Zina eden kadınla zina eden erkekden her birine yuzer degnek vurun. Eger Allaha ve ahiret gunune inanıyorsanız bunlara, Allahın dini (ni tatbıyk) hususunda, acıyacagınız tutmasın. Mu´minlerden bir zumre de bunların azabına (bu cezalarına) sahid olsun
Zina eden erkek; zina eden veya musrik olan kadından baskasını nikahlamaz. Zina eden kadını da zina eden veya musrik olan bir erkekden baskası nikahlamaz. Bu (suretle evlenmek) mu´minler uzerine haraam kılınmısdır
Namuslu ve hur kadınlara (zina isnadiyle) iftira atan, sonra (bu babda) dort sahid getirmeyen kimseler (in her birine) de seksen degnek vurun. Onların ebedi sahiciliklerini kabul etmeyin. Onlar faasıkların ta kendileridir
Zevcelerine zina isnad eden ve kendilerinin kendilerinden baska sahidleri de bulunmayan kimseler (e gelince:) onlardan her birinin (yapacagı) sahidlik, kendisinin hakıykaten saadıklardan oldugunu Allaha yemin (ile) dort (defa ifade ve tekrar edecegi) sahidlikdir
O (kadın) ın billahi onun (zevcinin) muhakkak yalancılardan olduguna dort (defa) sehadet etmesi, besincide de eger o (zevci) saadıklardan ise muhakkak Allahın gazabı kendi uzerine (olmasını soylemesi) ondan (o kadından) bu azabı (cezayı) defeder
O (kadın) ın billahi onun (zevcinin) muhakkak yalancılardan olduguna dort (defa) sehadet etmesi, besincide de eger o (zevci) saadıklardan ise muhakkak Allahın gazabı kendi uzerine (olmasını soylemesi) ondan (o kadından) bu azabı (cezayı) defeder
Ya uzerinizde Allahın fazl-u rahmeti olmasaydı, ya hakıykat Allah tevbeleri kabul eden yegane hukum ve hikmet saahibi olmasaydı (haaliniz neye varırdı)
O uydurma haberi (iftirayı) getirenler icinizden (mahdud) bir zumredir. Onu (o yalanı) sizin icin bir sey sanmayın. Bil´akis o, sizin icin bir hayırdır. Onlardan herkese kazandıgı gunah (nisbetinde ceza) vardır. Onlardan (gunah) ın buyugunu der´uhde (ve irtikab) eden o adam (yok mu? iste) en buyuk azab onundur
Onu isitdiginiz vakit erkek mu´minlerle kadın mu´minlerin, kendi vicdanları (onunde), iyi bir zanda bulunub da «Bu, apacık bir iftiradır» demeleri (lazım) degil miydi
O zaman siz o (iftirayi) dillerinizle (birbirinize) yetisdiriyordunuz, (hakkında) hic bir bilginiz olmayan sey´i agızlarınızla soyluyordunuz, ve bunu kolay sanıyordunuz. Halbuki o (nun gunahı) Allah indinde buyukdur
Kotu sozlerin iman edenlerin icinde yayılıb duyulmasını arzu edenler (yok mu?) Dunyada da, ahiretde de onlar icin pek acıklı bir azab vardır. (Onları) Allah bilir, siz bilmezsiniz
Ey iman edenler, seytanın adımları ardınca gitmeyin. Kim seytanın adımlarına uyarsa subhesiz ki o, kotulugu ve gayr-i mesruu emreder. Eger uzerinizde Allahın fazl-u rahmeti olmasaydı icinizden hicbiri (niz) ebedi temize cıkmazdı. Ancak Allahdır ki kimi dilerse temize cıkarır. Allah hakkıyle isiden, (her sey´i) kemaliyle bilendir
Sizden (dinde) fazıylet ve (dunyada) servet saahibi olanlar, akrabaasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin, afvetsin, aldırıs etmesin. Allahın sizi yarlıgamasını sevmez misiniz? Allah cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir
Kotu kadınlar (ve kotu sozler) kotu erkeklere, kotu erkekler kotu kadınlara (ve kotu sozlere), temiz kadınlar (ve temiz kelimeler) ise temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara (ve temiz kelimelere yakısır). Bunlar (o temiz kadınlar ve temiz erkekler) o (iftiracıların) diyeceklerinden cok uzakdırlar. Onlar icin magfiret ve cok serefli rızık vardır
