Back to Languages

Turkish - Chapter 40 - Ghafir

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Ghafir 40:1

Verse 2 — Surah Ghafir 40:2

(Bu) kitabın indirilmesi; O mutlak gaalib, O (her sey´i) hakkıyle bilen, (mu´minlerin) gunahı (nı) yarlıgayan, tevbesini kabul eden, (kafirler ve muhaalifler icin) azabı cetin, (ariflere) fazl (-u kerem) saahibi olan Allahdandır. Ondan baska hicbir Tanrı yokdur. Donus ancak Onadır

Verse 3 — Surah Ghafir 40:3

(Bu) kitabın indirilmesi; O mutlak gaalib, O (her sey´i) hakkıyle bilen, (mu´minlerin) gunahı (nı) yarlıgayan, tevbesini kabul eden, (kafirler ve muhaalifler icin) azabı cetin, (ariflere) fazl (-u kerem) saahibi olan Allahdandır. Ondan baska hicbir Tanrı yokdur. Donus ancak Onadır

Verse 4 — Surah Ghafir 40:4

Allahın ayetleri hakkında kufur (ve inkar) edenlerden baskası mucadele etmez. Simdilik (Habibim) onların sehirler icinde donub dolasması seni aldatmasın

Verse 5 — Surah Ghafir 40:5

Onlardan evvel Nuuh kavmi de, bunlardan sonraki suru suru fırkalar da (peygamberlerini) yalan saydı (lar). (Bunlardan) her ummet, kendi peygamberlerini yakalamayı kasdetdi. Hakıykatı olmayan (seyler) le hakkı yok edebilmeleri icin savasıb durdular. Neticede ben de onları tutub yakaladım. Iste (bak) benim azabım nice imis

Verse 6 — Surah Ghafir 40:6

Kafirlere karsı Rabbinin, onları muhakkak ates yaranı oldukları (na aid bulunan), sozu iste boyle tahakkuk etmisdir

Verse 7 — Surah Ghafir 40:7

Arsı yuklenen, bir de onun etrafında bulunan (melekler) Rablerini hamd ile (tenzih ve) tesbih ederler. Ona iman ederler. Mu´minlerin de yarlıganmasını (soylece) isterler: «Ey Rabbimiz, Senin rahmetin ve ilmin hersey´i kusatmısdır. O halde tevbe edenleri, senin yoluna uyub gidenleri yarlıga, onları cehennem azabından koru»

Verse 8 — Surah Ghafir 40:8

«Ey Rabbimiz, onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden saalih olanları da — kendilerine va´d etdigin — Adn cennetlerine sok. Yegane gaalib, hukum ve hikmet saahibi olan subhesiz ki Sensin Sen»

Verse 9 — Surah Ghafir 40:9

«Bir de onları (bu dunyada) her turlu fenalıklardan koru. Sen kimi kotuluklerden korursan o gun muhakkak ki onu rahmet (ine mazhar) etmissindir». Bu, en buyuk necat ve seadetin ta kendisidir

Verse 10 — Surah Ghafir 40:10

Kufredenlere (melekler tarafından) nida edilir: «Allahın bugzu, sizin kendinize olan bugzunuzdan elbet daha buyukdur. Cunku siz (dunyada) imana da´vet olunuyordunuz da kufur (de ısraar) ediyordunuz»

Verse 11 — Surah Ghafir 40:11

Dediler: «Ey Rabbimiz, bizi iki (defa) oldurdun. Iki (defa) da diriltdin. Iste gunahlarımızı (bilib) i´tiraaf etdik. Fakat (soyle) bir cıkmıya bir yol var mı»

Verse 12 — Surah Ghafir 40:12

Bunun sebebi sudur: Bir olarak Allaha dua edildigi zaman siz kufretdiniz. Eger Ona es katılırsa tasdıyk ediyordunuz. Artık hukum, O cok yuce, O cok buyuk Allahındır

Verse 13 — Surah Ghafir 40:13

Ki O, ayetlerini size gostermekde, sizin icin gokden rızık indirmekde olandır. (Sirkden tevbe ile imana) donecek kimseden baskası (ayatı Hakdan) ibret almaz

Verse 14 — Surah Ghafir 40:14

Haydi (ey mu´minler), kafirlerin hosuna gitmese de, Allaha, Onun dininde ıhlas (ve samimiyyet) erbabı olarak, ibadet edin

