Back to Languages

Turkish - Chapter 6 - Al-Anam

Translation by Hasan Basri Cantay — Permalink

Verse 1 — Surah Al-Anam 6:1

Hamd olsun — O gokleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlıgı var eden — Allaha. Kafir olanlar (bunca ayet ve delillerin zuhurundan) sonra (bunları veya bunlardan bir kısmını) haala Rableriyle denk tutuyorlar

Verse 2 — Surah Al-Anam 6:2

O, sizi bir camırdan yaratan, sonra olum zamanını hukm-u takdir edendir. Bir de Onun katında ma´lum (baska) bir ecel vardır. (Ey kafirler, bunu bilib durdukdan) sonra da haala (ba´s hakkında) subhe edersiniz ha

Verse 3 — Surah Al-Anam 6:3

O, goklerde de, yerde de (ibadete mustehık olan) Allahdır. Sizin icinizi de bilir O, dısınızı da. (Hayr ve ser) ne kazanacagınızı da bilir O

Verse 4 — Surah Al-Anam 6:4

Onlara (Mekkelilere) Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyedursun, onlar ille bundan yuz ceviricilerdir

Verse 5 — Surah Al-Anam 6:5

Iste onlar hak (olan Kur´an) ı, kendilerine gelince, yalanlamıslardır. Fakat yakında onlara ne ile alay etmekde olduklarının (mudhis) haberleri gelecekdir

Verse 6 — Surah Al-Anam 6:6

Biz, kendilerinden evvel nice nesil (ler) i helak etdik, gormediler mi? (Ey Mekkeliler) biz onlara yer (yuzun) de size vermedigimiz (butun) imkanları verdik, gokden ustlerine bol bol (yagmurlar) gonderdik, (evlerinin) altlarından akar ırmaklar yapdık da gunahları yuzunden yine onları yok edib arkalarından baska nesil (ler) peyda etdik

Verse 7 — Surah Al-Anam 6:7

(Habibim) eger sana kagıd icinde (yazılı) bir kitab gondermis olsaydık da kendileri de elleriyle onu tutmus bulunsalardı o kufredenler yine behemehal: «Bu, apacık bir buyuden baskası degildir» derlerdi

Verse 8 — Surah Al-Anam 6:8

Ona (peygambere «Bizim de gorebilecegimiz) bir melek gonderilmeli degil miydi?» dediler. Eger biz (oyle) bir melek gonderseydik elbette (helakleri) is (i) bitirilmis olur, sonra (tevbe etmeleri de beklenmez,) kendilerine goz bile acdırılmazdı

Verse 9 — Surah Al-Anam 6:9

Eger onu (peygamberi) bir melek yapsaydık onu (o melegi) de her halde bir adam (suretinde) gosterir ve her halde onları yine dusmekde oldukları supheye dusururduk

Verse 10 — Surah Al-Anam 6:10

(Habibim) andolsun, senden evvelki peygamberlerle de istihza (alay) edildi de eglenmekde oldukları sey (ler, ya´ni hak), iclerinden o maskaralık edenleri cepecevre kusatıverdi

Verse 11 — Surah Al-Anam 6:11

De ki: «Yer (yuzun) de gezib dolasın, sonra da bakın ki (peygamberleri) yalanlayanların sonu nice olmusdur»

Verse 12 — Surah Al-Anam 6:12

De ki: «Goklerde ve yerde olan her sey kimin?» De ki: «Allahındır». O, rahmeti kendi ustune yazmısdır. Hepinizi, hakkında hic bir subhe olmayan kıyamet gunune (goturub) toplayacakdır. Nefislerini sen buyuk ziyana ugratanlar (yok mu?). Iste iman etmeyecek olanlar onlardı

Verse 13 — Surah Al-Anam 6:13

Gecenin ve gunduzun icinde barınan her sey Onundur. O, hakkıyle isidendir, gercek bilendir

Verse 14 — Surah Al-Anam 6:14

De ki: «Gokleri, yeri yokdan var eden —ki O yedir (ib besl) iyor, kendisi yediril (ib beslen) miyor (ve bundan munezzeh bulunuyor) Allahdan baskasını mı Tanrı edinecekmisim ben»? De ki: «Bana hakıykaten musluman olanların birincisi olmaklıgım emredildi. Sakın Allaha es tutanlardan olma (denildi)»

Verse 15 — Surah Al-Anam 6:15

De ki: «Eger ben Rabbime isyan edersem o buyuk gunun azabından elbette korkarım»

Verse 16 — Surah Al-Anam 6:16

«O gun kim azabdan dondurulur (kurtarılır) sa muhakkak ki (Allah) onu esirgemisdir. Apacık kurtulus (ve seadet) de iste budur»

Verse 17 — Surah Al-Anam 6:17

Eger Allah sana bir bela dokundurursa onu kendisinden baska hic bir giderici yokdur. Eger sana bir hayır (ve ni´met) de dokundurursa... Iste O, her sey´e hakkıyle kaadirdir

Verse 18 — Surah Al-Anam 6:18

O, kullarının ustunde (essiz) kahr (galebe ve tasarruf) saahibidir. O, yegane hukum ve hikmet saahibidir, her seyden hakkıyle haberdardır

Verse 19 — Surah Al-Anam 6:19

De ki: «Sahid olmak bakımından hangi sey daha buyuk?» De ki: «Benimle sizin aranızda (hak peygamber olduguma) Allah hakkıyle sahiddir. Su Kur´an bana — sizi de, (sizden sonra) erisen (ler) i de inzar etmekligim icin — vahyolundu. Allahla beraber baska tanrılar da olduguna gercekden siz mi sahidlik ediyorsunuz»? De ki: «Ben (buna) sahidlik etmem». De ki: «O, ancak bir tek Tanrıdır ve sizin es tutmakda oldugunuz nesnelerle muhakkak ki benim bir ilisigim yokdur»

Verse 20 — Surah Al-Anam 6:20

Kendilerine kitab verdigimiz kimseler onu (o hak peygamberi) oz ogullarını nasıl tanıyorlarsa oyle tanırlar. Nefislerini husrana ugratanlar (yok mu?) iste onlardır ki (peygambere) inanmazlar

Verse 21 — Surah Al-Anam 6:21

Allaha karsı bir yalan uydurandan, yahud onun ayetlerini yalan sayandan daha zaalim de kimdir? Su muhakkak ki o zaalimler muradlarına ermeyecekdir

Verse 22 — Surah Al-Anam 6:22

Hele onları hep birden toplayacagımız ve (bundan) sonra Allaha es tutanlara: «Nerde (tapındıgınız ve) bos yere da´vasını gutdugunuz ortaklarınız? diyecegimiz gun

Verse 23 — Surah Al-Anam 6:23

(Bu sualden) sonra (guya kurtulabilmeleri icin) onların (bas vuracakları) fitne: «Rabbimiz olan (Sen) Allaha andederiz ki biz es tutanlardan degildik» dedelerinden baska (bir sey) olmadı (olmayacakdır)

Verse 24 — Surah Al-Anam 6:24

Bak, vicdanlarına karsı nasıl yalan soylediler, duzmekde» oldukları seyler (o yapma tanrılar) da (nasıl) kendilerinden ayrılıb gaaib oldu

