bir yarar saglamaz; siz cezayı paylasacaksınız

[40] Sen mi sagıra isittireceksin, yahut koru ve apacık bir sapıklıkta olanı yola getireceksin

[41] Seni alıp gotursek de biz onları cezalandıracagız

[42] Yahut, onlara soz verdigimizi sana gosteririz; bizim onlara gucumuz yeter

[43] Sana vahyedilene sarıl; cunku sen dogru yoldasın

[44] Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız

[45] Senden once gonderdigimiz elcileri arastır: "Rahman'ın dısında tapılacak tanrılar kabul etmis miyiz

[46] Ornegin; Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve erkanına gonderdik ve "Ben evrenlerin Rabbinin elcisiyim," demisti

[47] Mucizelerimizi kendilerine goturdugu zaman, o mucizelere gulmuslerdi

[48] Onlara bir birinden buyuk mucizeler gosterdik ve belki donerler diye baslarına cesitli felaketler getirdik

[49] Ey buyucu, bizim icin Rabbine dua et. Cunku sen ona daha yakınsın; biz bundan sonra yola gelecegiz," dediler

[50] Fakat, onlardan felaketi kaldırdıgımızda, sozlerinden hemen donuverdiler

[51] Firavun halkına soyle seslendi: "Ey halkım, Mısır'ın yonetimi ve su altımda akıp giden ırmaklar bana ait degil mi? Gormuyor musunuz

[52] Yahut ben, su asagılık ve konusmaktan aciz olan adamdan daha ustun degil miyim

[53] Neden ona altınlardan olusan bir hazine verilmiyor, yahut neden yanında calısacak melekler gelmiyor

[54] Boylece halkını yanılttı ve onlar da ona uydular. Onlar bayagı insanlardı

[55] Bizimle savasmakta israr edince onlardan oc aldık, hepsini bogduk

[56] Onları, sonradan gelecekler icin bir ibret ve ornek yaptık

[57] Meryemoglu bir ornek olarak gosterilince senin halkın hemen reddettiler

[58] Bizim tanrılarımız mı daha iyidir yoksa o mu?" dediler. Sadece seninle tartısmak icin bunu soylediler. Onlar gercekte, kavgacı bir toplumdur

[59] O, kendisine iyilikte bulundugumuz bir kuldan baska bir sey degildi. Onu Israilogullarına bir ornek kıldık

[60] Dileseydik sizi, yeryuzunu koloni haline getiren meleklere cevirirdik

[61] O (Isa), Saat hakkında bir bilgi kaynagı ve isarettir. Oyleyse onun (zamanı) hakkında kusku beslemeyin ve beni izleyin. Dogru yol budur

[62] Seytan sizi yoldan cıkarmasın. O size acık bir dusmandır

[63] Isa apacık mucizelerle gelince demisti ki, "Size bilgelik, ve ayrılıga dustugunuz konulara acıklama getirdim. ALLAH'ı dinleyiniz ve bana uyunuz

[64] ALLAH benim Rabbim ve sizin de Rabbinizdir, sadece O'na kulluk etmelisiniz. Dosdogru yol budur

[65] Partiler ve mezhepler aralarında tartıstılar. Acı azaptan dolayı vay zalimlerin haline

[66] Onlar, farkında degilken, Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar

[67] Erdemlilerin dısında, o gun yakın dostlar birbirlerine dusman kesilecek

[68] Kullarım, bugun size korku yoktur ve uzulmeyeceksiniz

[69] Ayetlerime inananlar ve teslim olanlar

[70] Siz ve esleriniz cennete girin; sevinc icinde agırlanacaksınız

[71] Onlara altın tepsiler ve kadehlerle sunulur. Orada canların cektigi ve gozlerin hoslandıgı hersey vardır. Siz orada ebedi kalacaksınız

[72] Yaptıklarınızın bir karsılıgı olarak size miras olarak verilen cennet budur

[73] Orada sizin yemeniz icin bol meyveler vardır

[74] Suclular, cehennem azabında ebedi kalıcıdırlar

[75] Onlardan hafifletilmez ve onlar orada umitsizdirler

[76] Biz onlara haksızlık etmedik, onlar kendi kendilerine haksızlık ettiler

[77] Ey Malik, artık Rabbin bizim isimizi bitirsin," diye seslenirler. O da, "Siz boyle kalacaksınız," der

[78] Size gercegi getirdik; ancak cogunuz gercekten hoslanmıyorsunuz

[79] Yoksa onlar bir plan mı kurdular? Biz de plan kurarız

[80] Yoksa, sırlarını ve komplolarını isitmedigimizi mi sanıyorlar. Dogrusu, yanlarındaki elcilerimiz kaydetmektedirler

[81] De ki; "Rahman'ın bir cocugu olsaydı, ona tapanların ilki ben olurdum

[82] Goklerin ve yerin Rabbi, Yonetimin Rabbi, onların nitelemelerinden cok yucedir

[83] Bırak onları, kendilerine soz verilen gunlerine kavusuncaya kadar dalsınlar, oynasınlar

[84] Gokte de tanrı, yerde de tanrı O'dur. O Bilgedir, Bilendir

[85] Goklerin, yerin ve aralarındakilerin yonetimine sahip olan cok yucedir. Saat'in (dunyanın sonunun) bilgisi O'nun yanındadır ve siz O'na donduruleceksiniz

[86] Onların O'nun dısında cagırdıkları sefaat edemezler. Ancak bilerek gercege tanıklık edenler haric

[87] Onlara, kendilerini kimin yarattıgını sorsan, "ALLAH" diyeceklerdir. Oyleyse neden cevriliyorlar

[88] Rabbim bunlar inanmıyan bir topluluktur," denmisti

[89] Onlara aldırma ve "Selam" (barıs ve esenlik), de; yakında bilecekler

Duhân

Surah 44

[1] HH. M

[2] Apacık olan bu kitaba andolsun

[3] Biz uyarmak icin onu kutlu bir gecede indirdik

[4] Onda tum bilgelik isleri belirlenir

[5] Katımızdan bir buyruktur; biz elciler gondeririz

[6] Rabbinden bir rahmet olarak. O Isitendir, Bilendir

[7] Goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. Kesin bir inanca sahipseniz

[8] O'ndan baska tanrı yoktur. Yasatır ve oldurur. Sizin de, onceki atalarınızın da Rabbidir

[9] Dogrusu, onlar bir kusku icinde oynamaktadırlar

[10] Gogun apacık bir dumanı getirecegi gunu gozetle

[11] Insanları cepecevre saracaktır; bu acı bir azaptır

[12] Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz

[13] Mesaja aldırıs etmediler. Halbuki kendilerine apacık bir elci gelmisti

[14] Sonra ondan yuz cevirdiler ve, "Ogrenim gormus bir deli!" dediler

[15] Biz azabı birazcık kaldıracagız; ama siz yine doneceksiniz

[16] Asıl o buyuk yakalama ile yakaladıgımızda oc alırız

[17] Onlardan once Firavun'un halkını sınamıstık; onlara serefli bir elci gitmisti

[18] Ey ALLAH'ın kulları, bana kulak verin. Ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim

[19] ALLAH'a karsı ululanmayın. Ben size apacık bir delille gelmis bulunuyorum

[20] Sizin beni taslamanızdan, benim Rabbime ve sizin Rabbinize sıgınıyorum

[21] Bana inanmıyorsanız, bari beni yalnız bırakın

[22] Ve, "Bunlar suclu bir topluluk,"diye Rabbine yalvardı

[23] Kullarımla geceleyin yola cık. Siz izleniyorsunuz

[24] Denizi yarılmıs olarak terket. Onlar bogulmaya mahkum bir ordudur

[25] Onlar geride neler bırakmıslardı: Bahceler, pınarlar

[26] Ekinler ve yuksek makamlar

[27] Ve icinde sefa surdukleri nice nimetler

[28] Boylece hepsini baska bir topluluga miras bıraktık

[29] Ne gok ve ne de yer onlara agladı; ertelenmediler de

[30] Israilogullarını alcaltıcı zulumden kurtarmıstık

[31] Firavun'dan. O, azgın bir diktator idi

[32] Tum halkın arasından ozellikle onları sectik

[33] Ve onlara, acık bir sınav olarak mucizeler verdik

[34] Sunlar da diyorlar ki

[35] Sadece bir kez oluruz; dirilecek degiliz

[36] Dogru sozluler iseniz, atalarımızı geri getirin

[37] Onlar mı, yoksa Tubba' halkı ve onlardan oncekiler mi daha iyidir? Suclu oldukları icin onları yok etmistik

[38] Biz, gokler, yer ve aralarındakileri oyun eglence icin yaratmadık

[39] Biz onları ancak belli bir amaca gore yarattık. Ne var ki onların cogu bilmezler

[40] Hepsi Karar Gunu topluca bulusacaklardır

[41] O gun dost, dostunu hic bir seyden koruyamaz ve yardım da gormezler

[42] Yalnız ALLAH'ın merhamet ettikleri haric. O Ustundur, Rahimdir

[43] Elbette, zakkum agacı

[44] Gunahkarın yiyecegidir

[45] Derisik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır

[46] Sıcak suyun kaynaması gibi

[47] Onu yakalayın ve cehennemin ortasına surukleyin

[48] Sonra basına kaynar su azabından dokun

[49] Tad bakalım; sen cok ustun ve serefliydin

[50] Bu, iste kuskulanıp durdugunuz seydir

[51] Erdemli olanlar ise guvenlikli bir makamdadırlar

[52] Bahceler ve pınarlar icerisinde

[53] Ipek ve atlastan giysiler icinde karsılıklı otururlar

[54] Bu boyledir; onlara guzel esler vermisizdir

[55] Tam bir guvenlik icinde her meyveyi isterler

[56] Orada, ilk olumden baska olum tatmazlar. Onları cehennem azabından korumustur

[57] Rabbinin bir lutfu olarak. Iste buyuk zafer budur

[58] Ogut alsınlar diye senin dilinle onu kolaylastırdık

[59] Oyleyse bekle; onlar da beklemektedirler

Câsiye

Surah 45

[1] HH. M

[2] Bu kitabın indirilmesi, Ustun ve Bilge olan ALLAH katındandır

[3] Inananlar icin goklerde ve yerde ayetler var

[4] Sizin yaratılısınızda ve yaydıgı tum canlılarda kuskusuz bir inanca sahip bir toplum icin ayetler var

[5] Gecenin ve gunduzun birbirini izlemesinde, ALLAH'ın gokten bir rızık indirerek onunla olumunden sonra topragı diriltmesinde, ve ruzgarları yonetmesinde anlayan bir toplum icin ayetler var

[6] Bunlar, sana gercek olarak okudugumuz ALLAH'ın ayetleridir. ALLAH'tan ve ayetlerinden baska hangi hadise inanıyorlar

[7] Vay haline her uydurukcu gunahkarın

[8] Kendisine okunan ALLAH'ın ayetlerini isittikten sonra, sanki onları hic isitmemis gibi buyukluk taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla mujdele

[9] Ayetlerimizden bir sey ogrendigi zaman onu alaya alır

[10] Onları cehennem beklemektedir. Ne isledikleri seyler, ne de ALLAH'tan baska edindikleri dostlar onu kurtarabilir. Onlar, acı bir azabı haketmislerdir

[11] Bu bir rehberdir. Rab'lerinin ayetlerini inkar edenler icin igrenc ve acı bir azap vardır

[12] Lutfundan payınızı aramanız ve sukretmeniz icin gemileri emriyle surmenize uygun olarak denizi buyrugunuz altına veren ALLAH'tır

[13] Goklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyrugunuza vermistir. Dusunen bir topluluk icin elbette bunda ibretler vardır

[14] Inananlara soyle ki, ALLAH'ın gunlerini ummayanları bagıslasınlar. Zira O, yaptıkları islere gore bir topluluga karsılık verir

[15] Kim erdemli davranırsa kendisi icindir, kim de kotuluk islerse kendi aleyhinedir. Sonra, siz Rabbinize donduruleceksiniz

[16] Israilogullarına kitabı, bilgeligi ve peygamberligi vermistik. Onları iyi nimetlerle rızıklandırmıs ve onları tum halklara ustun kılmıstık

[17] Onlara apacık emirler verdik. Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki cekememezlikten oturu ayrılıga dustuler. Dirilis Gunu senin Rabbin, ayrılıga dustukleri konularda onların arasında yargı verecektir

[18] Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma

[19] Onlar, ALLAH'tan hicbir seyi senden savamazlar. Zalimler birbirlerinin dostlarıdır. ALLAH da erdemlilerin dostudur

[20] Bunlar, halk icin aydınlatıcı delillerdir, kesin inanca sahip bir topluma bir rehber ve rahmettir

[21] Kotulukleri isleyen kimseler, dirildiklerinde ve olumlerinde, kendilerini, inanıp erdemli davrananlarla bir mi tutacagımızı sandılar? Ne kotu hukum veriyorlar

[22] ALLAH gokleri ve yeri belli bir amac icin yarattı ki her can, kazandıgının karsılıgını haksızlıga ugramadan gorsun

[23] Egosunu tanrı edinen kimseye dikkat ettin mi? Nitekim ALLAH onu bilerek saptırmıs, isitme duyusunu ve beynini muhurlemis ve gorusune perde koymustur. ALLAH'tan baska kim onu dogruya iletebilir? Ogut almaz mısınız

[24] Onlar derler ki, "Biz sadece dunya hayatında yasarız. Yasarız, oluruz ve bizi zamandan baskası yok etmez." Onların bu konuda bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zannediyorlar

[25] Onlara acık acık ayetlerimiz okundugunda, "Dogru sozlu iseniz atalarımızı geri getirin," demekten baska delilleri yoktur

[26] De ki "Sizi ALLAH diriltir ve oldurur. Sonra, gerceklesmesinde kusku bulunmayan Dirilis Gununde sizi bir araya toplar. Fakat insanların cogu bilmez

[27] Goklerin ve yerin yonetimi ALLAH'a aittir. Saat (dunyanın sonu) gerceklestigi gun, iste o gun batılı savunanlar husrana ugrayacaktır

[28] Her toplumu diz cokmus halde gorursun. Her toplum kendi kitabına cagrılır: "Bugun size, yaptıklarınızın karsılıgı odenecektir

[29] Bu kitabımız size karsı gercegi konusmaktadır. Cunku biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk

[30] Inanan ve erdemli davrananlara gelince, Rab'leri onları rahmetine sokacaktır. Apacık zafer iste budur

[31] Inkar edenlere gelince: "Ayetlerimiz size okunmus ve siz de buyuklenip suclu bir topluluk olmamıs mıydınız

[32] Kendilerine ALLAH'ın sozunun bir gercek ve Saat'in kesinlesmesi kacınılmaz bir olay oldugu soylendiginde siz, "Saat'in ne oldugunu bilmeyiz! Biz sadece cesitli sanılara sahibiz ve bu konuda kesin bir bilgi elde etmis degiliz," derdiniz

[33] Yaptıkları kotulukler kendilerine gorunecek ve alay etmekte oldukları sey onları kusatıp avlayacaktır

[34] Ve onlara soyle denir: "Bugunku karsılasmanızı unuttugunuz icin biz de bugun sizi unutuyoruz. Yeriniz atestir ve sizin bir yardımcınız da olmayacaktır

[35] Cunku siz ALLAH'ın ayetlerini alaya aldınız ve dunya hayatı sizi kandırdı." Sonuc olarak, onlar oradan cıkamazlar ve ozurleri de dinlenmez

[36] Goklerin Rabbi, yerin Rabbi ve evrenlerin Rabbi olan ALLAH'a ovguler olsun

[37] Goklerde ve yerde tum buyuklukler O'na aittir. O Ustundur, Bilgedir

Ahkaf

Surah 46

[1] HH. M

[2] Kitabın indirilmesi, Ustun ve Bilge olan ALLAH'tandır

[3] Biz gokleri, yeri ve aralarındakileri ancak belli bir amaca gore ve belli bir sure icin yarattık. Inkar edenler uyarıya aldırıs etmemektedirler

[4] De ki, "ALLAH'ın dısında yalvardıklarınıza bir bakın. Onların yerden neyi yarattıgını bana gosterin. Yoksa goklerde onların bir ortaklıgı mı var? Bundan once bir kitap veya bir bilimsel belge getirin, dogru sozlu iseniz

[5] ALLAH'ı bırakıp da Dirilis Gunune kadar kendilerine cevap veremiyen ve hatta onların dualarından bile habersiz olanları cagıranlardan daha sapık kim olabilir

[6] Halk toplandıgı zaman onlara dusman olacaklardır ve onların kendilerine tapmalarına karsı cıkacaklardır

[7] Kendilerine apacık ayetlerimiz okundugunda, kendilerine gelen gercege karsı cıkanlar, "Bu, acıkca bir buyudur," dediler

[8] Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki, "Onu ben uydurduysam siz beni ALLAH'tan gelecek hic bir seye karsı koruyamazsınız. O, sizin taskınlıgınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bagıslayandır, Rahimdir

[9] De ki "Ben turedi bir elci degilim. Bana ve size ne olacagını da bilmem. Ben, ancak bana vahyedilene uyuyorum. Ben apacık bir uyarıcıdan baska bir sey degilim

[10] De ki, "Dusundunuz mu, ya o ALLAH katından ise ve siz de ona karsı cıkmıssanız ve Israil ogullarından bir tanık da bunun benzerini gorup inandıgı halde, siz kibirlenip yuz cevirmisseniz?! Kuskusuz ALLAH zalim toplulugu dogru yola iletmez

[11] Inkar edenler, inananlara, "O iyi bir sey olsaydı onlar (Israil ogulları) bizden one gecemezlerdi" derler ve ona yol bulamadıkları icin, "Bu bir efsanedir" diyeceklerdir

[12] Bundan once Musa'nın kitabı rehber ve rahmet idi. Bu, zalimleri uyarmak ve guzel davrananlara bir mujde olmak uzere Arapca indirilmis dogrulayıcı bir kitaptır

[13] Rabbimiz ALLAH'tır" deyip dosdogru davrananlara bir korku yoktur ve onlar uzulmezler de

[14] Onlar cennet halkıdır; yapmıs olduklarına karsılık olarak orada ebedi kalacaklardır

[15] Biz insana, ana ve babasına iyilik etmesini ogutledik. Anası onu zahmetle tasır, zahmetle dogurur. Ana karnında tasınması ile sutten kesilmesi otuz ay surer. Nihayet olgunluk cagına erince ve kırk yasına varınca: "Rabbim, bana, anama ve babama verdigin nimete sukretmege ve razı olacagın yararlı isler yapmaga beni yonelt. Benim soyumu islah et. Ben tovbe edip, sana teslim olanlardanım," demelidir

[16] Islediklerinin en iyisini kabul ettigimiz ve kotuluklerini gectigimiz bu kimseler cennet halkı arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen dogru sozdur

[17] Ote yanda bir baskası var ki anne babasına, "Of size, benden once nice kusaklar gecmis olmasına ragmen benim diriltilecegimi mi iddia ediyorsunuz?" O ikisi ise ALLAH'a sıgınarak: "Yazık sana; lutfen inan. ALLAH'ın sozu gercektir." Bunun uzerine o, "Bu, eskilerin masallarından baska bir sey degil," der

[18] Bu gibiler, gelip gecmis cin ve insan toplumları arasında azap sozunu haketmis kimselerdir. Onlar kaybedenlerdir

[19] Her biri icin, yaptıklarına gore dereceler vardır. Yaptıklarının karsılıgı, haksızlık edilmeden tam verilir

[20] Inkarcılar cehenneme sunuldugu gun, "Dunya hayatında tum guzel seylerinizi bosa harcayıp onların zevkini surdunuz. Yeryuzunde haksız yere buyuklenmenizin ve yoldan cıkmanızın karsılıgında bugun alcaltıcı azabı goreceksiniz

[21] Ad'ın kardesinin kum tepeciklerindeki halkını uyarmıs oldugunu hatırla. Ondan once ve sonra "ALLAH'tan baskasına kulluk etmeyin. Sizin icin buyuk bir gunun azabından korkarım," diyen nice uyarıcılar gecmisti

[22] Bizi tanrılarımızdan saptırmak icin mi bize geldin? Dogru sozlu isen bize soz verdigini getir bakalım," dediler

[23] Onun bilgisi sadece ALLAH'ın yanındadır. Ben benimle gonderilen seyi size duyuruyorum; fakat sizin cahil bir toplum oldugunuzu goruyorum

[24] Nihayet onun yayılarak vadilerine yonelmis oldugunu gorduklerinde, "Bu, bize yagmur yagdıracak bir buluttur," dediler. Hayır, bu sizin gelmesi icin meydan okudugunuz acı bir azaba sahip bir fırtınadır

[25] Rabbinin emriyle herseyi yerle bir eder. Sabahladıklarında, evlerinden baska hersey gorulmez olmustu. Suclu toplulugu iste boyle cezalandırırız

[26] Sizi yerlestirmedigimiz yerlere yerlestirmistik onları. Onlara isitme ve gorme duyuları ile beyinler vermistik. ALLAH'ın ayet ve mucizelerini bile bile inkar ettikleri icin ne isitme, ne gorme duyuları ve ne de beyinleri onlara hic bir yarar saglamadı. Alaya aldıkları seyler kendilerini cepecevre kusatıverdi

[27] Cevrenizdeki nice kentleri de yok ettik. Donerler diye onlara ayetleri acıklamıstık

[28] ALLAH'tan baska, O'na yakınlık saglamak amacıyla edindikleri tanrılar kendilerine yardım etmeli degil miydi? Aksine, onları terkettiler. Iste onların yalanları ve uydurmaları boyledir

[29] Cinlerden bir grubu, Kuran'ı dinlemek uzere sana yoneltmistik. Ona geldiklerinde, "Susun" dediler. (Okuma) bitirilince topluluklarına birer uyarıcı olarak donduler

[30] Ey halkımız," dediler, "Biz, Musa'dan sonra, kendisinden oncekileri dogrulayıcı olarak indirilen bir kitabı dinledik. O gercege ve dosdogru yola iletmektedir

[31] Ey halkımız, ALLAH'a cagıranı yanıtlayın. O'na inanın ki gunahlarınızı bagıslasın ve sizi acı azaptan korusun

[32] ALLAH'a cagıranı yanıtlamıyanlar yeryuzunde kacamaz. Onların O'na karsı dostları da olmaz. Onlar apacık bir sapıklık icindedirler

