[2] Bu, kuskusuz, erdemliler icin yol gosterici bir kitaptır
[3] Onlar ki duyularıyla algılayamadıkları gerceklere de inanırlar, namazı (salat) gozetirler, kendilerine verdigimiz rızıktan muhtaclara verirler
[4] Sana indirilene ve senden once indirilene inanırlar. Ahiret konusunda da hicbir kuskuları yoktur
[5] Iste, Rableri tarafından yol gosterilenler ve mutluluga erenler bunlardır
[6] Inkar edenlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlar icin birdir; onlar inanmazlar
[7] ALLAH kalplerini ve kulaklarını muhurler. Gozlerinde perde vardır ve buyuk azap onlar icindir
[8] Halktan oyle kimseler var ki aslında inanmadıkları halde "ALLAH'a ve ahiret gunune inandık," derler
[9] ALLAH'ı ve muminleri aldatmak isterler. Halbuki kendi kendilerini aldatıyorlar. Farkında bile degiller
[10] Kalplerinde hastalık var. ALLAH da hastalıklarını arttırır. Yalanları yuzunden acı bir azabı hakkederler
[11] Kendilerine, "Yeryuzunde bozgunculuk yapmayın," denildiginde "Bizler sadece duzeltenleriz," derler
[12] Oysa onlardır asıl bozguncu; farkında bile degiller
[13] Kendilerine, "Su halkın inandıgı gibi inanın," denildiginde, "Beyinsizlerin inandıgı gibi mi inanacagız," derler. Gercek beyinsizler onlardır; fakat bilmezler
[14] Inananlarla karsılastıkları vakit, "Inanıyoruz," derler; fakat seytanlarıyla basbasa kaldıklarında, "Sizinle beraberiz. Biz sadece alay etmekteyiz," derler
[15] ALLAH da, taskınlıkları icinde bocalar durumda bırakarak onlarla alay eder
[16] Onlar hidayet karsılıgında sapıklıgı satın aldı. Ticaretleri ne kar bırakır, ne de onları gercege ulastırır
[17] Durumları, ates yakan kimselerin su durumuna benzer: Ates cevrelerini aydınlatmaya baslayınca ALLAH onların ısıgını giderir ve onları karanlıklar icinde gormez bir halde bırakır
[18] Sagır, dilsiz ve kordurler; yonlerini degistiremezler
[19] Ya da, karanlık, gokgurultusu ve simsekler arasında gokten bosanan bir yagmur altında yıldırımlardan olmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkayan kimseye benzerler. ALLAH inkarcıları boyle kusatır
[20] Simsek neredeyse gozlerini kapıverecek! Onlerini aydınlattıkca ısıgında yururler. Uzerlerine karanlık basınca da dikilir kalırlar. ALLAH dileseydi isitme ve gormelerini giderirdi. ALLAH herseye gucu yetendir
[21] Insanlar! Sizi ve sizden oncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki korunasınız
[22] O, yeryuzunu sizin icin oturulabilir hale soktu ve gogu de bir yapı kıldı. Gokten su indirdi ve onunla rızık olarak size cesitli urunler cıkardı. Bile bile ALLAH'a esler kosmayın
[23] Kulumuza indirdigimizden kusku icinde iseniz, buna benzer bir sure getirin. ALLAH'tan baska tum tanıklarınızı da yardıma cagırın, dogru sozlu iseniz
[24] Bunu yapamazsanız -ki asla yapamıyacaksınız- o taktirde inkarcılar icin hazırlanan ve yakıtı insanlar ile taslar olan atesten sakının
[25] Inanıp erdemli davrananları, iclerinde ırmaklar akan cennetlerle (bahcelerle) mujdele. Kendilerine oradaki urunlerden rızıklar sunuldugunda "Bu, daha once bize sunulan nimetlerdir," derler. Boylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir. Onlar icin orada tertemiz esler vardır ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar
[26] ALLAH bir sivrisinegi hatta ondan daha kucugunu ornek vermekten cekinmez. Inananlar, bunun Rab'lerinden gelen bir gercek oldugunu bilir. Inkarcılar ise "ALLAH bu benzetme ile neyi amacladı," derler. O, bununla bir cok kisiyi saptırır ve bircok kisiyide dogruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır
[27] Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlasmaya baglılık sozu verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birlestirilmesini emrettigi seyi keserler ve yeryuzunde bozgunculuk yaparlar. Iste onlar kaybedenlerdir
[28] ALLAH'ı nasıl inkar edersiniz? Siz oluler idiniz o sizi diriltti. Sonra sizi oldurur ve tekrar diriltir ve sonunda ona dondurulursunuz
[29] Yeryuzunde herseyi sizin icin yaratan O'dur. Sonra goge yonelip onu yedi gok olarak duzenledi. O, her seyi Bilir
[30] Rabbin, meleklere soyle demisti: "Yeryuzune bir halife yerlestirecegim." Melekler de: "Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerlestireceksin? Halbuki biz seni overek yuceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "Bilmediginizi Ben bilirim," dedi
[31] Adem'e tum isimleri (nitelemeleri) ogretti, sonra onları meleklere sunup, "Dogru iseniz, sunların isimlerini (ozelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi
[32] Dediler: "Sen Yucesin, senin bize ogrettiginden baska bir bilgimiz yok. Sen Bilensin, Bilgesin
[33] Dedi: "Adem! Onların isimlerini sunlara haber ver." Isimlerini onlara haber verince, "Size, yerin ve goklerin sırlarını biliyorum, acıkladıgınızı da gizlediginizi de biliyorum dememis miydim," dedi
[34] Meleklere, "Adem'e secde edin," dedik. Iblis haric hepsi secde ettiler, o ise diretti, buyukluk tasladı ve nankorluk etti
[35] Adem! Esinle birlikte cennette kal. Dilediginiz yerde ondan bolca yeyin; ancak su agaca yaklasmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!," dedik
[36] Seytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden cıkarttı. Nihayet, "Birbirinize dusman olarak asagı inin. Yeryuzunde belli bir sure kalıp yasayacaksınız," dedik
[37] Adem, Rabb'inden kelimeler aldı. Bunun uzerine onun tevbesini kabul etti. O, yonelislere karsılık verendir, Rahim'dir
[38] Oradan topluca ininiz," dedik, "Benden size bir yol gosterici geldigi zaman, o yol gostericiye uyanlar icin artık bir korku yok ve onlar uzulmeyecekler
[39] Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise atese mahkumdur; orada surekli kalacaklar
[40] Israilogulları! Size verdigim nimetimi hatırlayın, bana verdiginiz sozu tutun ki ben de size verdigim sozu tutayım; yalnız benden korkun
[41] Yanınızdakini dogrulayıcı olarak indirdigime inanın. Ona karsı cıkanların ilki olmayın. Ayetlerimi degeri dusuk seylerle degismeyin; sadece benden cekinin
[42] Bile bile gercegi yanlıs ile karıstırmayın, gercegi gizlemeyin
[43] Namazı gozetin, zekatı verin ve egilenlerle birlikte egilin
[44] Halkı iyilik yapmaga cagırıp dururken kendinizi unutuyor musunuz? Ustelik Kitabı da okuyorsunuz? Aklınızı kullanmaz mısınız
[45] Gucluklere karsı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz. Elbette bu, halka agır gelir; ancak saygılı olanlar haric
[46] Nitekim onlar, Rab'lerine kavusacaklarına ve O'na doneceklerine inanırlar
[47] Israilogulları! Size verdigim nimetlerimi ve sizi tum halklara ustun tutmamı hatırlayın
[48] Oyle bir gunden sakının ki, kimse kimsenin yerine birsey odeyemez, aracılık (sefaat) kabul edilmez, kimseden bir fidye alınmaz ve yardım da edilmez
[49] Iskencenin en kotusunu size uygulayan, kadınlarınızı bırakıp ogullarınızı olduren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıstık. Bu, Rabbinizden buyuk bir sınav idi
[50] Denizi yararak sizi kurtarmıs, Firavun'un adamlarını da gozlerinizin onunde bogmustuk
[51] Musa'yla kırk gece icin sozlesmistik. Ancak siz onun ardından kendinize zulmederek buzagıya taptınız
[52] Bunlara ragmen, sukredersiniz diye sizi affettik
