Back to Languages

Turkish - Chapter 23 - Al-Muminun

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Muminun 23:1

Mu´minler muhakkak felah bulmusdur (korkduklarından emin, umduklarına nail olmuslardır)

Verse 2 — Surah Al-Muminun 23:2

(Oyle mu´minler) ki onlar namazlarında husuua riaayetkardırlar

Verse 3 — Surah Al-Muminun 23:3

(Oyle mu´minler) ki onlar bos (lakırdılardan) ve faidesiz seylerden yuz ceviricidirler

Verse 4 — Surah Al-Muminun 23:4

(Oyle mu´minler) ki onlar zekat (vazife) lerini yapanlardır

Verse 5 — Surah Al-Muminun 23:5

(Oyle mu´minler) ki onlar ırzlarını koruyanlardır

Verse 6 — Surah Al-Muminun 23:6

Su var ki zevcelerine, yahud sag ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karsı (olan durumları) mustesnadır. Cunku onlar (bu takdirde) kınanmıslar degildir

Verse 7 — Surah Al-Muminun 23:7

O halde kim bunların otesini isterse subhe yok ki onlar haddi asanlardır

Verse 8 — Surah Al-Muminun 23:8

(Oyle mu´minler) ki onlar emanetlerine ve ahidlerine riaayetkardırlar

Verse 9 — Surah Al-Muminun 23:9

(Oyle mu´minler) ki onlar namazlarına devam ederler

Verse 10 — Surah Al-Muminun 23:10

Iste onlar varis olanların ta kendileridir

Verse 11 — Surah Al-Muminun 23:11

Ki onlar Firdevse varis olacaklardır. Onlar bunun icin ebedi kalıcıdırlar

Verse 12 — Surah Al-Muminun 23:12

Andolsun biz insanı camurdan (suzulmus) bir hulasadan yaratdık

Verse 13 — Surah Al-Muminun 23:13

Sonra onu sarp ve metin bir karargahda bir nutfe yapdık

Verse 14 — Surah Al-Muminun 23:14

Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haaline getirdik, derken o kan pıhtısını bir cignem et yapdık, o bir cignem eti de kemik (ler) e kalb etdik de o kemiklere de et giydirdik. Bil´ahare onu baska yaratılısla insa etdik. Suret yapanların en guzeli olan Allahın sanı (bak) ne yucedir

Verse 15 — Surah Al-Muminun 23:15

Sonra siz bunun arkasından hic subhesiz ki oluler (olacaksınız)

Verse 16 — Surah Al-Muminun 23:16

Sonra siz kıyamet gununde muhakkak diriltilib kaldırılacaksınız

Verse 17 — Surah Al-Muminun 23:17

Andolsun ki biz sizin ustunuzde yedi yol yaratdık. Biz yaratmakdan gaafiller degiliz

Verse 18 — Surah Al-Muminun 23:18

Gokden de yetecek kadar su indirdik de onu yerde iskan etdik. Hic subhesiz ki biz onu gidermiye de kaadiriz

Verse 19 — Surah Al-Muminun 23:19

Iste bununla sizin icin hurmalıklardan, uzumluklerden nice bagceler, baglar yapdık ki iclerinde sizin icin bir cok yemisler vardır, onlardan yersiniz de

Verse 20 — Surah Al-Muminun 23:20

(Sizin icin) Tuur-i sina´dan cıkan bir agac da (yaratdık) ki o (yerden) yagıyle ve yiyen kimselere bir katıkla beraber biter

Verse 21 — Surah Al-Muminun 23:21

Davarlarda da sizin icin elbette bir ibret vardır. Karınlarının icinde bulunanlardan size iciririz. Onlarda size daha bir cok faideler vardır. Onlardan yersiniz de

Verse 22 — Surah Al-Muminun 23:22

Hem onların uzerine, hem gemilerin ustune yukledilirsiniz

Verse 23 — Surah Al-Muminun 23:23

Andolsun biz Nuuhu kavmine (peygamber olarak) gonderdik de dedi ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan baska hicbir Tanrınız yokdur. (Haala Onun ıkaabından) sakınmayacak mısınız»