[33] Gokleri ve yeri yaratan ve bunları yaratmakla yorulmayan ALLAH'ın oluleri diriltebilecegini dusunmezler mi? Evet, O her seye gucu yetendir

[34] Inkarcılar atese sunuldukları gun: "Bu gercek degil mi?" Derler ki, "Evet, Rabbimize andolsun." O da, "Inkar etmis oldugunuz icin azabı tadın," der

[35] Karar ve azim sahibi elciler nasıl sabrettiyse sen de sabret ve onlar icin acele etme. Onlar, kendilerine soz verileni gorduklerinde, (sanki dunyada) gunduzun bir saati kadar kalmıslardır. Bu bir bildiridir: Yoldan cıkmıs topluluklardan baskası mı yok edilir

Muhammed

Surah 47

[1] Inkar edip ALLAH'ın yolundan ayrılanların tum islerini O bosa cıkarır

[2] Inanıp erdemli davrananların ve Rab'lerinden bir gercek olarak Muhammed'e indirilene inananların ise gunahlarını orter ve durumlarını duzeltir

[3] Cunku inkar edenler batıla uymakta, inananlar ise Rab'lerinden gelen gercege uymaktadırlar. ALLAH halkın durumunu boyle sergiler

[4] Savasta inkar edenlerle karsılastıgınzda boyunlarını vurun. Sonunda ustun geldiginizde onları esir alın; onları ya karsılıksız veya fidye karsılıgında salın. Savas durumu kalkıncaya kadar bunu uygulayın. ALLAH dileseydi sizi savas derdinden kurtarırdı; ancak O sizi boylece birbirinizle sınamaktadır. ALLAH yolunda oldurenlere gelince, onların yaptıklarını bosa cıkarmıyacaktır

[5] Onlara yol gosterecek ve islerini duzeltecektir

[6] Onları kendilerine tanıtmıs oldugu cennete sokacaktır

[7] Ey inananlar, ALLAH'ı desteklerseniz, O da sizi destekler ve ayaklarınızı saglam tutar

[8] Inkar edenler ise yıkımı haketmislerdir; onların islerini bosa cıkarmıstır

[9] Cunku onlar ALLAH'ın indirdigini begenmediler. O da onların islerini gecersiz kılmıstır

[10] Kendilerinden oncekilerin sonunun nasıl olduguna bakmak icin yeryuzunu dolasmazlar mı? ALLAH onları imha etmistir ve bu inkarcıları da aynı son beklemektedir

[11] Cunku ALLAH inananların koruyucusudur. Inkarcıların ise bir koruyucusu yoktur

[12] ALLAH inanıp erdemli davrananları iclerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Inkarcılar ise hayvanlar gibi yiyip yasamaktadırlar ve sonunda atesi boylarlar

[13] Seni cıkaran ulkenden daha guclu nice ulkeler vardı ki onları yok ettik, onlara yardım eden olmadı

[14] Rabbinden bir delil uzerinde bulunan, isledigi kotulukler kendisine guzel gozuken gibi olur mu? Onlar arzularına uymaktadırlar

[15] Erdemlilere soz verilen cennetin ornegi sudur: Icinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sutten ırmaklar, icenlere lezzet veren sarhos edici maddelerden olusan ırmaklar ve suzme baldan ırmaklar vardır. Onlar icin orada her turlu urun ve Rab'lerinden bir bagıslanma vardır. Bunların durumu, ateste surekli kalan ve bagırsaklarını yırtan kaynar bir sudan icirilen kimselerin durumu gibi olur mu

[16] Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından cıkınca, kendilerine bilgi verilmis olanlara, "Bu, demin ne soyledi?" diye sorarlar. Iste bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladıgı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına dusmuslerdir

[17] Dogru yolu bulanların ise hidayetini arttırır ve onların erdemli olmalarını saglar

[18] Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Kuskusuz onun alametleri gelmis bulunuyor. Onlara gelip catınca kendilerine gelen mesajın ne yararı olur

[19] Bil ki, ALLAH'tan baska tanrı yoktur. Kendinin, inanan erkeklerin ve inanan kadınların gunahları icin bagıslanma dile. ALLAH sizin tum hareketlerinizi ve duracagınız yeri bilir

[20] Inananlar, "(Savasmaya izin veren) bir sure indirilse ya?" diyorlardı. Ancak hukmu acık bir sure indirilip de icinde savastan soz edilince, kalplerinde hastalık bulunanların, olum korkusuyla bayılan bir kimsenin bakısı gibi sana baktıklarını gorursun. Onlar icin uygun olan

[21] Itaat etmek ve guzel konusmaktır. Is kararlastırılınca ALLAH'a karsı durust olsalar kendileri icin iyi olurdu

[22] Demek isbasına gelecek olsanız yeryuzunde bozgunculuk cıkaracak ve akrabalık baglarını koparacaksınız

[23] Iste, ALLAH'ın lanetledigi, sagırlastırıp korlestirdigi kimseler bunlardır

[24] Neden Kuran'ı arastırıp incelemezler? Yoksa kilitli mi beyinleri

[25] Kendilerine dogru yol belli olduktan sonra geriye donenleri seytan ayartmıstır ve onlara umit vermistir

[26] Zira onlar, ALLAH'ın indirdigini begenmiyenlere, "Bazı konularda size uyuyoruz," demislerdi. ALLAH onların komplolarını bilmektedir

[27] Melekler canlarını alırken nasıl da (pismanlık icinde) yuzlerine ve sırtlarına vururlar

[28] Cunku onlar, ALLAH'ı kızdıran seye uydular, O'nun hosnut edecek seyleri begenmediler ve sonunda yaptıklarını gecersiz hale getirdiler

[29] Kalplerinde hastalık bulunanlar, ALLAH'ın, onların kinlerini acıga cıkaracagını bilmezler mi

[30] Dileseydik onları sana gosterirdik, sen de onları yuzlerinden tanırdın. Sen onları sozlerinin egriliginden tanıyabilirsin. ALLAH tum islediklerinizi bilir

[31] Sizden caba gosterenleri ve gucluklere karsı direnenleri ortaya cıkarıncaya kadar sizi sınayacagız ve kalitenizi sınayacagız

[32] Inkar edip ALLAH'ın yolundan sapanlar ve kendilerine dogru yol belli olduktan sonra elciye karsı gelenler ALLAH'a hic bir zarar veremezler. Aksine, onların yaptıklarını gecersiz kılacaktır

[33] Ey inananlar, ALLAH'a uyunuz, elciye uyunuz ve islerinizi bosa cıkarmayınız

[34] Inkar edip ALLAH'ın yolundan saptıktan sonra inkarcılar olarak olenleri ALLAH bagıslamıyacaktır

[35] Barısa giden yolda gevsemeyin. Zafer sizindir. ALLAH sizinle beraberdir ve islediklerinizi ziyan etmeyecektir

[36] Dunya hayatı bir oyun ve eglenceden ibarettir. Inanıp erdemli davranırsanız, odullerinizi verir. O sizden paralarınızı istemiyor

[37] Onları sizden isteseydi ve sizi sıkıstırsaydı cimrilik ederdiniz ve sizin gizli kotuluklerinizi acıga cıkarırdı

[38] Sizler, ALLAH yolunda harcamaya cagrılıyorsunuz, ancak bir kısmınız cimrilik etmektedir. Kim cimrilik ederse kendisine karsı cimrilik etmis olur. ALLAH zengindir, siz ise yoksulsunuz. Yuz cevirirseniz, yerinize baska bir topluluk getirir de onlar sizin gibi olmazlar

Fetih

Surah 48

[1] Biz sana apacık bir zafer verdik

[2] Ki ALLAH, gecmis ve gelecek gunahlarını bagıslasın, sana olan nimetini tamamlasın ve seni dogru yola iletsin

[3] Ve ALLAH seni ustun bir zaferle desteklesin

[4] O inanclarına inanc katmak icin inananların kalbine huzur indirendir. Goklerin ve yerin orduları ALLAH'ındır. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[5] Ve inanan erkeklerle inanan kadınları, icinden ırmaklar akan cennetlere ebedi kalmak uzere soksun ve onların gunahlarını ortsun. Elbette bu, ALLAH'ın katında buyuk bir basarıdır

[6] Ve ALLAH hakkında kotu dusunceler besleyen ikiyuzlu erkeklerle ikiyuzlu kadınları ve putperest erkeklerle putperest kadınları cezalandırsın. Kotulukleri geri tepecektir. ALLAH onlara gazaplanmıs, onları lanetlemis ve onlar icin cehennemi hazırlamıstır. Orası ne kotu bir donus yeridir

[7] Goklerin ve yerin orduları ALLAH'a aittir. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[8] Biz seni bir tanık, bir mujdeci ve bir uyarıcı olarak gonderdik

[9] Ki siz insanlar, ALLAH'a ve elcisine inanasınız ve O'na saygı gosteresiniz, O'nu dinleyesiniz ve sabah aksam O'nu yuceltesiniz

[10] Sana baglılık sozu verenler, ALLAH'a baglılık sozu vermislerdir. ALLAH'ın eli onların elleri uzerindedir. Kim sozunu bozarsa, kendi aleyhine bozmus olur. ALLAH'a verdigi sozu yerine getirene ise buyuk bir odul verecegiz

[11] Araplardan geride kalanlar, "Paralarımız ve coluk cocugumuz bizi alıkoydu, bizim icin bagıslanma dile," diyeceklerdir. Onlar gonullerindekini degil, dilleriyle soylerler. De ki, "Sizin icin bir zarar veya yarar dilerse ALLAH'ın bu dilegine kim engel olabilir?" Oysa ALLAH tum yaptıklarınızdan haberdardır

[12] Aslında siz, elcinin ve inananların ebedi olarak ailelerine donmeyeceklerini sandınız ve bu dusunce gonlunuze hos gelmisti. Kotu hayaller kurup durdunuz ve sonunda bayagı bir topluluk oldunuz

[13] Kim ALLAH'a ve elcisine inanmazsa, biz inkarcılar icin bir ates hazırlamısızdır

[14] Goklerin ve yerin yonetimi ALLAH'a aittir. Dileyeni bagıslar ve dileyeni de cezalandırır. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[15] Savastan geri kalmıs olanlar, siz ganimetleri almak icin gittiginizde, "Bırakın biz de sizinle gelelim," diyecekler. Onlar ALLAH'ın sozunu degistirmek istiyorlar. De ki, "Siz bizi izlemiyeceksiniz. Bu ALLAH'ın onceden almıs oldugu karardır." Bunun uzerine onlar, "Siz aslında bizi cekemiyorsunuz," diyeceklerdir. Dogrusu, onlar pek az soz anlarlar

[16] Araplardan geri kalanlara de ki, "Siz cok guclu bir topluluga karsı cagrılacaksınız. Onlar teslim olana kadar onlarla savasacaksınız. Itaat ederseniz ALLAH size guzel bir odul verir. Daha once yuz cevirdiginiz gibi yuz cevirirseniz sizi acı bir azap ile cezalandırır

[17] Kore bir gucluk yoktur, felcliye bir gucluk yoktur, hastaya da bir gucluk yoktur. Kim ALLAH'a ve elcisine uyarsa, O onu icinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim yuz cevirirse onu da acı bir bicimde cezalandırır

[18] ALLAH, agacın altında sana baglılık sozu veren inananlardan hosnut olmustur. Onların kalplerinde olanı bilmis, onlara huzur indirmis ve onları yakın bir zaferle odullendirmistir

[19] Ek olarak, bircok ganimet ele gecirdiler. ALLAH Ustundur, Bilgedir

[20] ALLAH sizin bircok ganimet ele gecireceginizi size soz vermis bulunuyor. Size bunu cabucak verdi ve halkın ellerini sizden cekti. Boylece bunu inananlar icin bir delil kıldı ve sizi dosdogru yola iletti

[21] Guc yetirmediginiz diger gruba gelince, onları ALLAH kusatmıstır. ALLAH elbette her seye gucu yetendir

[22] Inkarcılar sizinle savassalardı donup kacarlardı. Sonra ne bir sahip, ne de bir yardımcı bulamazlardı

[23] Oteden beri uygulanan ALLAH'ın sunneti (sistemi) budur. ALLAH'ın sunnetinde bir degisme bulamazsın

[24] Sizi onlara karsı ustun getirdikten sonra Mekke'nin gobeginde onların ellerini yakanızdan sizin de ellerinizi onların yakasından ceken odur. ALLAH yaptıklarınızı gorendir

[25] Onlar inkar edenlerdir, sizi Kutsal Mescitten ve kurbanları yerine ulasmaktan alıkoyanlardır. Kendilerini tanımadıgınız icin inciteceginiz inanan erkekler ve inanan kadınlar bulunmasaydı ve boylece onlardan dolayı bilmeden kendinizi uzmeniz ihtimali olmasaydı... Boylece ALLAH dileyeni rahmetine sokar. Birbirleriyle karısmıs halde olmasalardı onlardan inkar edenleri acı bir azapla cezalandırırdık

[26] Inkar edenler, gonullerindeki ofke ve bagnazlıgı, cahiliyye doneminin fanatizmini ateslediklerinde, ALLAH elcisinin ve inananların uzerine huzurunu indirmis ve onların erdemlilik sozunu tutmalarını saglamıstı. Onlar buna tam yarasan ve hakkeden kimselerdi. ALLAH herseyi bilendir

[27] ALLAH elcisinin ruyasını gerceklestirdi: "ALLAH dilerse, guvenlik icinde, baslarınızı (saclarınızı) tras etmis ve kısaltmıs olarak Kutsal Mescide gireceksiniz. Bir korku duymayacaksınız. Sizin bilmediklerinizi bildiginden, size bundan once acil bir zafer hazırlamıstır

[28] O, tum dinlere ustun kılmak uzere elcisini hidayetle ve gercek dinle gonderendir. Tanık olarak ALLAH yeterlidir

[29] ALLAH'ın elcisi Muhammed ve beraberinde bulunanlar inkarcılara karsı sert ve kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, egilip secde ederek ALLAH'tan lutuf ve hosnutluk dilerken gorursun. Yuzlerinde secdelerin izleri vardır. Bu, onların Tevrat'taki nitelikleridir. Incil'deki nitelikleri ise, filizini cıkarıp guclendirmis ve kalınlasıp govdesi uzerine dikilerek ekincileri sevindiren bitki gibidir. O, onlarla inkarcıları ofkelendirir. ALLAH, onlardan inanıp erdemli davrananlara bagıslanma ve buyuk bir odul soz vermistir

Hucurât

Surah 49

[1] Ey inananlar, ALLAH'ın ve elcisinin huzurunda one gecmeyiniz. ALLAH'ı dinleyiniz. ALLAH Isitir, Bilir

[2] Ey inananlar, sesinizi peygamberin sesinin ustune cıkarmayın ve birbirinize bagırdıgınız gibi ona bagırmayın. Yoksa siz farketmeden isleriniz bosa gider

[3] Seslerini ALLAH'ın elcisinin huzurunda kısanlar oyle kimselerdir ki, ALLAH onların kalplerini erdemlilik icin uygun hale getirmistir. Onlar icin bagıslanma ve buyuk bir odul vardır

[4] Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin cogu dusuncesiz kimselerdir

[5] Sen yanlarına cıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri icin daha iyi olurdu. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[6] Ey inananlar, kotu huylara sahip birisi size bir haber getirirse onu arastırınız. Yoksa bilmeden bir topluluga karsı haksızlık edersiniz ve daha sonra yaptıgınızdan pismanlık duyarsınız

[7] Bilesiniz ki ALLAH'ın elcisi aranızdadır. Islerin cogunda sizlere uysaydı sıkıntıya duserdiniz. Fakat, ALLAH inancı size sevdirdi ve onu gonullerinizde susledi; inkarı, kotulugu ve isyanı ise size cirkin gosterdi. Iste dogruyu izleyenler bunlardır

[8] ALLAH'ın lutfu ve nimeti boyledir. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[9] Inananlardan iki grup birbirleriyle savasırlarsa onların arasını bulun. Onlardan biri otekine saldırırsa, ALLAH'ın buyruguna donunceye kadar saldırgan grupla savasın. Donerse onların arasını tarafsızca duzeltin ve adaletli davranın. ALLAH adaletli davrananları sever

[10] Inananlar kardestirler. Kardeslerinizin arasını duzeltin. ALLAH'ı sayın ki merhamet edilesiniz

[11] Ey inananlar, bir topluluk diger bir topluluk ile alay etmesin, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınlarla alay etmesinler, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi, kucuk dusurucu kelimelerle cagırmayın. Inanctan sonra yoldan cıkmak ne kotu bir isimdir. Kim tevbe etmezse onlar zalimlerdir

[12] Ey inananlar, zandan tumuyle sakının, cunku zannın bir kısmı gunahtır. Birbirinizin gizli seylerini arastırmayın ve birbirinizi arkadan cekistirmeyin. Olu kardesinizin etini yemekten hoslanır mısınız? Elbette ondan igrenirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH tevbeleri kabul edendir, Rahimdir

[13] Ey halk, sizi bir erkek ile bir disiden yarattık ve birbirinizle tanısmanız icin sizi ırklara ve boylara ayırdık. ALLAH yanında sizin en degerliniz en erdemli olanınızdır. ALLAH Bilendir, Haberdardır

[14] Araplar "Inandık," dediler. De ki, "Siz inanmadınız, fakat inanc kalbinize girinceye kadar, 'teslim olduk' deyin. ALLAH'a ve elcisine uyarsanız yaptıklarınızdan hic bir seyi eksiltmez. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[15] Inananlar onlardır ki, ALLAH'a ve elcisine inandılar, sonra kusku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savasım verdiler. Onlar dogru olanlardır

[16] De ki, "ALLAH'a dininizi mi ogretiyorsunuz? ALLAH goklerde ve yerde olanı bilir. ALLAH her seyi bilendir

[17] Musluman (teslim) oldular diye seni minnet altında bırakmak istiyorlar. De ki, "Muslumanlıgınızı basıma kakmayın. Aslında, sizi inanca ulastırdıgı icin ALLAH sizi kendisine borclu gorur, eger dogru kimselerseniz

[18] ALLAH goklerin ve yerin gizemlerini bilir. ALLAH yaptıklarınızı gorendir

Kâf

Surah 50

[1] Q, sanlı Kuran'a andolsun

[2] Iclerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesini tuhaf karsıladılar! Kafirler, "Bu tuhaf bir sey" dediler

[3] Olup toprak olduktan sonra mı? Bu imkansız bir donustur

[4] Yeryuzunun onlardan kimi alıp goturdugunu bilmisizdir. Yanımızda koruyan bir kayıt vardır

[5] Oysa onlar gercek kendilerine geldigi zaman onu yalanladılar; kararsızlık icindedirler

[6] Ustlerindeki goge bakmadılar mı, onu hicbir catlagı olmadan nasıl yaptık ve onu nasıl susledik

[7] Yeri ise yaydık, icine daglar yerlestirdik ve icinde her cesit guzel bitkiler yetistirdik

[8] Her yonelen kul icin bu bir aydınlatma ve mesajdır

[9] Ve gokten kutlu bir su indirerek onunla bahceler ve bicilecek taneler bitirdik

[10] Kume kume tomurcuklara sahip yuksek hurma agacları yetistirdik

[11] Kullara bir besin olarak. Onunla bolgeyi dirilttik. Cıkıs (dirilis) de boyledir

[12] Onlardan once Nuh'un halkı, Res'liler ve Semud da yalanlamıstı

[13] Ad, Firavun ve Lut'un kardesleri

[14] Eyke'liler ve Tubba' halkı da... Hepsi elcileri yalanladılar. Bunun uzerine tehdidim gerceklesti

[15] Ilk yaratılıstan yorulduk mu ki? Dogrusu onlar yeni bir yaratılıstan kusku icindedirler

[16] Insanı biz yarattık ve onun kendi kendine neyi fısıldadıgını iyi biliriz. Biz ona sahdamarından daha yakınız

[17] Sagında ve solunda iki alıcı melek oturmus kaydetmektedirler

[18] Yanında gozetleyen tanıklar olmaksızın agzından bir soz cıkmaz

[19] Sonunda olum sarhoslugu gercekten gelmistir; iste senin kendisinden kacıp durdugun sey budur

[20] Boruya uflenmistir. Bu, soz verilen gundur

[21] Her can yanında bir surucu ve bir tanık ile gelir

[22] Sen tumuyle bundan gafildin. Simdi biz ortunu kaldırdık; bugun gozun celik gibi keskindir

[23] Yanındaki arkadası, "Iste yanımdaki hazır" der

[24] Haydi ikiniz atın cehenneme her inatcı kafiri

[25] Iyiligi engelleyen, azgın, kuskucuyu

[26] O ki ALLAH ile birlikte baska tanrı edindi. Onu o cetin cezanın icine atın

[27] Arkadası, "Rabbim, ben onu azdırmadım; fakat o kendisi derin bir sapıklık icindeydi," der

[28] O da der ki, "Huzurumda cekismeyin. Size daha onceden uyarı gondermistim

[29] Benim katımda soz degistirilmez ve ben kullara asla haksızlık etmem

[30] O gun cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O, "Daha yok mu?" der

[31] Erdemlilere ise cennet yaklastırılır, uzak degildir

[32] Bu, size soz verilendir. Her yonelen ve her koruyana

[33] Onlar yalnız basınayken bile Rahman'ı sayarlar ve ictenlikle gelirler

[34] Oraya esenlikle girin; bu, sonsuz yasama gunudur

[35] Diledikleri her seyi elde ederler ve hatta katımızda fazlası da vardır

[36] Onlardan once, onlardan daha guclu nice nesilleri yok etmistik. Ulke ulke dolasmıslardı; kurtulusu var mı

[37] Bunda, zeka sahibi olan yahut tanık olarak kulak veren herkes icin bir mesaj vardır

[38] Gokleri, yeri ve aralarındakileri altı gunde yarattık. Hic bir yorgunluk da duymadık

[39] Onların soylediklerine sabret ve gunesin dogusundan ve batısından once Rabbini overek yucelt

[40] Geceleyin O'nu yucelt ve secdelerin ardından da

[41] Cagırıcının yakın bir yerden cagıracagı gune kulak ver

[42] O gun o cıglıgı kesinlikle duyarlar; bu, cıkıs gunudur

[43] Biz diriltiriz, oldururuz ve donus de bizedir

[44] O gun yer onlardan dolayı yarılıverir. Bu, bizim icin kolay bir toparlamadır