[53] Yola gelmeniz icin de Musa'ya kitabı ve yasayı verdik
[54] Musa, halkına demisti ki: "Ey halkım, sizler buzagıya tapmakla nefsinize (kisilik, oz, ruh) zulmettiniz. Yaratıcınıza tovbe edin ve nefsinizi (egonuzu) oldurun. Bu, yaratıcınız katında sizin icin daha iyidir." O, sizi affeder. Elbette O, tovbeleri kabul edendir, Rahim'dir
[55] Bir zamanlar, "Ey Musa, ALLAH'ı fiziksel olarak gormedikce inanmayız," demistiniz. Bakınıp dururken size yıldırım carpmıstı
[56] Sonra, belki sukredersiniz diye olumunuzun ardından sizi diriltmistik
[57] Sizi bulutlarla golgelendirmis ve sizin icin menna ve bıldırcın indirmistik: "Size verdigimiz iyi rızıklardan yiyin." Fakat onlar bize degil, sadece kendilerine zulmediyorlardı
[58] Bu sehre girin. Orada dilediginiz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alcak gonullu olarak girin ve dostca konusun ki hatalarınızı bagıslayalım. Guzel davrananlara daha fazlasını veririz," demistik
[59] Ancak icinizdeki zalimler, kendilerine verilen kelimeleri baska kelimelerle degistirdiler. Nitekim, yoldan cıktıkları icin zulmedenlerin uzerine gokten bir azap indirdik
[60] Musa, bir zamanlar halkı icin su aramıstı. "Degneginle tasa vur," demistik. Bunun uzerine tastan on iki pınar fıskırmıstı. Her kabile, icmesi icin ayrılan pınarı bilmisti: "ALLAH'ın rızkından yiyin icin, yeryuzunde bozgunculuk yaparak dolasmayın
[61] Fakat siz, "Musa! Artık tek bir cesit yiyecege dayanamıyacagız. Rabbini bizim icin cagır da bize fasulye, kabak, sarımsak, mercimek, sogan gibi topragın bitirdiginden yetistirsin," demistiniz de, "Iyi olanı daha dusuk olanla mı (ozgurlugu kolelikle mi) degistirmek istiyorsunuz? Isterseniz Mısır'a geri donun, orada aradıgınızı bulabilirsiniz!," demisti. Boylece alcaklık ve yoksulluga mahkum edildiler ve ALLAH'ın gazabına ugradılar. Cunku onlar ALLAH'ın ayetlerine karsı surekli nankorce davranıyorlar, peygamberleri haksız yere olduruyorlardı. Cunku onlar, karsı gelip taskınlıkta bulunuyorlardı
[62] Inananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diger dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat surdururse, onların odulleri Rab'leri katındadır. Onlar icin korku ve uzuntu yoktur
[63] Sina dagını uzerinize kaldırarak bir zamanlar sizden soz almıstık: "Size verdigimize kuvvetle sarılın, icindekileri hatırlayın ki korunasınız," demistik
[64] Fakat bundan sonra da yuz cevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz
[65] Sizden Cumartesi yasagını cigneyenleri elbette biliyorsunuz. Onlara "Asagılık maymunlar olun," dedik
[66] Bu cezayı cagdaslarına ve sonraki kusaklara bir ibret ve erdemli insanlar icin de bir ogut yaptık
[67] Hani, Musa halkına: "ALLAH bir duve bogazlamanızı emrediyor," demisti. "Bizimle alay mı ediyorsun," deyince de "Cahilce davranmaktan ALLAH'a sıgınırım," dedi
[68] Bizim icin Rabbini cagır da onun niteligini bize acıklasın," dediler. "O diyor ki, o ne yaslı ne genc, ikisinin ortasında bir duvedir. Size emredileni yapın," dedi
[69] Bizim icin Rabbini cagır da onun rengini de acıklasın," dedi ki: "O diyor ki, o rengi parlak sarı bir duvedir, bakanların icini acar," dediler
[70] Bizim icin Rabbini cagır da, onun niteligini bize daha da acıklasın. Cunku duveler bizce birbirine benziyor. ALLAH dilerse yolu buluruz," dediler
[71] O diyor ki, o duve yeri surup ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemis, kusursuz, alacasız bir duvedir," dedi. "Iste simdi gercegi getirdin!," diyerek sonunda duveyi bogazladılar; az kalsın bunu yapmıyacaklardı
[72] Hani bir kisiyi oldurmus ve sucu birbirinize atmıstınız. Oysa ALLAH gizlediklerinizi acıga cıkaracaktı
[73] (Duvenin) bir parcasıyla ona (oldurulene) vurun," dedik. Iste, ALLAH oluleri boyle diriltir ve dusunesiniz diye ayetlerini (mucizelerini) boyle gosterir
[74] Tum bunlara ragmen yine kalpleriniz katılastı; tas gibi, hatta daha katı. Cunku oyle taslar var ki kendisinden ırmaklar fıskırır. Bazıları yarılır, bagrından su cıkarır. Bazıları ise ALLAH'a olan saygıdan dolayı siner. ALLAH yaptıklarınızdan habersiz degildir
[75] Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Halbuki onların bir kısmı, ALLAH'ın sozunu isitip kavradıktan sonra, bile bile onu degistirirlerdi
[76] Inananlarla karsılasınca, "Inandık," derler; basbasa kaldıklarında ise "Rabbiniz katında size karsı delil olarak kullanmaları icin, ALLAH'ın size acıkladıgını mı onlara anlatıyorsunuz, akletmez misiniz," derler
[77] Bilmezler mi ki ALLAH gizledikleri ve acıkladıkları herseyi biliyor
[78] Aralarında ummiler var ki kuruntu ve soylentilerin dısında kitabı bilmezler; bildiklerini zannederler
[79] Kitab'ı elleriyle yazdıktan sonra onu ucuz bir fiyata satmak icin onun ALLAH'tan oldugunu soyleyenlerin vay haline. Ellerinin yazdıgından dolayı vay haline onların. Kazandıklarından dolayı vay haline onların
[80] Sayılı birkac gun dısında ates bize degmeyecek," dediler. De ki: "ALLAH'tan boyle bir soz mu aldınız -ki ALLAH verdigi sozden donmez- yoksa ALLAH adına bilmediginiz bir seyi mi soyluyorsunuz
[81] Gunah isleyip sucu kendisini kusatan kimseler ates halkıdır; orada surekli kalırlar
[82] Inanıp erdemli bir hayat surenler ise cennet halkıdır; onlar da orada surekli kalırlar
[83] Israilogullarından soyle soz almıstık: ALLAH'tan baskasına tapmayacak, anaya babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz. Insanlarla dostca konusacaksınız. Namazı gozetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız haric dondunuz
[84] Birbirinizin kanını dokmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarından cıkarmıyacaksınız diye de sizden soz almıstık. Bunu kabul etmis ve tanık olmustunuz
[85] Tum bunlardan sonra, sizler hala birbirinizi olduruyor, aranızdan bir grubu yurtlarından cıkarıyor, kotuluk ve dusmanlıkta onlara karsı birlesiyorsunuz. Onları yurtlarından cıkarmanız zaten size haramken, bu yetmiyormus gibi size esir dustuklerinde bir de onlardan fidye istiyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Boyle davrananların cezası dunya hayatında rezil olmak ve Dirilis Gununde de azabın en cetinine ugratılmaktan baska ne olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil degil
[86] Onlar, ahiret karsılıgında dunya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yuzden azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez
[87] Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra ard arda elciler gonderdik. Meryemoglu Isa'ya da apacık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Hosunuza gitmeyen bir seyle ne zaman size bir elci geldiyse buyukluk taslayarak onu yalanlamadınız mı veya oldurmediniz mi
[88] Hatta "Sabit fikirliyiz," dediler. Halbuki, inkarlarından dolayı ALLAH onları lanetlemisti! Bu yuzden onların pek azı inanır
[89] Inkarcılara karsı yardım beklemelerine ragmen, onlara ALLAH katından yanlarındakini dogrulayıcı bir kitap, bu bekledikleri sey, kendilerine gelince onu inkar ettiler. ALLAH'ın laneti, inkarcılara olsun
[90] ALLAH'ın, lutfunu kullarından diledigine indirmesini cekemiyerek ALLAH'ın indirdigini inkar etmek icin kisiliklerini satmaları ne kotu! Boylece gazap ustune gazaba ugradılar. Kafirlere alcaltıcı bir azap var