Verse 25 — Surah Al-Anam 6:25

Iclerinden sana kulak verib de (okudugun Kur´anı) dinleyenler vardır. Halbuki biz, onu iyice anlayabilmelerine mani olmak icin yureklerinin ustune perdeler, kulaklarının icine de agırlık koyduk. Onlar (istedikleri) her mu´cizeyi gorseler yine ona inanmazlar. Hatta o kufredenler sana geldikleri zaman seninle cekismiye kalkısarak: «Bu (Kur´an), eskilerin masallarından baska (bir sey) degildir der (ler)

Verse 26 — Surah Al-Anam 6:26

Onlar, hem (insanları) bundan (peygambere yaklasmakdan) vaz gecirmiye calısırlar, hem kendileri ondan uzaklasırlar. Onlar bilmeyerek kendilerinden baskasını helake suruklemis olmuyorlar

Verse 27 — Surah Al-Anam 6:27

Onlar atesin karsısında durdurulub da: «Ah bize ne olurdu, (dunyaya) bir geri dondurulseydik, Rabbimizin ayetlerini yalan saymasaydık, iman edenlerden olsaydık» dedikleri zaman (onları) bir gorsen

Verse 28 — Surah Al-Anam 6:28

Hayır, oteden beri gizleyegeldikleri, seyler acıkca karsılarına dikilib cıkdı (gından boyle soyluyorlar. Yoksa) geri gonderilseler bile yine vaz gecirilmek istendikleri seylere doneceklerdir. Cunku onlar, subhesiz yalancıdırlar

Verse 29 — Surah Al-Anam 6:29

Dediler ki: (Bu) dunya hayatımızdan baska bir hayat yokdur. Biz bir daha diriltilecekler degiliz»

Verse 30 — Surah Al-Anam 6:30

Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman sen (onları) bir gorsen! (O vakit Allah) «Su (alem) hak degil miymis?» demis, onlar da «Rabbimize andolsun, evet» demislerdir (diyeceklerdir). «Oyle ise, dedi (diyecek), kufur (ve inkar) edegeldiginiz seyler yuzunden tadın azabı»

Verse 31 — Surah Al-Anam 6:31

Allahın huzuruna cıkmayı yalan sayanlar gercek en buyuk ziyana ugramısdır. Nihayet kendilerine ansızın kıyamet gunu catdıgı zaman, onlar (gunah) yuklerini sırtlarının ustune yukleyerek, demisler (diyecekler) ki: «orada (Hayatda) yapdıgımız taksirlerden dolayı eyvah bize!.. Dikkat edin, ne kotudur o yuklenib tasıyacakları seyler

Verse 32 — Surah Al-Anam 6:32

Dunya hayatı bir oyundan, bir oyalanmadan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise sakınacaklar (takvaaya erecekler) icin elbet daha hayırlıdır. Haala aklınız basınıza gelmeyecek mi

Verse 33 — Surah Al-Anam 6:33

(Habibim) su hakıykatı cok iyi biliyoruz ki onların soyleyegeldikleri (sozler) seni her halde tasaya dusuruyor. Onlar hakıykatde seni yalanlamıyorlar, fakat o zaalimler bile bile Allahın ayetlerini inkar ediyorlar

Verse 34 — Surah Al-Anam 6:34

Andolsun, senden evvelki peygamberler (in kendileri) yalanlanmadı da tekzib edildikleri ve ezaya ugratıldıkları seylere karsı sabr etmislerdi. Nihayet onlara yardımımız gelib yetisdi. Allahın kelimelerini (katlananlar hakkındaki nusret va´dini) degisdirebilecek (hic bir ferd ve kuvvet) yokdur. Andolsun, (tarafımdan) gonderilen (o peygamber) lerin haberinden bir kısmı sana da geldi

Verse 35 — Surah Al-Anam 6:35

Eger onların yuz cevirmesi sana agır gelmis olub da kendilerine bir ayet (bir mu´cize) getirmen icin yerde bir baca veya gokde bir merdiven araman (gibi ham ve icabsız tekliflere) uymak istersen (sunu bil ki) eger Allah dileseydi onların hepsini muhakkak hidayet uzerinde toplardı. O halde sakın bilmeyenlerden olma

Verse 36 — Surah Al-Anam 6:36

Ancak seni (can kulagıyle) dinleyenlerdir ki (da´ vetine) icabet eder. Oluler (e gelince:) Onları da Allah diriltir. Sonra yine ancak Ona dondurulurler

Verse 37 — Surah Al-Anam 6:37

(Soyle) dediler: «Ona Rabbinden bir ayet (mu´cize) indirilmeli degil miydi?». De ki: «Subhesiz Allah ayet (mu´cize) indirmiye kaadirdir». Fakat onların cogu bilmezler

Verse 38 — Surah Al-Anam 6:38

Yerde yuruyen hic bir hayvan ve iki kanadıyle ucan hic bir kus haric olmamak uzere hepsi sizin gibi ummetlerdir. Biz o kitabda hic bir sey´i eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi de) ancak Rablerine toplanıb getirilirler

Verse 39 — Surah Al-Anam 6:39

Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda (kalmıs) sagırlar, dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu sasırtır, kimi de dilerse onu dogru yol ustunde tutar

Verse 40 — Surah Al-Anam 6:40

De ki: «Bana haber verir misin: Eger size Allahın azabı gelir, yahud size kıyamet gelib catarsa Allahdan baskasını mı cagıracaksınız? Eger (putlarınızın sefaatci oldugunu soylemekde) saadık (adamlar) iseniz (cagırın onları bakayım)»

Verse 41 — Surah Al-Anam 6:41

Hayır, (putlarınızı degil) ancak Onu (Allahı) cagırır (Ona dua ve iltica eder) siniz. O da kendisine cagırdıgınız her hangi bir sey´i (belayı), dilerse, acar (onler, giderir) ve (o vakit) siz (Allaha) es tutmakda oldugunuz seyleri (putları hatırınıza bile getirmeyerek) unutursunuz

Verse 42 — Surah Al-Anam 6:42

Andolsun ki biz, senden evvelki ummetlere de peygamberler gonderdik de (kufr-u inkarlarından dolayı) kendilerini cetin bir yoksullukla, cesitli hastalıkla yakaladık, olur ki yalvarırlar, (tevbe ederler diye)

Verse 43 — Surah Al-Anam 6:43

Iste onlar kendilerine (oyle) bir azabımız gelib catdıgı zaman olsun yalvarmalı degil miydiler? Fakat yurekleri katılasmıs, seytan da yapmakda oldukları (ma´siyetleri) susleyib puslemisdi

Verse 44 — Surah Al-Anam 6:44

Onun icin bunlar kendilerine ne hatırlatıldı, ogud verildiyse onları unutunca uzerlerine her sey´in (her zevkin, her nimetin) kapılarını acdık, nihayet kendilerine verilen o seyler (o genislik ve o serbestlik) yuzunden (tam sımarıb) ferahlandıkları vakit da onları ansızın tutub yakalayıverdik ve artık o anda onlar butun umidlerinden mahrum kaldılar

Verse 45 — Surah Al-Anam 6:45

Iste bu suretle, zulm edenler guruhunun ardı arkası kesilmisdi. Hamd, alemlerin Rabbi olan Allahındır

Verse 46 — Surah Al-Anam 6:46

(Habibim, Mekkelilere) de ki: «Bana haber verin: Eger Allah kulagınızı, gozlerinizi al (ıb sizi sagır ve kor bırak) ırsa, kalblerinizin ustune bir de muhur vurursa Allahdan baska onları size getirecek tanrı kimdir»? Bak, ayetlerimizi turlu turlu nasıl acıklıyoruz da onlar yine (bu ayetlerimizden) yuz ceviriyorlar