[45] Biz onların ne konustugunu iyi biliyoruz. Sen onların uzerinde bir zorba degilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile ogut ver

Zâriyât

Surah 51

[1] Esip savuranlara

[2] Yuk yuklenenlere

[3] Kolayca akıp gidenlere

[4] Ve isi bolumlere ayıranlara andolsun ki

[5] Size soz verilen kuskusuz bir gercektir

[6] Yargılama kesinlikle gerceklesecektir

[7] Mukemmel cizilmis yorungelere sahip goge andolsun ki

[8] Siz ihtilaf icindesiniz

[9] Cevrilen, ondan cevrilir

[10] Kahrolsun palavracılar

[11] Ki saskınlıkları icinde umursamıyorlar

[12] Yargı Gununun zamanını sorarlar

[13] O gun onlar atese sunulacaklardır

[14] Cezanızı tadın, meydan okumakta oldugunuz sey budur iste

[15] Erdemliler cennetlerdedir, pınar baslarındadır

[16] Rab'lerinin kendilerine verdigini alırlar. Cunku onlar bundan once guzel davranıyorlardı

[17] Geceleri az uyurlardı

[18] Seher vakitlerinde bagıslanma dilerlerdi

[19] Paralarında, isteyenler ve yoksullar icin bir pay vardı

[20] Kesin inananlar icin yerde ayetler (isaret ve deliller) vardır

[21] Kendi icinizde de... Gormez misiniz

[22] Gokte rızkınız ve size soz verilenler vardır

[23] Gogun ve yerin Rabbine andolsun ki sizin konusmanız nasıl bir gercek ise, bu da oylece bir gercektir

[24] Ibrahim'in agırlanan konuklarının haberini aldın mı

[25] Onun huzuruna girmislerdi ve "Selam (barıs)" demislerdi. O da, "Selam size, yabancılar!" demisti

[26] Ailesine yoneldi ve sonra semiz bir buzagı ile geldi

[27] Onu onların onune surup, "Yemez misiniz?" dedi

[28] Onlardan bir korku duydu. Bunun uzerine onlar, "Korkma" dediler ve ona bilgin bir ogul mujdelediler

[29] Karısı hayret icinde, (hayretten) yuzune vurarak, "Kısır bir yaslı kadın!" dedi

[30] Dediler ki, "Rabbin boyle soylemistir. O Bilgedir, Bilendir

[31] (Ibrahim:) "Ey elciler asıl goreviniz nedir?" dedi

[32] Dediler ki, "Biz suclu bir topluluga gonderildik

[33] Uzerlerine balcıktan taslar gondermek icin

[34] Rabbin tarafından taskınlar icin isaretlenmis olarak

[35] Sonra, orada inananlardan kim varsa cıkardık

[36] Zaten orada bir evin dısında hic bir musluman bulmadık

[37] Acı azaptan korkacaklar icin orada bir ders bıraktık

[38] Musa'da da (bir ders vardır). Onu Firavun'a apacık bir delil ile gondermistik

[39] Erkanıyla birlikte yuz cevirdi ve "Ya bir buyucudur, ya da bir deli," dedi

[40] Onu ve askerlerini yakalayıp denize attık. Bu sonucu haketmisti

[41] Ad halkında da (bir ders vardır). Uzerlerine korkunc bir ruzgar gonderdik

[42] Rastgeldigi her seyi toz topraga ceviriyordu

[43] Semud'da da (bir ders vardır). Onlara, "Belli bir sureye kadar keyfinize bakın" denmisti

[44] Rab'lerinin emrine karsı geldiler. Bunun uzerine bakınırlarken onları bir yıldırım carptı

[45] Ne kalkabildiler, ne de yardım gorebildiler

[46] Daha once de Nuh halkını... Onlar yoldan cıkmıs bir topluluktu

[47] Gogu gucumuzle biz kurduk ve onu biz genisletmekteyiz

[48] Yeri biz dosedik; ne guzel doseyiciyiz

[49] Ogut almanız icin de herseyi ciftler halinde yarattık

[50] Oyleyse ALLAH'a kacınız. Ben, O'nun tarafından size gonderilmis bir uyarıcıyım

[51] ALLAH ile birlikte baska tanrılar edinmeyin. Ben O'nun tarafından size gonderilmis bir uyarıcıyım

[52] Iste boyle, onlardan oncekilere her ne zaman bir elci geldiyse, "Bu, bir buyucudur," yahut "Bu bir delidir," derlerdi

[53] Bunu (soylemeyi) birbirlerine ogutlediler mi? Dogrusu, onlar sınırı asan bir topluluktur

[54] Onlardan yuz cevir; sen kınanacak degilsin

[55] Hatırlat, cunku hatırlatmak inananlara yarar saglar

[56] Cinleri ve insanları ancak bana kulluk etmeleri icin yarattım

[57] Onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de beni beslemelerini

[58] Kuskusuz Rızık veren, Kuvvet sahibi ve Guclu olan ancak ALLAH'tır

[59] Elbette, bu zulmedenlerin de (gecmis) yoldaslarının payına benzer bir payları vardır

[60] Kendilerine soz verilen gunden dolayı vay haline su inkarcıların

Tûr

Surah 52

[1] Andolsun Tur'a

[2] Kaydedilmis kitaba

[3] Ki parsomen uzerinde yayımlanmıs

[4] Sık sık ziyaret edilen Eve (Kabe'ye)

[5] Yukseltilmis tavana

[6] Ve kaynatılmıs denize

[7] Rabbinin cezalandırması kesinlikle gerceklesecektir

[8] Onu engelleyecek hic bir guc yoktur

[9] O gun gok sallanıp sarsılacak

[10] Daglar yurutulup silinecek

[11] Yalanlayanların vay haline o gun

[12] Onlar ki bir bataklıkta oynamaktadırlar

[13] Cehennem atesine itildikleri gun

[14] Iste, yalanlamakta oldugunuz Ates budur

[15] Bu bir buyu mudur, yoksa siz mi gormuyorsunuz

[16] Orda yanın. Ister sabredin, ister sabretmeyin sizin icin degismeyecektir. Yaptıgınızın karsılıgını gormektesiniz

[17] Erdemliler bahceler ve nimetler icindedir

[18] Rab'lerinin kendilerine vermis oldugu seylerden zevk duyarlar. Rab'leri onları cehennem azabından korumustur

[19] Yapmıs olduklarınıza karsılık afiyetle yeyin, icin

[20] Dizilmis koltuklara yaslanmıslardır ve onları guzel eslerle eslendirmisizdir

[21] Soyları tarafından izlenen inananlara soylarını da katarız ve onların yaptıklarından hic bir seyi eksiltmeyiz. Herkes kazanmıs oldugu seylerin bir ipotegidir

[22] Onlara canlarının istedigi meyveden ve etten bol bol veririz

[23] Orada birbirlerinden kadeh kapısırlar, onda ne bir sacmalama, ne de bir gunaha girme vardır

[24] Cevrelerinde, inciler gibi korunmus kendilerine ait hizmetkarlar (servis icin) dolasıp durur

[25] Birbirlerine donup gecmisi anarlar

[26] Daha once halkımızın arasında cekinirdik," derler

[27] ALLAH bize iyilik etti de bizi ice isleyen azaptan korudu

[28] Biz daha once O'na yalvarırdık; O, Iyilik edendir, Rahimdir

[29] Sen ogut ver. Rabbinin sana olan iyiligi sayesinde sen ne bir kahinsin, ne de deli

[30] Yoksa, "O bir sairdir, onun olmesini bekliyoruz." mu diyorlar

[31] De ki, "Bekleyedurun; ben de sizinle birlikte beklemekteyim

[32] Bunları ruyalarının etkisiyle mi soyluyorlar, yoksa onlar haddi asan bir topluluk mudur

[33] Yoksa, "Onu kendi uydurdu" mu diyorlar? Hayır, onlar inanmazlar

[34] Dogru sozluler iseler bunun benzeri bir hadis getirsinler

[35] Onlar yokluktan mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar kendileri mi

[36] Gokleri ve yeri onlar mı yarattılar? Dogrusu, onlar kesin bir inanca sahip olmazlar

[37] Yoksa Rabbinin hazineleri onların mı yanındadır? Onlar mı kontrol etmektedirler

[38] Yoksa uzerine cıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var? Oyleyse dinleyicileri acık bir delil getirsin

[39] Yoksa kızlar O'na, ogullar size mi

[40] Yoksa sen onlardan bir ucret istiyorsun da bu onlara agır bir borc mu yukluyor

[41] Yoksa gizemlerin bilgisine mi sahipler ve onu kendileri mi yazıyorlar

[42] Yoksa bir planı mı uygulamak istiyorlar? Halbuki kafirlerin kendileri bir plana mahkum edilmistir

[43] Yoksa ALLAH'tan baska tanrıları mı vardır? ALLAH onların ortak kostuklarından yucedir

[44] Gokten bir parcanın dustugunu gorseler, "Bulut kumesidir!" derler

[45] Carpılacakları gunlerine kavusuncaya kadar onları bırak

[46] O gun, planları kendilerini hic bir seyden korumayacak ve yardım da gormeyeceklerdir

[47] Zulmedenlere bunun dısında bir ceza daha vardır, fakat cokları bilmezler

[48] Rabbinin hukmu gerceklesinceye kadar sabret sen gozlerimiz onundesin ve kalktıgın zaman Rabbini overek yucelt

[49] Geceleyin ve yıldızlar kaybolurken O'nu yucelt

Necm

Surah 53

[1] Duserken yıldızlara andolsun

[2] Arkadasınız (Muhammed) ne sapmıstır, ne de azmıstır

[3] Ne de kendi kisisel arzusundan konusmaktadır

[4] O (Kuran) ancak ve ancak bildilen bir vahiydir

[5] Onu, buyuk guce sahip olan ogretmistir

[6] Ustun otoritenin sahibi gorundu

[7] En yuksek ufukta

[8] Sonra inip yaklastı

[9] Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu

[10] Ve sonra kuluna ne bildirilecekse onu vahyetti

[11] Gordugunu gonlu yalanlamadı

[12] Onun gordugu hakkında kendisiyle tartısıyor musunuz

[13] Onu bir kez daha gormustu

[14] En son noktada

[15] Ki yanında barınılacak cennet vardır

[16] Tum bolge olaganustu bicimde kusatılmıstı

[17] Goz sasmadı, sınırı da asmadı

[18] Rabbinin buyuk ayetlerini gordu

[19] Gordunuz mu (disi putlarınız olan) Lat ve Uzza'yı

[20] Ve ucunculeri olan Menat'ı

[21] Erkekler sizin de disiler O'nun mu

[22] Ne de insafsız bir paylasma

[23] Onlar, sizin ve atalarınızın taktıgı isimlerden baska bir sey degildir ve ALLAH onlar icin hic bir delil indirmemistir. Kendilerine, Rab'lerinde bir yol gosterici geldigi halde, sadece kuruntuları ve kisisel arzularını izliyorlar

[24] Insan her umduguna kavusacak mıdır

[25] Son da ilk de ALLAH'ındır

[26] Goklerdeki meleklerin bile sefaati bir yarar saglamaz. Ancak ALLAH'ın diledigi kimse icin izin vermesinden ve O'nun rızasına uygun olduktan sonra

[27] Ahirete inanmıyanlar melekleri disi olarak nitelendirmektedirler

[28] Onların bu konuda bir bilgileri yoktur, sadece sanıları izlemektedirler ve sanılar gercegin yerini tutmaz

[29] Mesajımızdan yuz ceviren ve dunya hayatından baskasını arzulamıyan kimseyi onemseme

[30] Iste onların ulastıkları bilgilerinin duzeyi budur. Elbette, Rabbin yolundan sapanı iyi bilir, dogru yolda olanı da iyi bilir

[31] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kotuluk isleyenleri yaptıklarından dolayı cezalandıracaktır ve guzel davrananları da odullendirecektir

[32] Onlar, buyuk gunahlardan ve kotuluklerden kacınırlar, yalnız kucuk suclar islerler. Rabbinin bagıslaması engindir. Sizi topraktan yaratırken ve annelerinizin karınlarında cenin (fetus) durumundayken sizi iyi bilmektedir. Oyleyse kendinizi (ovup) temize cıkarmayın. O, erdemlileri iyi bilir

[33] Gordun mu o yuz cevireni

[34] Ender olarak ve pek az verdi

[35] Gizemlerin bilgisine mi sahiptir ki (gelecegi) goruyor

[36] Ona Musa'nın ogretisi hakkında bilgi verilmedi mi

[37] Ve sozunu gerceklestiren Ibrahim'in

[38] Ki hicbir kimse bir baskasının gunah yukunu tasımaz

[39] Insan icin ancak kendi calısması vardır

[40] Ve onun calısması da yakında gorulecektir

[41] Sonra kendisine odulu tam olarak verilecektir

[42] Son varıs Rabbinedir

[43] O'dur seni gulduren ve aglatan

[44] O'dur olduren ve dirilten

[45] O'dur iki cifti yaratan; erkegi ve disiyi

[46] Atıldıgı zaman bir damlacık meniden

[47] O'na aittir tekrar yaratmak

[48] O'dur Zengin eden, yoksul yapan

[49] O'dur Sira galaksisinin Rabbi

[50] O'dur helak eden eski Ad halkını

[51] Semudu da bırakmadı

[52] Ve ondan once Nuh'un halkını da; onlar cok zalim ve cok azgın kimselerdi

[53] Yıkılıp batırılmıs olanlar (Sodom ve Gomora), en bayagılardı

[54] Onları orten orttu

[55] O halde Rabbinin hangi nimetlerinden kuskulanırsın

[56] Bu, eski uyarıcılardan bir uyarıcıdır

[57] Kacınılmaz olan yaklasmıstır

[58] ALLAH'tan baskası onu kaldıramaz

[59] Bu sozu mu tuhaf karsılıyorsunuz

[60] Guluyorsunuz da aglamıyorsunuz

[61] Ve aylak aylak oyalanıyorsunuz

[62] Haydi ALLAH'a secde edin, kulluk edin

Kamer

Surah 54

[1] Saat (dunyanın sonu) yaklastı ve ay yarıldı

[2] Bir mucize gorseler yuz cevirirler ve, "Suregelen bir buyudur" derler

[3] Yalanladılar; arzularına ve tumuyle statukoya uydular

[4] Oysa, kotuluklerini engelleyecek uyarılar dolu haberler kendilerine gelmis bulunuyor

[5] Bu ustun bir hikmettir; ancak uyarılar yarar saglamıyor

[6] Onlara aldırma; cagırıcının, gorulmemis ve tanınmamıs bir seye cagıracagı gun

[7] Gozleri zillet icinde mezarlardan cıkarlar; tıpkı sacılmıs cekirgeler gibi

[8] Cagırıcıya dogru kosarlarken, inkarcılar, "Bu zorlu bir gundur," derler

[9] Onlardan once de Nuh'un halkı yalanlamıstı. Kulumuzu yalanlayıp, "Delidir" dediler. Nitekim o engellendi

[10] Rabbini cagırdı, "Ben yenildim; bana yardım et

[11] Bunun uzerine gogun kapılarını bosanan sularla actık

[12] Yerden de pınarlar fıskırttık. Nihayet sular, daha once belirlenmis seviyeye ulastılar

[13] Onu agac lifleri ile (baglanmıs) kutukler uzerinde tasıdık

[14] Reddedilmis olan kisiye bir odul olarak gozetimimiz altında akıp gidiyordu

[15] Bunu bir ders olarak bıraktık. Ogut alan yok mudur

[16] Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmıs

[17] Kuran'ı mesaj icin kolaylastırdık; ogut alan yok mudur

[18] Ad da yalanladı. Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmıs

[19] Ugursuzluk ustune ugursuzluga sahip bir gunde uzerlerine vahsi bir ruzgar gonderdik

[20] Insanları, sanki koklerinden koparılmıs hurma kotukleriymis gibi yıkıyordu

[21] Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmıs

[22] Kuran'ı mesaj icin kolaylastırdık; ogut alan yok mudur

[23] Semud da uyarıları yalanladı

[24] Dediler ki, "Bizden bir insana mı uyalım? O zaman biz sapar ve cehenneme gireriz

[25] Mesaj aramızdan ona mı verildi? O, yalancı kustahın biridir

[26] Yalancı kustahın kim oldugunu yarın ogreneceklerdir

[27] Deveyi bir sınav olarak gonderecegiz. Onları gozetle, sabırlı ol

[28] Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylasılacagını bildir. Her icim sırayla sunulacaktır

[29] Bir arkadaslarını cagırdılar, o da cekip (deveyi) kesti

[30] Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmıs

[31] Uzerlerine bir tek patlama gonderdik ve onlar agılcının topladıgı saman yıgınına donduler

[32] Kuran'ı mesaj icin kolaylastırdık; ogut alan yok mudur

[33] Lut halkı da uyarıları yalanlamıstı

[34] Uzerlerine tas yagdıran bir fırtına gonderdik, yalnız Lut'un ailesini seher vakti kurtardık

[35] Katımızdan bir iyilik olarak. Sukredeni iste boyle odullendiririz

[36] Onları bu yakalayısımıza karsı uyarmıstı; ancak onlar uyarıları kuskuyla karsıladılar

[37] Onun konuklarına goz diktiler, biz de onları kor ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım

[38] Ertesi gun, yaman bir azap sabahlarını kutladı

[39] Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım

[40] Kuran'ı mesaj icin kolaylastırdık; ogut alan yok mudur

[41] Firavun'un erkanına da uyarıcılar gitmisti

[42] Tum mucizelerimizi yalanladılar ve biz de onları En ustun ve her seye gucu yetenin yakalayısı gibi yakaladık

[43] Sizin inkarcılarınız onlarınkinden daha mı iyi? Yoksa kitaplarda kendiniz icin bir af ilanına mı rastladınız

[44] Yoksa, "Biz, zafere ulasacak bir cemaatiz" mi diyorlar

[45] O cemaat bozguna ugratılacak; donup kacacaklar

[46] Saat onları beklemektedir, daha korkunc ve acıdır

[47] Suclular bir sapıklık ve cehennem icindedir

[48] Yuzukoyun atese suruklenecekleri gun: "Cehennemin dokunusunu tadın

[49] Biz her seyi belli bir olcuyle yaratmısızdır

[50] Buyrugumuz goz kırpması gibi anidir

[51] Sizin benzerlerinizi yok etmistik. Yok mu ogut alan

[52] Tum yaptıkları kitaplarda kayıtlıdır

[53] Kucuk ve buyuk hepsi yazılmıstır

[54] Erdemliler, cennetler (bahceler) ve ırmaklar icindedir

[55] Guclu Kralın yanında onurlu makamlardadırlar

Rahmân

Surah 55

[1] Rahman

[2] Kuran'ı ogretti

[3] Insanı yarattı

[4] Ona beyanı (acıklama yetenegini) ogretti

[5] Gunes ve ay bir hesap ile (hareket etmekte) dir

[6] Yıldızlar ve agaclar secde etmektedirler

[7] Gogu yukseltti ve olcuyu/dengeyi koydu

[8] Ki olcuyu asmayasınız

[9] Olcuyu adaletle gozetiniz; olcuyu kaybetmeyiniz

[10] Yeryuzunu tum yaratıklar icin yarattı

[11] Orada meyvalar, salkımlı hurma agacları vardır

[12] Kabuklu taneler ve baharatlar

[13] (Ey insanlar ve cinler), Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[14] Insanı, comlek gibi kuru bir camurdan yarattı

[15] Cinleri de dumansız atesten yarattı

[16] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[17] Iki dogunun ve iki batının Rabbi

[18] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[19] Iki denizi salmıstır; birbirlerine kavusuyorlar

[20] Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını asıp karısmazlar

[21] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[22] Ikisinden de inci ve mercan cıkar

[23] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[24] Denizde daglar gibi akıp giden gemiler O'nundur

[25] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[26] Uzerinde bulunan herkes olumludur

[27] Sadece Gorkemli ve Onurlu Rabbinin varlıgı kalıcıdır

[28] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[29] Goklerde ve yerde olan herkes O'na yalvarır. O her gun kesintisiz kontrol etmektedir

[30] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[31] Ey sorumlu iki topluluk, sizi elbette sorguya cekecegiz

[32] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[33] Ey insanlar ve cinler toplulugu, goklerin ve yerin sınırlarını asmaya gucunuz yetiyorsa, asıp gecin. Bir yetkiye sahip olmadan gecemezsiniz

[34] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[35] Uzerinize atesten toplar ve ısınlar gonderilir; yardım gormezsiniz

[36] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[37] Gok parcalanıp da, yag gibi eridigi ve kırmızı bir gule donustugu zaman

[38] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[39] O gun ne insana ne de cine gunahından sorulmaz

[40] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[41] Suclular yuzlerinden tanınır ve yaka paca goturulurler

[42] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[43] Iste bu, sucluların yalanlayıp durdugu cehennemdir

[44] Onunla kaynar su arasında donup dolasırlar

[45] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[46] Rabbinin gorkeminden korkan (cin ve insan) lar icin iki cennet vardır

[47] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[48] Turlu besinlerle doludur her ikisi

[49] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[50] Iclerinde akan pınarlar vardır

[51] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[52] Ikisinde de her meyveden iki cesit vardır

[53] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[54] Astarları atlastan yataklara yaslanırlar, her iki cennetin meyveleri pek yakındır

[55] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[56] Oralarda, daha once ne bir insan ne de bir cin tarafından dokunulmamıs, bakıslarını dikmis esler vardır

[57] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[58] Onlar yakut ve mercan gibidirler

[59] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[60] Iyiligin karsılıgı, yalnız iyilik degil midir

[61] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[62] O ikisinin otesinde iki cennet daha var

[63] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[64] Yemyesildirler

[65] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[66] Ikisinde de fıskıran iki kaynak vardır

[67] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[68] Her ikisinde de meyvalar, hurmalar ve narlar vardır

[69] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[70] Her ikisinde de iyilikler, guzellikler vardır

[71] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[72] Cadırlara kapanmıs guzeller

[73] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[74] Daha once onlara ne insan ne de cin dokunmamıstı

[75] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[76] Yesil yastıklara ve islemeli halılara yaslanırlar

