Gozunu ac, haalis din Allahındır. Onu bırakıb da kendilerine bir takım dostlar edinenler (derler ki:) «Biz, bunlara ancak bizi Allaha daha fazla yaklasdırsınlar diye tapıyoruz». Subhe yok ki Allah onlar (la mu´minler) arasında, ihtilaf edegeldikleri seyler hakkında, hukmunu verecekdir. Muhakkak ki yalancı, hakıykaten kafir olan o kimseleri Allah dogru yola iletmez
Eger Allah (bilfarz) bir evlad edinmek isteseydi elbet yaratacagından kimi dilerse secerdi. O, (bundan) munezzehdir, yucedir. O, oyle Allahdır ki (esi, benzeri yokdur) birdir, hersey´e haakimdir
Gokleri ve yeri hak (kın ikaamesine sebeb) olarak yaratdı O. Geceyi gunduzun ustune (buruyub) ortuyor, gunduzu de gecenin ustune (getirip) sarıyor. Gunes, ayı musahhar kıldı. Herbiri muayyen bir vakt icin (seyr-u) cereyan etmekdedir, Gozunu ac, O (emrinde) mutlak gaalibdir, (dostlarını) cok yarlıgayıcıdır
Sizi bir kisiden yaratdı O. Sonra ondan da esini meydana getirdi. Sizin icin davarlardan sekiz cift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında, uc karanlık icinde, bir yaratılısdan sonra obur yaratılıs (lar) a (kalb ile) halkedib duruyor. Iste Rabbiniz olan Allah (budur). Mulk Onun. Ondan baska hicbir Tanrı yok. Boyle iken siz nasıl olub da (hakdan) donduruluyorsunuz
Eger kufr ederseniz, subhesiz, Allah sizden mustagnidir. Bununla beraber O, kullarının kufrune raazi olmaz. Eger sukr ederseniz sizin faideniz icin bundan hosnud olur. Hicbir gunahkar digerinin gunahını cekmez. Nihayet hepinizin donub gidisi ancak Rabbinizedir. Artık neler yapmakda idiniz, O, size haber verir. Cunku O, goguslerin icinde olan her gizliyi bile hakkıyle bilendir
Insana bir zarar dokundugu zaman o, Rabbine, butun (varlıgı ile) Ona donerek, yalvarır. Sonra ona kendinden bir ni´met verdigi vakit ise evvelce Ona yalvardıgını unutur. Allaha, Onun yolundan sapdırmak icin, esler katmıya baslar. (Habibim) de ki: «Kufrunle biraz eglenedur! Cunku sen muhakkak ates yaranındansın»
Yoksa, o, ahiret (azabın) dan korkarak, Rabbinin rahmetini umarak gecenin saatlerinde secdeye kapanır, kıyamda durur bir halde taat ve ibadet eden kimse (gibi) midir? De ki: «Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak temiz akıl saahibleridir ki (bunları) hakkıyle dusunur
(Tarafımdan) soyle: «Ey iman eden kullarım, Rabbiniz (in azabın) dan korkun. Bu dunyada iyi hareket edenler icin (mukadder) bir guzellik vardır. Allahın topragı genisdir. Ancak sabredenlere ecirleri hesabsız odenecekdir»
«Artık siz de Onu bırakıb dilediginize tapın»! De ki: Hakıykat husrana dusenler, kıyamet gunu kendilerini de, mensublarını da husrana ugratanlardır. Dikkat et ki bu, apacık husranın ta kendisidir»
(O kullarım ki) onlar soze (dikkatle) kulak verirler de onun en guzeline uyarlar. Iste bunlar Allahın kendilerine hidayet etdigi kimselerdir, iste bunlar temiz akıl saahibleri olanların ta kendileridir
Fakat Rablerinden korkanlar (yok mu?) onlar icin uzerlerinde (baska baska) konaklar bina edilmis, altlarında da ırmaklar akan yuksek (cennet) menziller (i) vardır. (Bu) Allahın va´di (dir). Allah sozunden caymaz