[91] Kendilerine, "ALLAH'ın indirdigine inanın!," denildiginde, "Bize indirilene inanırız," diyerek ondan sonrasını inkar ederler. Oysa bu, yanlarında bulunanı dogrulayan gercektir. "Inanmıs idiyseniz, neden daha once ALLAH'ın peygamberlerini olduruyordunuz," de
[92] Musa, size mucizelerle gelmisti; fakat onun ardından buzagıyı tanrı edinerek zalimlerden oldunuz
[93] Hani uzerinize Tur dagını kaldırıp sizden soz almıstık: "Size verdigim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin." Fakat "Dinledik ve karsı geldik," dediler. Inkarlarından dolayı kalpleri buzagı ile kandı. De ki: "Inanmıssanız, inancınız size ne de kotu yon veriyor
[94] De ki: "Ileri surdugunuz gibi, ahiret yurdu ALLAH tarafından hickimseye degil sadece size ayrılmıssa ve bu savınızda samimi iseniz haydi olumu isteyin
[95] Ellerinin islediklerinden oturu bunu asla dilemeyeceklerdir. ALLAH zalimleri bilir
[96] Onları, yasamaya en duskun insanlar olarak bulacaksın; putperestlerden bile fazla... Onlardan herbiri bin sene yasamak ister. Oysa, uzun yasaması onu azaptan uzaklastırmaz. ALLAH yaptıklarını gorendir
[97] Sunu de: "Kendinden oncekileri dogrulayıcı, inananlara yol gosterici ve mujde olarak ALLAH'ın izniyle bunu kalbine indiren Cibril'e her kim dusman olursa
[98] Evet, ALLAH'a, meleklerine, elcilerine, Cibril'e ve Mikal'e kim dusman olursa bilsin ki ALLAH da kafirlerin dusmanıdır
[99] Sana apacık ayetler indirmekteyiz. Yoldan cıkmıs olanlardan baskası onları inkar etmez
[100] Her ne zaman bir anlasma yaptılarsa onlardan bir grup onu bozup atmadı mı? Zaten onların cogu inanmaz
[101] Yanlarındakini dogrulayan bir elci ALLAH tarafından gorevli olarak kendilerine gelince, kitap verilenlerin bazısı, ALLAH'ın kitabını sırtlarının ardına attı. Bilmezlermis gibi
[102] Suleyman'ın otoritesi hakkında seytanların anlattıgına uydular. Oysa Suleyman inkar etmedi; halka buyuculugu ve Babil'de Harut ve Marut adlı iki melege indirileni ogreten seytanlar inkar etmisti. Bu ikisi: "Bu bir sınavdır, (bu bilgiyi kotuye kullanıp) nankor olmayın!," demedikce kimseye onu ogretmezlerdi. Fakat o ikisinden ogrendiklerini, koca ile karısının arasını acmak icin kullandılar. Oysa ALLAH'ın izni olmadan onlar hic kimseye bir zarar veremezdi. Kendilerine yarar vereni degil, zarar vereni ogreniyorlardı. Ustelik, ona musteri olanların ahirette bir payı olmadıgını da iyi biliyorlardı. Karsılıgında kisiliklerini sattıkları sey ne kotu. Bir bilselerdi
[103] Onlar inanıp gunahlardan sakınmıs olsalardı elbette ALLAH'tan alacakları odul cok daha hayırlı olurdu. Bir bilselerdi
[104] Inananlar! "Raina (bize cobanlık et)," demeyin; "Unzurna (bizi gozet)," deyin ve dinleyin. Inkarcılar icin acı bir azap var
[105] Kitaplıların inkarcıları da, putperestler de Rabbinizden size bir iyilik indirilmesini istemez. ALLAH rahmetini diledigine verir. ALLAH buyuk lutuf sahibi
[106] Daha iyisini veya benzerini getirmedikce bir mucize veya sistemi yururlukten kaldırmaz veya unutturmayız. ALLAH'ın herseye gucu yettigini bilmez misin
[107] Yerin, goklerin egemenliginin ALLAH'a ait oldugunu ve ALLAH'tan baska bir sahip ve yardımcın olmadıgını bilmez misin
[108] Daha once Musa'dan istendigi gibi, siz de elcinizden isteklerde mi bulunmayı arzuluyorsunuz? Kim inancı inkar ile degistirirse o dogru yolu kaybetmistir
[109] Kitap ehlinin bircogu, gercek kendilerine belli oldugu halde, ozlerindeki kıskanclıktan oturu sizi imanınızdan sonra inkara dondurmeyi arzular. ALLAH emrini getirinceye kadar onları affet, gormemezlikten gel. ALLAH herseye gucu yetendir
[110] Namazı gozetin, zekatı verin. Kendiniz icin yapıp gonderdiginiz her iyiligi elbette ALLAH katında bulacaksınız. ALLAH yaptıgınız herseyi gorur
[111] Yahudi veya Hristiyanlardan baskası cennete giremez," dediler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: "Dogru sozluler iseniz delilinizi getirin
[112] Dogrusu, kim iyilik yaparak kendini ALLAH'a teslim ederse, onun odulu Rabbinin yanındadır; onlara korku yoktur ve onlar uzulmeyecektir
[113] Yahudiler: "Hristiyanların bir temeli yok," derken, Hristiyanlar da: "Yahudilerin bir temeli yok," dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Cahiller de tıpkı onlar gibi konusur. Dirilis gunu ALLAH ayrılıga dustukleri konularda aralarında hukum verecektir
[114] ALLAH'ın mescidlerinde, O'nun isminin anılmasına engel olan ve oraların yıkılması icin calısan kimseden daha kotu kim olabilir? Halbuki onların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. Onlar icin dunyada rezillik, ahirette de buyuk azap var
[115] Dogu da batı da ALLAH'ındır. Nereye yonelirseniz ALLAH'ın yuzu oradadır. ALLAH her seyi kusatan ve her seyi bilendir
[116] ALLAH cocuk edindi," dediler. Hasa, O yucedir. Goklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur, hepsi O'na boyun egmistir
[117] Gokleri ve yeri yoktan var edendir. Bir isin olmasını dilerse, ona sadece "Ol," der ve olur
[118] Cahiller, "ALLAH bizimle konusmalı veya bize bir ayet (mucize) gelmeli degil miydi," dediler. Daha oncekiler de onlar gibi konusmuslardı. Kafaları birbirine benziyor. Biz mucizeleri, inanacak olanlara sergileriz
[119] Biz seni, gercekle, mujdeleyici ve uyarıcı olarak gonderdik. Cehennem halkından sen sorumlu degilsin
[120] Dinlerine girmedikce ne Yahudiler, ne de Hristiyanlar, senden hosnut olmazlar. De ki: "Dogru yol ALLAH'ın yoludur." Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan ALLAH'a karsı seni savunacak ne bir dost ne de bir destekleyici bulamazsın
[121] Kendilerine verdigimiz kitabı geregi gibi izleyenler buna inanır; inkar edenlerse kaybeder
[122] Israilogulları, size verdigim nimetimi ve diger halklardan daha cok size bagısta bulundugumu hatırlayın
[123] Kimsenin kimseden yana bir sey odeyemedigi, hic kimseden fidye alınmadıgı ve hic kimseye sefaatin (aracılıgın) yarar saglamadıgı ve yardımın kesildigi bir gunden sakının
[124] Rabbi, bir zamanlar Ibrahim'i birtakım kelimelerle sınamıs; o da onlara eklemisti: (Tanrı) "Seni insanlara onder yapacagım," demisti. "Soyumdan da?..," deyince, "Zalimler benim sozume dahil olmaz" buyurmustu
[125] Kabeyi halk icin bir odak noktası ve bir guven yeri kıldık. Ibrahim'in makamını bir namaz yeri olarak kullanın. "Ziyaretciler, kendini ibadete verenler ve egilip secde edenler icin ikiniz Evimi temiz tutun," diye Ibrahim ve Ismail'i gorevlendirmistik
[126] Ibrahim, "Rabbim, burayı guvenlik yeri kıl. ALLAH'a ve ahiret gunune inanan halkına urunlerle rızık ver," deyince, "Inkar edene de rızık verecegim. Onu kısa bir sure gecindirir, sonra onu ates cezasına mahkum ederim. Ne kotu bir ugrak yeridir orası!," dedi
[127] Ibrahim, Ismail ile birlikte evin (kabenin) temellerini yukseltiyor: "Rabbimiz, bizden kabul et, suphesiz sen Isitensin, Bilensin
[128] Rabbimiz, ikimizi sana teslim olanlar (muslumanlar) yap. Soyumuzdan da sana teslim olan bir topluluk cıkar. Bize nasıl ibadet edecegimizi goster, sana yonelmemizi kabul et, kuskusuz sen yonelisleri kabul edensin, Rahimsin