[77] Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

[78] Gorkemli ve Onurlu Rabbinin ismi ne yucedir

Vâkıa

Surah 56

[1] Kacınılmaz olay gerceklestigi zaman

[2] Onun gerceklesmesini artık yalanlayan cıkmaz

[3] O alcaltıcıdır, yucelticidir

[4] Yerin sallanıp sarsılacagı

[5] Ve dagların paramparca edilecegi zaman

[6] Artık o toz duman haline gelmistir

[7] Sizler de uc bolume ayrılırsınız

[8] Mutlular ne kadar da mutludurlar

[9] Mutsuzlar ne kadar da mutsuzdurlar

[10] Bir de ileri gecen oncu elitler vardır

[11] Onlar (Tanrı'ya) yaklastırılanlardır

[12] Nimet cennetlerinde (bahcelerinde)

[13] Onların buyuk bir kısmı onceki nesillerden

[14] Kucuk bir kısmı da sonraki nesillerdendir

[15] Luks mobilyalar uzerinde

[16] Karsılıklı yaslanmıslardır

[17] Onlara olumsuz gencler servis yaparlar

[18] Kaynaktan doldurulmus bardaklar, surahiler ve kadehlerle

[19] Ne ara verirler ne de yorulurlar

[20] Ve begendikleri meyveler

[21] Canlarının cektigi kus etleri

[22] Guzel esler

[23] Korunmus inciler gibi

[24] Yapmıs olduklarına bir karsılık olarak verilir

[25] Orada ne bir sacmalık, ne de gunaha sokan bir soz isitmezler

[26] Sadece, "Selam, selam," derler

[27] Sag tarafta olanlar sag tarafta olacaklar

[28] Dikensiz meyve agacları

[29] Salkımları sarkmıs muz agacları

[30] Uzamıs golgeler

[31] Fıskıran sular

[32] Ve bol meyveler icindedirler

[33] Bunlar ne tukenirler, ne de yasak edilirler

[34] Ve onlar yukseltilmis mobilyalar uzerindedirler

[35] Biz kadınları yeniden bicimlendirdik

[36] Onları, genclestirdik

[37] Mukemmel bicimde eslenmislerdir

[38] Sag tarafta olanlar icindir

[39] Onların bir cogu onceki nesillerdendir

[40] Onların bir cogu da sonraki nesillerdendir

[41] Sol tarafta bulunanlar, sol tarafta olacaklardır

[42] Isleyen ve kaynayan bir azap icindedirler

[43] Sıcak golgeler altındadırlar

[44] Ne soguktur, ne de yararlı

[45] Bundan once onlar konfor icinde sımarmıslardı

[46] Buyuk gunahı islemekte direniyorlardı

[47] Diyorlardı ki, "Biz oldukten, toz ve kemige donustukten sonra mı diriltilecegiz

[48] Onceki atalarımız da mı

[49] De ki, "Oncekiler de, sonrakiler de

[50] Bilinen gunun bulusma anı icin toplanacaklardır

[51] Sonra da siz, ey sapıtmıslar, ey yalanlayıcılar

[52] Zakkum agacından yiyeceksiniz

[53] Onunla karnınızı dolduracaksınız

[54] Ve uzerine kaynar su iceceksiniz

[55] Susamıs devenin icisi gibi iceceksiniz

[56] Yargı gununde iste boyle agırlanacaklardır

[57] Sizi biz yarattık, dogrulamanız gerekmez miydi

[58] Attıgınız meniye dikkat ettiniz mi

[59] Siz mi onu yaratıyorsunuz, yoksa biz mi yaratıyoruz

[60] Aranızda olumunuzu onceden biz belirledik. Kimse bizi engelleyemez

[61] Sizi baska nesillerle degistirmekten, yahut sizi bilmediginiz bir bicimde yaratmaktan

[62] Ilk yaratılısı biliyorsunuz. Ogut almalı degil misiniz

[63] Ektiginize dikkat ettiniz mi

[64] Siz mi onu yetistiriyorsunuz, yoksa biz mi

[65] Dileseydik onu samana cevirirdik de siz sasardınız

[66] Borca girdik

[67] Dogrusu, yoksun bırakıldık

[68] Icmekte oldugunuz suya dikkat ettiniz mi

[69] Onu bulutlardan siz mi indiriyorsunuz, yoksa biz mi

[70] Dileseydik onu tuzlu yapardık. Sukretmez misiniz

[71] Yakmakta oldugunuz atese dikkat ettiniz mi

[72] Onun agacını siz mi baslattınız, yoksa biz mi baslatmaktayız

[73] Kullananlar icin biz onu bir ibret ve yararlı yaptık

[74] Oyleyse Buyuk Rabbinin ismini yucelt

[75] Yıldızların yerlerine yemin ederim

[76] Onun ne buyuk bir yemin oldugunu bir bilseniz

[77] Bu, onurlu bir Kuran'dır

[78] Gizli bir kitaptadır

[79] Onu ancak temizler kavrayabilir

[80] Evrenlerin Rabbinden indirilmistir

[81] Siz bu sozu mu kucumsuyorsunuz

[82] Inkar etmeyi is mi ediniyorsunuz

[83] Ya can bogaza dayandıgı zaman

[84] O anda siz bakınmaktasınız

[85] Biz ona (can cekisene) sizden daha yakınız; ancak siz goremezsiniz

[86] Yaptıgınızın karsılıgını gormeyeceginiz dogruysa

[87] Onu geri cevirsenize, eger dogru sozlu iseniz

[88] Ancak o, (bana) yaklastırılanlardan ise

[89] o zaman nese, cicekler ve nimet cennetleri

[90] O, sagda olanlardan ise

[91] Sana sagdakilerden selam olsun

[92] Ama o yalanlayan sapıklardan ise

[93] kaynar sudan bir agırlanma

[94] ve cehennemde yanma

[95] Mutlak gercek budur

[96] Oyleyse Buyuk Rabbinin ismini yucelt

Hadîd

Surah 57

[1] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yuceltir. O Ustundur, Bilgedir

[2] Goklerin ve yerin yonetimi O'na aittir. Yasatır, oldurur. O her seye gucu yetendir

[3] O ilktir, sondur. O en dıstakidir, en ictekidir. O her seyi bilir

[4] O'dur gokleri ve yeri altı gunde yaratan ve daha sonra tum otoriteyi kuran. Yere giren ve ondan cıkanı, gokten inen ve ona yukselen her seyi bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. ALLAH tum yaptıklarınızı gorendir

[5] Goklerin ve yerin yonetimi O'na aittir. Her sey ALLAH 'a havale edilir

[6] Geceyi gunduze sokar, gunduzu de geceye sokar. O, goguslerin icindekini bilir

[7] ALLAH'a ve elcisine inanın ve yonetiminize verdigi seylerden yardım icin verin. Sizden inanıp yardım edenler icin buyuk bir odul vardır

[8] Rabbinize inanmanız icin elci sizi cagırdıgı halde size ne oluyor ki hala ALLAH'a inanmıyorsunuz? Hem O, sizden soz almıstı, eger inanıyor iseniz

[9] Sizi karanlıklardan aydınlıga cıkarmak icin kuluna apacık ayetleri indiren O'dur. Kuskusuz ALLAH size karsı Sefkatlidir, Rahimdir

[10] Size ne oluyor ki ALLAH yolunda harcamıyorsunuz? Oysa goklerin ve yerin zenginlikleri ALLAH'ındır. Zaferden once harcayıp savasanlarınız, daha sonra harcayıp savasanlarla bir olmazlar; onlardan daha ustundurler. ALLAH her birine kurtulusu soz vermistir. ALLAH tum yaptıklarınızdan haberdardır

[11] Kim (erdemli davranarak) ALLAH'a guzel bir borc verirse, karsılıgını kat kat alır ve comert bir odul kazanır

[12] Inanan erkeklerin ve kadınların ısıklarının onlerinden ve sag yanlarından yayıldıgını gordugun gun, "Mujde, bugun, surekli olarak kalacagınız altlarından ırmaklar akan cennetler var. Bu, en buyuk zaferdir

[13] O gun, ikiyuzlu erkekler ve kadınlar inananlara, "Bize bakın da sizin ısıgınızdan alalım," diyecekler. Onlara, "Geriye donun de ısık arayın," denir. Aralarına, ic taraftaki merhametle, dıs taraftaki azabı ayıran kapılı bir engel konacaktır

[14] Biz sizinle birlikte degil miydik?" diye onlara seslenirler. "Evet," derler, "Ancak siz kendinizi kandırdınız, beklediniz, kuskular beslediniz ve ALLAH'ın kararı gelinceye kadar kuruntularla oyalandınız. Kandırıcı, sizi ALLAH hakkında yanılttı

[15] Bugun ne sizden ne de inkar edenlerden bir fidye kabul edilmez. Yeriniz cehennemdir; mevlanız odur. Ne kotu bir duraktır

[16] Inananlar icin ALLAH'ın mesajına ve inen gercege gonullerini acmanın vakti gelmedi mi? Daha once kendilerine kitap verilmis olanlar gibi olmasınlar; onların uzerinden uzun zaman gecince kalpleri katılasmıstı. Onların cogunlugu yoldan cıkmıs kimselerdir

[17] Biliniz ki ALLAH olumunden sonra yeri diriltir. Dusunesiniz diye size ayetleri boyle acıklıyoruz

[18] Sadaka veren erkekler ve kadınlar, ALLAH'a guzel bir borc vermislerdir. Onlara kat kat odenir ve onlar comert bir odul hakketmislerdir

[19] ALLAH'a ve elcisine inananlar, dosdogru olanlar ve sehidlerdir. Rab'leri katında onlar icin odulleri ve ısıkları vardır. Inkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkıdır

[20] Bilesiniz ki dunya hayatı bir oyun, eglence, sus, aranızda ovunme, para ve cocuk cogaltma yarısından ibarettir. Bu, inkarcıların hosuna giden bir bitkiyi yetistiren bir yagmura benzer. Ne var ki daha sonra o bitki kurur, sararır ve sonunda cercop olur. Ahirette ise ALLAH'tan cetin bir azap, bir bagıslanma ve hosnutluk vardır. Dunya hayatı, kandıran, gecici bir zevkten ibarettir

[21] Rabbinizden bir bagıslanmaya ve genisligi gokler ve yer kadar olan bir cennete kosun. ALLAH'a ve elcisine inananlar icin hazırlanmıstır. Bu, ALLAH'ın diledigine ve/veya dileyene verdigi lutfudur. ALLAH Buyuk Lutuf sahibidir

[22] Yeryuzunde ve aranızda olusan hic bir sey yoktur ki biz onu yaratmadan once bir kitapta kayıtlı olmasın. Bu, kuskusuz ALLAH icin cok kolaydır

[23] Bu, yitirdiginiz bir sey icin uzulmemeniz ve O'nun size verdigi nimetlerle de sımarmamanız icindir. ALLAH kendini begenip ovunenleri sevmez

[24] Onlar ki cimrilik ederler ve halka cimri olmayı ogutlerler. Kim yuz cevirirse, kuskusuz ALLAH Zengindir, Ovguye layık olandır

[25] Elcilerimizi apacık kanıtlarla gonderdik, onlarla birlikte kitabı ve yasayı indirdik ki halk adaleti gozetsin. Buyuk bir kuvvete ve halk icin yararlara sahip olan demiri de indirdik ki ALLAH kendisini ve elcisini inancla destekleyenleri ayırsın. ALLAH Gucludur, Ustundur

[26] Biz Nuh'u, Ibrahim'i gonderdik, soylarına peygamberlik ve kitap bagısladık. Bir kısmı dogruyu buldu; ama onlardan cogu yoldan cıkmıslardı

[27] Sonra onların pesinden, ard arda elcilerimizi gonderdik. Meryem oglu Isa'yı da gonderdik ve ona Incil'i verdik. Onu izleyenlerin gonullerine sefkat ve merhamet koyduk. Fakat, bizim kendileri icin onaylamadıgımız bir ruhbanlık uydurdular. Halbuki onlardan sadece ALLAH'ı hosnut edecek hususlara uymalarını istemistik. Ustelik ruhbanlıga hakkıyla da uymadılar. Aralarından inananlara odullerini verdik; ancak cokları yoldan cıkmıslardı

[28] Ey inananlar, ALLAH'ı sayıp dinleyin ve elcisine inanın ki rahmetinden size iki pay versin, size, aydınlıgında yuruyeceginiz bir ısık bagıslasın ve sizi bagıslasın. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[29] Boylece kitap halkı bilsin ki, onlar ALLAH'ın lutfunu tekellestiremezler, tum lutuf ALLAH'ın elindedir, onu diledigine ve/veya dileyene verir. ALLAH Buyuk Lutuf Sahibidir

Mücâdele

Surah 58

[1] ALLAH, kocası hakkında seninle tartısan ve ALLAH'a sikayette bulunan kadının sozlerini isitti. ALLAH ikinizin tum konustuklarını isitmistir. ALLAH Isitendir, Bilendir

[2] Icinizden, kadınlarını annelerine benzeterek yabancılastıranlar bilirler ki onlar anaları degildir. Anneleri kendilerini doguranlardır. Soyledikleri kotu ve asılsız bir sozdur. ALLAH Affedendir, Bagıslayandır

[3] Kadınlarını annelerine benzeterek yabancılastırdıktan sonra sozlerinden donenler, karılarıyla cinsel iliskiye girmeden once bir koleyi ozgurluge kavustursunlar. Size ogutlenen budur. ALLAH yaptıgınız her seyi haber alır

[4] Azad edecek bir kole bulamıyan, cinsel iliskiden once ust uste iki ay boyunca oruc tutmalı. Buna guc yetiremiyen ise altmıs yoksulu doyurmalı. ALLAH'a ve elcisine inanmalısınız. Bunlar, ALLAH'ın belirledigi sınırdır. Inkarcılar acı bir azaba mahkum olmuslardır

[5] ALLAH'a ve elcisine karsı gelenler, kendilerinden oncekiler nasıl alcaltıldıysa oylece alcaltılacaklardır. Biz, apacık ayetler indirmis bulunuyoruz. Inkarcılar icin utandırıcı bir azap vardır

[6] Gun gelir ALLAH onları topluca diriltir ve sonra yapmıs olduklarını kendilerine haber verir. Onlar, unuttukları halde ALLAH onları saymıstır. ALLAH her seye tanıktır

[7] ALLAH'ın goklerde ve yerde olan her seyi bildigini anlamaz mısın? Uc kisi gizli konussa, mutlaka O onların dorduncusudur. Bes kisi olsalar, mutlaka O onların altıncısıdır. Ister bundan az veya cok ve nerede olursa olsunlar, O onlarla beraberdir. Sonra dirilis gununde onlara yaptıklarını haber verir. ALLAH her seyi Bilendir

[8] Gizli toplantılar yapmaktan menedildikleri halde hala menedildikleri iste israr edenler dikkatini cekmedi mi? Onlar gunah islemek, dusmanlıkta bulunmak ve elciye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar. Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadıgı bir bicimde selamlıyorlar. Kendi aralarında, "Soylediklerimizden oturu ALLAH bizi cezalandırsa ya!" derler. Cehennem onlara yeter. Orada yanarlar; ne kotu bir duraktır orası

[9] Ey inananlar, gizli gorustugunuz vakit gunah, dusmanlık ve elciye isyan icin konusmayın; iyilik ve erdemlilik icin konusun. Huzuruna toplanacagınız ALLAH'ı dinleyin

[10] Komplo toplantıları seytandandır. Bu yolla inananları incitmek ister. Oysa ALLAH'ın izni olmadan onlara hic bir zarar veremez. Inananlar ALLAH'a guvensinler

[11] Ey inananlar, toplantılarda size "Yer acınız" dendiginde yer acınız ki ALLAH'ta size yer acsın. Size, "Kalkınız" dendiginde kalkınız ki ALLAH da icinizdeki inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yukseltsin. ALLAH tum yaptıklarınızdan haberdardır

[12] Ey inananlar, elciyle ozel gorusme yapacagınız zaman, gorusmenizden once (yoksullara) bir sadaka verin. Bu sizin icin daha iyi ve daha temizdir. Veremiyorsanız, ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[13] Ozel gorusmenizden once bir sadaka vermekten cekindiniz mi ki onu uygulamadınız? ALLAH tevbenizi kabul eder. Namazı gozetin, zekatı verin, ALLAH'a ve elcisine uyun. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır

[14] ALLAH'ın kendilerine kızgın oldugu bir toplulugu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler

[15] ALLAH onlar icin cetin bir ceza hazırlamıstır. Yaptıkları ne kadar da kotudur

[16] Yeminlerini kalkan edinerek ALLAH'ın yolundan saptırdılar. Onlar alcaltıcı bir azabı haketmislerdir

[17] Ne paraları, ne de evlatları, onları ALLAH'tan kurtaramıyacaktır. Onlar cehennem halkıdırlar ve orada ebedi kalıcıdırlar

[18] Gun gelecek, ALLAH hepsini diriltecek ve simdi size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edeceklerdir. Kendilerinin (dogru) bir sey uzerinde olduklarını sanıyorlar! Dogrusu, onlar yalancılardır

[19] Seytan onları sahiplenmis ve onlara ALLAH'ın mesajını unutturmustur. Onlar seytanın partisidir. Seytanın partisi kesinlikle kaybedecektir

[20] ALLAH'a ve elcisine karsı gelenler, alcaklardandır

[21] ALLAH, "Ben ve benim elcilerim kazanacaklardır," diye yazmıstır. ALLAH Gucludur, Ustundur

[22] ALLAH'a, elcisine ve ahiret gunune inanmıs bir topluluk goremezsin ki, ALLAH'a ve elcisine karsı gelenleri dost edinsin. Hatta onlar, kendilerinin anaları, babaları, cocukları, ogulları, kardesleri ve akrabaları bile olsa... Kalplerine inancı yazmıs ve katından bir vahiyle desteklemistir. Onları iclerinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar. ALLAH onlardan hosnut olmustur, onlar da O'ndan hosnut olmuslardır. Onlar ALLAH'ın partisidir. Hic kuskusuz, ALLAH'ın partisi kazanacaktır

Haşr

Surah 59

[1] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yuceltir. O Ustundur, Bilgedir

[2] O ki, kitap halkından inkarcı olanları ilk surgun icin ulkelerinden cıkarmıstır. Onların cıkacagını hic beklemiyordunuz. Kalelerinin kendilerini ALLAH'tan koruyacagını sandılar. Ancak ALLAH onlara ummadıkları bir yerden geldi ve kalplerine korku saldı. Boylece evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar. Ey gorus sahipleri ibret alınız

[3] ALLAH onları ayrılmaya zorlamasaydı, bu dunyada cezalandıracaktı. Ahirette de onlara ates azabı vardır

[4] Cunku onlar ALLAH'a ve elcisine karsı geldiler. Kim ALLAH'a karsı gelse ALLAH'ın cezalandırması cetindir

[5] Bir agacı kesseniz de, yahut govdesi uzerinde bıraksanız da bu ALLAH'ın arzusuna goredir. O, yoldan cıkanları alcaltacaktır

[6] ALLAH'ın onlardan alıp elcisine verdikleri icin, siz at ve deve surmediniz (savasmadınız); ama ALLAH elcisini dilediginin ustune gonderir. ALLAH her seye kadirdir

[7] ALLAH'ın o ulkelerin halklarından elcisine ganimet bıraktıgı seyler ALLAH'ın ve elcisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmıslara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekellesmesin. Elcinin size verdigini alın; ancak onun size vermediginden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması cetindir

[8] ALLAH'ın lutuf ve rızasını aradıkları, ALLAH'ı ve elcisini destekledikleri icin yurtlarından ve mallarından edilmis bulunan gocmenlerin fakirlerine (oncelikle vermelisiniz). Dogru olanlar bunlardır

[9] Onlardan once yurt ve inanca sahip olanlar, kendilerine goc edenleri severler ve verdiklerinden oturu iclerinde bir burukluk duymazlar. Hatta kendileri ihtiyac icinde bile olsalar onları kendilerinden onde tutarlar. Dogrusu, nefislerinin bencilliginden korunanlar kurtulanlardır

[10] Onlardan sonra gelenler, "Rabbimiz, bizi ve bizden once inanmıs olan kardeslerimizi bagısla; kalbimizi inananlara karsı kin beslemekten koru. Rabbimiz, sen sefkatlisin, Rahimsin," derler

[11] Ikiyuzlu davrananlara dikkat etmedin mi? Kitap halkından inkarcı olan arkadaslarına, "Cıkartılırsanız biz de sizinle birlikte cıkacagız ve sizin aleyhinize hic bir kimseye itaat etmiyecegiz. Sizinle savasılırsa, kesinlikle sizi destekleyecegiz," demektedirler. ALLAH onların yalancı olduguna tanıklık eder

[12] Dogrusu, onlar cıkarılsalar, onlarla birlikte cıkmazlar. Onlarla savasılırsa, onları desteklemezler. Destekleseler bile arkalarını donup kacarlar, sonra yardım gormezler

[13] Kalplerine, ALLAH'tan daha cok siz korku salıyorsunuz. Zira onlar anlayıssız bir topluluktur

[14] Onlar, iyi korunmus kentlerde veya duvarların ardında olmaları haricinde bir araya gelip sizinle savasamazlar. Aralarındaki cekismeleri cetindir. Onları birlik sanırsın, halbuki kalpleri darmadagınıktır. Zira onlar, akıllarını kullanmıyan bir topluluktur

[15] Kendilerinden kısa bir sure once gecmis olanlara benziyorlar. Onlar, islediklerinin karsılıgını tatmıslar ve acı bir azabı haketmislerdi

[16] Onlar tıpkı seytan gibidir: Insana, "Inkar et" der. Sonra o inkar edince de, "Benim seninle bir iliskim yok. Ben, evrenlerin Rabbi ALLAH'tan korkarım," der

[17] Her ikisi de ebedi kalacakları ateste son buldular. Zalimlerin cezası iste boyledir

[18] Ey inananlar, ALLAH'ı sayıp dinleyin. Herkes yarın icin ne hazırladıgına baksın. ALLAH'ı sayıp dinleyin. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır

[19] ALLAH'ı unuttukları icin O'nun da kendilerini kendilerine unutturdugu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan cıkmıslardır

[20] Cennet halkıyla cehennem halkı bir olamaz; kazananlar ancak cennet halkıdır

[21] Bu Kuran'ı bir dagın uzerine indirseydik, ALLAH'a olan saygıdan oturu onun titreyip paramparca oldugunu gorecektin. Belki dusunurler diye biz insana boyle ornekler vermekteyiz