Verse 15 — Surah Ghafir 40:15

Sıfatları yuce, arsın saahibi (Allah, insanları) o kavusma gunu ile korkutmak icin, kendi emrinden olan vahyi kullarından kimi dilerse ona ilkaa eder

Verse 16 — Surah Ghafir 40:16

O (kavusma) gun (u) onlar (kabirlerinden fırlayıb) cıkarlar Onlardan (saadır olan) hicbir sey Allaha gizli kalmaz. (Allah buyurur:) «Bugun mulk kimindir»? (Yine kendisi cevab verir:) «Bir olan, (her sey´e haakim ve) kahhar olan Allahındır»

Verse 17 — Surah Ghafir 40:17

Bugun herkes ne kazandıysa onunla karsılanacak. Bugun haksızlık yok. Subhesiz ki Allah, hesabı carcabuk gorendir

Verse 18 — Surah Ghafir 40:18

Onlara o yakın gunun tehlikesini anlat. O zaman yurekleri — gamla dolu ve herkes ebsem olarak — ta gırtlakların yanındadır. Zaalimlerin ne musfik bir yakın, ne de (sefaati) dinlenebilecek bir aracısı yokdur

Verse 19 — Surah Ghafir 40:19

(Allah) gozlerin haain bakısını, goguslerin gizleyecegi hersey´i bilir

Verse 20 — Surah Ghafir 40:20

Allah, hak (ve adalet) le hukmeder. Onu bırakıb tapdıkları ise hicbir sey´e hukm etmezler. Subhesiz Allah, O, (bunların sozlerini) hakkıyla isiden, (yapdıklarını) kemaliyle gorendir

Verse 21 — Surah Ghafir 40:21

Onlar yer (yuzun) de gezib dolasmadılar mı ki kendilerinden evvelkilerin akıbetinin nice olduguna baksınlar? Onlar kuvvet ve yer (yuzun) deki eserleri i´tibariyle bunlardan daha ustundu. Boyle iken Allah onları gunahları yuzunden yakaladı. Onları Allah (ın azabın) dan bir koruyan da olmadı

Verse 22 — Surah Ghafir 40:22

Bunun sebebi su idi: (Cunku) peygamberleri kendilerine apacık mu´cizeler getire dursun, onlar kufretdiler. Allah da kendilerini tutub yakalayıverdi. Cunku O, hersey´e kaadirdir, azabı pek cetindir

Verse 23 — Surah Ghafir 40:23

Andolsun ki biz Musayı mucizelerimizle ve apacık bir huccetle Fir´avna, Hamane ve Kaaruna gonderdik de (ona) «Cok yalancı bir sihirbaz» dediler

Verse 24 — Surah Ghafir 40:24

Andolsun ki biz Musayı mucizelerimizle ve apacık bir huccetle Fir´avna, Hamane ve Kaaruna gonderdik de (ona) «Cok yalancı bir sihirbaz» dediler

Verse 25 — Surah Ghafir 40:25

Iste o, tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: «Onunla beraber iman edenlerin ogullarını oldurun. (Yalnız) kadınları diri bırakın» dediler. Kafirlerin duzeni heder olmakdan baska (bir sey´e mahkum) degildir

Verse 26 — Surah Ghafir 40:26

Fir´avn «Bırakın beni, dedi, Musa´yi oldureyim. (Varsın) Rabbine yalvarsın! Cunku ben onun, dininizi degisdireceginden, yahud yer (yuzun) de fesad cıkaracagından korkuyorum»

Verse 27 — Surah Ghafir 40:27

Musa da «Ben, hesab gunune inanmayan her kibirli (insandan benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz (olan — Allah) a sıgındım» dedi

Verse 28 — Surah Ghafir 40:28

Fir´avn ailesinden olub imanını gizlemekde bulunan bir mu´min (soyle) dedi: «Siz bir adamı, Rabbin Allahdır demesiyle oldurur musunuz? Halbuki o, size Rabbinizden apacık mu´cizeler de getirmisdir. Bununla beraber, eger o, bir yalancı ise yalanı kendisine. Eger dogrucu ise sizi tehdid edegeldigi (azab) ın bir kısmı olsun (gelir) sizi carpar. Subhesiz Allah, haddi asan, (iddiasında) cok yalancı olan kimseyi muvaffak etmez»