[129] Rabbimiz, onların arasından, ayetlerini onlara okuyacak, onlara kitabı ve bilgeligi ogretecek ve onları temizleyecek bir elci gonder. Sen Yucesin, Bilgesin
[130] Kendini kandırandan baskası Ibrahim'in dininden yuz cevirmez. Onu bu dunyada sectik, ahirette de erdemli kisilerden olacak
[131] Rabb'i, kendisine "Teslim ol," dediginde; "Evrenlerin Rabbine teslim oldum," diye karsılık vermisti
[132] Ibrahim ve daha sonra Yakup sunu cocuklarına ogutledi: "Evlatlarım! ALLAH sizin icin bu dini secti; musluman olarak olmeye bakın
[133] Yakup can verirken tanık olsaydınız. O, cocuklarına: "Benden sonra kime kulluk edeceksiniz," diye sormustu. Onlar da, "Senin Tanrın, ataların Ibrahim, Ismail ve Ishak'ın Tanrısı olan tek Tanrıya kulluk edecegiz, biz O'na teslim olanlarız," demislerdi
[134] Gecmisteki bir toplum bu! Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız
[135] Yahudi veya Hristiyan olun ki dogru yolu bulasınız," dediler. De ki: "Hayır, biz Ibrahim'in tektanrıcı dinine uyarız. O, ortak kosanlardan olmadı
[136] ALLAH'a, bize indirilene, Ibrahim, Ismail, Ishak, Yakub ve torunlarına indirilenlere, Musa'ya, Isa'ya verilene ve tum peygamberlere Rab'leri tarafından verilenlere inandık. Onların hicbiri arasında ayırım yapmayız. Biz sadece O'na teslim olanlarız," deyiniz
[137] Sizin inandıgınız gibi inansalar dogru yolu bulmus olurlar. Yuz cevirirlerse, karsıt olmus olurlar. Onlara karsı ALLAH sana yeter. O Isitendir, Bilendir
[138] Budur ALLAH'ın sistemi! Kimin sistemi ALLAH'ınkinden daha iyidir? "Biz yalnız O'na kulluk ederiz
[139] Bizimle ALLAH hakkında mı tartısıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Biz isledigimizden, siz de islediginizden sorumlusunuz. Biz kendimizi sadece O'na adadık," de
[140] Ibrahim, Ismail, Ishak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan oldugunu mu ileri suruyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa ALLAH mı? ALLAH'ın bildirdigini gizleyenden daha zalim kim olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil degil
[141] Iste onlar bir toplumdu; gelip gectiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız
[142] Halktan bazı beyinsizler: "Yoneldikleri kıbleden onları ceviren nedir?," diyecekler. De ki: "Dogu da batı da ALLAH'ındır. O dileyeni dogru yola iletir
[143] Boylece sizi acık fikirli bir toplum kıldık ki halkın arasında tanıklar olabilesiniz ve elci de aranızda tanık olabilsin. Elciye uyanlarla topukları uzerinde geriye donenleri birbirinden ayırmak icin eskiden yoneldigin kıbleyi degistirdik. ALLAH'ın yol gosterdigi kimseden baskasına elbette bu agır gelir. ALLAH imanınızı bosa cıkarmaz. ALLAH insanlara Sefkatlidir, Rahimdir
[144] Yuzunu goge cevirip durdugunu goruyoruz. Seni, hoslanacagın bir kıbleye cevirecegiz. Artık yuzunu Kutsal Mescid'e cevir. Nerede olursanız olun yuzlerinizi o yone cevirin. Kuskusuz, kendilerine kitap verilenler, bunun Rab'lerinden gelen bir gercek oldugunu bilirler. ALLAH onların yaptıgından gafil degildir
[145] Kitap verilenlere her turlu ayeti (mucizeyi) getirsen de onlar yine senin kıblene yonelmez. Sen de onların kıblesine uyacak degilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz. Sana gelen bu bilgiden sonra, onların keyfine uyarsan zalimlerden olursun
[146] Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gercekleri cocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gercegi gizler
[147] Bu, Rabbinden gelen gercektir; artık kuskulanma
[148] Her birinizin sectigi bir yon ve yontem var; siz iyilikte yarısın. Nerede olursanız olun ALLAH sizi bir araya getirir. ALLAH elbette her seye gucu yetendir
[149] Her nereden yola cıkarsan cık, (namaz icin) yuzunu Kutsal Mescide dogru cevirmelisin. Bu, elbette Rabbinden gelen bir gercektir. ALLAH yaptıgınız hic bir seyden habersiz degildir
[150] Her nereden yola cıkarsan cık, (namaz icin) yuzunu Kutsal Mescide dogru cevir. Nerede olursanız olun, yuzunuzu onun tarafına cevirin ki halkın size karsı bir elestiri malzemesi olmasın. Zalimlere gelince, onlardan cekinmeyin, benden cekinin ki size olan nimetimi tamamlayayım ve siz de dogruya ulasabilesiniz
[151] Nitekim, size ayetlerimi okuyacak, sizleri temizleyecek, size kitap ve bilgeligi ogretecek, bilmediklerinizi bildirecek bir elciyi aranızdan secip gonderdik
[152] Beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana tesekkur edin; nankorluk etmeyin
[153] Inananlar! Gucluklere karsı sabır ve namaz ile yardım dileyin. ALLAH sabredenlerle beraberdir
[154] ALLAH yolunda oldurulenlere, "Onlar olulerdir," demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında degilsiniz
[155] Sizi korkuyla, aclıkla, para, can, ve urun kaybıyla sınayacagız. Mujde ver sabredenlere…
[156] Ki onlara bir musibet geldiginde, "Biz ALLAH'a aidiz ve O'na donucuyuz," derler
[157] Iste onlara, Rab'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar dogruya ulasanlardır
[158] Safa ve Merve (tepeleri) ALLAH'ın isaretlerindendir. Hacc veya ziyaret (umre) icin Ev'e varan birisi o ikisi arasında gidip gelebilir. Kim gonulden bir iyilik yaparsa, ALLAH Sukrede, Bilir
[159] Indirdigimiz acık delilleri ve hidayeti, -biz kitapta halka acıkladıktan sonra- gizleyenleri hem ALLAH ve hem de tum lanetleyenler lanetler
[160] Ancak, yonelip kendilerini duzeltenler ve (kitabı) acıklayanlar haric; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im
[161] Inkar edip inkarcı olarak olenler ise hem ALLAH'ın, hem meleklerin ve hem halkın lanetini kazanır
[162] O durumda surekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez
[163] Tanrınız bir tek Tanrı; O'ndan baska tanrı yoktur. Rahman'dır, Rahim'dir
[164] Goklerin ve yerin yaratılısında, gecenin ve gunduzun birbiriyle yer degistirmesinde, insanların yararı icin okyanusta akıp giden gemilerde, ALLAH'ın gokten su indirip olumunden sonra yeryuzunu diriltmesinde ve orada yaydıgı her cesit canlıda, ruzgarları ve gok ile yer arasında hazır bekleyen bulutları evirip cevirmesinde aklını kullanan bir toplum icin elbette ayetler (dersler ve kanıtlar) vardır
[165] ALLAH'tan baskasını tanrı edinen ve ALLAH'ı sever gibi onları seven kimseler var. Inananlar ise en cok ALLAH'ı sever. O zulmedenler, azabı gordukleri zaman tum gucun ALLAH'a ait ve ALLAH'ın azabının cetin oldugunu anlayacaklarını bir bilselerdi
[166] O zaman, uyulanlar kendilerine uyanlardan uzak duracaktır. Artık azabı gormuslerdir ve aralarındaki tum baglar kesilmistir
[167] Uyanlar soyle diyecek: "Keske bir sansımız daha olsaydı da onların simdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık." Boylece ALLAH yaptıklarını pismanlıga donusturur; atesten cıkamazlar
[168] Insanlar! Yerin helal ve temiz urunlerinden yeyin, Seytanın adımlarını izlemeyin; o size acık dusmandır
[169] O size kotulugu, hayasızlıgı ve ALLAH'a bilmediginiz seyleri yakıstırmanızı emreder
[170] Onlara, "ALLAH'ın indirdigine uyun," dense, "Hayır, biz atalarımızın izledigi yolu izleriz," derler. Peki, ataları bir sey dusunemiyen ve dogru yolu bulamıyan kimseler olsalar da mı
[171] Inkarcıların durumu, sozleri ancak bagırma ve cagırma biciminde algılayarak (anlamadan) tekrarlayan kisi gibidir. Sagır, dilsiz ve kordurler; dusunmezler