Ey iman edenler, kendi (ev ve) odalarınızdan baska (evlere ve) odalara saahibleriyle alıskanlık peyda etmeden ve selam da vermeden girmeyin. Bu, sizin icin daha hayırlıdır. Olur ki iyice dusunur (hikmetini idrak eder) siniz
Eger orada bir kimse bulmazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Sayed size «Geri donun» denilirse donub gidin. Bu, sizin icin daha temiz (bir hareket) dir. Allah ne yaparsanız hakkıyle bilendir
Meskun olmayan, icerisinde sizin icin bir menfaat (ve alaka) bulunan (ev ve) odalara girmenizde size bir vebal yokdur. Acıklayacagınızı da, gizleyeceginizi de Allah bilir
Mu´min erkeklere soyle: Gozlerini (harama bakmakdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri icin cok temiz (bir hareket) dir. Subhesiz ki Allah, (kullarının ne) yapacaklarından hakkıyle haberdardır
Mu´min kadınlara da soyle: gozlerini (harama bakmakdan) sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinetlerini acmasınlar. Bunlardan gorunen kısmı mustesna. Bas ortulerini, yakalarının ustunu (kapayacak suretde), koysunlar. Zinet (mahal) lerini kendi kocalarından, yahud kendi babalarından, yahud kocalarının babalarından, yahud kendi ogullarından, yahud kocalarının ogullarından, yahud kendi biraderlerinden, yahud kendi biraderlerinin ogullarından, yahud kız kardeslerinin ogullarından, yahud kendi kadınlarından, yahud kendi ellerindeki memlukelerden, yahud erkeklerden yana ihtiyacı olmayan (ya´ni erkeklikden kalmıs bulunan) hizmetcilerden, yahud henuz kadınların gizli yerlerine muttali´ olmayan cocuklardan baskasına gostermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Hepiniz Allaha tevbe edin ey mu´minler. Taki korkdugunuzdan emin, umdugunuza nail olasınız
Icinizden bekarları ve kolelerinizden, cariyelerinizden saalih (mu´min) olanları evlendirin. Eger fakir iseler Allah onları (evlenmeleri sayesinde) fazl (-u kerem) iyle zengin yapar. Allah (ın lutfu) boldur, (O, her sey´i) hakkıyle bilendir
Nikaha (evlenmiye care) bulamayanlar Allah kendilerini fazl (-u kerem) inden zengin kılıncaya kadar, (zinaya karsı) iffetlerini korusun. Ellerinizin malik oldugu (kole ve cariyelerden) mukatebe isteyenleri, eger onlarda bir hayır biliyorsanız, kitabete kesin, onlara Allahın size verdigi maldan verin. Dunya hayatının, gecici metaını kazanacaksınız diye cariyelerinizi, eger kendileri de iffetli olmak isterlerse, siz fuhsa mecbur etmeyin. Kim onları (buna) mecbur ederse suphesiz ki Allah onlara (o cariyelere) kendilerinin ikrahlarından sonra da cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir
Andolsun ki biz (din hukumlerini) acık acık bildiren ayetler, sizden evvel gelib gecmis olanlardan misal (ler), takvaya erenler icin de ogud (ler) indirdik
Allah, goklerin ve yerin nuurudur. Onun nuurunun sıfatı, sanki icinde bir cerag bulunan bir hucredir. O cerag bir sırca (kandil) icindedir. O sırca (kandil) de sanki bir inci (gibi parıldayan) bir yıldızdır ki gunesin dogdugu yere de, battıgı yere de nisbeti olmayan mubarek bir agacdan, zeytinden tutusdurulub yakılır. Onun yagı, kendisine bir ates dokunmasa da, hemen hemen ısık verir. (Bu ısık da) nuur ustune nuurdur, Allah kimi dilerse onu nuruna kavusdurur. Allah insanlar icin meseller irad eder. Allah, her sey´i hakkıyle bilendir
(O kandil) o evlerde (yakılır ki) Allah, onların yuce tanılmasına ve iclerinde adının anılmasına izin vermisdir. Onlar buralarda sabah ve aksam Onu (Allahı) tesbih (ve tenzih) eder (ler)