Verse 24 — Surah Al-Muminun 23:24

Bunun uzerine kavminden ileri gelen kafir bir guruh (soyle) dedi: «Bu, sizin gibi bir insandan baskası degildir. Size karsı sereflenmek, ustunluk (saglamak) istiyor o. Eger Allah (peygamber gondermek) dileseydi elbette (bize) melekler indirirdi. Biz evvelki atalarımızdan bunu duymadık»

Verse 25 — Surah Al-Muminun 23:25

«Kendisinde delilik olan bir adamdan baskası degildir o! Binaen´aleyh bir zamana kadar onu gozetleyin»

Verse 26 — Surah Al-Muminun 23:26

(Nuuh): «Hey Rabbim, dedi, onların beni tekzib etmelerine mukaabil sen bana yardım et»

Verse 27 — Surah Al-Muminun 23:27

Biz de ona (soyle) vahyetdik: «Bizim nezaaretimiz ve vahyimizle gemi yap sen. Nihayet (helaklerine) emrimiz gelib de o fırın kaynayınca ona her (nev´i hayvanlardan erkek ve disi) ikiser cift ile aileni alıb icerisine gir. (Kavminin) icinden aleyhlerine soz gecmis (hukum giymis) olanlar mustesna. O zulmedenler (in kurtulması) hakkında bana hitabda bulunma. Cunku onlar bogul (mıya mahkum ol) muslardır»

Verse 28 — Surah Al-Muminun 23:28

Artık sen, maiyyetinde bulunanlarla beraber, geminin ustune dogrulunca (soyle) de: «Bizi o zaalimler guruhundan selamete erdiren Allaha hamd olsun»

Verse 29 — Surah Al-Muminun 23:29

(Soyle de) de: «Rabbim, beni bereketli bir menzile kondur. Sen konuklayanların en hayırlısısın»

Verse 30 — Surah Al-Muminun 23:30

Subhe yok ki bunda nice ibretler vardır. Biz elbette (insanları) imtihaana cekenleriz

Verse 31 — Surah Al-Muminun 23:31

Sonra onların ardından diger bir nesil yaratdık

Verse 32 — Surah Al-Muminun 23:32

Onlara da aralarında kendilerinden bir peygamber gonderdik. «Allaha kulluk edin. Sizin Ondan baska hicbir Tanrınız yokdur. (Haala azab-ı ilahiden) sakınmayacak mısınız?» (dedi)

Verse 33 — Surah Al-Muminun 23:33

Onun kavminden — kendilerine dunya hayatında refah verdigimiz halde kufr (-u inkar) eden, ahirete kavusmayı yalan sayan — bir guruh dedi ki: «Bu, sizin gibi bir beserden baskası degildir. Sizin yediklerinizden yiyor, icdiklerinizden iciyor»

Verse 34 — Surah Al-Muminun 23:34

«Eger kendiniz gibi bir insana boyun egerseniz, andolsun ki, bu takdirde siz mutlakaa husraana dusenlersinizdir»

Verse 35 — Surah Al-Muminun 23:35

«Oldugunuz ve bir toprak, bir kemik oldugunuz vakit sizin her halde (diri olarak kabirlerinizden) cıkarılmıs olacagınızı mı va´d (ve tehdid) ediyor o»

Verse 36 — Surah Al-Muminun 23:36

«Tehdid olunageldiginiz o sey ne kadar uzak, ne kadar uzak»

Verse 37 — Surah Al-Muminun 23:37

«O (ya´ni hayaat) bizim (su) dunya hayaatımızdan baskası degildir. Oluruz yasarız. (Fakat) biz (tekrar) diriltilecekler degiliz»

Verse 38 — Surah Al-Muminun 23:38

«O, Allaha karsı yalan duzen bir adamdan baskası degildir. Biz onu tasdıyk ediciler degiliz»

Verse 39 — Surah Al-Muminun 23:39

(O peygamber): «Rabbim, dedi, beni tekzib etmelerine mukaabil Sen bana yardım et»

Verse 40 — Surah Al-Muminun 23:40

Buyurdu: «Az bir (zamanda) her halde pesiman olacaklar onlar»