[172] Inananlar, size verdigimiz rızıkların iyilerinden yeyin. ALLAH'a sukredin, sadece O'na tapıyorsanız
[173] O, size sadece les, kan, domuz eti ve ALLAH'tan baskası adına kesileni haram kılmıstır. Her kim (bunları yemeye) mecbur kalırsa, (suistimal yolunu) aramamak ve sınırı asmamak kosuluyla gunah islemis olmaz. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir
[174] ALLAH'ın indirdigi kitaptan bir sey gizleyip onu az bir degere degisenler, karınlarına ates tıkınıyorlar. Dirilis Gununde ALLAH onlarla konusmaz ve onları arındırmaz. Onlara acı verici bir azap var
[175] Onlar, hidayet karsılıgında sapıklıgı ve affedilme karsılıgında azabı satın almıslardır. Atese ne kadar da dayanıklıdırlar
[176] Boyledir; cunku ALLAH gercegi iceren kitabı indirmistir ve kitap hakkında tartısanlar ise dogrusu derin bir anlasmazlık icindedir
[177] Yuzlerinizi dogu veya batı yonune cevirmeniz iyilik degil. Iyiler o kimseler ki ALLAH'a, ahiret gunune, meleklere, kitaba ve peygamberlere inanırlar; akrabalara, yetimlere, muhtaclara, yolda kalmıslara, dilencilere ve koleleri ozgurluge kavusturmaya seve seve para yardımında bulunurlar; namazı gozetir, zekatı verir, sozlestikleri vakit sozlerinde dururlar; zorluga, sıkıntıya ve zulme karsı direnirler. Iste dogru olanlar onlardır, erdemli olanlar da onlardır
[178] Inananlar! Oldurmede size esitlik farz kılındı. Hurre karsı hur, koleye kole, kadına kadın... Ama kim maktulun hısımları tarafından bagıslanırsa, o zaman uygun olanı yapması ve diyeti guzelce odemesi gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim sınırı asarsa onun icin acı bir azap var
[179] Sizin icin bu esitlikte hayat kurtarma vardır, ey akıl sahipleri, boylece korunursunuz
[180] Sizden birine olum yaklastıgında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir bicimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler icin bir gorevdir
[181] Kim isittikten sonra onu degistirirse, gunahı onu degistirenleredir. ALLAH Isitendir, Bilendir
[182] Vasiyet edenin yanlıslık veya haksız bir paylasım yapacagını sezen birisi olaya karısıp durumu duzeltirse gunah islemis olmaz. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir
[183] Inananlar, sizden oncekilere oruc farz kılındıgı gibi, sakınmanız icin size de farz kılındı
[184] Sayılı gunlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadıgı gunlerin sayısınca diger gunlerde tutar. Guc yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gonul istegiyle (daha fazla yoksulu doyurmak icin) iyilik yaparsa kendisi icin daha iyidir; ancak oruc tutmanız sizin icin en iyisidir, bir bilseniz
[185] Ramazan, insanlara yol gosterici, apacık bir ogreti ve yasa kitabı olan Kuran'ın indirildigi aydır. Kim o aya ulasırsa oruc tutsun. Hasta veya yolcu olanlarınız, tutamadıgı gunlerin sayısınca diger gunlerde oruc tutar. ALLAH sizin icin kolaylık ister, zorluk istemez. Boylece (oruc gunlerinin) sayısını tamamlar, sizi dogruya ulastıran ALLAH'ı yuceltip sukredersiniz
[186] Kullarım beni sana soracak olurlarsa bilsinler ki ben yakınım. Beni cagırdıgı vakit cagıranın cagrısına karsılık veririm. Dogru yolu bulmaları icin onlar da bana karsılık vermeli ve bana inanmalı
[187] Oruc gecelerinde kadınlarınızla cinsel iliskide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin (sırlarınızı gizleyen) ortuleriniz, siz de onların ortulerisiniz. ALLAH, kendinizi kandırıp durdugunuzu bildi de tevbenizi kabul etti ve sizi bagısladı. Artık ALLAH'ın sizin icin belirledigini dileyerek onlarla cinsel iliskide bulunabilirsiniz. Safagın beyaz ve siyah ipligini birbirinden ayırdedinceye kadar yeyin, icin. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescitlere kapanmıs durumdayken onlarla cinsel iliskide bulunmayın. Bunlar ALLAH'ın koydugu sınırlardır; onları cignemeyin. ALLAH korunmaları icin ayetlerini halka boyle acıklar
[188] Paralarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Halkın parasını haksız yere yemek amacıyla bile-bile memurlara/yoneticiler rusvet vermeyin
[189] Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki o, insanlar ve hac ibadeti icin bir zaman olcusudur. Iyilik, lafı dolandırmak degildir, iyilik sakınmaktır. Durust olun. Kurtulusunuz icin ALLAH'ı dinleyin
[190] Sizinle savasanlarla ALLAH yolunda savasın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez
[191] Onları yakaladıgınız yerde oldurun ve sizi cıkardıkları yerden onları cıkarın; zulum ve iskence oldurmekten beterdir. Kutsal Mescid'in yanında sizinle savasmadıkca onlarla savasmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. Inkarcıların cezası boyledir
[192] Son verirlerse, ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir
[193] Zulum ve iskence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH icin oluncaya kadar onlarla savasın. Son verirlerse, artık zalimlerden baskasına dusmanlık yoktur
[194] Kutsal ay ancak iki taraflı gozetilebilir. Ateskese uymak karsılıklıdır. Size saldırırlarsa onlara aynen saldırın. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH erdemlilerin yanındadır
[195] ALLAH yolunda harcayın, kendi kendinizi zarara sokmayın. Iyilik edin. ALLAH iyilik edenleri sever
[196] Hac ve umreyi ALLAH icin tamamlayın. Engellenirseniz kolayınıza gelen bir kurban gonderin. Kurban, yerine ulasıncaya kadar basınızı tras etmeyin; ancak hasta olan veya basından bir rahatsızlıgı bulunanlar, oruc, sadaka veya herhangi bir ibadetle fidye vermeli. Guven ortamında, her kim Hac zamanına kadar (ihramdan cıkarak) umreden yararlanırsa, kolayına gelen bir kurban gondermeli. Bunu yerine getiremiyenler, hac anında uc gun, ve dondukten sonra da yedi gun olmak uzere toplam on gun oruc tutmalı. Bu, ailesi Kutsal Mescid civarında oturmayanlar icindir. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH'ın azabı cetindir
[197] Hac, bilinen aylarda uygulanmalı. Kim o aylarda hacca karar vermisse bilsin ki, hacda cinsel iliski, kotuluk yapmak, tartısmak yoktur. Yaptıgınız her iyiligi ALLAH bilir. Yol icin azıgınızı hazırlarken en hayırlı azıgın erdemlilik oldugunu unutmayın. Anlayıs sahipleri! Beni dinleyin
[198] Rabbinizin lutfunu (hac bolgesinde ticaret yaparak) aramanızda sakınca yok. Arafat'tan ayrıldıgınızda Kutsal Bolgede ALLAH'ı anın. Sizi dogru yola ilettigi icin O'nu anın; bundan once siz sapıtmıstınız
[199] Sonra, halkın topluca yayıldıgı yerden siz de yayılın, ALLAH'tan bagıslanma dileyin. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir
[200] Toreninizi bitirdiginiz zaman, atalarınızı andıgınız gibi, hatta daha guclu olarak ALLAH'ı anmayı surdurun. Halktan kimi "Rabbimiz, bize bu dunyada ver," der; onun ahiretten bir payı olmaz
[201] Kimi de, "Rabbimiz, bize dunyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi atesin azabından koru," der
[202] Hepsinin kazandıklarından bir payı vardır. ALLAH hesabı cabuk gorendir
[203] Sayılı gunlerde (Mina'da) ALLAH'ı anın. Erdemli davrandıkları surece, bunu iki gunde bitirmek icin acele edene bir gunah yoktur, geri kalana da bir gunah yoktur. ALLAH'ı dinleyin, ve O'nun huzurunda toplanacagınızı unutmayın