Verse 29 — Surah Ghafir 40:29

«Ey kavmim, bugun bu yerde, siz gaalib (kimse) ler olmak uzere, mulk sizindir. Fakat Allahın hısmı bize gelib catarsa kim bize yardım eder»? Fir´avn dedi ki: «Ben size hangi re´yde bulunuyorsam ondan baskasını isaret etmiyorum. Size dogru yolun hilafını da gostermiyorum»

Verse 30 — Surah Ghafir 40:30

Mu´min olan (o zat) dedi ki: «Ey kavmim, hakıykat ben o surusuru fırkaların gunune misal (vermeniz) den, Nuuh kavminin, Aad´in, Semudun ve daha sonrakilerin haali gibi (bir maceraye sapıb felakete ugramanızdan) korkuyorum. (Yoksa) Allah kullarına bir zulum dileyecek degildir»

Verse 31 — Surah Ghafir 40:31

Mu´min olan (o zat) dedi ki: «Ey kavmim, hakıykat ben o surusuru fırkaların gunune misal (vermeniz) den, Nuuh kavminin, Aad´in, Semudun ve daha sonrakilerin haali gibi (bir maceraye sapıb felakete ugramanızdan) korkuyorum. (Yoksa) Allah kullarına bir zulum dileyecek degildir»

Verse 32 — Surah Ghafir 40:32

«Ey kavmim, hakıykat ben size karsı o bagrısıb cagırısma gununden endise etmekdeyim»

Verse 33 — Surah Ghafir 40:33

«(O gun, hesab yerini) arkanızda bırakıb (cehenneme) doneceginiz gundur. (O gun) sizi Allah (ın azabın) dan hicbir kurtarıcı yokdur. Allah kimi sasırtırsa onun yolunu bir dogrultucu da yokdur»

Verse 34 — Surah Ghafir 40:34

«Andolsun, (Musadan) evvel Yusuf da size apacık burhanlar getirmisdi. O vakit da onun size getirdigi seyler hakkında subhe edib durmusdunuz. Hatta o vefat edince de dediniz ki: «Bundan sonra Allah asla bir peygamber gondermez». Iste Allah, o haddi asan subheci kimseleri boyle sasırtır

Verse 35 — Surah Ghafir 40:35

«Onlar, kendilerine gelmis hicbir huccet olmadıgı halde Allahın ayetleri hakkında mucadele edenlerdir. Gerek Allah indinde, gerek iman edenler katında (buna) bugz buyumusdur. Allah, buyukluk taslayan her zorbanın kalbini iste boyle muhurler»

Verse 36 — Surah Ghafir 40:36

Fir´avn (soyle) dedi: «Ey Hakan, benim icin yuksek bir kule yap. Olur ki ben o yollara, goklerin yollarına ulasırım da Musanın Tanrısına yukselib cıkarım! Ben onu mutlak bir yalancı sanıyorum a». Iste bu suretle Fir´avnın kotu amel (ve hareket) i suslendirildi. O, yoldan sapdırıldı. Fir´avnın duzeni, baska degil ancak husranda idi

Verse 37 — Surah Ghafir 40:37

Fir´avn (soyle) dedi: «Ey Hakan, benim icin yuksek bir kule yap. Olur ki ben o yollara, goklerin yollarına ulasırım da Musanın Tanrısına yukselib cıkarım! Ben onu mutlak bir yalancı sanıyorum a». Iste bu suretle Fir´avnın kotu amel (ve hareket) i suslendirildi. O, yoldan sapdırıldı. Fir´avnın duzeni, baska degil ancak husranda idi

Verse 38 — Surah Ghafir 40:38

Iman eden o (zat): «Ey kavmim, dedi, siz bana uyun, size dogru yolu gosterecegim»

Verse 39 — Surah Ghafir 40:39

«Ey kavmim, bu dunya hayaatı ancak fani bir eglencedir. Ahiret ise O, asıl durulacak yurdun ta kendisidir»

Verse 40 — Surah Ghafir 40:40

«Kim bir kotuluk islerse onun bunun benzerinden baskasıyle karsılık yapılmaz. Kim de — erkek olsun, kadın olsun, (fakat) o mu´min olarak — iyi amel (ve hareket) de bulunursa iste onlar, kinde hesabsız rızıklara kavusdurulmak uzere, cenete girerler»