(Oyle) adamlar (vardır ki) onları ne bir ticaret, ne bir alıs veris Allahı zikretmeliden, dosdogru namaz kılmakdan, zekatı vermekden alıkoymaz. Onlar kalblerin ve gozlerin (dehsetle) donecegi gonden korkarlar
Cunku Allah, kendilerini isledikleri amellerin en guzeliyle mukafatlandıracak, onlara fazlından daha ziyadesini de verecekdir. Allah kimi dilerse onu sayısız rızıklandırır (Sevaba kavusdurur)
O kafirler (e gelince:) Onların amelleri (etrafında daglar ve tepeler gorunmeyen) dumduz ve engin collerdeki bir serab gibidir ki susayan onun bir su oldugunu sanır. Nihayet o, buna vardıgı zaman onu bir sey olarak bulamamısdır. Kendi (ameli) yanında (yalınız) Allahı bulmusdur. O da onun hesabını tastamam vermisdir. Allah, hesabı cok sur´atli olandır
Yahud (kafirlerin ameli) oyle derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki onu (o denizi) bir dalga kaplayıp burumekdedir. Bunun ustunde bir dalga, onun ustunde de bir bulut. (Hulasa) birbiri ustune (yıgılmıs tabaka tabaka) karanlıklar. (Hani) o (raya dusen bir kimse) elini cıkardıgı vakit hemen hemen bunu bile goremez. Allah kime nuur vermemisse artık onun icin bir ısık yokdur
Gor (mus gibi bil) medin mi, goklerde ve yerdekiler ve havada kanatlarını carpa carpa ucan kuslar hakıykatde hep Allahı tesbihy (ve tenzih) ediyor (lar. Hem) her biri duaasını da, tesbiyhini de muhakkak bilmisdir. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle bilendir
Gormedin mi su hakıykatı ki Allah bulutları (diledigi yere) suruyor, sonra aralarında bir imtizac haasıl ediyor, sonra da onu (bir biri ustune binmis) bir yıgın haaline getiriyor. Iste goruyorsun ki yagmur bunların arasından cıkıyor. (Allah), icinde dolu bulunan gokden (yukarıdan) ba´zı daglar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musiybet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun simseginin parıltısı nerdeyse gozleri calıb kamasdırır
Allah her hayvanı sudan yaratdı. Iste bunlardan kimi karnı ustunde yuruyor, kimi iki ayagı ustunde yuruyor, kimi de dort (ayagı) ustunde yuruyor. Allah ne dilerse yaratır. Cunku Allah her sey´e hakkıyle kaadirdir
(Munafıklar): «Allaha da, peygambere de inandık, itaat etdik» derler de sonra bunun arkasından iclerinden bir zumre yuz cevirirler. Bunlar mu´min adamlar degildir
Kalblerinde bir (kufur) maraz (ı) mı var bunların? Yoksa (onun hak peygamberliginden) subhe mi etdiler? Yahud Allahın ve resulunun kendilerine haksızlık edeceginden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zaalimler (haksızlar) kendileridir
Kim Allaha ve resulune itaat ederse, (gecmis gunahlarından dolayı) Allahdan korkarsa, (gelecek gunahlarından nasi de) Ondan sakınırsa kurtulusu bulanlar da bunların ta kendileridir
(Munafıklar) eger kendilerine emr edersen (cihada) behemehal cıkacaklarına, olanca hızlarıyle, yemin etdiler. (Onlara) de ki: «(Bihude) yemin etmeyin. (Bu), adet (iniz) vech ile (sade dilinizin geveledigi) bir itaatdır. Subhesiz ki Allah, yapageldiginiz seylerden hakkıyle haberdardır»
De ki: «Allaha itaat edin, peygambere itaat edin». Eger yine yuz cevirib donerseniz onun (peygamberin) uhdesine dusen ancak ona yuklenilen (vazıyfe-i teblig) dir. Sizin ustunuze dusen (vazife) de size yukletilen (itaat) dir. Eger ona itaat ederseniz dogru yolu bulursunuz. Peygambere aid olan (vazife) apacık tebligden baskası degildir