[204] Dunya hayatı hakkında, sozleri senin hosuna giden bazı kisiler var. Azılı bir dusman oldugu halde kalbinde olana ALLAH'ı tanık tutar
[205] Donup gidince, yeryuzunde bozgunculuk yapmak, malı ve nesli yok etmek icin cabalar. ALLAH bozgunculugu sevmez
[206] Kenidisine "ALLAH'ı dinle," dendiginde kibir ve gurur icinde hiddetlenir. Onun hakkından cehennem gelir; ne kotu bir meskendir
[207] Halktan oylesi de var ki kendini ALLAH'ın rızasını kazanmaya adar. ALLAH kullarına cok sefkatlidir
[208] Inananlar, tumuyle teslim olun. Seytanın adımlarını izlemeyin; cunku o sizin apacık dusmanınızdır
[209] Size apacık deliller gelmesine ragmen dogru yoldan kayarsanız, bilesiniz ki ALLAH Ustundur, Bilgedir
[210] ALLAH'ın ve meleklerin yogun bulutlar arasından kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? O zaman her sey biterdi ve her sey ALLAH'a dondurulurdu
[211] Israilogullarına sor, onlara nice apacık ayetler verdik! Kendisine ALLAH'ın nimeti geldikten sonra onu degistirenler icin ALLAH agır bir ceza verir
[212] Inkar edenler icin dunya hayatı cekicidir. Bu yuzden inananlarla alay ederler. Oysa erdemliler Dirilis Gunu onların ustundedir. ALLAH diledigine hesapsız sekilde nimetler bahseder
[213] Insanlar bir tek topluluktu. ALLAH peygamberleri mujdeleyici ve uyarıcı olarak gonderdi ve anlasmazlıga dustukleri konularda halkın arasında hukmetmeleri icin onlarla birlikte gercegi iceren kitabı indirdi. Oysa kitap verilenler kendilerine acık kanıtlar geldikten sonra aralarındaki kıskanclıktan oturu onun hakkında anlasmazlıga dustuler. Fakat ALLAH, izniyle inananları onların anlasmazlıga dustugu gercege ulastırdı. ALLAH diledigini/dileyeni dogru yola iletir
[214] Yoksa siz, sizden oncekilerin basına gelenler gibisi sizin de basınıza gelmeden cennete gireceginizi mi sanıyorsunuz? Onlar zorluk ve sıkıntıya ugradılar ve oylesine sarsıldılar ki elci ve beraberindeki inananlar, "ALLAH'ın yardımı ne zaman," dediler. Iyi bilin ki ALLAH'ın yardımı yakındır
[215] Nasıl yardım edeceklerini soruyorlar sana. De ki, "Para ve mal yardımlarınızı ana-babaya, yakınlara, oksuzlere, yoksullara ve yolda kalmıslara yapmalısınız." Islediginiz her iyiligi ALLAH bilir
[216] Sevmediginiz halde savas size zorunlu kılındı. Sevmediginiz bir sey sizin icin iyi ve sevdiginiz bir sey de sizin icin kotu olabilir. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir
[217] Sana, Kutsal Ayda savasmak konusunu da soruyorlar. De ki: "Onda savas buyuk bir gunahtır. Fakat ALLAH'ın yolundan cevirmek, O'na ve Kutsal Mescid'e nankorluk etmek ve halkını oradan cıkarmak ALLAH yanında daha buyuk bir gunahtır. Cunku baskı ve zulum, oldurmekten daha buyuk bir suctur." Gucleri yetse sizi dininizden dondurunceye kadar sizinle savasırlar. Sizden kim dininden doner ve inkarcı olarak olurse, tum yaptıkları dunyada ve ahirette bosa cıkar. Onlar ates halkıdır ve orada surekli kalıcıdır
[218] Inananlar, ALLAH yolunda goc edenler ve caba harcayanlar ALLAH'ın rahmetini umar. ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir
[219] Sana sarhos edicilerden ve kumardan sorarlar: "O ikisinde buyuk bir gunah ve insanlar icin yararlar var; ancak gunahları yararlarından daha buyuktur," de. Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: "Artanı," de. ALLAH ayetlerini iste boyle acıklıyor ki dusunesiniz
[220] bu dunya ve ahiret hakkında... Sana bir de oksuzler hakkında sorarlar: De ki, "Onları erdemli kisiler olarak yetistirmeniz en buyuk iyiliktir. Mallarını mallarınıza katarsanız aile bireyiniz olurlar." ALLAH bozanı duzeltenden ayırdetmesini bilir. ALLAH dileseydi sizi zora sokardı. ALLAH Gucludur, Bilgedir
[221] Inanmadıkca, ortak kosan kadınlarla evlenmeyin. Inanan bir hizmetci kadın ortak kosan bir kadından daha hayırlıdır; ondan hoslansanız bile. Ortak kosan erkeklerle, inanıncaya kadar kızlarınızı evlendirmeyin. Inanan bir hizmetci erkek ortak kosandan daha hayırlıdır, hoslansanız bile... Onlar, atese cagırıyor. ALLAH ise cennete ve bagıslanmaya cagırır ve ogut almaları icin ayetlerini halka acıklar
[222] Sana aybası halini sorarlar, De ki: "O bir rahatsızlıktır. Aybası halinde olan kadınlarla cinsel iliskiye girmeyin ve ondan kurtuluncaya kadar onlara yaklasmayın. Kurtuldukları zaman ALLAH'ın size uygun gordugu yerden onlarla cinsel iliskide bulunun. ALLAH yonelenleri sever, arınanları sever
[223] Kadınlarınız, (tohum ektiginiz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediginiz gibi varın. Kendiniz icin gelecege hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karsılasacagınızı bilin. Inananlara mujde ver
[224] Halk arasında iyi, erdemli ve durust gorunmek icin ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin. ALLAH Isitir, Bilir
[225] ALLAH yaptıgınız kasıtsız yeminlerinizden sizi sorumlu tutmaz; ancak kalbinizdeki gercek niyetinizden sorumlu tutar. ALLAH Bagıslayandır, Sefkatlidir
[226] Kadınlarını bosamayı tasarlayanlar (saglıklı bir karar icin) dort ay beklemeli. Vazgecip uzlasırlarsa ALLAH Bagıslayandır, Rahimdir
[227] Bosamaya kararlıysalar, ALLAH Isiten ve Bilendir
[228] Bosanan kadınlar (baskasıyla evlenmeden once) kendi kendilerine uc aybası beklemeli. ALLAH'a ve ahiret gunune inanıyorlarsa ALLAH'ın rahimlerinde yarattıgını gizlemeleri uygun olmaz. Bu durumda (gebe olmaları halinde) kocaları barısmak isterlerse onları geri almaga daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar uzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler uzerinde esit hakları vardır. (Gebelik durumunda) Erkeklerin onların uzerinde bir derecesi vardır. ALLAH Gucludur, Bilgedir
[229] Bosama iki defadır. Bosanmıs kadınları ya iyilikle barındırmak ya da iyilikle bırakmak gerekir. Onlara vermis bulundugunuz seyleri geri almanız size helal olmaz; esler ALLAH'ın sınrını gozetememekten korkarlarsa baska. ALLAH'ın sınırlarını gozetememekten korkarsanız, o zaman kadının isteyerek geri verdigi seylerden dolayı gunaha girmezler. Bunlar ALLAH'ın sınırlarıdır; onları cignemeyin. ALLAH'ın sınırlarını kimler cignerse iste zalimler onlardır
[230] Kadını yine (ucuncu kez) bosarsa, kadın baska birisiyle evlenmedikca ona bundan sonra helal olmaz. ALLAH'ın yasasını gozeteceklerine inanırlarsa tekrar birbirlerine donmelerinde bir sakınca yoktur. Bu ALLAH'ın yasasıdır; onu bilen bir toplum icin acıkladık
[231] Kadınları bosadıgınız zaman, bekleme surelerini (uc aybasını) bitirdiler mi onları ya iyilikle yanınızda tutun veya iyilikle bırakın. Intikam almak icin onlara zarar verecek sekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmis olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın. ALLAH'ın size verdigi nimetlerini ve size ogut vermek icin size indirdigi kitabı ve hikmeti dusunun. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH her seyi Bilir
[232] Bosanan kadınlar bekleme surelerini bitirdikten sonra, kocalarıyla guzellikle anlastıkları taktirde o kadınların tekrar evlenmelerine engel olmayın. Icinizden ALLAH'a ve ahiret gunune inanan kimseler bundan ogut alır. Bu sizin icin daha arı ve daha saglıklıdır. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir
[233] Emzirme suresini tamamlamak istiyenler icin analar bebeklerini tam iki yıl emzirmeli. Ananın yiyecek ve giyecek ihtiyacını ise cocugun babası guzel ve uygun bir sekilde karsılamalı. Kimse kapasitesinin uzerinde sorumlu tutulamaz. Ne anne cocugu yuzunden, ne de babası cocugu yuzunden zarara sokulmasın. Bunu gerceklestirmek mirascısının da gorevidir. Ana ve baba danısıp anlastıktan sonra sutten kesmek isterse, ikisine de bir gunah yoktur. Cocuklarınızı sutanneye emzirtmek isterseniz ucretini uygun bir bicimde odediginiz surece size bir sorumluluk yoktur. ALLAH'ı dinleyin, ALLAH yaptıklarınızı Gorur
[234] Icinizden olen erkeklerin geride bıraktıgı esleri, dort ay ve on (gun) beklerler. Surelerini doldurunca artık kendileri icin uygun olanı yapmalarında size sorumluluk yoktur. ALLAH yaptıklarınızdan Haberlidir
[235] Evlenme onerilerinizi o kadınlara bildirmenizden, ya da bu niyetinizi icinizde tutmanızdan dolayı size bir gunah yoktur. ALLAH onlar hakkında dusuneceginizi bilir. Onlarla uygun ve erdemli bir sekilde konusma amacının dısında gizlice sozlesip bulusmayın. Bekleme sureleri dolmadan onlarla nikah bagını kurmaya kalkısmayın. Bilin ki ALLAH icinizde olanı bilir; oyleyse O'ndan cekinin. Yine bilin ki ALLAH Bagıslayandır, Sefkatlidir
[236] Henuz dokunmadan, yahut mehirlerini bicmeden once kadınları bosamanızda bir sakınca yok. Bu durumda odemede bulunun. Zengin, kendi gucu oranında, yoksul da kendi gucu oranında verdikleri zarara uygun bir tazminat vermeli. Bu, guzel davrananların gorevidir
[237] Mehir bictikten sonra, ancak onlara dokunmadan once onları bosamıssanız kendilerine soz verdiginiz mehrin yarısını vermelisiniz. Ancak, kadın hakkından vazgecerse veya koca mehrin tumunu vermek isterse baska... Vazgecmeniz daha erdemli bir davranıstır. Aranızdaki dostlugu unutmayın. ALLAH yaptıklarınızı Gorendir
[238] Namazlara, ozellikle orta namaza dikkat edin. Kendinizi tumuyle ALLAH'a vererek namaza durun
[239] Bir kaygı ve endiseniz varsa, yaya veya binmis olarak (namazı kılın.) Guvene kavustugunuz zaman, bilmediginiz seyleri size ogrettigi gibi ALLAH'ı anın
[240] Olup de geriye esler bırakan erkekleriniz, eslerinin evlerinden cıkarılmaksızın bir yıl boyunca gecimlerinin saglanmasını vasiyet etsinler. Cıkarlarsa, kendileri icin uygun olanı yapmalarından siz sorumlu degilsiniz. ALLAH Gucludur, Bilgedir
[241] Bosanmıs kadınlar icin de uygun bir gecim yardımı yapılmalı. Bu, erdemli kisilerin gorevidir
[242] Dusunesiniz diye ALLAH ayetlerini boyle acıklar
[243] Sayıları binlerce oldugu halde olum korkusuyla yurtlarını terkedenler dikkatini cekti mi? ALLAH onlara "Olun," dedi de sonra onları diriltti. ALLAH insanlara lutuf sahibidir; ancak insanların cogu sukretmez
[244] ALLAH yolunda savasın. Bilesiniz ki ALLAH Isitir, Bilir
[245] Kat kat odenecek guzel bir oduncu kim ALLAH'a, sunar? Kısan da acan da ALLAH'tır. O'na donduruleceksiniz
[246] Su olay dikkatini cekmedi mi? Israilogullarının ileri gelenleri, Musa'dan sonra peygamberlerinden birine, "Bize bir kral atasan da ALLAH ugrunda savassak," demislerdi. "Ya savas gerekir de savasmazsanız?!," demisti. Onlar, "Yurdumuzdan ve cocuklarımızdan uzaklastırılmıs durumda iken neden ALLAH yolunda savasmayalım," diye karsılık vermislerdi. Fakat kendilerine savas farzedilince pek azı haric yuz cevirdiler. ALLAH zalimleri Bilir
[247] Peygamberleri onlara, "ALLAH size kral olarak Talut'u atadı," dedi. Onlar, "Biz yonetime ondan daha layık oldugumuz halde nasıl olur da uzerimize buyruk sahibi olabilir? Ustelik zengin biri de degil," dediler. O da, "ALLAH onu uzerinize secti. Onun bilgi ve beden gucunu arttırdı," dedi. ALLAH mulkunu diledigine verir. ALLAH Comerttir, Bilendir
[248] Peygamberleri onlara: "Onun hukumdarlıgının kanıtı, sandıgın size gelmesidir. Onda Rabbinizden bir huzur ve Musa ile Harun'un halkının geriye bıraktıgı bir kalıntı bulacaksınız. Onu melekler tasımaktadır. Inanıyorsanız bunda sizi ikna edecek bir delil var
[249] Talut ordunun kumandasını alınca sunları bildirdi: "ALLAH sizi bir ırmakla sınayacak. Kim ondan icerse benden degildir. Kim onu tatmayıp sadece eliyle bir yudum alırsa bendendir." Pek azı dısında hepsi ondan icti. O, beraberindeki inananlarla ırmagıgecince, "Bugun Calut ve ordusuna karsı koyacak gucumuz yok," dediler. ALLAH ile karsılasacaklarına inananlar ise soyle dediler: "Sayıca az nice boluk, ALLAH'ın izniyle kalabalık bolukleri yenmistir. ALLAH sabredenlerle beraberdir
[250] Calut ve ordusuyla karsılastıklarında soyle dediler: "Rabbimiz, bize direnme gucu ver, ayaklarımızı saglam tut, inkarcılara karsı bize yardım et
[251] Nihayet ALLAH'ın izniyle onları bozguna ugrattılar. Davut Calut'u oldurdu. ALLAH ona hukumdarlık ve anlayıs verdi, ona diledigini ogretti. ALLAH insanların bir kısmıyla bir kısmını savmasaydı yeryuzu bozulurdu. Fakat ALLAH tum yaratıklara karsı lutufsahibidir
[252] Bunlar, sana gercek olarak okudugumuz ALLAH'ın ayetleridir ve elbette sen elcilerden birisin
[253] O elcilerin bazısına digerlerinden daha fazla lutufta bulunduk. Ornegin, kimileriyle ALLAH konustu, kimilerini de derecelerle yukseltti. Meryem oglu Isa'ya apacık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. ALLAH dileseydi, onların ardından gelenler kendilerine apacık deliller geldikten sonra birbirleriyle kavga etmezlerdi. Fakat anlasmazlıga dustuler. Kimisi inandı, kimisi inkar etti. ALLAH dileseydi birbirleriyle savasmazlardı. Fakat, ALLAH diledigini yapar
[254] Inananlar, ne alısverisin ne dostlugun ve ne de sefaatin (aracılıgın) olmadıgı gun gelmeden once size verdiklerimizden dagıtın. Inkar edenler zalimlerdir
[255] ALLAH: O'ndan baska tanrı yoktur, Yasayandır, Sonsuzdur. Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Izni olmadan kim O'nun katında aracılık edebilir? Onların gecmisini ve gelecegini bilir. Diledigi miktar dısında O'nun bilgisinden hic bir seyi kavrayamazlar. Egemenligi gokleri ve yeri kapsamıstır. Onları duzen icinde korumak onu yormaz. O Yucedir, Buyuktur
[256] Dinde zorlama yoktur. Artık dogruluk, sapıklıktan ayrılmıstır. Kim ki tagutu (despotları ve seytani doktrinleri) inkar edip ALLAH'a inanırsa, kopmaz ve saglam bir baga yapısmıstır. ALLAH Isitir, Bilir
[257] ALLAH inananların egemeni ve dostudur; onları karanlıklardan aydınlıga cıkarır. Inkar edenlerin dostları ise azgın kisilerdir; onları aydınlıktan karanlıga cıkarır. Onlar ates halkıdır, onlar orada surekli kalıcıdır
[258] ALLAH kendisine hukumdarlık verdigi halde, Ibrahim ile Rabbi hakkında tartısan dikkatini cekmedi mi? Ibrahim, "Benim Rabbim O'dur ki yasatır ve oldurur," deyince, "Ben de yasatır ve oldururum," demisti. Ibrahim, "ALLAH gunesi dogudan getiriyor. Sen de batıdan getirsene," deyince inkarcı adam sasırıp kalmıstı. ALLAH zalim toplumu dogruya iletmez