Verse 41 — Surah Ghafir 40:41

«Ey kavmim, benim (karsılasdıgım) bu hal nedir? (Cunku) ben sizi kurtulusa da´vet ediyorum, siz beni atese cagırıyorsunuz»

Verse 42 — Surah Ghafir 40:42

«Siz beni Allaha kufredeyim, (rububiyyetini) hicbir suretle tanımadıgım nesneleri Ona ortak tutayım diye cagırıyorsunuz. Ben ise sizi O mutlak Kaadire, O cok Yarlıgayıcıya da´vet ediyorum»

Verse 43 — Surah Ghafir 40:43

«Sizin beni mutlakaa (tapmıya) da´vet etdiginizin dunyada da, ahiretde de hakkaa ki hicbir da´vet (e salahiyyet) i yokdur. Hakıykatda hepimizin donub gidisimiz Allahadır. Haddi asanlar ates yaranının ta kendileridir»

Verse 44 — Surah Ghafir 40:44

«Size soylemekde olduklarımı yakında hatırlayacaksınız. Ben isimi Allaha ısmarlıyorum. Cunku Allah kulları (nı) cok iyi gorendir»

Verse 45 — Surah Ghafir 40:45

Nihayet, Allah onların kurdukları tuzakların fenalıklarından bu (zati) korudu. Fir´avnın kavmini ise kotu azab kusatıverdi

Verse 46 — Surah Ghafir 40:46

(Azabdan biri de) atesdir ki onlar buna sabah, aksam arzolunacaklar, kıyametin kopacagı gun de «Fir´avn haanedanını azabın en cetinine sokun» (denilecek)

Verse 47 — Surah Ghafir 40:47

(Kafirler) atesin icinde birbiriyle huccetler goster (erek cekis) irlerken zaif olanlar o buyukluk taslayanlara «Biz, sizin tebeanızdık. Simdi siz atesden bir cuz´unu olsun bizden savabilir misiniz?» der(ler)

Verse 48 — Surah Ghafir 40:48

O buyukluk satanlar (soyle) dediler (diyecekler): «biz (de, siz de) hepimiz bunun icindeyiz. Subhe yok ki Allah kulları arasında (verecegi) hukmu verdi»

Verse 49 — Surah Ghafir 40:49

Atesde bulunanlar cehennem bekcilerine: «Rabbinize dua edin, bizden birgun olsun azabı hafifletsin» dedi (ler - diyecekler)

Verse 50 — Surah Ghafir 40:50

(Bekciler soyle) soylediler (soylerler): «Size peygamberleriniz acık acık burhanlar (mu´cizeler) getirmedi miydi»? (Oburleri) «Evet (getirdi) dediler (derler). (Bekciler de) «O halde (kendiniz) yalvarın!» dediler (derler). Halbuki kafirlerin duası hedef olmakdan baska (bir degeri haaiz) degildir

Verse 51 — Surah Ghafir 40:51

Subhesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dunya hayatında, hem sahidlerin dikilecegi gun herhalde yardım edecegiz

Verse 52 — Surah Ghafir 40:52

O gun ozur dilemeleri zalimlere asla faide etmeyecekdir. La´net onların, fena yurd da onlarındır

Verse 53 — Surah Ghafir 40:53

Andolsun ki biz Musaya hidayeti verdik. (Kendisinden sonra) Israil ogullarına da — hem dogru yolun rehberi, hem temiz akıl saahibleri icin bir ogud olmak uzere — kitabı miras bırakdık

Verse 54 — Surah Ghafir 40:54

Andolsun ki biz Musaya hidayeti verdik. (Kendisinden sonra) Israil ogullarına da — hem dogru yolun rehberi, hem temiz akıl saahibleri icin bir ogud olmak uzere — kitabı miras bırakdık

Verse 55 — Surah Ghafir 40:55

Simdi sen (Habibim) sabret. Cunku Allahın va´di gercekdir. Gunahının yarlıganmasını iste. Aksam, sabah Rabbini hamd ile (tenzih ve) tesbih et