Verse 47 — Surah Al-Anam 6:47

De ki: «Bana haber verin: Eger Allahın azabı ansızın (habersizce), yahud acıkdan acıga gelib size catarsa zaalimler guruhundan baskası helake ugratılmıs olur mu»

Verse 48 — Surah Al-Anam 6:48

Biz peygamberleri rahmetimizin mujdecileri ve azabımızın habercileri olmakdan baska (hal ve sıfatlarla) gondermeyiz. O halde kim iman eder ve (kendini) duzeltirse onların uzerine hic bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak degillerdir

Verse 49 — Surah Al-Anam 6:49

Ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlara da, sapmıs oldukları fısk yuzunden, azab dokunacakdır

Verse 50 — Surah Al-Anam 6:50

De ki: «Size benim yanımda Allahın hazineleri var demiyorum. Ben gaybı bilmem. Size hakıykat ben bir melegim de demiyorum. Ben, bana vahyolunmakda olan (Kur´an) dan baskasına uymam. De ki: «Gormeyenle goren bir olur mu? Hic dusunmuyor musunuz»

Verse 51 — Surah Al-Anam 6:51

Rablerine (goturulub) toplanacaklarından korkanları sen onunla (Kur´an ile) inzar et ki onların Ondan (Rablerinden) baska ne bir yari, ne de bir sefaatcisi yokdur. (Senin bu inzarın) onların sakınmaları icindir

Verse 52 — Surah Al-Anam 6:52

Sabah, aksam Rablerine, sırf Onun cemalini dileyerek, dua edenleri (huzurundan) kogma. Onların (kafirlerin) hesabından hic bir sey sana, senin hesabından hic bir sey de onlara aid degildir. Onları (fakirleri) kogarsın (amma) zaalimlerden olursun

Verse 53 — Surah Al-Anam 6:53

Biz, onlardan (insanlardan) kimini kimi ile — (sırf) «Allah (buldu buldu da) aramızdan bunlara, bunların uzerine mi lutfunu reva gordu»? desinler diye — iste boyle imtihan etdik. Allah sukredenleri daha iyi bilen degil mi

Verse 54 — Surah Al-Anam 6:54

Ayetlerimize iman (da sebat) edenler sana geldigi zaman de ki: «Selam sizlere. Rabbiniz kendi uzerine (su) rahmeti yazdı: Icinizden kim bilmeyerek bir fenalık yapıb da sonra arkasından tevbe etmis ve duzelmis ise subhesiz ki O, cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir

Verse 55 — Surah Al-Anam 6:55

Gunah isleyenlerin yolu secilib sana belli olsun diye boylece ayetleri acıklıyoruz

Verse 56 — Surah Al-Anam 6:56

De ki: «Allahı bırakıb da tapdıgınız seylere tapmam bana yasak edildi». De ki: «Ben sizin heva (ve heves) lerinize asla uymam. Bu takdirde muhakkak sapmıs ve ben dogru yola erenlerden olmamıs bulunurum»

Verse 57 — Surah Al-Anam 6:57

De ki: «Subhesiz ben Rabbinden apacık bir huccetin (tam) ustundeyim. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin carcabık (gelmesini) istemekde oldugunuz (azab) benim yanımda degildir. Hukum de Allahdan baskasının degildir ki dogruyu O haber verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır»

Verse 58 — Surah Al-Anam 6:58

De ki: «Eger o acele isteyegeldiginiz sey benim yanımda (elimde) olsaydı is benimle sizin aranızda elbette olub bitirilmis olurdu». (Bununla beraber) Allah zaalimleri cok iyi bilendir

Verse 59 — Surah Al-Anam 6:59

Gaybın anahtarları Onun yanındadır. Kendinden baskası bunları bilmez. Karada ve denizde varsa hepsini O bilir. Onun ilmi dısında bir yaprak dahi dusmez. Yerin karanlıkları icindeki tek bir tane, yas ve kuru (hic bir sey) mustesna olmamak uzere hepsi apacık bir kitabdadır

Verse 60 — Surah Al-Anam 6:60

Geceleyin sizi olduren (oldurur gibi uyutan), gunduzun ne elde etdiginizi bilen, sonra sizi o zaman (diriltircesine) uyandıran Odur. Taki (boyle boyle) muayyen olan bir ecelin (bir omrun) hukmu icra ve itmam edilmis olsun. Yine donusunuz ancak Onadır. (Bundan) sonra ise O, size (dunyada) ne yapardınız haber verecekdir

Verse 61 — Surah Al-Anam 6:61

O, kullarının uzerine (yegane) kahr-u galebe (ve tasarruf) saahibidir. Size bekci (melek) ler yolluyor. Nihayet her hangi birinize olum geldi mi (o) elcilerimiz, onlar artık ve eksik bir sey yapmaksızın, onun ruhunu alırlar

Verse 62 — Surah Al-Anam 6:62

Sonra (gorursunuz ki) bunlar, butun islerine hak ve adl ile malik olan Allaha, (Allahın hukmune ve cezasına) donduru (lub goturu) lmuslerdir. Gozunuzu acın ki butun hukum Onundur. O, hesab goruculerin en sur´atlisidir

Verse 63 — Surah Al-Anam 6:63

De ki: «Karanın ve denizin karanlıkları icinden sizi kim kurtarıyor ki ona (asikar ve) gizli yalvararak (soyle) dua edersiniz: Eger bizi bundan selamete erdirirsen andolsun sukredenlerden olacagız»

Verse 64 — Surah Al-Anam 6:64

De ki: «Sizi ondan ve her sıkıntıdan Allah kurtarır da sonra siz yine (Ona) es katarsınız»

Verse 65 — Surah Al-Anam 6:65

De ki: «O, size ustunuzden, yahud ayaklarınızın altından bir azab gondermiye veya sizi birbirinize katıb kiminizden kiminin hıncını tatdırmıya kaadirdir». Bak, ayetleri, onlar iyice anlasınlar diye, nasıl turlu turlu acıklıyoruz

Verse 66 — Surah Al-Anam 6:66

O (Kur´an) hak iken kavmin onu yalan saydı. De ki: «Ben sizin uzerinize (gonderilmis) bir vekil degilim»

Verse 67 — Surah Al-Anam 6:67

«Her bir haberin kararlasmıs bir zamanı vardır. Siz de yakında ogrenirsiniz»

Verse 68 — Surah Al-Anam 6:68

Ayetlerimiz hakkında (munasebetsizlige) dalanları gordugun zaman — onlar Kur´andan baska bir sozle mesgul oluncaya kadar — kendilerinden yuz cevir. Eger seytan seni unutdurursa, o halde hatırladıkdan sonra artık o zalimler guruhu ile beraber oturma

Verse 69 — Surah Al-Anam 6:69

Onların hesabından hic bir sey takvaada sebat edenlerin ustune (lazım) degil. Fakat (uhdelerine dusen) bir nasıyhatdir. Olur ki sakınırlar

Verse 70 — Surah Al-Anam 6:70

Dinlerini bir oyuncak ve bir eglence edinen, kendilerini dunya hayaatı aldatmıs bulunan kimseleri (oylece haaline) bırak. Sen yalınız onunla (Kur´an ile) va´z et ki hic bir kimse kazandıgı (gunah) yuzunden helake suruklenib atılmasın. Ona Allahdan ne bir yar, ne de bir sefaatci yokdur. O, butun varını fidye olarak verse yine ondan alın (ıb kabul olun) maz. Onlar (dunyada) kazandıkları (gunahlar) yuzunden helake suruklenmis kimselerdir. Kufr-u inkar etmekde oldukları (hakıykatler) den dolayı kaynar su ve acıklı azab onlar icindir

