Kendisine ulasmadan canlarınızın yarısının telef olacagı sehirlere onlar, agırlıklarınızı da tasımaktadırlar. Suphesiz sizin Rabbiniz sefkatli ve merhametlidir
Onunla sizin icin ekin, zeytin, hurmalıklar, uzumler ve meyvelerin her turlusunden bitirir. Suphesiz bunda, dusunebilen bir topluluk icin ayetler vardır
Geceyi, gunduzu, gunesi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O´nun emriyle emre hazır kılınmıstır. Suphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk icin ayetler vardır
Denizi de sizin emrinize veren O´dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan sus esyaları cıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittigini goruyorsun. (Butun bunlar) O´nun fazlından aramanız ve sukretmeniz icindir
Onlardan oncekiler, hileli duzenler kurmuslardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, boylece ustlerindeki tavan tepelerine coktu; azab onlara suurunda olmadıkları yerden gelmisti
Sonra (Allah) kıyamet gunu onları asagılık kılacak ve diyecek ki: «Haklarında (mu´minlere karsı) dusman kesildiginiz ortaklarım hani nerede?» Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: «Bugun, gercekten asagılanma ve kotuluk kafirlerin ustunedir.»
Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, «Biz hic bir kotuluk yapmıyorduk» diye teslim olurlar. Hayır, suphesiz Allah, sizin neler yaptıgınızı bilendir
(Allah´tan) Sakınanlara: «Rabbiniz ne indirdi?» denildiginde, «Hayır» dediler. Bu dunyada guzel davranıslarda bulunanlara guzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne guzeldir
(Kufre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden baska bir sey mi gozluyorlar? Onlardan oncekiler de oyle yapmıstı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı
Sirk kosmakta olanlar dediler ki: «Eger Allah dileseydi, O´nun dısında hic bir seye kulluk etmezdik, biz de, atalarımız da; ve O´nsuz hic bir seyi haram da kılmazdık.» Onlardan oncekiler de boyle yapmıstı. Su halde peygamberlere dusen apacık bir tebligden baskası mı
Andolsun, biz her ummete: «Allah´a kulluk edin ve taguttan kacının» (diye teblig etmesi icin) bir peygamber gonderdik. Boylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin uzerine de sapıklık hak oldu. Artık, yeryuzunde dolasın da yalanlayanların ugradıkları sonucu gorun
Zulme ugratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri dunyada suphesiz guzel bir bicimde yerlestirecegiz; ahiret karsılıgı ise daha buyuktur. Bilmis olsalardı
(Onları) Apacık deliller ve kitaplarla (gonderdik) . Sana da zikri (Kur´an´ı) indirdik ki, insanlara kendileri icin indirileni acıklayasın ve onlar da iyice dusunsunler, diye
Artık ´kotulugu orgutleyip duzenleyenler´, Allah´ın, kendilerini yerin dibine gecirmeyeceginden veya suuruna varamayacakları yerden azabın gelmeyeceginden emin midirler
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hic bir sey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah´a karsı duzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya cekileceksiniz
Kendisine verilen mujdenin kotulugunden dolayı topluluktan gizlenir; onu asagılanarak tutacak mı, yoksa topraga gomecek mi? Bak, verdikleri hukum ne kotudur
Eger Allah, insanları zulumleri nedeniyle sorguya cekecek olsaydı, onun ustunde (yeryuzunde) canlılardan hic bir sey bırakmazdı; ancak onları adı konulmus bir sureye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de one alınabilirler
Onlar, Allah´a, hoslarına gitmeyen seyleri uygun gorurler, dilleri de yalan olarak en guzel olanın ´kendilerinin oldugunu´ duzmektedir. Hic suphesiz ates onlar icindir ve hic suphesiz onlar, (cehennemde) onculerdir