Verse 41 — Surah Al-Muminun 23:41

Iste onları o mudhis (azab) sayha (sı), (Allahın bir) adalet (i) olmak uzere, hemen yakalayıverdi de bir corcop haaline getirdik onları. Artık uzak olsun zaalimler guruhu

Verse 42 — Surah Al-Muminun 23:42

Sonra onların ardından da baska baska nesiller yaratdık

Verse 43 — Surah Al-Muminun 23:43

Hicbir ummet (helakleri icin mukadder) vaktini beriye getiremeyecegi gibi (bundan) geri de kalamazlar

Verse 44 — Surah Al-Muminun 23:44

Sonra peyderpey (diger) peygamberlerimizi gonderdik. Bir ummete peygamberi geldikce onu tekzib etdiler. Biz de onlardan kimini kiminin arkasına katdık (helak etdik) ve onları hikayeler yapdık. Artık uzak olsun imana gelmeyecek bir kavm

Verse 45 — Surah Al-Muminun 23:45

Daha sonra Musayi ve biraderi Harunu bunca mucizelerimizle ve apacık huccetimizle Fir´avne ve onun ileri gelenlerine gonderdik de (iman etmeyi bir turlu) kibirlerine yediremediler. Onlar mutekebbir ve mustebid adamlardı

Verse 46 — Surah Al-Muminun 23:46

Daha sonra Musayi ve biraderi Harunu bunca mucizelerimizle ve apacık huccetimizle Fir´avne ve onun ileri gelenlerine gonderdik de (iman etmeyi bir turlu) kibirlerine yediremediler. Onlar mutekebbir ve mustebid adamlardı

Verse 47 — Surah Al-Muminun 23:47

Onun icin dediler ki: «Kavmleri bize kulluk edib dururlarken bizim gibi iki besere iman mı edecek misiz»

Verse 48 — Surah Al-Muminun 23:48

Iste onları tekzib etdiler ve helak edilenlerden oldular

Verse 49 — Surah Al-Muminun 23:49

Andolsun ki biz Musaya, (kavmi) belki hidayete kavusurlar diye, o kitabı (Tevratı) verdik

Verse 50 — Surah Al-Muminun 23:50

Meryemin oglunu da, anasını da (kudretimize) bir ayet (ibret) kıldık. Onları duz (ya´ni oturmıya yarar) ve akar suya malik bir tepede barındırdık

Verse 51 — Surah Al-Muminun 23:51

Ey Resuller, temiz ve halal olan seylerden yeyin. Guzel amel (ve hareket) lerde bulunun. Cunku ben ne yaparsanız hakkıyle bilenim

Verse 52 — Surah Al-Muminun 23:52

Su (insanlar) birtek ummet haalinde sizin ummetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim. Benden korkun

Verse 53 — Surah Al-Muminun 23:53

Fakat (o kavmler) dinlerde (muhtelif) fırkalara ayrılmak, her fırka kendi ellerindeki (nezdlerindeki din) ile boburlenmek suretiyle parca parca oldular

Verse 54 — Surah Al-Muminun 23:54

Simdi sen onları bir vakta kadar sapıklıkları icinde bırak

Verse 55 — Surah Al-Muminun 23:55

Onlar kendilerine imdad etdigimiz (verdigimiz) mal ve evlad ile bizim hayırlarına acele etdigimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (isin) farkına varmıyorlar

Verse 56 — Surah Al-Muminun 23:56

Onlar kendilerine imdad etdigimiz (verdigimiz) mal ve evlad ile bizim hayırlarına acele etdigimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (isin) farkına varmıyorlar

Verse 57 — Surah Al-Muminun 23:57

Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir

Verse 58 — Surah Al-Muminun 23:58

Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir

Verse 59 — Surah Al-Muminun 23:59

Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir

Verse 60 — Surah Al-Muminun 23:60

Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir

Verse 61 — Surah Al-Muminun 23:61

Hakıykaten Rablerini buyuk tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gosterenler, Rablerine es tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna doneceklerinden yurekleri kork (u ile carp) arak vergilerini verenler (yok mu?) Iste bunlardır ki hayırlarda sur´at yarısı yaparlar ve bunlar onun icin ta onde gidenlerdir