[22] O ALLAH'tır ki O'ndan baska tanrı yoktur. Tum gizemleri ve acıktakileri Bilendir. O Rahmandır, Rahimdir

[23] O ALLAH'tır ki O'ndan baska tanrı yoktur. Egemendir, Kutsaldır, Barıstır, Guvenilendir, Koruyandır, Ustundur, Gucludur, Uludur. Onların ortak kostuklarından ALLAH cok yucedir

[24] O, Yaratan, Vareden ve Bicim veren ALLAH'tır. Tum guzel isimler O'nundur. Goklerde ve yerde ne varsa O'nu yuceltir. O Ustundur, Bilgedir

Mümtehine

Surah 60

[1] Ey inananlar, benim dusmanımı ve sizin dusmanınızı dost edinmeyin. Size gelen gercegi inkar etmis ve Rabbiniz olan ALLAH'a inandıgınız icin elciyi ve sizi (ulkenizden) cıkarmıs oldukları halde siz onlara sevgi gosteriyorsunuz. Rızamı kazanmak icin yolumda bir cihada cıktıysanız, onları nasıl gizlice sevebilirsiniz? Oysa ben, gizlediginizi de acıga vurdugunuzu da cok iyi bilirim. Sizden kim boyle davranırsa dogru yoldan sapmıs olur

[2] Sizi ele gecirseler size dusman kesilirler ve elleriyle, dilleriyle sizi incitirler. Inkar etmenizi isterler

[3] Yakınlarınız ve cocuklarınız size yarar saglamaz. Dirilis Gunu sizi yargılar. ALLAH yaptıklarınızı Gorendir

[4] Sizin icin Ibrahim ve onunla beraber olanlarda guzel bir ornek vardır. Onunla beraber olanlar, halklarına, "Biz, sizden ve sizin ALLAH'ın dısında taptıklarınızdan uzagız. Sizi tanımıyoruz. YALNIZ ALLAH'a inanıncaya kadar bizimle sizin aranızda ebedi olarak dusmanlık ve nefret belirmistir. Ne var ki, Ibrahim'in babasına "Senin bagıslanman icin dua edecegim, fakat ALLAH'tan gelecek hicbir seye karsı seni koruyamam." bicimindeki sozu (bir hata olarak) bunun dısındaydı. "Rabbimiz, sana guvendik, sana yoneldik ve sonunda sana donecegiz

[5] Rabbimiz, inkarcılar icin bizi bir sınanma aracı kılma, bizi bagısla. Rabbimiz sen Ustunsun, Bilgesin

[6] ALLAH'ı ve Ahiret Gununu arzu edenleriniz icin onlarda guzel bir ornek vardır. Yuz cevirenlere gelince, Zengin ve Ovguye layık olan sadece ALLAH'tır

[7] Belki de ALLAH sizinle onlar arasındaki dusmanlıgı sevgiye cevirir. ALLAH Kadirdir. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[8] ALLAH, din ugrunda sizinle savasmayan ve sizi yurdunuzdan cıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. ALLAH adaletli davrananları sever

[9] Ancak ALLAH, sadece, sizinle din ugrunda savasan, sizi yurdunuzdan cıkaran ve sizi cıkarılmanıza yardım eden kimselerle dost olmanızı yasaklar. Onları dost edinenler zalimlerdir

[10] Ey inananlar, inanan gocmen kadınlar size sıgındıgında onları sorgulayın. ALLAH onların inanclarını cok iyi bilir. Inanclı olduklarını anlarsanız, onları kafirlere geri gondermeyin. Ne bunlar o inkarcılara helaldir, ne de onlar bunlara helaldir. Inkarcıların harcadıgı mehirlerini onlara geri verin. Mehirlerini odediginiz taktirde bunlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur. Inkarcı kadınları sorumlulugunuzda tutmayın. Onlara harcadıgınız mehirlerinizi isteyebilirsiniz, onlar da verdikleri mehirlerini isteyebilirler. Bu, ALLAH'ın hukmudur. O, aranızda yargıda bulunur. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[11] Kafirlere katılan esleriniz yoluyla bir seyler yitirdikten sonra (ganimet veya size katılanlar yoluyla bir seyler kazanıp) ustun gelirseniz, eslerini yitirmis olanlara, onların harcamıs oldukları mehir kadar verin. Inandıgınız ALLAH'ı sayıp dinleyin

[12] Ey peygamber, inanan kadınlar sana sıgındıklarında, ALLAH'a hic bir seyi ortak kosmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, cocuklarını oldurmemek, bir iftira uydurup getirmemek ve dogru islerde sana karsı gelmemek uzere yemin edip soz verirlerse onların sozunu kabul et ve onlar icin ALLAH'tan bagıslanma dile. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[13] Ey inananlar, ALLAH'ın kendilerine kızgın oldugu bir toplulugu dost edinmeyin. Inkarcılar, mezardakilerden nasıl umut kesmislerse onlar da ahiretten oylesine umut kesmislerdir

Saff

Surah 61

[1] Goklerde ve yerde olanlar ALLAH'ı yuceltir. O, Ustundur, Bilgedir

[2] Ey inananlar, neden yapmadıgınız veya yapmayacagınız seyleri soyluyorsunuz

[3] Yapmadıgınız seyi soylemeniz, ALLAH katında en sevilmeyen davranıslardandır

[4] ALLAH kendi yolunda kenetlenmis bir duvar gibi duzenli birlikler halinde savasanları sever

[5] Hani Musa, halkına: "Ey halkım, benim, ALLAH'ın bir elcisi olarak size geldigimi bildiginiz halde neden beni incitiyorsunuz?" demisti. Onlar egrilince, ALLAH ta kalplerini egriltti. ALLAH yoldan cıkmıs toplulukları dogruya ulastırmaz

[6] Hani Isa, halkına: "Ey Israil ogulları, ben, size gonderilmis ALLAH'ın bir elcisiyim. Benden onceki Tevrat'ı onaylayıcı ve benden sonra gelecek ve ismi daha cok ovulen bir elciyi mujdeliyorum." Sonra kendilerine apacık delilleri gosterdiginde, "Bu apacık bir buyudur," dediler

[7] Islam'a cagrıldıgı halde ALLAH hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? ALLAH zalim toplulugu dogruya iletmez

[8] ALLAH'ın ısıgını agızlarıyla sondurmek isterler. Inkarcılar hoslanmasa da ALLAH ısıgını tamamlayacaktır

[9] O, elcisini hidayet ve gercek din ile gonderdi ki onu tum dinlere ustun kılsın, ortak kosanlar hoslanmasa da

[10] Ey inananlar, sizi acı azaptan kurtaracak bir ticareti size gostereyim mi

[11] ALLAH'a ve elcisine inanırsınız, ALLAH'ın yolunda canınız ve paranızla caba gosterirsiniz. Bu sizin icin en iyisidir, bir bilseniz

[12] Gunahlarınızı bagıslar ve sizi icinden ırmaklar akan bahcelere ve Adn bahcelerindeki saraylara sokar. Buyuk basarı budur

[13] Bundan baska sevdiginiz bir sey daha: ALLAH'tan bir destek ve yakın bir zafer... Inananları mujdele

[14] Ey inananlar, ALLAH'ı destekleyenler olun. Nasıl ki Meryem oglu Isa, ogrencilerine, "ALLAH yolunda kim benim destekcilerim olur?" diye sormustu. Ogrencileri, "Biz ALLAH'ın destekcileriyiz," demislerdi. Israil ogullarından bir grup inandı, bir grup da inkar etti. Inananları dusmanlarına karsı destekledik; onlar ustun geldiler

Cum'a

Surah 62

[1] Goklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi ALLAH'ı yuceltir. O Kraldır, En kutsaldır, Ustundur, Bilgedir

[2] O ki, ummilerin arasından, kendilerinden olan bir elci gondermistir ki onlara O'nun ayetlerini okuyor, onları temizliyor ve onlara kitabı ve bilgeligi ogretiyor. Bundan once onlar apacık bir sapıklık icinde bulunuyorlardı

[3] Ve henuz kendilerine katılmamıs bulunan baskalarına da... O Ustundur, Bilgedir

[4] Bu, ALLAH'ın lutfudur; dileyene ve/veya diledigine verir. ALLAH buyuk lutuf sahibidir

[5] Kendilerine Tevrat verilip de onun geregini yerine getirmeyenlerin ornegi, kitaplar tasıyan esegin durumuna benzer. ALLAH'ın ayetlerini yalanlayan toplulugun durumu ne kotudur. ALLAH zalim toplumu dogruya ulastırmaz

[6] De ki; "Ey Yahudiler, halkın arasından yalnız kendinizin ALLAH'ın dostları oldugunuzu iddia ediyorsanız, olumu dileyin; dogru iseniz

[7] Onlar, yapmıs olduklarından oturu hic bir vakit onu dileyemiyeceklerdir. ALLAH zalimleri iyi bilir

[8] De ki; "Kacmakta oldugunuz olum, mutlaka size ulasacak ve daha sonra gizliyi ve acıgı Bilenin huzuruna donduruleceksiniz. Yaptıgınız her seyi size bildirecektir

[9] Ey inananlar, cuma (toplantı) gunu namaza cagrıldıgınızda ALLAH'ı anmak icin acele edin ve alısverisi bırakın. Bilseniz, bu sizin icin daha iyidir

[10] Namaz bitince, yeryuzune yayılarak ALLAH'ın lutfunu arayın ve ALLAH'ı surekli anmaya devam edin

[11] Bazıları, bir ticaret veya bir eglence gordukleri zaman, seni ayakta bırakıp oraya akın ettiler. De ki, "ALLAH'ın yanında bulunanlar eglenceden ve ticaretten daha iyidir. ALLAH en iyi rızık verendir

Münâfikûn

Surah 63

[1] Ikiyuzluler sana geldiklerinde, "Senin ALLAH elcisi olduguna sehadet ederiz," derler. ALLAH senin kendi elcisi oldugunu bilir ve ALLAH ikiyuzlulerin yalan soyledigine de sehadet eder

[2] Onlar, yeminlerini kalkan yapıp ALLAH'ın yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları ne kotudur

[3] Cunku onlar inandıktan sonra inkar ettiler; bu yuzden kalpleri muhurlendi; onlar anlamazlar

[4] Onları gordugun zaman, gorunusleri hosuna gider. Konusurlarsa sozlerini dinlersin. Onlar, dikilip dayanmıs kutukler gibidir. Her gurultuyu kendi aleyhlerine sanarlar; onlar gercek dusmandır; onlardan sakın. ALLAH onları kahretsin; nasıl da cevriliyorlar

[5] Onlara, "Gelin de ALLAH'ın elcisi sizin icin bagıslanma dilesin," denildiginde, baslarını cevirirler; buyukluk taslayarak saptıklarını gorursun

[6] Onlar icin bagıslanma dilesen de dilemesen de birdir; ALLAH onları bagıslamıyacaktır. ALLAH yoldan cıkmıs toplulugu dogruya ulastırmaz

[7] Onlar, "ALLAH''ın elcisinin yanında bulunanlara yardım etmeyin ki dagılıp gitsinler," diyenlerdir. Oysa goklerin ve yerin hazineleri ALLAH'a aittir; ama ikiyuzluler kavrayamazlar

[8] Kente donersek, ustun olanlar alcakları cıkaracaktır," diyorlar. Oysa ustunluk ALLAH'a, elcisine ve inananlara aittir. Ne var ki ikiyuzluler bilmezler

[9] Ey inananlar, paralarınız ve cocuklarınız sizi ALLAH'ı anmaktan alıkoymasın. Boyle davrananlar kaybedenlerdir

[10] Size olum gelip de, "Rabbim keske beni kısa bir sure icin ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam," demeden once verdigimiz rızıklardan yardım icin veriniz

[11] ALLAH suresi geldigi zaman hicbir canı ertelemez. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır

Teğâbün

Surah 64

[1] Goklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yuceltir. Yonetim O'nundur, ovgu O'nadır. O her seye Gucu yetendir

[2] Sizi O yarattı. Sonra kiminiz inkarcı, kiminiz de inanclıdır. ALLAH tum yaptıklarınızı Gorendir

[3] Gokleri ve yeri belli bir amac icin yaratmıs, size bicim vermis ve biciminizi guzellestirmistir. Donus O'nadır

[4] Goklerde ve yerde olanları bilir; sizin gizlediklerinizi ve acıga vurduklarınızı da bilir. ALLAH gizli dusuncelerinizi cok iyi bilir

[5] Daha once inkar edip de yaptıklarının karsılıgını tadanların haberi size ulasmadı mı? Onlara acı bir azap vardır

[6] Cunku, elcileri onlara apacık kanıtlarla gidiyorlar ve onlar ise, "Bize dogru yolu bir insan mı gosterecek?" diyorlardı. Boylece inkar edip yuz ceviriyorlardı. ALLAH hic bir seye muhtac degildir. ALLAH Zengindir, Ovulendir

[7] Inkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri surerler. De ki, "Evet, Rabbime andolsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır

[8] ALLAH'a, elcisine ve indirdigimiz bu ısıga inanınız. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır

[9] Gun gelir, sizi toplanma gunu icin toplarız. Bu, aldanma gunudur. Kim ALLAH'a inanır ve erdemli davranırsa, kotuluklerini orter ve onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedi kalırlar. Buyuk basarı iste budur

[10] Inkar edenler, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayanlar atesin halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar. Ne kotu bir varıs noktasıdır

[11] Basa ne gelirse ALLAH'ın izniyledir. Kim ALLAH'a inanırsa, gonlune yon gosterir. ALLAH her seyi bilendir

[12] ALLAH'a uyunuz, elcisine uyunuz. Yuz cevirirseniz, elcimizin gorevi acıkca bildirmekten ibarettir

[13] ALLAH: O'ndan baska tanrı yoktur. Inananlar yalnız ALLAH'a guvenmelidirler

[14] Ey inananlar, esleriniz ve cocuklarınız size dusman olabilirler. Oyleyse onlardan sakının. Ama affeder, hosgorulu davranır ve bagıslarsanız, elbette ALLAH da Bagıslayandır, Rahimdir

[15] Paralarınız ve cocuklarınız bir sınavdır. Buyuk odul ALLAH'ın yanındadır

[16] Gucunuz yettigi kadar ALLAH'ı sayın. Dinleyin, itaat edin ve kendi yararınız icin yardımda bulununuz. Nefsinin bencillik ve cimriliginden korunanlar basaranlardır

[17] ALLAH'a guzel bir odunc sunarsanız, O da onu sizin icin katlar ve sizi bagıslar. ALLAH Deger verir, Sefkatlidir

[18] Gizliyi ve acıgı Bilendir; Ustundur, Bilgedir

Talâk

Surah 65

[1] Ey peygamber, kadınları bosadıgınız zaman bosama surelerini gozetin ve bu sureyi iyice hesaplayın. Rabbiniz olan ALLAH'ı dinleyin. Onları evlerinden cıkarmayın, onlar da cıkmasınlar (kotu davranarak onları buna zorlamayın). Ancak kanıtlanmıs bir zina islemeleri bunun dısındadır. ALLAH'ın yasası budur. Kim ALLAH'ın yasasını cignerse kendisine zulmetmis olur. Bilmezsin, belki ALLAH bundan sonra (olumlu) bir is ortaya cıkarır

[2] Surelerini doldurdukları zaman, onları guzelce tutun, yahut guzelce ayırın. Icinizden adalet sahibi iki kisiyi de bu isleme tanık tutun. Tanıklıgı ALLAH icin yapınız. Iste bu, ALLAH'a ve ahiret gunune inananlar icin bir oguttur. Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir cıkıs yolu yaratır

[3] Ve beklemedigi yerden ona rızık verir. Kim ALLAH'a guvenirse O, ona yeter. ALLAH buyrugunu yerine getirendir. ALLAH hersey icin bir olcu koymustur

[4] Menopoz donemine girerek aybasından kesilen kadınlarınıza gelince, kuskunuz varsa, bekleme sureleri uc aydır. Aybası hali gormeyen ve gebe olanların suresi, yuklerini bırakmalarıyla sona erer. Kim ALLAH'ı dinlerse, onun isini kolaylastırır

[5] Bu, ALLAH'ın size indirdigi emridir. Kim ALLAH'ı dinlerse onun kotuluklerini orter ve odulunu buyutur

[6] O kadınları, gucunuz oranında, oturdugunuz yerde oturtun. Ayrılmaya zorlamak icin onları rahatsız etmeyin. Gebe iseler, yuklerini bırakıncaya kadar onların gecimlerini saglayın. Sizin icin emzirirlerse ucretlerini odeyin. Aranızda guzel bir iliski kurun. Guclukle karsılasırsanız, onu baska bir kadın emzirecektir

[7] Varlıklı kimse varlıgı oranında nafaka yardımında bulunsun. Dar gelirli ise, ALLAH'ın kendisine verdiginden versin. ALLAH bir kimseye vermis oldugundan fazla bir sorumluluk yuklemez. ALLAH zorluktan sonra kolaylık getirecektir

[8] Nice kentler, Rab'lerinin ve O'nun gonderdigi elcilerin emirlerine bas kaldırdı. Sonunda biz de onları cetin bir hesaba cektik ve onları gorulmemis bicimde cezalandırdık

[9] Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir husran oldu

[10] ALLAH onlar icin cetin bir ceza hazırlamıstır. Oyleyse, ey akıl sahibi inananlar, ALLAH'ı dinleyiniz. ALLAH size bir mesaj

[11] bir elci indirmistir. Inanıp erdemli davrananları karanlıklardan aydınlıga cıkarmak icin size ALLAH'ın apacık ayetlerini okur. Kim ALLAH'a inanır ve erdemli davranırsa onu icinde ırmaklar akan cennetlere sokar; orada ebedi kalırlar. ALLAH ona guzel rızık vermistir

[12] Yedi gogu ve yerden/topraktan da o kadar yaratan ALLAH'tır. Buyruklar onların arasında akıp durur. Boylece ALLAH'ın herseye gucu yettigini ve ALLAH'ın herseyi bilgiyle kusatmıs oldugunu bilesiniz

Tahrîm

Surah 66

[1] Ey peygamber, sırf eslerini memnun etmek amacıyla, ALLAH'ın sana helal (yasal) kıldıgını kendine yasaklıyorsun. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

[2] ALLAH, yeminlerinizin helallestirmenin yolunu bildirmistir. Mevlanız (efendiniz) ALLAH'tır. O Bilendir, Bilgedir

[3] Peygamber, eslerinden birine gizlice bir hadis soylemisti. Esi bunu yayınca, ALLAH onu bundan haberdar kıldı. Ona durumun bir kısmını bildirmis, bir kısmından ise vazgecmisti. Peygamber konuyu esine acınca esi, "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. "Herseyi Bilen ve herseyden Haberdar olan bana bildirdi," diye cevapladı

[4] Ikiniz ALLAH'a tevbe ederseniz kalbiniz yonelmis olur. Ona (elciye) karsıt olarak birbinizi destekleseniz, onun mevlası (koruyucusu/efendisi) ALLAH'tır; Cibril, erdemli inananlar ve melekler de onu destekler

[5] Sizi bosarsa, Rabbi ona, belki sizin yerinize sizden daha iyi, (Tanrı'ya) teslim olan, inanan, adayan, yonelen, kulluk eden, aktif, dul ve genc esler verir

[6] Ey inananlar, yakıtı halk ve taslar olan atesten kendinizi ve ailenizi koruyun. Atesin uzerinde sert ve guclu melekler olup, ALLAH'ın buyruguna karsı gelmezler ve kendilerine ne emredilmisse onu uygularlar

[7] Ey inkarcılar, bugun ozur beyan etmeyin. Siz, ancak yapmıs olduklarınızın karsılıgını gormektesiniz

[8] Ey inananlar, ALLAH'a yurekten tevbe edin ki Rabbiniz kotuluklerinizi ortsun ve altından ırmaklar akan cennetlere soksun. ALLAH, o gun peygamberi ve beraberinde bulunanları utandırmaz. Isıkları, onlerinden sag yanlarına dogru yayılır ve, "Rabbimiz, bizim icin ısıgımızı tamamla ve bizi bagısla; sen herseye gucu yetensin," derler

[9] Ey peygamber, kafirlere ve ikiyuzlulere karsı savasım ver ve onlara karsı sert davran. Yerleri cehennemdir. O ne kotu duraktır

[10] ALLAH inkarcılara, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını ornek verir. Iki erdemli kulumuzun nikahı altında bulunuyorlardı; ancak onlara ihanette bulundular. Kocaları ALLAH'tan gelen hic bir seyi o ikisinden savamadı. Ikisine de, "Girenlerle birlikte cehenneme girin," denildi

[11] ALLAH inananlara, Firavun'un hanımını ornek verir. O, "Rabbim, benim icin cennette bir ev kur ve beni Firavun'dan ve yaptıklarından kurtar; beni bu zalim halktan kurtar," demisti

[12] Ve Imran kızı Meryem de... O, iffetini korudu, biz de ruhumuzdan ona ufledik. O Rabbinin kelimelerine ve kitaplarına inandı; itaat edenlerden oldu

Mülk

Surah 67

[1] Yonetimi elinde bulunduran cok yucedir. O herseye Kadirdir

[2] Hanginizin daha guzel isler yapacagını sınamak icin olumu ve hayatı yaratandır. O, Ustundur, Bagıslayandır

[3] O yedi gogu kat kat yaratmıstır. Rahman'ın yaratısında her hangi bir kusur bulamazsın. Bakıslarını yonelt de bak; herhangi bir catlak gorebiliyor musun

[4] Sonra tekrar tekrar bak; bakısların usanmıs ve yenilmis olarak sana doner

[5] En asagı gogu lambalarla susledik ve onları seytanlar icin bir taslama kıldık. Onlara alevli ates azabını hazırladık

[6] Rab'lerini inkar edenler cehennem cezasını hakketmislerdir. Ne kotu bir duraktır

[7] Oraya atıldıkları zaman, onun kaynayıp tuterken ugultusunu isittiler

[8] Neredeyse ofkeden patlayacak! Icine her ne zaman bir grup atılsa, oranın gardiyanları, "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sodular

[9] Onlar da dediler ki, "Evet, bize bir uyarıcı gelmisti, ama biz yalanladık ve, 'ALLAH hicbir sey indirmemistir. Siz tumuyle sapıtmıssınız,' dedik

