Su var ki zevcelerine, yahud sag ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karsı (olan durumları) mustesnadır. Cunku onlar (bu takdirde) kınanmıslar degildir
Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haaline getirdik, derken o kan pıhtısını bir cignem et yapdık, o bir cignem eti de kemik (ler) e kalb etdik de o kemiklere de et giydirdik. Bil´ahare onu baska yaratılısla insa etdik. Suret yapanların en guzeli olan Allahın sanı (bak) ne yucedir
Iste bununla sizin icin hurmalıklardan, uzumluklerden nice bagceler, baglar yapdık ki iclerinde sizin icin bir cok yemisler vardır, onlardan yersiniz de
Davarlarda da sizin icin elbette bir ibret vardır. Karınlarının icinde bulunanlardan size iciririz. Onlarda size daha bir cok faideler vardır. Onlardan yersiniz de
Andolsun biz Nuuhu kavmine (peygamber olarak) gonderdik de dedi ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan baska hicbir Tanrınız yokdur. (Haala Onun ıkaabından) sakınmayacak mısınız»
Bunun uzerine kavminden ileri gelen kafir bir guruh (soyle) dedi: «Bu, sizin gibi bir insandan baskası degildir. Size karsı sereflenmek, ustunluk (saglamak) istiyor o. Eger Allah (peygamber gondermek) dileseydi elbette (bize) melekler indirirdi. Biz evvelki atalarımızdan bunu duymadık»
Biz de ona (soyle) vahyetdik: «Bizim nezaaretimiz ve vahyimizle gemi yap sen. Nihayet (helaklerine) emrimiz gelib de o fırın kaynayınca ona her (nev´i hayvanlardan erkek ve disi) ikiser cift ile aileni alıb icerisine gir. (Kavminin) icinden aleyhlerine soz gecmis (hukum giymis) olanlar mustesna. O zulmedenler (in kurtulması) hakkında bana hitabda bulunma. Cunku onlar bogul (mıya mahkum ol) muslardır»
Onlara da aralarında kendilerinden bir peygamber gonderdik. «Allaha kulluk edin. Sizin Ondan baska hicbir Tanrınız yokdur. (Haala azab-ı ilahiden) sakınmayacak mısınız?» (dedi)
Onun kavminden — kendilerine dunya hayatında refah verdigimiz halde kufr (-u inkar) eden, ahirete kavusmayı yalan sayan — bir guruh dedi ki: «Bu, sizin gibi bir beserden baskası degildir. Sizin yediklerinizden yiyor, icdiklerinizden iciyor»
Iste onları o mudhis (azab) sayha (sı), (Allahın bir) adalet (i) olmak uzere, hemen yakalayıverdi de bir corcop haaline getirdik onları. Artık uzak olsun zaalimler guruhu
Sonra peyderpey (diger) peygamberlerimizi gonderdik. Bir ummete peygamberi geldikce onu tekzib etdiler. Biz de onlardan kimini kiminin arkasına katdık (helak etdik) ve onları hikayeler yapdık. Artık uzak olsun imana gelmeyecek bir kavm
Daha sonra Musayi ve biraderi Harunu bunca mucizelerimizle ve apacık huccetimizle Fir´avne ve onun ileri gelenlerine gonderdik de (iman etmeyi bir turlu) kibirlerine yediremediler. Onlar mutekebbir ve mustebid adamlardı
Daha sonra Musayi ve biraderi Harunu bunca mucizelerimizle ve apacık huccetimizle Fir´avne ve onun ileri gelenlerine gonderdik de (iman etmeyi bir turlu) kibirlerine yediremediler. Onlar mutekebbir ve mustebid adamlardı
Fakat (o kavmler) dinlerde (muhtelif) fırkalara ayrılmak, her fırka kendi ellerindeki (nezdlerindeki din) ile boburlenmek suretiyle parca parca oldular
Onlar kendilerine imdad etdigimiz (verdigimiz) mal ve evlad ile bizim hayırlarına acele etdigimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (isin) farkına varmıyorlar
Onlar kendilerine imdad etdigimiz (verdigimiz) mal ve evlad ile bizim hayırlarına acele etdigimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (isin) farkına varmıyorlar
Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir
Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir
Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir
Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir
Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir
Hayır, onların (kafirlerin) kalbleri bundan (derin bir) cehalet icindedirler. Hem Onların bundan baska bizzat islemekde oldukları daha nice (kotu) amel (ve hareket) leri de vardır
Karsınızda ayetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri donuyor, geceleyin de (cemaat halinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz
Karsınızda ayetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri donuyor, geceleyin de (cemaat halinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz
Eger Hak onların heva (ve heves) lerine tabi´ olsaydı goklerde, yerde ve bunların icinde bulunan kimseler muhakkak ki fesada ugrar (nizaamından cıkar) dı. Hayır, biz onlara (ancak) zikir (ve seref) lerini getirdik. Onlarsa kendilerinin (bu) zikrinden yuz ceviricidirler
De ki: «Her sey´in mulk (-u tasarruf) u elinde bulunan kimdir, ki daima O himaaye ediyor, kendisi asla himayeye muhtac olmuyor? (Haydi soyleyin) biliyorsanız»
Allah hicbir evlad edinmemisdir. Onunla birlikde hicbir Tanrı da yokdur. (Oyle olsaydı) bu takdirde elbette her Tanrı kendi yaratdıgını (surukler) goturur ve elbette kimi kiminin ustune cıkıb (galebe edib) yukselirdi. Allah, onların butun vasf (-u isnad) etdiklerinden munezzehdir
Taki ben zaayi´ etdigim (omrum) mukaabilinde iyi amel (ve hareket) de bulunayım». Hayır, onun soyledigi bu soz (hakıykatde) bos lafdan ibaretdir, onlerinde ise diriltilib kaldırılacakları gune kadar (kalmalarına mani) bir engel vardır
Ben (sizin o istihza ve ezalarınıza) sabr (ve tehammul) etdiklerine mukaabil bugun onları (mu´minleri) mukafatlandırdım. Subhesiz ki onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir
(Kayıdsız sartsız) mulk (ve tasarruf) ancak kendi hakkı olan Allah (boyle abes ve zatine yakısmayacak seylerden) cok yucedir. Ondan baska hicbir Tanrı yokdur. Ars-ı kerimin Rabbidir (O)
Kim Allah ile beraber diger bir Tanrıya, bunu (isbat edecek) hicbir delili olmamasına ragmen, taparsa onun hesabı (cezası) ancak Rabbi nezdindedir. Hakıykat sudur ki kafirler korkduklarından emin, umduklarına nail olamıyacaklardır