Verse 62 — Surah Al-Muminun 23:62

Biz hicbir kimseye gucunun yeteceginden baskasını teklif etmeyiz. Nezdimizde hakkı soyleyen bir kitab vardır. Onlar asla haksızlıga ugratılmazlar

Verse 63 — Surah Al-Muminun 23:63

Hayır, onların (kafirlerin) kalbleri bundan (derin bir) cehalet icindedirler. Hem Onların bundan baska bizzat islemekde oldukları daha nice (kotu) amel (ve hareket) leri de vardır

Verse 64 — Surah Al-Muminun 23:64

Nihayet refah icinde olanlarını azab ile yakaladıgımız vakit onlar hemen feryad ve istimdad edeceklerdir

Verse 65 — Surah Al-Muminun 23:65

Bu gun (bihude) sızlanmayın. Cunku siz bizden (kurtulmıya) yardım edilmeyeceksiniz

Verse 66 — Surah Al-Muminun 23:66

Karsınızda ayetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri donuyor, geceleyin de (cemaat halinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz

Verse 67 — Surah Al-Muminun 23:67

Karsınızda ayetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri donuyor, geceleyin de (cemaat halinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz

Verse 68 — Surah Al-Muminun 23:68

Bu (hak) sozu iyice dusunmediler mi hic? Yoksa kendilerine evvelki (atalarına) gelmeyen bir sey (bir kitab ve bir peygamber) mi geldi

Verse 69 — Surah Al-Muminun 23:69

Yahud kendi peygamberlerini tanımadılar da simdi onu inkar mı edicilerdir onlar

Verse 70 — Surah Al-Muminun 23:70

Yoksa «Onda bir delilik var» mı diyorlar? Bil´akis o (peygamber) onlara hakkı (Kur´anı) getirmisdir. (Fakat) onların cogu hakkı cirkin gorenlerdir

Verse 71 — Surah Al-Muminun 23:71

Eger Hak onların heva (ve heves) lerine tabi´ olsaydı goklerde, yerde ve bunların icinde bulunan kimseler muhakkak ki fesada ugrar (nizaamından cıkar) dı. Hayır, biz onlara (ancak) zikir (ve seref) lerini getirdik. Onlarsa kendilerinin (bu) zikrinden yuz ceviricidirler

Verse 72 — Surah Al-Muminun 23:72

Yoksa sen onlardan bir hare (ucret) mi istiyorsun?! Iste Rabbinin harcı! (O) daha hayırlıdır. O, rızk verenlerin en hayırlısıdır

Verse 73 — Surah Al-Muminun 23:73

Hakıykatde sen onları dogru bir yola da´vet ediyorsun

Verse 74 — Surah Al-Muminun 23:74

Ahirete iman etmez olanlar, mutlakaa (dogru) yoldan sapanlardır

Verse 75 — Surah Al-Muminun 23:75

Eger biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyane azgınlıklarında muhakkak devam ve inad edeceklerdir

Verse 76 — Surah Al-Muminun 23:76

Andolsun ki biz onları (evvelce de aclık) azab (ı) ile yakaladık da yine Rablerine bas egmediler. Onlar yalvarıb yakarmazlar

Verse 77 — Surah Al-Muminun 23:77

Nihayet uzerlerine azabı cetin bir kapı acdıgımız vakit (gorursun ki) onlar bunun icinde umidsizlikle donub kalmıslardır

Verse 78 — Surah Al-Muminun 23:78

O, sizin icin o kulakları, o gozleri, o gonulleri yaratandır. (Boyle iken) ne az sukredersiniz

Verse 79 — Surah Al-Muminun 23:79

O, sizi yer (yuzun) de yaratıb turetendir. Hepiniz ancak Ona (donub) toplanacaksınız

Verse 80 — Surah Al-Muminun 23:80

O, hem dirilten, hem oldurendir. Gece ile gunduzun ihtilafı da Onun (eseri) dir. Haala aklınızı kullanmayacak mısınız