Andolsun Allah´a, senden onceki ummetlere de (peygamberler) gonderdik, fakat seytan onlara yapıp ettiklerini suslu gostermistir; bugun de onların velisi odur ve onlar icin acıklı bir azab vardır
Biz Kitab´ı ancak, hakkında ihtilafa dustukleri seyi onlara acıklaman ve inanan bir kavime rahmet ve hidayet olması dısında (baska bir amacla) indirmedik
Sizin icin hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmis gıdalar) ile kan arasından, icenlerin bogazından kolaylıkla kayan dupduru bir sut icirmekteyiz
Hurmalıkların ve uzumluklerin meyvelerinden kurdukları cardaklarda hem sarhosluk verici icki, hem guzel bir rızık edinmektesiniz. Suphesiz aklını kullanabilen bir topluluk icin, gercekten bunda bir ayet vardır
Sonra meyvelerin tumunden ye, boylece Rabbinin sana kolaylastırdıgı yollarda yuru, ucuver. Onların karınlarından turlu renklerde serbetler cıkar, onda insanlar icin bir sifa vardır. Suphesiz dusunen bir topluluk icin gercekten bunda bir ayet vardır
Allah sizi yarattı, sonra sizi olduruyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir sey bilmesin diye, omrun en asagı ucuna (yaslılıga) geri cevrilir. Suphe yok, Allah bilendir, her seye guc yetirendir
Allah rızıkta kiminizi kiminize ustun kıldı; ustun kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda esit olacak sekilde cevirip verici degildirler. Simdi Allah´ın nimetini inkar mı ediyorlar
Allah size kendi nefislerinizden esler yarattı ve size eslerinizden de cocuklar ve torunlar yarattı ve sizi guzel seylerden rızıklandırdı. Simdi onlar, batıla mı inanıyorlar ve Allah´ın nimetini inkar mı ediyorlar
Allah, hic bir seye gucu yetmeyen ve baskasının mulkunde olan ile, tarafımızdan kendisine guzel bir rızık verdigimiz, boylelikle ondan gizli ve acık infak eden kimseyi ornek olarak gosterdi; bunlar hic esit olur mu? Hamd Allah´ındır; fakat onların cogu bilmezler
Allah su ornegi de verdi: Iki kisi; bunlardan birisi dilsiz, hic bir seye gucu yetmez ve her seyiyle efendisinin ustunde (bir yuk), o, onu hangi yone gonderse bir hayır getirmez; simdi bu, adaletle emreden ve dosdogru yol uzerinde bulunanla esit olabilir mi
Goklerin ve yerin gaybı Allah´a aittir. (Kıyamet) Saatin(in) emri de yalnızca (suratli) bir goz carpması gibidir, veya daha yakındır. Suphe yok, Allah her seye guc yetirendir
Allah sizi annelerinizin karnından siz hic bir sey bilmez halde iken cıkardı. Size, sukredesiniz diye kulaklar, gozler ve gonuller (dusunen kafalar) verdi. Ta ki sukredesiniz
Gogun boslugunda boyun egdirilmis (musahhar kılınmıs) kusları gormuyorlar mı? Onları (boyle boslukta) Allah´tan baskası tutmuyor. Suphesiz, iman eden bir topluluk icin bunda ayetler vardır
Allah, size evlerinizi (icinde) «guvenlik ve huzur bulacagınız yerler» kıldı; ve size hayvan derilerinden hem goc gununde, hem de yerlesme gununde kolaylıkla tasıyabileceginiz evler; yunlerinden, yapagılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler, dosemelikler ve (ticaret icin) bir meta kıldı
Allah, sizin icin yarattıgı seylerden golgeler kıldı. Daglarda da sizin icin barınaklar, siperler kıldı, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savasınızda (zorluklara karsı) koruyacak giyimlikler de var etti. Iste O, uzerinizdeki nimetini boyle tamamlamaktadır, umulur ki teslim olursunuz
Her ummetten bir sahid gonderecegimiz gun; (artık ondan) sonra ne kufredenlere (ozur dilemeleri icin) izin verilecek, ne de (Allah´tan) hosnutluk dilekleri kabul edilecek