[259] Yahut su kimse gibisi de (dikkatini cekmedi mi?)... Altı ustune gelmis yıkıntı bir kasabaya ugrar ve "ALLAH bunu olumunden sonra nasıl diriltebilir," der. Bunun uzerine ALLAH onu yuz sene olu bıraktıktan sonra diriltti. "Burada ne kadar kaldın," dedi. "Bir gun yahut gunun bir parcası kadar kaldım," dedi. "Hayır, sen yuz yıl kaldın. Yiyecegine ve icecegine bak hala bozulmamıs. Esegine de bak. Seni halk icin bir delil yaptık. Kemiklere dikkat et, onları nasıl ustuste koyuyor, sonra onlara nasıl daet giydiriyoruz." Durum kendisine aydınlanınca, "Artık ALLAH'ın her seye gucu yettigini biliyorum," dedi
[260] Ibrahim, "Rabbim, oluleri nasıl dirilttigini bana goster," demisti. "Yoksa inanmıyor musun," dedi. "Evet; ancak kalbimi guclendirmesi icin.," dedi. "Dort kus al ve onları iyice incele (farklı ozelliklerini tanı). Sonra her bir dagın uzerine onlardan bir parca yerlestir. Daha sonra onları cagır. Sana hemen gelecekler. Bilesin ki ALLAH Gucludur, Bilgedir," dedi
[261] Paralarını ALLAH yolunda harcayanların ornegi, herbirinde yuz tane olmak uzere yedi basak veren tanenin durumuna benzer. ALLAH dileyene katlayarak verir. ALLAH Comerttir, Bilendir
[262] Paralarını ALLAH yolunda harcadıktan sonra iyiliklerini basa kakıp eziyet etmeyenler icin Rab'leri katında odulleri vardır. Onlara korku ve uzuntu yok
[263] Guzel bir soz ve hosgoru, pesinden onur kırıcı davranıslar getiren bir yardımdan daha hayırlıdır. ALLAH Zengindir, Sefkatlidir
[264] Inananlar! ALLAH'a ve ahiret gunune inanmadıgı halde halka gosteris icin yardımda bulunan kisi gibi yardımlarınızı basa kakmakla ve eziyet etmekle bosa cıkarmayın. Bu tip davranısın ornegi, uzerinde toz toprak biriken bir kayaya benzer ki siddetli bir saganak onu cıplak bırakır. Yaptıklarından hic bir sey kazanamazlar. ALLAH inkarcı toplumu dogruya iletmez
[265] ALLAH'ın rızasını kazanmak istedikleri ve buna ikna oldukları icin paralarını harcayanların ornegi, bol yagmur aldıgında iki kat urun veren, bol yagmur almasa bile cisintiyle yetinen yuksek verimli bir bahce ornegi gibidir. ALLAH yaptıklarınızı gormektedir
[266] Biriniz ister mi ki, altından ırmaklar akan, her cesit meyveyi iceren hurma ve uzum bahcelerine ve kucuk cocuklara sahip olsun da, kendisine yaslılık bahcesine de atesli bir kasırga vursun yakıp kul etsin. Dusunmeniz icin ALLAH size ayetlerini boyleacıklar
[267] Inananlar, kazandıklarınızdan ve sizin icin yerden cıkardıgımız nimetlerden yardım olarak verin. Size verilse, ancak gozunuz kapalı olarak kabul edebileceginiz kotu mallarınızı yardım olarak vermeye kalkmayın. Bilin ki ALLAH Zengindir, Ovguye layıktır
[268] Seytan size fakirligi soz verir ve kotulugu emreder. ALLAH ise kendi tarafından sizin icin bagıslama ve lutuf soz verir. ALLAH Comerttir, Bilendir
[269] Bilgeligi diledigine verir. Kime bilgelik verilmisse ona cok buyuk iyilik yapılmıstır. Dusunce sahiplerinden baskası ogut almaz
[270] ALLAH ettiginiz her ekonomik yardımı, adadıgınız her adagı bilir. Zalimlerin yardımcısı yoktur
[271] Yardımlarınızı acıklasanız, ne guzel. Ancak onları gizleyerek muhtaclara verseniz daha iyidir ve bu bazı gunahlarınızı orter. ALLAH yaptıgınızı haber alır
[272] Onları dogruya iletmek sana dusmez. Ancak ALLAH diledigini dogruya iletir. Muhtaclara ettiginiz her iyilik kendi yararınızadır. Yardımlarınız yalnız ALLAH icin olmalı. Yaptıgınız her iyiligin karsılıgı size eksiksiz odenecektir. Haksızlıga ugratılmayacaksınız
[273] ALLAH yolundaki calısmasından oturu ozgurlukleri kısıtlanarak goc etme imkanından yoksun bırakılmıs ihtiyac sahiplerine verin. Onları tanımayanlar, onurlu tavırlarından oturu onları zengin sanır. Onları yuzlerinden tanırsın. Halktan yardım dilenmezler. Ettiginiz her iyiligi ALLAH bilir
[274] Paralarını gece ve gunduz gizli ve acık yardım icin verenlerin odulu Rab'lerinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar uzulmezler
[275] Tefecilikle para yiyenler, seytanın carptıgı kimse gibi ayaga kalkarlar. Bu, onların, "Tefecilik alısveris gibidir," demelerinden oturudur. Halbuki ALLAH alısverisi helal, tefeciligi ise haram kıldı. Kime Rabbinden bir ogut gelir de vazgecerse, gecmiste kazandıklarını tutabilir; isi de ALLAH'a kalmıstır. Devam edenler ise cehennem halkıdır ve orada surekli kalırlar
[276] ALLAH tefeciligi mahkum eder, karsılıksız yardımı destekler. ALLAH hicbir gunahkar nankoru sevmez
[277] Inanıp erdemli bir hayat surerek namazı gozetenlerin ve zekatı verenlerin odulleri Rab'leri katındadır. Onlar icin korku yoktur ve onlar uzulmezler
[278] Ey inananlar, gercekten inanıyorsanız ALLAH'ı dinleyin ve her cesit tefecilik kalıntısını terkedin
[279] Boyle yapmazsanız ALLAH'tan ve elcisinden bir savas bekleyin. Tevbe ederseniz anaparanız yine sizindir. Ne haksızlık edin ne de haksızlıga ugrayın
[280] (Borclu) darlık icinde ise, bir kolaylıga cıkıncaya kadar beklemek gerekir. Borcu karsılıksız yardım olarak bagıslarsanız sizin icin daha iyidir, bir bilseniz
[281] ALLAH'a donduruleceginiz gunden sakının. Herkese kazandıgının karsılıgı haksızlık edilmeden odenecek
[282] Inananlar! Belirli bir sure icin birbirinize borc verdiginiz zaman onu yazın. Sizden bir yazıcı onu adaletle yazsın. Yazıcı, ALLAH'ın kendisine ogrettigi gibi yazmaktan kacınmasın, yazsın. Borclanan kisi de dikte ettirsin. Rabbi olan ALLAH'tan korksun, onda sahtekarlık yapmasın. Borclanan kisi aklı ermez, veya caresiz, ya da dikte etmekten aciz ise velisi adaletle yazdırmalı. Erkeklerinizden iki sahit te tanıklık etsin. Iki erkek sahit bulamazsanız dilediginiz sahitlerden bir erkek ve iki kadın seciniz ki kadınlardan biri yanıldıgında digeri ona hatırlatsın. Sahitler, cagrıldıkları vakit cekinmesin. Az olsun, cok olsun, odeme tarihi ile birlikte onu yazmaktan usenmeyin. Bu, ALLAH katında daha adaletli, tanıklık acısından daha saglam ve kuskulanmamanız icin daha uygundur. Yalnız, ticaret pesin olursa onu yazmamanızda bir sakınca yok. Alısveris yaptıgınızda tanıklarınız bulunsun. Yazana da tanıga da zarar verilmesin. Aksi halde kendinize kotuluk edersiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH size ogretiyor. ALLAH herseyi bilir
[283] Yolculukta olup bir yazıcı bulamasanız, odemeyi garantileyecek bir senet veya makbuz gonderin. Birbirinize bu sekilde guvenirseniz, senedin sahibi odemeyi zamanında yapsın ve Rabbi olan ALLAH'ı saysın. Tanıklıgı gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi gunahkardır. ALLAH tum yaptıklarınızı bilir
[284] Yerde ve goklerde olanlar ALLAH'ındır. Icinizdekini acıklasanız da gizleseniz de ALLAH sizi ondan sorumlu tutar. Diledigini bagıslar, diledigini cezalandırır. ALLAH herseye gucu yetendir
[285] Elci, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi, ALLAH'a, meleklerine, kitaplarına ve elcilerine inanırlar: "Elcilerinin hicbirisi arasında ayırım yapmayız." Derler ki: "Isittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bagısla; donus sanadır
[286] ALLAH kisiye ancak kapasitesi kadar yukler. Herkesin kazandıgı iyilik kendi yararına, kazandıgı kotulukse kendi zararınadır. "Rabbimiz, unutur yahut yanılırsak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bizden oncekilere yukledigin gibi bize agır sorumluluk yukleme! Rabbimiz, gucumuzun yetmeyecegi seyleri bize yukletme! Bizi hosgor, bizi bagısla ve bize acı! Sensin bizim mevlamız (efendimiz ve egemenimiz). Inkarcılar topluluguna karsı bize yardım et