Verse 71 — Surah Al-Anam 6:71

De ki: «Allahı bırakıb da bize ne faide, ne zarar yapamayacak olan seylere (putlara) mı tapalım? Allah bizi dogru yola iletdikden sonra — seytanların sapdırıp saskın bir halde cole dusurmek istedikleri, arkadaslarının ise «Bize gel» diye yola cagırdıkları kimse gibi — okcelerimizin uzerine gerisin geri mi (sirke) dondurulelim»? De ki: «Allahın hidayet yolu subhesiz ki dogru yolun ta kendisidir ve biz (kendimizi) kainatın Rabbine teslim etmemizle emrolunmusuzdur

Verse 72 — Surah Al-Anam 6:72

Bir de «Namaz kılın, Ondan (Allahdan) korkun» (diye emrolunmusuzdur). Huzuruna varıb toplanacagınız (Zat-i kibriya) Odur

Verse 73 — Surah Al-Anam 6:73

O, gokleri ve yeri hak (ve hikmet) le yaratandır. Onun «ol» diyecegi gun (her sey) oluverir. Sozu hakdır. «Suur» ufurulecegi gun de mulk Onun. Gorunmeyeni de, goruneni de bilendir. O, yegane hikmet saahibi, (her seyden) hakkıyle haberdar olandır

Verse 74 — Surah Al-Anam 6:74

Bir zaman Ibrahim, atası Azere: «Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Dogrusu ben seni de, kavmini de apacık bir sapıklık icinde goruyorum» demisdi

Verse 75 — Surah Al-Anam 6:75

Biz Ibrahime (hakıykatı nasıl ogretdiysek, istidlalde bulunması ve) kesin ilme erenlerden olması icin goklerin ve yerin buyuk mulkunu de oylece gosteriyorduk

Verse 76 — Surah Al-Anam 6:76

Iste o, ustune gece buruyub ortunce bir yıldız gormus, «Bu mu benim Rabbim?!» demis, o sonub gidince ise soyle demisdi: «Ben boyle sonub batanları (Tanrı diye) sevmem»

Verse 77 — Surah Al-Anam 6:77

Sonra ayı dogar halde gorunce de: «Bu mu benim Rabbim?!» demis, fakat o da batıb gidince: «Andolsun, demisdi, eger Rabbim bana hidayet etmemis olsaymıs muhakkak sapanlar guruhundan olacakmısım»

Verse 78 — Surah Al-Anam 6:78

Sonra gunesi dogar vaz´iyyetde gorunce de: «Bu mu imis benim Rabbim?! Bu, hepsinden de buyuk!» demis, batınca da (soyle) soylemisdi: «Ey kavmim, (Gordunuz ya, bunların hepsi fani ve mahlukdur) Ben sizin (Allaha) es katageldiginiz nesnelerden kat´iyyen uzagım»

Verse 79 — Surah Al-Anam 6:79

«Subhesiz ki ben, bir muvahhid (Allahı bir tanıyıcı) olarak, yuzumu o gokleri ve yeri yaratmıs olan Allaha yoneltelim. Ben musriklerden degilim»

Verse 80 — Surah Al-Anam 6:80

Kavmi ona (dusmanca ve cahilce) huccet getirmiye kalkısdı. O dedi ki: «Allah beni dogru yola iletmisken siz benimle Onun hakkında haala cekisiyor musunuz? Ben Ona es tanıdıgınız seylerden (hic bir zaman) korkmam. Meger ki Rabbim (hakkımda) bir sey (bir felaket) dilemis olsun. Rabbimin ilmi her sey´e sargın ve taskındır. Haala dusunub ogud almayacak mısınız»

Verse 81 — Surah Al-Anam 6:81

«Hem Allahın size (haklarında) hic bir delil ve burhan indirmedigi seyleri siz (Ona) es tanıdıgınızdan korkmazken ben es tutdugunuz o nesnelerden nasıl korkarım? Simdi biliyorsanız (soyleyin) iki zumreden hangisi (korkudan) emin olmıya daha layıkdır?»

Verse 82 — Surah Al-Anam 6:82

Iman edenler, bununla beraber imanlarını haksızlıkla da bulasdırmayanlar, iste (ancak) onlardır ki (korkudan) emin olmak hakkı kendilerinindir. Onlar dogru yolu bulmus kimselerdir

Verse 83 — Surah Al-Anam 6:83

Iste bunlar kavmine karsı Ibrahime ver (ib ogret) digimiz huccetlerdi. Biz kimi dilersek onu derece derece yukseltiriz. Subhe yok ki Rabbin tam hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir

Verse 84 — Surah Al-Anam 6:84

Biz ona Ishak ile Ya´kubu ihsan etdik ve her birini hidayete (nubuvvete) erdirdik. Daha evvel de Nuhu ve onun neslinden Davudu, Suleymanı, Eyyubu, Yusufu, Musayı ve Harunu hidayete (nubuvvete) kavusdurduk. Biz iyi hareket edenleri iste boyle mukafatlandırırız

Verse 85 — Surah Al-Anam 6:85

Zekeriyyaya, Yahyaya, Isaya, Ilyasa da (boyle hidayet verdik). (Onların) hepsi saalihlerdendi

Verse 86 — Surah Al-Anam 6:86

Ismaili, Elyasa´ı, Yunusu, Lutu da (hidayete iletdik). Her birine alemlerin ustunde yuksek meziyyetler verdik

Verse 87 — Surah Al-Anam 6:87

Onların babalarından, zurriyyetlerinden, biraderlerinden kimini de (yine ustun imtiyazlara mazhar etdik), onları secdik, onları dogru bir yola goturduk

Verse 88 — Surah Al-Anam 6:88

Iste o (yol), Allahın hidayet yoludur ki O, bunu kullarından kime dilerse ona nasıyb eder. Eger onlar da (Allaha) es kossalardı yapageldikleri her sey kendi hesablarına elbette bosa gitmisdi

Verse 89 — Surah Al-Anam 6:89

Onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizde. Simidi bunlar (Kureys kavmi) bunları (bu delilleri) tanımayıb da kafir olurlarsa (zaten) biz ona, bunu inkar etmeyen bir kavmi vekil (ve me´mur) kılmısızdır

Verse 90 — Surah Al-Anam 6:90

Onlar (o peygamberler) Allahın hidayet etdigi kimselerdir. O halde sen de onların gitdigi dogru yolu tutub ona uy. De ki: «Ben buna karsı (bu risalet vazifesini ifa etmeme mukaabil) sizden hic bir ucret istemiyorum. O (Kur´an), alemler icin ogudden baska bir sey degildir»

Verse 91 — Surah Al-Anam 6:91

(Yahudiler de) Allahın kadrini, ona layık olacak bir suretde, hakkıyle takdir etmediler. Cunku «Allah hic bir besere hic bir sey indirmedi» dediler. Soyle (onlara) ki: «Musanın insanlara bir nur ve hidayet olmak uzere getirdigi ve sizin de parca parca kagıdlar haaline koyub (isinize geleni gosterib) acıkladıgınız, (fakat) cogunu gizlediginiz o´ kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediginiz seyler (Kuranda) size ogretilmisdir». (Habibim) sen «Allah» de (gec) ve sonra onları bırak ki daldıkları batakda oynaya dursunlar