Allahın yukarıdan bir su (yagmur) indirib de onu yerde menba´lara sokdugunu, sonra onunla turlu renklerde ekinler (nebatlar yetisdirib) cıkardıgını, bil´ahare on (lar) ı kurutdugunu gormedin mi? Nihayet sen onun sapsarı bir haale gelmis oldugunu goruyorsun. Sonra da (Allah) onu kuru bir kırıntı yapıyor. Muhakkak ki bunda temiz akıl saahibleri icin mutlak bir ibret vardır
Oyle ya, Allahın, gogsunde muslumanlık icin insirah verdigi bir kimse ki o, Rabbinden bir nuur uzerindedir — (kalbini muhurledigi kisi gibi) midir? Artık kalbler Allahın zikrinden (bombos ve) kaskatı kalmıs olanlar (ın) vay (haaline)! Onlar apacık bir sapıklık icindedirler
Allah, kelamının en guzelini — (ayetleri birbiriyle) ahenkdar, katmerli (tıklım buklum hakıykatleri dolu) bir kitab haalinde — indirmisdir ki Rablerine derin saygı gostermekde olanların ondan derileri urperir, sonra da hem derileri, hem kalbleri Allahın zikrine (yatısıb) yumusar, iste bu (kitab) Allahın (gonderdigi) bir rehberdir ki O, kimi dilerse ona bununla hidayet verir. Allah kimi de sapdırırsa artık onun yolunu dogrultucu yokdur
Kendisinde, birbirine sertlik ve gecimsizlik gosteren (bir cok) ortaklar (ın hakkı) bulunan bir adamla (bir kole ile) yalınız bir kisinin adamı (kolesi) olan diger birini Allah (musrikle muvahhid hakkında) bir misal olarak irad etmisdir. Bu ikisinin haali bir olur mu? (Butun) hamd Allaha mahsusdur. Fakat onların cogu bilmezler
(Boyle iken) Allaha karsı yalan soyleyenden, sıdk (-u hakıykat) ı — o, kendisine gelir gelmez — tekzib edenden daha zaalim kimdir? Kafirler icin cehennemde bir karargah mı yokdur
Andolsun, onlara: «O gokleri, o yeri kim yaratdı?» (diye) sorarsan muhakkak «Allah» diyecekler. De ki: «O halde bana haber verin. Allah bana herhangi bir zarar dilerse sizin Allahı bırakıb da tapdıklarınız Onun bu zararını giderebilici midirler? Yahud (Allah) bana bir rahmet dilerse onlar Onun bu rahmetini tutabilici midirler»? De ki: «Bana Allah yeter. Guvenib dayanacaklar da ancak Ona guvenib dayanır (lar)»
Subhesiz ki biz o kitabı insanların faidesi icin, hak (kın ikamesine bir sebeb) olarak indirdik sana. Artık kim dogru yolu ihtiyar ederse bu, kendi lehinedir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmıs olur. Sen (Habibim) onların uzerinde bir vekil degilsin
Allah (olenin) olumu zamanında, olmeyenin de uykusunda ruuhlarını alır. Bu suretle hakkında olumu hukmetdigi (ruuhu) tutar, digerini muayyen bir vakta (eceli gelinceye) kadar salıverir. Subhe yok ki bunda iyi dusunecek bir kavm icin kat´i ibretler vardır
Yoksa onlar Allahdan baskasını (kendilerine) sefaatcılar mı edindiler? De ki: «Hic birsey´e guc yetiremezler ve akıl erdiremezler olsalar da mı»? (Buna ragmen mi sefaat edecekler)
De ki: «Ey gokleri ve yeri yaratan, gizliyi de, asikarı da bilen Allah, kullarının arasında ihtilaf etmekde oldukları seyler hakkındaki hukmu sen vereceksin»
Eger yerde ne varsa hepsi ve onunla birlikde bir misli daha o zulmedenlerin (elinde) olsaydı kıyamet gununde (ugrayacakları) azabin kotulugunden (kurtulmak icin) elbette bunları feda ederlerdi. Halbuki (o gun) onlar icin Allahdan hic de zannetmeyecekleri (nice) seyler zuhura gelmisdir (gelecekdir)