[10] Dinleseydik veya aklımızı kullansaydık biz su atesin halkı icinde olmazdık," dediler

[11] Boylece gunahlarını itiraf ettiler. Atesin halkı uzak olsunlar

[12] Kendi baslarına iken Rab'lerine saygı duyanlar icin bir bagıslanma ve buyuk bir odul vardır

[13] Isterseniz sozunuzu gizleyin veya onu acıklayın; O gizli dusuncelerinizi cok iyi Bilir

[14] Hic Yaratan yarattıgını bilmez mi? O, Latiftir, Haberdardır

[15] O ki yeri emriniz altına verdi. Yeryuzunu dolasın ve onun besinlerinden yeyin. Son donus O'nadır

[16] Yoksa, aniden sallanmaya baslayacak olan yerin dibine sizi batırmayacagına dair goktekinden guvence mi aldınız

[17] Aynı sekilde, ustunuze gokten tas yagdıran bir fırtına gondermeyecegine dair goktekinden guvence mi aldınız? Uyarının nasıl oldugunu ogreneceksiniz

[18] Onlardan oncekiler de inkar etmisti. Beni tanımamak da nasıl mıs

[19] Uzerlerinde duzenli sıralar halinde kanat cırpan kusları gormezler mi? Rahman'dan baskası onları tutmuyor. O herseyi Gorendir

[20] Rahman'ın dısında size yardım edecek o ordularınız nerede? Gercekten, inkarcılar bir aldanma icindedirler

[21] O, verdigi besinleri kesse, sizi besleyecek olan kimdir? Gercekten azgınlık ve nefret icinde direnmektedirler

[22] Yuzustu surunen mi, yoksa dosdogru yol uzerinde duzgun bir bicimde yuruyen mi daha dogru yoldadır

[23] De ki, "Sizi yaratan, size duyma, gorme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek sukredersiniz

[24] De ki, "Sizi yeryuzunde ureten O'dur ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız

[25] Dogru iseniz, bu soz ne zaman gerceklesecek?" derler

[26] De ki, "Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apacık bir uyarıcıyım

[27] Onu yaklasırken gordukleri zaman inkarcıların suratı asılır, ve onlara "Iste isteyip durdugunuz sey budur," denir

[28] De ki, "Baksanıza, ALLAH yanımdakilerle birlikte beni helak etse de, yahut bize acısa da, inkarcıları acı azaptan kim kurtarabilir

[29] De ki, "O Rahman'dır; biz O'na inandık ve O'na guvendik. Kimin gercekten tam bir sapıklık icinde oldugunu ileride ogreneceksiniz

[30] De ki, "Hic dusundunuz mu ki: suyunuz cekilse, size kim temiz bir su getirebilir

Kalem

Surah 68

[1] NuN, kaleme ve yazdıklarına andolsun

[2] Sen Rabbinin nimetiyle delirmis degilsin

[3] Senin icin kesintisiz bir odul vardır

[4] Kuskusuz sen guclu bir karaktere sahipsin

[5] Sen de goreceksin, onlar da gorecekler

[6] Hanginizin saskın oldugunu

[7] Rabbin, kimin yolundan sapmıs oldugunu da en iyi bilir, dogru yolda olanları da en iyi bilir

[8] Oyleyse yalanlayanlara uyma

[9] Kendilerinin odun verip uzlasabilmesi icin senin de odun verip uzlasmanı istediler

[10] Sunların hicbirine uyma: yemin edip duran, asagılık

[11] Iftiracı, soz goturup getiren

[12] Iyilige ve yardıma engel olan, saldırgan, gunahkar

[13] Insafsız ve sahtekar

[14] Mal ve cocuk sahibidir diye (onlara uyma)

[15] Ayetlerimiz kendisine okundugu zaman, "Efsane" der

[16] Onun burnunu isaretliyecegiz

[17] Onları sınadık; tıpkı bahce sahiplerini sınadıgımız gibi. Sabahleyin devsireceklerine yemin etmislerdi

[18] Bundan hic bir kuskuları yoktu

[19] Onlar uykudayken Rabbin tarafından gonderilen bir ziyaretci (fırtına) bahcelerini ziyaret etti

[20] Ve bahce meyvesiz kalmıstı

[21] Sabahleyin birbirlerine seslendiler

[22] Devsirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın

[23] Derken yola cıktılar, aralarında konusuyorlardı

[24] Sakın, bugun hicbir yoksul oraya yanınıza girmesin

[25] Sonuctan emin bir halde erken vardılar

[26] Fakat bahceyi gorunce, "Biz yolu sasırdık," dediler

[27] Yok, dogrusu biz yoksun bırakıldık

[28] Ortancaları (erdemlileri), "Ben size demedim mi? Rabbinizi yuceltmeniz gerekmez miydi?" dedi

[29] Dediler ki, "Rabbimiz yucedir. Biz zalimler imisiz

[30] Ve hemen birbirlerini suclamaya basladılar

[31] Dediler ki, "Yazıklar olsun bize. Azgınmısız

[32] Belki Rabbimiz bize daha iyisini verir. Biz Rabbimize donuyoruz

[33] Iste azap boyledir. Ahiret azabı ise daha buyuktur. Bir bilselerdi

[34] Erdemliler, Rab'lerinden nimet bahceleri (cennetleri) haketmislerdir

[35] Muslumanlara suclular gibi mi davranalım

[36] Neyiniz var, ne bicim hukum veriyorsunuz

[37] Yoksa bir kitabınız var da onu mu okuyup duruyorsunuz

[38] Ve icinde her dilediginizi bulabiliyorsunuz

[39] Yoksa, dilediginiz hukmu verebileceginize dair Dirilis Gunune kadar surecek bir guvence mi aldınız bizden

[40] Sor onlara, "Bunu kim garanti etmektedir

[41] Yoksa onların ortakları mı var? Haydi ortaklarını getirsinler, eger dogru kimseler iseler

[42] Gun gelecek, onların icyuzleri acıga cıkarılacak, secdeye cagrılacaklar; ancak buna gucleri yetmeyecektir

[43] Gozleri dusmus bir durumda, onları asagılanma kaplar. Oysa onlar saglam iken secdeye cagrılmıslardı

[44] Bu hadisi (sozu) yalanlayanla Beni basbasa bırak. Onları, bilmedikleri yerden yavas yavas yaklastıracagız

[45] Onlara muhlet veriyorum. Benim planım saglamdır

[46] Yoksa sen onlardan bir ucret istiyorsun da onlar agır bir borc altında mı kalıyorlar

[47] Yoksa gecmisin ve gelecegin bilgisi onların yanında da onlar mı kaydediyorlar

[48] Rabbinin hukmunun gerceklesmesi icin sabret. Balıgın arkadası (Yunus) gibi olma. Hani o, (balık tarafından) yutulmus bir durumda iken seslenmisti

[49] Rabbinden ona bir nimet ulasmasaydı, kınanmıs olarak corak bir sahile atılacaktı

[50] Ancak Rabbi onu secip erdemlilerden kıldı

[51] Mesajı isittikleri zaman, inkarcılar neredeyse seni gozleriyle yiyeceklerdi. "O, delidir!" diyorlardı

[52] Halbuki o, tum evrene bir mesajdır

Hâkka

Surah 69

[1] Gerceklesen (olay)

[2] Nedir o gerceklesen

[3] Gerceklesenin ne oldugunu nerden bileceksin

[4] Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı

[5] Ve Semud o azgın (sarsıntı) ile yok edildi

[6] Ad ise sert ve azgın bir kasırga ile yok edildi

[7] Onu, yedi gece ve sekiz gun boyunca uzerlerine bir bela olarak saldı. Halkın, curumus hurma govdeleri gibi yere yıkıldıklarını gorursun

[8] Onların hic bir kalıntısını goruyor musun

[9] Firavun, ondan oncekiler ve altust olan (Sodomlu) larda kotuluk islemisti

[10] Rab'lerinin elcisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları siddeti gittikce artan bir bicimde yakalamıstı

[11] Su tasınca sizi akıp giden (sal) uzerinde tasımıstık

[12] Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın

[13] Boruya bir kez ufuruldugu zaman

[14] Yer ve daglar kaldırılıp birbirine carpılıp darmadagın edildigi zaman

[15] Iste o gun kacınılmaz olay gerceklesmistir

[16] Gok yarılmıstır, parcalanmıstır

[17] Melekler her yandadır. Rabbinin yonetimi o gun sekiz (evren) uzerinde egemen olacaktır

[18] O gun ortaya cıkarılırsınız ve hicbir seyiniz gizli kalmaz

[19] Kitabı sagından verilen, "Alın kitabımı okuyun," der

[20] Hesabımla karsılasacagıma inanıyordum

[21] O mutlu bir yasantı icindedir

[22] Yuksek bir cennette (bahcede)

[23] Meyveleri ulasılabilecek mesafededir

[24] Gecmis gunlerinizde yaptıgınız islerden oturu afiyetle yiyiniz, iciniz

[25] Kitabı solundan verilenlere gelince, onlar, "Keske kitabım bana verilmeseydi," der

[26] Hesabımın ne oldugunu ogrenmeyeydim

[27] Keske olumum sonsuz olsaydı

[28] Param bana yaramadı

[29] Tum gucumu yitirdim

[30] Yakalayın, baglayın onu

[31] Ve sonra cehennemde yakın

[32] Sonra, onu yetmis arsın boyunda bir zincire vurun

[33] Cunku o, Yuce ALLAH'a inanmıyordu

[34] Yoksullara yedirmege de calısmıyordu

[35] Bu yuzden onun buralarda bir dostu yoktur

[36] Hic bir yiyecegi de... Irin haric

[37] Onu ancak gunahkarlar yer

[38] Yemin ederim gorduklerinize

[39] Ve gormediklerinize

[40] Ki bu serefli bir elcinin (getirdigi) sozdur

[41] O bir sair sozu degildir; ne de az inanıyorsunuz

[42] Kahin sozu de degildir; ne de az dusunuyorsunuz

[43] Evrenlerin Rabbinden indirilmedir

[44] O bize bazı sozler yakıstırsa

[45] Biz onu kuvvetle yakalar

[46] Sonra, ondan vahyi keserdik

[47] Ve sizden kimse de buna engel olamazdı

[48] Kuskusuz bu, erdemliler icin bir hatırlatmadır

[49] Icinizden yalanlayanlar oldugunu iyi biliyoruz

[50] O, inkarcılar icin bir uzuntu kaynagıdır

[51] O, kuskusuz mutlak gercektir

[52] Oyleyse Buyuk olan Rabbinin ismini yucelt

Me'âric

Surah 70

[1] Sorgulayan birisi, gerceklesecek azabı sordu

[2] Onu inkarcılardan savacak kimse yoktur

[3] Yukselis Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır

[4] Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla esit bir gun icinde O'na yukselir

[5] Simdi sen guzelce sabret

[6] Onlar onu uzak goruyorlar

[7] Biz ise onu yakın goruyoruz

[8] Gun gelecek, gok erimis maden gibi

[9] Daglar ise atılmıs yun gibi olur

[10] Dost dostun durumunu sormaz

[11] Birbirlerine gosterilirler. Suclu, o gunun azabından kurtulmak icin fidye vermek ister: Ogullarını

[12] Esini, kardesini

[13] Kendisini yetistiren tum akrabalarını

[14] Ve yeryuzunde bulunan herkesi, ki kurtulsun

[15] Hayır, o alevli atestir

[16] Yakmak icin isteklidir

[17] Cagırır, sırtını donup gideni

[18] Toplayıp kasaya saklayanı

[19] Dogrusu insan endiseli bir karaktere sahiptir

[20] Kendisine kotuluk dokundugu zaman umidini keser

[21] Kendisine iyilik dokundugu zaman ise cimridir

[22] Ancak namaz kılanlar haric

[23] Onlar ki namazlarını kacırmazlar

[24] Paralarında bilinen bir pay (zekat) ayrılmıstır

[25] Isteyen yoksula ve yoksuna

[26] Onlar Din Gununu dogrularlar

[27] Rab'lerinin azabından cekinirler

[28] Rab'lerinin azabına guven olmaz

[29] Onlar cinsel iliskiden sakınırlar

[30] Ancak esleri, yahut yeminlerinin/anlasmalarının hak sahibi olduklari haric; onlardan dolayı yerilmezler

[31] bunun otesini arayanlar ise asırı gidenlerdir

[32] Onlar guvenilirdirler, sozlerine baglıdırlar

[33] Geregi gibi tanıklıkta bulunurlar

[34] Namazlarına ozen gosterirler

[35] Onlar cennetlerde agırlanırlar

[36] Peki simdi inkarcılara ne oluyor da senin onunde kosusuyorlar

[37] Sagdan, soldan gruplar halinde

[38] Herbiri, nimet cennetine sokulacagını mı umuyor

[39] Asla; biz onları yarattık, bildikleri seyden

[40] Doguların ve batıların Rabbine andolsun; bizim gucumuz yeter

[41] Onları, kendilerinden daha iyilerle degistirmeye... Bizi kimse yenemez

[42] Bırak onları, kendilerine soz verilen gun ile karsı karsıya gelinceye kadar dalsınlar, oynasınlar

[43] O gun mezarlarından hızlı hızlı cıkarlar; kurban tasına suruluyorlarmıs gibi

[44] Gozleri donmus, kendilerini utanc sarmıs olarak. Iste bu, onlara soz verilmis olan gundur

Nûh

Surah 71

[1] Kendilerine acı azap gelmezden once halkını uyar," diye Nuh'u halkına gonderdik

[2] Dedi ki, "Ey halkım, ben size apacık bir uyarıcıyım

[3] ALLAH'a kulluk edin, O'nu sayın ve beni izleyin

[4] Ki gunahlarınızı bagıslasın ve sizi belli bir sureye kadar ertelesin. Kuskusuz, ALLAH'ın verdigi sure gelince ertelenmez; bir bilseydiniz

[5] Dedi ki, "Rabbim, ben halkımı gece gunduz cagırdım

[6] Ne var ki, cagrım onların kacısını arttırmaktan baska seye yaramadı

[7] Her ne zaman senin onları bagıslaman icin onları cagırdıysam parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini baslarına orttuler, direndiler, buyuklendikce buyuklendiler

[8] Sonra onları acıkca cagırdım

[9] Sonra onlara ilan ettim, gizliden gizliye de konustum

[10] Dedim ki, 'Rabbinizden bagıslanma dileyin; O cok Bagıslayandır

[11] Size gokten bol yagmur gondersin

[12] Size bol para ve cocuklarla desteklesin, size bahceler ve ırmaklar versin

[13] Size ne oluyor ki ALLAH'a saygı gostermek istemiyorsunuz

[14] Oysa sizi evrimler halinde yaratan O'dur

[15] ALLAH'ın yedi gogu tabakalar halinde nasıl yarattıgını gormez misiniz

[16] Ayı bunların icinde bir ısık, gunesi de bir lamba yaptı

[17] Ve ALLAH sizi topraktan bir bitki olarak bitirdi

[18] Sonra sizi ona dondurecek ve sizi tekrar cıkaracaktır

[19] ALLAH yeryuzunu sizin icin bir yerlesim yeri yaptı

[20] Ki orada genis yollarda gidesiniz

[21] Nuh dedi ki, "Rabbim, onlar bana karsı geldiler ve parası, cocukları kendisine sadece zarar veren bir kimseye uydular

[22] Ve hatta buyuk tuzaklar kurdular

[23] Dediler ki, 'Tanrılarınızı terketmeyin. Ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yegus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın

[24] Cok kisiyi saptırdılar. Oyleyse, sen de zalimlerin saskınlıgını arttır

[25] Suclarından oturu boguldular ve atese sokuldular. Kendilerine ALLAH'tan baska yardımcı da bulamadılar

[26] Nuh dedi ki, "Rabbim, yeryuzunde bir tek inkarcı bırakma

[27] Onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve ancak bayagı inkarcılar dogururlar

[28] Rabbim, beni, anamı babamı, evime inanan olarak girenleri, inanan erkek ve kadınları bagısla; zalimlerin ise ancak yıkımlarını arttır

Cinn

Surah 72

[1] De ki, "Bana vahyedildigine gore, cinlerden bir grup dinlediler ve soyle dediler:" "Biz ilginc bir Kuran isittik

[2] O dogruya iletiyor ve biz ona inandık; bundan boyle Rabbimize hic kimseyi ortak kosmayacagız

[3] Rabbimiz cok yucedir. O ne bir es ne de bir cocuk edinmemistir

[4] ALLAH hakkında sacma seyler soyleyip duran bizim o beyinsizdi

[5] Insanların ve cinlerin ALLAH'a karsı yalan uyduramıyacaklarını sanmıstık

[6] Ne var ki bazı insanlar, bazı cinlere sıgınırlardı ve bu da onların azgınlıklarını arttırırdı

[7] Onlar, tıpkı sizin sandıgınız gibi, ALLAH'ın hic bir kimseyi gondermeyecegini sanıyorlardı

[8] Biz goge dokunduk ve onu guclu bekcilerle ve ates toplarıyla korunmus bulduk

[9] Biz orada casusluk icin otururduk. Ancak simdi her kim dinlemek isterse kendisini gozleyen bir ates topu bulur

[10] Yerdekiler icin bir kotuluk mu planlanmıstır, yoksa Rab'leri onlar icin bir iyilik mi dilemistir, bilmiyoruz

[11] Aramızda erdemliler de var, bunun asagısında olanlar da var; biz cesitli tarikatlara(yollara) ayrıldık

[12] Biz, yeryuzunde ALLAH'ı aciz bırakamıyacagımızı, kacmakla da O'nu atlatamıyacagımızı anladık

[13] Biz, yol gosteren (Kuran)ı isitir isitmez ona inandık. Rabbine inanan hicbir haksızlıga ve sıkıntıya ugramaz

[14] Aramızdan muslumanlar da var uzlasmacılar da vardır." Kim teslim olursa, iste gercegi arastıranlar onlardır

[15] Uzlasmacılara gelince, cehenneme odun olmuslardır

[16] Dogru yola girselerdi onlara bol su verirdik

[17] Ki onunla onları sınayalım. Kim Rabbinin mesajından yuz cevirirse onu zorlu ve yokuslu bir cezaya sureriz

[18] Mescidler sadece ALLAH'a aittir; oyleyse ALLAH ile birlikte hic kimseyi cagırmayın

[19] ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na cagırdıgında ona karsı nerdeyse hepsi bir butun oldular

[20] De ki, "Ben sadece Rabbime cagırırım; ve O'na hic kimseyi ortak kosmam

[21] De ki, "Ben size ne bir zarar ne de bir yarar verme gucune sahip degilim

[22] De ki, "Hic kimse beni ALLAH'a karsı savunamaz, O'ndan baska sıgınak da bulamam

[23] Ancak ALLAH'tan bir duyuruyu ve mesajını iletirim." Artık kim ALLAH'a ve elcisine karsı gelirse icinde ebedi kalacagı cehennem atesini hakeder

[24] Kendilerine soz verilen seyi gorduklerinde kimin yardımcısının gucsuz ve sayıca az oldugunu gorecekler

[25] De ki, "Size soz verilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun icin uzun bir sure mi belirlemistir bilmiyorum

[26] O gelecegi bilendir; ve O sırrını hic kimseye gostermez

[27] Ancak sectigi bir elci haric; nitekim O, o elciden onceye ve sonraya ait bir gozlem sunar

[28] Boylece, elcilerin Rab'lerinin mesajını ilettikleri ortaya cıksın. O onların yaptıklarını tumuyle kusatmıstır ve herseyi sayı olarak hesaplamıstır

Müzzemmil

Surah 73

[1] Ey burunen

[2] Bazı geceler haric, geceleyin kalk

[3] Yarısında veya yarısından biraz once

[4] Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da ozenle dusune dusune oku

[5] Biz sana agır bir soz bırakacagız

[6] Kuskusuz gece kalkıp meditasyonda bulunmak cok daha etkili ve ifade acısından daha uygundur

[7] Seni gunduzun epeyce ugrastıracak islerin vardır

[8] Rabbinin ismini an ve tum gonlunle O'na yonel

[9] Dogunun ve batının Rabbi; O'ndan baska tanrı yoktur. Kendine avukat olarak O'nu sec

[10] Onların sozlerine karsı sabırlı ol ve onlardan guzellikle ayrıl

[11] Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları bana bırak; onlara biraz sure tanı

[12] Yanımızda zincirler ve cehennem vardır

[13] Yutulması guc bir yiyecek ve acı bir azap

[14] Gun gelir, yer ve daglar titrer ve daglar dagılan kum yıgınına donusur

[15] Biz, size hakkınızda tanıklık edecek bir elci gonderdik; nasıl ki Firavun'a da bir elci gondermistik

[16] Ancak Firavun, elciye karsı geldi; biz de onu feci bir bicimde yakaladık

[17] Peki, inkar ederseniz, cocukların saclarını agartan bir gunden nasıl korunursunuz

[18] Gok bile ondan dolayı yarılır. O'nun sozu gerceklesir

[19] Bu bir hatırlatmadır; dileyen, Rabbine dogru yol tutar

[20] Rabbin, senin ve yoldaslarıdan bir grubun, gecenin ucte ikisinden az, yarısında ve ucte birinde kalktıgını bilir. Gecenin ve gunduzun miktarını ALLAH belirler. O, sizin bunu yapamıyacagınızı bildigi icin sizi affetmistir. Oyleyse Kuran'dan kolayınıza geldigi kadar okuyun. Aranızda hastalar, yeryuzunde ALLAH'ın lutfundan rızık arayanlar ve ALLAH yolunda savasanlar oldugunu bilmektedir. Ondan kolayınıza geldigi kadar okuyun. Namazı gozetin, zekatı verin ve guzel davranmak yoluyla ALLAH'a bir borcsunun. Kendiniz icin yaptıgınız her iyiligi, ALLAH katında daha iyi ve daha buyuk bir odul olarak bulacaksınız. ALLAH'tan bagıslanma dileyin; ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir

Müddessir

Surah 74

[1] Ey gizlenen

[2] Kalk ve uyar

[3] Rabbini yucelt

[4] Ortulerini temizle

[5] Kotulukten uzaklas

[6] Ihtiraslı olma

[7] Rabbin icin sabret

[8] Duyuru yapıldıgı zaman

[9] Iste, zorlu gun o gundur

[10] Inkarcılar icin kolay degil

[11] Bir birey olarak yarattıgım kisiyi bana bırak

[12] Ona hem zenginlik verdim

[13] Hem de gozu onunde cocuklar

[14] Ona nimetler yagdırdım

[15] Buna ragmen, daha fazlasını istiyor

[16] Asla, cunku o, ayetlerimize karsı bir inatcı kesildi

[17] Onu sarp bir yokusa sardıracagım

[18] Nitekim o dusundu; olctu bicti

[19] Kahrolası, ne bicim olcup bicti

[20] Kahrolası, gene ne bicim olcup bicti

[21] Baktı

[22] Sonra surat astı, kaslarını cattı

[23] Ve arkasını dondu; buyukluk tasladı

[24] Bu," dedi, "etkileyici bir buyuden baska bir sey degil

[25] Bu sadece bir insan sozudur

[26] Onu Sakar'a atacagım

[27] Sakar nedir bilir misin

[28] Ne bırakır, ne de yuklenir (tam ve mukemmel)

[29] Halklar icin (evrensel) bir gostergedir/ekrandır

[30] Uzerinde ondokuz vardır

[31] Biz atese bekci olarak sadece melekleri atadık. Onların sayısını (ondokuz'u) da, () inkarcılar icin bir fitne (sınav/huzursuzluk kaynagı) yaptık, () kitap verilmis olanları ikna etsin, () inananların inancını guclendirsin, () kitap verilmis olanlarla inananların kuskularını ortadan kaldırsın, ve () kalplerinde hastalık olanlarla inkarcılar da, "ALLAH bu ornekle ne demek istiyor?" desinler. Boylece ALLAH diledigini/dileyeni saptırır ve diledigini/dileyeni de dogruya iletir. Rabbinin ordularını kendisinden baskası bilmez. Bu (sayı) halklara bir mesajdır

[32] Hayır, andolsun Ay'a

[33] Gectigi vakit geceye

[34] Agardıgı vakit sabaha

[35] Bu buyuklerden birisidir

[36] Halklara bir uyarıdır

[37] Ilerlemek yahut geride kalmak dileyenleriniz icin

[38] Her kisi kendi gunahıyla mahkum olur

[39] Ancak sag tarafta olanlar haric

[40] Cennetler icindedirler, sorarlar

[41] Suclulara

[42] Sizi bu cezaya sokan nedir

[43] Diyecekler ki, "Desteklemezdik/namaz kılmazdık

[44] Yoksula da yedirmezdik

[45] Biz, bos seylere dalanlarla birlikte dalardık

[46] Yargı gununu yalanlardık

[47] Nihayet (simdi) kesin gercege ulastık

[48] Aracıların sefaati onlara bir yarar saglamaz

[49] Oyleyse neden bu mesajdan yuz ceviriyorlar

[50] Urkmus zebralar gibi

[51] Aslandan kacan

[52] Hayır, onlardan her biri, kendisine ozel olarak acılmıs sayfalar verilmesini ister

[53] Dogrusu, onlar ahiretten korkmuyor

[54] Dogrusu, bu bir oguttur

[55] Dileyen ondan ogut alır

[56] ALLAH dilemezse onlar ogut alamazlar. O, erdemli davranmanın kaynagıdır; bagıslamanın kaynagıdır

Kıyâme

Surah 75

[1] Dirilis Gunune and icerim

[2] Surekli ozelestiride bulunan kisiye and icerim

[3] Insan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor

[4] Evet; parmak uclarını bile duzenlemeye gucumuz yeter

[5] Dogrusu, insan her seyin onune sergilenmesini ister

[6] Dirilis Gunu ne zaman?" diye sorar

[7] Gozun kamastıgı

[8] Ayın tutuldugu

[9] Ve gunes ile ay bir araya toplandıgı zaman

[10] O gun insanoglu, "Kacacak yer nerede?" der

[11] Hayır, bir sıgınak yok

[12] O gun son durak Rabb'inin huzurudur

[13] O gun insana, yapıp yapmadıgı hersey haber verilir

[14] Dogrusu, insan kendi kendisine tanıktır

[15] Birtakım ozurler ortaya atsa da

[16] Onu aceleye getirip dilini oynatma

[17] Onu toplamak da okutmak da bize duser

[18] Biz onu okudugumuz zaman, onun okunusunu izle

[19] Sonra, onu acıklamak da bizim gorevimizdir

[20] Ne var ki, siz gecici (dunyayı) seviyorsunuz

[21] Ahireti ise onemsemiyorsunuz

[22] O gun bazı yuzler parlar

[23] Rabb'ine bakar

[24] O gun bazı yuzler de var ki asıktır

[25] Belkemiginin kırılacagının endisesi icindedir

[26] Dogrusu, (nefis) bogaza dayandıgı

[27] Ve, "Care bulan var mı?" dendigi zaman

[28] Bunun artık o ayrılık zamanı oldugunu anlar

[29] Bacakları birbirine dolasmıstır

[30] O gun sevk Rabbine dogrudur

[31] O ne dogruladı, ne de destekledi

[32] Fakat yalanladı ve yuz cevirdi

[33] Sonra calım satarak ailesine gitti

[34] Sen bunu haketmissin

[35] Gercekten sen bunu haketmis bulunuyorsun

[36] Insan, basıbos bırakılacagını mı sanıyor

[37] Dokulen meniden bir sperm degil miydi

[38] Ve bir embriyoya donustukten sonra O yaratıp bicim verdi

[39] Ve ondan erkek ve disi olmak uzere iki cift yarattı

[40] Bunları yapanın oluleri diriltmeye gucu yetmez mi

İnsan

Surah 76

[1] Insanın uzerinden, kendisinin anılmaya deger bir sey olmadıgı bir zaman periyodu gecmemis midir

[2] Biz insanı bir sıvı karısımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yuzden onu isiten ve goren yaptık

[3] Ona yolu gosterdik; ya sukredendir, ya da nankor

[4] Inkarcılar icin zincirler, prangalar ve alevli bir ates hazırlamısızdır

[5] Iyiler ise, kafur (CHO) karıstırılmıs bir kadehten icerler

[6] ALLAH'ın kullarının tasıra tasıra ictikleri bir kaynak

[7] Onlar sozlerini yerine getirirler ve alabildigine kotu olan bir gunden korkarlar

[8] Yoksula, oksuze ve tutsaga sevdikleri yiyecekleri yedirirler

[9] Biz sizi ALLAH rızası icin yediriyoruz. Sizden ne bir karsılık, ne de bir tesekkur beklemiyoruz

[10] Biz, suratsız ve belalı bir gunden oturu Rabbimizden cekiniriz

[11] Nitekim, ALLAH onları o gunun kotulugunden korur ve onlara nese ve sevinc verir

[12] Direndikleri icin onları bahce ve ipekle odullendirir

[13] Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) gunes ne de dondurucu soguk gorurler

[14] Agacların golgesi uzerlerine sarkmıs ve meyveler yaklastırılarak koparılmaları kolaylastırılmıstır

[15] Onlara gumus tepsiler ve seffaf bardaklarda sunulur

[16] Gumusten yapılmıs seffaf bardaklar... Onları tam olarak haketmislerdir

[17] Orada zencefil (ginger) karıstırılmıs bir kadehten icirilirler

[18] Bir kaynak ki, ona "Selsebil" denir

[19] Onlara olumsuz gencler servis yapacaktır. Onları gorsen, kendilerini sacılmıs inci sanırsın

[20] Nereye baksan nimetler ve buyuk bir yonetim gorursun

[21] Ustlerinde yesil kadifeden elbiseler ve ipekler vardır. Gumus bilezikler takınmıslardır. Rab'leri onlara temiz bir icecek icirir

[22] Bu, odulunuzdur ve gayretinize tesekkur edilmistir

[23] Kuskusuz, Kuran'ı sana bir indirisle biz indirdik

[24] Oyleyse Rabbinin hukmunu izlemekte sabret; onlardan hic bir nankor gunahkara uyma

[25] Sabah aksam Rabbinin ismini an

[26] Geceleyin O'na secde et ve O'nu uzun gecelerde yucelt

[27] Bunlar su gecici (dunya hayatını) seviyorlar ve onlerindeki agır bir gunu ise onemsemiyorlar

[28] Onları biz yarattık ve yerlestirdik. Diledigimiz zaman da onları benzerleriyle degistiririz

[29] Bu bir hatırlatmadır: Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar

[30] ALLAH dilemedikce siz dileyemezsiniz. ALLAH Bilendir, Bilgedir

[31] O, diledigini ve/veya dileyeni Rahmetine sokar. Zalimlere ise acı bir ceza hazırlamıstır

Mürselât

Surah 77

[1] Andolsun ard arda gonderilenlere

[2] Esip savuranlara

[3] Yaydıkca yayanlara

[4] Ayırdıkca ayıranlara

[5] Mesajı verenlere

[6] Bir mujde veya uyarı olarak

[7] Size soz verilenler kesinlikle gerceklesecektir

[8] Yıldızlar sonduruldugu

[9] Gogun yarıldıgı

[10] Dagların ufalanıp savruldugu

[11] Ve elcilere randevu verildigi zaman

[12] Belirlenen gun icin

[13] Yani Karar Gunu icin

[14] O nasıl bir yargılama gunudur bilir misin

[15] Yalanlayanların vay haline o gun

[16] Oncekileri helak etmedik mi

[17] Sonra, digerlerini de onlara katmadık mı

[18] Suclulara iste boyle davranırız

[19] Yalanlayanların vay haline o gun

[20] Sizi degersiz bir sudan yaratmadık mı

[21] Ve sonra onu iyi korunan bir yere yerlestirmedik mi

[22] Bilinen bir sureye kadar

[23] Biz olctuk, bictik. Biz en iyi bicim verenleriz

[24] Yalanlayanların vay haline o gun

[25] Yeryuzunu bir toplanma yeri yapmadık mı

[26] Yasayanlar icin, oluler icin

[27] Uzerine yuksek daglar yerlestirip size tatlı su icirmedik mi

[28] Yalanlayanların vay haline o gun

[29] Haydi yalanlamakta oldugunuz seye dogru yuruyun

[30] Yuruyun, (cehennem alevinin) uc kollu golgesine dogru

[31] O ne golgelendirir ne de alevden korur

[32] Kıvılcımlar sacar, saraylar gibi

[33] (Rengi de) Sarı deve gibi

[34] Yalanlayanların vay haline o gun

[35] Bu, onların konusamıyacagı bir gundur

[36] Ve ozur dilemeleri icin onlara izin de verilmez

[37] Yalanlayanların vay haline o gun

[38] Bu, Karar Gunudur. Sizi ve oncekileri toplamısızdır

[39] Bir planınız varsa bana karsı onu uygulayın

[40] Yalanlayanların vay haline o gun

[41] Erdemliler golgeliklerde ve pınarlar arasında

[42] Ve canlarının cektigi meyvalar

[43] Yaptıklarınıza karsılık afiyetle yiyip icin

[44] Iyi davrananları iste boyle odullendiririz

[45] Yalanlayanların vay haline o gun

[46] Yiyiniz ve gecici olarak egleniniz; siz suclularsınız

[47] Yalanlayanların vay haline o gun

[48] Onlara egilin dendiginde egilmezler

[49] Yalanlayanların vay haline o gun

[50] Artık bundan sonra hangi hadise (soze) inanırlar

Nebe'

Surah 78

[1] Neyi birbirlerine sorup duruyorlar

[2] Buyuk haberi mı

[3] Ki onlar onda anlasmazlık halindedirler

[4] Hayır, ogreneceklerdir

[5] Hayır, kesinlikle ogreneceklerdir

[6] Yapmadık mı yeryuzunu bir besik

[7] Dagları da birer kazık

[8] Sizi ciftler halinde yarattık

[9] Uykunuzu bir dinlenme yaptık

[10] Geceyi bir ortu yaptık

[11] Gunduzu de gecimi saglama zamanı olarak belirledik

[12] Ve ustunuze yedi saglam (gogu) kurduk

[13] Parlayan bir lamba yerlestirdik

[14] Bulutlardan ise sarıl sarıl yagmur indirdik

[15] Ki onunla taneler ve bitkiler

[16] Ve cesit cesit bahceler cıkaralım

[17] Yargılama Gunu, belirlenmis bir vakittedir

[18] Sur'a ufuruldugu gun, hepiniz boluk boluk gelirsiniz

[19] Gok acılmıs; kapı kapı olmustur

[20] Daglar yurutulmus; serap olmustur

[21] Cehennem ise gozetlemekte

[22] Azgınlar icin bir varıs yeri olarak

[23] Orada caglar boyu kalacaklardır

[24] Orada bir serinlik ve bir icecek bulamazlar

[25] Ancak kaynar su ve acı bir yiyecek haric

[26] Yaptıklarına uygun bir karsılık olarak

[27] Onlar bir hesap ummuyorlardı

[28] Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar

[29] Halbuki biz herseyi sayıp yazmıstık

[30] Oyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracagız

[31] Erdemliler icin kurtulus vardır

[32] Baglar, bahceler

[33] Genc ve yasıt esler

[34] Dolu kadehler

[35] Orada ne bir bos soz ne de bir yalan isitmezler

[36] Rabbinden bir karsılık; hesaplanmıs bir armagandır

[37] Goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. Hic bir davada O'na hitap edemezler

[38] Gun gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri haric hic kimse konusamaz. Onlar da dogruyu soylerler

[39] Iste gercek gun budur. Dileyen, Rabbine dogru yol tutsun

[40] Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmıs bulunuyoruz. O gun kisi yapmıs olduklarına bakar ve inkarcı ise, "Keske toprak olsaydım!" der

Nâziât

Surah 79

[1] Andolsun sokup cıkaranlara

[2] Rahatca cekenlere

[3] Yuzup akanlara

[4] Yarısıp birbirlerini gecenlere

[5] Ve boylece emirleri uygulayanlara

[6] O gun o sarsıntı sarsar

[7] Ardından bir digeri izler

[8] O gun yurekler titrer

[9] Gozleri ise alcalır

[10] Derler ki, "Daha onceki halimize mi dondurulduk

[11] Biz curumus kemikler olduktan sonra ha

[12] Oyleyse bu zararına bir donustur," derler

[13] O bir tek durtusten ibarettir

[14] Onlar uyanıvermislerdir

[15] Sana Musa'nın tarihi ulastı mı

[16] Rabbi, kutsal Tuva vadisinde ona seslenmisti

[17] Firavun'a git; o azdı

[18] Ona de ki: Arınmayacak mısın

[19] Seni Rabbine ileteyim de saygılı olasın

[20] Ona buyuk mucizeyi gosterdi

[21] Fakat o yalanladı ve karsı geldi

[22] Sonra, sırtını dondu, (aleyhte) caba gosterdi

[23] Toplayıp, ilan etti

[24] Ben sizin en yuce rabbinizim," dedi

[25] Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dunya cezasına carptı

[26] Kuskusuz, saygı duyanlar icin bunda bir ibret vardır

[27] Siz mi, yoksa gok mu yaratılıs acısından daha zorludur? Onu O yaptı

[28] Onu alabildigine yukseltti ve duzenledi

[29] Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya cıkardı

[30] Ve yeri de yumurta bicimine soktu

[31] Ondan suyunu ve otlagını cıkardı

[32] Dagları da caktı

[33] Tum bunlar sizin ve hayvanlarınızın gecimi icin

[34] Buyuk baskın geldigi zaman

[35] O gun insan, neyin ugrunda caba harcadıgını anlar

[36] Cehennem goz onune cıkarılacaktır

[37] Azgınlara

[38] Ve dunya hayatını yegleyenlere gelince

[39] Gidilecek yer cehennem olacaktır

[40] Rabbinin makamına karsı saygı duyan ve kendini kotu arzulardan alıkoyanlara gelince

[41] Gidilecek yer cennet olacaktır

[42] Sana Saat (dunyanın sonu) ne zaman gerceklesecektir diye soruyorlar

[43] Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin gorevin degildir

[44] Onun kararı Rabbine aittir

[45] Senin gorevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır

[46] Onu gordukleri gun, sanki (dunyada) bir aksam veya kusluk vakti kadar kalmıslardır

Abese

Surah 80

[1] Surat astı ve dondu

[2] O kor adam geldi diye

[3] Ne bilirsin, belki de o arınacak

[4] Yahut ta ogut alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı

[5] Kendisini zengin gorup onemsemeyene gelince

[6] Sen ona yoneliyorsun

[7] Onun arınmamasından sana ne

[8] Oysa, sana buyuk bir hevesle gelen

[9] Saygı gosterdigi halde

[10] Ilgi gostermedin ona

[11] Dogrusu, bu bir hatırlatmadır

[12] Dileyen bundan ogut alır

[13] Onurlu kitaplardadır

[14] Yuce ve temiz

[15] Elcilerin elleriyle (yazılmıstır)

[16] Onurlu ve guzel huylu (elciler)

[17] Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankordur

[18] Onu hangi seyden yaratmıstı

[19] Bir spermadan onu yarattı; olcu ve bicim verdi

[20] Sonra ona yolu kolaylastırdı

[21] Sonra onu oldurdu, mezara koydu

[22] Diledigi zaman da onu diriltti

[23] Ne var ki O'nun kendisine emrettigini yerine getirmedi

[24] Insan, yiyecegine bir baksın

[25] Biz suyu doktukce doktuk

[26] Topragı yardıkca yardık

[27] Ve orada taneler bitirdik

[28] Uzumler, cayırlar

[29] Zeytinler, hurmalar

[30] Iri ve sık agaclı bahceler

[31] Meyveler ve sebzeler

[32] Size ve hayvanlarınıza bir gecimlik olarak

[33] Sonra, o muthis patlama gerceklesince

[34] O gun kisi kacar: kardesinden

[35] Annesinden, babasından

[36] Esinden ve cocuklarından

[37] O gun herkesin kendisine yetecek isi vardır

[38] O gun bazı yuzler var ki aydınlık

[39] Gulec, neseli

[40] O gun bazı yuzler de perisan

[41] Karanlık burumustur

[42] Iste onlar inkarcılardır, sapanlardır

Tekvîr

Surah 81

[1] Gunes yuvarlandıgı zaman

[2] Yıldızlar sonup dustugu zaman

[3] Daglar yurutuldugu zaman

[4] En degerli mallar terkedildigi zaman

[5] Yabani hayvanlar toplandıgı zaman

[6] Denizler kaynatıldıgı zaman

[7] Nefisler/kisiler ciftlestirildigi zaman

[8] Canlı canlı gomulen kız cocugu soruldugu zaman

[9] Hangi suctan oturu olduruldu diye

[10] Kayıtlar yayımlandıgı zaman

[11] Gok yerinden oynatıldıgı zaman

[12] Cehennem alevlendirildigi zaman

[13] Cennet yaklastırıldıgı zaman

[14] Her kisi ne yapıp getirdigini bilir

[15] Andolsun gizlenen yıldızlara

[16] Akıp deliklerine girenlere

[17] Andolsun kararmaya baslayan geceye

[18] Ve nefes almaga baslayan sabaha

[19] Bu, onurlu bir elcinin sozudur

[20] Gucludur; Yonetimin Sahibi katından yetkilidir

[21] Kendisine uyulmalı ve guvenilmeli

[22] Arkadasınız deli degildir

[23] Onu apacık bir ufukta gormustur

[24] O, hicbir haberi gizlemiyor

[25] O, kovulan seytanın sozu olamaz

[26] Oyleyse nereye gidiyorsunuz

[27] Bu, tum halklara bir mesajdır

[28] Sizden dogru davranmak isteyenler icin

[29] Ne dilerseniz, ancak evrenlerin Rabbi olan ALLAH'ın diledigine goredir

İnfitâr

Surah 82

[1] Gok yarıldıgı zaman

[2] Gezegenler sacıldıgı zaman

[3] Denizler akıtılıp tasırıldıgı zaman

[4] Mezarların ici dısına cevrildigi zaman

[5] Her kisi, yaptıgını ve yapmadıgını ogrenecektir

[6] Ey insan, seni Onurlu olan Rabbine karsı aldatan nedir

[7] O ki seni yarattı, duzenledi, uyumlu hale soktu

[8] Diledigi bir bicimde seni olusturdu

[9] Dogrusu, siz, dini yalanlıyorsunuz

[10] Halbuki ustunuzde koruyucular vardır

[11] Onlar onurlu kayıtcılardır

[12] Yaptıklarınızı bilirler

[13] Iyiler nimetler icindedir

[14] Kotuler ise cehennemde

[15] Din Gunu oraya girerler

[16] Oradan hic ayrılamazlar

[17] Din Gununun ne oldugunu bilir misin

[18] Evet, Din Gununun ne oldugunu bilir misin

[19] O gun kimsenin kimseye yardımı dokunmaz. O gun tum kararlar yalnız ALLAH'a aittir