Verse 92 — Surah Al-Anam 6:92

Iste bir kitab ki onu — bir feyz kaynagı ve elleri arasındaki (Tevrat ve Incili) tasdıyk edici (ve dogrultucu) olarak, bir de sehirlerin anası (bulunan Mekke) ile butun cevresindeki (insanları) azab ile korkutman icin — indirdik. Ahirete inanmakda olanlar — onlar namazlarına devam (ve ihtimam) ederek — ona (Kur´ana) inanırlar

Verse 93 — Surah Al-Anam 6:93

Allaha karsı yalan duzub atandan, yahud kendisine hic bir sey vahy edilmemisken «Bana da (kitab) vahy olundu» diyenden, bir de «Allahın indirdigi (ayetler) gibi ben de indirecegim» diye soyleyenden daha zaalim kimdir? Olumun siddetleri icinde, meleklerin de pencelerini uzatarak kendilerine «(Haydi bakalım), canlarınızı kurtarın! Allaha karsı haksız olanı soyleyegeldiginiz, Allahın ayetlerinden kibirlenerek uzaklasmıs oldugunuz icindir ki bugun hakaaret azabıyle cezalandırılacaksınız» (dedikleri zaman) sen o zaalimleri bir gormelisin

Verse 94 — Surah Al-Anam 6:94

Andolsun, sizi ilk defa (dogumunuzda) yaratdıgımız gibi (ahıretde de) yapayalınız, teker teker (cırılcıplak) huzurumuza gelmissinizdir (geleceksiniz). Size ihsan etdigimiz seyleri (malları) da sırtlarınızın arkasına bırakmıssınızdır. Icinizde, kendileri hakıykaten (Allahın) ortakları oldugunu bos yere iddia etdiginiz sefaatcilerinizi de simdi yanınızda gormuyoruz. Andolsun, aranızdaki (bag) parca parca kopmusdur. Haklarında kuru zan besler oldugunuz seyler (putlar) sizden gaaib olub gitmisdir

Verse 95 — Surah Al-Anam 6:95

Subhesizki Allah (ot bitirmek icin) taneleri, (agac cıkarmak icin) cekirdekleri yaratandır. Oluden diriyi O cıkarır, diriden oluyu cıkaran da Odur. Iste Allah bu. O halde (bunca burhanlara ragmen) nasıl olub da (imandan) cevriliyorsunuz

Verse 96 — Surah Al-Anam 6:96

Sabahı (gecenin karanlıgından) yarıb cıkarandır O. Geceyi (halkın) bir sukun (u, dinlenmesi), gunesi ve ayı (vakıtların) bir hesab(ı) olarak yaratandır O. Iste butun bunlar (mulkunde) mutlak gaalib, (her sey´i) hakkıyle bilen (Allah) ın takdiridir

Verse 97 — Surah Al-Anam 6:97

O, karanın ve denizin karanlıkları icinde kendileriyle yollarınızı dogrultmanız icin, sizin faidenize, yıldızları yaratandır. Biz ayetlerimizi bilir kimseler icin, hakıykat, acıkca bildirdik

Verse 98 — Surah Al-Anam 6:98

O, sizi bir tek candan yaratandır. Sonra (sizin icin) bir karaar yeri, bir de emanet yeri (vardır). Biz iyi ve ince anlayacak zumrelere ayetlerimizi hakıykaten acıkca bildirdik

Verse 99 — Surah Al-Anam 6:99

O, gokden (bulutla) su indirendir. Sonra biz onunla bir sey´in (her nevin) nebatını (bitirib) cıkardık, iclerinden de taze ve yesil (fidanlar) meydana getirdik ki ondan da (buyutub) birbirinin ustune binmis tane (ler), hurma domurcugundan (el ile tutulabilecek derecede) yakın salkımlar, birbirine hem benzeyen, hem benzemeyen uzumlerden, zeytinden ve nardan bagceler yapıb cıkarıyoruz. (Her birinin) meyvesine, bir meyve verdigi zaman, bir de kemale erisdigi vakit bakın. Subhesiz ki butun bunlarda iman edecekler icin bir cok ibretler vardır

Verse 100 — Surah Al-Anam 6:100

Cinleri Ona (Allaha) ortak yapdılar. Halbuki bunları da O yaratmısdır. Bundan baska (ne dediklerini) bilmeden Onun ogulları ve kızları oldugunu da uydurub soylediler. Onun zati ise vasfedegeldiklerinden cok uzakdır, cok yucedir

Verse 101 — Surah Al-Anam 6:101

O, gokleri ve yeri yokdan var edendir. Onun nasıl cocugu olabilir? (Bu, nasıl dusunulebilir?) Onun bir esi de yokdur. Her sey´i O yaratmıs ve O, her sey´i hakkıyle bilendir

Verse 102 — Surah Al-Anam 6:102

Iste Rabbiniz olan Allah! Ondan baska hic bir Tanrı yokdur. O, her sey´i yaratandır. O halde Ona kulluk edin. O, her sey´in ustunde (guvenilib dayanılacak mutlak) bir vekildir

Verse 103 — Surah Al-Anam 6:103

Ona gozler erisemez. O (nun ilmi) ise butun gozleri ihaata eder. O, (kulları hakkında) gercek rıfk-u lutf saahibidir. (Her seyden de) haberdardır

Verse 104 — Surah Al-Anam 6:104

Size Rabbinizden muhakkak basıyretler gelmisdir. Artık kim (onlarla hakkı) gorur (ve iman eder) se kendi lehine, kim (ondan) kor kalırsa o da kendi aleyhinedir. Ben sizin uzerinizde bir bekci degilim

Verse 105 — Surah Al-Anam 6:105

Iste biz ayetleri boylece turlu turlu beyan ederiz. Taki onlar: «Sen okumussun» desinler ve biz onu (Kur´anı) bilecek zumrelere besbelli edelim

Verse 106 — Surah Al-Anam 6:106

Kendisinden baska hic bir Tanrı bulunmayan Rabbinden sana vahy olunana uy. (Allaha) ortak tutanlardan yuz cevir

Verse 107 — Surah Al-Anam 6:107

Eger Allah dileseydi onlar (boyle Allaha) ortak katmazlardı. Biz seni onların basına bir gozcu yapmadık. Sen onların uzerine bir vekil de degilsin

Verse 108 — Surah Al-Anam 6:108

Allahdan baskasını (Tanrı edinerek) cagıranlara sovmeyin. Sonra onlar da haddi asarak nadanlıkta Allaha soverler. Biz her ummetin yapdıklarını (kendilerine) oylece hos gosterdik. Sonunda, donusleri yalınız Rablerinedir. Artık O, ne yapıyor idiyseler kendilerine haber verecekdir

Verse 109 — Surah Al-Anam 6:109

Allaha yeminlerinin butun hızıyla andetdiler ki eger kendilerine (istedikleri gibi) bir ayet (bir mu´cize) gelirse her halde ona inanacaklar. De ki: «Ayetler ancak Allahın nezdindedir». O (ayet) geldigi zaman da onların yine iman etmeyeceklerinin siz farkında degil misiniz

Verse 110 — Surah Al-Anam 6:110

Onlar, evvelce indirilen (ayet) lere iman etmedikleri gibi (bundan sonra da iman etmeyeceklerdir). Biz, onların gonullerini ve gozlerini (ters) cevirmis, kendilerini azgınlıkları, taskınlıkları icinde serseri ve sasırmıs oldukları halde terketmis bulunuyoruz

Verse 111 — Surah Al-Anam 6:111

Eger hakıykaten biz onlara melekleri indirseydik, oluler kendileriyle konussaydı, her sey´i de onlara karsı (senin soylediklerine) kefiller (ve sahidler) olmak uzere bir araya getirib toplasaydık onlar, Allah dilemedikce, yine iman edecek degillerdi. Fakat onların cogu (bunu) bilmezler

Verse 112 — Surah Al-Anam 6:112

Biz, (sana yapdıgımız gibi) her peygambere de insan ve cin seytanlarını boylece dusman yapdık. Onlardan kimi kimine, aldatmak icin, yaldızlı bir takım soz (ler ve vesveseler) telkıyn eder. Eger Rabbin dileseydi bunu (bu telkıyni) yapmazlardı. Oyle ise onları duzmekde oldukları yalanlarıyla beraber (bas basa) bırak

Verse 113 — Surah Al-Anam 6:113

Bir de (bu telkıyni) ahirete inanmazların gonulleri ona agsın, ondan hoslansınlar, kazanmakda oldukları (gunahı) onlar ko-kazana dursunlar diye (yapar)

Verse 114 — Surah Al-Anam 6:114

(Habibim, de ki:) «O, size o kitabı (kendinde hak ile baatıl tamamen) acıklanmıs (ayırd edilmis) bir halde indirmisken (benimle sizin aranızda tutub da) Allahdan baska bir hakem mi arayacak mısım»? Kendilerine kitab verdigimiz o kimseler de bilirler ki o (Kur´an) hic subhesiz Rabbinden hak olarak indirilmisdir. Oyle ise sakın supheye dusenlerden olma

Verse 115 — Surah Al-Anam 6:115

Rabbinin sozu dogruluk ve adalet bakımından tam kemalindedir. Onun kelimelerini degisdirici (hic bir sey ve hic bir kuvvet) yokdur. O, (dedikoduları) hakkıyle isiden (kufr edenlerin iclerini) kemaliyle bilendir

Verse 116 — Surah Al-Anam 6:116

Eger yer (yuzun) de bulunan (insan) ların coguna uyarsan seni Allah yolundan sapdırırlar. Onlar tereddudden gayri bir sey´e uymazlar, onlar yalan soyler (adam) lardan baska da (bir sey) degildirler

Verse 117 — Surah Al-Anam 6:117

Subhe yok ki Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilenin ta kendisidir

Verse 118 — Surah Al-Anam 6:118

Artık (o sapanların sozlerine bakmayın da) uzerine Allahın ismi anılan (besmele cekilen hayvan) lardan yeyin, eger Onun ayetlerine iman edenler (den) seniz

Verse 119 — Surah Al-Anam 6:119

O, size — kendisine kat´i suretde muztar ve muhtac bulunduklarınız mustesna olmak uzere — neleri haram kıldıgını ayrı ayrı bildirmisken uzerlerine Allahın adı anılmıs olanlardan yememeniz de ne oluyor ya? Muhakkak ki bir cokları ilim (ifade edebilecek deliller) ile (hic bir munasebeti) olmayarak heva (ve heves) leriyle (halkı) her halde sapdıracaklardır. Subhesiz ki Rabbin haddi asanları en cok bilenin ta kendisidir

Verse 120 — Surah Al-Anam 6:120

Gunahın acıga cıkanını da, gizli kalanını da bırakın. Cunku gunahı irtikab edenler kazanmakda oldukları (o gunah) yuzunden cezalandırılacaklardır

Verse 121 — Surah Al-Anam 6:121

Uzerlerine Allahın ismi anılmayanlardan yemeyin. Cunku bu, muhakkak ki bir fıskdır. Filhakıyka seytanlar, sizinle mucadele etmeleri icin kendi dostlarına mutlakaa telkinlerde bulunurlar. Eger onlara itaat ederseniz subhesiz ki siz de Allaha es tanıyanlarsınızdır

Verse 122 — Surah Al-Anam 6:122

Bir olu iken kendisini diriltdigimiz, ona insanların arasında yuruyecegi bir nur verdigimiz kimse; icinden cıkamaz bir halde karanlıklarda kalan kisi gibi olur mu hic? Kafirlerin yapmakda oldukları seyler kendilerine oyle suslu gorundu

Verse 123 — Surah Al-Anam 6:123

(Mekkede oldugu gibi) her sehir ve kasabada da oraların gunahkarlarını, o yerlerde hıylekarlık etsinler diye, buyuk (tanınmıs) adamlar (dan) yapdık. Halbuki onlar hıylekarlıgı (baskasına degil) ancak kendilerine yaparlarda farkında olmazlar

Verse 124 — Surah Al-Anam 6:124

Onlara bir ayet gel (ib teblig edil) digi zaman derler ki: «Allahın peygamberlerine verilenler gibi bize de verilinceye kadar asla iman etmeyecegiz». Allah, elciligini nereye verecegini cok iyi bilendir. Curum isleyen onları, yapageldikleri hıylekarlıklar sebebiyle, Allah katından bir horluk ve cetin bir azab carpacakdır

Verse 125 — Surah Al-Anam 6:125

Allah kime dogru yolu gosterir, imana muvaffak ederse onun goksunu islam icin acar (genisletir). Kimi de sapıklıkda bırakmak dilerse onun da kalbini son derece daraltır, sıkar. O, (Islamı kabul hususunda) guya zorla goge cıkacakmıs gibi (kendinde bir imkansızlık ve) zahmet (gorur). Allah iman etmeyeceklerin ustune iste boyle murdarlık cokertir

Verse 126 — Surah Al-Anam 6:126

Bu (Islam ve Kur´an) Rabbinin dosdogru yoludur. Biz ayetleri aklını basına alıb dusunecek bir cem´iyyet icin apacık gosterdik

Verse 127 — Surah Al-Anam 6:127

Rableri katındaki selam yurdu onlarındır ve O, yapmakda devam etdikleri (hayırlı islerden) dolayı kendilerinin yarıdır

Verse 128 — Surah Al-Anam 6:128

(Hatırlayın) o gun (u) ki (Allah) onların hepsini (huzurunda) toplayacakdır. «Ey cin (seytanlar) cemaati, (denilecek) insanlardan bir cogunu (basdan cıkarıb) almak (kendinize maletmek) kaydına dusdunuz ha»! Onların dostları olan insanlar da soyle diyecek: «Ey Rabbimiz, kimimiz kimimizden faide gorduk, bizim icin takdir etdigin va´deye erdik». Buyuracak ki: «Allahın diledikleri mustesna olmak uzere, icinde ebedi kalıcı oldugunuz ates karargahınızdır sizin». Subhesiz ki Rabbin tam hukum ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir

Verse 129 — Surah Al-Anam 6:129

Iste biz zaalimlerden kimini kimine, irtikab etmekde oldukları (gunahlar) yuzunden, boylece musallat ederiz

Verse 130 — Surah Al-Anam 6:130

Ey cin ve ins cemaati, icinizden size ayetlerimi nakleder, bu gununuzun gelib catacagını inzar ile haber verir peygamberler gelmedi mi size? «Ey Rabbimiz, diyecekler, nefslerimize karsı (kendi aleyhimizde) sahidlik ederiz». Dunya haayatı onları aldatdı da gercek kafir kimseler olduklarına, kendileri de kendi aleyhlerinde, sahid oldular

Verse 131 — Surah Al-Anam 6:131

Bu (vech ile peygamberler gonderilmesi ve onların feci akıbetlerini vaktiyle haber vermeleri) memleketleri — halkı gaafil bulunurlarken — zulum (leri) yuzunden Rabbinin (mahv-u) helak edici olmadıgındandır

Verse 132 — Surah Al-Anam 6:132

Herkesin (hayır ve ser) yapdıkları seylere gore dereceleri vardır. Onlar (kafirler) ne yaparlarsa Rabbin onlardan gaafil degildir

Verse 133 — Surah Al-Anam 6:133

Rabbin (her seyden) mustagnidir, rahmet saahibidir. Eger dilerse sizi (ey musrikler) giderir (ortadan kaldırır), arkanızdan da yerinize dileyecegini getirir. Nitekim sizi de baska baska bir kavmin neslinden peyda etmisdir

Verse 134 — Surah Al-Anam 6:134

Hakıykat, size (basınıza gelecegi) va´d olunan seyler elbette gelib catacakdır. Siz, onune gecebilecekler degilsiniz

Verse 135 — Surah Al-Anam 6:135

De ki: «Ey kavmim, elinizden geleni (komayın) yapın. Ben (vazifemi) hakkıyle yapanım. Artık (dunya) evin (in) sonu (olan cennet) kimin olacakdır, (bunu) bileceksiniz. Su muhakkakdır ki zaalimler muradlarına ermeyecek

Verse 136 — Surah Al-Anam 6:136

Onlar Allah icin, onun yaratdıgı ekin ve meyvelerle hayvanlardan, bir hisse ayırdılar da kendi bos zanlarınca «Su Allahın, dediler, su da ortaklarımız (olan putlar) ın. Ortaklarına aid olanlar Allaha ulasmaz amma, Allaha aid olanlar, (evet) onlar ortaklarına gider! Hukm edegeldikleri bu seyler ne kotudur

Verse 137 — Surah Al-Anam 6:137

Bunun gibi onların ortakları (olan o putların hizmetcileri), musriklerden bir coguna — hem onları helake dusurmek, hem kendilerine karsı dinlerini karmakarısık etmek icin — oz evladlarını (kendi elleriyle) oldurmesini hos gostermisdir. Eger Allah dileseydi bunu yapmazlardı. Artık sen onları duzmekde devam etdikleri o yalanlarla basbasa bırak

Verse 138 — Surah Al-Anam 6:138

Onlar baatıl zanlarıyle dediler ki: «Bu davarlarla ekinler haramdır. Onları bizim dilediklerimizden baskası yiyemez. Su davarların da sırtları (na binmek) haram edilmisdir». Bir takım davarlar da vardır ki uzerlerine Allahın ismini anmazlar onlar. (Besmelesiz oldurub veya olu olarak yerler. Butun bunları) Ona (Allaha) karsı (boyle emrediyor diye) iftira ederek (uydurdular). O, (Allah) bunları, yapmakda oldukları iftiraları yuzunden, cezalandıracakdır

Verse 139 — Surah Al-Anam 6:139

Bir de (soyle) dediler: «Su davarların karınlarında bulunan (yavru) lar (canlı dogarsa) sade erkeklerimiz icin (halaldır), kadınlarımıza haram kılınmısdır. Eger o, olu (dogar) sa onlar bunda ortakdırlar». (Allah) onların (bu halaldır, bu haramdır yollu) vasıflarının cezasını verecekdir. Subhesiz ki O, yegane hukum ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir

Verse 140 — Surah Al-Anam 6:140

llimsizlik yuzunden cocuklarını beyinsizce oldurenlerle Allahın kendilerine ihsan etdigi (halal) rızkı, Allaha iftira ederek, haram sayanlar muhakkak ki maddi ve ma´nevi en buyuk zarara ugramısdır. Onlar subhesiz ki sapmıslardır ve (ondan sonra) dogru yolu da bulamamıslardır

Verse 141 — Surah Al-Anam 6:141

O cardaklı ve cardaksız cennet (gibi uzum) bag (larını), o meyveleri ve tadları cesidli hurmaları, mezruatı, zeytinleri, narları — birbirine hem benzer, hem benzemez bir halde — yaratıb yetisdiren Odur (Allahdır). Her biri mahsul verdigi zaman mahsulunden yeyin. Devsirildigi ve toplandıgı gun de hakkını (sadakasını) verin. Israf etmeyin. Cunku O (Allah) israf edenleri sevmez

Verse 142 — Surah Al-Anam 6:142

Davarlardan yuk tasıyacak (tuyunden) dosek yapılan (hayvan) ları yaratan da Odur. Allahın size (halal kılıb) rızık yapdıgı seylerden yeyin. Seytanın izleri ardınca gitmeyin. Cunku o sizin apacık bir dusmanınızdır

Verse 143 — Surah Al-Anam 6:143

(Allah) sekiz cift (yaratdı): Koyundan iki cift, keciden de iki cift. De ki: «(Allah) iki erkegi mi, yahud iki disiyi mi, yoksa bu iki disinin rahimlerine sarınıb burunen (erkek ve disi yavruları) mı, (hangisini) haram etdi? (Da´vanızda) dogrucular iseniz bana ilme dayanarak haber verin»

Verse 144 — Surah Al-Anam 6:144

Deveden de iki, sıgırdan da iki (cift yaratdı). De ki: «(Allah) iki erkegi mi, yahud iki disiyi mi, yoksa bu iki disinin rahimlerine sarınıb burunen (erkek ve disi yavrular) ı mı, (hangisini) haram etdi? Yoksa Allah size bunu (haram kılmayı) tavsiye etdigi zaman siz hazır mıydınız»? Insanları ilme dayanmadan sapdırmak icin yalan duzub de Allahın ustune atanlardan daha zaalim kimdir? Subhesiz ki Allah o zaalimler guruhuna hidayet vermez

Verse 145 — Surah Al-Anam 6:145

De ki: «Bana vahyolunanlar arasında, yiyen bir kimsenin yiyecegi icinde (sizin haram dediklerinizden boyle) haram edilmis bir sey bulmuyorum. Yalnız gerek olu, gerek dokulen kan, gerek domuz eti — ki bu, subhesiz bir murdardır —, yahud Allahdan baskasının adına bogazlanmıs bir fısk olmak mustesnadır. (Bunlar haramdır. Bununla beraber) kim (bunlardan bir sey´i yemiye) muztar kalırsa (kendisi gibi zaruret haalindeki bir kimseye) tecavuz etmemek ve (zaruret mıkdarını) asmamak uzere (yiyebilir). Cunku Rabbin cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir

Verse 146 — Surah Al-Anam 6:146

Biz, Yahudilere butun tırnaklı (hayvan) ları haram etdik. Sıgır ve koyunun ic yaglarını da uzerlerine haram kıldık. Bunların sırtlarına veya barsaklarına yapısan, yahud kemige karısan (yaglar bu hukumden) mustesnadır. Bu (fahrimi) onlara, zulumlerinden dolayı, ceza olarak yapdık. Biz elbette dogrucularız

Verse 147 — Surah Al-Anam 6:147

Eger (bunun uzerine) seni tekzib ederlerse de ki: «Rabbiniz genis bir rahmet saahibidir. Onun satvet (-u kudret) i ise gunahkarlar guruhundan (uzaklasdırılıb) dondurulemez»

Verse 148 — Surah Al-Anam 6:148

(Allaha) es katanlar (sana) diyecekler ki: «Eger Allah dileseydi ne biz, ne atalarımız (Allaha) es kosmazdık. (Kendi kendimize) hicbir sey´i haram da kılmazdık». Onlardan evvelkiler de (peygamberlerini) iste boyle tekzib etdiler de nihayet bizim azabımızı tatdılar. De ki: «Nezdinizde (kitab ve huccetden) herhangi bir ilim varsa hemen onu bize cıkarın. Siz (kuru) bir zandan baska (bir sey´e) uymuyorsunuz ve siz yalan soyleyenlerden gayri kimseler degilsiniz»

Verse 149 — Surah Al-Anam 6:149

Soyle (onlara): «(Madem ki oyle bir ilminiz yokdur) o halde tam ve kamil huccet Allahın (hucceti) dir. Iste eger O, dileseydi topunuzu birden elbette hidayete kavusdururdu»

Verse 150 — Surah Al-Anam 6:150

«(Haydin), de, muhakkak Allah bunu haram etdi diye bildigini soyleyecek sahidlerinizi getirin». Eger onlar (yalan yere) sahidlik ederlerse sen onlarla beraber olub da (sozlerini) tasdıyk etme. Ayetlerimizi yalan sayanların, ahirete de inanmayanların heva (ve heves) ine uyma. Onlar (putlarını) Rableriyle bir sayarlar

Verse 151 — Surah Al-Anam 6:151

De ki: «Gelin, uzerinize Rabbinizin neleri haram etdigini ben okuyayım: Ona hic bir sey´i ortak yapmayın. Anaya babaya iyilik edin. Fakirlik endisesiyle cocuklarınızı oldurmeyin. Sizin de, onların da rızkını biz verecegiz. Kotuluklerin acıgına da, gizlisine de yaklasmayın. (Kısas ve zina gibi seylerden dolayı mesru) bir hak olmadıkca Allahın haram etdigi cana kıymayın. Iste (Allah) size, aklınızı basınıza alasınız diye, bunları emretdi»

Verse 152 — Surah Al-Anam 6:152

Yetimin malına, rusdune erisinceye kadar, o en guzel olanından baska bir suretle, yaklasmayın. Olcuyu, tartıyı tam ve dogru tartın. Biz bir kimseye gucunun yetdiginden baskasını teklif etmeyiz. Soz soylediginiz vakit — (leh ve aleyhinde soyleyeceginiz kimse) hısım dahi olsa — adaleti gozetin. Allahın ahdini (verdiginiz sozu) yerine getirin. Iste (Allah) size, iyice dusunesiniz diye, bunları emretdi

Verse 153 — Surah Al-Anam 6:153

Subhesiz ki (emrettigim) bu (yol) benim dosdogru yolumdur. O halde ona uyun. (Baska aykırı) yollara tabi olmayın. Sonra sizi Onun (Allahın) yolundan ayırır. Iste (Allah) size bunları emretdi ki (kotulukden sakınasınız)

Verse 154 — Surah Al-Anam 6:154

Yine biz Musaya — (hukumlerini) iyi tatbıyk edenlere karsı (ni´metimizi) tamamlamak, (dinde ihtiyac haasıl olan) her sey´i (icinde) ayrı ayrı acıklamak ve bir hidayet, bir rahmet olmak uzere — o kitabı (Tevratı) verdik. Taki onlar (Israil ogulları) Rablerine kavusacaklarına iman etsinler

Verse 155 — Surah Al-Anam 6:155

Iste bu (Kur´an) da indirdigimiz feyz kaynagı bir kitabdır. Artık buna tabi olun ve kotulukden kacının. Taki esirgenmis olasınız

Verse 156 — Surah Al-Anam 6:156

(O kitabı indirmemiz) «Bizden evvel kitab yalınız iki taaifeye (Yahudi ve Nasranilere) indirdi, biz ise onların okuduklarından kat´iyyen gaafillerdik» dememeniz icin

Verse 157 — Surah Al-Anam 6:157

Yahud «Bize de kitab indirilseydi muhakkak onlardan fazla hidayete ererdik» dememeniz icindir. Iste size Rabbinizden apacık bir huccet, bir hidayet, bir rahmet gelmisdir. Artık Allahın ayetlerini yalan sayandan, onlardan yuz cevirenden daha zaalim kimdir? Biz ayetlerimizden yuz cevirenleri bu sebeble, yaman bir azab ile cezalandıracagız

Verse 158 — Surah Al-Anam 6:158

Onlar haala kendilerine ille (azab yapacak) meleklerin gelmesini, yahud (bizzat) Rabbinin gelmesini veya Rabbinin ayet (ve mu´cize) lerinden birinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinden biri geldigi gun, daha evvelden iman etmis veya imanında bir hayır kazanmıs olmayan hic bir kimseye (o gunku) imanı asla faide vermez. De ki: «Bekleyin! Cunku biz (de) subhesiz bekleyicileriz»

Verse 159 — Surah Al-Anam 6:159

Dinlerini (bir kısmına inanıb bir kısmını inkar etmek suretiyle) parca parca edenler, ayrı ayrı fırkalar olanlar (yok mu?) sen hic bir vech ile onlardan degilsin. Onların isi (cezası) ancak Allaha aiddir. Sonra O, ne yapıyorlardı, kendilerine haber verecekdir

Verse 160 — Surah Al-Anam 6:160

Kim (Allaha) bir iyilikle, guzellikle gelirse iste ona bunun on katı. Kim de bir kotulukle gelirse bu, o mıkdardan baskasıyle cezalanmaz. Onlar (yani iyilik edenler de, fenalık yapanlar da) haksızlıga ugratılmazlar

Verse 161 — Surah Al-Anam 6:161

(Soyle) de: «Subhesiz ben (oyum ki) Rabbim beni dosdogru bir yola, dimdik ayakda duran bir dine, Ibrahimin Hakka yonelmis (tevhid) dinine iletmisdir. O, (hic bir zaman Allaha) es kosanlardan degildi»

Verse 162 — Surah Al-Anam 6:162

De ki: «Subhesiz benim namazım da, ibadetlerim de, dirimim de, olumum de hic bir ortagı olmayan, alemlerin Rabbi Allahındır. Ben boylece emrolundum. Ben (bu ummetde) musluman olanların ilkiyim»

Verse 163 — Surah Al-Anam 6:163

De ki: «Subhesiz benim namazım da, ibadetlerim de, dirimim de, olumum de hic bir ortagı olmayan, alemlerin Rabbi Allahındır. Ben boylece emrolundum. Ben (bu ummetde) musluman olanların ilkiyim»

Verse 164 — Surah Al-Anam 6:164

De ki: «O her sey´in Rabbi iken ben Allahdan baska bir Rab mi arayacagım? Herkesin kazanacagı kendisinden baskasına aid degildir. Gunahkar hicbir nefs digerinin (gunah) yukunu tasımaz. Nihayet donusunuz ancak Rabbinizedir. Artık O, size hakkında ihtilafa dusmus oldugunuz seyleri haber verecekdir»

Verse 165 — Surah Al-Anam 6:165

O, sizi (ey peygamberin ummeti) yer (yuzun) un halifeleri yapan, size verdigi seylerde sizi imtihaana cekmek icin kiminizi derecelerle kiminizin ustune cıkarandır. Subhe yok ki Rabbin, cezası pek cabuk olandır ve muhakkak ki O, hakkıyle yarlıgayıcı, hakkıyle esirgeyicidir