Allah, icinizden iman edib de guzel guzel amel (ve hareket) de bulunanlara yemin ile va´d etdi ki kendilerinden evvel gelenleri nasıl (kafirlerin) yerine getirdi (haakim kıldı) ise onları da yer (yuzun) de muhakkak (musriklerin) yerine gecir (ib hukumran ede) cek, onlara kendileri icin begendigi dini (Islamı) her halde paydar kılacak, onların korkuların (ı uzerlerinden kaldırdık) dan sonra (hallerini) kat´i bir eminlige cevirecekdir. (Taki) onlar (bu guvenlik icinde) bana ibadet etsinler, bana hicbir sey´i ortak tutmasınlar. Kim bundan sonra nankorluk ederse artık onlar faasıkların ta kendileridir
Ey iman edenler, sag elinizin malik oldugu (kole ve cariyeler), bir de sizden olub da henuz bulug cagına girmemis (kucuk) ler (su) uc vakıtda, sabah namazından once, ogle sıcagından elbisenizi cıkaracagınız zaman, bir de yatsı namazından sonra (odanıza girecek olurlarsa) sizden izin istesin (ler. Bu) uc (vakit) sizin icin avret (ve halvet vakıfları) dir. Bunlardan sonra ise birbirinizi dolasmanızda ne sizin uzerinize, ne onların uzerine bir vebal yokdur. Allah, ayetleri size boylece acıklar. Allah (her sey´i) hakkıyle bilendir, tam bir hukum ve hikmet saahibidir
Sizden olan (hur) cocuklar bulug cagına ulasdıgı zaman kendilerinden evvelkilerin izin istedigi gibi izin istesinler. Allah size ayetlerini boylece beyan eder. Allah (her sey´i) hakkıyle bilendir, tam bir hukum ve hikmet saahibidir
Kadınlardan hayızdan, evladdan kesilmis, artık nikaha umidleri kalmamıs (olan ihtiyarlara gelince: gizli) zinet (mahalleri) ni erkeklere gostermemeleri sartiyle (dıs) rubalarını bırakmalarında onlar icin bir gunah yokdur. (Bununla beraber bundan da) sakınmaları (ve ortunmeleri) kendileri icin daha hayırlıdır. Allah, hakkıyle isiden, hakkıyle bilendir
A´maaya gore bir harec (darlık ve gunah) yok. Topala gore bir harec yok. Hastaya gore bir harec yok. Size gore de (gerek) kendi evlerinizden gerek babalarınızın evlerinden, gerek annelerinizin evlerinden, gerek biraderlerinizin evlerinden, gerek kız kardeslerinizin evlerinden, gerek amcalarınızın evlerinden, gerek halalarınızın evlerinden, gerek dayılarınızın evlerinden, gerek teyzelerinizin evlerinden, gerek (baskasına aid olub da) anahtarlarına malik (ve hazinedarı) bulundugunuz (evler) den, yahud da saadık dostlarınız (ın evlerinden) yemenizde de (bir harec yokdur). Hep bir arada toplu olarak da, dagınık dagınık da yemenizde dahi harec yok. (Su kadar ki) evlere girdiginiz vakit Allah tarafından mubarek ve pek guzel bir saglık (dilemis) olmak uzere kendinize selam verin. Iste Allah ayetleri size boylece beyan eder. Taki anlayasınız
Mu´minler ancak Allaha ve resulune iman edenler ve onun (peygamberin) maiyyetinde cem´iyyetli bir is uzerinde bulundukları vakit ondan izin isteyib alıncaya kadar (bırakıb) gitmeyenlerdir. Hakıykat, senden izin isteyenler (yok mu?) onlar Allaha ve resulune iman edenlerdir. O halde ba´zı isleri icin senden izin istedikleri zaman sen de onlardan diledigin kimseye destur ver ve kendileri icin Allahdan magfiret iste. Cunku Allah, cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir
Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi cagırdıgınız gibi, cagırmayın. Icinizden yekdigerini siper ederek sıvısıp gidenleri muhakkak ki Allah biliyor. Artık Onun emrinden uzaklasıb gidenler kendilerini (dunyada) bir fitne (ve bela) carpmasından, yahud (ahıretde) onlara pek acıklı bir azab (gelib) catmasından cekinsin (ler)
Gozunuzu acın: Subhesiz goklerde ve yerde ne varsa Allahındır. O, sizin ne uzerinde bulundugunuzu ve (muhaaliflerin) kendisine donduru (lub goturu) lecekleri gunu muhakkak biliyor. Onlara neler yapdıklarını haber verecekdir O. Allah her sey´i hakkıyle bilendir