Mutaffifîn

Surah 83

[1] Yazıklar olsun kandıranlara

[2] Halktan bir sey aldıklarında olcuyu tam uygularlar

[3] Verdikleri zaman ise olcuyu ve tartıyı eksik tutarlar

[4] Onlar hic dirileceklerini sanmazlar mı

[5] Buyuk bir gunde

[6] O gun halk Evrenlerin Rabbinin huzurunda dururlar

[7] Dogrusu, kotulerin yazgısı Siccin'dedir

[8] Siccin nedir bilir misin

[9] Rakamlanmıs bir kitaptır

[10] O gun yalanlayanlara yazıklar olsun

[11] Onlar Din Gununu yalanlar

[12] Onu ancak azgın gunahkarlar yalanlar

[13] Kendisine ayetlerimiz iletildiginde, "Efsane" derdi

[14] Dogrusu, isledikleri gunahlar kalplerini kaplamıs

[15] Dogrusu, o gun onlar Rab'lerinden perdelenir

[16] Ve boylece onlar cehenneme atılır

[17] Yalanlamakta oldugunuz sey iste budur" denir

[18] Dogrusu, iyilerin kitabı Illiyyun'dadır

[19] Illiyyun nedir bilir misin

[20] Rakamlanmıs bir kitaptır

[21] (Tanrı'ya) yakın olanlar ona tanık olur

[22] Iyiler nimetler icindedir

[23] Koltuklar uzerinde cevreyi seyrederler

[24] Yuzlerinden nimetlerin sevinc ve parıltısını okursun

[25] Cesni katılmıs bir nektardan icirilecekler

[26] Cesnisi misktir. Yarısanlar iste bunun icin yarıssınlar

[27] Onun karısımı Tesnimdir

[28] Ki o, (Tanrı'ya) yakın olanların ictigi bir pınardır

[29] Suclular, inananlara gulerlerdi

[30] Yanlarından gectikleri zaman da birbirlerine goz kas edip kucumserlerdi

[31] Taraftarlarının yanına dondukleri zaman da alaya alırlardı

[32] Onları gorduklerinde, "Bunlar sapıklardır!" derlerdi

[33] Oysa onların uzerine gozcu olarak gonderilmemislerdi

[34] Bugun de inananlar inkarcılara guler

[35] Koltuklar uzerinde bakarlar

[36] Inkarcılar yaptıklarıyla cezalandılar mı diye

İnşikâk

Surah 84

[1] Gok catladıgı zaman

[2] Ve dogal yapısı geregince Rabbine kulak verdigi zaman

[3] Yer dumduz edildigi

[4] Icindekileri atıp bosalttıgı

[5] Ve dogal yapısı geregince Rabbine kulak verdigi zaman

[6] Ey insan, Rabbine dogru calısıp cabalarsın ve sonunda O'nunla karsılasırsın

[7] Kitabı sag taraftan verilen

[8] Kolay bir hesaba cekilecek

[9] Ve arkadaslarına sevinc icinde donecektir

[10] Kitabı arkasından verilen ise

[11] Yok olmayı arzulayacak

[12] Ve bir ateste yanacaktır

[13] Oysa arkadasları arasında sevincliydi

[14] Bir daha (Rabbine) donmeyecegini sanmıstı

[15] Dogrusu, Rabbi onu gormektedir

[16] Andolsun aksamın kızıllıgına

[17] Gecenin topladıgına

[18] Dolunay halindeki aya

[19] Siz evreden evreye binip gececeksiniz

[20] Peki onlar neden inanmıyorlar

[21] Onlara Kuran okundugunda neden kabul etmiyorlar

[22] Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar

[23] ALLAH onların sakladıklarını cok iyi bilir

[24] Onları acı bir azapla mujdele

[25] Inanıp erdemli davrananlara ise kesilmez bir odul var

Bürûc

Surah 85

[1] Andolsun galaksiler sahibi goge

[2] Soz verilen gune

[3] Ve tanıga da tanık olunana da andolsun

[4] Kanyon halkına yazıklar olsun

[5] Tutusturulmus atesin

[6] Basında oturmuslar

[7] Ve inananlara yaptıkları iskenceyi seyrediyorlar

[8] Inananlardan nefret ediyorlardı. Sadece, onlar Ustun ve Ovguye layık olan ALLAH'a inandıkları icin

[9] Goklerin ve yerin yonetimi O'na aittir. Ve ALLAH herseye Tanıktır

[10] Inanan erkeklere ve kadınlara zulum ve iskencede bulunan ve daha sonra tevbe etmeyenler cehennem azabını haketmislerdir. Onlar icin yakıcı bir azap vardır

[11] Inanan ve erdemli davrananlar ise iclerinden ırmaklar akan cennetleri haketmislerdir. Buyuk basarı budur

[12] Dogrusu, Rabbinin yakalaması pek cetindir

[13] Baslatan ve tekrarlayan O'dur

[14] O Bagıslayandır, Sevendir

[15] Sanlı yonetimin sahibidir

[16] Diledigini yapandır

[17] Orduların tarihinden haberin var mı

[18] Firavun'un, Semud'un

[19] Inkarcılar, kronik yalanlayıcılardır

[20] ALLAH onları arkalarından kusatmıstır

[21] Gercekten, o sanlı bir Kuran'dır

[22] Korunmus bir ana levhadadır

Târık

Surah 86

[1] Goge ve Tarık'a andolsun

[2] Tarık'ın ne oldugunu bilir misin

[3] Parlak yıldızdır

[4] Her kisinin uzerinde mutlaka bir koruyucu vardır

[5] Insan neden yaratılmıs olduguna bir baksın

[6] Atılan bir sıvıdan yaratıldı

[7] Omurga ile kaburga kemikleri arasından cıkar

[8] Kuskusuz O, onu diriltmege gucu yetendir

[9] Gizemlerin ortaya cıkarılacagı gun

[10] Onun ne bir gucu ne de bir yardımcısı olmayacaktır

[11] Geri ceviren goge andolsun

[12] Ve yarılan yeryuzune andolsun ki

[13] Bu, ayırdedici bir sozdur

[14] Sakaya alınamaz

[15] Onlar bir plan kuruyor

[16] Ben de bir plan kuruyorum

[17] Oyleyse inkarcılara az bir sure daha tanı

A'lâ

Surah 87

[1] Yuce Rabbinin ismini eksikliklerden uzak tut

[2] O ki yarattı, duzene koydu

[3] O ki olctu, yol gosterdi

[4] O ki yesillikler bitirdi

[5] Sonra onu kuruyup kararmıs bir samana cevirir

[6] Seni okutacagız; sen de unutmayacaksın

[7] ALLAH'ın diledigi haric; O acıgı da bilir, gizliyi de

[8] Sana kolayı daha da kolaylastıracagız

[9] Ogut yararlı olacaksa ogut ver

[10] Saygı duyanlar ogut alacaktır

[11] Mutsuz ise ondan yan cizecektir

[12] Ve buyuk atese girecektir

[13] Nitekim, orada ne olecek, ne de yasayacaktır

[14] Kurtulmustur arınan

[15] Rabbinin ismini anıp namaz kılan

[16] Ne var ki siz dunya hayatını seciyorsunuz

[17] Oysa ahiret daha iyi ve sureklidir

[18] Bu, ilk sayfalarda/ogretilerde kayıtlıdır

[19] Ibrahim'in ve Musa'nın sayfalarında

Ğâşiye

Surah 88

[1] Sana o bunaltanın haberi ulastı mı

[2] O gun yuzler saygı gosterir

[3] Calısmıstır, yorgun dusmustur

[4] Kızgın atese girerler

[5] Kaynar bir pınardan icirilirler

[6] Degersiz bir yiyecegin dısında bir seyleri yoktur

[7] Ne besler, ne de aclıgı giderir

[8] O gun baska yuzler de var ki mutludur

[9] Yaptıklarından oturu sevinclidir

[10] Yuksek bir cennettedir

[11] Orada bir sacmalık isitmezler

[12] Orada akan bir kaynak var

[13] Orada yuksek mobilyalar var

[14] Kadehler konulmus

[15] Yastıklar dizilmis

[16] Ve halılar serilmistir

[17] Bakmazlar mı develere, nasıl yaratıldı

[18] Ve goge, nasıl yukseltildi

[19] Ve daglara, nasıl dikildi

[20] Ve yere, nasıl dosendi

[21] Hatırlat, cunku sen hatırlatıcısın

[22] Sen onları zorlayacak degilsin

[23] Fakat kim yuz cevirir ve inkar ederse

[24] ALLAH onu en buyuk ceza ile cezalandırır

[25] Onların donusleri bizedir

[26] Hesaplarını gormek de bize duser

Fecr

Surah 89

[1] Andolsun tan vaktine

[2] On geceye

[3] Cifte ve teke

[4] Ve gecmekte olan geceye

[5] Zeka sahipleri icin bunlar birer yemin degil midir

[6] Gormedin mi Rabbin ne yaptı Ad halkına

[7] Yuksek kulelere sahip Irem'e ki

[8] Hic bir ulkede esi ortaya konmamıstı

[9] Vadideki kayaları oyan Semud'a

[10] Ve piramitler sahibi Firavun'a

[11] Tum bunlar ulkelerinde azmıslardı

[12] Oralarda kotulukleri yaygınlastırmıslardı

[13] Nitekim, Rabbin de ustlerine turlu felaketler yagdırdı

[14] Rabbin surekli gozetlemektedir

[15] Rabbi, sınamak icin insana bolca verip sevindirdigi zaman, "Rabbim bana comert davrandı," der

[16] Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, "Rabbim beni kucuk dusurdu," der

[17] Hayır! Dogrusu siz oksuze comert davranmıyorsunuz

[18] Yoksulu yedirmeye birbirinizi tesvik etmiyorsunuz

[19] Mirası da hak gozetmeden yiyorsunuz

[20] Parayı/malı da cok fazla seviyorsunuz

[21] Dogrusu, yer carpılıp paralandıgı zaman

[22] Rabbin, dizi dizi meleklerle birlikte geldigi zaman

[23] Ki cehennem de o gun getirilmistir. Iste o gun insan anlayacaktır. Artık anlamanın kendisine ne yararı var ki

[24] Keske bu hayatım icin onceden bir seyler yapsaydım," der

[25] O gun, O'nun cezası gibi bir cezayı kimse veremez

[26] O'nun vurdugu bag gibisini de kimse baglayamaz

[27] Ey doygunluga ermis kisi

[28] Hosnut olarak ve hosnut olunarak Rabbine don

[29] Kullarımın arasına hosgeldin

[30] Cennetime hosgeldin

Beled

Surah 90

[1] And icerim bu kente

[2] Ki sen bu kentte oturmaktasın

[3] Dogurana ve dogurduguna da andolsun

[4] Insanı zorluklar arasında (direnmesi icin) yarattık

[5] Kendisine guc yetiremiyecegimizi mi sanıyor

[6] (Ovunerek) "Cok para harcadım," diyor

[7] Kimsenin kendisini gormedigini mi sanıyor

[8] Ona vermedik mi: Iki goz

[9] Bir dil ve iki dudak

[10] Ona iki yolu gostermedik mi

[11] Ne var ki zor yola katlanamadı

[12] Zor yolun ne oldugunu bilir misin

[13] Koleleri ozgurluklerine kavusturmaktır

[14] Kıtlık anında doyurmaktır

[15] Akraba bir oksuzu

[16] Yahut duskun bir yoksulu

[17] Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi ogutleyen inananlardan olmaktır

[18] Nitekim mutlular onlardır

[19] Ayet ve mucizelerimizi inkar edenlerse talihsizlerdir

[20] Onlar atese kapatılacaklardır

Şems

Surah 91

[1] Andolsun gunese ve onun aydınlıgına

[2] Onu izleyen aya

[3] Onu acıga cıkaran gunduze

[4] Onu orten geceye

[5] Goge ve onu kurana

[6] Yere ve onu yuvarlayıp doseyene

[7] Nefse ve onu duzenleyene

[8] Sonra da ona kotulugunu ve erdemliligini bildirene andolsun ki

[9] Onu temizleyen kurtulmustur

[10] Onu basıbos bırakan ise zarar etmistir

[11] Semud (halkı), azgınlıgı yuzunden yalanladı

[12] En azgınları ayaklanmıstı

[13] ALLAH'ın elcisi, onlara, "ALLAH'ın devesine ve onun suyuna dokunmayın," demisti

[14] Onu yalanlayıp deveyi bogazladılar. Bunun uzerine Rab'leri suclarından oturu onları silip yerle bir etti

[15] Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor

Leyl

Surah 92

[1] Andolsun burudugu zaman geceye

[2] Ortaya cıktıgı zaman gunduze

[3] Erkegi ve disiyi yaratana andolsun ki

[4] Isleriniz cesit cesittir

[5] Kim verir ve erdemli davranır

[6] Ve iyiyi, guzeli dogrularsa

[7] Ona iyice kolaylastırırız

[8] Fakat, kim cimrilik edip zenginlik taslar

[9] Ve iyiyi, guzeli yalanlarsa

[10] Onu da zora yoneltiriz

[11] Dustugu vakit kurtaramaz parası/malı onu

[12] Dogruya biz iletiriz

[13] Sonu da ilki de biz kontrol ederiz

[14] Ben sizi alevli bir atese karsı uyardım

[15] Oraya talihsiz olandan baskası girmez

[16] O ki yalanladı ve sırtını dondu

[17] Erdemli ise ondan uzak tutulacaktır

[18] O ki malını vererek temizlenir

[19] Hic kimseden de buna karsılık bir iyilik beklemez

[20] Sadece En Yuce olan Rabbinin rızasını gozetir

[21] Kendisi de yakında mutlu olacaktır

Duhâ

Surah 93

[1] Andolsun kusluk vaktine

[2] Ve dingin oldugu zaman geceye

[3] Rabbin seni ne bıraktı ne de sana darıldı

[4] Senin icin son (ahiret) ilkten (dunyadan) daha iyidir

[5] Rabbin yakında sana verecek ve sen de begeneceksin

[6] Seni bir oksuz olarak bulup barındırmadık mı

[7] Seni bir sapık olarak bulup dogruya iletmedik mi

[8] Seni fakir bulup zengin etmedik mi

[9] Oyleyse, oksuzu yuzustu bırakma

[10] Dilenciyi de azarlama

[11] Ve Rabbinin sana yaptıgı iyilikleri de anlat

İnşirâh

Surah 94

[1] Gogsunu genisletip seni sakinlestirmedik mi

[2] Uzerindeki yukunu indirmedik mi

[3] Ki belini bukmustu

[4] Senin sanını yukseltmedik mi

[5] Elbette, kolaylık zorlukla birliktedir

[6] Evet, kolaylık zorlukla birliktedir

[7] Ne zaman fırsat bulursan ugras ver

[8] Ve sadece Rabbini arzula

Tîn

Surah 95

[1] Andolsun incire ve zeytine

[2] Sina Dagına

[3] Ve andolsun bu guvenilir kente (Mekke'ye) ki

[4] Biz insanı en guzel bir bicimde yarattık

[5] Sonra onu asagıların asagısı kıldık

[6] Ancak inanıp erdemli davrananlar haric; onlara kesintisiz bir odul vardır

[7] Artık neden hala bu dini yalanlıyorsun

[8] ALLAH bilgelerin En Bilgesi degil midir

Alak

Surah 96

[1] Yaratan Rabbinin ismiyle oku

[2] O, insanı bir embriyodan yarattı

[3] Oku, Rabbin En Comert/Yuce olandır

[4] Kalem yoluyla ogretir

[5] Insana bilmediklerini ogretti

[6] Dogrusu, insan azar

[7] Zenginlik taslayarak

[8] Elbette, donus senin Rabbinedir

[9] Gordun mu, su engelleyeni

[10] Namaz kılarken bir kulu

[11] Ne dersin, o dogru yolu izleseydi

[12] Yahut erdemliligi ogutleseydi

[13] Ne dersin, o yalanlayıp yuz cevirdiyse

[14] Bilmez mi ki ALLAH herseyi gormektedir

[15] Dogrusu, buna son vermezse, yakalarız perceminden

[16] O yalancı ve gunahkar perceminden

[17] O zaman haydi cagırsın kurultayını

[18] Biz de zebanileri cagıracagız

[19] Asla, ona uyma; secde et ve yaklas

Kadir

Surah 97

[1] Biz onu Kudret Gecesinde indirdik

[2] Kudret Gecesi ne kadar onemlidir, bilir misin

[3] Kudret Gecesi bin aydan daha hayırlıdır

[4] Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece Rab'lerinin izniyle tum buyrukları yerine getirmek icin inerler

[5] O, tan yeri agarıncaya kadar esenliktir

Beyyine

Surah 98

[1] Kitap halkının inkarcıları ve putperestler, kendilerine acık delil/kanıt gelmesine ragmen yollarını terketmezler

[2] ALLAH'ın bir elcisi kendilerine arınmıs sahifeler okuyor

[3] Onda dosdogru ogretiler vardır

[4] Gercek su ki, kendilerine kitap verilmis olanlar, ancak onlara acık delil geldikten sonra ayrılıga dustuler

[5] Oysa onlardan, dini sadece ALLAH'a ait kılan tektanrıcılar (monoteist) olarak O'na kulluk etmeleri, namazı gozetmeleri ve zekatı vermeleri istenmisti. Iste dosdogru din budur

[6] Kitap halkının inkarcıları ve putperestler, cehennem atesinin icindedirler ve orada ebedi kalıcıdırlar. Onlar, yaratıkların en kotusudur

[7] Inanıp erdemli davrananlar ise yaratıkların en iyisidir

[8] Rableri katındaki odulleri, icinden ırmaklar akan cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. ALLAH onlardan hosnut olmus, onlar da O'ndan hosnut olmuslardır. Rabbine saygı gosterenin odulu iste boyledir

Zilzâl

Surah 99

[1] Yerin korkunc bir depremle sarsıldıgı

[2] Yerin agırlıklarını fıskırttıgı

[3] Insanın da, "Buna ne oluyor?" dedigi zaman

[4] Iste o gun (yer), haberlerini anlatacaktır

[5] Cunku Rabbin ona vahyetmistir

[6] O gun, insanlar yapmıs oldukları kendilerine gosterilsin diye bolukler halinde cıkagelirler

[7] Kim bir atom agırlıgı iyilikte bulunursa onu gorur

[8] Ve kim bir atom agırlıgı kotulukte bulunursa onu gorur

Âdiyât

Surah 100

[1] Andolsun soluyarak asanlara

[2] Ates sacarak gidenlere

[3] Sabah sabah akın edenlere

[4] Toz koparanlara

[5] Ve toplulugun icine dalanlara ki

[6] Insan Rabbine karsı cok nankordur

[7] Ustelik buna da tanıktır

[8] O mala cok duskundur

[9] Bilmez mi ki, mezardakiler ortaya atıldıgı

[10] Ve goguslerde gizlenenler acıga cıkarıldıgı zaman

[11] Evet o gun Rab'leri onların herseyinden haberlidir

Kâria

Surah 101

[1] Sok

[2] Hem de ne sok

[3] Soke edenin niteligi sana bildirildi mi

[4] O gun halk, yayılmıs kelebekler gibi olur

[5] Daglar da atılmıs yun gibi olur

[6] Kimin tartıları agır gelirse

[7] O, mutlu bir hayat icinde olacaktır

[8] Kimin de tartıları hafif gelirse

[9] Onun da anası ucurumdur

[10] O ucurumun ne oldugunu bilir misin

[11] O, kızgın bir atestir

Tekâsür

Surah 102

[1] Cogaltma yarısı sizi alabildigine mesgul etti

[2] Mezarlara varıncaya (olunceye) kadar

[3] Dogrusu, yakında bileceksiniz

[4] Elbette, yakında bileceksiniz

[5] Dogrusu, kesin olarak bilseydiniz

[6] Cehennemi gorurdunuz

[7] Zaten, onu gozunuzle kesin olarak goreceksiniz

[8] Sonra, o gun (size verilen) nimetlerden sorulacaksınız

Asr

Surah 103

[1] Andolsun akıp giden zamana ki

[2] Insanlar zarardadır

[3] Ancak inanıp erdemli davrananlar, birbirlerine gercegi ogutleyenler ve birbirlerine sabretmeyi ogutleyenler haric

Hümeze

Surah 104

[1] Yazıklar olsun her dedikoducuya ve iftiracıya

[2] Ki o para/mal biriktirir ve onu sayar durur

[3] Sanki parası/malı onu olumsuz yapacakmıs gibi

[4] Asla; onu Hutama'ya atacagım

[5] Hutama'nın ne oldugunu bilir misin

[6] ALLAH'ın tutusturulmus atesidir

[7] Ki beyinlere isler

[8] Onların uzerine kapanmıstır

[9] Yukselen direkler arasında

Fîl

Surah 105

[1] Rabbinin fil halkını ne hale soktuguna dikkat ettin mi

[2] Planlarını bosa cıkarıp onları saskına cevirmedi mi

[3] Onların ustune kus suruleri gonderdi

[4] Onlara camurdan sertlesmis taslar atıyorlardı

[5] Ve boylece onları yenmis ekin gibi perisan etmisti

Kureyş

Surah 106

[1] Kureys (bu mesajı) bagrına basmalı

[2] Kıs ve yaz kervanlarını sevdikleri gibi

[3] Bu evin Rabbine kulluk etsinler

[4] O ki onları aclıktan kurtarıp doyurdu ve korkudan guvene kavusturdu

Mâûn

Surah 107

[1] Dini yalanlayanı gordun mu

[2] Iste, oksuze kotu davranan odur

[3] Yoksulları doyurmaya da yanasmaz

[4] Yazıklar olsun o namaz kılanlara

[5] Onlar ki namazlarından tumuyle habersizdirler

[6] Onlar ki gosteris yaparlar

[7] Ve yardımı da engellerler

Kevser

Surah 108

[1] Biz sana bolca nimetler verdik

[2] Oyleyse Rabbin icin namaz kıl ve kendini ada/yonel

[3] Asıl mahfolacak olanlar sana kin duyanlardır

Kâfirûn

Surah 109

[1] De ki, "Ey inkarcılar

[2] Ben, sizin taptıklarınıza tapmam

[3] Siz de benim taptıgıma tapmazsınız

[4] Ben asla sizin taptıgınıza tapacak degilim

[5] Siz de benim taptıgıma tapacak degilsiniz

[6] Sizin dininiz size, benim dinim bana

Nasr

Surah 110

[1] ALLAH'ın yardımı ve zafer geldigi zaman

[2] Halkın akın akın ALLAH'ın dinine girdigini goreceksin

[3] Rabbini overek yucelt ve ondan bagıslanma dile. O, tevbeleri surekli kabul edendir

Tebbet

Surah 111

[1] Ates kurukleyenin elleri kahrolsun, zaten kendisi kahroldu

[2] Ne parası, ne de bir kazancı ona yaramadı

[3] O, alev sahibi bir atese girecektir

[4] Odun tasıyan (zulmun atesine yakıt hazırlayan) karısı da

[5] Boynunda, dikenlerden/liften orulmus bir ip bulundugu (kotulukleri boynuna dolanmıs) halde

İhlâs

Surah 112

[1] De ki, "O ALLAH bir tektir

[2] ALLAH Sonsuz ve Mutlaktır

[3] Dogurmamıstır, dogurulmamıstır

[4] Hicbir kimse de O'na denk degildir

Felak

Surah 113

[1] De ki, "Safagın Rabbine sıgınırım

[2] Yarattıgı seylerin serrinden

[3] Coktugu zaman karanlıgın serrinden

[4] Arabozucuların, sozlesmeleri bozanların serrinden

[5] Kıskandıgı vakit kıskananın serrinden

Nâs

Surah 114

[1] De ki, "Sıgınırım halkın Rabbine

[2] Halkın Yoneticisine

[3] Halkın Tanrısına

[4] Serrinden sinsice fısıldayanların

[5] Onlar halkın gogsune fısıldarlar

[6] Onlar hem cinlerden hem de halktandır