O sirk kosanlar, sirk kostuklarını gordukleri zaman: «Rabbimiz, seni bırakıp bizim tapmakta oldugumuz ortaklarımız bunlardır» diyecekler. (Onlar da bunlara:) «Siz gercekten yalan soyleyenlersiniz» diye sozu (geri cevirip) fırlatacaklar
Her ummet icinde kendi nefislerinden onların uzerine bir sahid getirdigimiz gun, seni de onlar uzerinde bir sahid olarak getirecegiz. Biz Kitabı sana, her seyin acıklayıcısı, muslumanlara da bir hidayet, bir rahmet ve bir mujde olarak indirdik
Bir ummet diger bir ummetten (sayıca ve malca) daha geliskindir diye, yeminlerinizi kendi aranızda bir bozuculuk unsuru yaparak, ipini kuvvetle egirdikten sonra bozup cozen (kadın) gibi olmayın. Suphesiz Allah, sizi bununla imtihan etmektedir. Kıyamet gunu hakkında ihtilafa dustugunuz seyi size muhakkak acıklayacaktır
Eger Allah dileseydi, sizi tek bir ummet kılardı; ancak diledigini saptırır, diledigini hidayete erdirir. Yapmakta olduklarınızdan muhakkak sorulacaksınız
Yeminlerinizi kendi aranızda bir bozuculuk unsuru edinmeyin; sonra sapasaglam basan ayak kayar ve Allah´ın yolundan alıkoydugunuz icin kotulugu tadarsınız. (Ayrıca) Buyuk azab da sizin icindir
Erkek olsun, kadın olsun, bir mu´min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hic suphesiz biz onu guzel bir hayatla yasatırız ve onların karsılıgını, yaptıklarının en guzeliyle muhakkak veririz
Biz bir ayeti, bir (baska) ayetin yeriyle degistirdigimiz zaman, -Allah neyi indirdigini daha iyi bilmektedir- «Sen yalnızca iftira edicisin» dediler. Hayır, onların cogu bilmezler
Andolsun ki biz, onların: «Bunu ancak kendisine bir beser ogretmektedir» dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yoneldikleri (kimse) nin dili a´cemidir, bu ise acıkca Arapca olan bir dildir
Kim imanından sonra Allah´a (karsı) kufre sapıp da, -kalbi imanla tatmin bulmus oldugu halde baskı altında zorlanan haric- kufre gogus acarsa, iste onların ustunde Allah´tan bir gazab vardır ve buyuk azab onlarındır
Bu, onların dunya hayatını ahirete gore daha sevimli bulmalarından ve suphesiz Allah´ın da kufre sapan bir toplulugu hidayete ulastırmaması nedeniyledir
Sonra gercekten Rabbin, iskenceye ugratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekcisidir) . Hic suphesiz senin Rabbin, bundan sonra da gercekten bagıslayandır, esirgeyendir
Allah bir sehri ornek verdi: (Halkı) Guvenlik ve huzur icindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah´ın nimetlerine nankorluk etti, boylece Allah yaptıklarına karsılık olarak, ona aclık ve korku elbisesini tattırdı
Andolsun, onlara kendi iclerinden bir peygamber gelmisti, fakat onu yalanladılar; boylece onlar, zulumlerine devam etmektelerken azab onları yakalayıverdi
O, size ancak oluyu, kanı, domuz etini ve Allah´tan baskası adına kesilmis olan (hayvan) ı haram kıldı. Fakat kim mecbur kalırsa, saldırmamak ve sınırı asmamak uzere (yiyebilir). Cunku gercekten Allah, bagıslayandır, esirgeyendir
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla: «Suna helal buna haram» demeyin. Cunku Allah´a karsı yalan uydurmus olursunuz. Suphesiz Allah´a karsı yalan uyduranlar kurtulusa eremezler
Sonra gercekten Rabbin, cehalet sonucu kotuluk isleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir). Suphe yok, senin Rabbin bundan sonra bagıslayandır, esirgeyendir
Cumartesi, ancak onda ihtilafa dusenlere (farz) kılındı. Suphesiz senin Rabbin, onların ihtilaf ettikleri seyler hakkında kıyamet gunu aralarında hukmedecektir
Rabbinin yoluna hikmetle ve guzel ogutle cagır ve onlarla en guzel bir bicimde mucadele et. Suphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir