Ey iman edenler, benim de dusmanım, sizin de dusmanınız (olanlar) ı dostlar edinmeyin. (Kendileriyle aranızdaki) sevgi yuzunden onlara (peygamberin maksadını) ulasdırırsınız (degil mi)? Halbuki onlar Hakdan size gelene kufretmislerdir. Peygamberi de, sizi de Rabbiniz olan Allaha iman ediyorsunuz diye (yurdlarınızdan) cıkarıyorlardı onlar. Eger siz benim yolumdan savasmak, benim rızaamı aramak icin cıkmıssanız (bunu yapmazsınız). Onlara haala muhabbet mi gizleyeceksiniz? Halbuki ben sizin gizlediginizi de, acıkladıgınızı da cok iyi bilenim. Icinizden kim bunu yaparsa muhakkak ki yolun ta ortasından sapmıs olur
Ne hısımlarınız, ne evladlarınız (ahiret azabına karsı) size asla faide veremez. Kıyamet gununde (Allah onlarla) aranızı ayıracakdır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle gorendir
Ibrahimde ve onun maiyyetindekilerde sizin icin hakıykaten guzel bir ornek vardı. Hani onlar kavmlerine «Biz, sizden ve Allahı bırakıp da tapmakda oldugunuz nesnelerden kat´iyyen uzagız. Sizi inkaretdik. Siz Allaha bir olarak iman edinceye kadar bizimle aranızda ebedi dusmanlık ve buguz belirmisdir» demislerdi. Yalınız Ibrahimin, babasına «Herhalde senin yarlıganmanı isteyecegim. (Fakat) senin icin Allahdan (gelecek) herhangi birsey (i celb ve def´ etmey) e gucum yetmez» demesi mustesna. (Siz soyle deyin:) «Ey Rabbimiz, ancak Sana guvenib dayandık ve yalınız Sana yoneldik. Son donus de ancak Sanadır»
«Ey Rabbimiz, bizi o kufredenler icin bir fitne (mevzuu) yapma. Bizi yarlıga Rabbimiz. Cunku hakıykat gaalib-i mutlak, yegane hukum ve hikmet saahibi Sensin Sen»
Andolsun ki onlarda sizin icin, Allahı ve ahiret gununu ummakda olanlar icin guzel bir ornek vardır. Kim (emrimizden) yuz cevirirse subhesiz ki Allah, O, her seyden mustagni, her hamde hakkıyle layıkdır
Olur ki Allah, sizinle iclerinden birbirinize dusman oldugunuz (kafirler) arasında yakında bir dostluk peyda eder. Allah hakkıyle kaadirdir. Allah cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir
Sizinle din hususunda muhaarebe etmemis, sizi yurdlarınızdan da cıkarmamıs olanlara iyilik, onlara adalet (le muaamele) etmenizden Allah sizi men´etmez. Cunku Allah adalet yapanları sever
Allah, sizi ancak sizinle din muhaarebesi yapmıs, sizi yurdlarınızdan cıkarmıs ve cıkarılmanıza arka cıkmıs olanlara dostluk etmenizden men´eder. Kim onları dost edinirse iste bunlar zaalimlerin ta kendileridir
Ey iman edenler, (kendi ifadelerince) mu´min kadınlar muhacir olarak geldikleri zaman onları imtihaan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilendir ya. Fakat siz de mu´min kadınlar olduklarına bilgi edinirseniz onları kafirlere dondurmeyin. Bunlar onlara halal degildir. Onlar da bunlara halal olmazlar. (Kafir zevcelerinin bu kadınlara) sarfetdikleri (mehri) onlara (kafirlere) verin. Sizin onları nikahla almanızda, mehirlerini verdiginiz takdirde, uzerinize bir gunah yokdur. Kafir zevcelerinizi (nikahınız altında) tutmayın. Sarfetdiginiz (mehir) i isteyin. (Kafirler de size hicret eden mu´min kadınlara) harcadıkları (mehri) istesinler. Bu, Allahın hukmudur. Aranızda O hukmeder. Allah hakkıyle bilendir, tam hukum ve hikmet saahibidir
Eger zevcelerinizden bir sey sizden kafirlere kacar da siz de muhaarebede ganimete kavusursanız zevceleri gitmis olan (musluman) lara harcadıkları (mehir) kadar verin. O Allahdan korkun ki siz (hepiniz) Ona inananlarsınız
Ey peygamber, mu´min kadınlar — Allaha hicbir sey´i es tutmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, evladlarını oldurmemeleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira duzub getirmemeleri, (emredecegin) her hangi bir iyilik hususunda sana aasi olmamaları sartiyle — sana bey´atlesmiye geldikleri zaman bey´atlerini kabul et. Onlar icin Allah´dan magfiret isteyiver. Cunku Allah cok yarlıgayıcı, cok esirgeyicidir
Ey iman edenler, uzerlerine Allahın gazab etdigi o kavm ile dost olmayın ki mezarların yaranından olan kafirler nasıl umidlerini kesdilerse onlar da oylece ahiretden umidlerini kesmislerdir