Verse 81 — Surah Al-Muminun 23:81

Hayır, onlar evvelkilerin dedigi gibi dediler

Verse 82 — Surah Al-Muminun 23:82

Onlar «Oldugumuz ve bir toprak ve kemik oldugumuz zaman mı, hakıykaten biz mi diriltilib kaldırılacakmısız?» demislerdi

Verse 83 — Surah Al-Muminun 23:83

«Andederiz ki bize de, atalarımıza da daha once bu va´d olunmusdur. Bu, evvelkilerin masallarından baska bir sey degildir»

Verse 84 — Surah Al-Muminun 23:84

(Sen Habibim, onlara) de ki: «Kimindir o yer ve ondaki (butun mahluk) lar, biliyor musunuz»

Verse 85 — Surah Al-Muminun 23:85

«Allahındır» diyecekler. «O halde iyiden iyi dusunub de ibret almaz mısınız siz? de

Verse 86 — Surah Al-Muminun 23:86

(Yine) de ki: «Kim o yedi gogun Rabbi ve o buyuk arsın saahibi»

Verse 87 — Surah Al-Muminun 23:87

(Yine bunlar) «Allahındır» diyecekler. Sen de (soyle) de: «Oyledir de (Allahdan baskasına tapmakdan) sakınmaz mısınız»

Verse 88 — Surah Al-Muminun 23:88

De ki: «Her sey´in mulk (-u tasarruf) u elinde bulunan kimdir, ki daima O himaaye ediyor, kendisi asla himayeye muhtac olmuyor? (Haydi soyleyin) biliyorsanız»

Verse 89 — Surah Al-Muminun 23:89

(Buna karsı da yine «Hepsi) Allahındır» diyecekler. De ki: «O halde nasıl olub da boyle buyuleniyorsunuz»

Verse 90 — Surah Al-Muminun 23:90

Hayır, biz onlara hakıykatı getirdik. Onlarsa muhakkak yalancıdırlar

Verse 91 — Surah Al-Muminun 23:91

Allah hicbir evlad edinmemisdir. Onunla birlikde hicbir Tanrı da yokdur. (Oyle olsaydı) bu takdirde elbette her Tanrı kendi yaratdıgını (surukler) goturur ve elbette kimi kiminin ustune cıkıb (galebe edib) yukselirdi. Allah, onların butun vasf (-u isnad) etdiklerinden munezzehdir

Verse 92 — Surah Al-Muminun 23:92

(Oyle Allah ki) gizliyi de, asikarı da bilendir O. Iste O, (kafirlerin kendisine) katdıkları eslerden (munezzehdir), cok yucedir

Verse 93 — Surah Al-Muminun 23:93

De ki: «Rabbim, eger onların tehdid edilmekde oldukları (azabı) herhalde bana gostereceksen»

Verse 94 — Surah Al-Muminun 23:94

«O halde, Rabbim, beni zaalimler guruhunun icinde bırakma»

Verse 95 — Surah Al-Muminun 23:95

Hakikat, biz onlara va´d (ve tehdid) etdigimizi sana gostermiye de elbette kaadiriz

Verse 96 — Surah Al-Muminun 23:96

Sen kotulugu en guzel (haslet) le defet. Biz onların neler vasf etmekde olduklarını cok iyi bileniz

Verse 97 — Surah Al-Muminun 23:97

Ve de ki: «Rabbim, seytanların durtusdurmelerinden (vesveselerinden) sana sıgınırım»

Verse 98 — Surah Al-Muminun 23:98

«Rabbim, onların huzuurumda bulunmalarından sana sıgınırım»

Verse 99 — Surah Al-Muminun 23:99

Nihayet onlardan her birine olum gelib catınca (tekrar tekrar soyle) diyecekdir: «Rabbim, beni (dunyaye) geri gonder»

Verse 100 — Surah Al-Muminun 23:100

Taki ben zaayi´ etdigim (omrum) mukaabilinde iyi amel (ve hareket) de bulunayım». Hayır, onun soyledigi bu soz (hakıykatde) bos lafdan ibaretdir, onlerinde ise diriltilib kaldırılacakları gune kadar (kalmalarına mani) bir engel vardır