Verse 56 — Surah Ghafir 40:56

Kendilerine gelmis kat´i bir delil (ve salahiyyet) olmaksızın (koru korune) Allahın ayetleri hakkında mucadele edenlerin goguslerinde, hic subhe yok ki, asla yetisemeyecekleri bir buyukluk (hevesin) den baska bir sey yokdur. Hemen sen (onların serrinden) Allaha sıgın. Cunku O, (dediklerini) bizzat isiden, (yapdıklarını) hakkıyle gorendir

Verse 57 — Surah Ghafir 40:57

Goklerin ve yerin (ibtida) yaratılısı insanların (ikinci) yaratılısından elbet daha buyukdur. Fakat insanların cogu bilmezler

Verse 58 — Surah Ghafir 40:58

Kor olanla goren, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlarla kotuluk yapan bir olmaz. Ne az dusunuyorsunuz

Verse 59 — Surah Ghafir 40:59

O saat muhakkak ve mutlak gelecekdir. Onda hicbir subhe yokdur. Ancak insanların cogu (buna) inanmazlar

Verse 60 — Surah Ghafir 40:60

Rabbiniz (soyle) buyurdu: «Bana dua edin. Size icabet (ve duanızı kabul) edeyim. Cunku bana ibadetden buyukluk taslay (ıb uzaklas) anlar hor ve hakıyr cehenneme gireceklerdir»

Verse 61 — Surah Ghafir 40:61

Allah, sizin icin, icinde dinlenesiniz diye geceyi, gor (ub islenmeniz (e vaasıta) olarak gunduzu yaratandır. Subhesiz ki Allah insanlar uzerinde lutf-u inayet saahibidir. Fakat insanların cogu sukretmezler

Verse 62 — Surah Ghafir 40:62

Iste Rabbiniz olan, her sey´i yaratan Allah budur. Ondan baska hicbir Tanrı yokdur. O halde nasıl olub da donduruluyorsunuz

Verse 63 — Surah Ghafir 40:63

Allahın ayetlerini bilerek inkar edegelenler iste boyle dondurulur

Verse 64 — Surah Ghafir 40:64

Allah, sizin (faideniz) icin yeri bir karar (gah), gogu bir bina (kubbe) yapan, size suret veren,. sonra suretlerinizi guzellestiren, en temiz ve guzel seylerden sizi rızıklandırandır. Iste Rabbiniz olan Allah budur. Demek, alemlerin Rabbi ne yucedir

Verse 65 — Surah Ghafir 40:65

O, daima yasayandır. Ondan baska hicbir Tanrı yokdur. O halde Ona, dininde ihlas (ve samimiyyet) erbabı olarak, «Hamd olsun, kainatın Rabbi olan Allaha» (diyerek) dua edin

Verse 66 — Surah Ghafir 40:66

(Habibim) de ki: Bana Rabbimden (akli delilleri takviye eden o) apacık (ilahi) deliller gelince o sizin Allahı bırakıb tapdıklarınıza kulluk etmekligimden (te´kiden ve) kat´i olarak, men´edildim. Alemlerin Rabbine teslim olmaklıgım emrini aldım»

Verse 67 — Surah Ghafir 40:67

Ki, O sizi bir toprakdan, sonra bir meniden, sonra bir kan pıhtısından yaratıb sonra bebek olarak cıkaran, sonra sizi gudu kuvvetli bir caga erismeniz icin, sonra da ihtiyarlar olmanız icin yasatan dır. Icinizde kimi de daha evvel oldurulmekdedir. (Allah, yasatmayı) muayyen bir vakta (ecele) ulasmanız ve, olur ki, aklınızı kullanmanız icin (yapar)

Verse 68 — Surah Ghafir 40:68

O, hem dirilten, hem oldurendir. (Oyle ki) O, her hangi bir istin olmasını) diledigi zaman yalınız «Ol» der, o da oluverir

Verse 69 — Surah Ghafir 40:69

(Habibim) Allahın ayetleri hakkında cekisenlere bakmadın mı, nasıl (onları tasdıykden) donduruluyorlar

Verse 70 — Surah Ghafir 40:70

Onlar, kitabı ve peygamberlerimizle gonderdigimiz seyleri tekzib edenlerdir. Artık bilecekler