Insana bir zarar dokundugu zaman bizi cagırır (yalvarır). Sonra kendisine bizden bir ni´met verdigimiz vakit «Bu, bana ancak bilgi (m) den dolayı verilmisdir» der. Hayır bu, bir imtihandır. Lakin onların cogu bilmezler
Binnetice o kazandıkları kotulukler onları musıybete ugratmısdı. Sunları icinden zulmedenler (e gelince:) Onların kazandıkları kotulukler de kendilerini carpacakdır ve onlar da bizim azabımızın onune gecebilecek degildirler
Allahın, kimi dilerse onun rızkını yaymakda, (kimi de dilerse onunkini) kısmakda oldugunu haala bilmediler mi? Subhesiz bunda iman edecek bir kavm icin kat´i ibretler vardır
De ki: «Ey kendilerinin aleyhinde (gunahda) haddi asanlar, Allahın rahmetinden umidinizi kesmeyin. Cunku Allah butun gunahları yarlıgar. Subhesiz ki O, cok yarlıgayıcıdır, cok esirgeyicidir
(O azab gunu) her nefsin «Allah yanında isledigim taksıyrlerden dolayı vay hasret (ve nedamet) ime! Hakıykat, hakıykat ben (Onun diniyle, kitabiyle) eglenenlerdendim» diyecegi
(Allah tarafından onlara soyle Duyurulur:) Hayır, sana (bunca) ayetlerim gelmisdi de sen onları yalan saymıs, kibirlenmiye kalkmıs, kafirlerden olmusdun
Allah (sirkden) sakınanları, umduklarına nailiyyetlerine sebeb olan (iyi amel ve hareketleri) ile selamete erdirir. Onlara (cismen) hicbir fenalık dokunmaz. Onlar (kalben) mahzun da olmazlar
Andolsun ki (Habibim) sana da, senden evvelki (peygamberlere de (su) vahyolunmusdur: «Eger (bilfarz Allaha) ortak tanırsan, celalim hakkı icin (butun) amel (ve hareketler) in bosa gider ve muhakkak husrana dusenlerden olursun»
(Musrikler) Allahı hak (ve layık) oldugu vech ile takdir etmediler. Halbuki kıyamet gunu (kure-i) arz topdan (ancak) Onun kabzasıdır. Gokler de Onun sag eliyle (toplanıp) durulmuslerdir (duruleceklerdir). O, musriklerin (kendisine) katmakda oldukları ortaklardan munezzehdir, cok yucedir
(Birinci) «Suur» a ufurulmus (ufurulecek), artık Allahın diledikleri mustesna olmak uzere, goklerde kim varsa, yerde kim varsa dusub olmusdur (olecekdir). Sonra ona bir daha ufurulmusdur (ufurulecekdir). O anda gorursun ki (oluler dirilib) ayakda bakınız duruyorlar
(Hasir) yer (i) Rabbinin nuriyle ziyalandı. Kitab konuldu. Peygamberler ve sahidler getirildi. (Allahın kulları) arasında onlar asla haksızlıga ugratılmayarak, hak (ve adalet) le hukmolundu
O kufredenler ayrı ayrı zumreler haalinde cehenneme suruldu. Nihayet oraya geldikleri zaman onun kapıları acıldı. (Cehennemin) bekcileri onlara (soyle) dedi: «Size icinizden Rabbinizin ayetlerini karsınızda okuyacak, sizi bu gununuze kavusmakla tehdid eedcek peygamberler gelmedi mi? Onlar «Evet (geldi)», dedi (ler), fakat azab kelimesi (biz) kafirlerin uzerine hak oldu»
Dediler: «Bize (cennet) va´dinde saadık olan, bizi, cennetden neresini dilersek konmak uzere bu yere mirascı yapan Allaha hamdolsun, (Iyi) amel (ve hareket) de bulunanların mukafatı ne guzel»
Melekleri, gorursun ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek arsın etrafını kusatmıslardır. Aralarında hak (ve adalet) le hukmolundu ve (ehl-i cennet tarafından). «Alemlerin Rabbi olan Allaha hamdolsun» denildi