Verse 101 — Surah Al-Muminun 23:101

Suur´a ufuruldugu zaman da artık aralarında o gun (boburlenecekleri) soyları soplar (ı) olmadıgı gibi (birbirinin haalini) de sorusmazlar onlar

Verse 102 — Surah Al-Muminun 23:102

Artık kimin (sevab) tartıları agır gelirse onlar korkduklarından emin, umduklarına nail olanların ta kendileridir

Verse 103 — Surah Al-Muminun 23:103

Kimin de tartıları hafif gelirse onlar kendilerine yazık edenlerdir. (Onlar) cehennemde ebedi kalıcıdırlar

Verse 104 — Surah Al-Muminun 23:104

(Cehennemin) ates (i) yuzlerine vurub yakacak, orada onlar, disleri sırıtıb, kalacakdır

Verse 105 — Surah Al-Muminun 23:105

(Onlara soyle denilecek:) Karsınızda ayetlerim okunurken onları tekzib eden siz degil miydiniz

Verse 106 — Surah Al-Muminun 23:106

Dediler (diyecekler): «Ey Rabbimiz, bedbahtlıgımız bize galebe etmisdi. Dogru yoldan sapanlar guruhu idik biz»

Verse 107 — Surah Al-Muminun 23:107

«Ey Rabbimiz, bizi buradan cıkar. Eger (yine kufre) donersek artık hic subhesiz ki biz zaalimlerizdir»

Verse 108 — Surah Al-Muminun 23:108

(Soyle) buyurdu (buyuracak): «Yıkılıb gidin icerisine! Bana (bir sey) soylemeyin»

Verse 109 — Surah Al-Muminun 23:109

Cunku kullarımdan bir zumre vardır ki onlar: «Ey Rabbimiz, iman etdik. Bizi yarlıga, bizi esirge. Sen esirgeyenlerin en hayırlısısın» derlerken

Verse 110 — Surah Al-Muminun 23:110

Siz onları eglence edindiniz. Hatta bu, beni hatırlamayı size unutdurdu. Siz onlara (istihza ile) guluyordunuz

Verse 111 — Surah Al-Muminun 23:111

Ben (sizin o istihza ve ezalarınıza) sabr (ve tehammul) etdiklerine mukaabil bugun onları (mu´minleri) mukafatlandırdım. Subhesiz ki onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir

Verse 112 — Surah Al-Muminun 23:112

Buyurdu (buyuracak :) «Yerde kac yıl kaldınız»

Verse 113 — Surah Al-Muminun 23:113

Dediler (diyecekler): «Bir gun, yahud bir gunun bir kısmı (muddetle) kaldık. Sayanlara sor simdi»

Verse 114 — Surah Al-Muminun 23:114

Buyurdu (buyuracak) ki: «Az bir zamandan (fazla) kalmadınız! (Cehennemde kalacagınız ebedi zamanları) hakıykaten bir bilseydiniz»

Verse 115 — Surah Al-Muminun 23:115

«Ya sizi ancak bos yere yaratdıgımızı ve sizin hakıykaten bize dondurulmeyeceginizi mi sandınız»

Verse 116 — Surah Al-Muminun 23:116

(Kayıdsız sartsız) mulk (ve tasarruf) ancak kendi hakkı olan Allah (boyle abes ve zatine yakısmayacak seylerden) cok yucedir. Ondan baska hicbir Tanrı yokdur. Ars-ı kerimin Rabbidir (O)

Verse 117 — Surah Al-Muminun 23:117

Kim Allah ile beraber diger bir Tanrıya, bunu (isbat edecek) hicbir delili olmamasına ragmen, taparsa onun hesabı (cezası) ancak Rabbi nezdindedir. Hakıykat sudur ki kafirler korkduklarından emin, umduklarına nail olamıyacaklardır

Verse 118 — Surah Al-Muminun 23:118

(Habibim) de ki: «Ey Rabbim, (mu´minleri) yarlıga, esirge. Sen acıyanların en hayırlısısın»