Verse 71 — Surah Ghafir 40:71

Boyunlarında laleler, zincirler bulundugu zaman ki onlar (bu vaz´iyyetde evvela) sıcak suyun icinde suruklenecekler, sonra atesde yakılacaklar

Verse 72 — Surah Ghafir 40:72

Boyunlarında laleler, zincirler bulundugu zaman ki onlar (bu vaz´iyyetde evvela) sıcak suyun icinde suruklenecekler, sonra atesde yakılacaklar

Verse 73 — Surah Ghafir 40:73

Sonra onlara «Allahı bırakıb da (Ona) ortak tutageldiginiz (putlar) nerede?» denilecek. Onlar da «Bizden uzaklasıb gaaib oldular. Daha dogrusu biz bundan evvel zaten hicbir sey´e tapmazdık» diyecekler. Iste Allah, kafirleri boyle sasırtır

Verse 74 — Surah Ghafir 40:74

Sonra onlara «Allahı bırakıb da (Ona) ortak tutageldiginiz (putlar) nerede?» denilecek. Onlar da «Bizden uzaklasıb gaaib oldular. Daha dogrusu biz bundan evvel zaten hicbir sey´e tapmazdık» diyecekler. Iste Allah, kafirleri boyle sasırtır

Verse 75 — Surah Ghafir 40:75

Size olan bu (azab) sunlardır: (Cunku) siz yer (yuzun) de haksız yere sımarıklık ediyor, (ahırdan cıkmıs hayvanlar gibi cılgınca) taskınlık gosteriyordunuz

Verse 76 — Surah Ghafir 40:76

Cehennem kapılarından, icinde ebedi kalıcı olarak, girin. (Bak), o kibirlenenlerin donub gidecekleri yer, ne cirkindir

Verse 77 — Surah Ghafir 40:77

Onun icin sen (Habibim) sabret. Subhesiz Allahın va´di bir gercekdir. Binnetice ya onlara etmekde oldugumuz tehdidi (n tehakkukunu) kısmen sana gosterecegiz, yahud seni kendimize alacagız. Nihayet onlar ancak bize dondurulub getirileceklerdir

Verse 78 — Surah Ghafir 40:78

Andolsun ki senden evvel de peygamberler gonderdik. Onların icinden sana kıssalarını anlatdıgımız kimseler de var, sana bildirmedigimiz kimseler de var. Hicbir peygamber, Allahın izni olmaksızın, herhangi bir ayeti kendiliginden getiremez. Allahın emri gelince de hak (ve adalet) le hukmolunur. Bihude laf soyleyenler iste burada husrana dusmusdur

Verse 79 — Surah Ghafir 40:79

Allah, kimine binesiniz, kimini yiyesiniz diye, sizin icin davarlar yaratandır

Verse 80 — Surah Ghafir 40:80

Onlarda size (daha baska) faideler (de) vardır. Goguslerinizdeki bir haacete ermeniz icin onların ustune biniyorsunuz. (Karada) onların uzerinde, (denizde) gemilerin ustunde tasınıyorsunuz

Verse 81 — Surah Ghafir 40:81

(Allah) size ayetlerini gosteriyor. Siz Allahın ayetlerinden hangisini inkar edersiniz

Verse 82 — Surah Ghafir 40:82

Ya onlar yer (yuzun) de gezib dolasmadılar mı ki kendilerinden evvelkilerin akıbeti nice olmusdur, baksınlar? Hem onlar bunlardan daha cokdu. Kuvvetce ve yer (yuzun) deki eserlerce de daha guclu ve satvetli idi (ler). Fakat kazanır oldukları seyler kendilerine asla faide vermedi

Verse 83 — Surah Ghafir 40:83

Oyle ya, kendilerine peygamberleri apacık mu´cizeler getirince onların nezdindeki ilme karsı (eglenerek) sımarıklık gosterdiler de hakkında istihza edegeldikleri sey kendilerini cepcevre kusatıverdi

Verse 84 — Surah Ghafir 40:84

Artık, vaktaki o cetin azabımızı gorduler. «Allaha, bir olarak inandık. Ona es tutmakda oldugumuz seyleri inkar etdik» dediler

Verse 85 — Surah Ghafir 40:85

Fakat hısmımızı gordukleri zaman imanları faide verecek degildi. Allahın, kulları hakkında cari olagelen adeti (budup). Iste kafirler burada husrana ugradı